Zayıflama Tüyoları

Konusu 'Güncel Diyet Haberleri' forumundadır ve dids tarafından 18 Ekim 2007 başlatılmıştır.

    18 Ekim 2007
    Konu Sahibi : dids
  1. dids

    dids f & d Üye

    Katılım:
    26 Eylül 2007
    Mesajlar:
    6.543
    Beğenildi:
    14
    Ödül Puanları:
    148
    Güzel görünmeyi, hoş, çekici ya da yakışıklı biri olarak bilinmeyi, giysileri keyifle giyip zevkle sergilemeyi, kısacası beğenilmeyi kim istemez? Eğer kilo fazlalığı ve şişmanlık sorunundan yakınmıyorsanız…Ve eğer bu can sıkıcı fazlalıklardan sonsuza kadar kurtulmak istiyor ama kilolarınız yerine sağlığınızı vermek istemiyorsanız bu yazıyı dikkatle okumalısınız.
    Unutmayın! Zayıflama diyetlerinin hepsinin son cümlesi aynıdır: Daha az yiyiniz! Bu cümleyi aslında şu şekilde düzeltirseniz doğruya en yakın zayıflama programını kendiniz de yapabilirsiniz .”Ne yiyorsanız yarı yarıya azaltın, ne kadar hareket ediyorsanız iki katını yapın”.

    Diyet yaparak kilo vermek istiyorsanız bu kararınızın yavaş, uzun süreli ve düzenli bir kilo kaybını gerektirdiğini, ideal kiloya ulaştığınızda en az 2-3 yıl ile ideal kilonuzda kalmanızın zorunlu olduğunu unutmayın.

    • Ana öğünleriniz 400-500 kaloriyi ara öğünleriniz 100-150 kaloriyi geçmemelidir. Ana öğünlerinizdeki kalori tüketiminizi ne kadar azaltabilirseniz o kadar hızlı kilo verirsiniz. Ana ve ara öğünlerde alacağınız kalorinin en uygun miktarını doktorunuzla birlikte belirleyebilirsiniz.

    • Diyet süresince karbonhidrat ve yağ kullanımınızı sınırlamayı unutmayın. Günlük toplam yağ tüketiminiz aldığınız kalorilerin %25-30′u, karbonhidrat tüketiminiz %50’sini aşmasın. Dengeli bir diyet programı oluşturun. Karbonhidratların glisemik indeksi düşük olanları tercih edin.

    • Günlük toplam kalori alımınızı asla 800 kalorinin altında tutmayın, 1000 kalorinin altındaki zayıflama diyetlerini doktor kontrolü almadan uygulamayın. Önemli sağlık sorunları ile karşılaşabilirsiniz. Düşük kalorili (1200-1500 kalori/gün) diyetleri tercih edin. Acele etmeyin, panik yapmayın.

    • Akşam yemeklerinizi en erken saatte yiyin. Yatmadan 4 saat önce yemek yemeyi
    kesin. En hafif öğününüz akşam yemeği olsun. Kahvaltı öğününüz en önemlisidır. Kahvaltı yapmayı unutmayın.

    • Daha çok yemenize sebep olan ortamlardan uzaklaşın. Sosyal toplantılarda alkol yerine soda-limon için. Yemek davetlerine gitmeden evvel evinizde düşük kalorili birşeyler yiyin. Eviniz dışında da hafif, az kalorili, düşük glisemik indeksli ve az yağlı besinleri tüketin.
    (Salatalar, haşlanmış veya ızgara sebzeler, balık)

    • En iyi yemek zamanı tokluk zamanıdır. Uzun süre aç kalmayın. Ara öğünler, atıştırmalar yapın. Ara öğünlerde düşük kalorili taze sebzeler veya meyveler kullanın.

    •Kilonuzu kontrol altında tutmanın en emin yolu her gün tartılmaktır. Sabahları aç karnına, tuvaletten çıktıktan sonra ve tamamen çıplakken tartılın. 250 gramın üzerinde kilo artışlarını alarm kabul edin ve beslenme-egzersiz programınızı hemen yeniden düzenleyin.

    • Diyet süresince yağlı, sütlü tatlılar, şeker, tuz ve doymuş yağlardan kaçının.

    • “Zayıflamak istiyorsanız yavaşlayın”. Bu doğru bir uyarıdır ve size yemek yeme hızınızı yavaşlatmanızı öğütler. Yavaş yiyerek yemeğin zevkini daha iyi çıkarır, tokluk sinyallerinin midenizden beyninize ulaşması için zaman kazanır, daha iyi çiğner, daha iyi hazmeder, daha az yer ve daha kolay ,rsınız.

    • Tiroid bezinizin normal çalışmaması (hipotiroidi) kilo almanızı kolaylaştırır. Normalden daha az tiroid hormonu vücudun normalden daha az enerji yakması demektir. Tiroid bezinizin iyi çalışıp çalışmadığından emin olmak için tiroid hormonlarınızın kandaki seviyelerinin ölçülmesi yeterlidir. Eğer tiroid hormonu eksikliği söz konusu ise bir uzman tarafından tedaviye başlayın.

    • Yürürken, daha uzun mesafeleri amaçlayın. Vücudunuzun oksijen eşliğinde yaptığı aerobik aktiviteler (yürüyüş, yüzme, golf) ne kadar uzun sürerse bedeninizin o kadar çok eriteceğinden emin olabilirsiniz.

    • Hızlı yürüyün! Adımlarınızı biraz sıklaştırırsanız metabolizmanız da hızlanır, daha çok yağ yakarsınız. Bu mesafeleri biraz daha hızlı adımlarla katetmek ise çok daha iyidir. Belirli bir zaman diliminde daha fazla kalori yakmanın kolay bir yolu yürüyüşünüzü -aerobik karakterini bozmadan- biraz daha hızlandırmaktır. Bunun için en basit ölçü nabız hızınızdaki artıştır. Eğer egzersiz esnasındaki nabız hızınızı egzersize başlarken belirlediğiniz nabız hızınızın yüzde 50’si kadar artırabiliyor ve bunu 35-40 dakika kadar sürdürebiliyorsanız, o yürüyüşle yağlarınızı yaktığınızdan emin olabilirsiniz.

    • Yemek sonrası 10-15 dakikalık yürüyüşler yapmaya çalışın! Yemeği takiben yapacağınız yürüyüşler metabolizmanızı hızlandırır, daha çok enerji tüketmenizi sağlar.

    • Sık sık ve az az yiyin. Öğün atlamayın. Metabolizmanızı aç kalarak değil, sık sık az
    az yiyerek hızlandırın.

    • Hayatınızı baharatlandırın: Kırmızı acı biber, turp ve hardal gibi baharatlarla metabolizmanızı biraz hızlandırabilirsiniz. Daha çok baharat kullanmak sizi tuzdan ve krema-mayonezden de uzak tutar. Daha az tuz ve krema-mayonez daha kolay kilo kontrolü demektir.

    • Doktorunuz tarafından reçete edilıp önerilmeyen metabolizmanıza etkili hiçbir reçeteli ilacı (tiroid ekstreleri. amfetamin, efedrin, sibutramin. orlistat), bitkiyi (Ep-hedra, Ma-Huang), minerali (Chromium picolinate) veya maddeyi (kafein) kilo vermek amacıyla kullanmayın. Şişmanlık tedavisinde kullanımına izin verilen iki temel ve reçeteli ilacı (Sibutramin ve Orlistat) sadece doktorunuz tavsiye ettiği zaman kullanabilirsiniz. Bu iki ilaçtan Sibutramin termojenezi hızlandırarak metabolizmanızı ateşleyebilir.

    • Zor ama doğru bir karar verdiğinizden hep emin olun. Bu kararın tadını çıkarın: Kilo verdikçe yeni elbiseler alın, eski elbiselerinizi hemen daraltarak “gemileri yakmayı” unutmayın.

    (alıntıdır)
     
  2. 18 Ekim 2007
    Konu Sahibi : dids
  3. dids

    dids f & d Üye

    Katılım:
    26 Eylül 2007
    Mesajlar:
    6.543
    Beğenildi:
    14
    Ödül Puanları:
    148
    -Uykusuzluk ve huzursuz uyuma düzelir.

    -Tansiyon şikayetleri normale döner veya azalır.

    -Horlama, nefes darlığı, çarpıntı, yorgunluk hissi ortadan kalkar.

    -Mide şikayetleri tamamen ortadan kalkar veya hafifler.

    -Eklem ağrıları, bacaklarda uyuşma ve karıncalanma gibi şikayetler ortadan kalkar veya hafifler.

    -Kandaki yüksek kolesterol, lipid ve ürik asit seviyeleri normale veya normale yakın bir seviyeye iner.

    -Cinsel isteksizlik ortadan kalkar.

    -Bel , sırt ve diz ağrıları tamamen ortadan kalkar veya hafifler.

    (alıntıdır)
     
  4. 18 Ekim 2007
    Konu Sahibi : dids
  5. dids

    dids f & d Üye

    Katılım:
    26 Eylül 2007
    Mesajlar:
    6.543
    Beğenildi:
    14
    Ödül Puanları:
    148
    BEYİN

    Karbonhidrat diyeti beynin fonksiyonlarını düzenleyen özellikle hafıza kapasitesini artıran serotonin maddesini etkiler. Hafıza kaybı ve çeşitli beyin bozuklukları başlar. Zeka kaybı başlar ve beynini hızlı ve doğru karar verme fonksiyonu bozulur.

    KALP

    Kısa sürede kilo vermek kalp hastalıklarına yol açar. Tansiyon yükselir ve kalp hastalıkları başlar. Süratli kilo kaybı sırasında yağ kaybıyla birlikte kaslarda zayıflar. Diyet kesildiğinde mide ve karın bölgesi süratle yağ toplar. Şok diyetlerden sonra alınan kiloları kaybetmek çok zordur.

    ADALELER

    Protein eksikliği adele zayıflığına yol açar. Özellikle sabahları kahvaltıyı kesmek adeleleri etkiler.

    CİLT

    Şok diyet B vitamini öncelikli olmak üzere tüm vitaminlerin ve minerallerin kaybolmasına yol açar. Cilt kurur ve dökülür.

    KAN

    Kanda demir azalması nedeniyle çeşitli kan hastalıkları başlar. Anemi ve hemoglobin bozuklukları görülür. Çabuk yorulma, kırgınlık, halsizlik görülür.

    SAFRA KESESİ

    Diyet safra kesesi faaliyetini etkiler. Çalışmayan safra kesesi taş üretmeye başlar.

    KEMİK

    Süt, yoğurt ve peynirin az tüketilmesinden dolayı ortaya çıkan kalsiyum eksikliği kemik erimesine yol açar Kemiklerin kırılması kolaylaşır, kırıkların iyileşme süresi ise uzar.

    ENERJİ

    Metabolizma bozuklukları lahana diyeti, greyfurt diyeti gibi sebze meyva diyeti sonucu ortaya çıkar.Sadece meyva ve sebze ile beslenenlerde (et ve balık yemeyenlerde) metabolizma bozuklukları ortaya çıkar, tüketilen her türlü besin kilo yapar

    (alıntıdır)
     
  6. 19 Ekim 2007
    Konu Sahibi : dids
  7. dids

    dids f & d Üye

    Katılım:
    26 Eylül 2007
    Mesajlar:
    6.543
    Beğenildi:
    14
    Ödül Puanları:
    148
    • Önce vücudunuzu hafifletmeniz gerekiyor. Bir haftasonunuzu detoksifikasyon programına ayırın.

    • Beslenmenizde kompleks karbonhidratlardan zengin yiyeceklere ağırlık verin.
    • Kahvaltıyı hiç bir zaman atlamayın.

    • Az ama sık yeyin. Öğün sayısını artırın, miktarı azaltın.

    • Mümkünse organik, doğal yiyecekler yeyin.

    • Meyve ve sebzeyi baş tacı edin. Hedefiniz günde en az 5 porsiyon meyve ve sebze olmalı.

    • Sebzeleri çiğ veya az pişmiş yemeye gayret edin.

    • Kızartmaları, kızgın yağda kızartılmış tatlıları, börekleri, patates cipslerini bir kenara bırakın. Canınız çok çekmedikçe yemeyin.

    • Vücudunuz için en yararlı içecek su! Günde en az 2 litre su için.

    • Çay, kahve, kolalı içecek alışkanlığınızdan vazgeçmeye çalışın. Bitkisel çaylara yönelin.

    • Sigarayı azaltmaya veya bırakmaya çalışın. Kendi kendinize bırakamıyorsanız profesyonel yardım alın.

    • Tatlı dişinizi söküp atın! Geleneksel hamur işi, şerbetli veya kremalı tatlılar yerine sütlü, meyveli, az şekerli tatlıları tercih edin. Tatlı yediğiniz günlerin sayısını azaltın. Sadece hafta sonuna ne dersiniz?

    • Çikolata, gofret, şekeri ancak kendinizi ödüllendirmek istediğiniz zaman yeyin.

    • Haftada 3 kezden fazla et yemeyin. Yediğiniz zamanda öncelikli olarak balık veya tavuğu tercih edin.

    • Hazır, özel işlemden geçmiş yiyecekleri yememeye çalışın veya azaltın.

    • Atıştırmak için vücudunuza zararlı yağlarla yapılan bisküvi, kek, krakerler yerine yararlı yağlar içeren fındık, ceviz, badem yeyin. Ancak ölçülü yemek gerektiğini unutmadan!

    • Beyaz ekmeği sofranızdan kaldırın. Elenmemiş buğday, çavdar, mısır unundan yapılmış ekmekleri tercih edin.

    • Egzersiz yapın. Haftada en az 3 kez yarımşar saat yürüyün.Yüzme, koşma, aerobik, tenis gibi sporların birini seçin ve yürüyüşlerin yanısıra onu da yapın.

    • Yoga, tai chi gibi doğru solumayı öğreten, vücuda daha çok oksijen sağlayan teknikleri öğrenmeye çalışın.

    • Alkolden uzak durun. Yalnızca günde 1- 2 küçük kadeh kırmızı şaraba evet!

    • Evinizin, çalışma ortamınızın gün ışığıyla aydınlanmasına özen gösterin. Enerjik olabilmek, sabahları doğal olarak uyanabilmek için gün ışığı almanız gerekli.

    • Sabahları güne başlarken canlandırıcı müzik türlerini dinleyin.

    • Sabahları mutlaka duş alın ve dayanabiliyorsanız son birkaç dakikadaki su soğuk olsun.


    (alıntıdır)
     
  8. 19 Ekim 2007
    Konu Sahibi : dids
  9. dids

    dids f & d Üye

    Katılım:
    26 Eylül 2007
    Mesajlar:
    6.543
    Beğenildi:
    14
    Ödül Puanları:
    148
    Uzun zamandır spor salonlarındasınız ama orada yaptığınız çalışmalar sizi inceltmek ve rahatlatmak yerine istenmeyen kas şişkinliklerini oluşturuyor. Bunlar sizi rahatsız ediyorsa daha iyi olan strechingle zayıflamayı denemelisiniz. Hafif germe egzersizleri kasları uzunlamasına çeker, yumuşatır ve esneklik kazandırır. Pozitif yan etkisi; eklemler biçimlenir, konturlarınız sıkılaşır.

    Streching Etkileri
    · Gergin kaslar ( örneğin ense ve omuz kasları) yumuşar, çözülür.
    · Hareket özgürlüğü artar. Uzun topuklu ayakkabılar nedeniyle ya da masabaşı işinde olanların uyluk ve kalça kasları gibi kısalmış kaslar strechıng sayesinde uzar, esnekleşir.
    · Sporda dayanıklılık artar; kas lifleri ve bağ yırtılmaları gibi yaralanma riskleri azalır.
    · Spor sonrası strech yapmak, kas kramplarını engeller. Germe egzersizler sayesinde, kasta bulunan asit atılır; içeri, taze, oksijen yüklü kan pompalanır.
    · Osteoporoz gibi kemik ve eklem hastalıkları oluşumunu engeller. Kıkırdakların birbirine sürtünüşünü yumuşatan eklem sıvısı, yalnızca streching gibi hafif hateketler sayesinde üretilir.
    · Metabolizmanın temizlenmesi ve kan basıncının yükselmesi, kasların ölçülü bir derece de ısınmasını sağlar. Kendinizi masaj yaptırmış gibi esnemiş ve rahatlamış hissedersiniz.

    Metotlar
    PNF – Prensibi: Tüm balerin balet ve profesyonel sporcular bu yöntemle kaslarını esnetiyorlar. Öncelikle kaslar 10 saniye boyunca geriliyor, sonra kısa bir an gevşetip, tekrar geriliyor. Bu yöntem optimal sonuç vermekte. Ipucu, bedene mahsus reflekslerin geliştirilmesi. Zira, kas refleksi uyarınca, çekilen kas, büzüşme eğilimi gösteriyor. Sonrasında ise, gevşeme devresi başlıyor. Işte tam o sırada , PNF metoduyla yeniden hafifçe geriliyor.

    Statik strechıng: Bu klasik teknikle, yaylanma ve sallanma yapılmadan, gerginlik 10 – 30 saniye arasında tutuluyor. Statik yöntemi, spor sonrasında uygulamak en iyisi. O sırada kaslar sıcak ve pompalanmış olduğu için, strechıng uygulanmazsa, kısalmaya meylediyor.

    Dinamik strechıng: Bu yöntem, gerginleştirme esnasında yaylanmayı öngörüyor. Sporcu doktorları bu yöntemi sağlığa aykırı bulmaktadır. Özellikle kaslar soğukken yapılabilecek fazla sert bir yaylanma hareketi, biçim değiştirme ve lif yırtılmalarına yol açabilir. Bu metod ancak ısındıktan sonra, kas dayanıklığını artırmak için uygulanacaktır.

    Doğru Streching için...
    · En iyi sonuç için, her gün tüm kas gruplarını PNF metoduna göre ve her yönde iki defa olmak üzere gerginleştirin.
    · Her kası, 10 – 30 saniye arasında gergin halde tutun. Daha uzun tutabilecekseniz bile; sonra gevşetmeniz gerekir. 30 saniyelik aralıkları birkaç defa tekrarlamak, çok daha
    faydalı olacaktır.
    · Ancak hafifçe gerecek kadar çekin. Acıtmaktan kesinlikle kaçının.
    · Strechıng öncesi mutlaka ısınma egzersizleri uygulayın. Örneğin yerinizde zıplayın, dizlerinizi göğsünüze doğru çekin.
    · Doğru şekilde nefes almak da çok önemli. Yogo yapar gibi, derin derin, çok yavaş ve sakince, karnınıza doğru nefes alıp verin.
    · İdeal zamanlama, sabahları uyanır uyanmaz veya akşam spor sonrası olacaktır.
    · Sinerjilerden yaralanmak için birbirine bağlı, farklı kas gruplarına, aynı anda strech uygularsanız daha yoğun bir gevşeme elde edersiniz. Örneği, ense için önerilen egzersizde, omuz ve kol kasları da gerilerek, bölgenin tümü yumuşatılmakta.
    · Narin kollar için ayrı bir egzersiz gerekiyor. Sağ kolunuzu, göğüs hizasında, dümdüz ileri uzatın. El ayanız yukarı baksın. Sol elinizle, sağ parmak uçlarını tutarak, aşağıya doğru çekin, 30 saniye bekledikten sonra diğer elinizle deneyin.

    Göğüs
    Yüzünüzü duvara doğru dönün. Sol kolu omuz hizasında dümdüz gererek duvara yaslayın. Sonra da vücudunuzu mümkün olduğunca sağ tarafa döndürmeye çalışın. 10 – 30 saniye böylece kalın, sonra diğer kolunuzla aynısını tekrarlayın.

    Baldırlar
    Sol bacağınızı geriye doğru uzatın, topuklarınızı yere doğru bastırın. Sağ dizinizi hafifçe kırın. Ellerinizi sağ baldırınızın üzerine dayayın. 10 – 30 saniye arası böylece yaylanın. Sonra diğer bacağınızla tekrarlayın.

    Kalça
    Sırtüstü uzanın bacaklarınızı kırık bir açıyla havaya kaldırın. Sağ bacağınızı, solun üzerinden geçirin. Bacak bacak üstüne atmış gibi durun. Kollarınızla sol bacağınızı kavrayın, göğsünüze doğru çekin. 10 – 30 saniye böyle kalın, aksi yönde tekrarlayın.

    Uyluk
    Karnınızın üzerine uzanın, sol elinizi çenenizin altına koyun. Sağ elinizle, sağ ayakucunuzu kavrayıp, geriye doğru bastırın. 10 – 30 saniye bekleyin, diğer ayağınızla tekrarlayın.

    Ense
    Sağ elinizi başınızın arkasına yerleştirin, çenenizi göğsünüze doğru hafifçe bastırın. Aynı anda, sol omzunuzu ve sol kolunuzu aşağıya doğru itin. 10 – 30 saniye sonra çözülüp, diğer elinizle tekrarlayın.

    Omuzlar
    Ellerinizi ve dizlerinizi yere dayayın. Sağ kolunuzu, sol bacak ve kol arasına yerleştirip, sağ el ayası yukarı bakacak şekilde yukarı doğru itin. Sol kolunuzu kıvırın. Sonra; sağ omzu, sağ kolu ve başınızı yere yatırın. 10 – 30 saniye sonra, diğer tarafla deneyin.

    (alıntıdır)
     
  10. 19 Ekim 2007
    Konu Sahibi : dids
  11. dids

    dids f & d Üye

    Katılım:
    26 Eylül 2007
    Mesajlar:
    6.543
    Beğenildi:
    14
    Ödül Puanları:
    148
    Sağlıklı biçimde zayıflamak herkesin hayali! Hayalinizin gerçeğe dönmesi için neler yapmalısınız peki?

    Zayıf olmak ve bu uğurda çeşitli yolları denemek yaygın bir hal almışken, tek gerçek, kişisel ihtiyaçlara uygun, yeterli ve dengeli mönülerle hayat şekli haline getirmemiz gereken beslenme alışkanlıklarını unutmamak, kilo vermek kadar kilo kontrolünde de dikkatli olmaktır. Kişiler kilo verebilir ancak önemli olan bunun sağlıklı ve geri dönüşü olmayan bir süreçte oluşmasıdır. Bunun için zayıflama programına başlamadan önceki yanlış beslenme alışkanlıklarınızı bilmeli, bunları profesyonel yardım alarak doğru alışkanlıklarla değiştirmelisiniz.

    Porsiyon kontrolü
    İyi planlanmış dengeli bir öğün yüzde 20-30 oranında yağ, yüzde 10-20 oranında protein, yüzde 50-60 oranında karbonhidrat içermeli. Bu hesaplamalar size zor gelebilir ancak diyetisyeniniz tarafından planlanmış mönüler bu kurallar uymaktadır.

    Dengeli beslenmede amaç, vücudun besin gereksiniminin aynı kiloda kalmayı amaçlayan bir birey için, tüm besin gruplarını içermesidir. Bu arada mutlaka günde 2,5-3 litre su içmeyi alışkanlık haline getirin.

    Kilo kontrolünde en önemli desteklerden biri de porsiyon kontrolü ve kalori kısıtlaması yapmaktır. Örneğin yağda pişmiş iki yumurta yerine yumurta akıyla hazırlanmış, yağsız, teflonda pişmiş bir menemen tüketerek 150 kalori kadar kâra geçmiş olabilir. Tam yağlı süt yerine sıfır yağlı süt, şeker yerine tatlandırıcı kullanarak, kızarmış tavuk parçaları ile hazırlanmış salata yerine ızgara veya haşlanmış tavuklu salata tüketmek, meşrubat içmek yerine soda ile hafifletilmiş meyveli soda tüketmek faydalı olabilir.

    Mutlaka egzersiz yapın

    Tartıdaki durağan dönem ani ve büyük çıkışların habercisi olabilir. Zayıflama programları akabinde danışanlarımızın bazıları koruma programı almadan diyet serüvenini noktalayabilmekte, öğrendikleri yeni beslenme alışkanlıklarını kendilerince uyarlayarak kullanıp, bir süre sonra küçük yoldan çıkmalarla maalesef eski alışkanlıklara dönebilmektedir.

    Bir süre tartıda yükseliş görmedikleri için "Nasılsa kilo almıyorum artık" bilinciyle bu hatalara devam etmekte ve birkaç hafta sonra telaş içinde soluğu ofislerimizde alabilmektedir. Bunun için zayıflama sürecini takip eden koruma programlarını da aynı disiplinde devam ettirin.

    Kilonuzu korumak için egzersiz ve günlük fiziksel aktivitenin artırılması elzem kurallardan biridir. Vücut sıkılığının kazandırılması, yağ kaybının devamı veya istenen yağ değerlerinin korunması adına mutlaka hayat boyu sürdürebileceğinize inandığınız ve sevdiğiniz bir spor dalı seçin.

    Uzun süreli kilo verme programlarından çıkan bireylerde belli bir süre sonra sıkılma ve diyeti bozma eğilimleri görülebilir. Bu istenmeyen durumları önlemek için haftanın belli günleri koruma programınızda masum kaçamaklar yapmalı ancak bunları telafi edici önlemler almalı, battı balık yan gider mantığını savunmamalısınız.

    Doğal beslenmeyi tercih edin
    Mümkün olduğunca evde yemek yemeye gayret etmeli, dışarı çıktığınız günlerde ise düşük kalorili yemekleri tercih etmelisiniz.

    En doğru beslenme en doğal beslenmedir. Yemekleri en sade ve işlenmemiş hallerinde tüketmeye gayret etmelisiniz. Örneğin salamura, tütsülenmiş, marine edilmiş, soya ve krema soslu, tereyağında kızartılmış, galete unlu, mayonezli, derin yağda kızartılmış yemeklerden kesinlikle uzak durmalısınız.

    Şeker ve şekerli ürünler diyet programınızda ya hiç yoktur ya da çok kısıtlı bulunmaktadır muhtemelen. Diyet programı akabinde bir anda saldırırcasına bu besinlere yönelmeniz, her geçen gün daha fazla şeker ve tatlı yeme isteği duymanıza neden olabilir. Bunun için sofra şekerinden uzak durun.

    Baharatlar metabolizmanın daha iyi çalışmasına destek verebilir. Zayıflama ve koruma programlarınızda bitki çaylarını ve baharatları kullanmaya devam etmelisiniz. Özellikle taze zencefil, kimyon, biberiye kişniş tohumunun toksin atıcı etkilerinden faydalanmalısınız. Her gün en az dört farklı bitki çayı içmeye gayret etmelisiniz.

    (alıntıdır)
     
  12. 19 Ekim 2007
    Konu Sahibi : dids
  13. dids

    dids f & d Üye

    Katılım:
    26 Eylül 2007
    Mesajlar:
    6.543
    Beğenildi:
    14
    Ödül Puanları:
    148
    Yaşam tarzınızdaki ufak değişiklikler kolayca zayıflamanızı ve formunuzu korumanızı sağlar Kısa sürede zayıflatan veya tek tip beslenmeye yönlendiren diyetlerden hemen vazgeçin.


    453.6gr yağ 3500 kaloriye eşittir. Diyet ve egzersizle günde 500 kalori harcadığınızda haftada yaklaşık 453.6gr yağ eritirsiniz. Eğer şimdiki kilonuzu korumak istiyorsanız, günde 100 kalori harcamanız yeterlidir, bu da her yıl ekstradan yarım ve bir kilo almanızı engeller. Diyete başvurmadan ağrısız ve acısız zayıflama stratejilerini kolayca uygulayabilir ve alışkanlık haline getirebilirsiniz.

    Her gün kahvaltı yapın
    Sabah kahvaltı etmeyerek zayıflamak birçok insanın başvurduğu ortak yoldur. Çoğu insan kaloriyi azaltmak için kahvaltı yapmamanın en iyi yol olduğunu düşünür ancak günün sonunda daha çok yerler. Bun un yerine sağlıklı ve kilo aldırmayan yiyeceklerle kahvaltı etmeyi tercih edebilirsiniz.

    Geceleri mutfağınızı kapatın
    Acıkmadığınız halde sadece sıkıldığınız için gece yarısı atıştırmalarını ya da TV karşısında gece geç saatlere kadar birşeyler yiyerek oturmayı bırakın. Bir fincan çay alın, canınız şekerli birşeyler istediğinde zor
    eriyen sert şekerlerden bir tane, ufak bir kase veya külah light dondurma ya da dondurulmuş yoğurt yiyin. Şekerli gıdalar tükettikten sonra dişlerinizi fırçalamayı ihmal etmeyin.

    Tatlandırılmış içeceklerden uzak durun

    Tatlandırılmış içecekler kalori doludur. Susadığınızda, serinlemek istediğinizde sadece su, limonata, düşük yağlı veya yağsız süt, ufak porsiyonlarda % 100 meyve suyu için..

    Doğal besinleri tüketin
    Yemek sırasında açık büfeden uzak durun. Yiyecekleri istediğiniz kadar tabağınıza koyun. Yemeklerden önce salata yiyin ve bir kase çorba için. Bu sizin iştahınızı azaltır. Mutfağınızda atıştırmak istediğinizde yiyebileceğiniz meyve ve sebzeler bulundurun.

    Tahıl tüketin
    Kek, beyaz ekmek, bisküvilerde kullanılan tahıllardan elde edilen un işlenmiş, kepekleri alınmıştır. Tüketeceğiniz tahıllar ya
    da kepekli yiyecekler sizin daha tok hissetmenizi sağlar. Bu nedenle kepekli ürünleri, yiyecekleri seçin.

    Evinizde kalorili yiyecekleri bulundurmayın

    Mideniz kazındığında şekerli ve yüksek kalorili yiyeceklere saldırırsınız. Bu nedenle yüksek kalorili yiyecekleri mutfakta bulundurmayı, almayın. Bu tür restoranlardan uzak durun. Canınız birşeyler yemek istediğinde sağlıklı atıştırmalıkları tercih edin. Çok yemek yememek için büyük bir bardak su içtikten sonra en az 15 dakika bekleyin.

    Porsiyonlarınızı küçültün
    Eğer yemek tabaklarınızı küçültürseniz zayıflarsınız. Çoğu restoranda ihtiyacınızdan daha fazla yemek servis edilir. Fazla yemeyi tabaklarınızı, bardaklarınızı ve kaselerinizi küçülterek önleyebilirsiniz.

    Her yemek ve ara öğün de protein içeren besinler yiyin

    Protein içeren yiyecekler daha uzun süre tok hissetmenizi sağlar. Düşük yağlı yoğurt, ufak kase fındık, yumurtalar, kuru bakliyat ve yağsız et yiyin. Uzmanlar her 3-4 saatte bir ufak miktarda ara öğün oluşturarak kan şekerinizi yükseltmenizi öneriyor.

    Diğer hafif alternatifleri değerlendir

    Düşük yağlı salata soslarını, mayonez, süt ürünleri gibi yiyecek alternatiflerini tüketmeyi azaltın. Kahvenizde krema yerine yağsız süt, tatlı patates yerine beyaz patates, salatalı sandviçi tercih edin.


    (alıntıdır)
     
  14. 23 Ekim 2007
    Konu Sahibi : dids
  15. dids

    dids f & d Üye

    Katılım:
    26 Eylül 2007
    Mesajlar:
    6.543
    Beğenildi:
    14
    Ödül Puanları:
    148
    Zayıflamak için ölüm diyeti yapmanıza gerek yok! Hem sağlıklı beslenmek, hem de formda kalmak istiyorsanız meyve ve sebzeler sizin için biçilmiş kaftan!

    Meyve ve sebzeler sağlıklı beslenme önerileri içinde en büyük yeri tutan 2 temel gruptur. Ancak tüm meyve ve sebzelerin belirli bir enerji değeri ve şeker içerikleri vardır. Bu sebeple yenilen miktarlar önemlidir, yarım muzun enerji değeri 1 elmaya eşittir.

    Meyve porsiyonları meyvelerin şeker içeriklerine göre ayarlanarak tavsiye edilir. Sebzelerin genelde su ve lif oranlarının yüksek olması enerji değerlerinin düşük olmasına sebeptir. Çiğ olarak yenilebilen kıvırcık, göbek marul, nane, maydanoz, roka, biber, domates, salatalık gibi sebzeler çoğu zaman diyette serbest bırakılır. Pişirilerek yenilen sebzelerde ise durum içindeki yağ miktarına ve pişirme şekline bağlıdır. Sonuç olarak meyve ve sebzeler düşük enerji içerikli olmalarına rağmen diyet içinde tavsiye edilen miktarların üzerinde yenilmemelidir.

    Yararlarını biliyor musunuz?

    Üzüm: Vücudu zararlı madde etkilerine karşı koruyan, fitokimyasallardan flavonoidleri içerir. Kalp hastalıkları ve kansere karşı koruyan üzüm bol bol tüketilmelidir.

    Karpuz: İçerdiği laykopen maddesinin, kansere karşı koruyucu özelliği olduğu bilinen A ve E vitaminlerinden daha etkili olduğu saptanmıştır.

    Kayısı: İçindeki beta karoten adlı madde, hücrelere saldıran molekülleri kontrol altına alarak, kanseri önler. Bağırsakların çalışmasına yardımcı olur. Bir kayısı ne kadar parlaksa, içindeki beta karoten oranı da o kadar yüksektir.

    Domates:
    Domates özellikle laykopen yönünden zengindir. Laykopenin antioksidan etkisi nedeniyle göğüs, sindirim sistemi, mesane ve deri kanseri riskini azalttığı bilinmektedir.

    Biber: Bol miktarda A ve C vitamini içerir.

    Çilek: Bol miktarda A, B1, B2, C ve K vitamini, protein, şeker, meyve asidi, demir, fosfor, sodyum, kalsiyum, potasyum içerir.

    Şeftali: A ve C vitaminlerini içerir.

    Elma: Tok tutan, kalorisi fazla olmayan cilde ve saçlara iyi gelen elmada A, C vitaminleri bulunuyor. Potasyum zengini elma, sindirim için yararlı bol miktarda lif içeriyor.

    Kivi: Kalp ve damar sağlığı açısından kolestrolün düşürülmesinde etkili bir madde olan petkin, kivi de bol miktarda mevcut.

    Ara öğünleri atlamayın


    Diyette mutlaka 6 - 7 öğün yemelisiniz. 3 saatte bir yediğinizde bir sonraki öğünde daha az acıkmış olur ve daha az yersiniz. Kan şekeriniz düşmez, tatlı ihtiyacınız daha az olur. Yapılan çalışmalarda aynı kaloriyi almalarına rağmen 6 öğün yiyenlerin 3 öğün yiyenlere göre kilo verdiği ortaya çıkmış. Ara öğünler kesinlikle atlanmamalıdır. Aksi takdirde akşam yemeğinde daha fazla miktarda yemek yersiniz.

    Diyet ürünün etiketini okuyun


    Tüm diyet ürünlerin enerji değerleri sıfır değildir. Tüketilecek besinin etiket bilgisini incelemek gerekir. Örneğin diyet içecekler enerji içermezken diyet bisküvilerin enerji, yağ ve karbonhidrat içerikleri normalden daha az olarak tüketime sunulur.

    Aşırı tatlı içeceklere dikkat

    Abartılı diyetler genellikle uzun süreli sonuç vermez. Çünkü bir süre sonra metabolizma yavaşlayacağı için vücut daha az enerji harcamaya başlayacaktır.

    - Diyetleri abartmayın: Çabuk sonuç almak için aç kalmak yerine, porsiyonları küçültmeyi deneyin.

    - Ara öğünleri unutmayın: Sofraya aç oturmamak için, yemekler arasında geçen sürelerde biraz meyve, yoğurt gibi ara öğünlerin yararı olacaktır.

    - Krema ve soslardan uzak durun:
    Soslu, kremalı yiyecekler belki lezzetlidir ama çok da kalori verir. Bu tür katkılardan uzak yemeklerden lezzet almaya çalışın.

    - Tatlı içeceklerden kaçının: Şeker katkılı içecekler, meyve suları doymanızı sağlamadığı gibi gereksiz kalori de verecektir. Su, maden sodası ve diyet içecekleri deneyin.

    - Egzersizi aksatmayın:
    Egzersiz enerji harcamanıza katkıda bulunduğu gibi, kas kitlenizi geliştirerek enerji tüketiminin sürekli olmasını da sağlar.

    - Yavaş yiyin: Doyma refleksi en erken 20 dakikada başlar. Yavaş yediğiniz taktirde, daha az yemekle doyduğunuzu göreceksiniz.

    - Uyarıcı etkenlere dikkat
    : Günlük alışkanlıklarınızı gözden geçirin. Ne gibi durumlar sizin 'atıştırmanızı' sağlıyor, dikkat edin. Örneğin; TV seyrederken çoğu kişi bir şeyler yemek ister. Bu alışanlıklarınızı değiştirin.


    (alıntıdır)
     
  16. 24 Ekim 2007
    Konu Sahibi : dids
  17. dids

    dids f & d Üye

    Katılım:
    26 Eylül 2007
    Mesajlar:
    6.543
    Beğenildi:
    14
    Ödül Puanları:
    148
    Diyet yapmamak için öne sürülen birçok bahane var. Bu bahanelerin ne olduğunu öğrenin ve kullanmaktan vazgeçin!

    Diyete başlayıp başarısız olan insanların genellikle bir çok ortak bahaneleri vardır. Ne yeseler yarıyordur, aslında o kadar kilolu değillerdir ya da buna benzer bahaneler. Sizin de böyle bahaneleriniz varsa, zayıflamak için yapmanız gerekenler aşağıda...

    Çocuk kadar yiyorum
    Kiloluların en büyük bahanelerinden biri de "su içsem yarıyor" dur. Hiç de fazla yemedikleri halde kilo almaktan veya verememekten yakınanlar... Bütün yedikleri ve içtiklerini kaydederlerse, kabahatin suda olmadığını kolayca anlarlar. Bunlar, "abur-cuburları" yiyecek ve içecekten saymayanlardır.

    En iyisi şişmanlamamak
    Zayıflamanın türlü çeşitli yolları var. Hangisini seçelim diye soruyorsanız, en iyisi hiç şişmanlamamak... Esas önemli olan, her besinden yiyerek hayat boyu dengeli beslenmeyi bir alışkanlık haline getirebilmektir. Başka bir deyişle, yemek için değil, yaşamak için yemeyi öğrenmeliyiz. Çünkü, bir kere hem yerleşmiş yağ dokusunu kaybetmek çok zordur ve hem de kısa zamanda bin bir emekle, zahmetle verilen kilolar genellikle daha kısa zamanda üstelik de fazlasıyla geri alınır.

    Pazartesi diyetlerinden vazgeçmeli
    Birçok insan her pazartesi veya her aybaşı sabahı diyete başlar, ancak daha o akşam veya en geç ertesi gün de vazgeçer. Çünkü, insanlar çok kısa zamanda, yediklerinden fazla kısmadan kolayca zayıflamayı isterler. Hatta, mümkün olsa da bir düğmeye basılıp fazla kilolar birden kaybolsa çok iyi olacaktır.

    Sihirli bir diyet yok Şuna emin olun ki, öyle birkaç haftada bilmem kaç kilo verdiren 'şok diyetler' yararsız olduğu gibi, sağlık için de çok risklidir. Belki bunlarla kısa sürede kilo verilebilir, ama diyet bırakılınca eski kilolar hemencecik fazlasıyla geri alınır. Bunları yapacaksanız hem spor yapmalı hem de diyeti bıraktıktan sonra, yediklerinize dikkat etmelisiniz.

    En iyisi özel diyet
    En iyi diyet, bir doktor ve diyetisyen tarafından kişiye özel olarak hazırlanan diyettir. Kilo vermekte hiç aceleci olunmamalıdır. İdeal bir diyette, vücudun ihtiyacı olan her tür besin olmalı, ancak miktarı ve kalorisi düşük tutulmalıdır. Esas önemli olan verilen kiloların bir daha geri alınmamasıdır. İnsanı aç ve hâlsiz bırakan rejimlere itibar edilmemelidir.

    Pahalı diyet ürünlere kanmamalı
    Diyet veya 'light' adı altında satılan çikolatalar, reçeller, kekler, bisküviler yerine kalorisi düşük olan alternatifler bulmak her zaman mümkündür. Bu pahalı ürünlerin tek faydası, cebinizde yiyeceğe verecek para bırakmamam yoluyla kilo vermenize katkıda bulunmasıdır. Diyetisyenlerin vizitelerinin de çok yüksek olmasının bir nedeni de budur zaten...

    (alıntıdır)
     
  18. 28 Ekim 2007
    Konu Sahibi : dids
  19. dids

    dids f & d Üye

    Katılım:
    26 Eylül 2007
    Mesajlar:
    6.543
    Beğenildi:
    14
    Ödül Puanları:
    148
    3 Kolay Adımda Kilo Vermek

    ş beslenmedeki porsiyon ölçülerine gelince, gerçekten aşırı büyük bir dünyada yaşıyoruz gibi görünüyor. Amerikalılar sadece fast food restorantlarında değil, evlerinde de çok büyük porsiyonlar ile yemek yemeye bağımlı hale geldiler.
    Aslında, son 20 yılda birçok ülkede porsiyon oranları dramatik bir şekilde gittikçe büyüdü kalori oranından çok yüklü miktardaki porsiyonlar artık aşırı kabul edilmemeye başlandı. Kendimize evde yemek hazırladığımızda çok büyük porsiyonlar kullanmaya başladık ve bunu çok doğal karşılıyoruz. Bunlarlberaber maalesef bel kalınlığımız da aynı ölçüde büyümeye devam ediyor.

    Aşağıdaki 3 sözde küçük ama yararı çok büyük öneri ile daha iyi bir beslenme düzenine sahip olun, belinizin kalınlaşmasına izin vermeyin :



    1: Gözlerinizi tekrar açın

    Kilo verip zayıflamak veya sahip olduğunuz kiloyu korumak istiyorsanız yemek miktarını ayarlamak aynı hangi yemekleri seçmeniz gerektiği ile aynı önemi taşımaktadır.

    Basitçe söyleyelim, makul miktarda porsiyonlar alarak, hem sevdiğiniz yiyecekleri yiyip hem de kilo verebilirsiniz.

    Yiyecek miktarını ölçerken küçük ve derin olmayan tabaklar kullanmak, büyük ve derin tabaklara oranla gözlerinizi oranlamakta daha faydalı olacaktır. Ayrıca küçük tabağa dolduracağınız yemek ile beraber psikolojik olarak doyurucu ve yeterli miktarda yemek yediğinizi daha kolay anlayabilirsiniz.





    2. Yiyecek etiketlerine kolayca aldanmayın

    Markete girdiğinizde yiyecekleri etiketlerine bakarak karşılaştırırsınız. Bu sizin yaptığınız rejim için iyi bir yoldur. Ama hemen etiketlere kanmayın, etikete şöyle bir göz atmak size hikayenin tümünü anlatmayacaktır. Eğer siz de birçok tüketici gibiyseniz, ilk olarak kalori etiketine bakarsınız fakat önemli olan o yiyecekten yiyeceğiniz porsiyona göre kalori hesabını yapmaktır. Genelde birçok hazır yiyecek ürünü karmaşık besin değerleri sunar. Mesela bir çikolatalı kurabiye kutusuna bakın, aynı miktarda yiyeceğiniz tereyağ ve fıstıklı bir krakerin porsiyonu ortalama 80 kaloriyken, çikolatalı kurabiyelerin bir porsiyonunun ortalama 160 kaloriye denk geldiğini göreceksiniz. Hangisini almanız gerektiği konusunda çok kolay bir karar önünüzde duruyor değil mi? Şimdi daha yakından bakın. Tereyağ ve fıstıklı krakerin tüm kalorisinin 80 olduğunu, fakat baktığınız çikolatalı kurabiyenin sadece bir tanesinin 160 kalori olduğunu pakette ise 3 tane bulunduğunu fark edeceksiniz.




    3. Beslenme Bilgilerini Avantaja Dönüştürün

    Son zamanlarda birçok fast food restoranı ürünleri hakkında beslenme bilgilerini müşterileri ile paylaşmaya başladı. Mesela çok meşhur bir hamburgerin 260 kalori ancak daha ünlü ve daha büyük bir burgerin de 560 kalori olduğu bilgilerini bizlere sunuyor.

    Bununla beraber gittiğimiz diğer restoranlarda bu bilgilere rastlamıyoruz çünkü oralarda da büyük porsiyonlar artık çok sıradan doğal şekilde karşılanıyor.

    Alacağınız kaloriyi azaltmak ve normal ölçülerde beslenmek için sipariş verirken porsiyonu biraz küçük yapmalarını söyleyebilir, bir çocuk menüsü şeklinde istediğinizi belirtebilirsiniz.Ayrıca unutmamalısınız ki önünüze gelen tüm porsiyonu bitirmek zorunda değilsiniz, birazını ayırır yemezseniz faydalı olacaktır.

    Doğru porsiyonları öğrenip, beslenme değerleri hakkındaki bilgileriniz de arttıkça siz farkında olmadan aşırı yemek yemekten kurtulacaksınız ve beslenme stiliniz çok doğru bir yönde gelişecektir. Beslenme rejiminize ekleyeceğiniz bir dondurma veya kurabiye sizin sağlıklı düzeninizi bozmayacaktır, yeter ki miktarı ve sıklığını uygun ölçülerde tutmayı başarın. Porsiyonlar hakkında daha akıllıca düşünmeye başladığınızdan itibaren kilo vermeye başlayacak ve bunu sağlıklı bir şekilde başaracaksınız.

    (alıntıdır)