Zayıflamak uğruna verem olmayın!

Konusu 'Güncel Diyet Haberleri' forumundadır ve dids tarafından 19 Ocak 2008 başlatılmıştır.

    19 Ocak 2008
    Konu Sahibi : dids
  1. dids

    dids f & d Üye

    Katılım:
    26 Eylül 2007
    Mesajlar:
    6.543
    Beğenildi:
    14
    Ödül Puanları:
    148
    Bilinçsizce yapılan uzun süreli şok diyetler işte sağlığı böyle tehdit ediyor!

    Memorial Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü Uzmanı Dr. Füsun Soysal, bilinçsizce yapılan uzun süreli şok diyetlerin Tüberküloz hastalığına yani halk arasında bilinen adıyla vereme davetiye çıkardığını belirtti.


    Soysal, vücut direncinin düşmesini fırsat bilen sinsi hastalık olarak tanımlanan tüberkülozun en çok, şoförler, üniversite öğrencileri ve ev hanımlarında görüldüğünü kaydetti.

    Dr. Füsun Soysal, vücut direncini düşüren stres, uykusuzluk ve beslenme eksikliğinin, verem hastalığının en önemli nedenleri olduğunu vurguladı. Daha önce, içki ve sigara kullanan, iyi beslenmeyen insanların hastalığı olarak bilinen veremin son zamanlarda, zayıflama uğruna özellikle şok ve uzun süreli diyetler yapan bayanlarda, otobüs, minibüs gibi toplu taşıma araçları ile taksi şoförlerinde, ev hanımlarında, üniversite öğrencilerinde çok fazla görülmeye başlandığına dikkat çekti.

    Uzun süreli ve bilinçsiz olarak yapılan diyetlerin, beslenme yetersizliği nedeniyle vücut direncini düşürdüğüne dikkat çeken Soysal, diyetlerinde sebze, meyve ve etten yoksun bir beslenme programı uygulayanlar için veremin büyük bir tehlike oluşturduğunu vurguladı. Vücut direncinin düştüğü bu dönemlerde vücuda alınacak bir verem mikrobunun, hastalığı tetiklediğini kaydeden Soysal, �Diyette yalnızca vücut direnci düşmemekte, yaşanan zayıflama stresi de vücudu yıpratmaktadır� dedi.

    ŞOFÖRLER DE TEHLİKEDE
    Soysal, toplu taşıma araçları, otobüs ve minibüs şoförleri ile taksi şoförlerinin verem tehdidi altında olduğuna dikkat çekerek, �Çünkü özellikle kış aylarında camların kapalı olduğu havasız ve kalabalık bir ortamda, öksürük ve aksırık ile verem mikrobu saçan hastalar nedeniyle, bu mikrobu vücuduna rahatlıkla alabilir. Vücut direnci düştüğü anda da hastalık ortaya çıkmaktadır� dedi.

    ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ BİRBİRİNE BULAŞTIRIYOR
    Üniversite yurtlarında kalan ve toplu yaşamın getirdiği sağlıksız koşullardan etkilenen öğrencilerin, verem mikrobunu birbirlerine rahatlıkla bulaştırabildiğini söyleyen Soysal, öğrencileri özellikle sınav dönemlerinde çok fazla uykusuz kalmamaları, kötü ve sağlıksız beslenmeleri konusunda uyardı.

    Risk grubunda ev kadınlarının da ilk sıralarda yer aldığını belirten Soysal, ev kadınlarının bu hastalıktan etkilenmelerinin en önemli nedeninin, zorlaşan yaşam koşullarının beraberinde getirdiği stres ve kötü beslenme olduğunu kaydetti. Soysal, vücudun direncini artıran tüm besinlerden dengeli bir biçimde alınması gerektiğini vurguladı.

    "TEDAVİYİ YARIM BIRAKMAYIN"
    Verem hastalığının bir yıl düzenli ilaç tedavisi gerektiren bir hastalık olduğuna dikkat çeken Soysal, Türkiye�de verem hastalarının düzenli tedavi görmediklerini belirtti. Soysal şöyle konuştu:

    �Hastalar iki ay ilaçlarını alıp kendilerini iyi hissettiklerinde tedaviyi bırakıyorlar. Eğer bir sene boyunca düzenli tedavi yapılmazsa, hastalık nüksedebilir. Verem mikrobu, kullanılan ilaçlara karşı direnç kazanır. Türkiye�de, dirençlenen mikroplarla yeniden başlayan tüberkülozların da sayıları artmaya başlamıştır. Böylelikle tüberküloz hastalığının tedavisi daha da zor hale gelmiştir. Yurt dışında ise vaka sayısı bizden çok daha az olduğu için tedavi için 6 aylık süre yeterli olabilmektedir.�

    Verem aşısının 8 ila 10 yıl koruma kapasitesi olduğunu ancak korumanın yüzde yüz gerçekleşmediğini vurgulayan Soysal, verem mikrobu çok küçük olduğu için bu mikrobu taşıyan kişilerle birlikteyken kalın maske kullanılması gerektiğini kaydetti. Korunmanın en iyi yolunun, vücut direncini düşürmemek olduğunu belirten Soysal, �Uykuya dikkat etmek, dengeli ve iyi beslenmek, olabildiğince stresten uzak durmak gereklidir. Balgam, iştahsızlık, halsizlik, özellikle gece terlemesi ve kilo kaybı olan kişiler mutlaka bir akciğer grafisi çektirmelidir� dedi.

    (alıntıdır)
     
  2. 11 Temmuz 2008
    Konu Sahibi : dids
  3. Frezyam

    Frezyam Aktif Üye Üye

    Katılım:
    21 Nisan 2008
    Mesajlar:
    19
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Uzun süreli ve bilinçsiz olarak yapılan diyetler, yıpratıcıdır ve vücut direncini düşürür. Çünkü, beslenme yetersizlikleri ortaya çıkar. Diyetlerinde sebze, meyve ve etten yoksun bir beslenme programı uygulayanlar için verem büyük bir tehlike oluşturmaktadır. Vücut direncinin düştüğü bu dönemlerde vücuda alınacak bir verem mikrobu, hastalığı tetiklemektedir. Diyette yalnızca vücut direnci düşmemekte, yaşanan zayıflama stresi de vücudu yıpratmaktadır. :1shok::1shok:




    Tüberküloz aşısının 8 ila 10 yıl koruma kapasitesi vardır. Ancak bu yüzde yüz değil. Tüberküloz mikrobu çok küçük olduğu için bu mikrobu taşıyan kişilerle birlikteyken çok kalın maske kullanılmalıdır. Korunmanın en iyi yolu, vücut direncini düşürmemektir. Uykuya dikkat etmek, dengeli ve iyi beslenmek, olabildiğince stresten uzak durmak gereklidir. Balgam, iştahsızlık, halsizlik, özellikle gece terlemesi ve kilo kaybı olan kişiler mutlaka bir akciğer grafisi çektirmelidir.