zentilere kzdm uykusuz bir Gece

Konusu 'İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden' forumundadır ve yesilim tarafından 30 Nisan 2007 başlatılmıştır.

    30 Nisan 2007
    Konu Sahibi : yesilim
  1. yesilim

    yesilim Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2006
    Mesajlar:
    9.033
    Beğenildi:
    11
    Ödül Puanları:
    148
    ÖZENTİLERE KIZDIĞIM BİR GECEDE..

    Akşam akşam bu kadar çok çay içersem uyuyamam.Tabi ki uykum kaçar..Dön o yana dön bu yana .. Sinir oluyorum kendime,yaşına bakmadan.. bütün gün çay,kahve olacağı bu diyorum...da sanki ertesi gün içmeyecekmişim gibi...

    Aklıma takılıyor,geçtiğimiz aylarda Hollanda kraliçesi heyeti ve hamile gelini ile Türkiye ziyaretinde.Gelininin az kalmış doğumuna,ola ki Türkiye de gerçekleşirse doğum,yanlarına Hollanda dan getirdiği toprak torbasına,doğar doğmaz bebeğin ayağını bastıracaklarmış
    Fanatik milliyetçilik bu olsa gerek..
    Acil bir durum dışında,bizim ünlülerin yurt dışında doğum yaptırmaları geldi aklıma
    Sanırım oradan da toprak getirmişlerdir saksılarının içine dökmek için...

    Antalya ve Türkiye nin bir çok yerin de açılan beş yıldız ve üstü otellerin özenti ile konan yabancı isimleri,yüzlercesi...Plajların,içindeki kafelerin,kıyıdan geçen yat ve teknelerin marketlerin..daha saymakla bitmeyecek yabancı isimler...Özenti başka bir şey değil.
    Halbuki bize özel Türkçe isimler olsaydı daha anlamlı olurdu ..

    Yurt dışında az rastlanır bunlara..Bazı yerlerde belki de hiç..
    Madamın yanına gittiğim bir yıl,orada,dünyanın her türlü kahvesinin var olduğunu,sadece Türk kahvesinin olmadığını görünce içim bir tuhaf oluyor.
    Gittiğim her kafede inadına önce Türk kahvesi istiyorum...Şaşırıp yok diyorlar...offf diyorum
    Yarın uğrarsanız diyorlar...yarın çok geç diyorum..Madamın hoşuna gidiyor,gülüyor.

    Geldiğimiz duruma bakıp üzülüyorum...Beach park mış...Cafe l”italyano imiş Yatch Julia imiş..Vazgeçsek bu özentilerden....

    haklımıyım haksızmıyım bilmiyorum ama kızgınım şu özentilere
    Uykumda gelmedi henüz ama daha da sinirlenmeden yatayım artık.
    Koyunları sayarsam belki uykum gelir.iyi geceler

    Yeşilimin duyguları
     
  2. 30 Nisan 2007
    Konu Sahibi : yesilim
  3. Nisan21

    Nisan21 Taze Bekar ( mihrace ) Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    514
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    "Türk demek dil demektir. Ulusallığın çok belirgin özelliğinden birisi dildir. Türk ulusundanım diyen insanlar her şeyden önce ve ne olursa olsun Türkçe konuşmalıdır. Türkçe konuşmayan bir insan, Türk ekinine, topluluğa bağlılığını öne sürerse buna inanmak doğru olmaz."


    "Ülkesini, yüksek istilalını korumasını bilen Türk milleti dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır."
    MUSTAFA KEMAL ATATÜRK


    Ulu önder Atatürk'ün de önemle belirttiği gibi bir milleti millet yapan en önemli unsur dildir. Uluslar ancak dil ile kendi kültürlerini var edebilir ve milletini geleceğe taşıyabilir. Nitekim Türkçe de, dünya dilleri arasında en güzel ve en arı dillerden birisidir. Bu yüzdendir ki bizde toplumumuzun ve kültürümüzün devamını sağlayabilmek için öncelikle Türkçemizi korumalıyız. Çünkü Türkçe Türk milletinin en kıymetli hazinesidir ve bu hazinenin korunması demek aynı zamanda özgürlüğümüzün, istiklalimizin ve geleceğimizin de korunması demektir. Maalesef günümüzde Türkçe kelimelerin yerini yabancı kelimelerin aldığını görüyoruz ve kendimizi kültürlü gösterebilmek adına cümlelerimizin içine bir takım yabancı kelimeler serpiştiriyoruz. Fakat bu kültürlü olduğumuz anlamına gelmiyor. Sadece dilimizi yanlış kullandığımız ve inkâr ettiğimiz anlamına geliyor.

    Bugün yazılı ve görsel basında bile Türkçe konusunda hiç hassasiyet gösterilmemekle beraber aksine daha da yozlaştırıldığını üzülerek görüyoruz. Dizilerde, reklâmlarda ve sanatçıların katıldığı programlarda adeta Türkçe' nin katledildiğine tanık oluyoruz. Bu tip yayınların tesiri ile birçok insan özel yaşamında ve işyerlerinde yabancı kelimeler kullanmaya başladılar hatta dükkân ve işyerlerinin isimleri özellikle İngilizce kelimelerden seçilmekte.
    .Bir restorana girdiğimizde neredeyse menünün tamamının yabancı kelimelerden oluştuğu da dikkatimizi çekiyor. Tabiî ki bu konuda duyarlı vatandaşlarımızda yok değil örneğin Aydın'da birçok işyerinin ismi Türkçe olarak değiştirilmiştir. Bu duyarlılığın tüm Türkiye'de uygulanması gerekir. Avrupa ülkelerine baktığımızda kendi dillerine şiddetle sahip çıktıklarını ve özellikle Türkçe kelimelerin kesinlikle kullanılmadığını görüyoruz. Bunun sebebi öncelikle bizim Türkçeye gereken değeri vermeyişimizdendir. Dünyadaki yabancı dil konuşma oranına bakacak olursak Avrupa ülkeleri Türkiye'yi ve diğer gelişmekte olan ülkeleri kat kat geçmektedir buna rağmen kendi dillerini yaşatmak, korumak ve başkalarına da öğretmek adına sizinle dilinizi bilse dahi kendi dili dışında konuşmaz.

    Bu sorunun giderilebilmesi ve Türkçemizin bir an önce ayağa kaldırılması için devletin birçok kurum ve kuruluşuna, sivil toplum örgütlerine ve bireylere büyük iş düşmektedir. Günlük konuşmalarımızda cep telefonu mesajlarımızda ve internet kullanımında yeni bir iletişim sisteminin ve dünya üzerinde var olmayan apayrı bir dilin türediğini görüyoruz. Daha çok gençler tarafından, bazı harfleri atmak ve kelimeleri kısaltmak sureti ile oluşturulan bu dilde, hiç bir kimliği olmayan, anlaşılırlıktan uzak yepyeni kelimeler kullanılıyor. İnternette konuşabilmek için sadece bilgisayar kullanmayı bilmeniz yetmez. Şu kelimeleri de çözebilmeniz için bir tercümana ihtiyaç duyabilirsiniz;"herkessss,hımmmm,ok,ama öle oluoooo,bu hiç güsel diiilkiii yane,nbr,iiii sndn nbr,bn hstym bööörüommm işte walllla yaww, maalesef bu örnekleri daha çok arttırabiliriz


    Peki, bu harflerle alıp veremediğimiz nedir? Neden harfleri çıkarıyoruz, değiştiriyoruz? Buradaki kullanım bize ne kazandırır? Mesela birkaç dakikalık zaman mı? Böyle bile olsa bu kazanılan zamanla insanlar kitap okuyup, sinemaya, tiyatroya mı gidecek ya da daha faydalı bir şey mi yapacak? Sanırım hayır! Zaten bu tip faydalı aktiviteler sıklıkla yapılıyor olsaydı belki de Türkçemiz bugünkü durumundan çok daha iyi bir yerde olurdu. Bunu sağlamak istiyorsak en büyük vatandaşlık görevlerimizden biri olan, dilimizin korunması meselesinin önemle üzerinde durmalıyız. Bugünden itibaren bile insanlar arı Türkçemizi evlerine, okullarına, işyerlerine ve sokağa doğru bir şekilde taşırlarsa Türkçe hak ettiği konuma ulaşır. Diğer dillerin yükünden arındırılmış pırıl pırıl bir dil bizim çocuklarımıza bırakabileceğimiz en büyük mirastır.



    canım sana sonuna kadar katılıyorum bende sinir oluyorum ama elden birşey gelmiyor. bizim köyün sitesinde köşe yazısı yazıyorum orda yazdığım bir yazı herkesin bu konuda birşeyler yapması gerekir
     
  4. 30 Nisan 2007
    Konu Sahibi : yesilim
  5. Nisan21

    Nisan21 Taze Bekar ( mihrace ) Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    514
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    KARAMANOĞLU MEHMET BEY’İ ARIYORUM




    Karamanoğlu Mehmet Bey’i arıyorum,

    Göreniniz, duyanınız, bileniniz var mı?



    Bir ferman yayınlamıştı;

    “Bugünden sonra, divanda, dergahta, mecliste, meydanda

    Türkçeden başka dil kullanılmaya” diye.

    Hatırlayanınız var mı?



    Dolanın yurdun dört bir yanını;

    Çarşıyı, pazarı, köyü, şehri,

    Fermana uyanınız var mı?



    Nutkum tutuldu, şaşırdım, merak ettim.

    Dolandığınız yerlerdeki Türkçe olmayan isimlere,

    Gördüklerime, duyduklarıma üzüleniniz var mı?



    Tanıtımın “DEMO”, sunucunun “SPIKER”,

    Gösteri adamının “SHOW MAN”

    Radyo sunucusunun “DISK JOKEY”

    Hanım ağanın “FIRST LADY”

    Olduğuna şaşıranınız var mı?



    Dükkanın “STORE”, bakkalın “MARKET”

    Torbanın “POŞET”

    Mağazanın “SÜPER”, “HİPER”, “GROSS MARKET”,

    Ucuzluğun “DAMPING”,

    Olduğuna inananız var mı?



    İlan tahtasının “BILBOARD”

    Sayı tahtasının “SKOR BOARD”,

    Bilgi alışının “BRIFING”,

    Bildirgenin “DEKLARASYON”,

    Merakın, uğraşın “HOBBY”,

    Olduğuna güleniniz var mı?



    Bırakın eli, özün bile seyrek uğradığı,

    Beldelerin girişinde “WELLCOME”,

    Çıkışında “GOODBYE”,

    Okuyanınız var mı?



    Korumanın, muhafızın “BODY GUARD”,

    Sanat ve meslek pirlerinin “DUAYEN”,

    İtibarın, saygınlığın “PRESTİJ”

    Olduğunu bileniniz var mı?



    Sekinin, alanın “PLATFORM”,

    Merkezin “CENTER”,

    Büyüğün “MEGA”, küçüğün “MİKRO”,

    Sonun “FİNAL”,

    Özlemin, hasretin “NOSTALJİ”,

    Olduğunu öğreniniz var mı?



    İşhanımızın “PLAZA”, bedestenimizin “GALERIA”,

    Sergi yerlerimizin “CENTER ROOM” “SHOW ROOM”,

    Büyük şehirlerimizi “MEGA KENT”

    Diye gezeniniz var mı?



    Yol üstü lokantamızın “FAST FOOD”,

    Yemek çeşitlerimizin “MENÜ”

    Hesabını “ADISYON”

    Diye ödeyeniniz var mı?


    İki katlı evinizi “DUBLEX”,

    Üç katlı komşu evini “TRIPLEX”,

    Köşklerimizi “VİLLA”, eşiğimizi “ANTRE”,

    Bahçe çiçeklerini “FLORA”

    Diye koklayanınız var m?



    Sevimlinin “SEMPATİK”, sevimsizin “ANTİPATİK”,

    Vurguncunun “SPEKULATOR”,

    Eşkiyanın “MAFYA”,

    Desteğe, koltuk çıkmaya “SPONSORLUK”

    Diyeniniz var mı?



    Çarpıcı, önemli haberleri “FLAŞ HABER”,

    Yaşa, varol! Sevinçleri “OLE OLE”,

    Yıldızlar “STAR”

    Diye seyredeniniz var mı?



    Virvirik Dağı’nın tepesindeki köyde,

    “CAFE SHOW” levhasının altında,

    Acısından da acısı kahve içeniniz var mı?



    Toprağımızı, bayrağımızı, inancımızı

    Çaldırmayalım derken,

    Dilimizin çalındığını, talan edildiğini,

    Özün, el diline özendiğine

    İçi yananınız var mı?



    Masallarımızı, tekerlemelerimizi,

    Ata sözlerimizi unuttuk.

    Şarkılarımızı, türkülerimizi,

    Ninnilerimizi kaybettik.

    Türkçemiz elden gidiyor.

    Dizini döveniniz var mı?



    Karamanoğlu Mehmet Bey’i arıyorum;

    Göreniniz, bileniniz, duyanınız var mı?

    Bir ferman yayınlamıştı....

    Hayal meyal hatırlayıp da...

    SAHİP ÇIKANINIZ VAR MI?





    Yusuf YANÇ

    (Bu şiir TDK tarafından ödüllendirilmiştir.)








    ayrıca bu şiiride şiir bölümüne koymuştum ama kimsenin dikkatini çekmedi
     
  6. 30 Nisan 2007
    Konu Sahibi : yesilim
  7. jasmin34

    jasmin34 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    3 Mart 2007
    Mesajlar:
    108
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    valla çok doğru söylüyorsun yeşilim,özentiliklerinden kendi aslımızı unutturuyolar bizlere,çok haklısın bende çok kızanlardanım bu özentiliğe.
     
  8. 30 Nisan 2007
    Konu Sahibi : yesilim
  9. yesilim

    yesilim Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2006
    Mesajlar:
    9.033
    Beğenildi:
    11
    Ödül Puanları:
    148
    mihrace canım katılımlarına teşekkürler.. şiirine bakarım
    biraz daha bilgi verirmisin bizim köy ile ilgili izleyeyim seni..
    jasmin34. teşekkürler canım..katılımlarına seviniyorum inan.
     
  10. 30 Nisan 2007
    Konu Sahibi : yesilim
  11. Nisan21

    Nisan21 Taze Bekar ( mihrace ) Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    514
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    yeşilim site adı vermek uygun olurmu bilmem özel mesaj göndereyim sana
     
  12. 30 Nisan 2007
    Konu Sahibi : yesilim
  13. wishne

    wishne Aktif Üye Üye

    Katılım:
    26 Şubat 2007
    Mesajlar:
    158
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Yakında Ayşe,Fatma,Zeynep,v.b gibi isimler de kalkar,İsabel,Jennifer,Julia gibi isimler konmaya başlanırsa hiç şaşırmayalım.:kızgın:
     
  14. 30 Nisan 2007
    Konu Sahibi : yesilim
  15. yesilim

    yesilim Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2006
    Mesajlar:
    9.033
    Beğenildi:
    11
    Ödül Puanları:
    148
    vişne,iskender mağduru..bende sizin yazdıklarınıza katılıyorum teşekkürler.
     
  16. 1 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : yesilim
  17. nefne

    nefne Aktif Üye Üye

    Katılım:
    5 Ocak 2007
    Mesajlar:
    55
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Bu özentileri saymakla bitireyemeyiz aslında amerıkan bayrağı baskılı giysiler giyer,sohbetlerde ''ok'' ''bye'' vs kulanırsak.Oysa çok zor bişey değil tamam , güle güle yazmak bir iki harf fazla sadece yeni nesil artık kısa ve öz kavramı içinde böyle konuşuyor.
    Hangi yabancı ülke vatandaşı bizim bayrağımızın baskılı giysiler giyerek dolaşiyorki:KK43:
    bunun gibi birçok örnek var aslında gerçekten de bende çok kızıyorum ve üzülüyorum.
    Eski çalıştıgım işyerine bu meşhurrrrrr LV çantalarını yapan firma gelmıştı.
    Dünyada markası olmuş fransız firması.Şu dikkatımızı çekti ve helal olsun dedık
    dunyada en çok yaygın dil ingilizce yaaaaa dedık ingilizce biliyoruz tamam konuşur anlaşırız.
    Gelmeden özellikle fransız tercuman istediler kesınlıkle ingilizce konuşmayacaklarını bildirler ve bildikleri halde konuşmadılar.
    Fransızca bılen tercümanla baglantı sagladık.
    yaaaaaaaa işte böyle ama biz iki kelıme ögrenelım de bunuda ortamlarda hava olsun diyeeeeeeeee hadi byeeeeeeeee dıyelım diye ugraşırız.
     
  18. 1 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : yesilim
  19. yesilim

    yesilim Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2006
    Mesajlar:
    9.033
    Beğenildi:
    11
    Ödül Puanları:
    148
    Teşekkür Ederim Arkadaşlar Hepiniz Ne Güzel Yaziyorsunuz Görüşlerinizi
    Ve Avrupaya Gittiğiniz Zaman Asla Size Yağcilik Olsun Diye Proğram Bitene Kadar Sizin Müziğinizi çalmazlar..herkes Kendi Müziğini Icra Eder..arada Belki Ama Belki Küçük Bir Jest Yaparlar..bizde öylemi Ya..bir Yabanci Görünce Başlarlar Yabanci Müziğe.birakin Dinlesinler öz Müziğimizi..