Zincirleme mailller

Konusu 'Hiçbir başlığa uymayan yazılar !' forumundadır ve EU1 tarafından 2 Ekim 2007 başlatılmıştır.

    2 Ekim 2007
    Konu Sahibi : EU1
  1. EU1

    EU1 Guest

    Önce bunu okuyalım, ardından da, dün kutuma gelen bir maili
    ekleyeceğim
    buraya, ibreti alem olsun diye..

    E-mail
    zincirlerinde tuzak var!

    İnternette, posta
    kutuları arasında dolaşan yardım, dua, uyarı vb. amaçlı e-postaların
    çoğunlukla uydurma olduğunu ve kötü amaçlarla üretildiğini biliyor
    muydunuz?

    'Bismillahirrahmanirrahim, La havle vela kuvvete illa
    billahi aliyyil azim. Allahumme inni esabet ya kadümü ya daimü yasekde
    yeus yabudu ya semedü ya hayyümü ya kayyümü yazel celali vel ikram
    feinte
    cihan fevui hasilla hala ihake ilahu aleyni teveknül tüve hüve
    rabbilazim.
    Yüce Allah bu duayı 1251 yılında birine nasip etmiş. O kişi bunu 7
    kişiye
    dağıtmış ve zengin olmuş. Sonra bu dua bir fakirin eline geçmiş; fakat
    o
    inanmayınca evi yanmış. Bir kadının eline geçmiş ve o da inanmamış;
    onun
    da çocuğu ölmüş. Bu dua kimin eline geçerse 7 kişiye dağıtsın, ne
    isterse
    olur. Duayı 7 gün içinde 7 kişiye gönderirsen isteğin gerçekleşecek.
    Dağıtmazsan başına felaketler gelecek...'

    İkinci cümlesinden
    itibaren çoğu hiçbir anlam ifade etmeyen saçma sapan kelimelerden
    oluşan
    bu ve buna benzer bir 'dua' size değilse bile arkadaşınızın
    e-posta adresine gelmiştir. Ya da, çocuğu kanser olan ve tedavi
    masrafını
    bir şirketin ödeyeceğini, onun için de 'bu mailin' en az 3
    kişiye gönderilmesi gerektiğini, "İnanmazsanız aşağıdaki numarayı
    çevirip sorun" diyen yazılar...

    Microsoft'un para
    dağıttığını, bu e-posta ne kadar çok kişiye gönderilirse o kadar
    komisyon
    verileceğini, MSN Messenger'in 'ücretli' olacağını, bunu
    engellemek için çok sayıda kişiye e-mail gönderilmesini isteyen
    yazılar...

    Acaba
    "zincir mailler" olarak isimlendirilen ve kartopunun çığı
    meydana getirmesi gibi internette eşe dosta gönderilerek "herkesin
    haberdar olması sağlanan" bu mesajlar neyi amaçlıyor?

    Dünyanın her
    tarafında internet kullanıcılarına ulaşan bu maillerin çıkış yeri
    neresi?
    Bu tür mailler insanları nasıl etkiliyor?

    ESKİNİN
    HURAFE MEKTUPLARI ÇAĞ ATLADI!

    Yıllar önce evlerdeki posta
    kutularına, kapı önlerine bırakılan 'esrarengiz' mektuplar
    oldukça revaçtaydı.

    Kimin yazdığı, niye
    yazdığı belli olmayan bu 'felaket tellalı' mektuplar halk
    arasında bir hurafe çılgınlığının ve korkunun yaşanmasına yol
    açıyordu.
    Kimi el yazısıyla, kimi
    de fotokopiyle çoğaltılıyordu bu mektupların. Onların günümüzdeki
    muadili
    ise internet üzerinden gönderilen zincir e-postalar.

    "Bu duaya inanmayan
    ve 44 kişiye göndermeyen kişilerin evleri yandı, çocukları öldü,
    soyları
    kurudu" benzeri ifadelerle insanlar korkutularak kafaları
    karıştırılıyor.

    Dinî altyapısı zayıf
    birçok insan için bu türden yazılar panik ve paranoyaya sebep oluyor.
    Alanur Özalp, bu konudaki bir hatırasını, "Psikolojik sıkıntılar
    yaşayan bir hastam, bir gün telaşla beni aradı; tatilden yeni
    geldiğini ve
    e-posta kutusunda 7 gün içerisinde tanıdıklarına göndermezse başına
    çok
    büyük belaların geleceğini bildiren bir mail bulunduğunu; ama tatilde
    olduğu için gönderemediğini söyledi.

    Hastam kaygılı bir
    şekilde 'Acaba şimdi göndersem olur mu? Başıma bir musibet gelir
    mi?' diye sormuştu." diye anlatıyor ve ekliyor:

    "Tahmin
    edemeyeceğiniz sayıda insan bu tür yazılardan olumsuz etkileniyor."
    Psikolog Özalp'e göre psikolojisi ve inancı zayıf kimi insanlar
    başlarına gelen en ufak bir olumsuzluğu bu tarz yazılara bağlıyor ve
    bunalıma bile girebiliyor.

    Yardım talep eden ve dua
    dağıtımı isteyen e-postaların haricinde, insanları paranoyakça
    düşüncelere
    sevk edebilecek e-postalar da internette zincir mail olarak dolaşıyor.

    Bunların en bilinenleri;
    "içeceğinin
    içerisine uyku ilacı atılıp uyutulan ve buz dolu küvette gözlerini
    açtığında böbreğinin çalındığını fark eden kurban;





    sinemaya gittiğinde
    AIDS'li bir hastanın koyduğu iğnenin üzerine oturup virüs kapan
    kişi; yanlış ilaç yüzünden hayatı kararan hastaların hikâyesi.

    Bu tür uydurma bilgiler
    içeren e-postaların bir amacı da toplumda paranoyak ruh hâlinin,
    korkunun,
    güvensizliğin yaygınlaşmasını sağlamak gibi görünüyor.

    Tercüme olan bu maillerin
    de çıkış yeri Amerika.

    Fakat insanlar kendi
    çevrelerinde böyle durumların yaşandığını hayal ediyor ve birbirlerini
    haberdar etmek için bu e-postaları gönderiyor.

    Alanur Özalp'e göre
    bunları hazırlayanlar patolojik bir hastalığa sahip, hayattan
    istediğini
    alamamış, insanlar tarafından kandırılmış kişiler. Amaçları ise diğer
    insanları da kendi ruh hâllerine ortak etmek, sıkıntıya sokmak.

    AMAÇLARI,
    ADRES PAZARLAMAK

    Aksiyon Dergisi Bilişim Editörü Yasin
    Kesen, konuya farklı bir yaklaşım getirerek uyduruk e-posta
    mesajlarını
    başlatanların çoğunlukla öyle büyük 'idealleri' veya
    hastalıkları olmadığını söylüyor.

    "Çoğu kez tek
    amaçları, onbinlerce e-posta adresini toplayıp CD'ler hâlinde
    pazarlamak" diyen Kesen,

    "Ben dahil
    listendeki herkese gönder" ibaresi olan mesajların bu maksadı hemen
    ele verdiği görüşünde. Bir titan zinciri gibi her defasında ilk
    başlatana
    da ulaşan e-postaların "gönderilen adresler" bölümündeki
    adresler toplanarak "sağlıklı bir arşiv" oluşturulmuş oluyor.


    Bu işlemi daha hızlı
    yapmak için de çok basit programlar var. Metin yığınları içerisindeki
    e-posta adreslerini seçebilen program, binlerce sayfalık bir metni
    kısa
    sürede tarayarak adresleri kullanıma, yani 'satışa' hazır bir
    liste haline getirebiliyor.


    E-posta kutusu çöplüğe
    dönen internet kullanıcılarının bilinçli ve seçici olması gerektiğini
    belirten Kesen,


    "Mail kutusuna
    düşen her mesajı okuyanlar, bunların kaynağını ya da gerçeklik
    derecesini
    sorgulamadan herkese gönderip bütün dostlarının zamanını çalıyor."
    diye ekliyor.

    Psikolog Alanur Özalp de
    bu tür mesajların hemen silinmesini tavsiye ediyor.

    İsmail İpek (İstanbul
    Müftü Yardımcısı): BU 'GÜNAH ZİNCİRİNE' KİMSE GİRMESİN

    Zincir e-postalar
    konusunda görüşlerine başvurduğumuz İstanbul Müftü Yardımcısı İsmail
    İpek,
    kötü niyetli bu tür girişimlerin kesinlikle ciddiye alınmaması
    gerektiğini
    vurguluyor:

    "İnsanları
    korkutan, ürküten, muallâkta bırakan, 'acaba başıma bir şey gelir
    mi' diye düşündürerek bir şeyler yapmaya zorlayan bu tür mailleri
    ciddiye almamak gerekir. İslam dininde böyle bir uygulama ve hüküm
    yoktur.
    Bunlar yanlış, boş ve lüzumsuz işlerdir ve dinimizce boş işlerle
    uğraşmak
    günahtır.

    Bu günaha kimsenin
    girmesini istemiyoruz. Bunu bitirmenin yolu; buna alet olmamaktır.
    Böyle
    bir maille karşılaşan kişi korkmasın, endişelenmesin, bunun dinle bir
    alakasının olmadığını bilsin ve sakın ola ki bir başkasına gönderme
    yanlışına düşmesin. Bu tarz şeyler günahtır ve bize yakışmıyor.
    İslam'ın bizden istediği şeyler belli; her şey açık açık beyan
    edilmiştir. Bunlar Müslümanların kafasını bulandırmak için ortaya
    atılmış
    lüzumsuz işlerdir."

    işte mail adres satış tanıtımı
     
  2. 6 Ekim 2007
    Konu Sahibi : EU1
  3. Elif

    Elif Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    24.653
    Beğenildi:
    5.191
    Ödül Puanları:
    438
    İnternette, posta kutuları arasında dolaşan yardım, dua, uyarı vb. amaçlı e-postaların çoğunlukla uydurma olduğunu ve kötü amaçlarla üretildiğini biliyor muydunuz?
    'Bismillahirrahmani rrahim, La havle vela kuvvete illa billahi aliyyil azim. Allahumme inni esabet ya kadümü ya daimü yasekde yeus yabudu ya semedü ya hayyümü ya kayyümü yazel celali vel ikram feinte cihan fevui hasilla hala ihake ilahu aleyni teveknül tüve hüve rabbilazim. Yüce Allah bu duayı 1251 yılında birine nasip etmiş. O kişi bunu 7 kişiye dağıtmış ve zengin olmuş. Sonra bu dua bir fakirin eline geçmiş; fakat o inanmayınca evi yanmış. Bir kadının eline geçmiş ve o da inanmamış; onun da çocuğu ölmüş. Bu dua kimin eline geçerse 7 kişiye dağıtsın, ne isterse olur. Duayı 7 gün içinde 7 kişiye gönderirsen isteğin gerçekleşecek. Dağıtmazsan başına felaketler gelecek…'

    İkinci cümlesinden itibaren çoğu hiçbir anlam ifade etmeyen saçma sapan kelimelerden oluşan bu ve buna benzer bir 'dua' size değilse bile arkadaşınızın e-posta adresine gelmiştir. Ya da, çocuğu kanser olan ve tedavi masrafını bir şirketin ödeyeceğini, onun için de 'bu mailin' en az 3 kişiye gönderilmesi gerektiğini, 'İnanmazsanız aşağıdaki numarayı çevirip sorun' diyen yazılar…
    Microsoft'un para dağıttığını, bu e-posta ne kadar çok kişiye gönderilirse o kadar komisyon verileceğini, MSN Messenger'in 'ücretli' olacağını, bunu engellemek için çok sayıda kişiye e-mail gönderilmesini isteyen yazılar...

    Acaba 'zincir mailler' olarak isimlendirilen ve kartopunun çığı meydana getirmesi gibi internette eşe dosta gönderilerek 'herkesin haberdar olması sağlanan' bu mesajlar neyi amaçlıyor?

    Dünyanın her tarafında internet kullanıcılarına ulaşan bu maillerin çıkış yeri neresi? Bu tür mailler insanları nasıl etkiliyor?
    ESKİNİN HURAFE MEKTUPLARI ÇAĞ ATLADI!

    Yıllar önce evlerdeki posta kutularına, kapı önlerine bırakılan 'esrarengiz' mektuplar oldukça revaçtaydı.

    Kimin yazdığı, niye yazdığı belli olmayan bu 'felaket tellalı' mektuplar halk arasında bir hurafe çılgınlığının ve korkunun yaşanmasına yol açıyordu.
    Kimi el yazısıyla, kimi de fotokopiyle çoğaltılıyordu bu mektupların. Onların günümüzdeki muadili ise internet üzerinden gönderilen zincir e-postalar.
    'Bu duaya inanmayan ve 44 kişiye göndermeyen kişilerin evleri yandı, çocukları öldü, soyları kurudu' benzeri ifadelerle insanlar korkutularak kafaları karıştırılıyor.
    Dinî altyapısı zayıf birçok insan için bu türden yazılar panik ve paranoyaya sebep oluyor. Alanur Özalp, bu konudaki bir hatırasını, 'Psikolojik sıkıntılar yaşayan bir hastam, bir gün telaşla beni aradı; tatilden yeni geldiğini ve e-posta kutusunda 7 gün içerisinde tanıdıklarına göndermezse başına çok büyük belaların geleceğini bildiren bir mail bulunduğunu; ama tatilde olduğu için gönderemediğini söyledi.
    Hastam kaygılı bir şekilde 'Acaba şimdi göndersem olur mu? Başıma bir musibet gelir mi?' diye sormuştu.' diye anlatıyor ve ekliyor:

    'Tahmin edemeyeceğiniz sayıda insan bu tür yazılardan olumsuz etkileniyor. ' Psikolog Özalp'e göre psikolojisi ve inancı zayıf kimi insanlar başlarına gelen en ufak bir olumsuzluğu bu tarz yazılara bağlıyor ve bunalıma bile girebiliyor.

    Yardım talep eden ve dua dağıtımı isteyen e-postaların haricinde, insanları paranoyakça düşüncelere sevk edebilecek e-postalar da internette zincir mail olarak dolaşıyor.
    Bunların en bilinenleri;

    'içeceğinin içerisine uyku ilacı atılıp uyutulan ve buz dolu küvette gözlerini açtığında böbreğinin çalındığını fark eden kurban;

    sinemaya gittiğinde AIDS'li bir hastanın koyduğu iğnenin üzerine oturup virüs kapan kişi; yanlış ilaç yüzünden hayatı kararan hastaların hikâyesi.

    Bu tür uydurma bilgiler içeren e-postaların bir amacı da toplumda paranoyak ruh hâlinin, korkunun, güvensizliğin yaygınlaşmasını sağlamak gibi görünüyor.
    Tercüme olan bu maillerin de çıkış yeri Amerika.

    Fakat insanlar kendi çevrelerinde böyle durumların yaşandığını hayal ediyor ve birbirlerini haberdar etmek için bu e-postaları gönderiyor.

    Alanur Özalp'e göre bunları hazırlayanlar patolojik bir hastalığa sahip, hayattan istediğini alamamış, insanlar tarafından kandırılmış kişiler. Amaçları ise diğer insanları da kendi ruh hâllerine ortak etmek, sıkıntıya sokmak.

    AMAÇLARI, ADRES PAZARLAMAK

    Aksiyon Dergisi Bilişim Editörü Yasin Kesen, konuya farklı bir yaklaşım getirerek uyduruk e-posta mesajlarını başlatanların çoğunlukla öyle büyük 'idealleri' veya hastalıkları olmadığını söylüyor.

    'Çoğu kez tek amaçları, onbinlerce e-posta adresini toplayıp CD'ler hâlinde pazarlamak' diyen Kesen,

    'Ben dahil listendeki herkese gönder' ibaresi olan mesajların bu maksadı hemen ele verdiği görüşünde. Bir titan zinciri gibi her defasında ilk başlatana da ulaşan e-postaların 'gönderilen adresler' bölümündeki adresler toplanarak 'sağlıklı bir arşiv' oluşturulmuş oluyor.

    Bu işlemi daha hızlı yapmak için de çok basit programlar var. Metin yığınları içerisindeki e-posta adreslerini seçebilen program, binlerce sayfalık bir metni kısa sürede tarayarak adresleri kullanıma, yani 'satışa' hazır bir liste haline getirebiliyor.

    E-posta kutusu çöplüğe dönen internet kullanıcılarının bilinçli ve seçici olması gerektiğini belirten Kesen,

    'Mail kutusuna düşen her mesajı okuyanlar, bunların kaynağını ya da gerçeklik derecesini sorgulamadan herkese gönderip bütün dostlarının zamanını çalıyor.' diye ekliyor.

    Psikolog Alanur Özalp de bu tür mesajların hemen silinmesini tavsiye ediyor.

    İsmail İpek (İstanbul Müftü Yardımcısı): BU 'GÜNAH ZİNCİRİNE' KİMSE GİRMESİN
     
  4. 3 Nisan 2008
    Konu Sahibi : EU1
  5. EU1

    EU1 Guest

    > Aşağıda okuyacağınız yazı zincirleme e-maillerin insanları ne duruma
    > düşürdüğünün en iyi ifadesidir:

    >
    > Bu zamana kadar bana zincir e-posta gonderen tum dost ve arkadaslarima
    > tesekkuru bir borc bilirim!
    >
    > Sayelerinde tuvalet temizlemekte kullanıldığını öğrendiğim kolayı içemez
    > oldum.
    >
    > Aids virusu taşıyan iğneler kıçıma batar korkusuyla sinemaya gidemez
    > oldum.
    >
    > Deodorantlar kanser yapiyor diye sayelerinde artık bir domuz gibi kokmaya
    > başladim.
    >
    > Telefon hattimi kullanip bana borç takarlar korkusuyla telefonlara da
    > cevap
    > vermiyorum.
    >
    > İçinden fare ya da fare zehiri çikar diye hiçbir kutu içecegi içmiyorum.
    >
    > Cok sevdigim ickime ilac koyup beni uyuturlar,organlarimi calarlar ve buz
    > dolu bir kuvetin icinde uyanırım diye bana yaklaşanlari da tersliyorum.
    >
    > Neyim var neyim yoksa satip hastanede yatan ve buyuk ihtimalle olmek üzere
    > olan cocuklara yatirmayi dusunuyorum.
    >
    > Mail listesine katilirsam alacagim soylenen para bilgisayar,cep telefonu
    > ya
    > da gezileri beklemekten de evden disarı cikamaz oldum.
    >
    > Tuz Golu'ne Konya'nin katkilarindan dolayi yemeklerim tuzsuz tatsiz.
    >
    > Bir maili forward etmedim,basima ne belalar gelecek diye korkuyla
    > beklemekten ruh sagligimi da kaybettim.
    > Multipl skleroz olunuyormus diye diyet ürünleri düşmanima bile tavsiye
    > etmiyorum.
    >
    > Yerli mali kullanacagim derken marketlerde barkodu 869 ile baslayan
    > ürünleri
    > aramaktan da gozlerimin biraz daha bozuldugunu farkettim.
    >
    > Sevgili dost ve arkadaslarimdan gelen 'lutfen okuyunuz' , 'cok onemli' ,
    > 'aman viruse dikkat' 'bilmem kim para dagitiyor' 'en az bes kisiye yolla'
    > ,
    > 'inanmadim ama dogruymus' 'kisiligini test et' , 'tikla para yolla,tikla
    > yardım et' , 'bilmemkim seni gozetliyor' , 'bilmemkime mail at, haddini
    > bildir, oy at' , 'onu yeme bunu ye' seklinde baslayan kerameti kendinden
    > menkul, nev'i sahsina munhasir bu mailler sayesinde hep beraber 'kafayi
    > cizme'ye ne kadar yakin oldugumuzu da musahade etmis oldum.
    >
    > SIMDI Eger bu maili 60 saniye icinde 1200 kisiye gondermezsen bilesin ki
    > bir
    > kus sabah aksam kafana yapacak ve hayati sana dar edecektir.
    >
    > Bu da yeni geldi
    >
    > Hande mi yener, Funda mi arar hayir Seray sever. Bu üçüne önce Nejat isler
    > sonra da Ahmet çakar.
    > Bu geyik Celal'i bayar, bu geyige dayanamayan Ferhat göcer, yillar sonra
    > bunlar tarih olur, o tarihi de Gönül yazar, Mehmet okur.
    >
    > Bu mesaji 10 kisiye gönderirsen dileklerin kabul olur.
    > Buna da anca Kadir inanir..
     
  6. 27 Nisan 2008
    Konu Sahibi : EU1
  7. Elif

    Elif Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    24.653
    Beğenildi:
    5.191
    Ödül Puanları:
    438
    Türkiye’de gıda sektörünün yüzde 70’i kayıt dışı... Yüzde 30’u oluşturan kayıtlı gıda üreticileri ise rakiplerinin kaçak güreştiği sektörde bir de yanlış bilgilendirme yapan e-mail zincirleri ve eksik bilgiye dayanan sağlık haberleri ile mücadele ediyor.

    Gıda Güvenliği Derneği Başkanı Samim Saner bu mail’lerin tamamının yanlış bilgilendirme olduğunu vurguladı: “İnanın biz internette dolaşan sağlıkla ilgili tüm mail’leri inceliyoruz, daha bir tanesi bile doğru çıkmadı. Hepsinin altında bir profesörün ismi olur biliyorsunuz, bu profesörleri arıyoruz, tümü ”İsmimi kullanmışlar, ben böyle bir yazı yazmadım” diyor.

    Peki bu mail’ler niye atılıyor? Saner’in verdiği bilgiye göre bu tip mail’ler yurtdışına mail adresi satanlar tarafından gönderiliyor ve hızla yayılıyor. Bir mail birkaç adrese gittikten sonra çarpan etkisiyle binlere, yüzbinlere ulaşıyor, zincirin bir noktasında maili atan kişiye geri dönüyor ve o zamana kadar gezdiği tüm mail adreslerini ele veriyor. Bu kişiler yurtdışında “Türkiye’den satılık e-mail adresi” diyerek bu mail adreslerini satarak para kazanıyor. Birçok insan da gıda alışkanlıklarını bu yanlış bilgiler ışığında yeniden şekillendiriyor.

    TAVUKTA HORMON OLUR MU

    Sağlık şu anda herkesin en hassas olduğu konu. Bu nedenle yanlış bilgilendirme yapan e-mail’ler büyük bir hızla yayılıyor ve bu yanlış mailler nedeniyle kayıt içindeki gıda üreticileri büyük töhmet altında kalıyor. Bu mücadelede bazı firmalar dava yoluna gidiyor, dedektif gibi maili dolaştıran kişiyi arıyor, bazı firmalar ise sektör olarak dernekleşerek ’Hayır bütün bu bilgiler yanlış’diyor.

    Margarin üreticilerinin “Margarin bitkiseldir, söylendiği gibi kolestrol yapmaz” diyerek kurduğu MÜMSAD bu konuda en son örneklerden biri. Asıl savaşı kuş gribi sırasında veren markalı tavuk üreticileri de Türkiye’de yüzde 90’ı kayıtiçinde olan tek sektör olarak, kendilerini savunmak için Sağlıklı Tavuk Bilgi Platformu’nu kurdu. Platformun ve CP Türkiye’nin Başkan Yardımcısı Nezih Gencer, “Kuş gribi sırasında sektörümüz kendini yeniden var etti. Markalı üreticiler olarak biz kayıt içindeyiz ve sürekli denetleniyoruz. Düzenli olarak tavuklarımızdan örnekler alınıyor. Bugüne kadar bir tek tavuğumuzda bile sağlığa zararlı bir maddeye rastlanmadı. Bırakın hormon gibi zararlı katkı maddeleri vermeyi, tavuğa verdiğimiz yemi bile sterilize ediyor, tertemiz kümeslerde besliyoruz. Hayvansal proteinin çok az tüketildiği ülkemizde tavuk çok sağlıklı ve çok ucuz bir ürün. Tüm çiftliklerimiz günde 24 saat tüketicilerin denetimine açık” diyor.

    TEK ÇIKAR YOL MARKA

    Batılı ülkeler sağlıklı beslenmek için organik ürünlere yöneliyor. Türkiye’de ise organik ürünlerden bile şüphe edilen, kayıt dışının kayıt içini zorladığı bu ortamda biz ne yapacağız? Veteriner Halk Sağlığı Derneği Bilim Kolu Başkanı Prof. Dr. Tahsin Yeşildere bu soruyu, “En temel önlem, açık satılan her türlü gıda ürününden uzak durmak, denetlenen, markalı ürünleri kullanmak” sözleriyle cevaplandırıyor.

    Vatan
     
  8. 11 Temmuz 2008
    Konu Sahibi : EU1
  9. ngs2007

    ngs2007 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    15 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    730
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Bu maile sakın inanmayın!
    10 Temmuz 2008 Perşembe 21:08
    O mail yine hortladı. Bu kez Türkiye'den biri gönderiyormuş gibi görünüyor. İnanmayın, silin atın... O mailde işte bunlar yazıyor;

    Bir zamanlar, Microsoft'un özel bir çalışma yaptığını ve size gelen e-posta mesajını ilettiğinizde size para ödeyeceğini belirten SPAM mesaj internette çılgınlar gibi dolaşıyordu. Hemen hemen her dile (bu arada Türkçeye de) çevirilen bu mesaj şimdi tekrar dolaşmaya başladı.

    MAİLİ GÖNDER PARA KAZAN

    Mesaj ilk ortaya çıktığı 2006 yılında Microsoft'tan Charles S. Bailey tarafından gönderilmiş gibi görülüyordu. Yeni SPAM mesajında ise yerelleşme söz konusu. Mesaj artık Türkiye'den bir matematik öğretmeninden gelmiş gibi görünüyor, mesajın doğruluğunu onaylayan ve Microsoft'tan çuvalla para kazandığını iddia eden ise Bilkent Üniversitesindenmiş gibi yazılıyor. Bunun dışında 2006 yılında yayınlanan mesajla içerik tamamen aynı. Ve elbette yalan.

    Mesaj değişik yollardan yayılıyor, örneğin size de bu hafta içinde bir arkadaşınızdan gelmiş olabilir. Peki ne yapılmalı? İlk iş olarak mesajı hemen silin ve gönderen arkadaşınızı da uyarın, bir daha böyle yalanlara kanmasın.

    İŞTE O MAİL:

    Tekrar dolaşmaya başlayan SPAM mesaj metni aşağıdaki gibi görülüyor.

    "Eğer doğru ise süper, değilse de kayıp yok. Umarım doğrudur. Denemesi bedava nasıl olsa. Normalde bu tarz haberleri iletmiyorum, ama bu haber iyi bir arkadaşımdan, avukat olan arkadaşımdan geliyor ve iyi bir fırsat gibi görünüyor. O, doğru diyorsa gerçekten doğrudur. En azından insanı kaybedecek bir şeyi yok. Bana şunları anlattı: avukatım ve yasaları biliyorum. Bu bir gerçek. Aldanmayın, aol ve intel, aynı pepsicola`nın kısa süre önce general elektrik ile yaptığı gibi, mahkeme karşısına çıkmaktan ve milyonluk tazminatlardan korktukları için sözlerini tutuyorlar. Sevgili arkadaşlar lütfen bunu bir şaka olarak görmeyin. Bill Gates şu an servetini dağıtıyor. Buna karşılık vermezseniz ileride bunun için pişman olabilirsiniz.

    BU MAİLİ İLETEN HERKESE 245 EURO ÖDENECEK

    Windows hala en sık kullanılan program. Microsoft ve aol şu an bu metin ile bir deney yapıyorlar (e-mail beta test). Bu maili arkadaşlarınıza gönderdiğinizde microsoft iki hafta boyunca izini sürebilir ve sürecektir. Bu maili ileten her kişi için microsoft 245 euro ödeyecektir.Bu maili gönderdiğiniz ve bunu devam ileten her kişi için microsoft 243 euro ödeyecektir. Bu maili alan üçüncü kişi için ise microsoft 241 euro ödeyecektir. Iki hafta sonra microsoft size posta adresinizi teyit etmeniz amacıyla size ulaşacaktır ve size bir çek gönderecektir."

    MİCROSOFT YALANLAMIŞTI

    Microsoft'un daha önce bu konuda bir açıklama yapıp mesajı yalanlamıştı. Microsoft "İlgili mesajın doğruluk payı yoktur. “Hoax” adı da verilen bu tür mesajlar, “virüs, ödül, yardım, vb.” konulardaki asılsız içerikleriyle heyecan yaratarak kullanıcıların zamanını boşa harcamalarına neden olmaktadır. Bu yöntem ayrıca, yoğun mesaj zinciri içinde geçen e-posta adreslerini ele geçirerek, daha sonra kullanıcılara istekleri dışında mesajlar göndermeyi amaçlayan kötü niyetli kişiler tarafından da yaygın biçimde kullanılmaktadır." demişti.
     
  10. 19 Eylül 2008
    Konu Sahibi : EU1
  11. Elif

    Elif Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    24.653
    Beğenildi:
    5.191
    Ödül Puanları:
    438
    Microsoft Türkiye, Microsoft'un bir tür piyango düzenlediğini ifade eden "Kesin oku, doğruysa yaşadık..." başlıklı mesajın, tamamen gerçek dışı bir iddia olduğunu bildirdi.

    Microsoft Türkiye'den yapılan yazılı açıklamada, Microsoft adına birçok asılsız mail yollandığı belirtilerek, bu sahte maillerden yeni birinin son günlerde yoğun bir şekilde dolaştığının tespit edildiği kaydedildi.

    Açıklamada, "Bu mail, Microsoft'un bir tür piyango düzenlediğini ifade eden 'Kesin oku, doğruysa yaşadık...' başlıklı mesajdır. Bu mesaj, kolaylıkla tahmin edilebileceği gibi tamamen gerçek dışı bir iddiadır ve kötü niyetli kişilerce internet kullanıcılarının kişisel bilgilerine ulaşmak için hazırlanmıştır" denildi.

    Microsoft'un kullanıcılara önerdiği güvenlik önlemlerine de yer verilen açıklamada, kullanıcılara internet üzerinden bilgisayar güvenliği ile ilgili şu önerilerde bulunuldu:

    "Önemli kişisel bilgilerinizi hiçbir zaman bir e-posta, anlık ileti veya açılır pencere üzerinden başkalarına vermeyin.

    Herhangi bir bilgi girmeden önce web sitesinin kişisel bilgilerinizi koruduğundan ve gerçek olduğundan emin olun.

    Windows Live Messenger ve Windows Live Hotmail adresinizde kullandığınız şifrenizi mutlaka belirli bir uzunlukta ve kolay tahmin edilemeyecek şekilde belirleyin. Şifrelerinizi kimseyle paylaşmayın. Başka e-posta hesaplarınız, üye olduğunuz forumlar, bloglar ve başka interaktif siteler için aynı şifreyi kesinlikle kullanmayın.

    Windows Live Messenger anlık ileti penceresinden veya Windows Live Hotmail e-postanızdan tanıdığınız bir arkadaşınızdan bile gelmiş olsa (arkadaşınızın e-posta hesabının korsanlar tarafından ele geçirilip geçirilmediğini bilemezsiniz) gönderilen linkleri dikkate almayın ve asla bu linkleri tıklayarak hesabınıza giriş yapmayın. Windows Live Messenger servisini kullanmak için sadece orijinal Windows Live Messenger'i kullanın. Bu amaçla hazırlanmış MSN'den bağımsız servisleri kullanmanızı tavsiye etmiyoruz.

    MSN veya Windows Live Hotmail müşteri hizmetleri, Microsoft destek hizmetleri adı altında gelen e-postalar içinde yer alan linkleri tıklayarak şifrenizi, özel güvenlik bilgilerinizi talep eden sorulara cevap vermeyin.

    Windows Live Messenger listenize eklenmek için tanımadığınız biri tarafından davet alırsanız asla kabul etmeyin. Kişisel bilgilerinizi isteyen bir e-posta iletisi, anlık ileti veya açılır pencere alırsanız bağlantıyı tıklamayın.

    Bilgisayarınızın güvenlik ayarlarını asla düşürmeyin. Sizinle paylaşılacak bir dosyası olduğunu belirten ancak bunu görebilmeniz için güvenlik ayarlarınızı düşürmeniz gereken anlık iletilere veya e-postalara güvenmeyin. Bilgisayarınızın güvenliğini artırmak için http://www.microsoft.com/turkiye/athome/security/default.mspx adresindeki yönergeleri adım adım uygulamanızı öneririz.

    Tüm bu uyarıların dikkate alınmasına karşılık bir anlık dalgınlık sonucu şifre bilgisayar korsanları tarafından ele geçirildiği takdirde, öncelikle parola sıfırlama işlemi yapılmasını öneriyoruz."

    AA

    http://www.haberturk.com/haber.asp?id=98562&cat=210&dt=2008/09/19
     
  12. 7 Aralık 2008
    Konu Sahibi : EU1
  13. buzdevri

    buzdevri **** Üye

    Katılım:
    31 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    5.660
    Beğenildi:
    12
    Ödül Puanları:
    148
    çok doğru gerçekten hiç birşekilde prim vermemek lazım...
     
  14. 14 Ocak 2009
    Konu Sahibi : EU1
  15. Elif

    Elif Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    24.653
    Beğenildi:
    5.191
    Ödül Puanları:
    438
    Yüzlerce sitede bulunan mesajla, bazı dolandırıcılar, vatandaşın bankamatik şifresini öğrenmek için Merkez Bankası’nın adını kullanıyor. ’Eğer bir gün ATM makinelerinden bir soyguncu tarafından para çekmeye zorlanırsanız PIN kodunuzu ters girmeniz halinde (Örn. 1234 yerine 4321 gibi); makine parayı veriyor ancak bu arada polis de çağırıyor.’ şeklinde mesajlar atan kişilerin yeni bir dolandırıcılık şebekesi olabileceği belirtiliyor.

    Uzmanlar, ATM’lerin polis çağırmasının teknolojik olarak mümkün olmadığını belirtirken, bu mesajlarla vatandaşın banka kartı şifresinin kolaylıkla öğrenileceği ve hesapların boşaltılabileceği uyarısında bulunuyor.

    Yüzlerce sitede bulunan ve maillerle yaygınlaşan mesajın Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’na atfen yapılması vatandaşa inandırıcı geliyor. Bazı sitelerde sadece mesaj yer alırken bazılarında mesajın başında ve sonunda Merkez Bankası ve ATM’den para çekme, Merkez Bankası’ndan uyarı şeklinde yer alıyor. İnternet arama motoru google’a "Eğer bir gün ATM makinelerinden bir soyguncu" yazıldığında birçok sayfada söz konusu metin kullanıcıların karşısına çıkıyor. Mesajın altında ayrıca, ’Bu konuyu çok nadir kişinin bildiği için, mümkün olduğunca çok kişiye bildirelim’ notu yer alıyor. Bu not ile daha çok kişinin banka kartı şifrelerinin öğrenilmesi amaçlanıyor.

    MB: BU MESAJIN ASLI ASTARI YOK

    CİHAN, söz konusu uyarı mesajının MB tarafından atılıp atılmadığını Merkez Bankası yetkililerine sordu. Yetkililer, konuyla ilgili vatandaştan da telefonlar geldiğini belirterek, "Bizim vatandaşlara böyle bir çağrımız olmadı. Eğer olsa bunu resmi bir açıklamayla yaparız. Zaten mesajlardaki gibi makinenin polis çağırması teknolojik olarak mümkün değil." açıklaması yaptı.

    Bankadan üst düzey bir yetkili, internet üzerinden yayılan bu mesajların dolandırıcıların yeni bir yöntemi olabileceğine dikkat çekti. Merkez Bankası’nın böyle bir uyarıda bulunmadığını dile getiren aynı yetkili, "Böyle bir şey yok. Atılan mesajda yazanların aslı astarı yok." dedi.

    İŞTE O SAHTE MESAJ

    "T.C. MERKEZ BANKASI’ndan bir uyarı..Dağarcığınızda bulunsun...
    Eğer bir gün ATM makinelerinden bir soyguncu tarafından para çekmeye zorlanırsanız PIN kodunuzu ters girmeniz halinde (Örn. 1234 yerine 4321.. gibi). Makine parayı veriyor ancak bu arada polis de çağırıyor. Bu konuyu çok nadir kişinin bildiği için, mümkün olduğunca çok kişiye bildirelim. T.C. MERKEZ BANKASI
     
  16. 16 Ocak 2009
    Konu Sahibi : EU1
  17. crescentmoon

    crescentmoon ¢яєѕ¢єηт Üye

    Katılım:
    27 Ekim 2008
    Mesajlar:
    3.349
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    106
    bana gelen hiçbir zincir maili tekrra yollamam. anında silerim.
    bu tür maillere inan kişlerede hayret ediyorum ama alanur hanımın dediğine göre çok fazla sayıda kişi inanıyormuş. biçok insanda aman ne zararı var diyerek yolluyorlar. keşke herkes buraı okusada kimse inanmasa bu tür şeylere :enbuyukkk:
     
  18. 18 Ocak 2009
    Konu Sahibi : EU1
  19. OiRPATA

    OiRPATA Popüler Üye Üye

    Katılım:
    13 Ekim 2008
    Mesajlar:
    1.522
    Beğenildi:
    10
    Ödül Puanları:
    106
    zincirleme maillerin nefret ettigim bi diğer yönü ... çoklu atılınca tüm türkiyeye adresin yayılıyor ... hergün ilginç kullanıcılardan teklif geliyor ya deli oluyorum