zordur ayrılığın ilk günü

Konusu 'İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden' forumundadır ve husel tarafından 6 Ağustos 2007 başlatılmıştır.

    6 Ağustos 2007
    Konu Sahibi : husel
  1. husel

    husel er:) Üye

    Katılım:
    16 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    1.849
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    148

    *sizi beraber gormeye alismis insanlarin en cok soru sordugu gundur

    *aşk şarkılarının işkence amaçlı yazıldığına kanaat getirten gündur

    *sevgiliden ayrılınan gün çok içildiği için tamamı baş ağrısıyla geçecek olan gün.

    ayrıca uyanıldığında "hastir yaa uyandım" (ve rüya değilmiş) denilen gün.

    bir de, mütemadiyen "ulan bi uyusam söyle 7 sene falan, uyandığında herşey bitmiş olsa" diye düşünmeye başlanılacak günlerin

    ilkidir.

    *silkinip kendine geldikten sonra, sekil yapip disari cikanlar aynen sole dusunur; lan sekli yaptik ama emin degilim oldu mu, olmadi

    mi? neyse ben ortamlara akayimda belki unuturum onu. ah be nerdesin, beni birakip gittin öyle..

    *sabahtan akşama kadar anathema dinlenebilinecek bir gün.

    *en yakin arkadaslar acil yerinden bir kriz masasi olusturur neden nasil incelenir, aglasilir. herkesin vardir boyle bi deneyimi zaten

    onlar paylasilir. insan haddinden fazla uzgun ve umutsuz oldugu icin yemek falan yenmez, anca su/sut icilir. disari cikilmaz zombi

    gibi evde dolanilir yada elde selpak tuvalet kagidi rulosu, üstte esofman yataktan cikilmaz.

    *sevgilinin "kör" dahi olsa "badem gözlü" olmaya başladığı gündür..

    kavgalarınız,dırdırları,sizi delirtmesi,yanınızda gaz çıkarması gibi negatif özellikler bir anda kaybolur,sanki dünyanın en mükemmel

    şahsından ayrılmışsınız gibi hissedersiniz..

    *ya saat 10 oldu hala aramadı bu sefer kesin bitti herhalde neyse ya arar bekleyeyim en iyisi

    öğlen oldu tık yok acaba nerede şimdi? oha ya terk edildim herhalde saat 9 oldu tık yok

    dur ben bi gizli numaradan şunu arayayım ... hasss ya gürültülü bi yerlerde kesin eğleniyo içiyo yok yok olmayacak böyle en iyisi

    arayayım

    -alo? ya sen misin ben başka birini arayacaktım alışkanlık işte seni çevirmişim.yoo evdeyim bişey yapmıyorum haaaa öyle mi peki

    sana iyi eğlenceler.
    -anneeeeeee babamın viskileri nerede buz var mı bende az sigara kalmış fazla paketin var mı? ya sana ne be kadın bişi olmadı

    sadece içmek istedim anne onun hakkında öyle konuşma belki barışırız.anneeee dedim sana ekmek bıçağını bileyletme bana...

    *sigarayı bırakmaya çalışırkenki ilk gün gibi olan gün.olur olmaz herşeyle onun arasında bir bağlantı bulup ondan bahsetmek ve

    özlemekle geçer.dayanamaz da geri dönerseniz sonunu bildiğiniz filmi tekrar yaşamaya devam edersiniz.

    *kesinlikle daha başınıza hiçbir şeyin gelmediği gündür. çünkü ilk gün tuhaf bir tutukluk, donukluk günüdür. her şeyin

    farkındasınızdır, ama nedense ağlamaz, acıyı duyumsamaz, paniklemezsiniz. ne zaman ki zaman ilerler, çekmecenizde ona ait küçük

    bir anahtarlık bulursunuz, buzdolabında birlikte alınmış, pişirilmiş ya da yenmiş, yarım kalmış bir yemek görürsünüz ve daha aklınızın

    ya da evinizin türlü köşelerine gizlenmiş binlerce detay farkedersiniz, işte o zaman ev sizin için bir zindana hayat da bir işkenceye

    dönüşmeye başlar.

    kısacası sevgiliden ayrıldıktan sonraki ilk gün, onu takip eden günlerin başlangıcıdır.

    *insanın kendini üzerinden kamyon geçmiş manda boku gibi hissettiği gün.

    *günün sonunda, yatmadan önce: "neyse bitti bugün, darısı yarının başına" denir..

    *şiirlere konu olmuş gündür.

    misal;
    ayrıldığımız günün ertesi sabahını hatırlıyorum şimdi
    olmadığın için uyanamayışımı
    kahvaltı masasında bir dilim eksik sevgi
    ellerimle ekmeğe birşeyler sürmek
    -ki sen hiç izin vermezdin-
    çok garip gelmişti
    evden çıkarken gülümsemeni almayı
    unuttuğumu düşündüm biran
    ama yoktun
    ve dönüşümde
    ev kadar büyük içimdeki boşluk
    ve bir aynaya ilk defa
    merhaba deyişim....