Omega-3 yağ asitleri, hamilelik döneminde ve sonrasında bebeklerin beyin ve sinir sisteminin gelişimine yardımcı olur. Omega-3 yağ asitleri çoklu doymamış yağ asitleridir ve doğum öncesinde kan yoluyla doğumdan sonra da anne sütüyle beynin ve retinanın gelişiminde kullanılmak üzere bebeğe aktarılır.




Hamilelik ve emzirme döneminde; demir, folik asit ve kalsiyum alınmasının önemi bilinmektedir ve bunlara omega 3 yağ asitleri de eklenmiştir. Omega-3 yağ asitleri, özellikle beyin, retina ve kalpte yüksek oranlarda bulunmaktadır. Hamileliğin özellikle son üç ayında anneden bebeğe büyük miktarlarda Omega-3 yağ asitleri iletilir. Hamilenin özellikle bu aylarda daha çok balık yemesi veya takviye alması doktorlar tarafından önerilmektedir. İnsan beyni doğumdan önceki son üç ayda hızla büyür, doğumdan sonraki ilk 12 haftada bu büyüme hızı 3 kat artar. Bu nedenle hamile ve emzikli annelerin Omega-3 içeren gıdaları yeterince ve dengeli biçimde almaları çok önemlidir.

Hamilelik döneminde alınan Omega-3 yağ asitleri, erken doğum ve düşük riskini azaltmakta ve preeklampsinin daha az görülmesini sağlamaktadır. Ayrıca uzmanlar tarafından yapılan araştırmalarda yine Omega-3 maddesini bolca tüketen annelerin bebeklerinin yenidoğan ve bebeklik döneminde daha az uyku sorunu yaşadığını, ileriki dönemlerde çocukluk çağı allerjilerinin daha az görüldüğünü, hiperaktivite gibi dikkat eksikliği sorunlarının daha az yaşandığını göstermektedir.

Omega-3 yağ asitleri temel yağ asitleri olarak bilinir ve vücut tarafından üretilmediği için mutlaka besinlerden alınması gerekir. Omega-3 eksikliğinde; yavaş büyüme, görme zayıflığı, öğrenme yeteneğinde zayıflık, motor hareketlerde düzensizlik, kol ve bacaklarda uyuşukluk hissi, davranış değişiklikleri gözlemlenir.

Omega-3 bulunduran besinler:

Balık eti
Ispanak
Semizotu
Ceviz
Badem
Yumurta
Mısır
Soya filizi
Nohut
Kuru fasulye
Marul
Lahana
Brokoli

Omega-3 maddesinden faydalanabilmek için, haftada iki kez balık yemek yeterli olabilmektedir. Günde 2-3 adet ceviz tüketmek ya da haftada iki porsiyon koyu yeşil yapraklı sebzelerden tüketmek Omega-3 ihtiyacını karşılamak için yeterli sayılmaktadır. Balık tüketiminde özellikle lüfer, levrek, çupra, çinekop, uskumru, istavrit, hamsi, somon gibi balıklar tüketilmeli ve konserve ton balıkları ayda 1-2 kutu dışında tüketilmemelidir. Balığı kızartmak yerine ızgara ya da buğulama olarak yemeyi tercih etmek gerekir. Balık yağı tabletleri doktor onayı alınarak içilmeli ve daha çok son aylarda kullanılmalıdır. Balık yağlarının bir kaç çeşiti olduğuna dikkat edilmeli ve gövdesinden üretilen yağlar tercih edilmelidir.

Omega-3 yağ asitlerinin diğer faydaları:

Düzenli kan dolaşımına yardımcı olur. Damar kaslarının elastikiyetini artırır.
Hücre gelişiminde katkıda bulunur.
Oksijenin kan akışı içerisinde transferinin yapılmasına yardımcı olur.
Kandaki kolesterol seviyesini düşürerek kalp sağlığını korur, kalp ve damar hastalıkları riskini azaltır.
Retina güçlenir ve gözler daha iyi görür.
Cilt sağlıklı ve pürüzsüz bir görünüm kazanır.
Hücre zarlarını kuvvetlendirir.
Kan şekeri seviyesinin kontrol altında tutulmasını sağlar.
Vücut enfeksiyonlara karşı daha dirençli olur.
Mutlu ve zinde hissetmeye yardımcı olur.
Stres, depresyon, yorgunluk gibi rahatsızlıklara olumlu etki eder.
Öğrenim bozukluğu ve dikkat eksikliğine faydalıdır.
Kanın beyin damarlarında rahatça dolaşmasını sağlayarak migren tipi ağrıları önlüyor.
Karbonhidrat ve proteinlerden daha zengin enerji kaynağıdır.
Saçları canlandırı ve parlak görünmesini sağler.
Kemiklerin gelişiminde ve şekillenmesinde önemli rol oynar. Ayrıca kemik erimesi hastalığı tedavisinde katkıları vardır.