Tiroit bezinin az çalışması veya fazla çalışması kadınlarda adet düzensizliği yapmakta ve gebe kalmayı önlemektedir.

Gebe kalamamak veya kısırlık sorunu kadınlarda genellikle endometriozis denen
rahim içini örten tabakanın hastalığı (% 11), rahim tüplerindeki hastalık (% 30)
ve yumurtalıkların iyi çalışmaması (% 59) nedeniyle oluşur.

Gebe kalamayan kadınların % 18’inde anti-TPO antikoru kanlarında yüksek
olarak bulunur. Buna karşılık endometriozis isimli rahim hastalığı olan kadınlarda
ise anti-TPO antikoru % 50’sinde, yani her 2 hastadan birinde yüksek olarak
saptanır. Bu antikor yüksekliğinin gebe kalmayı nasıl önlediği tam olarak
bilinmemektedir. Bilinen bir mekanizma bu antikorların tiroit bezinin az
çalışmasına neden olduğu ve bu nedenle yumurtlamayı bozduğu şeklindedir.

Anti-TPO antikoru yüksek olan kadınlarda ve tiroit bezi az çalışanlarda tüp
bebek başarı oranı düşüktür. Bu nedenle bu kadınların tüp bebek işlemi öncesi
tedavi edilmeleri gerekir.

Tiroit bezinin az çalışması, adet sıklığını azalmakta ve adetlerde oluşan kanama
miktarını artırmaktadır. Çok fazla oluşan adet kanamaları bu hastalıkta oluşan
kan pıhtılaşmasındaki azalmaya veya kanın fazla sulanmasına bağlıdır.
Hipotiroidisi olan kadınların % 23.4’ünde ise adet düzensizliği vardır.

Tiroit bezi az çalışan kadınlarda cinsel istekte azalma olduğu gibi yumurtlama
da bozulur ve gebe kalma şansı azalır. Hafif tiroit bezi yetmezliği olanlar
(sadece TSH hormonu yüksek, fakat T3 ve T4 hormonu normal olanlar) gebe
kalsalar bile düşük sıklığı fazladır.

Yukarıda belirtilen nedenlerle tüp bebek için başvuracak bayanlar veya kısırlık
problemi olan kadınlar mutlaka TSH, T4 ve anti-TPO antikor ölçümlerini yaptırmalıdırlar.

Kaynak: Prof. Dr. Metin Özata - Endokrinoloji, Diabet ve Tiroit Uzmanı