Kanunen ve ahlaki olarak dünyadaki tüm çocukların doğuştan sahip oldukları barınma ve eğitim hakkı, fiziksel, psikolojik ve cinsel sömürüye karşı korunma hakları vardır. Bunların hepsini tanımlamak için kullanılan ve her yıl 20 Kasım’da Dünya Çocuk Hakları Günü olarak kutlanan günde Cinsel Sağlık Enstitü Derneği (CİSED) cinsel terapistleri, “çocuk yaşta yaptırılan evliliklere” dikkat çekti…

İNTİHAR EDİYORLAR!

Erken yaşta yaptırılan evliliklerin ülkemizin en önemli toplumsal sorunlarından biri olduğuna değinen CİSED Onursal Başkanı Dr. Cem Keçe; “Ülkemizde bazen dedesi yaşındaki adamlara para için satılan, bazen ikinci ya da üçüncü eş olarak alınan, bazen de yaşça olgun adamların fiziksel ve cinsel şiddetine maruz kalan ve daha kendisi çocukken çocuk sahibi olan gelinler var… Anlaşıldığı üzere kız çocuklarını ekonomik yük olarak gören ve bu zihniyete sahip olan aileler, bu durumu ayrıca kendi geçim sıkıntılarına karşı bir çözüm yolu olarak da görebiliyor. Erken yaşta evlendirilen kız çocuklarının yaşamsal birçok hakkının elinden alınmasıyla birlikte, küçük yaşta yaşamak zorunda kaldıkları cinsellik nedeniyle, daha henüz cinsel yaşamın ne demek olduğunu bile bilmeden cinsellikten soğuyorlar, cinselliği bir görev olarak görüyorlar ve cinsel işlev bozuklukları yaşıyorlar. Hatta yaşadıkları büyük travmayı atlatamayan pek çok kız çocuğu intihar ediyor.” dedi.

HERKESE GÖREV DÜŞÜYOR!

Zihinlere yerleşmiş köklü gelenek kodlarının değiştirilebilmesi için erken evliliklerin yapıldığı bölgelerde çok yönlü reformlar gerçekleştirilmesi gerektiğini savunan CİSED Genel Başkanı Dr. Cebrail Kısa; “Gelenek diye kabul ettirilmeye çalışılan ve nesillerce devam ettirilen erken yaştaki kız çocuklarına yaptırılan evlilikler ülkemizde çok büyük hasara sebep olmakta, ülkenin ve toplum gelişememesine neden olmaktadır. CİSED olarak Çocuk Hakları Bildirisi’ndeki hakların hayata geçirilmesi için başta Milli Eğitim Bakanlığı ve değerli medyamız olmak üzere tüm kurum ve kuruluşlara görevler düştüğüne inanıyoruz.” dedi.