Davranış Bozuklukları benim oglum gibi olan varmi paylasin lütfen

Çocuğumuzda karşılaştığımız huysuzluk, saldırı, şiddet, içe dönüklük, korkaklık, hiperaktiflik, pasiflik, dikkatsizlik, çevreye uyum, utangaçlık, hırçınlık vs birçok sorununuzun paylaşıldığı konular.

figenn

Aktif Üye
Kayıtlı Üye
23 Ağustos 2007
114
1
arkadaslar oglum 32 aylik biri gelse elinden oyuncagini alsa hic savunma yapmiyor.cocuklar bagirirsa hemen bir kenara kaciyor siniyor.digerl cocuklara karisip kosturup oynamiyor bu benim ouyncagim vermem diye hic inatlasmiyor.ona vurmaya kalksinlar kendini savunmuyor cok uzuluyorum arkadaslar.yakinda ana okuluna baslayacak ne yapacak diye endise duymaya basladim.diger cocuklar afacan gibi herkes bir oyuncagi ile parka iniyor benim olgumun elindeki oyuncagi da alip oynuyor benim olgumda oturup onlara bakiyor kafayi yiyecem hic mudahale etmiyorum oglum gözlerime bakiyor sanki anne oyuncagimi al ondan der gigi ama yapmiyorum istiyorum kendi yapsin kendi hakkini kendi savunsun oglum henuz konusmuyor anne bitti hadi laflarindanbaska bir sey demiyor sizin cocuklariniz nasil arkadaslar paylasin benimle
 
canım benim oğlumda inatlaşmaz oyuncağını alan çocuklarla şuan 2.5 yaşında biraz daha iyi eskiden aynı senin oğlan gibi kaçacak delik arıyordu kendini hiç savunmuyordu şimdide savunmuyor ama kızıyor ve manyak diyo onlara, bu biraz komik oluyor onlarda ciddiye almıyor gerçi ama hiç yoktaN iyidirfisfisfis bende üzülüyorum bana yardım et tarzı bakışlarını gördüğümde ama dikkat ediyorum ben yardım etmeye başladıkça oda tepki veriyor öyle kötü değil tepkileri amöa hakkını savunması gerekiyor her zaman yanlarında olamıcaz bence sen bu tarz bi durumla karşılaştığında sakince müdahale et olaya bende değişti sendede değişir umarım bu durum kolay gelsin:kahve:
 
umarim degisir paylastigin icin tesekkür ederim tek olmadigimi anlayinca rahat ediyorum
 
ahh bebişlerim benim şimdi ikisinide sıkıştırıveresim geldi.bence ağır başlı bir çocuk modeli,polemik sevmiyor,benim oğlumda15 aylık oda pek sevmiyor kavgayı ama canı falan acırsa tımalıyor.öpüyorum çocuklarınızı
 
Canım internette okumuştum. Bu durumda yapılması gereken çocuğunu arkadaş ortamına yavaş yavaş alıştırman. Yani daha uysal ve geçinebileceği çocukların olduğu gruba sokman. Grup derken bir ya da birkaç çocuk ancak sayı çok olmasın. Sonra da yavaş yavaş diğer ortamlara adapte edersiniz yazıyordu.
 
sevgili figenn öncelikle çocuğunuzun çok çekingen olduğu anlaşılıyor.benim oğlum şu an 31 aylık oldu birkaç ay öncesine kadar oda sizin oğlunuz gibiydi ve açıkcası çocuklu bir ortamda hep dayak yiyen,hiç kendini savunmayan hatta dayak yediğinde bile şikayet etmeyip sessizce ağlayan bir çocuktu ve bu beni çok üzüyordu.elindeki oyuncağa bile sahip çıkamazdı ve bu yüzden yalnız oynamaya başladı.ama bunun sebeplerinin en başında konuşma geriliğinin olduğunu düşünüyorum.ayrıca 32 aylık olupta sadece birkaç kelime kullanabilmesi onun diğer çocuklarla olan iletişimini etkiliyor tabiki.benim oğlumda birkaç ay önce konuşmuyordu ve bu yüzden krese verdik şu an yaşıtları kadar olmasada yüzden fazla kelime ve bazı ikili cümleleri kullanıyor dolayısıyla diğer çocuklarla oynarken al-ver,bırak-elleme-yapma,gel-git gibi kelimeler kullandığı için kendini ifade edebiliyor.hiç olmadı inatlaşarak isteğini yaptırıyor yani konuşmaya başladıkça güvenide artacaktır.sizin onu çok hareketli çocuklardan biraz uzak tutup daha uyumlu çocuklarla sık sık oyun ortamına sokmanız gerekli.ama çok korumacıda olmayın çünkü buda ters tepebiliyor.birşeyleri zorla elde edebileceğini bir kere öğrendiğinde gerisi gelecektir ama konuşma durumu için birşeyler yapmanızı öneririm.kolaygelsin!
 
ÇEKİNGENLİĞİN NEDENLERİ


Çekingenliğin her durumda geçerli olabilecek kesin bir nedeni yoktur. Nedenler kişiden kişiye değişebilir. Bu nedenleri şöyle açıklayabiliriz.


Kişiliğin oluşumunda en büyük pay genellikle ana-babaya aittir. Çocuğun fikirlerini, inançlarını ve davranışlarını büyük ölçüde ana-baba şekillendirir. Çekingenliğin ortaya çıkışında da ana babanın kişilik özellikleri ve çocuk yetiştirme tarzlarının büyük etkisi vardır. Ailenin aşırı koruyucu bir tutum içinde bulunması çocuğun pasifize olmasına yol açabilir ve böylece kendi başına kararlar alıp uygulamaktan korkan çekingen bireyler yetişir.


Ezilen, sövülen, dövülen, aşağılanan, küçük görülen, alay edilen bir çocuğun içinde ‘sen değersizsin, sevilmeye layık değilsin' mesajı yer edinir. Kendisini ezilmiş hisseden, değersiz bulan, sevilmeye layık görmeyen biri de insanlarla iletişim kurarken rahat davranmakta zorlanır ve çekingen, pısırık bir kimliğe bürünebilir.


Olduğu gibi kabul edilmeyen, nasıl olduğuna değil, nasıl olması gerektiğine önem verilen, sözleri önemsenmeyen, duygularını olduğu gibi ifade etmesine izin verilmeyen, ana babasının istediği kalıplara girmek zorunda bırakılan bir çocuk zamanla kendi özünden kopar ve kendine yabancılaşır. Böyle davranılan çocuğun da kendi başına girişimlerde bulunup sorumluluk alması kolay olmaz. Çocuğun çabasına karşı tepkisiz kalmak, onu hiçbir şekilde yönlendirmemek, çekingenliğin nedenlerindendir.


Çocuğun kendisi bir şeyler yapmak ister ve bunu başaramazsa ya da bir işe başlamadan önce başarısızlık korkusu hissederse çekingen olur.


Çevrenin çocuktan beklentileri yüksekse ve bu beklentileri yerine getiremiyorsa; çocuk kınanıyor, eleştiriliyor, başkalarıyla kıyaslanıyorsa; yaptıklarında hep bir kusur aranıyor, hatalarına hoşgörü gösterilmiyorsa bu çocuk muhtemelen çekingen olur.
Çekingen olan çocukların birinci dereceden akrabalarında da çekingenlik görülme oranının yüksek olması genetik yatkınlığa kanıt olarak gösterilebilir. Aile üyelerinin birbirlerine benzer biçimde çekingenliğe yatkın özelliklere sahip olmalarının nedeni, ana babaların tutum ve davranışlarının çocuk tarafından taklit edilip benimsenmesinde aranabilir.


Altyapısı önceden hazırlanmış olan çekingenlik, bazen belirli bir olaydan sonra gün yüzüne çıkmış ve yerleşmiş olabilir. Örneğin öğrenci sınıfta ders anlatırken bir hata yapmış ve arkadaşları ona gülmüştür. O da küçük düştüğünü, rezil olduğunu düşündüğü için utanç hissine kapılmış ve bedensel belirtiler göstermiştir. Bir dahaki sefere ders anlatmak için yine tahtaya çıktığında önceki deneyimi olumsuz beklentilere yol açacak, bulunduğu ortam duygularını tetikleyecek ve bu defa benzer bir hata yapmasa ve kimse ona gülmese bile o yine aynı şeyleri yaşayabilecektir.



ÇÖZÜM NE OLABİLİR?


Eğer çocuğunuzda çekingenlik varsa, çocuğunuzdaki bu çekingenliği önemseyin. Çünkü her 100 çocuktan 10'u aşırı çekingenlik sorunuyla karşı karşıya kalıyor.


Çocuğun çekingenlik sorunundan kurtulması için, önce teşvik ve iltifat edilmesi gerekir. Çocuğun sırtını sıvazlamak, ‘aferin' demek onu motive eder. Çocuğun uygun tercihlerine saygı gösterilmelidir. Çocuğun yeteneklerinin gelişmesi için özgür ve öz denetime dayalı bir disiplin anlayışı geliştirmelidir. Çocukla hem oynamalı, hem eğlenmeli, hem de ciddi konularda ilgilenilmelidir.


Bu çocuklar sürekli eleştirilmekten kaçınılmalı, sosyal olmaya zorlanmamalıdırlar. Bu sorun hemen ve kolayca halledilebilecek bir sorun değil, küçük adımlarla ve zamanla ancak üstesinden gelinebilecek bir sorundur. Unutmamanız gereken şey, çocuğunuzun sınırlarını aşarak göstermiş olduğu her ayrıntıyı fark etmeniz ve yüreklendirmenizdir.


Çocuğunuzu çekingen gibi algılamayın. Bu etiket sizin beklentilerinizi yansıtır. Her zaman değişmesini istediğiniz özelliğini vurgulamak yerine, her zaman onun iyi yönlerinden söz edin.


Çekindiği durumlara zorla onu itmeyin. Bu ona çekingenlikten kurtulması için yardımcı olmaz. Aksine bu duygularının daha da derinleşmesine sebep olur. Ona yalnızca kendine güvenini kazanmasını ve reddedilme korkusunu yenmesini öğretin.


Çekingen çocuğunuzu korumanız altına almayın. Bunun yerine ona yardımcı olun, ihtiyaç duyacağı davranışları öğretin ve bunları deneyebileceği ortamlar yaratın. Öncelikle bağlı olduğu kişiden kopmasına yardım etmek, sonra bir arkadaşla birlikte olmasına fırsat vermek, daha sonra da bir arkadaş grubu ya da faaliyet grubuna, okul ortamına girmelerini sağlamak gerekir. Başarılı ve mutlu olacakları bir alanın keşfedilmesi de onları huzurlu kılar.


Çekingen çocuğun uyum sorununun giderilmesinde öğretmene ve okula düşen bazı sorumluluklar da vardır. Öncelikle öğretmen, çocuğun kabuğundan çıkmakta güçlük çekeceğini kabullenmeli ve sabırlı olmalıdır. Çocuğu ilk günden faaliyete katılması için zorlamamalıdır, hoşlandığı faaliyetleri bir süre karşıdan izlemesine izin verilmelidir. Zaman zaman bir köşede yalnız oynamasına izin verilmelidir.


Öncelikle öğretmen kendisi çocukla diyalog kurmalı, sonra tek arkadaşla diyalog kurması sağlanmalıdır. Çekingenlikten kurtulabileceği su, kum, kil, çamur, boya gibi malzemeleri kullanmaya teşvik edilmelidir. Yaratıcı faaliyetlere yönlendirilmelidir. Çocuğa başarı ve deşarj alanları bulunmalı, en ufak bir başarısında öğretmen tarafından yüreklendirilmelidir.

Düzenlenmiş faaliyetler esnasında çekingen çocuklar için ne yapılabilir?
Çekingen çocukların çoğu sizin onunla ufak ilgilenmenizle açılıp konuşmaya başlarlar. Sınıfınızda nasıl bir davranış istediğini bilen ama işbirliği yapmak istemeyen çekingen bir çocuk bulunabilir. Bu çocuk yeni faaliyetlere başlamaktan korkan ve bundan dolayı sizden fazladan teşvik isteyen bir çekingen çocuk olabilir. Bu çocuğun herhangi ufak bir gayretinden dolayı aferin diyerek veya başını okşayarak takdir ediniz. İşinde ufakta olsa bazı başarılar elde ettikten sonra işbirliği yapmak ona daha kolay gelir.


Halka şeklinde çalışma esnasında çekingen çocuk için ne yapılabilir?
Halka şeklinde çalışmaya katılması için çocuğa baskı yapmak iyi değildir. Bu çocuklara karşı yavaş ve onlardan az iş isteme şeklindeki bir yaklaşım genellikle daha çok etkilidir. Çocuğa yapılanları seyretmesi konuşulanları dinlemesi için izin verilmelidir. Çocuğun isteğine veya sorusuna hemen cevap verilmeli ama bu onu susturacak şekilde bir cevap olmamalıdır. Çocuğun kendine karşı güveni arttıkça grup çalışmasına daha istekli olacaktır.


Öğretim esnasında çekingen çocuk için ne yapılabilir?
Bireysel dikkat gösterilir ve bireysel talimat verilirse çekingen çocuk verilen işi en iyi şekilde yapabilir. Siz çocuğun işine karışmayan ve onu sakinleştiren biri olarak görülürseniz daha faydalı olacaktır.


Dışarıda oyun esnasında çekingen çocuk için ne yapılabilir?
Dışarıda oynanan oyunlar çocukların; sosyal becerilerinin, akranları arasında etkileşimin, anlama becerilerinin gelişmesine yardımcı olur. Çekingen çocuk dışarıda özel bir dikkati gerektirir. Bu durumda çocuğu birkaç basit faaliyet içine sokmayı denemelisiniz. Çocukta birkaç beceri elde ettikten sonra faaliyetleri diğer becerileri de içine alarak genişletebilirsiniz. Yavaş yavaş her defasında bir çocuk olması şartıyla diğer çocukları da faaliyete sokabilirsiniz.


Düzenlenmiş oyun esnasında çekingen çocuk için ne yapabilirsiniz?
En iyi tutum, işbirliği yapması için çocuğa baskı yapmamaktır. Sadece faaliyeti seyretmesi ve anlaması için zaman ayrılmalıdır. Çocuk konuya karşı ilgi göstermeye başladığı zaman bireysel talimat verilerek çocukla ilgilenmeye başlanmalıdır. Bu ilgilenme yerini yavaş yavaş çocuğun diğer çocuklarla yapacağı etkileşime bırakmalıdır. Çekingen çocuğun diğer çocuklarla yapacağı etkileşimin sözle olacağı beklenmemelidir. Ancak siz ona talimat vermeli, düzenli konuşmalar yapmalısınız.


Serbest oyun esnasında çekingen çocuk için ne yapılabilir?
Serbest oyun çekingen çocuk için çok değerli bir faaliyettir. Bu faaliyette çocuğun diğer çocukların oyunlarını seyretmesi onlarla etkileşimde bulunması serbesttir. Çocuğu gözlemek çocuğun ilgilerini öğrenmeye yardım eder. Öğrenince çocuğa zevk alabileceğini düşündüğünüz birkaç oyun öğretebilirsiniz. Çocuk arkadaşlarının yanında onlarla açıkça görülen bir ilişki kurmadan benzer faaliyetlerde bulunursa, çocuğun onlarla gerçek bir etkileşim için ilk adımı attığını bilmelisiniz.


Müzik ve resim çalışmalarında çekingen çocuk için ne yapılabilir?
Bazı çocukların resim ve müzik faaliyetlerine pek yatkınlıkları yoktur. Fakat onları çekici bulurlar. Bu faaliyetleri bir süre izledikten sonra huzursuz bir çocuk kendi isteğiyle faaliyete katılabilir. Bu durumda çocuğun faaliyete katılması için sıkılmadan kibarca teşvik edebilirsiniz, baskıdan sakınılmalıdır.


Anlaşılıyor ki aile ya da öğretmen, çekingen çocukla iletişimde ısrarcı, baskıcı olmamalıdır. Çoğu zaman çocuk kendi haline bırakılıp, yalnızca ilk adım için teşvik edilmelidir. Bunun yanında bütün çocukları aynı görmemek, her çocuğun kendine özgü özelliklerini, duygularını ve davranışlarını kabul edip, ona göre davranmak yerinde olacaktır.
ALINTI....
CANIM İSTERSEN Bİ OKU YARDIMCI OLACAĞINI DÜŞÜNDÜM SANA.
 
Galiba bu sorunun tek çaresi onun bir an evvel arkadaş ortamına sokulması. Gerçi anaokuluna başlayacakmış. Elinden oyuncak alına alına o da almasını veyahut kendini savunmasını öğrenecektir.
 

Olduğu gibi kabul edilmeyen, nasıl olduğuna değil, nasıl olması gerektiğine önem verilen, sözleri önemsenmeyen, duygularını olduğu gibi ifade etmesine izin verilmeyen, ana babasının istediği kalıplara girmek zorunda bırakılan bir çocuk zamanla kendi özünden kopar ve kendine yabancılaşır. Böyle davranılan çocuğun da kendi başına girişimlerde bulunup sorumluluk alması kolay olmaz. Çocuğun çabasına karşı tepkisiz kalmak, onu hiçbir şekilde yönlendirmemek, çekingenliğin nedenlerindendir.


Aslında hepimizin yaptığı yanlışlardan biri daha.

Çocuk dediğin susar,

Çocuk dediğin oturur yaramazlık yapmaz

Çocuk dediğin anne babasının sözünden çıkmaz

Çocuk dediğin oyun oynamaz, kös kös oturur

Çocuk dediğin gürültü yapmaz

Çocuk dediğin üstüne başına dökmeden yemeğini yer

Çocuk dediğin koşarken düşmez

Çocuk dediğin çamurla filan oynamaz, ne gerek var, üstü kirlenir






Halbuki kirlenmek güzeldir.:1closedeyes:
 
paylasimlar icin cok tesekkür ederim arkadaslar.evet cocuklarin bulundugu ortamlara gidiyoruz örn park gibi yerler.oglum kendi yasitlarin ziyade 7 8 yaslarindaki cocuklara arkadaslik kurmayi seviyor genelde onlarin yanina gidiyor onlarin oyununa gülüp egleniyor.bir kac gün üst üste parka indik ve simdi arabasini alip anne hadi diyor yani parka inmek istiyor sanrim yavas yavas alisacak havalarin duzelmesini bekliyorum bahar gelinceye kadar biraz daha buyumus olur belki bir kac kelime daha fazla ögrenir konusur.cünkü iki gündür bir seyler anlatiyor bana bidir bidir konusuyor.degisecek umarim buna inaniyorum ahh yavrum benim bir konussa o zaman belki kendine daha cok guvenecek hepinizin bebislerini öpüyor ve sagliklar diliyorum
 
X