Sayfa: 2/3 İlkİlk 123 SonSon
Toplam 23 adet sonuctan sayfa basi 11 ile 20 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: İnsanları sevemiyorum

  1. Konu Sahibi : hanne #11

    Yönlendirme bagımlılıgının nedeni

    yönlendirme bagımlılıgının nedeni kesinlikle bastırılmış özgüven eksikligidir kendini yöneterek güçlü hisseden aciz beyinler


  2. Konu Sahibi : hanne #12
    Giriş tarihi
    Nov 2012
    Mesajlar
    307
    Yazılarınızda sanki kendimi gördüm.

    İnsanlar genelde 'yalnız' kelimesine olumsuz bir anlam yüklerler.
    Düşünüyorum.

    Yalnızlık dediğimiz şey, kişinin kendisini, iyi niyet ve yüce yürekli, erdemli insanlardan oluşmuş bir toplumdan soyutlaması ise bu kendisi için büyük bir kayıp olabilir.
    Ancak, yalnızlık sağlıklı olarak nitelendirilemeyen bir ortamdan uzak durma eğilimi ise bunu kayıp olarak görmek ne kadar doğru olabilir?

    Hani Halk içersinde Hakk ile Olmak Tabiri de var. Bu insanlar bunu nasıl başardılar, bu insanlar nasıl insanlar.

    Bütün kalbimle inandığım o ki; dünyada, kişisel zevk ve sefalarını bir yana bırakabilmiş, kendilerine kutsal hedefler edinmiş ve bu yolda ilerlermiş insanlar vardı ve vardır da. Böyle insanlarla oturup kalkma fırsatına nail olmak büyük bir bahtıyarlıktır. Bu durum, kişisel gelişime, olgunlaşmaya katkı sağlar.

    Ancak her fırsatta birilerinin birilerini rahatsız etmeye, küçük düşürmeye, eleştirmeye yönelik ahlaki olmayan, erdemsiz davranışların hat safhada olduğu ve bunlara DUR! denilmeyen bir ortam ile 'yalnızlığı' gidermek ne kadar sağlıklı?
    Bu tarz eylemlerin aslında hayır için toplanmış bir toplum içersinde dahi yapılıyor olması da içler acısı.
    Sürci lisan etti isek affola.

    Konuyla ilgili bir link okudum beni düşündürüyor. Ancak üzerinde konuşmak isterdim, paylaşıyorum. Niin Sevemiyoruz ve Sevmediklerimizi Niin Sevmeliyiz ?

    Konu ve yapılmasını arzu ettiğimiz yapıcı ve yönlendirici yorumlar için şimdiden teşekkürler.
    Düzenleyen: KelamiHal Düzenleme Tarihi : 27-11-2012 Düzenleme Saati :14:02

  3. Konu Sahibi : hanne #13
    Alıntı KelamiHal kullanıcısından alıntı Mesajı Göster
    Yazılarınızda sanki kendimi gördüm.

    İnsanlar genelde 'yalnız' kelimesine olumsuz bir anlam yüklerler.
    Düşünüyorum.

    Yalnızlık dediğimiz şey, kişinin kendisini, iyi niyet ve yüce yürekli, erdemli insanlardan oluşmuş bir toplumdan soyutlaması ise bu kendisi için büyük bir kayıp olabilir.
    Ancak, yalnızlık sağlıklı olarak nitelendirilemeyen bir ortamdan uzak durma eğilimi ise bunu kayıp olarak görmek ne kadar doğru olabilir?

    Hani Halk içersinde Hakk ile Olmak Tabiri de var. Bu insanlar bunu nasıl başardılar, bu insanlar nasıl insanlar.

    Bütün kalbimle inandığım o ki; dünyada, kişisel zevk ve sefalarını bir yana bırakabilmiş, kendilerine kutsal hedefler edinmiş ve bu yolda ilerlermiş insanlar vardı ve vardır da. Böyle insanlarla oturup kalkma fırsatına nail olmak büyük bir bahtıyarlıktır. Bu durum, kişisel gelişime, olgunlaşmaya katkı sağlar.

    Ancak her fırsatta birilerinin birilerini rahatsız etmeye, küçük düşürmeye, eleştirmeye yönelik ahlaki olmayan, erdemsiz davranışların hat safhada olduğu ve bunlara DUR! denilmeyen bir ortam ile 'yalnızlığı' gidermek ne kadar sağlıklı?
    Bu tarz eylemlerin aslında hayır için toplanmış bir toplum içersinde dahi yapılıyor olması da içler acısı.
    Sürci lisan etti isek affola.

    Konuyla ilgili bir link okudum beni düşündürüyor. Ancak üzerinde konuşmak isterdim, paylaşıyorum. Niin Sevemiyoruz ve Sevmediklerimizi Niin Sevmeliyiz ?

    Konu ve yapılmasını arzu ettiğimiz yapıcı ve yönlendirici yorumlar için şimdiden teşekkürler.
    Verdiğiniz linkteki yazıyı okudum, çok güzel ancak biraz fazla yüksek ve zor bir bakış açısı. Bunu ancak Hz. Peygamberimiz ve Allah'ın üst mertebelerdeki dostları yapabilir herhalde. Çünkü kötülük derken sadece basit kötülükleri düşünmemek lazım (saçımı çekti, topumu çaldı, bana aptal dedi gibi), kötülük çok geniş bir kavram. Daha derin kötülükler olabilir: sevdiğimizin canını almak, bizim sevdiklerimizi sakat bırakmak (terör), bizi yaşarken öldürmek, haysiyetimizle oynamak gibi. Ve bu tarz kötülükleri yapan insanların bizim iyiliğimize (uzun vadede) bir şey yapıp üzerine bir de öbür dünyada ıstırab çekeceklerini düşünmek kusura bakmayın da biraz üstten bir bakış açısı bence.
    Ben kendi adıma söyleyeyim bunu yapamam.
    Ayrıca, insanları sevmemekten şikayet eden bu topikte yazan arkadaşların ve yine aynı şeyden şikayet eden kendimin de insanları daha çok seven bu yüzden de bunu ciddiye alan kişiler olduklarını düşünüyorum. Eğer öyle olmasaydı bundan yakınma üzerinde düşünme ihtiyacı hissederler miydi? Benim çok kötü, bencil tanıdıklarım oldu, hiçbir zaman da benkötüyüm, ben neden bencilim, neden insanları içten bir şekilde sevemiyorum diye yakındıklarını duymadım. Ben de bu topikteki diğer insanlar da insanları sevmeyi isteyen ama onların o 'korkunç' davranışlarından ötürü bunu gerçekleştiremeyenleriz. Dolayısıyla, burada bir duygusuzluk yok, aksine aşırı bir duyarlılık var.

  4. Konu Sahibi : hanne #14
    ben de insanları sevmiyorum aslında bu sevgisizlik onlara karşı gösterdiğim özveriye ve her insan sevilmeye layıktır anlayışına dayanıyordu ancak yaşamım boyunca onlardan aynı karşılığı göremediğim gibi kısaknçlık, çekememezlik, alt etmeye çalışma, insanlr içinde beni gözden düşürme vb şeylerle karşılık aldım. üstelik bu sadece arkadaş çevremde ya da iş çevresinde değil ailemde bile vardı. özellikle ailem dediğim kişilerle bunları yaşamam onlara ve herkese karşı güvenimi kaybetmeme neden oldu. bu yüzden kendimi yalnızlığa alıştırdım, onlardan soyutladım. birçok yakın arkadaşımın bile meğerse sevilmeye layık olmadığını gördüm ve ilişkilerimi kestim onlradn bu nedenle koptum. bu yalnızlık kimi zaman acıtsa da üzse de o tip insanlarla yaşamaktan iyidir.uzun zamandır yalnızım ve böyle daha huzurluyum.

  5. Konu Sahibi : hanne #15
    Benim içimde de pek insan sevgisi yok.Kalabalığı hiç sevmiyorum.Boğuluyorum sanki insan kalabalığında.3 senedir depresyon tedavisi görüyorum.Sinirli bir yapım var,genetik biraz.Hiç birşeyle mutlu olamıyorum,evde hiç yüzüm gülmez.Görünüşte çok şükür herşeyim var.Evliyim,13 ve 7 yaşında iki kızım var.Yeni ev aldık.Eşim de ben de öğretmeniz.İşim de var.Ama benim içimde hep bir hüzün var.Hep mutsuzum.3 sene önce birgün yazmaya başladım ve gördüm ki az çok yeteneğim var.3 yıldır şiir yazıyorum.Aslında konuşkan biriyim.Ama sıkıntılarımı yıllarca kimseyle paylaşmadım.İçime ata ata bunalıma girdim.Beni maddi şeylerden çok manevi şeyler daha mutlu eder.Eşimle yıllardır kafaca uyuşamıyoruz.Sevgi,saygı da yok pek.Hep beni bu durumun mutsuz ettiğini düşünüyorum.İçimde bir boşluk var.Ama tanımlayamıyorum,tarif edemiyorum.40 yaşına geldim.Artık öğüt dinlemek de istemiyorum.Annem 60 yaşında sürekli öğüt verir.Elde ne kocalar var diye.O yüzden artık bunalıma girdim gireli annemlere de aynı şehirde yakın mahlllelerde oturmamıza rağmen sende birkaç defa ancak gidiyorum.Çünkü bunalıyorum,çünkü boğuluyorum.Okulda öğrencilerin gürültüsüne tahammül edemiyorum.Kafam sesi hiç götürmüyor.Gönlümü çok yorgun hissediyorum.Sadece huzurun olduğu bir yer olsada gitsem keşke.İçinde dünya telaşının ve dertlerinin hiç olmadığı bir yer.Hem bedensel hem de ruhsal bir yorgunluk içindeyim.
    Düzenleyen: edasu Düzenleme Tarihi : 21-12-2012 Düzenleme Saati :13:52

  6. Konu Sahibi : hanne #16
    Alıntı edasu kullanıcısından alıntı Mesajı Göster
    Benim içimde de pek insan sevgisi yok.Kalabalığı hiç sevmiyorum.Boğuluyorum sanki insan kalabalığında.3 senedir depresyon tedavisi görüyorum.Sinirli bir yapım var,genetik biraz.Hiç birşeyle mutlu olamıyorum,evde hiç yüzüm gülmez.Görünüşte çok şükür herşeyim var.Evliyim,13 ve 7 yaşında iki kızım var.Yeni ev aldık.Eşim de ben de öğretmeniz.İşim de var.Ama benim içimde hep bir hüzün var.Hep mutsuzum.3 sene önce birgün yazmaya başladım ve gördüm ki az çok yeteneğim var.3 yıldır şiir yazıyorum.Aslında konuşkan biriyim.Ama sıkıntılarımı yıllarca kimseyle paylaşmadım.İçime ata ata bunalıma girdim.Beni maddi şeylerden çok manevi şeyler daha mutlu eder.Eşimle yıllardır kafaca uyuşamıyoruz.Sevgi,saygı da yok pek.Hep beni bu durumun mutsuz ettiğini düşünüyorum.İçimde bir boşluk var.Ama tanımlayamıyorum,tarif edemiyorum.40 yaşına geldim.Artık öğüt dinlemek de istemiyorum.Annem 60 yaşında sürekli öğüt verir.Elde ne kocalar var diye.O yüzden artık bunalıma girdim gireli annemlere de aynı şehirde yakın mahlllelerde oturmamıza rağmen sende birkaç defa ancak gidiyorum.Çünkü bunalıyorum,çünkü boğuluyorum.Okulda öğrencilerin gürültüsüne tahammül edemiyorum.Kafam sesi hiç götürmüyor.Gönlümü çok yorgun hissediyorum.Sadece huzurun olduğu bir yer olsada gitsem keşke.İçinde dünya telaşının ve dertlerinin hiç olmadığı bir yer.Hem bedensel hem de ruhsal bir yorgunluk içindeyim.
    Sanırım evliliğinizin ve yıllardır öyle yaşamanın verdiği mutsuzluk var sizde. Öyle yaşamışsınız, elde ne kocalar var diye, çocuklarım var diye diye ama sonuçta bir şeyler bastırılsa da sonunda patlıyor. Belki de şu hayatı kendiniz için yaşamadığınızı düşünüyorsunuz. Bir insan mutsuzsa ve bu mutsuzluk devam edip duruyorsa bir şeyleri değiştirmesinin vakti gelmiş demektir, sevgisizlik bunun en büyük sebeplerindendir. Bedensel yorgunluğunuzun sebebi tamamen ruhsal bunalımınız. Size ışık tutacak şeyler araştırıp okusanız?

  7. Konu Sahibi : hanne #17
    Bende insanlardan nefret ediyorum.evime kimsenin gelmesini istemiyorum.nede ben gitmek istiyorum.helede kocamin ailesinden.tiksinti basiyor.sevmek istiyorum aklima olumlu seyler getiriyorum bi sure sonra yine nefre ediyorum.helede karsimda bilmi bimis konusan kisilerden.....ama yalnizliktanda korkuyorum.naSil bir insansam bende anlamadim

  8. Konu Sahibi : hanne #18

    I love KK Ne olursan ol yine gel!

    Ne olursan ol yine gel mantıgında bır ınsandım ama artık degılım bırbırını kullanmaya calısan maddı manevı uzerınde baskı ıle bır seyler yaptırmaya calısan ve karsıd-ıda soylenen sozler karsısında dık durup kendı kısılıgınle durdgunda kısılıksız denıyor cunku onların ısteklerı olmuyor. Ben ınsanlardan nefret ettım herkes bakarken seytan gıbı glıyor bana . Dunyada guvenılecek bır ınsan var mı dıye dusunuyorum bazen. Cok yoruldum cok yorgunum . Herkes kendını dusunuyor ve kımseden kımseye fayda gercekten hayır yok arkadaslar..insanlar cok kotuuuu

  9. Konu Sahibi : hanne #19
    ikinci eşim kansere yakalanıp tedavimin başlamasından 1 yıl sonra benden ayrılmak isteyip boşandığımızdan beri yaklaşık 2 yıldır ben de tamamen yanlızlığı seçtim ve sanki kendime dair hayatımın en huzurlu dönemi de bu dönem oldu. Benden günden güne uzaklaşan dost ve arkadaş bildiğim insanları bile artık aramaz oldum. Bütün çevre baskı ve telkinlerine rağmen bundan sonra da böyle kalması için elimden geldiği kadar direneceğim sanırım...

  10. Konu Sahibi : hanne #20
    Giriş tarihi
    Jul 2012
    Mesajlar
    817

    bende :(

    bi an konuyu yazanı kendim sandım aynı problem bende de var sürekli yalnız kalmak istiourm çünkü insanlarla orak bi noktamın olmadığını düşünüyoum onların yanında kendimi başka şeylere soyutlamaya çalışyıorum inanın rol yapmaktan artık bıktım

Sayfa: 2/3 İlkİlk 123 SonSon

Yetkileriniz

  • Yeni konular gönderemezsiniz
  • Mesajlara cevap yazamazsınız
  • Mesajınıza eklentiler ekleyemezsiniz
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •  
Önemli uyarı, mesajlaşma yöntemi dönem dönem yönetim tarafından kontrol edilmektedir !
İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren kadinlarkulubu.com adresimizde 5651 Sayılı Kanun'un 8. Maddesine ve T.C.K' nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur.

Kadinlarkulubu.com hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler iletişim linkinden iletişime geçildikten sonra en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve avukatımız size yazılı/sözlü geri dönüş yapacaktır.