Reklam
Diyet

İyi bir diyet nasıl olmalı?

Diyelim ki kilo probleminiz var. Çözmeye de kararlısınız.

Hatta çok beklemeden bugün hemen başlamak istiyorsunuz. Aman acele etmeyin. Önce şu sorulara en doğru yanıtları arayın: Bu işi nasıl başaracaksınız? Süreç nasıl başlayacak, nasıl işleyecek? Diyet bitince ne olacak? Verilen kilolar yeniden geri mi gelecek?
Şunu hemen belirteyim ki diyet yapmak fevkalade zor bir iştir. Her şeyden önce ortalıkta bu kadar yiyecek içecek varken, televizyon reklâmlarının neredeyse yarısı yiyecek içeceklere ayrılmışken, stres, gerginlik, depresyon, endişe, hiddet, öfke gibi yeme davranışlarınızı kontrolsüz hale getiren ruhsal sorunlar bu kadar yaygınken diyet yapmayı düşünmek de, başlamak da, sürdürmek de doktorunuz ve diyetisyeninizin size verdiği önerileri yaşam tarzınız hale getirmek, yani içselleştirmek de kolay değildir. Hepsi de çok ciddi bir ön hazırlık, sıkı bir konsantrasyon, güçlü bir sosyal destek, motivasyon gerektiriyor.

SABOTAJCILARA DİKKAT!
Her şeyden önce yemeyi ruh halinizden uzak tutmak, davranışlarınız ve duygularınızın yeme içme isteğiniz üzerindeki etkilerini baskılamak son derece zor bir iştir. Evde eşiniz, çocuklarınız, işyerinde iş arkadaşlarınız, komşu gezmelerinde mahalle dostlarınız, sosyal toplantılarda sevdikleriniz, akrabalarınız, isteyerek ya da istemeyerek önünüze pek çok sabotajlar koyacaklar, hatta kendileri diyet sabotajcıları haline gelecektir.
Sokağa çıktığınızda gördüğünüz outdoor reklâm tabelaları, okuduğunuz gazete ve dergilerdeki damak çatlatan lezzetler tavsiye eden tarifler, televizyonda izlediğiniz salamlı, sucuklu, pastırmalı, pizzalı, makarnalı ve tabiî ki her çeşit tatlılı reklamlarından çok değil iki üç gün sonra aklınızı karıştırmaya, içinizi gıdıklamaya başlayacağından emin olabilirsiniz.
Bunların hepsi doğru ama emin olunuz ki tamamı üstesinden gelinebilecek sorunlar. Benim tavsiyem özellikle yeme içme kararlarınızla ruh haliniz arasındaki ilişkiye çok önem verin. Bu ilişkiyi minimumda tutmak için akılcı stratejiler geliştirin.

HER KİLO HİKAYESİNİN BİR NEDENİ VARDIR
Önemli bir nokta da şu: Kilo almanızın nedeni bedensel bir hastalık ya da metabolik bir bozukluksa, bir hormonal dengesizlik, biyolojik aksamaysa siz ne yaparsanız yapın verdiğiniz kilolar temelde yatan sorunu halletmediğiniz için çok değil, birkaç ay içinde fazlasıyla geri dönecektir. Bunu şu şekilde de anlatabilirim: Diyelim ki başınız ağrıyor. Baş ağrınızın sebebi de “kronik sinüzit”. Kronik sinüzite bağlı baş ağrısını tabiî ki bir ağrı kesiciyle geçici olarak hafifletebilirsiniz ama eğer ağrının arka plandaki nedeni; kronik sinüziti tedavi etmeyi unutursanız yuttuğunuz ağrı kesici hapın etkisi geçer geçmez başınız yeniden ağrıyacak, hatta sinüzit kronikleşeceği için daha sonraki günlerde baş ağrılarınız daha şiddetli olacak ve daha sık tekrarlayacaktır.
Tıpkı bu örnekte olduğu gibi insülin direncinin, polikistik over hastalığının, böbreküstü bezlerinin aşırı çalışması ya da tiroid tembelliğine bağlı bir kilo sorununun geçici bir diyet programıyla ortadan kaldırmaya çalışmak da kronik sinüzite bağlı baş ağrısını ağrı kesiciyle tedavi etmeye benzeyecek, yani diyetin etkisi sadece uygulandığı süreyle sınırlı kalacaktır.
İşte bu nedenle bedensel bir sorununuz olup olmadığını anlamadan, ruhsal bir probleminizin varlığını araştırmadan hiçbir diyet programına başlamayı asla düşünmeyin. Özellikle iki-üç kiloluk bir fazlalıktan daha fazlasından kurtulmayı hedeflediğiniz durumlarda bu hataya sakın düşmeyin.

İLAÇLARA DİKKAT!
Son bir hatırlatma daha: Kilo almanın düşündüğünüzden ve bildiğinizden çok daha farklı nedenleri de olabiliyor. Mesela ilaçlar! Depresyon tedavisinde kullanılan ilaçların pek çoğu, epilepsi tedavisinde kullanılan ilaçların bazıları, antipsikotik hapların önemli bir kısmı, hipertansiyon tedavisinde kullanılan bazı beta blokerler, alerji tedavisinde kullanılan antihistaminikler, kortizon içeren haplar, iğneler kilo nedeni olabiliyorlar.

SONUÇ
Bu yazının özeti şudur: Kilo sorunu bir sağlık sorunudur ve diğer sağlık sorunlarında olduğu gibi çoğu zaman bedensel veya ruhsal problemlerle ilişkilidir. Tabiî ki beslenme hataları, fazlalıkları ve tabiî ki aktivite yanlışları, hareketsiz yaşam tarzları da kilo almanıza yol açabilir ama sorununuz sadece bu basit “çevresel karakterli” etkenlerle ilişkili olamayabileceğini unutmayın.
Mevcut vücut ağırlığınızın yüzde 5’inden daha fazlasını kaybetmeniz gerekiyorsa özellikle şu bilgiyi bir kenara not edin: Kilo probleminin kalıcı çözümü doktor, diyetisyen, psikolog ve egzersiz uzmanlarının bir araya getirildiği güvenilir organizasyonlarla olur.

Kaynak : Hürriyet / Kelebek

Etiketler

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı