Bebeklerde ve Çocuklarda Cilt Hastalıkları

Nevreste

Nirvana
Yönetici
Editor
Doğa Severler Kulübü
16 Ağustos 2010
187.681
314.724
Çocuklar ve bebekler, yetişkinlere oranla ciltleri çok daha hassas olduğundan, özellikle de dermatolojik kökenli hastalıklar karşısında daha savunmasızdırlar. Güneşin UV ışınları, bakteriler, aşırı sıcak ve soğuk hava şartları bebekleri ve çocukları daha çok etkiler.

Dr. Yadigar Genç

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı




Ammonia Dermatit (Pişik): Halk arasında pişik adıyla anılan Ammonia Dermatitis, üç bebekten birinde, herhangi bir zaman diliminde, en az bir kez görülen dermatolojik bir hastalıktır. Bebek dışkısında yer alan bakteriler, idrardaki amonyak, sıcak havalar gibi nedenlerle oluşumuna ortam hazırlanan pişiğe özellikle de hassas ciltli, fazla kilolu ve kalın giydirilen bebeklerde rastlanır.

Pişik riskine karşı bebeklerin bezinin sık sık değiştirilmesi, cildinin temiz ve kuru tutulması, sürtünmenin neden olacağı tahrişi engellemek için de bol ve rahat giysilerle giydirilmesi büyük önemlidir. Alt değiştirme esnasında tatbik edilecek pişik önleyici ürünler ve pH derecesi bebeklerin hassas cildiyle uyumlu yağların, kremlerin kullanımı da faydalı olacaktır.

Atopik Dermatit: Birkaç haftalık bebeklerde sıkça karşılaşılan bu cilt hastalığı; bebek cildinin kuru, kabarık, döküntülü ve kırmızı görünmesiyle karakterizedir. Kaşıntının eşlik ettiği Atopik Dermatit, alerjik hastalıklar arasında yer alır. 5 yaş altı çocuklarda daha yüksek oranlarda görülen Atopik Dermatit, genetik faktörlü olarak ortaya çıkabileceği gibi; besin, hayvan, ev tozu akarı ve polen alerjileriyle de kendini gösterebilir.




Kulak arkalarında açılma, deride gözle görülür kuruluk, kaşıntı gibi belirtilere sahip olan Atopik Dermatit, ter ile şiddetini artıran bir rahatsızlıktır. Bu nedenle, özellikle de alerjik yapıdaki bebek ve çocukların, terlemesini önlemeye çalışmak oldukça önemlidir. Bu anlamda, çocuklara özellikle de yazın hava alan ve ince giysilerin giydirilmesinde fayda vardır.
Konak: Bebeklerin ve çocukların kafalarında kabuklanmayla kendini gösteren konak, Seborrhoeic Dermatitis‘in bir türüdür. Zeytinyağı ile yapılacak masaj, genellikle olumlu sonuç vermektedir. Saç derisinde fazla yağ birikimi nedeniyle ortaya çıkan konak, sarı ya da beyazımsı kabuklanmalar ile belirti verir. Bebeğin hassas cildiyle uyumlu bebek yağ ve şampuanları ile konak şikayetleri büyük ölçüde azaltılabilir. Konak; tedavisi mümkün, kalıcı olmaya bir cilt rahatsızlığıdır.

Egzama: Ailede genetik yatkınlığı olan bebek ve çocuklarda daha sık karşılaşılan egzamanın ortaya çıkışında ve zaman içerisinde tekrarına neden olan cilt kuruluğu, bu anlamda önemli bir risk faktörüdür. Çocukluk çağı egzamaları, genellikle astım ve alerjik rinit gibi alerjik kökenli hastalıklarla birlikte görülür.

Kulak ortasında, eklem içlerinde, göğüs çevresinde, yanaklarda kaşıntılarla belirti veren egzama, gece uykusunda da etkisini gösterebilir. Bu nedenle, çocukların uykuya dalmada güçlük yaşayarak, yaşam kalitelerinden ödün vermeleri söz konusu olabilir. Kaşıntıların ciltte tahribat yapmasını önlemek için bebeklerin tırnakları sık sık kesilmeli, çocukların kaşıntısını artırdığı tespit edilen alerjen faktörlerden uzak durulmalıdır. Egzama, yaşın ilerlemesiyle bitlikte etkisini azaltır, ancak şikayetler yaşam kalitesini bozacağından antihistaminikleri de içine alan ilaç gruplarından destek alınmalı, doktora başvurulmalıdır.




Miliaria (İsilik): Terlemenin büyük etken olduğu bilinen isilik; ter bezi gözeneklerinin sıcak hava neticesinde tıkanmasıyla oluşur. Hava geçirgenliği olmayan, sıkı giysilerin de ortaya çıkışında büyük etken olduğu bilinen isilik, bebeklerde sık karşılaşılan dermatolojik sorunlar arasında yer alır.

Vücudun sık sık sabun gibi cildi kurutucu ürünlerle yıkanması, giysilerin yoğun kimyasal ve parfüm içeren deterjanlarla yıkanması, isiliklerin görülmesinde artışa neden olabilecek faktörlerdir. Bebeğin altının ve kıyafetlerinin sık değiştirilmesi, bebeğin bol ve hava alan giysilerle serin tutulmaya çalışılması isiliğin ortaya çıkmasını büyük ölçüde engelleyecektir.

Mongol lekesi: Bebeklerde zaman zaman karşılaşılan bu cilt hastalığında mavi siyah karışımı lekeler, özellikle bel ve kalça kısımlarında sık görülür. Ebeveynlerin cilt çürümesi zannedebildikleri bu lekeler, deri altında pigment yoğunlaşmasına bağlı olarak ortaya çıkar.

Moğollarda ve diğer Asya ırklarında sık görüldüğünden bu adı alan Mongol lekesinin, mongolluk ile hiçbir ilişkisi bulunmaz. Koyu tenli bebeklerde daha sık görülen bu lekelere, erkeklerde ve kızlarda aynı oranda rastlanır.




Lanugo: Prematüre bebeklerin yüz, omuz ve sırt gibi görünen bölgelerinde Lanugo adı verilen ince tüyler görülebilir. Bu tüyler genellikle anne karnında dökülür. Kimi bebekler saçlı doğarken kimileri de saçsız doğar. Lungo tüyler, birkaç hafta içerisinde kendiliğinden döküleceğinden, bu konuda anne babaların endişe etmelerine gerek yoktur.

Çilek lekeleri: Kırmızı kabarık izler olarak kendini gösteren çilek lekeleri, deri altında yer alan kan damarlarının büyüyerek belirginleşmesiyle ortaya çıkar. Bebeklerin 1. yaşından itibaren azaldığı ve zaman içerisinde yok olduğu gözlemlenen bu lekeler, çoğunlukla kalıcı iz bırakmaz. Ancak, göz ve ağız çevresi gibi hassas bölgelerde çilek lekelerinin varlığı durumunda kendiliğinden geçmesini beklemeden, özel bir tedaviyle müdahale edilmesi gerekebilir.
Cilt kuruluğu: Yetişkinler gibi bebeklerde ve çocuklarda da görülebilen cilt kuruluğu, genetik faktörlere bağlı olarak gelişebilir. Egzama ve alerjik rinit geçmişi olan aile bireylerinde bu risk oldukça yüksektir. Çocuklarda cilt kuruluğu tedavisi ihmal edilirse, bu sorun yerini egzama gibi döküntülü hastalıklara bırakabilir. Bu nedenle, bebeklerin ve çocukların cildinin temiz tutulması, banyo sonrasında uygun bir bebek yapı ya da nemlendiriciyle ciltlerinin beslenmesi sağlanmalıdır.

Cildi kuru çocukların, aşırı sıcak ve soğuk hava şartlarından korunmaları gerekir. Terli giysilerle oturmaktan, cildi kuruttuğu bilinen sabunlar ile duştan kaçınmak alınabilecek önlemler arasındadır.

Milia (Sivilce): Ucu beyaz noktalar şeklinde kendini gösteren sivilceler, Sebaceous bezinin aşırı çalışmasından kaynaklanır. Burun kanatları, çene, boynun ayanı sıra yanaklarda da görülebilen bu cilt hastalığıyla, yenidoğan bebeklerde sık karşılaşılır. Doğumdan itibaren en geç 6-8 hafta içerisinde kendiliğinden düzeldiği için, özel bir tedavi uygulamasına genelde gerek duyulmaz.

Seborrhoeic Dermatitis: Yağ üretmekle görevli olan Sebaceous bezlerinin aşırı aktif olmasından kaynaklandığı düşünülen Seborrhoeic Dermatitis, kaşıntıyla belirti verir. Deri, kırmızı ve pul pul döküntülü bir hal almıştır. Bu döküntüler sık olarak; kaş, kafa derisi ve kulak arkaları gibi bölgelerde görülür. Bebeklerin 4-5 aylık olmasıyla genelde kendiliğinden kaybolan bir cilt sorunudur. Endişe duyulmasına gerek yoktur.

Candida Albicans (Pişik yarası): Bebeklerin pişiklerinin gereğinden fazla sürmesi halinde, mantar veya bakteri enfeksiyonu pişiğe eşlik edebilir. Yaygın bir mantar enfeksiyonu olan Candida Albicans, pişik olan bebeklerin %70’inde görüldüğünden, oldukça yaygın bir cilt hastalığı olduğu söylenebilir.





Genelde fark edilmeden geliştiği anlaşılan pişik yarası, kırmızı lekelenmeleriyle karakterize bir tablo çizer. Mantara karşı etkili bir losyon kullanılması yerinde olacaktır. Bu nedenle, bir dermatoloğa başvurulmalıdır.

Salmon lekeleri (Leylek ısırığı): Leyrek Isırığı da denilen Salmon lekeleri; yeni doğmuş bebeklerde görülen, açık kırmızı ve beneklerden oluşur. Yüzün göz kapağı, dudak, kaş arası gibi bölgelerinde sık görülen bu lekeler, boyun çevresine de yerleşebilir.

Kan damarlarından kaynaklı olduğu bilinen bu lekeler, kabarıktır ve kılcal damarların genişlemesiyle belirti verir. En geç iki sene içerisinde geçmeye başladığı görülür. Geçmediği durumlarda bir dermatologdan destek alınabilir.

Şarap lekeleri: Kılcal damar olgunlaşmasıyla ortaya çıkan şarap lekeleri, sıklıkla yüz çevresinde görülür. Ancak, vücudun diğer bölgelerine de yerleşebilir. Pembe tonlarında lekelerle varlığını hissettiren bu rahatsızlık, yüzde olması halinde beyin hastalıkları ile olumsuz birlikteliğinden, tedavi için bir uzmana başvurmak gerekir.

Yenidoğanlarda Toksik Eritemi: Nedeni günümüzde halen tam olarak bilinmeyen bu hastalık, bir tür lezyondur. Kırmızı doku üzerinde, beyaz akne ve benzeri kabartılarla belirti veren bu hastalık, doğumdan sonra fark edilir. Yaklaşık 1-2 hafta içerisinde kendiliğinden kaybolması dikkat çekicidir. Zamanında doğan bebeklerin yaklaşık yarısında görülür. Genel olarak yüz çevresinde, karın, kol ve bacakta görülür. Özel bir tedaviye gerek duymadan geçmesi mümkün bir rahatsızlıktır.

Kaynak:sağlık yaşam