Çalışan Annelerde 'Kutsal Anne Sendromu'

megilara

onelife,onesoul,onelove..
Kayıtlı Üye
Katılım
28 Ocak 2008
Mesajlar
3.384
Emoji Skoru
26
'Kutsal anne' sendromu neden suçluluk duymalarına neden olur?
Çalışan anneler çocuklarıyla geçirdikleri zamanı yetersiz buldukları için bir süre sonra kendilerini suçlu hissetmeye başlıyorlar. Suçluluk duygusunu yaratan en önemli neden; kadın kimliğini taşımaya başladığı günden beri anneliğin ‘kutsal’ bir görev olduğunu öğrenen kızların, bu rolü aksattıklarını ve yerine getiremediklerini düşünmeleridir. Anneler bu suçluluk duygusuyla ister istemez birtakım yanlışlar yaparlar.

Bu yanlışların başlıcaları ise;
• Çocuğunun her istediğinin yapılması,
• Anne eve geldikten sonra tüm zamanının çocuğuyla geçirmeye çalışması,
• Annenin suçluluğunu telafi etmek için sürekli çocuğuna bir şeyler alması olarak sıralanabilir.

Aslında çalışan annelerin kendilerini suçlu hissetmelerine hiç gerek yok! Çünkü araştırmalar; çalışan annelerin çocuklarının yaşadıkları sorunların annenin çalışmasıyla ilgili değil de, annenin kendi kaygısını gidermeye yönelik yaptıkları hatalı davranışlarla ilgili olduğunu göstermiştir.

Bakıcı çocuğu ve aile ilişkisini nasıl etkiler?
Yine araştırmalara göre; çocuğun annesi dışında başka insanlarla da diyalog halinde olması, gelişimleri açısından hayli olumlu sayılıyor. Hatta bu iletişimin devamlı olması, çocuklarda güven hissini ve iletişim gücünü artırıyor. Bu nedenle çocuğunuzu işe giderken profesyonel bir bakıcıya, anneanne ya da babaannenin ‘ellerine bırakmak’tan rahatsız olmayın. Üstelik bu şekilde, yani bütün gün çocuğunuzdan uzak kalmanız nedeniyle, onunla birlikte geçirdiğiniz zaman daha da değerleniyor. Bu nedenle, yoğun bir iş gününden sonra, mutlaka çocuğunuzla birlikte geçireceğiniz bir zaman dilimi ayarlayın ve bu süreyi sadece çocuğunuzla birlikte bir şeyler yaparak geçirin. Örneğin, birlikte yemek hazırlamak veya oyun oynamak gibi… Hiçbirini yapamıyorsanız, en azından yatmadan önce ona masal okuyun. Bu şekilde hem özlem gidermiş, hem de anne çocuk iletişimini yaşamış olursunuz.

Bakıcının kişiliği nasıl olmalı?
Bakıcının psikolojik ve vücut sağlığı açısından yeterli ve uygun olduğundan emin olun. Psikolojik durum için gerekirse, bu konuda çalışan, kişilik testleri uygulayan veya çocuk bakıcılarıyla görüşmeler yapan bir psikologdan yardım almaktan çekinmeyin.
Ayrıca bakıcıdan çocuğunuzu bulaşıcı hastalıklardan korumak için hepatit taraması, boğaz kültürü ve verem için PPD testi de isteyebilirsiniz.

Çoğu çalışan kadının en büyük sorunlarından biri, işyeri ve evdeki işler arasında sıkışıp kalmak. Eve ne kadar yardımcı bir kadın da gelse, istedikleri düzeni sağlamıyor ve dolayısıyla yorgunluk daha da artıyor. Eğer kariyerinizden vazgeçmek istemiyorsanız, evinizde hem temizliğe yardımcı olacak, hem de çocuğunuzun bakımıyla ilgilenecek güvenilir bir kadın alın. Bunun en iyi yolu, çevrenize danışmak veya emin olduğunuz insanlara sormaktır. Ayrıca evinizdeki temizlik aletlerinin güvenli ve pratik kullanımlı olmalarına da dikkat edin. Böylelikle hem çocuğunuzun güvenliğini sağlarsınız, hem yardımcı kadının temizlik yaparken zorlanmamasına hem de çocuğunuza daha fazla zaman ayırmasına katkıda bulunmuş olursunuz.


İşle ev dengesi nasıl kurulmalı?
İş hayatında başarılı olan bir kadının, çocuğuna zaman ayırabilmek için iş saatlerini kısaltması daha zordur. Böyle bir durumda yapılacak iş iyi bir program yapmaktır. Örneğin; hafta içinde işlerin en hafif olduğu günler biraz daha erken çıkarak, çocuğunuzla daha fazla zaman geçirilebilir ve bu şekilde çocuğunuzla birlikte geçirdiğiniz saatleri dengeleyebilirsiniz.

Çalışan annelerin yaşamını kolaylaştıran öneriler nelerdir?

İşyerinde emzirme odası gibi özel imkânlar yaratılması için diğer annelerle birlikte mücadele edin.
Ofisteyken işe, çocuğunuzlayken de sadece ona yoğunlaşın.
Ev işleri ve çocuk bakımını eşinizle eşit olarak paylaşın.
Mümkünse ev işinde de yardımcı olabilecek bir bakıcı tutun.
Çok iyi organize olun. Çocuğun çantası, kıyafetleri gibi detayları geceden hazırlamaya çalışın.
Eviniz işyerine yakın olsun. Böylece yolda geçireceğiniz zamanı çocuğunuza verebilirsiniz.
Çalıştığınız için çocuğunuza karşı kendinizi suçlu hissetmeyin.
Çocuğunuzla vakit geçirmek için rutin davranışlara başvurun. Yatakta TV seyrederek ya da okuldan çocuğunuzu kendiniz alarak onunla daha bol vakit geçirebilirsiniz.
İş hızınızı kontrol altında tutun. Bazen aileniz için tempo düşürmek çok kötü olmayabilir.
Kendinizi çocuğunuzun okuluna adayamıyorsanız; ilginizi arada bir de olsa sınıf etkinliklerine katılarak gösterin.
Çocuğunuzla olabildiğince çok oyun oynayın
Hafta sonu birkaç saatinizi sadece çocuğunuzla geçirmeniz aranızdaki ilişkinin kuvvetlenmesini sağlar.
Resim yapın. Çocukların en çok sevdiği şey boyama yapmaktır. Bu kez kıyafetlerinizin ya da yüzünüzün boyanmasına aldırmadan birlikte suluboya resim yapabilirsiniz.
Tiyatro ya da sinemaya gidin.
Arkadaşlarıyla ya da yaşları birbirine yakın arkadaşlarınızın çocukları ile küçük programlar düzenleyin. Yemek, sinema ya da tiyatrodan oluşan bu programın içine müzeleri de ekleyebilirsiniz. Hem bu şekilde çocuğunuzun da sosyalleşmesini sağlamış olursunuz.
Yıldızları izleyin. Bu küçük eğlence çocuğunuzun merak ve keşfetme duygusunu güçlendirecektir.
Yemek yapın. Çocuklar hamur yoğurmaya bayılırlar! Kolay tariflerden başlayarak birlikte kurabiye veya mini pizza hazırlayabilirsiniz.
Mükemmellik ve eksiksiz olma duygusundan nasıl kurtulunabilir?

“Çalışan anne olmak yetersiz anne olmakla aynı şey değildir, yeter ki çocuklarına kaliteli zaman ayırılabilsin” cümlelerini hiç aklınızdan çıkarmayın.
Önceliklerinizi belirleyin ve yapacaklarınızı öncelik sırasına göre dizin. Eve gittiğinizde çocuğunuzla mı zaman geçireceksiniz, kendinizle ilgili yapmanız gereken bir şeyler mi var? Elbette ki, öncelikleriniz günden güne değişiklik gösterebilir. Esnek olup yapacaklarınızı sıralarken, zamanın sınırsız, sizin de ‘biyonik kadın’ olduğunuz şeklinde bir yanılgıya düşmemeye gayret edin.
Her şeyin, her yaptığınızın mükemmel olması gerekmiyor. Bir şeyi mükemmel yapmak pek çok irili ufaklı, haz verebilecek veya gerekli şeyi ihmal etmek anlamına gelebilir.
Çocuğunuzla geçireceğiniz zamanı onunla birlikte programlayın ve bu programa olabildiğince sadık kalmaya çalışın.
İyi ve yeterli anne olmanın tüm zamanının çocukla geçirmek olduğu şeklindeki yanlış inancınızdan vazgeçin.
Annelik konusunda iyi niyetli ve yeterli olduğunuza inanın.
Çocuğunuzu mutlu etmek için elinizden gelen her şeyi yapsanız bile bazen çocuğunuz mutlu olmayabilir. Bu durum onun gereksinimlerini karşılayamadığınız anlamına gelmez. Elinizden geleni yaptığınıza ilişkin duygu ve düşüncelerinizi çocuğunuzla paylaşın ve mutlu olmanın artık büyük ölçüde kendisine bağlı olduğunu söyleyin.
 

happyhappy

Aktif Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
4 Temmuz 2007
Mesajlar
303
Emoji Skoru
33
saol cnım cok
ben ise baslıcam 2 hafta sonra ve cok ozlicem bebisimi
ama calisma hayatını da seviyorum iyi geliyor bana
hem bebegim icin calismam gerek yapcak bisey yok
ama tabii dengeyi iyi tutmak gerek
 

Gkcn

Popüler Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
21 Haziran 2007
Mesajlar
1.721
Emoji Skoru
12
çalışan bi annenin çocuğu olarak şunları söyleyebilirim.çalışan anne de çocuğuyla gayet iyi ilgilenebilir.hayatını ona göre planlar.annem iyiki e çalışmış.bizim yaşam standartımızı yükseltti.maddi,manevi.öğretmen olduğu için derslerimizle de ilgilendi.biz de çok sosyal büyüdük.ben de çalışıyorum.ve çocuğuma bakıcı bakacak.umarım ben de annem gibi herşeyin üstesin gelebilirim ve çocuğuma kaliteli zaman ayırabilirim.
 

truf

Popüler Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
1 Şubat 2008
Mesajlar
3.238
Emoji Skoru
8
Yaş
35
bence çalışmak bebekle geçirilen az vakitleri daha değerli kılıyor. ayrıca o vakitleri daha kaliteli değerlendiriyorsun. ayrı kalmanın ne kadar zor olduğunu görüp eve gidince daha bir sıkı sarılıyorsun. daha çalışmaya başlamadım ama 1 saatlik uyuduğunda özlüyor ve böyle düşünüyorum
 

koalayim

Aktif Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
28 Mart 2007
Mesajlar
813
Emoji Skoru
3
Yaş
38
ben de eylülde işe başlayacağım şimdiden uykularım kaçmaya başladı...
Ama bu yazı biraz da olsa umutlandırdı beni
sağol cnm
 
Yukarı Alt