Çocuğun dil gelişimini Ve Etkileri

isabel

La Vie En Rose
Yönetici
Super Moderator
Doğa Severler Kulübü
5 Mart 2012
16.919
14.678
44
cinsellik-cocuk-cinsel-egitim-aile.jpg

Dil gelişimi doğumla başlayan ve yaşam boyu devam eden bir süreçtir. Çocuklar dünyaya geldikleri günden itibaren çevrelerindeki sesleri algılamaya, sesler çıkarmaya ve anadilin temel yapısını kazanmaya başlarlar.

Çocuklarda dil gelişimini etkileyen faktörler

1-Çocuğun dil gelişimi mensup olduğu ailenin dili ile aynıdır. Ailenin dil kurallarını benimser. Bu yüzden anne ve babalar çocukları ile bebek gibi konuşmamalıdırlar. Çocukları ile ve evde konuşurken dil kurallarına uygun olarak konuşmalıdırlar.

2-Çocuk çevreyi taklit ederek büyür. Çocuk doğru kelime ve cümleler kurduğunda ödüllendirilmelidir.

3-Dil gelişimini etkileyen en önemli faktör aile ve bebeklik, çocukluk dönemidir.

4-Anne ve çocuk iletişimi arttırılmalıdır. Sohbet edilmesi hem dil gelişimini hemde çocuğun topluma hazırlıklı olmasını sağlar.

5-Çocuk çevre ile ne kadar erken iletişime girerse dil gelişimi o kadar fazla olur. Yani çocuğunuzu anaokul, kreş gibi sosyal topluma erken çıkarmanız dil gelişimini olumlu etkiler.

6-Anne ve babanın eğitim düzeyi arttıkça çocuğun dil gelişimi ve sosyal toplumu artacaktır. Bu da çocuğun kaliteli yaşamasını ve başarılı olmasını sağlayacaktır.

7-Çocuğun yaşıtları ile eğitim ve oyun gruplara girmesi, gezip görmesi ve düşüncesini söylemesi gibi fırsatlar çocuğun erken ve düzgün dil gelişimini sağlayacaktır.

8-Dil gelişiminin çocuğa doğduğu andan itibaren bilinçli olarak verilmesinin gelecekte dil gelişimini arttıracaktır.

9-Oyun, çocuğun fiziksel, zihinsel, dil ve sosyal kapasitesinin gelişmesine fırsat verir.

10-İşitme engeli olan çocuklarda dil gelişimi çok geç tamamlanır.

11-Evde yabancı bir dilin konuşulması, konuşulan dilin kalitesiz oluşu konuşmayı kazanma ve pekiştirme döneminde çocukla ilgilenen birisinin olmaması çocuğun dil gelişimini geciktirir.

12-Az konuşulan evde, kitap okunmayan evde çocuk dil gelişimini sağlıklı tamamlayamaz.

Nelere dikkat edilmeli ;

– Bebek ilk bir ayda ağlama, öksürme, hapşırma gibi doğal sesler çıkarır. Birinci ayın sonunda ağlamaları çeşitli durumlara göre farklılaşmaya başlar.

– İkinci ve üçüncü aylarda bebek güler, ” k” ve “g” gibi ünsüz ve “a” “e”, “o” gibi ünsüz harfleri çıkarmaya başlar.

– Dört-altı aylar arasında ünlü ve ünsüz seslerin sayısında artış gözlenir, altıncı ayın sonuna doğru ünsüz ile ünlü sesleri birleştirmeye başlar; örneğin ba, da, ma v.b.

– Yedi-on iki aylar arasında ma-ma gibi hece tekrarları gözlenir. Bebek yetişkin konuşmasına benzeyen ancak anlaşılmayan diziler meydana getirir. On birinci aydan itibaren anlaşılmayan ses dizileri arasına tek heceli sözcükler yerleştirmeye başlar. İlk anlamlı sözcükleri telaffuz etmeye başlar.

– On iki-on sekiz aylar arasında sözcükleri amaçlı olarak kullanır. 3-50 sözcükten oluşan sözcük dağarcığı vardır. Nesneleri ve vücut bölümlerini gösterir.

– On sekiz-yirmi dört aylar arasında basit yönergeleri yerine getirir, nesneleri ve resimleri isimlendirir. Sözcük dağarcığı 50-70 sözcük içerir.

– İki yaş çocuğun yürümeye, konuşmaya, kendi benliğini fark etmeye başladığı bir dönemdir. Yaşamın ikinci yılındaki hızlı gelişim çocuğu pek çok açıdan bağımsız hale getirir. Motor yeteneklerle dil becerisinin kazanılmasının çocuğun bağımsızlığındaki etkisi büyüktür. İki yaş çocuğu koşar, tutunarak merdivenleri inip, çıkar. Bu dönemde bildiği 70 veya daha fazla sözcüğü kullanır, iki sözcükten oluşan basit cümleler kurar. İki yaş sorgu çağıdır. Bu evrede çocuk nasıl ve niçin sorularını ısrarla sorar.

0-2 yaş çocuğunun dil gelişimini desteklemek için neler yapabilirsiniz?

– Bebeğinizin gözlerinin içine bakarak ve gülümseyerek onunla konuşun. Onu ismi ile çağırın.

– Yatağın üzerine bebeğin göz teması kurabileceği, renkli, farklı sesler çıkaran hareketli oyuncaklar asın. Seslere yönelmesi, hareketleri izlemesi için yönlendirin. Dördüncü aydan sonra oyuncağa uzanması ve dokunması için destekleyin.

– 3-4. aydan itibaren bebeğinizi kucağınıza alarak ayna karşısına geçin. Ona ismi ile seslenin, çıkardığı sesleri tekrar edin.

– Bebeğinizi olabildiğince çok aile görüşmelerine dahil edin. Akşam yemeğinde masada diğerlerinin konuşmalarını dinleyerek çok sayıda kelime öğrenir.

– 12. aydan itibaren çocuğunuzun eline orta büyüklükte kırılmayan çelik ayna vererek “Bak benim burnum burada, senin burnun nerede ?” şeklinde oyun oynayabilirsiniz.

– İlk 2 yıl çocuğunuzu televizyondan uzak tutun. Yapılan araştırmalar 2 yaş öncesinde televizyon izleyen çocukların bilişsel gelişimlerinin olumsuz olarak etkilendiğini, dil gelişimlerinin geciktiğini ortaya koymaktadır. Bu dönemde aşırı televizyon izleme ile Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu ve otizm arasında ilişki olduğunu gösteren pek çok araştırma bulunmaktadır. Bu nedenle Amerikan Pediatri Akademisi önlem olarak 0-2 yaş çocuklarının televizyon ekranlarından uzak durmaları gerektiğini vurgulamaktadır.

– Resimli kitaplar okuyun. Sayfaları çevirmesi için fırsat yaratın. Okuduğunuz hikâyeler hakkında basit sorular sorun. Resim göstererek “Bu ne?” diye sorun.

– Kitap okurken kahramanın ismini çocuğunuzun adıyla değiştirdiğiniz zaman onun hikâyeyi daha dikkatli dinlediğini gözlemleyeceksiniz. .

– Masal, çocuk şarkıları, ninni, klasik müzik dinletin.

– Radyonuzu açın ve programları değiştirin. Müzik ve haberler bebeğinizin değişik tonlu sesler duymasını sağlayacak, duyduklarına tepki verecektir.

– Çocuğunuzla bebeksi konuşmak yerine onunla doğal şekilde konuşmaya özen gösterin.

– Onun çıkardığı sesleri taklit edin. Bebeğinizin söylediği “ba ba” “de de” gibi sesleri içeren cümleler kurun ; “Ba-ba seni seviyor”, “De-de geldi” gibi.

– Altını değiştirirken yumuşak sesle şarkılar söyleyin. Günlük hayatınızda neler yaptığınız hakkında, bebeğinizin hayatında olan kişiler; abla, ağbi, büyükanne ve/ veya ev hayvanlarına ilişkin şarkılar yaratarak söylemeyi deneyebilirsiniz.

– Bir yaşından itibaren bebeğinize çevresini keşfetmesi için fırsat tanıyın.

– Etrafındaki insanlara, çocuklara tepki göstermesi için onu cesaretlendirin; gülümsemek, baş baş yapmak gibi… Yaşıtlarıyla zaman geçireceği ortamlarda bulunmasını sağlayın, örneğin oyun alanları gibi.

– 1.5 yaşından itibaren bebeğinize resim kâğıdı ve boyalar vererek resim yapması için destekleyin.

– Bebeğinizi 18 aylıktan itibaren müzik eşliğinde dans etmesi için teşvik edin. Hızlı müzikle hızlı dans ederek “hızlı” sözcüğünü kullanın. Dingin müzikle yavaş hareket ederek “yavaş” sözcüklerini öğrenmesini sağlayın.

– Bir yaşından itibaren bebekler gözledikleri olayları taklit etmeye başlarlar. Bu dönemde çocuğunuzla birlikte günlük yaşantıyla ilgili oyunlar oynayabilirsiniz. Örneğin bebeği yıkama, uyutma, yemek yedirme v.b.

– Çocuğunuzun dil gelişimi konusundaki endişelerinizi uzmanlarla paylaşmaktan kaçınmayın.

İki yaş sorgu çağıdır

İki yaş çocuğun yürümeye, konuşmaya, kendi benliğini fark etmeye başladığı bir dönemdir. Yaşamın ikinci yılındaki hızlı gelişim çocuğu pek çok açıdan bağımsız hale getirir. Motor yeteneklerle dil becerisinin kazanılmasının çocuğun bağımsızlığındaki etkisi büyüktür. Koşar, tutunarak merdivenleri inip, çıkar. Bu dönemde bildiği 70 veya daha fazla sözcüğü kullanır, iki sözcükten oluşan basit cümleler kurar. Bu evrede çocuk nasıl ve niçin sorularını ısrarla sorar.

Geç konuşma hangi durumlarda normal karşılanmalı?

Çocuklarda yaygın olarak görülen geç konuşma bozukluğunun bir diğer adı, “özgün dil bozukluğu.” Bu duruma yol açan, belirlenebilir bir neden olmadığı halde, dil performansında ciddi bir gecikme ya da bozukluk oluyor bazı çocuklarda. Ancak buradan, her geç konuşan ya da bazı sesleri doğru söyleyemeyen çocukta bir sorun var sonucunu çıkarmak doğru olmaz.

Uzmanlar, bazı gecikmelerin, normal sınırlar içinde sayıldığını söylüyorlar. Zaten pek çok çocuk, konuşmaya geç başladığı halde, kısa zamanda yaşıtlarının düzeyine ulaşabiliyor. Ancak, sizin bu konuda herhangi bir endişeniz varsa, bir uzmana danışarak çocuğunuzun durumunu öğrenmeniz en iyisi.

Çocuğun zamanından konuşması neden önemli?

Uzmanlar çocuğun psiko-sosyal gelişim aşamalarının düzenli olması, sosyal ilişkilerinin ve gelişiminin normal olması, zeka ve öğrenme kapasitesinin normal seviyeye gelmesi, ulaşması gereken gelişimsel dönemlere varması için zamanında konuşmasının önemli olduğunu söylüyorlar.

Ne zaman geç sayılır?

Çocuklar genelde ilk altı ayda yavaş yavaş heceleri çıkarmaya, 12’nci aydan itibaren de kelimeleri söylemeye başlıyorlar. 18’inci aydan sonra da artık cümle kurabiliyorlar. Çocuğunuzda bir konuşma geriliği olup olmadığını anlamak için bu gelişim dönemlerini dikkatli incelemelisiniz. Eğer, bu dönemlerin gerisinde kalıyorsa bu sorun, beraberinde zeka ve sosyal gelişim problemlerini de getirebilir. O nedenle belli bir süre bekledikten sonra hala çocuğunuzun konuşamadığını fark ederseniz gerekli incelemelerin yapılması için doktora başvurmalısınız.
Çocuğunuzu gözlemleyin

Konuşmada gecikmesi olan çocuklarda ciddi bir sorun olasılığını düşündüren bulguları ;

1- Çocuğun işaret ve diğer iletişim biçimleri normal değilse
2- Çocukta ek bir fiziksel, gelişimsel sorun varsa
3- Anlaşılmaz sesler çıkarıyorsa
4- Çevresine karşı isteksiz ve ilgisizse
5- Yeni ortam ve durumlara uyum sağlamakta güçlük çekiyorsa
6- Yalnız kalmayı tercih ediyorsa
7- İsteklerini öfkeli davranışlarla anlatmaya çalışıyorsa

Bebeklerde ne sıklıkta işitme kaybı görülür?

Her 1000 yeni doğanın yaklaşık 1 – 3 ‘ünde çeşitli tip ve derecelerde işitme kaybı ortaya çıkmaktadır. Bu sayı neonatal yoğun bakım ünitesinde yatan riskli bebeklerde yüzde 4 – 6’a kadar çıkabilmektedir.

Yenidoğan işitme tarama testi nedir?

Çocuklarda meydana gelebilecek çok hafif derecede işitme kayıpları bile lisan, konuşma, sosyal, duygusal gelişimi ve akademik başarıyı etkiler. Bu nedenle işitme kaybının erken ve doğru teşhisi, çocuklarda gelişebilecek iletişim problemlerinin önlenmesi açısından büyük önem taşır. Öyle ki yenidoğan işitme taraması A.B.D.’de 39 eyalette zorunlu olarak yapılmaktadır. Yenidoğan işitme tarama testi 24 saatini doldurmuş her bebeğe uygulanabilen bir test.. Bebeğin doğal uykusunda yapılan ve son derece basit bir testtir. Bebeğin hiç kıpırdamaması, ses çıkarmaması gerektiğinden uykuda yapılır. Sadece 2 –3 dakika süren bu test bebeği hiçbir şekilde rahatsız etmez, ona zarar vermez.