isabel

La Vie En Rose
Yönetici
Super Moderator
Doğa Severler Kulübü
5 Mart 2012
16.432
11.862
headline.jpg


“Çocuğum Hiçbir Şey Yemiyor, Ne yapmalıyım? “

Annelerin çocuklarına yemek yedirmek için neredeyse denemediği yöntem kalmamıştır. Çocuğun peşinde dolanarak, televizyona dalmasını sağlayarak ve oyun oynatarak yemek yedirme bunlar arasında en sık karşılaşılanlar dır.

Bu yöntemler ilk etapta işe yarar görünmektedir. Ancak uzun vadede bunların o kadar da işe yaradığı söylenemez. Çünkü çocukta kalıcı bir yemek yeme alışkanlığı kazandırmazlar. Üstelik bir zaman sonra anne açısından çok yorucu bir hal alır ve yemek saati eziyete dönüşebilir. Bu da anne-çocuk ilişkisine yansır. Çocuk tek çocuk olsa, anne de çalışmayan bir anne olup bütün ilgisini çocuğuna verse dahi bunun böyle olması çok olasıdır. Anne çocuk büyüdükçe aynı sabrı ve toleransı gösteremeyebilir. Ayrıca yeni bir kardeşin doğumu ya da annenin çalışmaya başlaması gibi nedenlerde bu durumda etkili olabilir. Kısacası bu gibi yöntemler o öğünü kurtarmaya yarayan, kısa süreli fayda sağlayan yöntemlerdir.

Çocuğuna yemek yeme alışkanlığını kazandırmak isteyen ebeveynler, öncelikle çocuğun yeme davranışıyla aşırı ilgilenmeyi bırakmalıdırlar. Tabi ki de çocuğun yemek yemesi anne için önemlidir ve annenin ilgilenmesi gereken bir konudur. Ancak anne ilgilendiğini çocuğa hissettirmemeye çalışmalıdır. Çünkü çocuk için ilgi çekmek çok önemlidir. Sonunda dövüleceğini bilse dahi anne-babasının gözünün içine bakarak onların onaylamadığı davranışı yapan çocuklara hepimiz şahit olmuşuzdur. Burada çocuğun amacı, bir şekilde anneyi ya da babayı uğraştığı her ne ise onun başından kaldırıp kendisine yöneltmektir.

Çocuklar bizim zannettiğimizden daha akıllıdırlar. Annelerinin kendilerine o yemeği yedirmeden diğer bir işe rahat konsantre olamayacağını bilirler. Oyun oynuyor gibi görünseler bile annelerinin misafirliklerde kendilerinin yemek yememesinden yakınmasını duyup, o oturumunda gündemini oluşturmanın keyfini çıkarırlar.

Sofrada iken çocuğun tabağı ile aşırı ilgilenilmemeli. Yemesi konusunda ısrar edilmemeli ya da zorlanmamalı. Yemezse ceza, yerse ödül gibi koşullandırılmalardan kaçınılmalıdır. Çocuk yemeği yemeyi reddediyorsa, bir sonraki öğünde yiyebileceği ama o süre içerisinde yemek verilmeyeceği söylenmelidir. Bu kızarak ya da söylenerek değil, doğal bir şekilde ifade edilmelidir.

Bazı anneler bu yöntemi denediklerini ve olumlu sonuç alamadıklarını söylemektedirler. Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir kaç nokta vardır. Birincisi anne bir sonraki öğünü bekleyeceğini söylese dahi o öğüne kadar geçen sürede çocuğun abur cubur yemesine mani olmamaktadır. Çocuk abur cubur yiyince iştahı kapanmaktadır. İkincisi ise anne abur cubur vermese bile çocuk acıktığını söylediğinde onu tok tutacak sevdiği şeyleri –bisküvili süt, çikolotalı ekmek…- vermektedir. Böyle olunca çocuk haliyle bir türlü acıkmamaktadır. O yüzden anne bir sonraki öğüne kadar çocuğa su dışında bir şey vermemelidir. Çocuk acıktım dediği zaman bir sonraki öğünde yiyebileceğini söylemelidir. Fakat bunu söylerken çocuğa ceza gibi yansıtmamalı, evde o an için yiyecek bir şey bulunmadığını söylemelidir. Ya da az önce sofrada yemediği tabağı teklif edilebilir.

Elbetteki çocuğu aç bırakmak anneler açısından çok zor bir durumdur. En değerli varlıklarına kıyamazlar. Ama burada çocuğun uzun vadedeki iyiliği düşünüldüğünden, başlangıçta ebeveynler bir kaç gün bunu göze almalıdırlar. Bir müddet sonra büyük ihtimalle çocuk zaten yemek yeme alışkanlığını kazanmaya başlayacaktır.

Dikkat etmemiz gereken bir nokta da çocuğun zayıflığına ya da iştahsızlığına ya da sağlıklı beslenip beslenmediğine kimin karar verdiğidir. Ebeveynden ziyade buna doktor karar vermelidir.

“Çocuğuma Seçtiği Yemekleri Nasıl Sevdire bilirim?”

Bu konuda da annenin yine ilk aklında bulundurması gereken husus sevmediği yemeği yemesi konusunda çocuğa ısrar etmemesi ve onu zorlamaması gerektiğidir.

Daha çocuk küçükken farklı gıdaları tattırmak çocuğun geniş bir tat yelpazesine sahip olması açısından iyi olur. Bazen anneler her şeyi bir birine karıştırarak verirler. Mesela sütlü bisküvinin içine yumurta, peynir, pekmez…vs karıştırırlar. Bu, o sütlü bisküviyi daha sağlıklı bir hale getirebileceği için bir sakıncası yoktur. Fakat bazen bunların her birini ayrı ayrı da vermek gerekir ki çocuk besinlerin tatlarını daha rahat ayırt edebilsin.

Bazı çocuklar katı gıda yemeyi reddederler. Her şeyi püre olarak yerler. Bu biraz ailenin böyle alıştırması ile alakalı olabilir. Çocuğun katı yemesine engel teşkil edecek fiziksel bir sorunu yoksa aile püre şeklinde yedirmeyi alışkanlık haline getirmemeye özen göstermelidir.

Çocuğun sevmediği ancak gelişimi için yemesi gereken bazı besinleri ise saf halleri ile değil de farklı karışımlar yaparak vermek iyidir. Et yemeyen bir çocuğun bu ihtiyacı et suyu ile yapılan yemeklerle karşılanabilir. Süt içmeyen bir çocuğa muhallebi, sütlaç gibi tatlılar daha sık yedirilebilir. Ayrıca yemediği şey için çocuğu özendirip, teşvik etmek de iyi bir yöntemdir. Süt içmeyen çocuğa sadece süt içmekte kullanacağı kendisinin seçeceği bir süt bardağı alınabilir. Sütü içine kendisinin boşaltmasına izin verilebilir. Dikkat edilmesi gereken nokta çocuğun hevesini kırmamak için, seçilen besinin azar azar verilmesidir.

“Çocuğum Bir Başkası İle Gayet Güzel Yerken Benimle Yemiyor, Neden?”

Bazı çocukların zoru derdi anneleridir. Sadece yemek konusunda değil, diğer konularda da, bu annelerçocuklarının kendileri yokken çok uyumlu olduğunu çevrelerinden duyarlar.
Bunun nedenlerinden biri çocuğun annesinden daha fazla ilgi beklemesi olabilir. Yukarıda da değindiğimiz gibi, çocuk sonunda dövüleceğini bilse bile dikkatleri üzerine çekmekten hoşlanır. Özellikle, bu kişi çok sevdiği annesi ise. Annenin çalışması ya da çocuğun okula gitmesi gibi gün içerisinde anneyi yeterince görememe durumlarında buna daha sık rastlanır. Anneyi kendisi ile uğraştırarak çocuk zevk alabilir.

Diğer bir neden ise anne-çocuk ilişkisinde aranmalıdır. Ancak bunun için bir uzmana danışmak daha iyi olacaktır.

“Çocuğum Yemek Yiyor Ama Kilo Alamıyor, Neden?”

Çocuk yediği halde kilo almıyorsa öncelikle tıbbi bir muayeneden geçirilmesi gerekir. Bunun dışında, çocuklar özellikle yürümeye başladıktan sonra eskisine nazaran daha hareketli bir hal alması ya da çocuğun diğer çocuklara göre hareketli bir yapıya sahip olması da yese bile kilo almamasına neden olabilir.

“Çocuğumun İştahı Birden Kesildi, Ne Yapmam Gerek?”

İştahın açılıp kapanmasında farklı belirleyiciler olabilir. Bazen basit bir hava değişikliği bile iştah üzerinde etkili olur. Diş çıkarma, hastalık, stres gibi faktörler iştahın kapanmasına neden olabilir. Ayrıca çocuklarda 3 – 5 yaş arasında inatlaşma sık görülür. Bu dönemde aile ile inatlaşmak için dahi yemeyi reddedebilir.
Aile ani iştah kesilmelerinde sakinliğini korumalı ve çocuğun üzerine aşırı düşmemelidir. Bir müddet beklemeli, devam etmesi halinde doktora başvurmalıdır.

“Anne Sütü Ne Kadar Verilmeli, Sütü Bıraktırma Nasıl Olmalıdır?”

Anne sütünün besin değeri çocuğun zihinsel ve fziksel gelişimi açısından çok önemlidir. Anne sütünün besin değeri dışında en az onun kadar önemli olan psikolojik değeri de vardır. Burada sütten ziyede süt içme eylemi, anne ile kurulan yakın ve güvene dayalı ilişki önemlidir.

Bebek mümkünse ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenmelidir. Su vermeye dahi gerek yoktur. 6. ayda yavaş yavaş ek gıdalara geçilmesi uygundur. İlerleyen zamanlarda farklı yiyecekler eşlik edebilir. Şartlar el verdiği ölçüde 2 yaşına kadar emzirilmelidir.
Sütü bıraktırmada bebeğin kendiliğinden davranışı bize yardımcı olabilir. Ancak bebek kendisi bırakmayı istemiyorsa, sütü bıraktırma ani bir şekilde olmamalıdır. Kimi anneler bebeği 2-3 günlüğüne bir yakınına bırakıp unutturmaya çalışmaktadırlar. Bu da çok sağlıklı bir yöntem değildir. Burada önemli olan bunun aşama aşama olmasıdır. Çocuk süt istediği zamanlarda, annenin farklı bir şekilde çocuğun dikkatini dağıtarak alternatif yiyeceklerle karnını doyurması daha iyi olacaktır. Emzirdiği süre sayısını yavaş yavaş azaltmalıdır.

“Doktora Danışılması Gereken Konular”

Çocuk eğitiminde kitabi bilgilerden ziyade doğal bir süreç izlenmesi daha yararlı olabilir. Çünkü her çocuğun kişilik özellikleri ve gelişimsel özellikleri farklıdır.

İlaç kullanma, ek gıdaya geçme zamanı, hangi gıdalardan başlanacağı, hangi markaların kullanılacağı, çocuğun zayıflığı ya da şişmanlığı, boy ve kilo oranı ve bunun gibi bir çok sorunun cevabına doktorun çocuğu değerlendirmesi ile ulaşılmalıdır.

BİTİRİRKEN;

Beslenme çocuğun anne ile kurduğu ilk ilişki biçimlerinden biridir. Çocuk yemek yemeyerek bazen ilgi çekmek, bazen anneyi cezalandırmak, bazen annenin sabrını sınamak…vs isteyebilir. Yukarıda bahsettiğimiz noktalara dikkat ettiği halde çocuğunun beslenmesi konusunda sıkıntı yaşayan ebeveynlerin önce çocuk doktoruna sonra da duruma göre psikoloğa gitmesi gerekebilir.

Psikolog Canan Cantürk
 
Yukarı Alt