Çocuk ve dayak

pembevemaviler

Popüler Üye
Kayıtlı Üye
4 Kasım 2009
1.654
4
kimse kusura bakmasin annelik oyle kolay bi is degil cok cok sabir isteyen bir olay ,oyle disardan ahkam kesmek kolay bazen insan istemeyerek o anki psikolojiyle vurabiliyor ileriye gitmedigi surece popoya bacaga ufak vuruslardan birsey olmaz,zaten diger turlu evire cevire doven annenin aklindan suphe etmek lazim ,bu konu tartismaya cok musait bir konu herkesin bakis acisi farkli :KK22:
 

ohcanimadeysin

♥pamugum ve prensesim ♥
Kayıtlı Üye
31 Temmuz 2009
6.897
28
kimse kusura bakmasin annelik oyle kolay bi is degil cok cok sabir isteyen bir olay ,oyle disardan ahkam kesmek kolay bazen insan istemeyerek o anki psikolojiyle vurabiliyor ileriye gitmedigi surece popoya bacaga ufak vuruslardan birsey olmaz,zaten diger turlu evire cevire doven annenin aklindan suphe etmek lazim ,bu konu tartismaya cok musait bir konu herkesin bakis acisi farkli :KK22:
aynen...her zamanda olmuyor bir birikme oluyor..defalarca aynı şey olunca insanın sabrı çok zorlanıyor..veya kendine çok zarar verecek bişey yaptığı zaman aklın çıkıyor o korkuyla kızdığın oluyor.vursanda popoya ufak şaplak atarsın en fazla.ama onada ağzını 5 karış açıp ağladığında çok pişman oluyorsun o ayrı...eğer evire çevire çat çut yüzüne falan vuran bi anne varsa akıl sağlığı yerinde değildir,yardım almalıdır.kaldıki SABİHA PAKTUNA KESKİN bile oğlunu dövmüş.o kadar bilgili,yurtdışında eğitim görmüş,ödüller almış,insanlar ne tavsiye edecek diye ağzının içine bakıyor.ama nihayetinde oda insan ve bir kere olmuş.o yüzden diyorum çocuk sahibi olmayanlar yorum yapmasın.yaşamadan asssla bilemezler.büyükte konuşmasınlar.
 

evrenmore

Aktif Üye
Kayıtlı Üye
26 Eylül 2011
22
1
akli başında insan zaten evire çevire dövmez.bende oğlum 3 yaşına gelene kadar daha sabırlıydım.bu yaşlara gelen bir erkek çocugunu zaptetmek gerçekten zor.zaten vuruyorum ya da bagırıyorum dediğim konular da aslında onun kendine zarar verecegi korkusundan anlık tepkiler.allah tüm çocoukları korusun çocugu olmayana da versin.çocuguna birkaç vuranı da anlayacak imkan versin.inanın kimse kıymaz evladına ama korku ve sinir karıışınca oluyor işte.ama sizlerin yorumları gerçekten iyi geldi.bir tane bile vurmamak gerektiğini anladım ve o anda başka odaya gitmeyi başardım.
annelik mükemmel bir duygu

yine de anne olmayanın ne o sevgiyi ne de o andaki bir tane vurmayı ya da bagırmayı anlaması imkansız.
 

zeytin gxoxzlxux

Yeni Üye
Kayıtlı Üye
2 Eylül 2007
4.141
4
kimse kusura bakmasın o vurmuyorum kızmıyorum diyen annelerin büyük çoğunluğu ya çalışıyo yada etrafında kimsesi yok bütün ilgisi çocuğuna olan anneler..çalışan bi anneyi baz alalım sabah 8 de gidiyo akşam 8de geliyo eve geldikten bir kaç saat sonra çocuk uyuyor bi tek tatiller ve hafta sonları var tabikide kızmazlar vurmazlar çünkü kısıtlı vakit geçirirler ama evdeki anne öle değil 24 saat bi çocukla geçirmek inanın ki insanın sabrını taşırabiliyor kızmayacağım kızmayacağım diye kendine ne kadar telkin versende öle bişey oluyoki artık tamamen sabrın bitiyor napıcan öle bi anda oğlum çok güzel yaptın bi daha yap tamam mı diyeceksin kusura bakmayında kimse bu kadar sakin olamıyor dövüp evire çevire yapmıyoruz heralde ama eline vuruyosun ama poposuna..sonra ezikliğini hissediyosun ama olan oluyor.. öyle ahkam kesmek çok kolay herkes der hiç vurmayacağım bağırmayacağım kızmayacağım ama sabrın da bir sonu olabiliyor malesefff....
 

Nessy

Popüler Üye
Kayıtlı Üye
30 Aralık 2006
1.663
7
Şu mesele gerçekten canımı sıkmaya başladı.
Ciddi ciddi konuşulup karara varılırsa çok güzel olur.
Bir konu açılıyor,konuya yorum yapma hakkım var.Şöyle bir kural var da ben mi hatırlamıyorum.
''Bekarlar,anne olmayanlar yorum yapamaz.''
Böyle bir kural var ve ben de ona göre yorumumu yapıyorum.İsteyen dikkate alır,istemeyen almaz.
Ama kimse de yorum yapma hakkıma karışamaz.
Madem o kadar rahatsızsınız bekarların yorum yapmasından buyurun ciddi ciddi yönetime iletin rahatsızlığınızı.
Toptan bütün forum bekarlara kapalı olsun.

Bekarım,ve özellikle yorum yaparken neleri kaynak aldığımı yazdım.
Başta ailem olmak üzere,çevremden.Gördüklerimden.Yaşadıklarımdan.

Madem empati yapamam anlayamam kıtım sorarım o zaman size,
Yavaş vurmak nedir?Madem yavaş vuracaksınız o zaman hiç vurmayın.
Popoya ele vurmakla birşey olmaz ama boyunuz da uzamaz.
Çözüm değil ki bu.O an için bir çözüm sağlar.
Kimi çocuk kaldıramaz.
Kimisi de dayak arsızı olur.
Kimi şiddet görür ama kendi ailesinde bu yola başvurmaz.
Seçenek çok.


Yavaş ya da hızlı vurmak,acıyan yere ya da acımayan yere vurmak farketmez.
Bariz ''ben senden güçlüyüm.'' mesajı verir.İki iki daha dört.

Bazen eşiniz,patronunuz sizi çocuğunuzdan daha fazla sinir etmiyor mu?
Onlara da vurun o zaman.Ay pardon yavaş vurun.
Böyle birşey yok !

Şu lafa da öldüm.
''Sabiha Paktuna da çocuğunu dövmüş.''
Yanlış anlaşılmasın özellikle tuvalet eğitimi konusunda yazılarını çok beğenirim Sabiha Paktuna'nın..
Ama ne yani O kendini köprüden aşağı atsa siz de mi atacaksınız kendinizi.

Bekarlar büyük konuşuyormuş !
Allah hayırlı bir evlat nasip etsin,hayırlı bir anne olmamı nasip etsin.
Eğer evladımı birazcık okşayacaksam (!) Allah bana anne olmayı nasip etmesin.
O'na fiske olayının dışında dünyada cehennemi yaşatacaksam anne olmamı nasip etmesin.


Bu forumda bekarlara karşı önyargı olduğunu biliyordum ama bu kadar suçlama olacağını tahmin edemezdim.
Siz bekarlara karşı önyargılı değil düşmansınız resmen.
Halbuki benden bir farkınız yok.İnsanız işte !
Tek bir olay;bir imza.
Ki siz de önceden bekardınız.
Şimdi ise bekarları resmen ''kıt'' yapıyor,aşağılıyorsunuz.

Elim kırılaydı da şu konuya hiç yorum yapamayaydım.
Ne diyeyim..
 

ohcanimadeysin

♥pamugum ve prensesim ♥
Kayıtlı Üye
31 Temmuz 2009
6.897
28
Şu mesele gerçekten canımı sıkmaya başladı.
Ciddi ciddi konuşulup karara varılırsa çok güzel olur.
Bir konu açılıyor,konuya yorum yapma hakkım var.Şöyle bir kural var da ben mi hatırlamıyorum.
''Bekarlar,anne olmayanlar yorum yapamaz.''
Böyle bir kural var ve ben de ona göre yorumumu yapıyorum.İsteyen dikkate alır,istemeyen almaz.
Ama kimse de yorum yapma hakkıma karışamaz.
Madem o kadar rahatsızsınız bekarların yorum yapmasından buyurun ciddi ciddi yönetime iletin rahatsızlığınızı.
Toptan bütün forum bekarlara kapalı olsun.

Bekarım,ve özellikle yorum yaparken neleri kaynak aldığımı yazdım.
Başta ailem olmak üzere,çevremden.Gördüklerimden.Yaşadıklarımdan.

Madem empati yapamam anlayamam kıtım sorarım o zaman size,
Yavaş vurmak nedir?Madem yavaş vuracaksınız o zaman hiç vurmayın.
Popoya ele vurmakla birşey olmaz ama boyunuz da uzamaz.
Çözüm değil ki bu.O an için bir çözüm sağlar.
Kimi çocuk kaldıramaz.
Kimisi de dayak arsızı olur.
Kimi şiddet görür ama kendi ailesinde bu yola başvurmaz.
Seçenek çok.


Yavaş ya da hızlı vurmak,acıyan yere ya da acımayan yere vurmak farketmez.
Bariz ''ben senden güçlüyüm.'' mesajı verir.İki iki daha dört.

Bazen eşiniz,patronunuz sizi çocuğunuzdan daha fazla sinir etmiyor mu?
Onlara da vurun o zaman.Ay pardon yavaş vurun.
Böyle birşey yok !

Şu lafa da öldüm.
''Sabiha Paktuna da çocuğunu dövmüş.''
Yanlış anlaşılmasın özellikle tuvalet eğitimi konusunda yazılarını çok beğenirim Sabiha Paktuna'nın..
Ama ne yani O kendini köprüden aşağı atsa siz de mi atacaksınız kendinizi.

Bekarlar büyük konuşuyormuş !
Allah hayırlı bir evlat nasip etsin,hayırlı bir anne olmamı nasip etsin.
Eğer evladımı birazcık okşayacaksam (!) Allah bana anne olmayı nasip etmesin.
O'na fiske olayının dışında dünyada cehennemi yaşatacaksam anne olmamı nasip etmesin.


Bu forumda bekarlara karşı önyargı olduğunu biliyordum ama bu kadar suçlama olacağını tahmin edemezdim.
Siz bekarlara karşı önyargılı değil düşmansınız resmen.
Halbuki benden bir farkınız yok.İnsanız işte !
Tek bir olay;bir imza.
Ki siz de önceden bekardınız.
Şimdi ise bekarları resmen ''kıt'' yapıyor,aşağılıyorsunuz.

Elim kırılaydı da şu konuya hiç yorum yapamayaydım.
Ne diyeyim..
konuya tabiki herkes yorum yapabilir ama ben ne demişim okumuşsundur.çocuğum olmadan önce çok kızar ahkam keserdim söyleyenlerede sinir olurdum diye sende şuan aynı durumdasın onu anlatmaya çalışıyorum.sadece çocuğun olsun şöyle 1.5-2 yaşlarına gelsin ondan sonra gel ve bu konuyu bir daha oku o zaman bizim neden bahsettiğimizi çok daha iyi anlayacaksın.böyle çooook uzun yazmana edebiyat parçalamana falan gerek yoktu :)
 

gxuxlsu

sifaa nın yazdığından :)
Kayıtlı Üye
5 Ekim 2007
3.467
4
ayyy ohcanıma deysin hala aynısın okadar zaman geçti aradan geldim siteye ama hiç değişmemişsin herkese sataşıp kavga ediyosun hala yazık sana
 

olivia

bazen gitmek en dogrusu, elveda KK ve sevdiklerm
ÜZGÜN
Kayıtlı Üye
12 Temmuz 2006
5.092
5.728
Eskiden dayakla çocuğu disiplin etmek çocuk yetiştirmenin doğal bir parçasıydı. Gerek evlerde anne babalar tarafından uygulansın, gerekse okullarda öğretmenler tarafından uygulansın çocuğa atılan dayak “cennetten çıkma” kabul edilirdi. Günümüzde çocuk dövmenin, biz bunu “fiziksel istismar” olarak tanımlıyoruz ki, çocuklar (veya uygulanan herhangi bir kişi) üzerindeki negatif psikolojik etkileri artık bilinmekte. Bugün bu yazıda dikkat çekmek istediğim konu, bazı anne babalar tarafından “hafifçe vurma” olarak nitelendirilen disiplin uygulamaları.

Gerçekten oldukça şaşırtıcı; isteyerek ve planlayarak çocuk sahibi olmuş, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, kendileri eğitimli olan ve çocuk eğitiminden de anlayan (veya anlıyor görünen), aklı selim insanlardan duyuyoruz bazen: “vallahi beni öyle çok kızdırdı ki poposuna şöyle bir tane indiriverdim”... veya bazen oldukça kendinden emin: “efendim bir yaramazlık yaptığı zaman, özellikle kendisine zarar verecek bir davranışta bulunduğu zaman bunun zararlı olduğunu anlatmak için şöyle eline bir iki kez vuruyorum ama acıtmadan” Belki de fiziksel olarak zarar vermediği için, psikolojik olarak ta negatif bir etkisi olmayacağı sanılan bu disiplin uygulamaları gerçekte ciddi anlamda hatalı anne baba tutumlarıdır.

Çocuklarımıza bu hayatta öğretmek istediğimiz şeylerden biri öfke dürtülerimizi nasıl kontrol etmemiz gerektiği olmalıdır. Vurma eylemini bizzat gerçekleştirerek bunu elbetteki öğretemeyiz. Çocuklarımıza bu davranışla öğrettiğimiz tek şey vurmanın kabul edilebilir bir davranış olduğudur. Onların algıladığı “büyükler çocuklara veya güçlüler zayıflara vurabilirler” mesajlarıdır. Çocuklar için büyükleri özellikle de doğruluk timsali olarak gördükleri anne babaları ne yaparsa doğrudur ve onlar anne babalarını taklit ederek büyür ve gelişirler. Bir kız çocuğu annesinin topuklu ayakkabılarını giymeye meraklıdır; bir erkek çocuğu babasını traş olurken görür ve kendisi de traş olma oyununu oynamaya başlar. Aynen bu örneklerde olduğu gibi çocuklar elbetteki vurma davranışlarını da taklit etmeye başlarlar. Bunu oyunlarında kullanır, sonra da gerçek hayata geçirerek arkadaşları veya kardeşleri, yani özellikle kendinden küçük veya zayıf olanlar üzerinde uygulamaya başlarlar, yani aynen anne babasının yaptığı gibi... Böylece davranış problemleri baş gösterebilir. “Bu çocuk kardeşiyle hiç geçinemiyor”lar başlar, yuvaya veya okula gidiyorsa “geçimsiz çocuk, uyumsuz çocuk” gibi etiketler edinmeye başlayabilir. Hayata yuva döneminden bu şekilde başlamış bir çocuk için sosyal güçlükler birbirini kovalayabilir. Bu senaryo elbetteki bütün “hafif derecede dayak yemiş” çocuklar için geçerlidir demek yanlış olur fakat bu tip bir risk her zaman hem de yüksek bir olasılıkla vardır.
Ayrıca çocukların edindiği bir başka mesaj da problemlerin kaba kuvvetle çözülmesinin uygun olduğudur. Ortada bir sorun varsa bunu çözmenin yollarından biri de vurmak olabilir, neden olmasın, zaten anne babası da bu yolu kullanmaktadır. Yapılan araştırmalara göre dayakla büyümüş çocuklar yetişkin olduklarında çocuklarını büyütürken bu yöntemi kullanırlar. Böylece bu döngü nesillerce devam edip durur.

Bu eğitimli aileler çocuklarına sevgi göstermenin çocuğun özgüven gelişimi açısından ne kadar önemli olduğunu bilirler. Bu sevgiyi de gerçekten verebiliyor olabilirler. Fakat arada sırada belki bilinçli belki de kendilerine hakim olamayarak vurmalarına “ben çocuğumu seviyorum ve ona bu sevgimi gösteriyorum, arada sırada vurmalarım onu hiç etkilemez” derler. Biz buna psikolojide “rasyonalizasyon veya haklı çıkarma savunma mekanizması” diyoruz. Adı üstünde yaptıkları yanlışı rasyonalize ederler. Bu savunma bazı çocuklar için doğru olabilir. Fakat çocuklar kendilerini acıtan bir mesajı, bir de gerçekleşen vurma davranışı öfke doluysa sevgi mesajından daha fazla alırlar ve akıllarında daha fazla kalır. Hayatta en sevdiklerinden gelen böyle bir mesaj çocukların kafasını karıştırır, anne babaya karşı duydukları güveni sarsar. Dolayısıyla hayata ve insanlara karşı duydukları güven de sarsılır, artık dimdik durdukları zemin kayganlaşır, otorite karşısında korku duyan aciz çocuklar haline gelirler. Ne de olsa en sevdikleri böyle şeyler yapabiliyorsa herkes yapabilir.... Öte yandan özgüvenleri ve kendilerine olan saygıları da sarsılır. Çünkü bu tür bir davranış elbetteki gülümseyerek yapılmaz. Vurma davranışıyla birlikte çok muhtemel yapılan diğer yanlışlardan biri de kullanılan sözlerdir. Örneğin “seni yaramaz, başbelası çocuk” gibi yaftalar, “bak hemen doğru dürüst davranmaya başlamazsan seni bırakıp giderim”; “bak bir daha seni hiç sevmem, annen olmam” gibi sözler de vurmalara eklenince çocuk için çok daha fazla yıkıcı olur elbetteki. Çocuk anne babası başta olmak üzere etrafındaki kişiler onu nasıl algılıyorsa o da kendisini öyle algılar. Ayrıca çocuk yetiştirmedeki en büyük hatadır belki de “sadece iyi çocuk olduğu zaman sevilebileceği yoksa sevilmeye layık olmadığı” mesajı.... Çocuk anne babası tarafından her zaman ve her koşulda sevileceğini fakat bazı davranışlarının uygun olmayabileceği ve bu davranışlarının kabul görmeyeceği ama sevilmeye devam edileceği gerçeğini içine sindirerek büyümelidir.

Psikolojik anlamda düşünüldüğünde dayağın hafifi ağırı olmaz. Fiziksel olarak ta olmaz aslında. “Hafif dayak” yöntemi kullanılmaya devam edilip te, artık çocuk sözel olarak kontrol edilemedikçe gittikçe ağırlaşmaya başlayabilir. Hangi noktada artık elin ayarının kaçtığını anne baba kendisi bile farkedemeyebilir.
Ayrıca işin bir de etik yönü var. İster yetişkin olsun, isterse de çocuk olsun bir insanın vücudu kendisine aittir. Anne baba olmak çocuğun vücudunun da sahibi olmak ve bu vücuda istediğini yapma hakkına sahip olmak anlamına gelmez. Çocuğun vücudu kendisine aittir. Onu en güzel şekilde kullanmak onun en doğal hakkıdır. Ufacık elleri, ayakları, ufacık vücutları vurulmak için değil “keşfetmek” için vardır.

Hiçbir çocuk, hiçbir davranış vurulmayı haketmez. Mutlaka ve mutlaka doğruları öğretmek için vurmaktan başka bir yöntem her zaman vardır. Bir doğru asla bir yanlışla öğretilemez. Eğer siz de vuran anne babalardan biri iseniz annelik babalık yöntemlerinizi gözden geçirmelisiniz. Öncelikle kişilik yapınızı, altta yatan nedenleri düşünebilirseniz: Dürtüsel yani dürtülerine hakim olamayarak bu davranışları sergileyen birer anne baba olabilirsiniz; çocuğun dönemsel gelişimlerini veya kapasitesini bilmiyor olabilirsiniz; eğer dayak hafifse zarar vermez diye düşünüyor olabilirsiniz ..kendinizi çok çabuk kaybediyor olabilirsiniz, vb. O zaman yapacağınız şey basit: hemen dayakla çocuk yetiştirmeye bir son verip profesyonel yardım alarak annelik babalık becerilerinizi geliştirebilirsiniz. Siz de çocuklarınızla sorunları karşılıklı saygı ve sevgi çerçevesinde çözebilirsiniz.

alinti
 
Yukarı Alt