• İstediğin her konuda başarılı olabilirsin! Saklama Kendini…
    Detayları incelemek için tıkla!
  • Pınar Labneli Tarif Yarışması 4. Hafta yarışma başladı.
    Pınar Labne lezzetlerı yarışıyor. Her hafta birinciye süpriz hediyeler.
    Lezzetli yarışmaya katılmak için HEMEN TIKLA !..

Doğum Sonrası Cinsel Yaşam

NILBERA

SeVGi KeLeBeĞi
Pro Üye
12 Temmuz 2006
6.268
90
34
Doğum Sonrası Cinsel Yaşam


Yeni doğan bebekleri ile dünyadaki belki de en büyük mutluluğu tadan anne ve baba, bununla birlikte yaşamın bir bakıma farklı bir boyutuna da geçmiş olacaktır. Bundan sonraki yaşamlarında en azından uzunca bir süre eskisi kadar özgür davranamayacak ve ailenin yeni ferdine indeksli bir yaşam sürmeye başlayacaklardır. Çünkü yeni fert, her bakımdan onlara muhtaçtır ve onunla ilgilenmek hem en büyük zevk hem de iki kişilik yaşamın üçe bölünmesi demektir.ılginin, sevginin, zamanın, düşüncenin… Kısaca her şeyin üçe bölünmesi…



Lohusalık...



Doğumdan sonraki ortalama altı haftalık dönemdir. Bu dönem, bir çok bakımdan önemlidir. Bu dönemde, hem anne hem de baba yeni bir yaşam şekline uyum için bocalar. Bunun yanında yeni doğan bebeğin beslenme ve uyku düzeni henüz yerleşmemiş olduğundan, anne ve baba için de uykusuz ve yorgun günler demektir. Annenin yeni yaşam tarzına yaklaşımı ve psikolojik durumu çok değişik tablolar halinde karşımıza çıkabilir. % 10-15 kadında doğum sonrası depresyona gidecek kadar ağır bir klinik ortaya çıkabilir.



Daha nadir olmakla birlikte baba da farklı bir ruh haline bürünebilir. Annenin hissetiklerinin aynını hissedip, doğum sırasında onun çektiği ağrı ve acıları yaşamak adına anne adayı ile kendini özdeşleştirebilir ki buna Couvade sendromu (gebelik sendromu) denir. Çoğu erkekte baba oluşla birlikte önlerindeki yaşam için çocuğu ve eşi adına hissettiği sorumluluk duygusunda artış meydana gelir. Couvade sendromunun en hafif şekli, erkeğin eşiyle birlikte doğum seyrini yaşamasıdır. Ancak daha ağır şekillerinde; sinirlilik, nedensiz baş ağrıları, gaz sancıları, bel rahatsızlıkları, öforik ruh hali görülebilir. ışte bu yoğun ruhsal ve sosyal değişim içinde hem kadın hem de erkek cinsel dürtülerini akıllarına bile getiremeyecek kadar meşgullerdir.



Doğum sonrasında, daha çok annede söz konusu olmakla birlikte her iki cinsin ilgi odağı bebek olacaktır. Kadında annelik duygusu hakim hale gelir ve cinsel dürtülerini baskılar. Partnerler birbirleri ile özellikle sağlık problemleri dışında ilgilenmeyi bir kenara iterler ve bunu epeyce bir süre hatırlamazlar.



Gebelik boyunca kadın vücudunda meydana çok büyük değişiklikler, doğum sonuna kadar devam edecektir. Doğumdan sonra bu değişikliklerin bir çoğu geri dönmekle birlikte, kalıcı olanlar da vardır.



Uterus (rahim), doğumla birlikte büyük oranda küçülür, ancak son halini alması 4-6 hafta kadar sürer. Buna rağmen gebelik öncesindeki kadar küçülemez. Doğumdan sonra rahim içinden, doğum kanalı yoluyla gelen, ilk başlarda kana benzer şekilde kırmızlı renkli iken, giderek açılan ve sonunda beyaz / şeffaf renge dönen fizyolojik bir akıntı söz konusudur ki buna loshia (loşi) denir. Loshia, genellikle kadının pet kullanmasını gerektirecek kadar bol miktardadır. Kadın bu dönemde kendini gebelik öncesinde, adetli olduğu dönemlerdeki gibi hisseder. Bu nedenle cinsel dürtüleri baskılanır, libido (cinsel istek) azalır.



Normal vajinal (spontan) doğum ( NSD ), sırasında, özellikle ilk doğumlarda bebeğin başı vajinadan dışarı çıkarken dış kısımda (perine) ve vajinal duvarlarda şiddetli gerilmeye bağlı olarak düzensiz yırtılmalar olmaması için bu bölgeden geçişi kolaylaştırmak adına küçük bir kesi ile olası komplikasyonlar önlenir. Bu kesiye epizyotomi denir. Bebeğin çıkışından sonra kontrollü olarak kesilen bu kısım, yeniden dikilerek kapatılır. Bu yara yerinin iyileşmesi için yakalaşık 4-6 hafta geçmesi gerekir. Bu süre içinde yara yerinin temiz tutularak enfekte olmaması sağlanmalıdır. ışte gerek kadın ve gerekse de erkek bu yara yerine zarar verecekleri düşüncesi ile cinsel ilişkiden sakınırlar.



Sezeryan ile doğum yapan kadınlarda durum biraz daha farklıdır. Sezeryan ameliyatı sırasında ciltten başlayarak rahim de dahil olmak üzere karının tüm katları sıra ile kesilir ve bebek alındıktan ve gerekli temizlik sağlandıktan sonra cerrahın tercihi doğrultusunda tüm katlar ya da gerekli olan katlar tekrar dikilerek, operasyona son verilir. Operasyon yerinin iyileşmesi, kasların ve diğer katların yeniden asgari düzeyde eski halini alabilmesi için 6-8 hafta kadar geçmesi gerekecektir. Bu süre içinde çiftlerin cinsel ilişkiden kaçınmaları doğaldır.



Gebelik sırasında alınan kiloların bir çoğu, biraz da dikkat edilmek suretiyle 3-6 ay içinde verilebilir. Ancak bu kilo kaybının 6 hafta içinde olması beklenemez. Fazla kilolar, kadının kendine olan özellikle cinsel güveninin sarsılmasına neden olacaktır. Eşinin, onu eskisi kadar beğenmeyeceğini bile aklına getirebilecektir. Bu durum kadının düşündüğü kadar vahim olmasa da bir anlamda erkeğin libidosunu da etkileyebilmektedir. Bu nedenle cinsellik yönünden erkek de bu dönemde çekinceli davranabilmektedir.



Göğüsler, gebelik sırasında en büyük değişime uğrayan organlardan biridir. Kişiden kişiye değişmekle birlikte, çeşitli büyüklüklere ulaşabilir. Ayrıca, emzirme söz konusu olduğundan göğüslerden süt geliyor olması psikolojik olarak çiftlerin libidosunu baskılayacaktır. Göğüsler genellikle büyük ve belki biraz daha sarkık görünüm alabilir. Bu da erkeğin libidosu yanında, kadının da kendine karşı güvenini etkileyebilecektir.



Vajinal kanal, doğumdan sonra eskiye dönüş göstermekle birlikte, hiçbir zaman gebelik öncesi haline gelmez. Vajinal dokular ve pelvik döşeme zayıflamış olduğundan, cinsel ilişki sırasında vajina, penisi eskisi kadar kavrayamaz ve kadın vajinal kaslarını eskisi kadar etkili kullanamaz. Bu da cinsel ilişkiden alınacak zevkin azalmasına neden olur.



Vajinal kanal ve pelvik döşemede meydana gelen değişimlerle birlikte önde idrar kesesinin ve arkada rektumun ( kalın barsağın son ve anüsle birleşen kısmı) vajinal boşluğa doğru sarkması söz konusu olabilir. ıdrar kesesinin sarkmasına sistosel, rektumun sarkmasına ise rektosel denir. Sistosele bağlı olarak idrar kaçakları meydana gelebilir. Rektosel ise kabızlığa neden olabilir. Bu iki organın sarkıklığının fazla olduğu durumlarda vajina dışından da fark edilir bir görünüm meydana gelebilir.



Gebelik döneminde vücutta biriken fazla miktardaki sıvı, doğum sonrasında idrar ve terleme yoluyla geri verilecektir. Bu nedenle özellikle lohusalık döneminde sık idrara çıkma ve aşırı terleme olabilir. Terlemenin diğer bir nedeni de lohusalık döneminde metabolizmanın artmış olmasıdır. Bunlar da çoğu kez kadının cinsel ilişki sırasında kendini iyi hissetmemesine neden olabilecektir. Terlemenin çok fazla olduğu durumlarda aynı his erkek için de söz konusu olabilir.
alıntıdır
 
Son düzenleme:

NILBERA

SeVGi KeLeBeĞi
Pro Üye
12 Temmuz 2006
6.268
90
34
Gebelik sırasında büyüyen rahimin büyük toplar damarlara basısı sonucunda, özellikle vücudun alt kısımlarına kan dolaşımının aksaması ile varisler ve hemoroidler ortaya çıkabilir. Her ikisinin de sağlık problemleri yanında estetik açıdan da problem yaratması kadında cinsel estetik açısından çekince meydana getirebilir.



Perine, dış genital organlar ve göğüsler başta olmak üzere genel olarak tüm vücutta cilt renginde koyulaşma söz konusudur. Cilt rengi daha esmer bir görünüm kazanır. Bir çok zaman bu durum kadını rahatsız eder.



Cinsel ilişki belli bir konsantrasyon gerektirir. Başarılı bir cinsel ilişki için ilk gereken şey her iki cinsin kendilerini ruhen ve bedenen cinselliğe hazır hissetmeleri, rahat ve özgür olmalarıdır. Konsantrasyon eksikliği partnerlerin sekse hazırlığını engeller. Doğum sonrası cinsel yaşamda da bu tip problemler sıkça ortaya çıkabilir. Hatta bir çok kez özellikle anneler cinsel ilişki sırasında bebeklerine karşı suçluluk duygusuna kapılabilirler. Bazı kadınlar bu duyguyu “bebeklerine ihanet etmek” şeklinde ifade ederler.



Lohusalık dönemi, annelerin depresyon açısından en fazla risk altında oldukları dönemdir. Bu dönemde psikolojik açıdan ciddi ve uzun süreli problemler meydana gelebilir. Lohusalık depresyonu tüm lohusaların yaklaşık % 10-15 inde görülmektedir. Daha ağır durumlarda lohusalık psikozundan bahsedilir. Lohusalık depresyonunda en sık karşılaşılan belirtiler şunlardır ;


Bezgin ve bitkin bir ruh hali
ılgi ve alaka kaybı
Önceden hoşlanılan şeylerden zevk alamama
Günlük aktivitelere karşı ilgisizlik
Çok uyuma arzusu ya da uykusuzluk
ıştahsızlık ya da aşırı iştah
Huzursuzluk, telöre edememe
ıdrak zorluğu ve dikkat eksikliği
Kendini değersiz ve gereksiz olarak görme
Kötü anne olduğu düşüncesi




Doğumdan sonra ne zaman cinsel ilişki…



Bu konudaki genel kanı lohusalık dönemi olan doğum sonrası ilk 6 hafta boyunca sağlık nedenleri başta olmak üzere bir çok faktör göz önüne alındığında cinsel ilişkiden sakınılması yönündedir. Bu şekilde daha sağlıklı bir şekilde yeniden cinsel yaşama geçilmesi sağlanacaktır. Lohusalık döneminde seks için kendilerini yeterince hazır hisseden çiftler sağlık durumlarını doktorları ile konsülte ederek uygun olduğu taktirde biraz daha erken cinsel yaşama dönebilirler.



Erkeğin yaklaşımı ne olmalıdır..?



Kadınların en büyük korkularından biri doğumdan sonra eski vücutlarına kavuşamamak ve bu şekilde eşlerinin ilgi ve arzusunu eskisi kadar çekememektir. Bilinçli bir erkek bunu bilerek, eşine bu konularda destek olmalı, onun bu çekincelerinin yersiz olduğunu söyleyerek, ona karşı sevgi, ilgi ve isteğinin hiçbir şekilde azalmadığını ifade etmelidir. Ona daha şefkatli yaklaşmalı, lohusalık tamamlandığında sağlıklı bir cinsel ilişki için istekli olduğunu ifade edecek ilk yaklaşımları göstermelidir. Belki uzunca bir süre cinsel olarak birbirlerinden ayrı kalan çiftler yeniden cinsel yaşamlarına dönerken belli bir çekingenlik ve utangaçlık hissedebilirler. Bu durumda da erkek yol gösterici ve yönlendirici olmalıdır.



Kadının yaklaşımı ne olmalıdır..?



Her ne kadar doğumla birlikte az da olsa kalıcı bir kısım ekiler mevcut olsa da, akıllı ve bilgili bir kadın kısa sürede kendini toplayarak tüm bu gelişmelerin çok farklı olmakla birlikte olağan şeyler olduğunu bilecektir. Lohusalık sonunda cinsel yaşama dönüş için kendi beynini hazırlamalı ve bunun için eşine küçük işaretler vermelidir. Bu şekilde eşinin de varsa bu konudaki çekincelerine cevap vermiş olur. Vücudun eski haline dönmesi için gerekli şartları sağlamaya çalışmalıdır. Bunun sağlanması ile hem kendine güveni yeniden inşa edilirken, hem de eşine karşı eskiden bir şey kaybetmediğini gösterecektir.



Gebelik ve doğuma bağlı değişikliklerin giderilmesi…



Günümüzde, gebeliğe ait meydana gelen kalıcı değişikliklerin hemen hepsi istenildiğinde tedavi edilerek eski haline getirilebilmektedir.



Esneyerek, genişleyen vajinal kanal, ön ve arka onarım denilen basit bir operasyonla darltılarak eski sıkılığına getirilebilir.



Kötü dikilmiş epizyotomi ya da epizyotomi uygulanmadığı için meydana gelen perine yırtığı skarları, yine basit bir müdahale ile kötü görünümünden kurtarılabilir.



Göğüslerdeki büyüme ve sarkıklık, emzirme dönemi bittikten sonra istenildiğinde estetik cerrahi girişimlerle düzeltilebilir.



Gebelik ya da lohusalıkta meydana gelen psikolojik değişiklikler giderek ilerleyen boyutlarda ise mutlaka profösyonel yardım alınması gerekir. Bu konuda uzman psikolog ve psikiatristlerle görüşülmesi son derece yararlıdır.



Doğum sonrası yeni bir gebelikten korunma…



Lohusalıktan sonra emzirsin ya da emzirmesin, adet görsün ya da görmesin her kadın yeniden gebe kalabilme potansiyelindedir. Bu nedenle gerçek bir korunma yönteminin uygulanması gereklidir. Seçilecek korunma yöntemi, kişilerin kendi tercihleri yanında doktorun önerisi ile uygulanmalıdır. Emziren kadınlarda hormonlara dayalı bir korunma yöntemi seçilmesi mümkün değildir.Bu durumda ya kondom veya spiral (Rahim ıçi Araç/ RıA) en uygun yol gibi görünmektedir. Ancak emzirmeyen anneler, istedikleri taktirde hormonal yollarla da korunabilirler. Tüm bunların ayrıntılarını doktorları ile görüşmeleri gerekir.
alıntıdır
 
Son düzenleme:

lunet

Aktif Üye
Kayıtlı Üye
26 Aralık 2008
426
1
çok haklısınız..bilgileriniz için teşekkürler..ben bunların hepsini yaşadım....emeğinize sağlık...
 

edolina

Popüler Üye
Kayıtlı Üye
24 Temmuz 2008
2.029
12
Doğumdan hemen sonra gerek bedenen gerek ruhen annenin zamana ihtiyacı oluyor.Anne ne kadar çabuk toparlanırsa cinsel ilişki o kadar çabuk başlıyor.Herkesin bunu farklı yaşadığını çevremdekilerden ve kendimden biliyorum.Hamile olanlar korkmasınlar sakın.Zamanla herşey yoluna giriyor.Sadece eskisi gibi sadece sen ve ben diyemiyorsunuz.Çünkü artık hayatınızda minik,dünya tatlısı bir melek oluyor ve 24 saat boyunca onu aklınızdan çıkaramıyorsunuz.
 

misivam

iki prenses annesi
Kayıtlı Üye
17 Ekim 2009
878
11
35
herşey çok açıklayıcı çok güzel. ben 3 yıllık evliyim. şuan bebek düşünmüyoruz. ben bi çocuk sahibi olmayı herkes gibi çok istiyorum ama çok fazla endişelerim var. evlendikten sonra 6 kilo aldım. kızken aşırı zayıftım. şimdi normal 52 kiloyum. buna rağmen kilo alımında kalçamda acayip çatlamalar oldu. hamile olduğumda bu çatlaklar dahada artarsa tam bi facia olurum. tüm vücudum yol haritası gibi olur herhalde. bu yüzden çok korkuyorum ve pisikolojik olarak hamile kalmak istemiyorum. bunu nasıl engelleyebilirim. bunu aramızda yaşamış olanlar elbette vardır. bu durum nasıl atlatılabilir yada nasıl önlenebilir. paylaşırsanız çok sevinirim. şimdiden teşekkürler.
 

nur82

Guru
Kayıtlı Üye
4 Aralık 2007
2.036
11
5 ay oldu doğum yapalı..eşimle kardeş olduk...çünkü ilişki sırasında canım çok yanıyor..böyle olunca da kendimi çok kasıyorum....sezeryanla doğum yaptım...doğumdan önce böyle bir sıkıntım yoktu..daha ne kadar sürecek bu böyle...doğumdan sonra sadece toplasam 5 kez birliktelik olmuştur o da tam anlamıyla değil güç bela..ben de istek falan da kalmadı..dr a gitmeyi düşünüyorum ama bebek olunca değil dr a tuvalete bile gidemez oldum..:KK43:(((
 

slowmotion

bencil değil sencil:)
Kayıtlı Üye
14 Kasım 2009
78
0
doğum sonrası ilk 1 sene cinsel yaşamdan çok iyi bir reformans beklemek hata olur. Ama 1 sene sonra herşey rayına oturuyor...
 

Nesli35

Aktif Üye
Kayıtlı Üye
24 Kasım 2009
2
0
Merhaba,ben doğum yapalı 2 ay oldu.Aynı problemden ötürü foruma girdim.Biz 3 defa ilişki denedik.Biri hariç diğer ikisinde birleşme sağlanamadı.Hepsinde de canım çok yandı.Emziren annelerde vagina kuruluğu problemi olabileceğini okuyorum.Bir de bu konuda doktor tavsiyesiyle kullanılan kayganlaştırıcılar varmış.Deneyen veya bu konuda deneyimi olan var mı arkadaşlar?
 

cottonheart

Zeynebin annesi
Kayıtlı Üye
5 Ekim 2009
755
12
35
evet canlarım imdadınıza yetiştim kesinlikle doğumdan sonra çok acıyor heleki emziriyorsabnız vajinada açok kuruluk oluyor ben aylarca eziyet çektim jel daki faydalı olmadı size tavsiyem bebek yağı çok rahat oluyor ve kendinizi kesinlikle kasmayın eşinizin anlayışıda çok önemli ben hala böyle devam ediyorum bebeğim16 aylık
 

Christian_Louboutin

Tek askim ve iki kizim
Kayıtlı Üye
25 Kasım 2008
702
16
off ya benim sıkıntım da bebeğimden dolayı hiç vaktimiz kalmıyo hiç uyumuyo bebişne gece ne gündüz toplasam en uzun uykusu 10 dk uykusuzluktan zombie ye döndüm zaten
 

silik

Aktif Üye
Kayıtlı Üye
29 Ocak 2010
225
1
bence birazda psikolojik bende sezeryan dogum yaptım üstelik çift rahimliyim 15 oglum var ama canım yanmasda birliktelik istemiyorum çünkü eşim hamilelik sürecinde hiç destek olmadı dogumdan sonrada tabi bu arada aranızda benim gibi çift rahimli varmı
 

kedi34

Aktif Üye
Kayıtlı Üye
26 Kasım 2009
221
5
evet canlarım imdadınıza yetiştim kesinlikle doğumdan sonra çok acıyor heleki emziriyorsabnız vajinada açok kuruluk oluyor ben aylarca eziyet çektim jel daki faydalı olmadı size tavsiyem bebek yağı çok rahat oluyor ve kendinizi kesinlikle kasmayın eşinizin anlayışıda çok önemli ben hala böyle devam ediyorum bebeğim16 aylık

ben de kayganlastirici olarak dusunuyorum bebe yagini ama acaba ic dokuya bir zarari olurmu, flora bozulmasina sebep olur mu diye deneyemiyorum cunku bende rahim agzi yarasi vardi, dogum yapali 2,5 ay oldu henuz baktirmadim, doktor da 3 ay sonra gel demisti kontrole ona sormayi da unuttum, bilgisi olan var mi acaba ya da uygun bir onerisi olan?
 

goddess34

Aktif Üye
Kayıtlı Üye
29 Kasım 2009
35
1
benımde 5aylık kızım var bız hamılelık donemınde bıraktık beraber olmayı benım canım cok acıodu esımde zaten bu konuda cook anlayıslıydı oda ısrar etmedı hıcc hatta konusu bıle gecmedı dıyebılırım sımdı kızım 5aylık 4ay ıcerısındede en fazla 2 3kez bırlıkte olmusuzdur ama bende ıstek yoktu hıcbırsekılde ıstemıodum esım yanıma yaklastıgında elımle resmen adamı ıtıodum evet yazıdakı cok dogru sankı kızıma ıhanet edıomusum gıbı gelıodu nedense e bıde ustune uykusuzluk var kızım cok zor 3ay gecırttı bana uykusuz geceler bu yuzden bebegım uyudugunda benım ıcın sankı fırsat doguyodu hemen uyumak ıstıodum tabı erkek anlamıo bunu oda ılgı beklıo ama sana kımse ılgı gostermıo cocuk baktın dıe kımse odullendırmıo ama erkeklerımız calısıolaryaaaa cooook yoruluolar ne yapsınlar yazıkkkk bende ınadına yapmıodummm son gunlerde artık uzulmeye basladım :)ve kendımı toparladıgımı dusundum bırde benım fızıgım cok duzgundu dogumdan once hamılelıgım boyunca 16 kılo aldım ve tabı esımın dılıne dustum buda benı rahatsız edıodu evde ustumu degıstırecegım zaman kose kapmaca oynuodum esımle benı gormesını ıstemıodum ama sımdıı cooookdaaa umrum dıorum zaten oda artık kıloyu takıntı etmıo hos gercı 8kılo fazlam var onuda verırım ama ınadına vermıycemmm cok uzdu benı bu kılo yuzunden artık elımızde bu var ısıne gelırse dıorum yuzune baka baka gayet rahatım delıymısım resmen onun laflarıyla kendımı sıkıntıya sokmusum suanda ıse gayet guzel bırlıktelıkler yasıoruz dıyebılırım evet yazıdakı gıbı ıkı tarafında ıstemesı cook onemlı ben basta ıstemedıgım ıcınmıs canımın yanması cunku cook kasıodum kendımı suanda relax tavsıyem en basta aa canım acıycak dıye baslamayın ılıskıye hayır cok guzel bı beraberlık yasıycam onu bende ıstıorum dersenız bence sızde rahat gecırırsınız gecenızı tabı mınık melegınızden fırsat kalırsa :):)
 

zuzum24

askim+cocuklarim=ben
Kayıtlı Üye
5 Mart 2010
2.747
1
34
bendede istek felan kalmadi oglum 4 aylik aylarca olmasin hic istemem ,aksam oldumu cok uyku bastiyor istemiyorum artik nedense,hamilelik sonrasinda istekisiz cok olurmus bunun icin doktor birseyler veriyordu yanlis bilmiyorsam ben hic almadim cok duyudm,dogum sonrasi caniniz yanmamasi icin su kasik pozisyonu dedikleri pozisyonda olmasi gerekliymis daha az can yakarmis bilginizie....