Doğum sonrası depresyona dikkat

karakizcagla

Aktif Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
14 Şubat 2007
Mesajlar
10
Emoji Skoru
0
Yaş
32
Doğum sonrası depresyona dikkat:emir_bebek: :mymeka:


Zübeydehanım Doğumevi Psikoloğu Derya Akgül, annelerin yüzde 10'unun doğumdan sonra şiddetli depresyon geçirdiğini ve hayattan keyif alamadığını belirterek, "Doğumun neden olduğu fizyolojik hormonal değişikliklerle psiko-sosyal faktörler depresyona neden oluyor" dedi.


Psikolog Derya Akgül, doğum sonrası depresyonu "hayattan keyif alamama hali" olarak tanımladı. Annelerin yüzde 10'unun şiddetli depresyon geçirdiğini ifade eden Akgül, "Doğum sonrası depresyon (post-natal depression) pek çok kadında görülüyor. Postportum depresyon, doğum sonu depresyon; yani çökkünlük demektir. Her ne kadar 'doğum sonu' denmekteyse de doğum öncesi ve sırasında da ortaya çıkabilir. Depresyonun tipik belirtileri olan üzüntü, moralsizlik, kendine güvende azalma, kötümserlik, ağlama, yakınma şikayetleri ortaya çıkar. Bunlar başlangıçta dikkati çekmeyebilir. Fakat bu duygu durumunun süresi uzayınca (15-20 gün kadar) çevrenin dikkatini çekmeye başlar. Bu tablo giderek ağırlaşabilir" dedi.

Depresyonun hastada kötülük görme hezeyanlarıyla kendine güven düşüklüğü, kendini suçlama, kendisini yararsız görme durumlarına yol açtığını anlatan Psikolog Akgül, "Daha ağır şeklinde (sistemsiz, mantıksız) hezeyanlar ve görsel, işitsel halisünasyonlar tabloya eklenebilir. Postpartum depresyonu ile doğum sonrası hüznü ayrıştırmak gerekir. Doğum sonrası hüzün doğumu izleyen 2-4. gün oluşabilmektedir. Hafif düzeyde de olsa gerginlik, yorgunluk, çocuğunun ya da kendisinin sağlığını konusunda endişeler, ağlama, sıkıntı, dikkati odaklayamama ve uykuya dalmada sorun ya da sık uyanma görülebilmektedir. Bu durum en yoğun olarak 2 gün kadar yaşandıktan sonra, 2 hafta kadar sonra düzelir. Doğum yapan kadınların en az yarısında görülmektedir. Belirtiler herhangi bir tedavi uygulanmadan kendiliğinden geçmektedir; ancak doğum sonrası depresyon biraz daha önemlidir ve bu kadar kısa sürede de iyileşmez" diye konuştu.

"Doğum süresince psikolojik destek alınmalı"

Doğumun neden olduğu fizyolojik hormonal değişiklikler, hamileliğe bağlı olarak ortaya çıkan psiko-sosyal faktörlerin depresyona neden olduğunu anlatan Akgül, "Sorunlu evlilikler, kişinin çocukluğunda ya da gençliğinde ağır sorunlar yaşaması, doğumun uzun sürmesi, çocuğun doğumu, öncesi ve sonrasında mutluluk veren bir ortamın olmaması, annenin yakın çevresinin kişiye destek olmaması, annenin kendi annesini küçük yaşta kaybetmesi ya da anne ile arasında çatışmalı bir ilişkinin olması, annenin kadınlığa bakışı, algılayışı ile ilgili sorunlar önemli risk etmenleridir. Genellikle genç annelerde ve ilk çocukta daha sık görülmektedir. Ancak yaş sınırı yoktur. Sosyo-ekonomik düzeyle de ilişkisizdir. Eğitim düzeyiyle ilişkisi belirlenmemiştir" şeklinde konuştu.

Doğum süresince anne adayının bir uzmandan psikolojik destek alması gerektiğinin altını çizen Psikolog Derya Akgül şunları söyledi:

"Dengeli, anlayışlı yaklaşımlar yararlı olur; ancak hastalık başladıktan sonra mutlaka uzman birinin yardımı gerekir. Psikiyatrik tedavi mutlaka gereklidir ve erken başlanması önemlidir. Hastalığın süresi için kesin bir şey söylemek mümkün değildir. Bazen 1-2 ayda iyileşebilir. Bazen 5-6 ay ya da daha uzun sürebilir. Doğum sürecinde anne adayının bir uzmandan psikolojik destek alması, hamilelik ve doğum aşamalarında ortaya çıkabilecek ruhsal sorunların azaltılmasında oldukça faydalı olmaktadır. Hamilelerin doğum konusunda bilgilendirilmesi, genel kaygılarının anlaşılması ve paylaşılması, hamilelikte depresyonun ortaya çıkma ihtimalini azaltmada yardımcı olabilir."
 
S

serenayım

Ziyaretçi
Evet genelde böyle depresyon oluyormuş aman ha dikkat etmek lazım. çünkü haberlerde geçmişti depresyona giren anne bebeğinide öldürmüş kendinide Allahım hepimizi korusun
 
P

PERİ

Ziyaretçi
bende geçirdim kızlar. ama ben etrafıma zarar vermemiştim. kendime vermiştim. 1 hafta hiçbişey yediremediler bana sütümde olmadı doğru düzgün. bebişim aç kalmaktan ağlıyordu. çok ağladığında ben dahada çıldırıyordum. düşünsene iple çektiğin o ilk günleri böyle geçirmek nasıl ? berbattı kızlar. ve neden olduğuna hala cevap bulabilmiş değilim. aman kimsenin başına gelsin istemem.
 

elen17

Aktif Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
12 Temmuz 2006
Mesajlar
34
Emoji Skoru
0
Yaş
37
bende cok kötü gecirdim arkadaslar.Sabahları uyandıgımda kötü uyanıyordum.Çünkü hiç uyanmak istemiyordum..
bebegimi sevmek bile istemiyordum..İlgilenmek istemiyordum...Sonrada neden böyle düşünüyorum diye vicdan azabı çekiyorum diye üzülüyordum...
Bu depresyonda bence kadınları kırkı çıkana kadar dışarı çıkarmak istemiyorlar ya onun da etkisi var...o psikolojiyle insan daha kötü oluyor...
 

Nilhan75

Aktif Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
5 Şubat 2007
Mesajlar
138
Emoji Skoru
3
Yaş
43
ben de tam tersi olmuştu!
acayip bi neşe ve enerji,ağzım sürekli kulaklarımda geziyodum.
ne yemek ne uyku gözüm görmüyodu,sadece bebişim:)))
bu halim doğumhanede başlamıştı,daha çocuğun göbeği kesilmeden 2.yi ne zaman yapabilirim diye sormuştum!
 

lena

Aktif Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
15 Kasım 2006
Mesajlar
129
Emoji Skoru
0
Allaha şükür bende yaşamadım .ama kız kardeşim yaşamıştı çok zor günler geçirdi.annem ve ben mahvolduk Allah kimseye göstermesin inşallah.
 
S

serenayım

Ziyaretçi
Ya kızlar neden böyle oluyor bilmem galiba sitres falan oluyo ne bilim değişik duygular içindemi oluyosun Allahım kimseye göstermesin çok zor ya
 

Andora

Aktif Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
31 Ocak 2007
Mesajlar
4
Emoji Skoru
0
Yaş
45
Benimde cok kotu gecmisti ilk gunlerim.Neredeyse 1 ay surmustu.Ben nasil bakarim Ben alamam bu sorumlulugu naaptim ben diye aglama krizlerimi unutmam hic.Meme uclarim aciyor diye emzirmek isteyislerimide unutmam sonra ne kadar bencil davraniyorum diye kendime kizip yine aglama krizlerim.sadece yatakta kucagima aliyordum her tarafim yastiklarla cevrili olesiye bi korku yasadim ya dusurursem diye.Esim senin alisverise cikman lazim diye Subatin ortasinda pusetle eve yakin bir alisveris merkezine bile goturdu beni hemde yuruyerek iyi gelmisti ama pusette kizim ben ve esim.Ama kizimada krallar gibi baktim.2 yasina kadar hic hasta olmadi sukur.ve 2 yasina kadarda buyuk bir mutlulukla emzirdim kizimi.Simdi 3 yasinda gayet saglikli ve mutlu bir cocuk cok sukur.Inanin hepsi geciyor ya.Ciddiyim bak :))
 

candanbilgic

Aktif Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
11 Ocak 2007
Mesajlar
30
Emoji Skoru
0
Yaş
36
sanırım bebk ile gelen sorumluluklarda oluyo bu zzor günler..insanın bu nu düşünmesı bıle urkutuyor..bıde cevrenın verdığı baskılar..
 

**SU**

çocukta yaparım kariyerde
Kayıtlı Üye
Katılım
12 Temmuz 2006
Mesajlar
643
Emoji Skoru
8
Yaş
43
Doğum sonu depresyonu



Postportum depresyon; doğum sonu depresyon yani çökkünlük demektir. Her ne kadar "doğum sonu" denmekte ise de, doğum öncesi ve sırasında da ortaya çıkabilir. Depresyonun tipik belirtileri olan üzüntü, moralsizlik, kendine güven de azalma, kötümserlik, ağlama, yakınma şikayetleri ortaya çıkar. Bunlar başlangıçta dikkati çekmeyebilir. Fakat bu duygu durumunun süresi uzayınca (15-20 gün kadar) çevrenin dikkatini çekmeye başlar. Bu tablo giderek ağırlaşabilir. Hastanın kötümserliği kötülük görme hezeyanlarına, kendine güven düşüklüğü, kendini suçlama, kendini yararsız görme, giderek de ölüm intihar düşüncelerine neden olur. Daha ağır şeklinde (sistemsiz, mantıksız) hezeyanlar ve görsel, işitsel halüsinasyonlar tabloya eklenebilir.

Ülkemizde bunun sıklığı ile ilgili araştırma yoktur. Ancak psikiyatristlerin seyrek olmayarak karşılaştıkları bir tablodur. Nedeni kesin olarak bilinmemektedir. Doğumun neden olduğu fizyolojik, özellikle hormonal değişiklikler, yine hamileliğe bağlı olarak ortaya çıkan psiko- sosyal faktörler ya da her ikisi birlikte neden oluşturabilirler.

Genellikle genç annelerde ve ilk çocukta daha sık görülmektedir. Ancak yaş sınırı yoktur. Sosyo-ekonomik düzeyle de ilişkisizdir. Eğitim düzeyiyle ilişkisi belirlenmemiştir.

Psikiyatrik tedavi mutlaka gereklidir. Ve erken başlanması önemlidir. Tablo ağırlaştıktan sonra tedavi güçleşmekte, geri dönüşü güç problemlere yol açabilmektedir. Bunlardan en önemlisi kalıcı tedavisi zor şizofreni benzeri bir psikotik tabloya yol açabilmesidir. Bu durumda hastanın hezeyanları ve halüsinasyonları kalıcı olabilmektedir.

Dengeli, anlayışlı yaklaşımlar yararlı olur ancak, hastalık başladıktan sonra mutlaka uzman birinin yardımı gerekir.

Hastalığın süresi için kesin bir şey söylemek mümkün değildir. Bazen 1-2 ayda iyileşebilir. Bazen 5-6 ay ya da daha uzun sürebilir. En önemli kötü sonuç kalıcı bir psikotik bozukluğa neden olabilmesidir. Bu nadir de olsa görülebilir.
 
Yukarı Alt