Diyet | Estetik | Güzellik / Bakım | Moda | Sağlık | Dekorasyon | Anne Çocuk | Kadın Sağlığı | Kadın | Yemek / Mutfak
Merhaba, sitemize ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz. Ücretsiz üye olmak için tıklayın...

Eşimi kaybetmekten korkuyorum!

Konusu 'İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden' forumundadır ve NILBERA tarafından 20 Temmuz 2006 başlatılmıştır.

    20 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : NILBERA
  1. NILBERA

    NILBERA SeVGi KeLeBeĞi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    6.268
    Beğeni:
    85
    Ödül Puanları:
    353
    Eşimi kaybetmekten korkuyorum!


    Sevdiğimiz insanı kaybetme korkusunu herhalde tanımayan yoktur. Kim ister mutluluğundan vazgeçmeyi, yalnız kalmaktan korkmayı, gözyaşı dökmeyi. Zaman zaman böyle bir düşüncenin gelmesi normalde insanı etkilemez. ılişkiye daha motive olmasını sağlar ve yeni enerji verir. Ancak bu korkular güncel yaşantımızı zindana çevirmeye başlamış ise, eşimizle sık sık bu konularda münakaşa ediyorsak, o yokken sürekli onu arama, sorma gereksinimi hissediyorsak, geceleri ter içinde sıkıntı ile uyanıyorsak ve tek düşüncemiz o ise, durum daha 'ciddi' bir hal almış demektir.

    Basit duygular korkuya dönüştüğünde

    ınsan yaşamında aslında gerekli olan korku artık bir rahatsızlığa dönüşmüştür. Hatta anksiyete dediğimiz bozukluk haline gelmiş olabilir. Kişiliğimizdeki bu bozukluk anne ve babanın yetiştirme tarzı ile ilgili olabilir, çocuklukta yaşamın tehlikeli olduğu, insanlara güvenmemek gerektiğini öğrenmiş olabiliriz. Böylelikle anne ve babaya gerekenin dışında bağımlılık oluşturmaya zorunlu kalmış olabiliriz. Böyle ailelerde çocuğun kendini serbestçe ifade edebilmesi de frenlenmiş olabilir ve korkular çözümlenemez. Daha ileri yaşlarda ciddi korkutucu / acılı olaylar yaşanmış olabilir ve bunların üstesinden gelinmemiş ise ilişkilerde benzer olaylar karşısında aynı güvensizlik ve korku tetiklenebilir.

    Yersiz şüpheler evliliğinizi olumsuz etkileyebilir

    Bu korkuların sürekliliğini sağlayan faktörlerin başında ise, korktuğumuz için benzeri olaylardan kaçmamız, cesur davranamamamız geliyor. Yani "eşim beni nasıl olsa bırakacak" diye düşünüp karamsar bir ruh haline girip adeta olayı beklemeye koyulmak gibi. Bu şartlar altında çoğu zaman da sonuçta eş hakikaten gidecektir. Korkumuzu, şüphemizi sürekli düşünmek, sık sık tekrar etmek de bu rahatsızlığı inatçı hale sokan faktörlerden biri. Korku sonucu hareketsiz kalmak, konuşamamak, duyguları ifade edememek de bu ruh halini perçinliyor ve maalesef kalıcı hale sokuyor. Özgüven eksikliği kişiyi ister istemez başka birine bağımlı kılabiliyor. "Onsuz ne yaparım?", "Beni bırakıp giderse beni başka kimse sevmeyecektir, o da bıraktığına göre ben besbelli sevilmeye layık biri değilim!" gibi düşünceler çoğumuzu yiyip bitiriyor.

    Korkunun nedenleri araştırılmalı

    Biliyorsunuz, korku bir duygu ve durup dururken ortaya çıkmıyor. Korkuyu biz algılama ve düşüncelerimizle ortaya çıkarıyoruz. Yani korku bir olayı nasıl algıladığımızla ve o olay hakkında nasıl düşündüğümüzle direkt bağlantılı. Eşinizi kaybetme korkusu sizin yarattığınız bir şey. Eşinize duyduğunuz şüphenin altında hakikaten elle tutulur bir sebep yatıyor da olabilir. Bunu keşfetseniz bile korkuya değil, çözüme gitmeniz gerekecektir. Duyduğunuz korku eşinizle değil, sizin kişiliğinizle ilgili. Ve bilin ki böyle bir krizi yaşamanız mutlaka 'ruhsal büyüme, olgunlaşma' zamanının geldiğinin bir göstergesidir. Kolay mı? Hayır. Ama 'büyümek' hiçbir zaman kolay olmuyor ki! Korkuya en iyi çare, onu kabul etmek, gel bakalım, hoşgeldin, diyebilmek. Sizin olan bir duygudan korkmayın.

    Yine de şüpheler ve korkular yaşantınızı zorlaştırıyorsa, mutlaka yapmanız gerekenleri şöyle sıralayabilirim:

    1) Yardım alın, bunu tek başına hallederim diye düşünmeyin.

    2) En kısa zamanda bu bağımlılığı çözmeye kararlı olun ve yapılacaklar listesinde ilk başa ekleyin.

    3) Başkasının hayatını idare etmeyi, değiştirmeyi, kontrol etmeyi bir an önce bırakıp, onun yerine kendinize odaklanın.

    4) Kendi problemlerinize, gereksinmelerinize bakın, bunları tanıyın ve önemseyin.

    5) Kendi yaşamınızı zenginleştirin; kurs, hobi, yeni gruplar edinin.

    6) Mutlaka spor yapmaya çalışın, temiz havada 20 dakikalık bir yürüyüş hem ruh sağlığınızı geliştirecek hem de vücudunuzu sevmenizi, kendinizi beğenmenizi sağlayacaktır.

    7) Bir insana 'yapışık' olmaktan vazgeçmek için inatla çaba gösterin. Varlığınızı kimseye bağlı kılmayın.

    8) Daha bencil olmaya zorlayın kendinizi.

    9) ıçinizdeki yalnız kalmaktan korkan çocuk ile kontakt kurun, ona ihtiyacı olan güvenceyi verin, ona mektup yazın, ona kulak verin, onunla birlikte güçlü olun.

    10) Koruyucu / kurtarıcı veya kurban / zavallı rollerini oynamaktan vazgeçin.

    11) En önemlisi, söyleyin sevdiklerinize neyi istemediğinizi, beğenmediğinizi, bunu yapmaktan korkuyorsanız, sadece deneyin bir kere. Başarı elde etmeye şans verin kendinize.

    12) Ve unutmayın, cidden dünyada sizden bir tane daha yok. Kıymetinizi bilin.

    ALINTIDIR
     
    Son düzenleme: 8 Mayıs 2010
  2. 10 Aralık 2007
    Konu Sahibi : NILBERA
  3. esmer seker

    esmer seker Aktif Üye Üye

    Katılım:
    5 Aralık 2007
    Mesajlar:
    2
    Beğeni:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Slm Bende Ayni Seni Gibiyim Biliyomusun Esimicok Seviyorum Ve Kaybetnekten Cok Korkuyorum
     
  4. 11 Aralık 2007
    Konu Sahibi : NILBERA
  5. SeJer_Kis

    SeJer_Kis Aktif Üye Üye

    Katılım:
    31 Ekim 2007
    Mesajlar:
    280
    Beğeni:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    Bende Sewgilimi Cok SEwıyorumm Bazı Nedenlerden Dolayı 7Gundur Gorusemıyoruzz Icımde Bı Sıkıntı Varr Okadar KOrkuyorumkı Ona Bısey Olacak Diyee Cok Kotu Bı Durum
     
  6. 11 Aralık 2007
    Konu Sahibi : NILBERA
  7. SeJer_Kis

    SeJer_Kis Aktif Üye Üye

    Katılım:
    31 Ekim 2007
    Mesajlar:
    280
    Beğeni:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    ............................................
     
  8. 26 Nisan 2010
    Konu Sahibi : NILBERA
  9. er_ca

    er_ca 6-11-2012 Üye

    Katılım:
    28 Kasım 2008
    Mesajlar:
    6.217
    Beğeni:
    35
    Ödül Puanları:
    148
    ben bu korkuyu bir ara o kadar yoğun yaşadım ki en sonunda psikiyatriye gittik..
    evde fazla kalmamaı söyledi. kendime uğraşacak birşeyler bulmalıymışım.

    o ara gece bile uyandırıp eşimi beni seviyor musun. hiç ölme tamam mı diyordum.
    adam lavobaya gitse kapı açık kalsın hiç olmazsa aralık dursun diyordum.
    işe gidince yarım saatte bir arardım. eve gelince kucağından inmez boynuna sarılıp ağlardım. ona yarın ölcek muamelesi yapardım. gece bile uyuyamazdık. çok şükür geçti...
    o dönem o kadar çok uyandırıp sarılırdık ki.. arada bir soruyo artık sevmiyor musun beni gece hiç kaldırmıyorsun diyo:)) alışmış tabi adam:)
     
  10. 26 Nisan 2010
    Konu Sahibi : NILBERA
  11. decemBer

    decemBer bdv konuları okurkenki surat ifadem Pro Üye

    Katılım:
    18 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    5.056
    Beğeni:
    1.443
    Ödül Puanları:
    363
    bi gerçek de var ki, iyi adamlar fazla uzun yaşamıyo ablalar. Allah hayırlı uzun ömürler versin ne diyim.
     
İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren kadinlarkulubu.com adresimizde 5651 Sayılı Kanun'un 8. Maddesine ve T.C.K' nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur.

Kadinlarkulubu.com hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler iletişim linkinden iletişime geçildikten sonra en geç 5 (beş) iş günü içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve avukatımız size yazılı/sözlü geri dönüş yapacaktır.