1. Merhaba, sitemize ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz. Ücretsiz üye olmak için tıklayın...
  2. Notu Gizle

Evlilik Ve Cinsellik

Konusu 'Cinsellik +18' forumundadır ve yaren_76 tarafından 15 Mart 2007 başlatılmıştır.

    15 Mart 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  1. yaren_76

    yaren_76 mareşal Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.069
    Beğeni:
    28
    Ödül Puanları:
    348
    EVLİLİK VE CİNSELLİK​


    Evlilikle birlikte kişilerin yaşamı da değişir. Evlilik, çiftlerin daha önce yaşadıkları flört, sözlülük ve nişanlılık gibi yaşantılara hiç benzemez. Evliliğin kendine has kuralları vardır.

    Bazen kişiler nişanlılık dönemindeki ilişkilerini evlendikten sonra değiştiğini vurgulamaktadırlar. Evlilikte cinsel yaşamın bazı doğruları ve yanlışları vardır. Evlilikten eşlerin beklentileri farklı olabilmektedir. Cinsellik, bizim toplumumuz gibi yasakların ve bilgi eksikliklerinin çoğunlukta olduğu toplumlarda zaman zaman yanlış yaşanmaktadır.

    Cinsellikle ilgili Yanlış Düşünceler: ​


    Günümüz toplumunda cinsellik, cinsel ilişki sıklığıyla ölçülebilmektedir. Bu yanlıştır. Kişiler daha az ilişkide bulunabilirler ama ilişki kalitesi daha doyurucu olabilir.

    İlişkiden önce taraflar ilişki konusunda konuşup birbirleriyle hazırlık yaparlarsa ilişki doğallığını kaybeder. Bu düşüncede yanlıştır. Çiftler ilişkileri ile ilgili konuşabilirler, hazırlıklar yapabilirler.

    İlişki günü önceden belirlenmemelidir. Bu bazı kişilerde ve durumlarda uygun olabilmektedir. Eğer çiftler ilişki gününü bilirlerse ona göre kendilerini, mekanı hazırlayabilirler.

    İlişki nadir olursa çiftler birbirlerini daha fazla özlerler. Ve daha istekli olurlar. Bu düşünce de yanlıştır. Çiftler de durum ne olursa olsun ilişkinin sıklığı da çok önemlidir.

    İlişki de konuşmak ilişkiyi olumsuz etkiler. Bu düşünce de yanlıştır. Çiftler ilişki anında güzel sözler söyleyerek övgüler yaptıklarında daha keyifli bir ilişki yaşadıklarını belirtmektedirler.

    İlişkide değişik pozisyonlar denenmemelidir. Bu da yanlıştır. Aynı seferde bile birçok farklı pozisyon denenebilir. Bu pozisyonlar ilişkiyi zenginleştirecektir.

    İlişki de dokunmak çok önemli değildir. Bu düşünce de yanlıştır. İlişki de ne kadar fazla dokunursanız ilişki o kadar kaliteli olacaktır.

    İlişki de coşkusunu açıkca göstermek ilişkinin kalitesini olumsuz etkiler. Bu düşünce de yanlıştır. İlişki de güçlü tepkiler hep ilişkiyi motive edecektir. Karşı tarafa acı vermeyen her türlü beğenin gösterilmesi uygundur.

    İlişki bir süre sonra monotonlaşır. Bu da çiftler birbirlerini tanıdıkları istedikleri cinsel pozisyonları öğrendikleri içindir. Bu da yanlıştır. Çiftlerin birbirlerinin cinsel pozisyonlarını öğrenmiş olmaları ilişkiyi olumlu yaklaşımlar getirir.

    İlişki de mekan değiştirmek ilişkiye renk katmaz düşüncesi de yanlıştır. İlişkide mekan değişiklikleri kişilere farklı yaklaşımlar çağrıştırır. Biz bunlara fanteziler adını veriyoruz.

    Fanteziler ailelerin ilişkilerinde olmaz. Onlar filmlerde vardır düşüncesi yanlıştır. Her insanın kendine uyan özel fantezileri vardır. Fanteziler ilişkiyi zenginleştirmek içindir.

    İlişkiyi kısa tutmak erkeklerin işidir. Onlar erken tatmin olurlar. Yanlıştır. Bazen her iki kişide ilişkiyi çabuk bitirmek isteyebilmektedir. Bu durum sık sık tekrarlanmadığında bir problem olarak kabul edilmemelidir.

    Bütün erkekler erken boşalır düşüncesi tamamıyla yanlıştır. Genellikler erkekler bir gurur meselesi haline getirdiği için erken boşalma sorununu görmemezlikten gelir. Hatta tüm erkeklerin böyle olduğunu bile düşünebilir. Bu durumun bir sorun olduğunu duyduğunda bile bir girişim yapmama yolunu seçebilir.

    Kadınlar da erken boşalma şikayeti olan eşlerine bu durumun tedavisi olan bir problem olduğunu söylememelidir düşüncesi yanlıştır. Kadınlar bu konu ile ilgili eşleriyle konuşmalıdırlar. Erkeklerin gururlarını kırmamak için bu durumu çoğunlukla kadınlar söylemezler.

    Kadın cinsel isteğini belli etmemelidir. Eğer ederse eşi bu durumdan rahatsız olur düşüncesi de yanlıştır. Erkek eşinin cinsel isteğini ve ilişkiden keyif aldığını ve haz noktalarını söylediğinde de kendisinin ne kadar arzulandığını fark eder. Mutlu olur ve daha fazla keyif vermek ister.

    İlişki bir performans sergilemesi değildir düşüncesi yanlıştır. İlişki bir performans sergilemesidir.

    İlişki abartılmamalıdır düşüncesi yanlıştır. İlişki yemek yemek gibi doğal bir ihtiyaçtır. Ama bu doğallığının yanı sıra her ilişki kendine has ve muhteşem bir durumdur.


    kaynak : alopsikolog.net
     
  2. 19 Mart 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  3. yaren_76

    yaren_76 mareşal Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.069
    Beğeni:
    28
    Ödül Puanları:
    348
    Evliliğin Anahtarı Seks!!!!


    Mutlu evliliğin anahtarı sağlıklı bir cinsel hayata sahip olmaktan geçiyor, ancak sihirli kelime "anlayış"ı göz ardı etmemek kaydıyla...

    Uzun ve sağlıklı bir evlilikte cinsel yaşamın rolü nedir?

    Sağlıklı bir evlilik için beklentilerinizin gerçekçi olması gerekir. Genellikle evliliklerden büyük beklentiler vardır. Eğer evlilik içindeki gerçeklikler bu beklentilerle uyuşmazsa, eşlerden biri veya her ikisi hata yaptığını düşünebilir.

    İyi bir evlilik romantik mi olmalı?

    Bütün ilişkilerin inişleri ve çıkışları olabilir. Bazen evlilikteki zorluklar romantik duyguların üzerini örtebilir. Bütün çiftlerin aşkı hissettikleri ve hissetmedikleri zamanlar vardır. Ama aşkı hissetmemek, onun orada olmadığı anlamına gelmez. Evlenilen kişinin bir başkasını mutlu etmek için ne gücü, ne de yeteneği yeterli olur. Mutluluk kişinin içinden gelir. Evlilik ilişkisinin, kişinin mutluluğu ve kendisini iyi hissetmesi için yardımcı ya da destekleyici rolü bulunur, ancak mutluluğun esas kaynağı değildir.

    Sevgi bütün sorunların üstesinden gelebilir mi?

    Evliliğin daima ilgiye ihtiyacı vardır. Eşler birbirlerinin ihtiyaçlarına ve beklentilerine tutarlı bir şekilde yaklaşır ve ilişki içerisindeki değişikliklere adapte olabilirlerse, o zaman aşk ve sevgi süreklilik kazanır ve sorunlar daha kolay aşılır. Daha sağlıklı bir cinsel birliktelik de o zaman ortaya çıkar. Bir eşin ne kadar zeki veya güçlü kişisel özellikleri olursa olsun, eşinin beyninden geçenleri okuyabilmek gibi bir yeteneği olamaz. Duygusal, fiziksel, sosyal ve finansal ihtiyaç ve beklentilerin açık bir şekilde sözel olarak iletilmesi gerekir.

    Evlilikteki çatışmalar sevginin az olduğunu mu gösterir?

    Evlilikte çatışmalar ve kargaşalar kaçınılmazdır, ancak bu çatışmalar evliliğe zarar vermek zorunda değil. Eşlerin geçmişlerine, büyüdükleri ortamlara ve yaşadıkları olaylara bağlı olarak farklı görüş açıları ve farklı duyguları olabilir. Ancak bu farklılıklar bir eşin doğru, diğerinin yanlış olduğu anlamına gelmez. Sadece eşlerin birbirinden farklı düşünce ve duygulara sahip oldukları anlamına gelir. Çatışmalar, eğer uygun bir şekilde çözülürse, ilişki için sağlıklı bile olabilir. Çünkü eşler birbirlerinden yeni fikirler ve yeni bakış açıları öğrenebilir. Önemli olan; iki farklı insanın uyum içinde birlikte yaşayabilmesi.
     
  4. 6 Nisan 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  5. rose7777

    rose7777 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    24 Ocak 2007
    Mesajlar:
    50
    Beğeni:
    2
    Ödül Puanları:
    76
    bayan

    Sağlıklı Evlilikte Cinsel Hayatın Rolü
    Ömür boyu sürecek sağlıklı bir evlilikte cinsel hayatın büyük rol oynadığını belirten uzmanlar, karşılıklı ilişkinin emek istediğine dikkat çekiyor.

    Cinsel uyumu korumanın püf noktalarını ve sağlıklı bir evlilik için çiftlere düşen görevleri Memorial Hastanesi'nden Uzman Psikolog Aslıhan Tokgöz anlattı. Cinsel ilişkinin, devam eden sağlıklı bir evliliğin en önemli bölümünü oluşturduğunu kaydeden Aslıhan Tokgöz, "Karşılıklı olarak tatmin edici bir cinsel ilişki kendiliğinden otomatik bir şekilde olmaz. Emek ister. Kişiliğin diğer özellikleri gibi her bir eşin cinselliği de kişiye özgüdür. Her bir eş cinselliğe yaklaşırken diğer eşe saygılı ve anlayışlı olmalıdır. Cinsellik ve evliliğin diğer bölümleri birbiriyle ilişkilidir ve birbirini etkileyebilir. Örneğin parasal konulardaki sıkıntılar veya çatışmalar cinsel arzuların azalmasına sebep olabilir" dedi.

    Uzman psikolog Tokgöz'ün, sağlıklı bir cinsel hayat için tavsiyeleri şöyle:
    Kişisel inançlara saygı gösterin: Cinsellikle ilgili olarak her bir eşin kendisine göre neyin "doğru" neyin "yanlış" olduğu konusunda farklı görüşleri vardır. Gerçek yaşamda, iki eşin arasında yaşadığı cinsel ilişkide "doğrular" ve "yanlışlar" yoktur. Ancak her bir eşin kabul edilebilir veya kabul edilemez davranışlar konusunda inançları vardır. Kişisel inançlara anlayışla yaklaşılması ve saygı gösterilmesi gerekir, ancak bu çerçevede ortak bir yol bulunabilir.

    Yeniliklere açık olun: Her iki eşin karşılıklı anlaşması üzerine, cinselliği rutin ve sıkıcı olmaktan kurtarmak için çaba sarf etmek gerekir. Bu anlamda cinselliğinize yenilikler katmak iyi bir fikir olabilir.

    Filmlerdeki evliliğin etkisi altında kalmayın: Mümkünse filmlerde veya pembe dizilerde sunulan cinsellikten çok fazla etkilenmemeye çalışın. Sadece siz ve eşiniz cinsel ilişkiniz için en tatmin edici ve kabul edilebilir olanı bilebilirsiniz ve seçersiniz. Kendi cinselliğinizi, cinsellikle ilgili başkalarının "normal" saydığı filmlerde size sunulan "sorunsuz" ya da "ideal" kalıplara uydurmaya çalışmayın.

    Eşinizi tanımaya çalışın: Kadınlık ve erkeklilik bir bilinmezliktir; bu bilinmezlikle ilgili bir şeyler öğrenmeye açık olun ve birbirinize bu konuda yardımcı olun.

    Cinselliği bir silah olarak kullanmayın: Bazı çiftler, evlilikteki diğer sorunları çözmek için cinselliği bir silah gibi kullanırlar ki bu yöntem sorunların daha karmaşık bir hal almasına, büyümesine ve cinsel problemlerin oluşmasına sebep olur.

    Eşinizle konuşun: Evlilikteki diğer sorunlarda olduğu gibi tatmin edici sağlıklı bir cinsel ilişki de karşılıklı komünikasyona bağlıdır. İlişkinizde karşılaştığınız sorunları bekletmeden ertelemeden çözmeye çalışın ki dönüşümlü olarak cinsel ilişkinizi de etkilemesin. İçinizde sizi kurcalayan sorunlar olduğu sürece romantik olmak çok zordur. Eşinizle konuşmaktan korkmayın. Sevdiklerinizi, sevmedikleriniz, isteklerinizi, duygularınız eşinizle paylaşın. Paylaşın ve birlikte öğrenin."
    Bursa (iha)
    Sağlıklı Evlilikte Cinsel Hayatın Rolü
     
  6. 9 Nisan 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  7. yaren_76

    yaren_76 mareşal Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.069
    Beğeni:
    28
    Ödül Puanları:
    348
    Evlilik Sorunları

    Evlilik aslinda birbirinden farkli iki insanin paylasmaya basladigi yeni bir hayat dönemi olarak degerlendirilir. Insan hayatindaki her degisim strese sebep olur ancak evlilik gibi köklü degisimlerin yeri daha bir farkli olmaktadir. Söyle düsünün kültürel olarak aile yasantisi olarak birbirinden farkli iki kisinin ayni evi ayni zaman ve mekani paylasmaya baslamalari hayatinizda ne kadar radikal bir degisimdir.
    Hele birde esinizle öncesinde tam tanismadiginizi düsünün. Belki de hep güzel saatleri paylastiniz ve birbirinize göstermek istediginiz yüzünüzü gösterdiniz. Gülünecek neseli anlari paylastiniz. Ancak artik evlisiniz ve iki kisilik düsünmek zorundasiniz. Bu durumda kendinizi kisitlanmis gibi hissetmeniz gayet dogaldir. Karsi tarafin da ayni duygulari paylastigini unutmayin. Bunu böyle düsündügünüzde karsilikli anlayisla bazi sorunlarin üstesinden gelebilirsiniz.

    Eger her iki zaman içersinde çözülecektir. Ancak bunun yaninda yeni yasaminizda ortaya çikabilir. Yeni yasaminizda degisen bir seyde artik düzenli bir cinsel yasamin baslamasi. Özellikle toplumumuzda insanlarin büyük bir çogunlugu ilk cinsel deneyimlerini esleri ile yasamaktadirlar. Daha önce yaptigim bir arastirmada erkeklerin % 40 i ilk deneyimlerini kendi esleri ile geçeklestirdiklerini gördüm. Bu oran kadinlarda daha da yüksek çikmisti. Dolayisiyla tecrübesiz iki insanin bir araya gelmesi üstelikte yanlis bilmeleri nedeniyle bazi cinsel sorunlarda karsimiza çikmaktadir.

    En sik evliligin ilk günlerinde cinsel birlesmeyi basaramama karsimiza çikmaktadir. Bunun temelinde bazi törelerinde etkisi vardir. Kapida birileri sizden haber beklerken sinavdaki bir genç gibi performans kaygisi yasayan ve cinsel organinda sertlesme sorunu yasayip iliskiye girmeyenlerle sikça karsilasmaktayiz.

    Bazen de cinsel iliskide yasayacagini sandigi için kendini asiri kasan ve bu nedenle iliskiyi basaramayan genç kizlarla da karsilasmiyor degiliz.Iliskiye müsaade etmeyecek kadar vajina kaslarinda kasilma ile giden duruma ise vaginismus diyoruz.

    Tüm bu durumlar bazen kendiliginden çözülebilir ancak bazen de çözümlenemeyen basit sorunlar ayrilmaya varacak nahos durumlarla karsimiza çikmaktadir. Eger bir iletisim sorununu kendiniz çözemeyecekseniz sorunun çözümü için bir profesyonele basvurmaktan çekinmemelisiniz.
     
  8. 9 Nisan 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  9. yaren_76

    yaren_76 mareşal Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.069
    Beğeni:
    28
    Ödül Puanları:
    348
    Evlilik Koruyucudur

    Bedensel ve duygusal yönden cinsel sağlık için cinselliğe zararlı etkenlerin ortadan kaldırılması, cinsellikle ilgili olumlu duyguların kazandırılması ve cinsellikle ilgili bilgilerin verilmesi yanında cinsel sağlığı koruyucu tedbirlerin de alınması gerekir. Koruyucu tedbirlerin en önemlisi evliliktir. Evliliğin kolaylaştırılması, evlilik yaşının düşürülmesi ile gençler birbirlerini cinsel yönden tamamlayacak ve cinsel tehlikelerden korumuş olacaklardır.

    Cinselliği uyarıcı bir çok görüntü ve davranışın olduğu bir dünyada, cinsel beraberlik imkanı da varken gençlerin cinsellikten kaçınabilmesi zordur. Bu nedenle, evlilik öncesi cinsel ilişki yasaklanırken gençler, yasağa uyabilmeleri için desteklenmelidir. Bunlar arasında, eğitim, sanat veya spor gibi aktivitelerle, gencin enerjisinin olumlu faaliyetlere yönlendirilmesi sayılabilir. Ancak koruyucu önlemlerin en etkilisi ve insan yapısına uygun olanı evliliktir.

    Evlilik ne kadar gecikirse, gençlerin cinsellikle ilgili riskleri o kadar fazla olur. Günümüzde eğitimin tamamlanması, iş kurulması, maddi finansmanın temini, erkeklerde askerlik derken evlilik gecikmektedir. Her şeyin tamamlanmasından sonra evlenilmesi gerektiği yönündeki anlayış yaygınlaşmıştır. Eskiden 20 yaşındaki kız evlenemediğinde aile, akraba, komşular kız evde kalıyor telaşına kapılırdı. şimdi ise 25 yaşındaki kız, 30 yaşındaki erkek evliliği düşünmek yerine gençliğini yaşamak gayretindedir.

    Erken evliliğin, cinsellik yönünden bir çok tehlikelerden koruyucu olması yanında bir takım sakıncaları ve sıkıntıları da mevcuttur. Ancak faydaları ile sakıncaları beraber değerlendirilerek uygun bir karara varılmalıdır.
     
  10. 20 Haziran 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  11. melisanur

    melisanur Ziyaretçi

    Evlilik, kadının ve erkeğin beraber yaşamak üzere karşılıklı anlaşma ile oluşturdukları sosyal bir kurumdur. Bu kurum sevgiyi, saygıyı, cinselliği, mutluluğu ve üzüntüyü dahi paylaşmayı içerir. Evlilik kadının ve erkeğin sahip olduğu temel haklardan bir tanesidir. Evliliğin toplum tarafından kabul görmesi içinde yasalar çerçevesinde onaylanması gerekir. Gelenek ve göreneklerde evliliğin oluşmasını ve yapısını etkilemektedir.

    Kadının ve erkeğin sosyal yaşamdaki rolleri daha doğar doğmaz yetiştirilme tarzları ile başlar. Bu roller toplumsal ve kültürel farklara göre bazı değişikliklere uğrasalar da temelde aynı esaslardadırlar. Kadının yapısı itibarı ile daha duygusal olması kolay incinip kolay sevinmesi hormonları ile ilgili olup bu onun annelik yapabilmesi için gereklidir. Kadın adet gördüğü zaman veya gebe kaldığı zaman veya doğum yaptıktan sonra fiziksel olarak eskisine nazaran daha güçsüz düşer. Bunun sonucunda da erkek koruyucu ve kollayıcı olmak zorundadır.

    Kadın ve erkek ilişkisindeki en önemli şey kadını kadın ,erkeği erkek olarak kabul etmek ve karşı tarafın istek ve arzularına saygı duymaktır. Çünkü daha evvelde söylediğimiz gibi daha bebeklikten itibaren farklı yetiştirilir ve farklı hissetmeye başlarız. Bir kadının bir erkeğin nasıl düşündüğünü veya bir erkeğin bir kadının niçin farklı davrandığını anlamasına imkan yoktur.

    Çünkü farklı hormonlar etkisi altında olunca karşı cinsin bilemediği ve anlayamadığı duygular gelişir. Mesela kadınlar erkeklerin niçin seks isteklerini kontrol edemediklerini ve devamlı seks istediklerini (daha doğrusu duygusuzca seks yapabilmelerini)pek anlayamazlar. Kısaca açıklayacak olursak erkeklerde devamlı sperm ( meni ) üretimi vardır ve bunun depolandığı kesenin kapasitesi eğer hiç boşalma olmazsa yaklaşık dördüncü günden sonra dolar ve sanki idrar torbanız dolduğunda nasıl işeme arzusu duyuyorsanız ve bu ilerledikçe rahatsızlık yaratıyorsa, erkekte eğer boşalmadığı süre dört gün veya daha fazla olursa devamlı kontrolsüzce seks arzusu duyacak sonuçta belki de saldırganlaşacak ve hatta istenmeyen olaylarla karşılaşılacaktır. Bazen ise doğanın bir savunma sistemi olarak ilişki kuramayan veya masturbasyon yapamayan erkek uykusunda boşalacaktır. Bu gerçeği göz önüne alarak hanımlarımızın eşlerine olan yaklaşımlarına daha iyi değerlendirmelerini istiyoruz ve aralarında olabilecek bazı problemleri cinsellikten uzak durarak onları istedikleri şekilde yönlendirebileceklerini düşünürlerse en yanlış şeyi yapmış olacaklardır.

    Erkeklerde kadınları oldukları gibi kabul etmeli ,onların yaşam tarzlarına ve duygusallıklarına saygı göstermelidirler, çünkü bu kadının doğasının bir gereğidir ve duygusal olmayan bir kadın ne erkeğini mutlu edebilir ne de iyi bir anne olabilir.

    O zaman karşılıklı sevgi ve saygı ,birbirinin isteklerini anlama ve destekleme evliliğin temel şartlarındadır. Farklı iki cinsin arasındaki diğer insanlardan farklı olan iletişim cinselliktir ve özel olmalıdır.

    Evlilikte iki farklı cins arasında geliştiği için en önemli iletişim aracı, paylaşım cinselliktir. Uyumlu bir cinsellik her iki tarafında olaylara bakış açısını yumuşatacak ve töleransın artmasına sebep olacaktır. Cinsellik eşler arasında bir iletişim biçimi olup birbirlerine karşı olan duygularının sözle ve bedenle ifadesidir. Birçok kişi için özellikle kadınlar için evlilik cinselliğin başlangıcıdır. Kişiler o güne kadar toplumdaki cinsiyet rollerini öğrenmişlerdir. Ama bu konuda konuşmak değer yargıları ve ön yargılar tarafından zorlaştırılmıştır. Birbirleri ile konuşmaktan kaygı ve isteklerini dile getirmekte güçlük çekerler. Bunu yok etmek içinde sevgi ,saygı ve anlayışla birbirlerini anlamaya çalışmalıdırlar. Evlilikte sağlıklı bir cinsel yaşantı için kadının ve erkeğin kendi vücudunu ve eşinin vücudunu tanımaya çalışması gerekir.

    Karşı tarafın nelerden çekindiğini ve ya nelerden hoşlandığını dikkate almak,rahatsız olduğu şeyleri yapmamak veya bunun kötü bir şey olmadığını izah etmek çok önemlidir. Kadın için cinsellikte en önemli şey kendini güvende hissetmektir hele hele yıllarca bir tabu olarak büyütülmüş olan ilk gece,ilk cinsel ilişki korkusu ve o gece yaşayacakları kadının ilerdeki bütün cinsel hayatını etkiliyebilir. Kadın kendini güvende hissederse, sevildiğini ve sayıldığını hissederse ancak cinsel istek duymaya başlar . İlk ilişki sırasında her iki tarafta birbirlerinin bedenlerini yeni tanıyacaklarından ve nasıl tepki vereceklerini bilmediklerinden yumuşak ve anlayış ile yaklaşılmalıdır. Özellikle bekaretini kaybedecek olan hanımlarımız için eşlerinin çok anlayışla yaklaşmaları önemlidir, çünkü kadın o güne kadar hiç bilmediği bir duyguyu yaşayacaktır ve belki de canının çok yanacağını düşünmektedir ama biz erkekler olarak eşimize gerekli güveni verebilirsek, yavaş hareket edeceğimize onun canını acıtmayacağımıza rahatsız olduğu yerde veya acı duyduğu yerde duracağımıza inandırırsak, kadında şüphe ve tereddütlerini atacak ,ilişkiye hazır hale gelecektir. Kadın sevgiyle ve güvenle cinselliği hissedeceği için cinsel ilişkiye girmeden önce ne kadar uzun süre bir yaklaşım yaşanırsa yani ön sevişme yaşanırsa bu kadını o kadar rahat hale getirecektir. İlk ilişkide yaşayabileceklerinizi anlatmadan önce isterseniz bekaret kızlık zarı ( hymen ) nedir kısaca açıklayalım.

    Kızlık zarı, vajina ( hazne ) girişinde kadınlarımızın adet görünceye kadar ve de cinsel hayatları başlayıncaya kadar vajeni dışardan gelebilecek mikroplardan ve hastalıklardan korumak üzere doğal olarak oluşmuş bir yapıdır. Çok çeşitli tipleri vardır. Bazı kadınlarımızda hiç olmayabilir, bazılarında yarım olabilir , bazılarında ise halk arasında elastik zar olarak isimlendirilen ve ancak doğumda yırtılabilen türdendir. Elastik zar esasında ortasındaki deliği cinsel ilişkiye mani olmayacak büyüklükte olan bu nedenlede kanamaya neden olmayan zardır. Zarın kalınlığı da çok değişken olup, bazı hanımlarımızda çok ince yapıda ve erkeğin en ufak hareketi ile yırtılabilen yapıdadır. Bazıları ise daha kalındır ve zor yırtılır. Zor yırtılan zarlarda kanama miktarı fazlaca olabilir ,eğer panik yaratacak veya bedensel rahatsızlık yaratacak boyuttaysalar hemen bir kadın doğum uzmanına başvurularak , kanama durdurtulmalıdır. Bazıları ise ilişkide yırtılmayacak kadar kalın olup bunlar ancak bir hekim tarafından uyuşturularak,acıvermeden açılmaktadır.

    İlk Gece Hissedilenler ve Yaşanan Sorunlar

    Kadın hiç yaşamadığı bir duyguyu yaşayacağı için heyecan duymakta ve aynı zamanda korkmaktadır .Erkek ise belki ilk beraberliğini yaşayacak veya hayatını birleştireceği kadınla ilk deneyimi olacaktır. Bu yüzden onda da başarılı olma duygusu ve korkusu hakimdir. Kızlık zarının yırtılması abartıldığı gibi acı veren bir olay değildir. İlk ilişki sırasında kadın belki bir iğne batması ve ya sinek ısırığı tarzında bir acı duyabilir ve ya duymayabilir ve az miktarda pembemsi bir kanaması olabilir,daha sonra ise daha evvel bilmediği bir dolgunluk ve bası hissi duyacak zaman ilerledikçe ve güven arttıkça bu dolgunluk hissi zevke dönüşecektir. İlişkinin ilk ayında her ilişkide belki başlangıçta çok hafif bir sızlama veya rahatsızlık duyulacak ama bu kısa sürede kaybolacaktır. Cinsel hayatınızı daha kolaylaştırmak ve vajendeki dolgunluk hissine alışabilmek için ilk hafta belirli aralıklarla beş - on dakika vajeninize bir tampon koyabilirsiniz. Bu hem kızlık zarındaki hem de vajen deki genişlemeye alışmanızı sağlayacak, rahatsızlık duymanızı engelleyecektir.

    Kızlık zarının bozulmasından sonra kadınlarımızın ilk gece yaşadığı sıkıntıların ikinciside vajinismus dediğimiz vajen çevresini saran kasların spazmı sonucu cinsel ilişkinin imkansız yada çok ağrılı hale gelmesidir. Bu sıklıkla baskılayıcı cinsel yetiştirme sonucu yani aile ve sosyal çevre olarak cinselliğin kötü, yanlış bir şey olduğuna inanılarak yetiştirilen veya çok acı duyacaklarına inanan kadınların cinsel ilişki yaşayacakları sırada bilinçaltının koruma dürtüsü ile vajen girişindeki kasları kasması sonucu oluşur. Yapılması gereken sakinleşmek, belki belli bir süre ilişki denemesine ara vermek veya birkaç gün ertelemektir. Bu arada kadını rahatlatmak ona yaşanacakların evli çiftler arasında hak olduğunu, ayıp olmadığını ve ona zarar vermeyeceğini anlatmaktır. Eğer tekrar denememizde gene aynı sorunla karşılaşıyorsak yapmamız gereken şey profesyonel yardım almak yani bir hekime başvurmaktır. Hekiminiz sizin hem bedensel hem psikolojik olarak rahatlamanızı sağlayacaktır.

    Cinsel ilişki sırasında kadını tedirgin eden olaylardan bir tanesi de gebe kalma korkusudur. Çocuk sahibi olmak istenmediği bir sırada gebe kalmak, bunun sorumluluğu veya kürtaj olmanın korku ve baskısı kadını cinsellikten uzaklaştıracak ve soğutacaktır. Evlenmek üzere olan çiftler hemen çocuk sahibi olmak istemiyorlarsa ilk cinsel ilişkiden itibaren gebelikten korunmalıdırlar. Korunmak için bazı yöntemlere evlenmeden önce başlanılmalıdır. Gebeliği önleyici haplar doktor kontrolünde alınmalıdır. Uygun zamanda başlandığında ilk cinsel ilişkiden itibaren gebelikten korurlar . İlk cinsel ilişkide gebelikten korunmak için kondom –prezervatif kullanılması da önerilebilirse de uygulamada pek rahat olmadığı görülmektedir.

    Sağlıklı Cinsel Yaşam Için Neler Yapmalıyız ?

    İdeal olanı cinsel hayatınız başlamadan önce bir hekime muayene olmak ,cinsel ilişkiye engel bir halinizin bulunup bulunmadığı veya cinsel ilişkide size rahatsızlık yaratabilecek bir sorununuz olup olmadığını öğrenmektir . Ayrıca ilk cinsel deneyiminiz için hekiminizden uyarı ve öneriler almak hem sağlık bir cinsel başlangıç yapmanızı hem de bundan sonraki cinsel hayatınızı mutlu sürdürmenizi sağlayacaktır. Hekiminizden size uygun gebelikten korunma yöntemini istemeniz ve uygulamanızda gebe kalma korkunuzu ortadan kaldıracaktır.

    Düzenli hekim kontrolünde olmak yaşam kalitenizi arttıracak ve sağlıklı bir cinsel hayat sürmenizi sağlayacaktır. Bundan dolayı şikayetiniz olsun olmasın her altı ayda bir doktor kontrolünden geçmeyi ihmal etmeyiniz.
     
  12. 26 Nisan 2008
    Konu Sahibi : yaren_76
  13. sinem'is

    sinem'is Aktif Üye Üye

    Katılım:
    19 Nisan 2008
    Mesajlar:
    64
    Beğeni:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Cinsel ilişki hakkında neler biliyorsunuz? Bu konuda bir doktorla ya da büyüklerinizle konuştunuz mu? Belki hala cinselliğin tabu olduğunu düşünüyorsunuz. Öyleyse bu yazıyı mutlaka okumalısınız.
    Bir kere şunu aklınızdan çıkarmayın ki, cinsel ilişkiye girmek ne ayıp bir şeydir, ne günah ne de kabustur. İki bedenin bedensel ve ruhsal açıdan birbirinden zevk almasıdır. Birbirini seven iki insanın cinsel ilişkiye girmesi son derece doğal ve olması gereken bir olaydır. Belki bu konuda yanlış bilgiler edindiniz. Belki aileniz size hiçbir bilgi vermedi, hatta bu konuda konuşmanızı bile yasakladı. Belki de küçüklüğünüzde yaşadığınız bazı kötü olayları aklınızdan çıkaramıyorsunuz. Bir de çevrenizdekilerin kulaktan dolma bilgilerini aktarmasıyla iyice aklınız karıştıysa, cinsellik sizi ürküten, tüm keyfinizi kaçıran bir olay haline gelmiş olabilir. Tüm yaşadığınız kötü tecrübeleri ve öğrendiğiniz yanlış bilgilen hafızanızdan bir an önce silmeye bakın. Çünkü cinsel ilişki evlilikte iki insanı birbirine yakınlaştıran ve mutlu bir hayat sürmelerini sağlayan en önemli unsurlardan biridir. CİNSELLİĞİ KONUSUN Eğer evleneceğiniz kişi de cinsel konularda sizin gibi bilgisizse veya çekingen davranıyorsa, onunla bu konuları konuşma fırsatı bulamadıysanız, korkularınız daha da artabilir. Bu durumda cinsellikten korkmanız çok doğaldır. Ama bu korkuları yenmek sizin elinizde. Öncelikle cinsel konularda bilgi edinmelisiniz. Bir doktora, uzman bir kişiye başvurmak en doğru yoldur. Hatta evleneceğiniz kişiyle birlikte gitmeniz daha doğru olacaktır. Bu konuda yazılmış kitaplar da okumalısınız. Ama bu kitapların uzmanlar tarafından yazılmış olmasına dikkat edin. Ve cinselliğin ayıp, günah ve yasak olmadığını, haz alınabilecek bir deneyim olduğunu kafanıza sokun

    EŞİNİZİ TANIYIN Kendi vücudunuzu tanımaya çalışın. Bu da utanılacak bir şey değildir. Eşinizle yakın olmalı ve onunla bu tür konulan rahatlıkla konuşabilmelisiniz. En önemli konulardan biri de budur. Eğer evleneceğiniz kişiyi tanımıyorsanız, onunla hiç yalnız kalmadıysanız, birbirinizin elini tutmadıysanız onunla nasıl aynı yatağı paylaşabilirisniz ki. İşte o zaman cinsel ilişki sizin için kabusa dönüşebilir. Nikahlı bile olsanız hiç tanımadığınız bir insan vardır karşınızda ve elinizde olmadan korkulu anlar yaşayabilirsiniz. Bu yüzden evleneceğiniz kişiyi mutlaka tanımanız gerekir. Onunla sohbet etmeli nelerden hoşlandığını, nasıl bir insan olduğunu öğrenmelisiniz ki, onu seve-bilmeli ve cinsel ilişkiye girebilmelisiniz. Aksi takdirde cinsel ilişki ne size, ne de eşinize zevk verecektir. Eğer eşiniz bu konularda konuşmaya yanaşmıyorsa bu evliliği gerçekleştirmek konusunda düşünmenizde yarar var. Aileniz evlenmeden yakınlaşmanızı engelliyorsa onları ikna etmeye çalışmalı ve eşinizle daha sık görüşmelisiniz.

    BİR UZMANLA GÖRÜŞÜN Evlenmeden önce eğer cinsellik konusunda yeterli deneyiminiz yoksa mutlaka bir uzman doktora başvurun. Hem cinsellik hakkında doğru bilgiler edinip, tüm şüphelerinizi ortadan kaldırın, hem de doğum kontrolü hakkında bilgi edinin. Sağlıklı bir cinsel yaşam için bunu mutlaka yapmalısınız. Uzmanlar bazı çiftlerin soyunmadan cinselliği yakalamaya çalıştıklarım, bazılarının da bırakın cinsel organlarına dokunmayı bakmaya bile cesaret edemediklerini söylüyorlar. Bunun sonucunda kadınlarda vajinanın istemsiz kasılması gibi durumlar ortaya çıkıp, cinsel birleşme giderek zor ve imkansız hale gelebiliyor. Erkeklerde ise ereksiyon olmama, erken boşalma gibi sorunlar gündeme gelebiliyor. Bu ve benzeri durumları yaşamamak için cinselliğin ayıp ve günah olmadığını bilip, bu konuda önlem almayı sakın ihmal etmeyin.