1. Merhaba, sitemize ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz. Ücretsiz üye olmak için tıklayın...
  2. Notu Gizle

Gebelik ve Doğum Sonrası Cinsellik

Konusu 'Cinsellik +18' forumundadır ve yaren_76 tarafından 8 Mart 2007 başlatılmıştır.

    8 Mart 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  1. yaren_76

    yaren_76 mareşal Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.069
    Beğeni:
    28
    Ödül Puanları:
    348
    Doğumdan sonra seks


    Çok yorgunsunuz, kendinizi iyi hissetmiyorsunuz ve eğer yeni anne olmuşsanız vücudunuz size ait değilmiş gibi geliyor. Haftalardır kendinize beş dakika bile ayıramadınız. Bunu bırakın "sevişmek" kelimesinin "s"sini hatırlamıyorsunuz…

    Şunu unutmayın bazı çiftler yeni bir bebek sahibi olduktan sonra, yani doğumdan kısa bir süre sonra, eski cinsel yaşamlarına geri dönerler. Bazılarının bu dönemi aşması ise bu kadar kolay olmaz. Bunu kendinize sorun etmeyin doktorunuz altı hafta sonrasına yeşil ışık yaktıysa altı hafta sonra birlikte olmanız gerekmiyor. Yeni bir anne olarak kendi duygusal ve fiziksel durumunuzun düzelmesini bekleyin. Kendinizi hazır hissettiğinizde zaten her şey normale dönecektir. Bu zaman dilimi içinde eşinize karşı soğuk davranabilirsiniz. Yeni anne-baba olmanın tadını çıkarın ve birbirinize karşı anlayışlı davranmaya çalışın.

    Hazır olduğunuz zaman ilk yapacağınız düzenli bir cinsel yaşam için zaman ayarlaması yapmak olacaktır. Bir defa birlikte olmaya başladığınızda doğal olarak gerisi gelecektir. Şu an için bebek sahibi olmak hayatınızdaki en önemli şey fakat unutmayın ki cinsellikte bir ilişki için en önemli şey. Ve sekse zaman ayırmak için elinizden geleni yapın…

    Yavaş olun
    Kadınların çoğu doğumdan sonra acıdan korkarlar, erkekler ise kadınlara acı vermekten. Bu yüzden konuşmaktan çekinmeyin, birbirinizi zorlamayın. Sizin için en rahat olacak pozisyonu düşünün ve rahat olduğunuz şekilde ilişkiye girin.

    Cinsel yaşamınıza geri dönmeye hazırsanız:
    Gün boyunca seks yapmaktan bahsedin: Partnerinize onu düşündüğünüzü ve onu arzuladığınızı gösterin.

    Yatağa erken girin: Yeni anne-baba olmuş çiftlerin birbirlerine ayıracakları zaman dilimi oldukça kısıtlıdır. Bu nedenle yatağa erken girin ve yapılacak işleri yarına bırakın. Böylece birbirinizle ilgilenebilirsiniz.

    Rahat olun: Hayatınızdaki her şey özellikle de cinsel yaşamınız değişti. Eskisi gibi sabah, akşam seks yapmayı beklemeyin. Artık sizin için doğru zamanı bulmak önemli. İstediğiniz zaman birbirinizle olacağınızı düşünmeyin.
     
  2. 9 Mart 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  3. yaren_76

    yaren_76 mareşal Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.069
    Beğeni:
    28
    Ödül Puanları:
    348
    Hamilelik döneminde önerilen seks pozisyonları[/B]

    Gebelik döneminde cinsel ilişki pozisyonları da gebeliğin fizyolojisine uygun bir şekilde değiştirilmelidir. Çiftlerin en sık kullandığı pozisyon olan erkeğin üstte olduğu pozisyon, gebelik haftası ilerledikçe anne adayında rahatsızlık yaratmaya başlar ve en önemlisi de büyümekte olan bebeği uterus içinde basınca maruz kalma tehlikesiyle başbaşa bırakır.

    Bu nedenle çiftler, uterusa baskının minimal olduğu ve ideal olarak uterus üzerinde hiçbir şekilde bası yaratmayan bir pozisyon tercih etmelidirler. Aşağıdaki resimde bu amaca uygun ilişki pozisyonları şematik olarak gösterilmektedir.

    Bu 5 pozisyon arasında "bebeğe zarar vermeme" açısından birinin diğerine herhangi bir üstünlüğü yoktur.
    Her çift bu önerilen pozisyonlar arasından kendilerine en uygun olanı uygulamalıdır.
    [​IMG]
    (hamileliğinizin ve bebeğinizi tehlikeye sokmamak için)
     
  4. 10 Mart 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  5. **SU**

    **SU** çocukta yaparım kariyerde Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    643
    Beğeni:
    8
    Ödül Puanları:
    86
    Toplumumuzda cinsellik çok açık ulu orta konuşulan bir konu değildir. Cinsellik üzerine konuşma ve tartışma günümüzde hala tabular arasındadır. Bir kısım kadın bu konuyu doktoruna açmaktan kaçınırken, bazen de doktorlar bu konuyu hastası ile açıkça konuşmaktan kaçınır. Bu iletişim kopukluğundan çiftler gebelikte seksten uzak durmaları gerektiği mesajını çıkarırlar yada halk arasındaki inançlara göre davranırlar.

    Halk arasında ilk üç aydaki cinsel ilişkinin düşük ile sonuçlanacağı inancı yaygındır. En fazla gebelik kaybının ilk üç ayda olduğu bir gerçektir ama bunun nedeni, cinsel ilişki değil, genetik bozukluklara bağlı (anomalili-normal olmayan) gebeliklerin doğa tarafından istenmemesi sonucu kendiliğinden düşük olmaktadır.

    Gebeler cinsel istek artışına rağmen cinsel ilişkinin rahim ağzının açılmasını kolaylaştıracağı ve erken doğuma neden olacağı,damarların açılıp kanayacağı, erkek cinsel organının bebeğin başına zarar vereceği gibi asılsız, rahatsız edici düşünce ve inanışlara kapılıp cinsellikten uzak dururlar. Her ne kadar orgazm(boşalma) oksitosin (rahim kasını kasıcı madde) salgılanmasına neden olup rahim kasılmalarına yol açsa da bunlar doğumu başlatmaz, erken doğuma neden olmaz. Cinsel ilişki bebeğe (fetusa) zarar vermez, erkek cinsel organının bebekle fiziksel olarak teması yoktur. Anne karnındaki bebek rahim kasları, içinde bulunduğu gebelik kesesi ve kese içindeki sıvı ile darbelere karşı koruma altındadır. Rahim ağzı kanalındaki(servikal kanal) salgıların koyulaşması ile oluşan tıkaç bakterilerin ve semenin(sperm) rahim içine girmesini engelleyen bir bariyer oluşturur. Cinselliğe engel oluşturacak tıbbi problemler olmadıkça gebelik süresince hatta son güne kadar cinsel ilişki yasak değildir. Gebeler cinsel ilişkinin zararlı olabileceği koşulları kendi kendine değerlendirebilecek bilgi donanımından yoksun oldukları için bu konuda kadınlar en sağlıklı bilgileri kadın doğum uzmanlarından alabilirler.

    Aşağıda belirtilen şartlar haricinde gebelere cinsel ilişki yasak değildir.

    *Gebelik kesesinin erken açıldığı, suları erken geldiği durumlar
    *Vajinal kanama
    *Geçirilmiş gebeliklerde erken doğum tehdidi öyküsü ve şimdiki gebelikte erken doğum tehdidi
    *Partnerin cinsel yolla bulaşan hastalık taşıyıcısı olması
    *Plasenta previa (çocuğun eşinin önde olması ve rahim ağzı kanalını kapattığı durumlar)
    *Çoğul gebelikte gebeliğin son aylarında
    *Kadın doğum uzmanınızca cinselliğe yasak getirilen diğer durumlar
    .

    Gebelik süresince kadında fiziksel, fizyolojik değişiklikler olur. Gebe bir kadında üretilen progesteron hormonu gebe olmayan bir kadına oranla on kez daha fazladır. Gebe bir kadında bir günde üretilen östrojen miktarı gebe olmayan bir kadının yumurtalıklarının üç yılda ürettiği miktara eşittir. Gebelik süresince üretilen toplam östrojen miktarı gebe olmayan bir kadında ancak 150 yılda üretilebilmektedir. Bu hormonlar gebeliğin başında yumurtalıklar tarafından salgılanırlar daha ileri haftalarda bu üretimi plasenta(eş) üstlenir. Gebenin kanında dolaşan yüksek seviyedeki progesteron ve östrojen hormonları yumuşak düzgün bir tene, parlak saçlara ve gebenin kendini iyi hissetmesine neden olduğu gibi memelerdeki ve cinsel organlardaki değişikliklerle gebeler cinsel ilişkiye daha hassas ve duyarlı hale gelir. Gebelikte seksin daha heyecan verici, daha doyurucu olduğu, hatta aynı seansta birden fazla orgazm gebeler tarafından bildirilmektedir.

    Hatta gebelerin çoğu gebelikten önceki dönemde almadıkları kadar cinsel ilişkiden keyif alma eğilimindedirler. Bu gebeden gebe ye değişebildiği gibi, gebelik süresince aynı gebede de değişkenlikler gösterebilir.

    İlk üç aylarda genelde halsizlik, uykuya meyil, bulantı kusma gibi gebeliğin erken belirtilerinin etkisi ile tipik olarak gebelerde cinselliğe ilgi azalma olur. İkinci üç ayda cinselliğe ilgi artarken, son üç ayda cinsel haz kalitesinin artmasına rağmen ileri derecede büyümüş bir karınla hareket kısıtlılığı ve daha evvel bahsettiğimiz korku ve endişeler ile gebelerin olaya tam konsantre olamamaları cinsel ilgide azalmaya neden olur.

    Sağlıklı bir gebelikte doğuma kadar olan sürede cinsel ilşkiyi engelliyecek her hangi bir neden yoktur. Normal bir gebelikte orgazm ile birlikte görülen rahim kasılmalarının hiçbir zararı ve tehlikesi yoktur. Aksine bu kasılmalar normal doğum için rahim kasının hazırlanmasına yardım eder ve doğum için pelvis kaslarının yeteri derecede güçlü ve dayanıklı olmasını da sağlar.

    İyi bir cinsel birliktelik çiftlerin bir birlerine daha yakınlaşmasını sağlayıp;gebenin duygusal, alıngan, kırılgan mizacı nedeni ile olası problemlerin çözümünde çiftlerin daha toleranslı olmasını sağlıyacağı gibi, anne ve babalığın ilk günlerdeki problemlerin çözümünüde kolaylaştıracaktır.
     
  6. 3 Nisan 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  7. bilginkiz

    bilginkiz Popüler Üye Üye

    Katılım:
    31 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    631
    Beğeni:
    1
    Ödül Puanları:
    108
    1. Cinsel ilişki; 4. ayın sonuna kadar ortalama haftada bir kez; 7. aya kadar, ayda üç ile dört kez ve 8. ayda iki kez yapılmalıdır. 9. ayda cinsel birleşimden kaçınılmalıdır.

    2. Cinsel pozisyonlar gebelik ilerledikçe değiştirmelidir. Fazla derine girmemeyi ve ihtiraslı hareketler yapmamayı, erkek kendisine kural edinmelidir, kadın da hareketlere katılmalıdır.

    3. Cinsel organlar kesinlikle uyarılmamalı; bunun yerine göğüsler okşanabilir. Göğüs uyarılmaları rahmin kasılmasını sağlar, fakat kadın eğer gebelikten önce buna alışıksa, erken doğum ve düşük yapmak tehlikesi hemen hemen yoktur. Gebelik sırasında göğüs uyarılmaları özellikle meme uçlarının emilmesi, kadını çocuğu emzirmeye hazırlar. Emmek, meme ucu derisini kuvvetlendirir ve uçları belirginleşir. Gebeliğin ileri devrelerinde hiç bir şekilde parmaklar vaginaya sokulmamalıdır.

    4. Erkek cinsel birleşimi, yukarda önerilen sayılardan daha sık yapmakta diretirse ya da kadının canı ilişkide bulunmak istemezse, kadın durumun üstesinden ustalıkla gelmeli, erkeği kabaca reddetmemelidir. Karşılıklı uyarma sırasında, konuşma konusunu değiştirmeli ve erkeğin arzularını hafifletmelidir. Bunda başarılı olamazsa, kocasın okşamayla orgazma ulaştırmalıdır.

    Bazen ağız-cinsel organlar pozisyonu olan M'F uygulanabilir. Bu durumda erkek cinsel organlarını çok temiz tutmalıdır ve kadın, spermleri yuttuğunda endişeye kapılmamalıdır. Bunun kadına bir zararı yoktur. Yalnız kadın erkeğe derin bir sevgiyle bağlı değilse, bu ona zor gelebilir.

    Kadının bu pozisyonu uygulaması, erkekte ortak sevgilerinin yeni bir bilincini doğurur ve onu mutluluk duygusuna ulaştırır. Penisin uyarılması herhangi bir nedenden olanaklı değilse ya da erkek birleşimde diretirse kadın arkadan yan pozisyonu alabilir. Erkeğin boşalmasını hızlandırmak için kadın, kaba etlerini ritmik hareketle kasabilir ve penisin uyarılmasını artırabilir.

    Kısaca toparlamak gerekirse, kadın kocasının isteklerine uyabilir. Fakat bunda sağlığını tehlikeye sokmamalıdır. Eğer bunu gerçekleştirirse, ruhsal ve bedensel sevgiyi tam anlamıyla kazanır, kendisine de, gebeliğin bir hastalık olmadığını kanıtlar.
     
  8. 7 Nisan 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  9. yaren_76

    yaren_76 mareşal Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.069
    Beğeni:
    28
    Ödül Puanları:
    348
    Doğum Sonrası Cinsellikten Korkmayın!
    Doğum sonrasında özellikle emziren kadınlarda cinsel istek azalıyor. Yapılan araştırmalar da, doğum yapan kadınların yüzde 90'ının cinselliğe endişe ile baktığını gösteriyor. Uzmanlar ise çiftlerin cinselliğe, doğumu izleyen 6'ıncı haftadan sonra başlayabileceklerini belirtiyor.
    2007 yılında Journal of Sexual Medicine adlı dergide yayınlanan bir çalışmaya göre doğum yapan annelerin yüzde 90’ında cinselliğe ilişkin bir endişe söz konusu. Cinselliğe tekrar ne zaman başlanabileceği bunlardan biri. Anadolu Sağlık Merkezi’nden Kadın Sağlığı Uzmanı Op.Dr. İbrahim Sözen'in verdiği bilgilere göre; cinselliğe doğumu izleyen 6'ıncı haftadan itibaren başlanabilir. İlk başlarda vajende eskiye oranla bir kuruluk görülebilir. Bunun nedeni azalmış estrojen hormonudur. İlişkiyi kolaylaştırmak için kayganlaştıcı jeller kullanılabilir.

    Eşler Anlayışlı Olmalı

    Doğum sonrası ortaya çıkan problemlerden biri de erkeğin kadından daha fazla cinsel istek içinde olmasıdır. Erkeğin bu anlamda kadın fizolojisini kavrayarak anlayışlı olması gerekmektedir. Annenin kendi vücut imajından memnuniyetsizliği de cinselliği etkileyen önemli bir faktör olarak bulunmuştur. Bu da doğumu izleyen 6. haftadan sonra ciddi bir egzersiz programı ve emzirmeyi takiben uygulanacak sıkı bir diyet ile çözülebilecektir.


    Cinselliği Kısıtlamayın2006 yılında İngiliz tıp dergisi BJOG’da yayınlanan bir çalışmada ise, doğumdan bir yıl sonraki cinsel aktivite miktarını belirleyen en önemli faktörün, gebeliğin başındaki cinsel aktivite miktarı olduğu saptandı. Yani, gebeliğinin başından beri cinselliğini yaşamayı sürdüren kadınlar, doğumdan 1 yıl sonra da cinselliği aktif yaşarken, gebeliğin başından itibaren bu sıklığın azaldığı kadınlar, doğum sonrası en çok problem yaşayan grup oluyorlar. Gebelikte özel durumlar dışında cinselliğin tıbben kısıtlanması ise sözkonusu değil. Geçici olarak kısıtlanan kadınlar sadece gebelikte vajinal kanama yaşayanlar ile erken doğum tehdidine yol açan rahim kasılmaları yaşayanlar.
    İsveç’te yapılan ve 2005 yılında Journal of Sexual Research dergisinde yayınlanan bir çalışma ilede çiftlerin doğumdan 6 ay sonraki cinselliğini incelendi. Buna göre en sık görülen cinsel aktivite miktarı ayda 1 veya 2 olarak bulundu. Araştırmaya göre, buna en büyük neden olarak çiftler ve özellikle kadınlar "cinsel aktivite için çok yorgun olduklarını" gösterdiler. Op.Dr. İbrahim Sözen, bebeğin bakım ihtiyaçları azaldıkça, uykusu düzene girdikçe cinsel aktivitenin de normale dönmesi beklendiğini belirtiyor.

    Ağrılar Da Cinselliği Etkiliyor
    "Doğum sonrası cinselliği etkileyen faktörlerden bir diğerinin de normal doğum sırasında vajen bölgesinde ileri düzeyde yırtılma veya kesi olup olmadığıdır. 2006 yılında yayınlanan bir Alman çalışmasına göre, bu tür bir travma nedeniye doğum sonrası devam eden ağrılı cinsel ilişki de cinselliği olumsuz etkilemektedir. Doğumdan sonraki 6'ıncı ayda da devam eden ağrılı cinsel ilişki görülme sıklığı normal ve vajinal yırtık olmaksızın doğuranlar ile sezaryan ameliyatı ile doğuranlarda yüzde 3-4 iken, ileri düzeyde vajinal yırtık veya kesi ile doğum yapanlarda yüzde 11-14 olarak bulunmuştur" diyen Op. Dr. İbrahim Sözen, bu nedenle anneye göre iri bebekleri olanlarda, normal doğumu ileri düzeyde yırtıklara neden olacak şekilde zorlamamak ve bu bilgileri doğum öncesi anne adayıyla paylaşmak gerektiğini vurguluyor.


    Emzirme Libidoyu Azaltıyor
    Doğum sonrasında özellikle emziren kadınlarda cinsel istek azalması yaşanabildiğini de belirten Op. Dr. İbrahim Sözen, "Emzirme sırasında yüksek miktarlarda salgılanan prolaktin adlı süt hormonu, aynı zamanda libidoyu (cinsel istek) azaltıcı bir etkiye sahiptir. Bu dönemde yüksek prolaktin etkisiyle yumurtalıklardan normalde salınan ve cinsellikte rol oynayan estrojen ve androjen hormonlar baskılanır. Emzirme dönemi bittikten sonra prolaktin hormonu düzeyi normal düzeylere iner, yumurtalıkların ve yumurtlamanın baskılanması ve cinsellikte önemli hormonların yumurtalıklardan salınması üzerindeki baskı kalkar. Libido normal düzeylere çıkar" diye konuşuyor.
    Süt emzirmenin yumurtlama üzerindeki baskısı nedeniyle belli bir oranda doğum kontrolü sağladığını aktaran Op. Dr. İbrahim Sözen, "Ancak bu kesinlikle güvenilir bir korunma yöntemi değildir. Birçok anne bir sonraki bebeklerine işte bu korunduklarını sandıkları dönemde hamile kalırlar. Bu nedenle özellikle, emzirmenin yoğunluğunun ve sıklığının azaldığı doğumu izleyen 6'ıncı aydan sonraki süreçte mutlaka güvenilir bir doğum kontrol yöntemi seçilmelidir. Bizim önerimiz bu tür bir yöntemin doğumu izleyen 6. haftadan itibaren uygulanmasıdır. Yüzde 99 koruyuculuğu olan 3 yöntem rahimiçi araç (spiral), doğum kontrol hapları ve 3 ayda bir kastan verilen doğum kontrol iğneleridir" diyor.
     
  10. 27 Nisan 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  11. yaren_76

    yaren_76 mareşal Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.069
    Beğeni:
    28
    Ödül Puanları:
    348
    Doğum sonrası cinsellikten korkmayın

    Coşkun BEL

    Doğum sonrasında özellikle emziren kadınlarda cinsel istek azalması yaşanabilir. Emzirme sırasında yüksek miktarlarda salgılanan prolaktin adlı süt hormonu, aynı zamanda libidoyu (cinsel istek) azaltıcı bir etkiye sahiptir.


    Anadolu Sağlık Merkezi’nden Kadın Sağlığı Uzmanı Operatör Dr. İbrahim Sözen, doğum sonrası kadının cinsel hayatı hakkında şu bilgileri verdi:

    Bu dönemde yüksek prolaktin etkisiyle yumurtalıklardan normalde salınan ve cinsellikte rol oynayan estrojen ve androjen hormonlar baskılanır. Emzirme dönemi bittikten sonra prolaktin hormonu düzeyi normal düzeylere iner, yumurtalıkların ve yumurtlamanın baskılanması ve cinsellikte önemli hormonların yumurtalıklardan salınması üzerindeki baskı kalkar. Libido normal düzeylere çıkar.

    Süt emzirmenin yumurtlama üzerindeki baskısı nedeniyle belli bir oranda doğum kontrolü sağladığı doğrudur. Ancak bu kesnlikle güvenilir bir korunma yöntemi değildir. Birçok anne bir sonraki bebeklerine işte bu korunduklarını sandıkları dönemde hamile kalırlar.

    Bu nedenle özellikle, emzirmenin yoğunluğunun ve sıklığının azaldığı doğumu izleyen 6. aydan sonraki süreçte mutlaka güvenilir bir doğum kontrol yöntemi seçilmelidir. Bizim önerimiz bu tür bir yöntemin doğumu izleyen 6. haftadan itibaren uygulanmasıdır. ? koruyuculuğu olan 3 yöntem rahimiçi araç (spiral), doğum kontrol hapları ve 3 ayda bir kastan verilen doğum kontrol iğneleridir.

    2007 yılında Journal of Sexual Medicine adlı dergide yayınlanan bir çalışmaya göre doğum yapan annelerin ?’ında cinselliğe ilişkin bir endişe sözkonusudur. Cinselliğe tekrar ne zaman başlanabileceği bunlardan biridir. Cinselliğe doğumu izleyen 6. haftadan sonra başlanabilir. İlk başlarda vajende eskiye oranla bir kuruluk görülebilir. Bunun nedeni azalmış estrojen hormonudur.

    İlişkiyi kolaylaştırmak için kayganlaştıcı jeller kullanılabilir. Yine bu çalışmada, doğum sonrası ortaya çıkan problemlerden biri erkeğin kadından daha fazla cinsel istek içinde olmasıdır. Erkeğin bu anlamda kadın fizolojisini kavrayarak anlayışlı olması gerekmektedir. Annenin kendi vücut imajından memnuniyetsizliği de cinselliği etkileyen önemli bir faktör olarak bulunmuştur. Bu da doğumu izleyen 6. haftadan sonra ciddi bir egzersiz programı ve emzirmeyi takiben uygulanacak sıkı bir diyet ile çözülebilecektir.

    2006 yılında İngiliz tıp dergisi BJOG’da yayınlanan bir çalışmada, doğumdan bir yıl sonraki cinsel aktivite miktarını belirleyen en önemli faktörün, gebeliğin başındaki cinsel aktivite miktarı olduğu saptandı. Yani, gebeliğinin başından beri cinselliğini yaşamayı sürdüren kadınlar, doğumdan 1 yıl sonra da cinselliği aktif yaşarken, gebeliğin başından itibaren bu sıklığın azaldığı kadınlar, doğum sonrası en çok problem yaşayan grup omaktalar. Gebelikte özel durumlar dışında cinselliğin tıbben kısıtlanması söz konusu değildir.

    Geçici olarak kısıtladığımız kadınlar gebelikte vajinal kanama yaşayanlar ile erken doğum tehdidine yol açan rahim kasılmaları yaşayanlardır.

    İsveç’te yapılan ve 2005 yılında Journal of Sexual Research dergisinde yayınlanan bir çalışma çiftlerin doğumdan 6 ay sonraki cinselliğini incelemekte. Buna göre en sık görülen cinsel aktivite miktarı ayda 1 veya 2 olarak bulunmuş. Buna en büyük neden olarak çiftler ve özellikle kadınlar “cinsel aktivite için çok yorgun olduklarını” göstermekteler. Bebeğin bakım ihtiyaçları azaldıkça, uykusu düzene girdikçe cinsel aktivitenin de normale dönmesi beklenmektedir.

    Doğum sonrası cinselliği etkileyen faktörlerden bir diğeri de normal doğum sırasında vajen bölgesinde ileri düzeyde yırtılma veya kesik olup olmadığıdır. 2006 yılında yayınlanan bir Alman çalışmasına göre, bu tür bir travma nedeniyle doğum sonrası devam eden ağrılı cinsel ilişki de cinselliği olumsuz etkilemektedir.

    Doğumdan sonraki 6. ayda da devam eden ağrılı cinsel ilişki görülme sıklığı normal ve vajinal yırtık olmaksızın doğuranlar ile sezaryen ameliyatı ile doğuranlarda %3-4 iken, ileri düzeyde vajinal yırtık veya kesik ile doğum yapanlarda .-14 olarak bulunmuştur. Bu nedenle anneye göre iri bebekleri olanlarda, normal doğumu ileri düzeyde yırtıklara neden olacak şekilde zorlamamak ve bu bilgileri doğum öncesi anne adayıyla paylaşmak gerekir.
     
  12. 21 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  13. sude06

    sude06 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    30 Mart 2007
    Mesajlar:
    39
    Beğeni:
    1
    Ödül Puanları:
    76
    Gebelikte Cinsel İlişki

    Halk arasında doktor aşagıdan muayene etti bebek düştü,aşagıdan muayene olmak zararlıdır gibi sözler karşısında hastalarımıza söylediğimiz şey;Eğer vaginal muayene zararlı olsa tüm hekimler gebelik sırasında cinsel ilişkiyi yasaklardı.Halbuki gebe rahim için cinsel ilişki daha büyük bir baskı yapmaktadır.Vaginal muayenenin steril koşullarda yapıldığı takdirde;bir sakıncası yoktur.Vo bu vesileyle gebelik sırasında cinsel ilişki yasaklamıyoruz.28.haftadan sonra içeriye boşalma yapılmamalı ve 36. haftadan sonrada cinsel ilişki yasaklanmalıdır. Doguma az bir zamana kadar çiftlerin cogu cinsel iliskiye girmektedir.28-36 haftalarda cinsel iliski spermanin içindeki bazi kimyasal maddeler (prostaglandin)erken doguma yol açabileceginden sakincalidir ve yine bu dönemde erkegin cinsel organi yolu ile vaginaya ithal edilen mikroplar dogum esnasinda aktif hale geçerek lohusalik devrinde bir enfenksiyona sebeb olabilirler.Web sayfamızda soru cevap bölümüne başladığımızdan bu yana hem adet sırasında hemde gebeliğin son dönemlerinde cinsel ilişki yaptığını söyleyen bir çok kişi tespit ettik.Bu konuyu sadece eğitimin geri kaldığı düşüncesine bağlayamayız.Acaba aydın olarak bizler halkımızı yeterince aydınlatıyormuyuz ve bunun için bir çaba gösteriyormuyuz.

    Aslinda gebe kadinlarin gebelikleri esnasinda cinsel iliski arzusu ileri derecede azalmis;kadin bütün ruh ve hayal alemiyle ve organizmasi ile kendini karninda tasidigi coçuga vermistir.Kocalarin bu dönemde eslerini asri cinsel iliskiye zorlamalari dogru degildir.

    Bazi çiftler cinsel iliskinin fetusa zarar verebilecegini düsünürler. Ancak bebek sivi dolu bir kese içerisindedir ve iyi desteklenmektedir. Rahat bir iliski için farkli pozisyonlar deneyebilirsiniz.Örnegin iliski sirasinda kadin yan yatarsa karnina daha az basinç uygulanir.Gebelikte cinsel iliski için temel ölçü rahatliginizdir.

    Gebeligin hangi döneminde olursa olsun iliski sirasinda agri,kanama gibi yakinmalar ortaya çikarsa derhal doktorunuza basvurmalisiniz.Önceki gebeleginizde veya gebeliginiz sirasinda asagidaki durumlardan birini yasadiysaniz,doktorunuza da danisarak lütfen cinsel iliskiyi kontrollü yapiniz veya gebeligin sonuna kadar yapmayiniz
     
  14. 1 Temmuz 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  15. Zeliha

    Zeliha Popüler Üye Üye

    Katılım:
    25 Nisan 2007
    Mesajlar:
    1.361
    Beğeni:
    2
    Ödül Puanları:
    106
    GEBELİKTE CİNSEL HAYAT

    Toplumumuzda cinsellik çok açık ulu orta konuşulan bir konu değildir. Cinsellik üzerine konuşma ve tartışma günümüzde hala tabular arasındadır. Bir kısım kadın bu konuyu doktoruna açmaktan kaçınırken, bazen de doktorlar

    bu konuyu hastası ile açıkça konuşmaktan kaçınır. Bu iletişim kopukluğundan çiftler gebelikte seksten uzak durmaları gerektiği mesajını çıkarırlar yada halk arasındaki inançlara göre davranırlar.

    Halk arasında ilk üç aydaki cinsel ilişkinin düşük ile sonuçlanacağı inancı yaygındır. En fazla gebelik kaybının ilk üç ayda olduğu bir gerçektir ama bunun nedeni, cinsel ilişki değil, genetik bozukluklara bağlı (anomalili-normal olmayan) gebeliklerin doğa tarafından istenmemesi sonucu kendiliğinden düşük olmaktadır.

    Gebeler cinsel istek artışına rağmen cinsel ilişkinin rahim ağzının açılmasını kolaylaştıracağı ve erken doğuma neden olacağı,damarların açılıp kanayacağı, erkek cinsel organının bebeğin başına zarar vereceği gibi asılsız, rahatsız edici düşünce ve inanışlara kapılıp cinsellikten uzak dururlar. Her ne kadar orgazm(boşalma) oksitosin (rahim kasını kasıcı madde) salgılanmasına neden olup rahim kasılmalarına yol açsa da bunlar doğumu başlatmaz, erken doğuma neden olmaz. Cinsel ilişki bebeğe (fetusa) zarar vermez, erkek cinsel organının bebekle fiziksel olarak teması yoktur. Anne karnındaki bebek rahim kasları, içinde bulunduğu gebelik kesesi ve kese içindeki sıvı ile darbelere karşı koruma altındadır. Rahim ağzı kanalındaki(servikal kanal) salgıların koyulaşması ile oluşan tıkaç bakterilerin ve semenin(sperm) rahim içine girmesini engelleyen bir bariyer oluşturur. Cinselliğe engel oluşturacak tıbbi problemler olmadıkça gebelik süresince hatta son güne kadar cinsel ilişki yasak değildir. Gebeler cinsel ilişkinin zararlı olabileceği koşulları kendi kendine değerlendirebilecek bilgi donanımından yoksun oldukları için bu konuda kadınlar en sağlıklı bilgileri kadın doğum uzmanlarından alabilirler.

    Aşağıda belirtilen şartlar haricinde gebelere cinsel ilişki yasak değildir.

    Gebelik kesesinin erken açıldığı, suları erken geldiği durumlar

    Vajinal kanama

    Geçirilmiş gebeliklerde erken doğum tehdidi öyküsü ve şimdiki gebelikte erken doğum tehdidi

    Partnerin cinsel yolla bulaşan hastalık taşıyıcısı olması

    Plasenta previa (çocuğun eşinin önde olması ve rahim ağzı kanalını kapattığı durumlar)

    Çoğul gebelikte gebeliğin son aylarında

    Kadın doğum uzmanınızca cinselliğe yasak getirilen diğer durumlar

    Gebelik süresince kadında fiziksel, fizyolojik değişiklikler olur. Gebe bir kadında üretilen progesteron hormonu gebe olmayan bir kadına oranla on kez daha fazladır. Gebe bir kadında bir günde üretilen östrojen miktarı gebe olmayan bir kadının yumurtalıklarının üç yılda ürettiği miktara eşittir. Gebelik süresince üretilen toplam östrojen miktarı gebe olmayan bir kadında ancak 150 yılda üretilebilmektedir. Bu hormonlar gebeliğin başında yumurtalıklar tarafından salgılanırlar daha ileri haftalarda bu üretimi plasenta(eş) üstlenir. Gebenin kanında dolaşan yüksek seviyedeki progesteron ve östrojen hormonları yumuşak düzgün bir tene, parlak saçlara ve gebenin kendini iyi hissetmesine neden olduğu gibi memelerdeki ve cinsel organlardaki değişikliklerle gebeler cinsel ilişkiye daha hassas ve duyarlı hale gelir. Gebelikte seksin daha heyecan verici, daha doyurucu olduğu, hatta aynı seansta birden fazla orgazm gebeler tarafından bildirilmektedir.

    Hatta gebelerin çoğu gebelikten önceki dönemde almadıkları kadar cinsel ilişkiden keyif alma eğilimindedirler. Bu gebeden gebe ye değişebildiği gibi, gebelik süresince aynı gebede de değişkenlikler gösterebilir.

    İlk üç aylarda genelde halsizlik, uykuya meyil, bulantı kusma gibi gebeliğin erken belirtilerinin etkisi ile tipik olarak gebelerde cinselliğe ilgi azalma olur. İkinci üç ayda cinselliğe ilgi artarken, son üç ayda cinsel haz kalitesinin artmasına rağmen ileri derecede büyümüş bir karınla hareket kısıtlılığı ve daha evvel bahsettiğimiz korku ve endişeler ile gebelerin olaya tam konsantre olamamaları cinsel ilgide azalmaya neden olur.

    Sağlıklı bir gebelikte doğuma kadar olan sürede cinsel ilşkiyi engelliyecek her hangi bir neden yoktur. Normal bir gebelikte orgazm ile birlikte görülen rahim kasılmalarının hiçbir zararı ve tehlikesi yoktur. Aksine bu kasılmalar normal doğum için rahim kasının hazırlanmasına yardım eder ve doğum için pelvis kaslarının yeteri derecede güçlü ve dayanıklı olmasını da sağlar.

    İyi bir cinsel birliktelik çiftlerin bir birlerine daha yakınlaşmasını sağlayıp;gebenin duygusal, alıngan, kırılgan mizacı nedeni ile olası problemlerin çözümünde çiftlerin daha toleranslı olmasını sağlıyacağı gibi, anne ve babalığın ilk günlerdeki problemlerin çözümünüde kolaylaştıracaktır.
     
  16. 14 Eylül 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  17. TATOSH

    TATOSH hayatimin tadi tuzu oglum.. Üye

    Katılım:
    12 Haziran 2007
    Mesajlar:
    3.752
    Beğeni:
    53
    Ödül Puanları:
    348
    Doğum sonrası tekrar “yapmak” istediğinizde neler olacak, artık her şey değişti mi? Normal cinsel yaşantınıza doğumdan ne kadar sonra dönmeyi beklemelisiniz?

    Bir çocuk doğurmak hayatınızdaki dönüm noktalarından biri olacak. Bir yandan dünyaya bir bebek getirirken, diğer yandan da fiziksel ve ruhsal değişiklikler yaşayacaksınız. Ama seks yaşamınız bundan nasıl etkilenecek.

    Sekse hazır mısınız?

    Bu sorunun cevabı tamamen siz ve eşinize kalmıştır. Doğumdan sonraki ilk haftalarda sekse karşı bir isteksizlik duymanız normal ve beklenen bir durumdur.

    Doğum sonrası kadın vücudunda meydana gelen doğal bazı değişiklikler seksi başlı başına büyük bir adım olarak görmenize yol açabilir.

    • Doğumdan sonra iki, üç hafta kadar devam edebilecek olan akıntılar (eğer bu akıntıyla beraber kaşıntı, acı hissi ya da koku varsa, mutlaka hekiminize danışın)
    • Yorgunluk
    • İyileşmesi tam olarak gerçekleşmemiş dikişler
    • Uyku ihtiyacı

    Tüm bunlar olurken, eşinizle olan duygusal yakınlığınız kaybetmemeye çalışıp sabrınızı koruyun. Seks hayatınız eninde sonunda canlanmaya başlayacaktır. Önemli olan bunu büyük bir probleme çevirmemektir.

    Başlarda dikişler ve ağrılar sebebiyle huzursuz olabilirsiniz. Bu durumda vazelin gibi bir kayganlaştırıcı kullanabilirsiniz. Vazelin kullanmanıza rağmen seks hala acı veriyorsa, o zaman yaralarınız tam olarak iyileşmemiş olma olasılığı vardır. Hekiminiz görünürseniz, enfeksiyon olup olmadığını öğrenip, varsa tedavi olabilirsiniz..

    Vajina genellikle eski haline döner ve eski haline göre bir farklılık hissedilmez. Ancak bu konuda endişeleriniz varsa, gene hekiminize danışabilirsiniz.

    Sabırlı olun

    Duygularınız hakkında eşinizle konuşun. Zamana ihtiyacınız varsa, yavaştan alın. Her şeyin hızla ilerlemesini istiyorsanız, hızlı davranın. Eğer birkaç ay sonra seks hala ilginizi çekmiyorsa ve siz ya da eşiniz endişeleniyorsanız, bunun hakkında konuşun. Bu konuda hekiminize de danışabilirsiniz.

    Cinsel isteği en çok öldüren şey yorgunluktur ve birlikte zaman geçirmek, yakın olmak ve seks için, zamanı programlamak zorunda kaldığınızı hissedebilirsiniz. Uykulu olmadığınız zamanları seçmeye bakın. Hafta sonları, öğleden sonralar iyi bir zaman olabilir. Tabii bebeğiniz o saatlerde uyuyorsa. Bebeğinizin düzenini siz bildiğinize göre, seks hayatınızı buna göre programlamaya çalışabilirsiniz.

    Göğüsler ve seks

    Bebeğinizi emziriyorsanız, göğüsleriniz başlangıçta hassas olacaktır. Seksüel olarak uyarılmak, sütün akmasına sebep olabilir. Eğer bu sizi ve eşinizi olumsuz etkiliyorsa (bundan iğreniyor, dolayısıyla da seksüel arzunuzu kaybediyor olabilirsiniz), seks yapmadan önce bebeğinizi emzirmeyi deneyebilirsiniz. Bu, sütün akmasını azaltabilir, ya da tamamen engel olabilir.

    Gebelikten Korunma

    Doğumdan hemen sonra, eşinizle cinsel ilişki yaşamaya başladıysanız, hamile kalmamak için korunmaya da başlamakta yarar var. Yeni doğum yapmış olmanız, bir anda yeniden hamile kalmayacağınızı göstermez. Korunma uygulamadığı için, 6 haftalık kontrollerde doktora gidip hamile olduğunu öğrenen bile olduğunu unutmayın!

    Seks yapmak istemiyor musunuz?

    Canınız seks yapmak istemiyorsa, kendinizi zorlamayın. Pek çok kadın doğumdan sonra bir süreliğine seksten soğur. Burada önemli olan konuyu eşinizle konuşup, birbirinizin ihtiyaçlarınıza karşı duyarlı olmaktır. Birbirinize masaj yapabilir, ya da sadece sarılıp oturabilirsiniz. O yakınlığı paylaşmak da yardımcı olacaktır.

    Babaların gözünden

    İyisiyle, kötüsüyle artık baba oldunuz ve eşinizle doğumdan önce paylaştığınız türden bir yakınlığı tekrar ne zaman paylaşacağınızı düşünüyor olabilirsiniz. Bu duygularınızı eşinizle konuşun, çünkü o da aynı şeyleri düşünüp, size söylemeye çekiniyor olabilir.

    Konuşmak, anlayışlı ve rahatlatıcı olmak, bir çift olarak beraberce zaman geçirmek önemlidir. Seks yapamıyorsanız bile, birbirinizi başka açılardan tatmin edebilirsiniz.

    Doğumdan sonra, doğal olarak düşündüğünüz tek şey eskisi gibi sadece eşiniz olmayacak. Eğer bebek yatak odanızda uyuyorsa, başka bir odada seks yaparken kendinizi daha rahat hissedebilir, ya da bebeği başka bir odada uyutabilirsiniz