Halit Ziya Uşaklıgil (1866 - 1945)

Elif

Onur Üyesi
Pro Üye
Katılım
12 Temmuz 2006
Mesajlar
31.326
Emoji Skoru
19.636
Yaş
55
Halit Ziya’nın ailesi, Uşak’ta helvacılıkla uğraşırken, İzmir’e göçerek "Uşşakizadeler" diye anılmaya başlayan zengin bir ailedir. Bu aile, işleri çok gelişince İstanbul’a da bir şube açtı ve bu şubeyi sermayesiyle birlikte oğul Hacı Halil Efendi’ye verdi. Halit Ziya, Hacı Halil Efendi’nin üçüncü çocuğu olarak 1866’da İstanbul’da doğdu.

İstanbul’da Askeri Rüştiye'ye giden Halit Ziya, babasının işleri kötü gitmeye başlayınca, annesiyle birlikte İzmir’e dedesinin yanına gönderildi. Öğrenimini İzmir Rüşdiyesi’nde sürdürdü (1878). Bu arada babasının işlerini düzene koyup İzmir’e gelişi ve yeni bir işyeri açışıyla sığıntı olma düşüncesini de zihninden atan Halit Ziya, ikinci bir okula hazırlık için Frenk Mahallesi’nin Alioti bölümündeki Auguste de Jaba adlı avukatın emrine verildi.

Halit Ziya, babasının kâtibi olarak işe başladı, bu iş edebiyat merakıyla pek bağdaşmadığından yeni iş tavsiyelerini dikkate aldı, ancak İstanbul’da hariciyeci olmak için yaptığı başvuru sonuçsuz kaldı. İzmir’e dönüşünde rüştiye öğretmenliğine başladı ve akabinde Osmanlı Bankası’na girdi.

İstanbul’da Reji Genel Müdürlüğü’nün başkâtiplik teklifini kabul ederek İzmir’den ayrıldı (1893). Reji’deki çalışma günlerinde Servet-i Fünun’a da katılarak edebi faaliyetlerini yoğunlaştıran Halit Ziya, Meşrutiyet’ten sonra bir süre Darülfünun Edebiyat Fakültesi’nde Batı Edebiyatı okuttu.

Sonra Mabeyn Başkâtibi oldu (1909). Buradan ayrıldıktan sonra memuriyete dönmeyen ve tüm zamanlarını edebiyata veren Halit Ziya, 23 Mayıs 1945 tarihinde İstanbul’da öldü.
 

yesilim

Popüler Üye
Pro Üye
Katılım
25 Kasım 2006
Mesajlar
9.032
Emoji Skoru
17
Halit Ziya Uşaklıgil

Türk edebiyatında Batılı anlamda ilk romanları yazan sanatçı olarak kabul edilir. Servet-i Fünun döneminde roman ve hikaye türünün en önemli ismidir. Eserlerinde realizm akmının etkisi görülür.

En ünlü öykülerinden biri olan Kar Yağarken öyküsünde anlatığı 'realizm' bunun bir örneğidir.

Dili süslü, sanatlı ve ağırdır. Dili başarıyla kullanır. Alışılmıştan farklı bir cümle düzeni vardır. Romanlarında aydın kişileri anlatır.

"Mai ve Siyah" romanındaki Ahmet Cemil karakteri Servet-i Fünun sanatçısını temsil eder. Ruh tahlillerine önem verir. Kahramanları yaşadıkları çevreye uygun olarak anlatır. Romanlarında yalnız İstanbul'u anlatan sanatçı, hikayelerinde Anadolu ve köy hayatına, kasabalardaki yaşayışa yer vererek İstanbul dışına çıkmıştır.

Uşak'ta bir okula ismi verilmiştir.

Atatürk'ün eşi Latife Uşşaki'nin amcasıdır.

Mezarı istanbul bakırköyde bulunmaktadır

Romanları

* Nemide
* Bir Ölünün Defteri
* Ferdi ve Şürekası
* Mai ve Siyah
* Aşk-ı Memnu
* Kırık Hayatlar

Hikayeleri

* Bir İzdivacın Tarih-i Muaşakası
* Bir Muhtıranın Son Yaprakları
* Nakıl (4 Cilt yerli ve yabancı öyküler)
* Bu Muydu
* Heyhat
* Küçük Fıkralar (3 Cilt)
* Bir Yazın Tarihi
* Solgun Demet
* Bir Şi’r-i Hayal
* Sepette Bulunmuş
* Bir Hikaye-i Sevda
* Hepsinden Acı
* Onu Beklerken
* Aşka Dair
* İhtiyar Dost
* Kadın Pençesi
* İzmir Hikayesi

Hatıraları

* Kırk Yıl
* Bir Acı Hikaye
* Saray ve Ötesi

Alıntı
 
Yukarı Alt