1. Merhaba, sitemize ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz. Ücretsiz üye olmak için tıklayın...
  2. Notu Gizle

Her üç kişiden biri cinsel sorunlu

Konusu 'Cinsellik +18' forumundadır ve yaren_76 tarafından 8 Mart 2007 başlatılmıştır.

    8 Mart 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  1. yaren_76

    yaren_76 mareşal Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.069
    Beğeni:
    28
    Ödül Puanları:
    348
    Her üç kişiden biri cinsel sorunlu

    Cinsel Eğitim, Tedavi ve Araştırma Derneği (CETAD), cinsel ve üreme sağlığı ile ilgili bir proje başlattı. Projenin ön araştırmasından çıkan sonuçlara göre kadınların yarısı cinsel bilgiyi eşlerinden ediniyor.

    “Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı Alanında Ulusal ve Yerel Medya Yoluyla Savunuculuk” adı verilen proje 1 yıllık sürece yayılacak. Proje kapsamında 20 ilde 16 yaş üstü 1537 kişiyle yapılan kamuoyu araştırmasından çıkan sonuçlara göre, her üç kişiden biri yani toplumun yüzde 32’si cinsel sorun yaşıyor. Halkın yüzde 63’ü bekareti kadının namus simgesi olarak görürken, yüzde 60’ı namus adına işlenen cinayetleri onaylamıyor. Yüzde 53’ü bu konuda bilgisiz olduğunu söyleyen halkın, cinsellikle ilgili en önemli bilgi kaynağı çevre ve arkadaşlar.

    NEDENLER BİLGİSİZLİK, PSİKOLOJİK SIKINTI VE STRES
    CETAD önetim Kurulu Üyesi Pskiyatrist Doç. Dr. Cem İncesu, cinsellikle ilgili bilgi, tutum ve davranışların incelendiği kamuoyu araştırmasına göre, evli kadınların yüzde 53’ünün ilk cinsel bilgi kaynağı olarak eşlerini gösterdiğini söyledi. İncesu, “Türk halkının en önemli sorunu eğitimsizlik ve bilgisizlik. İnsanlara cinsel sorunların en temel nedenlerini sorduğumuzda birinci sırada, eğitimsizlik ve bilgisizlik, ikinci sırada psikolojik nedenler, üçüncü sırada stres, dördüncü sırada ise toplumun cinselliğe yaklaşımı, yani gelenek ve görenekler olarak ifade ediyorlar, bunlar çok önemli mesajlar.”dedi.

    CİNSEL EĞİTİM İSTENİYORİncesu, halkın büyük bölümünün okullarda cinsel eğitim istediğini belirterek, medyada çıkan evlilik ve kadın erkek ilişkilerine yönelik haberlere büyük ilgi duyulduğunu söyledi. İncesu, araştırmanın dikkat çeken diğer sonuçlarını ise şöyle açıkladı.
    Doç. Dr. Cem İncesu,"Cinsel sorunların en önemli nedeni, bilgisizlik."

    “Yetişkinlerin yüzde 29’u, ergenlerin ise yüzde 14’ü kişisel deneyimleriyle bilgi ediniyor. ‘Kadının bekareti ancak evlilikle bozulmalıdır’ diyenlerin oranı yüzde 65, tek eşlilikten yana olanların oranı ise yüzde 48. Türk halkı bu konuda bilgilenme ihtiyacı duyuyor, en güvenilir bilgi kaynağı olarak doktorları görüyor. Özellikle üniversite mezunu olanların doktorlara güvenme oranı yüzde 60’ın üzerinde. Araştırmada yer alan katılımcıların yüzde 66 gibi önemli bir bölümü, cinsel eğitimin okullarda kız ve erkek çocuklara ayrı ayrı verilmesi gerektiğini düşünüyor.”

    SERTLEŞME VE ERKEN BOŞALMA EN ÖNEMLİ SORUN
    Projede yer alan Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ferruh Şimşek de Türk erkeklerinin en önemli sorunlarının sertleşme ve erken boşalma olduğunu söyledi. Şimşek, “Sertleşme özellikle gençlerde psikolojik nedenlere dayanıyor ancak orta yaşlarda organik faktörler de sertleşme kaybında önemli rol oynuyor” dedi.

    SİGARA SERTLEŞMEYİ DİREKT ETKİLİYOR
    Profesör Şimşek, sertleşme sorunun en önemli nedeni olarak da sigarayı gösterdi:
    Prof. Dr. Ferruh Şimşek," Cinsel sorunlar buzdağının görünen yüzü gibi."

    “Sertleşme sorununa yüksek tansiyon, damar hastalıkları ve diyabet gibi sorunlar neden olabilir. Ancak buradaki en önemli etken sigara içiciliğidir. 40 yaşın üzerindeki erkeklerde yüzde 65 oranında hafif ve orta dereceli sertleşme kaybı görülüyor, Türkiye bu konuda diğer ülkelerden birkaç puan daha önde bulunuyor. Sigara içen erkekler, birinden vazgeçmeleri gerektiğini bilecekler. Yani ‘hiç bir problem olmadan cinsel yaşamım etkin şekilde devam etsin hem de sigara keyfimi sürdüreyim’ dememeliler.”

    SORUN GİZLENİYOR, MUTSUZLUK ARTIYOR
    Şimşek, beraberliklerdeki sorunların önemli bir kısmının cinsel kaynaklı olduğunu ancak insanların bu konuda profesyonel yardım almaktan kaçındığını ifade etti. Şimşek, “Cinsel sorunlar saklanıyor, bu da mutsuz insanların ve ailelerin artmasına neden oluyor. Biliyoruz ki çare bulmaya çalıştığımız hasta oranı, gizli kalan hasta grubunun çok küçük bir parçası. Cinsel sorunlar, diğer organlarla ilgili ciddi bir durumdan da kaynaklanabilir. Bunun için cinsel sorunların gizlenmemesi lazım, bir insanın mide şikayeti nasıl bir sağlık sorunuysa bu da bir sağlık sorunudur, çünkü cinsellik vücudun en önemli işlevlerinden biridir” dedi.

    Haber: Tülay Sağlam
    Kaynak: www.ntvmsnbc.com
     
  2. 26 Mart 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  3. yaren_76

    yaren_76 mareşal Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.069
    Beğeni:
    28
    Ödül Puanları:
    348
    Kadınlarda ve erkeklerde en sık görülen cinsel sorunlar hangileri?

    Erkeklerde ‘sertleşme ve boşalma sorunları’ en sık görülen sorunlar. Bunları penis eğriliği ve boyu izlemektedir.
    Hanımlarda ise ağrılı ilişki-vaginismus ve orgazm problemleri ile ilişkiden korku ve isteksizlik en sık sorulan konular.
    Araştırmalar, hastaların % 62’sinin cinsel sorunlar nedeniyle özgüveninin kaybolduğunu, % 21'inin de ilişkilerinin bittiğini gösteriyor.
    Bu yüzden ailelerin cinsel sağlık konusunda bilgilendirilmeleri ve bilinçlendirilmeleri büyük önem taşıyor. Ancak maalesef bu konuda doktora halen ancak 10 hastadan 1’i başvuruyor. Başvuruların da sadece % 2’lik kısmında sorunlar doğru teşhis edilerek tedavi doğru yapılabiliyor. % 98’inde ise maalesef ya doğru teşhis ya da doğru tedavi eksikliği doğuyor.
     
  4. 26 Mart 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  5. yaren_76

    yaren_76 mareşal Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.069
    Beğeni:
    28
    Ödül Puanları:
    348
    Cinsel sorunların başlıca nedenleri ne?


    Cinsel fonksiyon problemlerinde nedenlerle birlikte psikolojik nedenler de etkili oluyor.

    Sertleşme sorunu olan vakaların çoğunluğunun (% 75) psikolojik değil fiziksel kökenli olduğu artık biliniyor.

    Psikolojik kaynaklı ereksiyon bozukluğu, stres, başarı kaygısı ve iç çatışmaların olumsuz görünümlerine bağlı iken fiziksel nedenler arasında anatomik, sinirsel kaynaklı, endokrinolojik, ilaç bağlantılı ve damar sistemi kaynaklı komplikasyonlar yer alıyor.

    Sertleşme sorunu, yaşın ilerlemesinin yanı sıra koroner arter hastalığı, yüksek kolesterol düzeyi, yüksek tansiyon ve şeker hastalığı gibi bir dizi hastalığa bağlı olarak da ortaya çıkıyor.

    Diyabetin iki türlü etkisi var. Bizim hastalarımızın büyük bölümünü diyabetliler teşkil etmektedir. Hem nörolojik, hem de damarsal sorunlar ortaya çıkabilir. Şeker hastalığı da, kontrolsüz olduğu durumlarda vücuttaki sinir sistemi üzerinde son derece olumsuz etkiler yaratır.

    Alzheimer, multiple skleroz gibi beyin içinde algılamayı yapacak nöronları etkileyen hastalıklar da bir sebep olabilir.

    Diğer sağlık sorunları için alınan bazı ilaçlar yan etki olarak sertleşme sorununa neden olabilir.

    Bunlar yüksek kan basıncı, kalp hastalığı, alerjiler, depresyon, endişe ve ülser gibi hastalıkları tedavi etmek için kullanılan bazı ilaçları içermektedir.
    Sertleşme fonksiyonunun azalmasına neden olabilecek ya da sertleşme sorununa katkıda bulunabilecek çok sayıda alışkanlık da vardır. Bunları sigara İçme, aşırı alkol alımı, uyuşturucu ya da doping ilaçları kullanımı olarak özetleyebiliriz.

    Kadının cinsel aktivitedeki rolü ve kadındaki cinsel işlev bozukluğu, yıllarca erkekteki kadar yoğun biçimde araştırılmamış ve sorunun sadece psikolojik kaynaklı olduğuna inanılmıştır.

    Fakat son yıllarda yapılan araştırmalar, problemin organik boyutunun da büyüklüğünü gözler önüne seriyor. Diyabet, kalp hastalığı, hipertansiyon, yüksek kolesterol düzeyleri gibi çeşitli sistemik problemler, damar sertliği gibi damar yapısına ait sorunlar ve sigara alışkanlığı, Nörolojik hastalıklar (Omurilik yaralanmaları, epilepsi , multiple skleroz, Alzheimer ve Parkinson gibi), Histerektomi (rahmin alınması) gibi üreme organlarına ait cerrahi girişimler, hormonal nedenler, bazı ilaçlar ve madde kullanım alışkanlıkları,

    ileri yaş, menopoz ve psikolojik nedenler kadınlarda cinsel fonksiyon sorunlarının en önemli nedenleridir.

    Çiftler arasındaki çekiciliğin kaybolması, ilişkinin bozulması, kendine güvensizlik, cinsellikten ve başarısızlıktan korkma, cinsellik hakkında kalıplaşmış yanlış düşünceler, yetersiz ön sevişme ve psikiyatrik rahatsızlıklar sorunun çözülmesini zorlaştırır.

    Yapılan araştırmalarda kadın cinsel fonksiyon bozukluğunun erkekten çok daha fazla gözüktüğü görülüyor. Örneğin ortalama erkekte cinsel fonksiyon bozukluğu oranı yüzde 31 iken kadında yüzde 43 oranında rastlanıyor.