Kaynana çeşitleri

graf

Popüler Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
14 Temmuz 2006
Mesajlar
702
Emoji Skoru
8
ASABI KAYNANALAR: Anlaşılması en zor tiplerdendir. Söylenen her sözün altında bir art niyet ararlar. Her zaman sorun çıkarırlar. Çözümlerinde kaba kuvvete bile başvurabilirler. Neye kızdıkları, neye sevindikleri pek belli olmaz.

YARDIM SEVER KAYNANALAR: Her durumda birilerine yardım eden kaynanalardır. Yardımseverlik adına her şeyi yapabilirler. Hastanelerde hastabakıcı, kabul günlerinde pasta yapıcı, bulaşık yıkayıcı olarak görev alırlar. Bazen bunu o kadar abartırlar ki karşılarındakine zarar bile verebilirler.

ŞIKAYETCI KAYNANALAR: Sürekli her şeyden şikayet eder, karşılarındaki insanları canlarından bezdirirler. Aldıkları eşya, yiyecek ve kıyafet konusunda hep şikayetçidirler. Gelin ya da damat hiçbir zaman istediği gibi çıkmamıştır.

KÖYLÜ KAYNANALAR: Gelin veya damat, şartlar ne olursa olsun gelen giden misafire iyi davranmalıdır. Gelini köyden gelen her türlü şeyi pişirebilme ve onların yemeklerini yapabilme yeteneğine sahip olmalıdır. Gelin ve oğlu, özel günleri, çok erken saatlerde gelerek onlarla geçirmelidir. Eğer bir yere gidilecekse onun mutlaka haberi olmalı, kendisinin yanına alacağı bir kaç kişilik kafile halinde gidilmelidir. Gelin kendi başına bir şey almaya karar veremez. Damatta ise durum farklıdır. Damadın annesi de bu konuda kendisiyle aynı haklara sahiptir ama kızını ezmemek kaydıyla. Gelin misafir çağıracağızaman ondan izin alır.

ŞEHIRLI KAYNANALAR: Şehirde ulaşımın zorluğu nedeniyle damadın veya gelinin evini kendi evlerinin yakınına isterler. Mümkünse aynı mahallede oturmayı tercih ederler. Gelecek misafirleri çok fazla kabuletmek istemez, gelin veya damadın evine gelecek misafir trafiğini kendileri yönetmek isterler. Yeni gözlük modelleri, mayolar piyasaya çıktığında ilk olarak onlar alırlar. Yeni mobilya, halılar, perdeler onların en önemli istekleridir, ama gelin yeni perde istediğinde “müsrif” olarak değerlendirir ve taş koymaya çalışırlar.

ŞEN KAYNANALAR: Bulunması en zor tiplerdir. Gelin ya da damatlarına karışmazlar. Her türlü sorun için bir çözümleri vardır. Kimseden iş beklemezler. Kırılsalar da kimseye bir şey belli etmezler.Her şeye gülüp geçmeyi başarırlar.

TEMİZLİKÇİ VE GEZİCİ KAYNANALAR
Temizlikçi Kaynanalar: Bu kaynanaların bütün zararları kendilerinedir. Ne kadar temizlik malzemesi varsa hepsinin isimlerini ezbere bilirler. Sürekli temizlik yapıp dururlar. Kapıdan girecek olanherkese ayakkabılarını çıkarttırırlar, koltuklara oturanların nereyi dağıttığına dikkat ederler. Onlara göre gelinleri ya da damatları çok dağınık ve pistir.

GEZICI KAYNANALAR: Nerede akşam, orada sabah gezip duran kaynanalardır. Bazıları eşlerini kaybettikleri için kendilerini sokağaatarlar.
Patron kaynanalar: Bu tip kaynanalar, para, ev, tahvil kısacası mal mülk yönünden zengindirler ve bunu her zaman kullanan tehlikeli tiplerdir. Malları ve paraları ile her şeyi yapabileceklerine inanırlar. Gelin veya damadın evine bir şey aldıkları zaman fiyat etiketini çıkartmazlar. Her konuda kendilerine danışılmasını isterler.Kendilerine ait bir evde oturan gelin veya damada bunu her zaman hatırlatırlar.

YEMEKCI KAYNANALAR: Hayatlarındaki tek şey, yemek yapmak ve yedirmektir. Onlara birkaç kilo et, biraz sebze ve bakliyat aldığınız zaman uzun zaman sizinle uğraşmazlar. Çok güzel yemek yapan bu kaynanalar, hayatlarını bu iş üzerine kurarlar.
Kitapta, “Semra Hanım Türü Kaynanalar” başlığı altında ise “Açıklama için herhangi bir şey yazmaya gerek olmadığını bildiğimiz için bunu engin sağduyunuza bırakıyoruz” deniliyor.

PSİKOLOG ÖNERİLERİ
Psikologların, gelin-kaynana çekişmesini önlemek için gelinlere tavsiyelerine de kitapta yer veriliyor. Bunlardan bazıları şöyle:

Gelinler, kendilerinin de bir gün kaynana olacaklarını hiç akıllarından çıkarmamalıdır.

Kayınvalidesine sevgi ve saygıda kusur etmemelidir. Çünkü o sevdiği insan olan eşinin annesidir.

Kayınvalidesinin bazı ters laflarını kendi aleyhinde yorumlamamalıdır.

Arada yaş ve nesil farkı olduğunu düşünerek kayınvalidesinin istek ve davranışlarını hoş görmelidir.

Kayınvalidesi ile iyi geçindiğinde kocasıyla arasının da daha iyiolacağını bilmelidir.

Kayınvalidesini bayramlarda, kandillerde arayarak gönlünü almalıdır.

Kocasının sık sık anne ve babasını görmek istemesinden rahatsızlık duymamalıdır.

Kayınvalide ve kayınpedere karşı kırıcı, iğneleyici, hoş olmayan sözler söylememeli, onları hoşnut etmelidir.

Kayınvalideler oğullarını kıskanır. Gelinler bunu sezmeli ama yumuşaklıkla bu işin üstesinden gelmelidir.

Gelinler kocalarını kayınvalidelerine karşı kışkırtmamalıdır.
 

E

EU1

Ziyaretçi
YARDIM SEVER KAYNANALAR: Her durumda birilerine yardım eden kaynanalardır. Yardımseverlik adına her şeyi yapabilirler. Hastanelerde hastabakıcı, kabul günlerinde pasta yapıcı, bulaşık yıkayıcı olarak görev alırlar. Bazen bunu o kadar abartırlar ki karşılarındakine zarar bile verebilirler.


YEMEKCI KAYNANALAR: Hayatlarındaki tek şey, yemek yapmak ve yedirmektir. Onlara birkaç kilo et, biraz sebze ve bakliyat aldığınız zaman uzun zaman sizinle uğraşmazlar. Çok güzel yemek yapan bu kaynanalar, hayatlarını bu iş üzerine kurarlar.
Kitapta, “Semra Hanım Türü Kaynanalar” başlığı altında ise “Açıklama için herhangi bir şey yazmaya gerek olmadığını bildiğimiz için bunu engin sağduyunuza bırakıyoruz” deniliyor.


BU İKİSİ TAM BENİM KAYNANAM İÇİN YAZILMIŞ SANKİ :1yes2:
 

Ixsxxixk

Aktif Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
25 Ekim 2006
Mesajlar
68
Emoji Skoru
1
ŞEN KAYNANALAR: Bulunması en zor tiplerdir. Gelin ya da damatlarına karışmazlar. Her türlü sorun için bir çözümleri vardır. Kimseden iş beklemezler. Kırılsalar da kimseye bir şey belli etmezler.Her şeye gülüp geçmeyi başarırlar.
Bu tip bir kaynana varsa kaçırmamak lazım....
 

Emez

Guru
Kayıtlı Üye
Katılım
12 Aralık 2006
Mesajlar
1.286
Emoji Skoru
2
Yaş
45
ŞEN KAYNANALAR: Bulunması en zor tiplerdir. Gelin ya da damatlarına karışmazlar. Her türlü sorun için bir çözümleri vardır. Kimseden iş beklemezler.

GEZICI KAYNANALAR: Nerede akşam, orada sabah gezip duran kaynanalardır. Bazıları eşlerini kaybettikleri için kendilerini sokağaatarlar.

benimki de bu ikisinin karışımı :)
 

vicdan

~ справе&#1076
Kayıtlı Üye
Katılım
20 Kasım 2006
Mesajlar
1.099
Emoji Skoru
9
İnsan hayatının en önemli olaylarından biri olan evlilik, yaşamın en verimli çağında zenginleşmesine veya çoraklaşmasına yön veren bir dönüm noktasıdır.
Elbetteki huzur ve saadet dolu bir aile yuvasında en büyük rol kadına düşmektedir. Kadın aile hayatını cennetin küçük bir numunesi haline getirebilir. "Her insanın küçük dünyası, belki küçük bir Cenneti kendi hanesidir."
Evlenmiş olan bir çift artık toplumun bağımsız birimidir. Evlilik sadece karı-koca arasında olmaz. Günümüzde, kayınvalide, görümce, kayın vs. evlilikte mutluluğun oluşmasındaki vazgeçilmez unsurlardır. Genç çift, aile dışındaki kişilerin, ailenin mutluluğunu olumsuz yönde etkilenmesine ve aile bağımsızlığını korumaya özen göstermelidir. Gelelim günümüzde yaşanan gelin-kayınvalide ilişkilerinde yaşanan sorunlar ve çözüm yollarına...
Konuya pembe gözlükle yaklaşmamız pek doğru olmaz Çünkü gelini ile anlaşamayan kayınvalide, kayınvalidesi ile anlaşamayan gelinler var. Geçmişten günümüze bu sıkıntı hep var olmuştur. Eskiden gelinlerin, oğulların, torunların, kayınpeder ve kayınvalidelerin aynı çatı altında yaşadığı yıllarda bu problem belki vardı, ama herhalde bugünkü boyutlarda değildi. Problemler yüz göz olmadan çözülüyordu. Dilimize yerleşen "Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla" sözü eskilerin bu konulardaki inceliğini gösteriyordu. Hem kayınvalide nasihat ederken dikkatliydi, aracı kullanarak telkinini yapıyordu, gelini de pür dikkat dinleyerek ders alıyordu.
Günümüzde kaçınılmaz ama bir o kadar da acı bir gerçek vardır ki. Ne gelin kayınvalideden, ne de kayınvalide gelininden memnun değil...
Hangisi haklı bilemeyiz. Tabii bu durumda her iki tarafa düşen önemli görev ve sorumluluklar var. Çünkü mutlu aileler anne-baba ve çocuktan oluşmuyor. Eşinin ailesi ile arası açık olan bir aile ferdinin yuvasında çok mutlu olduğu söylenemez. Aile içindeki mutluluğun devamı için her iki tarafa da tavsiyelerimiz olacak.
Gelinlere düşen görev;
Kaynana demek (kaim ana); ana makamına kaim olan demektir. Gelin ona annesi gibi davranacak, muamele edecek. Ne demiş atalarımız "Ne ekersen onu biçersin". Bu düstur ile hayatlarını ikame ettirmeleri gerekir.
Kendilerinin de birgün kayınvalide olacaklarını hiç akıllarından çıkarmamalıdırlar.
Gelin kayınvalidesini sık sık ziyaret etmeli, bayramlarda, kandillerde vs. hatırını sormalıdır. Onu arayarak gönlünü almalıdır.
En kızgın anında bile gelin kayınvalidesi ile münakaşasında terbiye ve edebini muhafaza etmelidir.
Kendi annesi veya ailesinin özel meselelerini nasıl kimseye söylemiyorsa kayınvalidesi ile yaşadıklarını ona ait sırları kimseye söylememesi gerekir. Yani sır tutmalı, sırdaş olmalı. Bu durum kayınvalidesinin daha hoşuna gider. Gelinine duyduğu güven artar.
Herhangi bir konuda asla iddialaşmaması, inatlaşmaması gerekir. "Siz haklısınız, ama benim düşüncem budur" demeli. Konuyu uzatacak sözlerden kaçınmalı. Böyle durumlarda susmak her zaman en büyük sanattır.
Kayınvalideye düşen görev ve sorumluluklar
Gelinleriniz baba evinden sizin yuvanıza gelip ailenizin bir ferdi oldu artık. Ona Allahın bir emaneti olarak bakın. Çünkü onlar sizlere Allahın bir emanetidir.
Kendi kızınızın veya bir aile ferdinin kusurlarını örter gibi gelininizin de kusurlarını örtün.
Gelininize emir vererek konuşmayın, daima onunla evladınız gibi hoşgörülü konuşun.
Evladınız ve gelininiz aralarında tartışıyor olabilirler, onların aralarına girmeyin.
Ahçılığı ile ün yapmış bir kadın, oğlunu ve yeni gelinini o akşam yemeğe çağırmıştı. Yine dostları olan yaşlı kadını da…
Mutfağa girdi ve yemeği hazırlamaya başladı. Akşam oldu ve misafirleri geldiler. Bir de ne görsünler yemekleri olmamış, tatlılar un kokuyor, patatesler pişmemiş, köfteler ise yanmış. Fakat durumu fark ettirmemek için yaşlı kadın ve gelini ellerinden geleni yapmışlar.
Yemek bitmiş. Kadının oğlu ve gelini evlerine dönmüşler. Bunu fırsat bilen yaşlı kadın sormuş:
-Ben senin harika bir ahçı olduğunu adım gibi biliyorum, fakat bu akşam yemeklerin hiç olmamış. Hayırdır hasta mısın?
Kadın cevap vermiş:
Hayır oldukça iyiyim. Yemekleri kasten öyle yaptım. Bu yemekten sonra oğlum asla ikide bir annesinin yemeklerini hatırlatıp karısının kalbini kıramayacak…
Gelininizin size bakmak zorunda olmadığını bilin. Ancak ondan gördüğünüz saygı ve hürmet karşılığında ona teşekkür ve dua etmeyi unutmayın.
nGelininizi oğlunuz ile aranıza gören bir yabancı gibi görmeyin.
Gelininizi her konuda methetmeli, ona bir anne şefkati ile davranmalısınız.
Gelininize hayat hakkı tanımalı onu bazı konularda serbest bırakmalısınız. Eşler arasındaki kararları saygı ile karşılamalısınız.
Gelinine sık sık iğneleyici, rencide edici laflar sarfetmekten kaçınmalısınız.
Gelininizin ufak tefek hatalarını görmezden gelmeli, olayları büyütmekten kaçınmalısınız.
En önemlisi gelininizin ailesi ile görüşmesinden rahatsız olmamalı, bu rahatsızlığınızı ima ile de olsa belli etmemelisiniz. Sizin kızınız size geldiği zaman nasıl memnun oluyorsanız; onlar da o kadar memnun olurlar.
Bu tür olaylarda (varsa eğer) arada kalan genelde eş olur. Koca muhakkak yatıştırıcı olmalı, arayı bulmakta dikkatli davranmalıdır. Karısının ve annesinin birbirleri hakkındaki kötü sözleri birbirlerine aktarmamalıdır.
Ne mutlu iyi geçinen birbirine sevgide, hürmette, saygıda, hoşgörüde kusur etmeyen gelin ve kayınvalideye!
 

tuluat

Aktif Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
1 Aralık 2006
Mesajlar
202
Emoji Skoru
0
Bu psikolog önerilerini, hatta daha fazlasını uygulayıpta yine olumsuz sonuçlar alan gelinlerle ilgili ek öneriler yok mu graf :)))
 

chenn_ecem

Guru
Kayıtlı Üye
Katılım
12 Temmuz 2006
Mesajlar
1.138
Emoji Skoru
733
Yaş
34
valla benmkini hiç biyerde tarifi yok bi numune bana çatmış
 

qusel

İnci Tanem
Kayıtlı Üye
Katılım
20 Şubat 2007
Mesajlar
2.449
Emoji Skoru
60
Yaş
32
KÖYLÜ KAYNANALAR: Gelin veya damat, şartlar ne olursa olsun gelen giden misafire iyi davranmalıdır. Gelini köyden gelen her türlü şeyi pişirebilme ve onların yemeklerini yapabilme yeteneğine sahip olmalıdır. Gelin ve oğlu, özel günleri, çok erken saatlerde gelerek onlarla geçirmelidir. Eğer bir yere gidilecekse onun mutlaka haberi olmalı, kendisinin yanına alacağı bir kaç kişilik kafile halinde gidilmelidir. Gelin kendi başına bir şey almaya karar veremez. Damatta ise durum farklıdır. Damadın annesi de bu konuda kendisiyle aynı haklara sahiptir ama kızını ezmemek kaydıyla. Gelin misafir çağıracağızaman ondan izin alır.



ŞIKAYETCI KAYNANALAR: Sürekli her şeyden şikayet eder, karşılarındaki insanları canlarından bezdirirler. Aldıkları eşya, yiyecek ve kıyafet konusunda hep şikayetçidirler. Gelin ya da damat hiçbir zaman istediği gibi çıkmamıştır.


ASABI KAYNANALAR: Anlaşılması en zor tiplerdendir. Söylenen her sözün altında bir art niyet ararlar. Her zaman sorun çıkarırlar. Çözümlerinde kaba kuvvete bile başvurabilirler. Neye kızdıkları, neye sevindikleri pek belli olmaz.

BENIMKIDE BU TURDEN AHH AHHHHHHHHHH
 

gulara

En büyük fener ulenn:)
Pro Üye
Katılım
28 Ağustos 2006
Mesajlar
465
Emoji Skoru
3
Yaş
32
YARDIM SEVER KAYNANALAR: Her durumda birilerine yardım eden kaynanalardır. Yardımseverlik adına her şeyi yapabilirler. Hastanelerde hastabakıcı, kabul günlerinde pasta yapıcı, bulaşık yıkayıcı olarak görev alırlar. Bazen bunu o kadar abartırlar ki karşılarındakine zarar bile verebilirler.


İşte buuu :1yes2:
 

bigsize83

Popüler Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
14 Ağustos 2006
Mesajlar
1.137
Emoji Skoru
12
Yaş
36
ŞEN KAYNANALAR: Bulunması en zor tiplerdir. Gelin ya da damatlarına karışmazlar. Her türlü sorun için bir çözümleri vardır. Kimseden iş beklemezler. Kırılsalar da kimseye bir şey belli etmezler.Her şeye gülüp geçmeyi başarırlar.

aynı benim kaynanam.valla o yönden çok şanslıyım kızlar:içelim:
 
Yukarı Alt