Mucize Etkili Gençlik ve Güzellik Formülleri Kitabı - Elele Dergisi

Aysar_

İçim Garip, Sıfır Huşu
Kayıtlı Üye
29 Ağustos 2014
1.196
5.021
Merhabalar. Geçtiğimiz aylarda Elele dergisinin verdiği bir kitapçık vardı. O zamanlarda dergiyi bulamamıştım. Dergiyle birlikte verilen bu küçük kitabı merak ediyordum .İnternet sitelerini didiklememle hepsinin ayrı ayrı yerlerde karşıma çıkması bir oldu. Bende hepsini burda derlemek istedim. Şimdiden uyarmak isterim kısa ve çok uzun yazılar mevcut. Yine de bu konulara ilginiz ve merakınız varsa sabırla okuyacağınızı tahmin ediyorum. Faydalı olması dileğiyle...
:21: :süslü: :spor:


[kaynak: elele . com . tr]

bc8e138b-21e7-43fa-b3c5-0629635ac292.jpg
20150310_163904.jpg

Elele Dergisi ile birlikte verilen “Mucize Etkili Gençlik ve Güzellik Formülleri” kitabında sosyal medyadaki güzellik bloggerları ve güzellik editörleri sırlarını Elele okurları ile paylaştı. Arzu Tarhan,Nilgün Yıldız, Ümmühan Çelikel, Ayşegül Ceylan, Nilüfer Pazvantoğlu, Yasemin Hopurcuoğlu, Serpil Seçkin ve Duygu Özaslan, Melis İlkkılıç, Ebru Şallı, Gözde Atakoğlu, Zuhal Varol, Nihal Kanık, Nur Bilen Yavuzer, Eda Şentürk, Gül Çital ve Debora Zakuto cilt bakımından selfie’nin inceliklerine, doğru kozmetik alışverişinden iyi makyajın nasıl yapılabileceğine pek çok sıra dışı bilgiyi anlattı.


Arzu Tarhan

9aca65a9-246d-45d2-a910-037011b1ef9e.jpg

''Her yaşın ayrı güzelliği var!''

'Paylaşmayı seven kadınlar'dan güzellik sırlarını istedik. Arzu Tarhan da bize sırlarını anlattı.
42 yaşında evli ve 14 yaşında bir kız çocuğu annesiyim. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunuyum ancak şu anda mesleğimi yapmıyorum. 3.5 sene önce kendi bilgi birikimim ve deneyimlerimi paylaşmak istediğim için blog yazmaya başladım. Aynı zamanda yine deneyimlerimi paylaştığım aynı isimde YouTube kanalım da var. Paylaşımlarımın güzel geri dönüşlerini gördükçe ‘iyi ki yazmaya başlamışım’ diyorum. Tabii ki her şeyden önce çok iyi bir blog okuyucusu olduğumu da belirtmeliyim.

Her yaş için ayrı bakım!
Öncelikle her yaş için bazı önerilerim var. Cilt temizliğine özen göstermek, cilt tipine uygun nemlendirici uygulamak, güneşin yan etkilerini en aza indirgemek için SPF’li ürünler kullanmak ve bol bol su içmek çok önemli. Ergenlik çağından itibaren yani 12-18 yaş arası sadece cildi temiz tutmak ve cilt tipine uygun bir nemlendirici kullanmak yeterli. 18-30 yaş arası daha derinlemesine temizlik ve arındırma için peeling, maske gibi ürünlerin kullanımına geçilebilir. Hafif yapıda, nem veren göz çevresi kremleri kullanılabilir. Cilt tipine uygun ürünleri cilt bakım uzmanları yardımı ile öğrenip düzenli bir şekilde kullanmak çok önemli. Haftada bir kez nem maskesi yapmak cildin nem kapasitesini arttırıyor. 30 yaşından sonra göz çevresi ve cilt bakım ürünlerinde anti age özellikli ürünlere yönelmek gerek. Benim tercihim cildin su tutma kapasitesini artırma özelliği ile içeriğinde hyaluronik asit bulunan ürünler... Cildin elastikiyetini artıran ve toparlayıcı özelliği olan ürünleri de cilt bakım rutinine eklemek elbette güzel sonuçları beraberinde getiriyor.

Makyaj çantamın olmazsa olmazları
Benim makyaj çantamda dudak koruyucu ve o gün kullanacağım ruj, minik bir kabın içine koyduğum fondötenim, göz altı kapatıcısı, siyah bir göz kalemi, maskara ve bir adet bronzer olursa her yerde günlük makyajımı rahatlıkla yapabilirim. Eğer özel bir gün ise elbette işin içine makyaj bazı, aydınlatıcı, far, kaş farı, allık, dudak kalemi gibi birçok malzeme giriyor.

Selfie’de güzel çıkmak için!
Bence herkesin fotoğraflarda ve özellikle selfie’de güzel çıktığı bir açı var. O açıyı yakaladıktan sonra hafif bir gülümseme ya da o günkü modumu belli edecek ifadeyi takınıp geriye tuşa basmak kalıyor.

*Tercihleri, en sevdikleri;
• Sabah erken kalkarım.
• Parfümüm hem kalıcılığı hem de ortama yaydığı harika kokusu ile Versace Crystal Noir.
• Rujum koleksiyon ürünü olan Mac Viva Glam Cyndi.
• Ojede favori renklerim bordo ve nude tonlar.
• Saçlarımın rengini en az 10 kere değiştirdim.
• Ayda iki kez kuaföre giderim.
• Yatmadan önce mutlaka sütümü içer kitabımı okurum.
• Yanıma cep telefonumu almadan evden çıkmam!
• Kendimde en beğendiğim burnum.
• En önemli güzellik sırrım bol bol su içmek.
• Benim için güzellik, sıcacık bir gülümseme ile parlayan gözler demek.

Nilgün Yıldız

c3dd7aed-533d-4c29-8418-025e48a855af.jpg

“Yeni ürün varsa ilk deneyen ben olmalıyım”


Nilgün Yıldız, güzellik sırlarını anlatıyor.
"Çocukluğundan beri annesinin makyaj masası önünden kalkmayan kızlardan biri de benim. Arkadaşlarım içerde oyun oynarken ben eve gelen misafirlerin rujunun rengini, parfümünü merak ederdim. Güzellik ile profesyonel anlamda tanışmam ise Formsanté Dergisi ile oldu. Derginin güzellik editörü olarak yeniliklerden haberdar olmak harikaydı. Sonrasında ise blog’um geldi. Burada denediğim ürünlerden ve yöntemlerden bahsediyorum. Ne de olsa güzelleşmek için yeni bir yöntem ya da ürün varsa ilk deneyecek ben olmalıyım!"

*En memnun kaldığım uygulamalar
Blog’umda daha çok yeni çıkan yöntemlerden bahsetmeyi seviyorum. Bu yöntemler genelde cerrahi olmayan yeni teknolojilerin kullanıldığı uygulamalar oluyor. Önce kendim uyguluyor sonra da yazıyorum. Böylece okuyanlara da sonuçlar hakkında tavsiye verebiliyorum. Bugüne kadar uyguladığım yöntemler arasında en memnun kaldıklarıma gelirsek:

Selülit: Bugüne kadar birçok yöntem denedim ama bu uygulamalar arasında en çok Vella Shape’ten memnun kaldım. Bölgesel zayıflama için kullanılan bu yöntemden en çok da selülitler konusunda sonuç aldım. Uygulanması oldukça basit. Uygulama başlığıyla sorunlu olan bölgeye 45 dakikaya yakın masaj yapılıyor. Siz sadece uzanıyorsunuz ve masaj keyfini yaşıyorsunuz. Tabii arada bölge ısındığı için sıcaklık hissedebilirsiniz. Bunun dışında rahatsız edici bir durum olmuyor. Uygulama ile ciltteki kolajen miktarının artması ve radyo frekans dalgaları ile cildin güçlenip, sıkılaşması amaçlanıyor. Böylece selülit görüntüsü iyileşiyor. En önemlisi bölgenin durumuna göre dört seanstan sonra gözle görülür sonuçlar elde edilmesi. Bu işlemden sonra tek yapmanız gereken ise bol su içmek. Üçüncü seanstan sonra fark edilir sonuçlar almaya başladığım için en sevdiğim yöntemlerden biri.

Botoks: Artık hepimizin bildiği gibi ince kırışıklıklar üzerinde botoks kadar etkili bir şey yok. Galiba ben de bir botoks bağımlısıyım! Evet, yanlış duymadınız fakat botoks denilince aklınıza şaşırmış bakışlar gelmesin. Çünkü doğru şekilde yapılan botoks işlemi asla fark edilmiyor. Özellikle gülerken göz çevremde oluşan kırışıklıklardan çocukluğumdan beri rahatsız olduğum için yaptırdığım bir işlem. Ben yılda bir ya da iki defa yaptırıyorum.

Mikro pigmentasyon: Bu yöntemi kaşlarımda denedim ve memnun kaldım. Kaşlara yapılan dövmeler beni her zaman görüntüsü itibariyle rahatsız ettiği için bu yöntemi tercih ettim. Uygulamadan önce hem doğru şekli hem de rengi bulmak adına geniş bir zaman harcanıyor. Sonrasında mikro incelikteki iğnelerle deri altına pigmentler yerleştiriliyor. İlk olarak kaşların üzerine uyuşturucu bir anestezik krem sürülüyor. Yarım saat kadar bekliyorsunuz, uyuşmuş olan bölge bir iğnenin ucuyla hafif çizikler halinde kazılıyor. Böylece daha güçlü bir anestezi ile uyuşturuluyor. Sonrasında kaş rengine uygun renkler bulunuyor ve işlem başlıyor. İşlem sırasında hiçbir şey hissetmiyorsunuz ve yaklaşık bir saat sürüyor. İşlem sonrasında o bölgenin mikrop kapmaması için bir krem veriliyor ve bu kremin bir haftaya yakın o bölgeye gün içinde sürekli olarak sürülmesi gerekiyor. Ayrıca işlemin yapıldığı gün kesinlikle suyla temas edilmemeli ve sonrasındaki günlerde de duştan önce kaşların vazelin ile kaplanması gerekiyor. Kesinlikle dövme gibi durmuyor. Bir de unutmadan söyleyeyim renkler 2-3 yıl içinde siliniyor, eğer rengi koruyarak devam etmek istenirse de 12-15 ay zarfında tekrarlanması öneriliyor. Rötuş için ise bir ay sonra tekrar gitmek gerekli.

*Makyaj çantamın vazgeçilmezleri

BB krem: Son yıllarda keşfettiğimiz ürünlerden olsa da ben BB kremi seviyorum. Özellikle yataktan kalktığında bile fondötene ihtiyacı olduğunu düşünenler için bulunmuş en faydalı ürünlerden biri. Ben her gün kullanmasam da evde, sporda ya da daha rahat takıldığım günlerde tercih ediyorum. Bu arada fondötensiz çıkmayanlardan olduğum için eğer makyaj yapmam gerekiyorsa BB kremimi fondötenimin altına sürdüğüm oluyor. Böylece makyajım daha uzun süre dayanıyor.

Fondöten: Cildimde leke, sivilce ya da herhangi bir sorun bulunmamasına rağmen fondöten benim için çok önemli. Belki saçlarım sarı olduğu için sürmediğimde kendimi çok solgun hissediyorum. Çevremdekiler de fondöten sürmediğimde hemen ‘bugün hasta mısın?’ diye sorar. Bu nedenle fondötenim benim makyaj çantamın kraliçesi. Fondöten seçerken mat görünüm verenleri tercih ediyorum çünkü çok yağlı bir cildim olmasa da mat görünümün daha güzel göründüğünü düşünüyorum. Bu arada güzellik uzmanlarının aksine ben ten rengime en yakını değil ten rengimden bir ya da iki ton açık fondötenleri seçiyorum. Bence daha pürüzsüz bir görünümü böyle elde etmek mümkün. Çok sıvı yapılı fondötenlerden özellikle de gece makyajı olacaksa pek hoşlanmıyorum. Daha kalın yapılı fondötenler birçok kişinin aksine benim hoşuma gidiyor.

Bronz pudra: Yazın vazgeçilmezi gibi görünse de bronz pudra benim hem yazımın hem de kışımın vazgeçilmezi. Genelde allık kullanmadığım için bronz pudramı allık gibi kullanmayı seviyorum. Eğer illa allık kullanacaksam çok uçuk pembeleri ya da şeftali tonlarını seviyorum.

Eyeliner: İster moda olsun ister olmasın ben bir eyeliner aşığıyım. Gece ya da gündüz fark etmez göz kapağımın üzerinde eyeliner’ım yoksa kendimi çok çirkin hissedebilirim. Fakat eyeliner kullanırken benim tercihim krem şeklinde olanlardan yana. Eyeliner fırçasıyla sürmek hem daha uzun kalmasını sağlıyor hem de akmıyor, dağılmıyor. Bir de eğer sizin de eyeliner’ınız üst göz kapağınızın üzerine bulaşıyorsa öncesinde göz kapağınıza far sürebilirsiniz.

Kapatıcı:
Eskiden bembeyaz kapatıcılarla göz altımın çok daha güzel olduğunu düşünürdüm eminim çoğu kadın benimle aynı düşüncedeydi. Fakat artık ten rengime yakın olanları tercih ediyorum. Böylece tüm dikkati oraya çekmemiş oluyorum. Bir de size önemli bir sır: Eğer göz altınızdaki torbalardan şikayetçiyseniz kırmızı ruj yardımına başvurabilirsiniz. ‘Ne alaka?’ derseniz şöyle; göz altı torbalarınızın tam üzerine dikey çizgiler halinde üç dört tane kırmızı çizgi çizin. Üzerine göz altı kapatıcınızı sürerek dağıtın. Farkı göreceksiniz!

*Saç bakımı
Saçlarıyla çok uğraşanlar kulübüne hoş geldiniz! Ben de saçlarımla çok uğraşıyorum özellikle de sarı renk kullandığım için kırılmalar en büyük sorunum. Uzun süre saçlarımın kırıklarıyla baş etmeye çalıştım ve denemediğim ürün kalmadı.

İşte bu ürünlerden bazıları:

BC Bonacure Yağları: Saçlarım bir dönem röfle nedeniyle fena halde kırıldı. Saçlarımı taramayı bırakın, dokunamıyordum. Bu dönemde kullandığım ürünlerden en iyisi Bonacure’un Repair Rescue serisiydi. Şampuan ve saç kremi yanında maskeyi de her banyoda kullandım. Banyodan çıktıktan sonra ise yine Bonacure Oil Miracle yağını saç uçlarıma sürdüm. Bu yağın içerisinde bulunan argan yağı saçlarımın kurtarılmasında çok büyük rol oynadı ve saçlarım gerçekten kendine geldi. Bu sıralar ise yine Bonacure’un Miracle Fig Oil ve Keratinli Yapılandırıcı Bakım Kürü’nü kullanıyorum. Bu ürün de gerçekten saçlarımın yumuşacık olmasını sağlıyor.

Toni&Guy Repair Mask: Eğer siz de benim gibi fönsüz gezememekten şikayetçiyseniz bu ürün tüm dertlerinize çare olacak. Ben keşfettiğim günden beri çok mutluyum. Toni&Guy’ın Reconstruction Maskesi saçı nemlendirici özelliğe sahip. Bu maskeyi saç kremi gibi her banyoda kullanmaya başladım ve artık banyodan sonra tek yaptığım saçlarımı güçlü bir saç kurutma makinesiyle kurutmak. Saçlarım dümdüz, yumuşacık oluyor. Kırıklarım da görünmüyor bu nedenle ben çok memnunum. Size de tavsiye ederim.

Kerastase Serum: Her boyadan sonra yaptırdığım uygulamalardan biri de yine saçlarımın kurumasını engelleyici Kerastase Nutritive Aqua Oleum Kuru Saçlar İçin Anında Nemlendirici Besleyici Serum oluyor. Kuaförünüzün yardımıyla saçlarınıza sürüp, bir süre bekletip yıkattığınızda harika sonuçlar elde ediyorsunuz. Boyadan sonra bile saçlarınız yumuşacık oluyor.

2chic: Bir de son dönem favorilerimden biri olan bir saç kremi var. Eğer saçlarınızın dalgası belli belirsizse, çok kabarıyorsa ya da yoluk yoluk duruyorsa bu kremle yatışmasını hatta dümdüz olmasını sağlayabilirsiniz. Gratis mağazalarında bulduğum bu ürünün ismi 2chic. İçerisinde keratin ve argan yağı bulunuyor. Denemenizde fayda var.

Phyto: Son yıllarda en beğendiğim markalardan biri de Phyto. Saçla ilgili tüm ürünlerinin mucize olduğunu düşünüyorum. Bence tüm ürünleri harika özellikle durulanmayan günlük nemlendirici kremleri ve maskelerinden birini mutlaka denemelisiniz.

Boya sonrası saç bakımı
Saçlarınıza özellikle boyadan sonra yapacağınız en güzel bakımlardan biri de şu: Bonacure Repair Rescue maske ile Bonacure Fibre Force maskesini eşit miktarda bir kaba koyup karıştırın. Saçınızın özellikle uçlarına sürdükten sonra ılık bir havluyla sarıp, bekletin. Saçlarınızı banyoda son durulama suyu olarak elma sirkesiyle yıkarsanız çok daha parlak görünmelerini sağlayabilirsiniz.

*Boşluk doldurmaca;

Sabah erken kalkarım ve önce aynaya koşarım.
Yüzümü yıkadıktan sonra mutlaka nemlendirici kremimi sürerim. Bu sıralar La Prairie’nin Cellular Day Cream nemlendiricisini kullanıyorum. Fakat her gün aynı nemlendiriciyi kullandığımı söyleyemem.
Yeni çıkan ürünleri denemeyi sevdiğim için arada mutlaka değiştiriyorum.
Makyaj yapmadan
dışarı çıkarsam mutlu olamam.
Bu nedenle eğer hafta sonu alışveriş, brunch gibi daha normal bir etkinlik planlıyorsam mutlaka BB krem sürerim. BB kremde en sevdiğim Estee Lauder. Fondötende ise vazgeçemediğim Shiseido Sheer and Perfect, eğer gece bir yere gideceksem ve biraz daha ağır bir makyaj istiyorsam o zaman da yine Shisedio’nun Radiant Lifting fondötenini kullanıyorum. Bu iki üründen asla vazgeçmem.
Rimelde ise Lancome Grandiose favorim. En dipteki kirpiklerimi bile farklı fırçası nedeniyle kolayca kıvırabiliyorum.
Parfümüm konusunda takıntılı olanlardanım. Yeni parfümleri kullanmayı sevsem de bir parfüme taktıysam onu yıllarca kullanabiliyorum. Fakat o kadar çok kullanmış oluyorum ki bir süre sonra o kokuyu başkasından aldığımda bir anda soğuyabiliyorum. Ama henüz soğumadığım ve uzun süredir kullanmadığım parfümler arasında Hermes’in Elixir des Merveilles, Versace Crystal Noir ve Thiery Mugler’in Womanity’si var. Bu üç parfüm ne olursa olsun benim vazgeçilmezlerim.
Dudaklarım ince olduğu için ruj sürmeyi çok sevmiyorum. Fakat kurumaması ve makyajımın güzel görünmesi için sürmem gerektiğinde Clinique Chubby Stick’leri tercih ediyorum. Bir de bu aralar benim gibi rujunu tazelemeyi sevmeyenler için bir kurtarıcı olan Sephora’nın Outrageous Rouge Tangerine Fever gerçekten ne çıkıyor ne de parlaklığını kaybediyor. Ama sakın hataya düşüp çıkartıcısını almayı unutmayın. 12 saat boyunca hiçbir şekilde çıkmıyor benden söylemesi...
Ojede favori renklerim çok kırmızı (Yves Rocher), bordo (Flormar 323), koyu mor (Rimmel 60 Seconds 39 numara, Note 23 numara), koyu yeşil.
Saçlarımın rengini sadece bir kere değiştirdim.

Her hafta en az iki defa kuaföre giderim.
Yatmadan önce mutlaka makyajımı temizlerim ve nemlendirici sürerim.
Yanıma makyaj çantamı almadan evden çıkmam!
Kendimde en beğendiğim özelliğim hep makyajlı olmam!

En önemli güzellik sırrım gülmek!
Benim için güzellik sadece iç güzelliği değil dış güzelliğini de unutmamak gerektiği!
 
Son düzenleme:

Aysar_

İçim Garip, Sıfır Huşu
Kayıtlı Üye
29 Ağustos 2014
1.196
5.021
Ümmühan Çelikel

ac7350e4-efbc-4dad-bbf2-22eeb8093d90.jpg

Güzellik ipuçları

Makyaj ve güzellik blog sahibi Ümmühan Çelikel'in güzellik önerilerine göz atın!
Ümmühan Çelikel kimdir?
"26 yaşındayım ve hemşireyim. Makyaj ve güzellik blog sahibiyim. Birçok kadın gibi ben de makyaj ve güzellikle uzun zamandır ilgileniyorum, ürünleri deniyorum, araştırıyorum, neyin yararlı olup olmadığına karar veriyorum ve bunların birikimini yazıya dökmek istedim. Blog’um makyaj örnekleri, ürün incelemeleri, güzellik ve bakım uygulamaları üzerine. Blog açma nedenim kadınların birçoğunun doğru bildiği aslında yanlış olan uygulama ve bakım ürünlerini doğru ve sağlıklı şekilde onlara aktarmak. Deneyimlerimi ve sağlıklı güzellik sırlarını paylaşmayı seviyorum. Blog yazmak çalışan bir kadın olarak bana çok iyi geliyor. Kadınlar yazılarımdan fayda görüp olumlu yorumlarını benimle paylaştıkları zaman çok mutlu oluyorum."

Makyaj çantamın olmazsa olmazları
• İnce yapılı orta kapatıcı bir fondöten ya da renkli nemlendirici mutlaka çantamda olur. Mac Face and Body fondöteni ve Nars renkli nemlendirici favori ürünlerim.
• Hem makyajımı sabitlemek hem de karma cildim olduğu için gün içindeki parlamayı önlemek için içinde minik ışıltıları olan Dior’un transparan pudrasını çantamdan hiç çıkarmıyorum. Makyajı sabitlerken çok güzel bir ışıltı veriyor cilde.
• Göz altımda ve cildimdeki lekeleri kapatmak içinse Estee Lauder in Double Wear kapatıcısını tercih ediyorum.
• Bronzer kullanmayı çok seviyorum özellikle benim gibi açık tenli kişilerde yüz hatlarını şekillendirmek için çok güzel bir ürün. Benim çantamdaki ürün ise Mac’in Aphrodite’s Shell isimli harika bronzer’ı, bu ürünü kullanım kolaylığı açısından hem bronzer hem de far olarak kullanıyorum, çok sevdiğim ürünler arasında.
• Allık genelde taşımıyorum ancak siz cildinize en çok yakışan renkte bir allığı alabilirsiniz.
• Toz farlar yerine krem farları tercih ediyorum. Uygulaması ve pratik olması açısından Maybelline Color Tattoo’lardan On and on bronze rengini çok severek kullanıyorum.
• Makyaj çantanızda mutlaka bir maskara olsun, gün içinde neler olacağı belli olmaz diyerek... Benim bu aralar en çok kullandığım maskara Gratis mağazalarına yeni gelen Gosh’un maskarası. Kirpikleri çok güzel uzatıyor ve hacim veriyor.
• Eyeliner ya da kalem isteğe göre değişebilir, ben her zaman uygulaması kolay, akmayan, yumuşak bir kahverengi kalem taşırım çantamda. Bu aralar en çok Rimmel London Kohl Kajal kalemlerinden kahverengi olanı kullanıyorum.
• Ruj veya lipgloss’la makyajı bitiriyorum. Bunun için de bence çantanızda nude tonlarında bir ruj olmalı. Önerim Mac Kinda Sexy. İsterseniz kırmızı ya da koyu renkli bir ruj da olabilir.
• Makyaj temizleme mendili, hata yapma olasılığına karşın yanımda olur. Toz ürünleri uygulamak için de çok amaçlı kullanıma uygun bir fırça almanız makyajınızı daha da kusursuz yapar. Siz de anında güzel görünmek istiyorsanız makyaj çantanızda olması gereken ürünleri en çok kullandığınız ve size yakıştığını düşündüğünüz ürünlerden seçmelisiniz. Makyaj çantası kişinin kullanımına veya nasıl bir makyaj yapacağına göre değişebilir ama en demirbaş ürünler fondöten, maskara, ruj. Bu üç ürünle bile makyajınızı yapabilirsiniz.

Saç bakımının sırları
Saçlarımız güzelse o gün kendimizi daha da güzel hissederiz. Bunun için saç bakımının önemi büyük. Benim sağlıklı ve parlak saçlar için önerilerim şunlar:
• Mutlaka saç tipinize uygun şampuan kullanın.
• Saçlarım yağlı olduğu için hem yağlanmayı geciktirecek hem de hacim verecek şampuanları tercih ediyorum ve son zamanlardaki favorim Milk Shake’in nane özlü ferahlatıcı şampuanı.
• Şampuan sonrası mutlaka saç kremi veya maskesi kullanmanızı öneririm. Ben her yıkamada saç maskesini tercih ediyorum çünkü saçlarımdaki ombre boyadan dolayı saç uçlarım kuru ve saç maskeleri saç uçlarıma çok iyi geliyor. Maskeler bekleme süresince saça bakım yapar ve nem verir. Bunun için iki önerim var: İlki kuru saçlar için Phyto’nun Phytojoba isimli kuru saçlar için olan yoğun nemlendirici maskesi; ikincisi ise boyalı yıpranmış saçlar için Urban Care Intense&Keratin saç maskesi. Her iki ürün de saçlara çok iyi bakım yapıyor.
• Yıkama sonrası nemli saçlarıma hem bakım yapan hem de parlaklık veren durulanmayan ürünler uyguluyorum. Benim kullandıklarım Kerastase Elixir Ultime kuru yağ ve Loreal Elseve’in mucizevi kuru yağı. İki ürünü de çok başarılı buluyorum, saçları yağlandırmıyorlar.
• Saçlarımı acelem yoksa kendi halinde kurumaya bırakıyorum ama kısa zamanım varsa da saç kurutma makinesinin en düşük ısı ayarında kurutuyorum.
• Saçlarım hafif dalgalı, bunları daha çok belirginleştirmek için maşa yerine bigudi tercih ediyorum. Daha çok Milk Shake’in Whipped Cream nemlendirici köpüğünü kullanıyorum. Bu ürünetam anlamıyla hayranım, çok güzel kokuyor, saçlarımı nemlendiriyor, dalgalarımın şeklini de koruyor.
• Saçlarımın daha çok parlak görünmesini istediğim zamanlar John Frieda’nın Shine Glossing Mist yağsız parlaklık verici spreyini kullanıyorum.
• Saçlarım ince telli olduğu için hacmi çabuk sönüyor. İşte bu zamanlarda da favori ürünüm kuru şampuanlar. Çantamda mutlaka küçük boy kuru şampuan olur. Saçlarımı hem hacimlendiriyor hem de yağlı görüntüsünü alıyor. Favori ürünlerim Sephora’da satılan Batise kuru şampuanları… Elidor’un boyalı saçlar için olan kuru şampuanı da gayet güzel!
• Haftalık yaptığım saç bakımlarında yıkama öncesi Hindistan cevizi yağını bütün saçlarıma uyguluyorum, bu yağ saç tellerini güçlendiriyor ve harika bir parlaklık veriyor.
• Saç uçlarıma olgunlaşmış avokadoyu püre haline getirip uyguluyorum. Avokado saçları harika nemlendiriyor, bakım yapıyor.
• Saç derime uyguladığım bitkisel yağları ise daha çok saçlarımı daha hızlı uzatmak için kullanıyorum ve dönem dönem olan saç dökülmesini önlemek için… Bunun için de içeriğinde sinemaki, baobab ve propolis yağlarının olduğu bakım yağlarını tercih ediyorum.

Saçları en çok yıpratan uygulamalar
• Saçlara çok fazla ısı işlemi uygulamak
• Her gün yıkamak
• Taramamak
• Saçları çok sık boyamak
• Saçları sürekli sıkı bir şeklide topuz yapmak ya da toplamak

Sağlıklı, parlayan, dolgun ve uzun saçlar için;
• Düzenli saç bakımı yapmalı.
• Saç derisindeki kan dolaşımının hızlanması açısından saçları düzenli taramalı.
• Eğer ısı işlemi yapılacaksa mutlaka ısı koruyucu ürün kullanarak ısıdan korumalı.
• Yatarken çok sıkı olmadan toplamalı.
• En önemlisi altı ayda bir mutlaka kestirmeli çünkü saç uçlarındaki yıpranmalar zamanla yukarı doğru çıkar, hoş olmayan bir görüntü yaratır. Belirli aralıklarla kesilen saç canlanır, daha sağlıklı görünür, daha hızlı uzar. Saçlarımız içeriğinde keratin bulunur, o yüzden saç kesimi sağlıklı saç için çok önemli bir işlem.

Güzel bir cilt için;
• Cilt lekelerini önlemek için yaz-kış cilt tipine uygun bir güneş koruyucu kullanılmalı ve gün içinde tazelenmeli.
• Bol su içmek hem cilt bakımı hem de leke oluşmaması açısından önemli. İçeriğinde C vitamini, pirinç ve nar özü bulunan ürünler cildinizi siyah nokta, sivilce ve lekelerden korur.
• Lekelerin tedavisi bir uzman tarafından kontrol edilmeli. İmkan varsa aylık olarak profesyonel cilt bakımı yaptırmak cilt lekelerinden kurtulmanıza yardımcı olur.
• Yine evde kendi hazırlayacağınız yüz maskesi içeriğinde limon yağı, pirinç kepeği yağı, baobab yağı ve kantaron yağı eklerseniz cilt lekeleri üzerinde etkili olur.

Birkaç güzellik ipucu...
• Hiçbir şeye erken başlamadım, makyajı ve bakımlarımı yaşıma uygun olarak yaptım. 18 yaşında bile hala göz kalemi ve maskara kullanan birisiydim, zamanla tam olarak makyaj yapmaya başladım. Genç kızlara önerim ergenlik döneminde cildinizi yanlış uygulama ve ürünlerle yormamanız.
• Benim için güzellik sağlıklı olmaktır. Sağlıklıysanız zaten cildiniz de güzeldir ve bunun için de bol su içmek, dengeli beslenmek, düzenli uyumak çok önemli ve tabii düzenli olarak kendinize bakmanız. Paylaştığım güzellik sırlarının öncesinde hem hastalarıma hem de sosyal medyadan bana ulaşan kadınlara önerdiğim ilk şey öncelikle doktor muayenesinden geçmeleri. Çünkü vücudumuzdaki hormonların cilt, tırnak ve saç üzerinde çok fazla etkisi var. Tedavi edilmeyen bir hastalığı kozmetikle çözemeyiz. Özellikle yüzünde sürekli sivilce ve akne problemi yaşayanlar, leke sorunu olanlar, normalden fazla saç dökülmesi olanlar, tırnaklarda sürekli kırılma şikayeti olan kişiler öncelikle bir cildiye uzamanı tarafından muayene edilmeli ve gerekli durumlarda kan tahlili yaptırmalı. Tabii bunlarla birlikte sağlıklı beslenmek de çok önemli, mevsimine uygun sebze ve meyveleri tüketmek, düzenli uyku, bol su içmek, stresten ve sigara-alkolden uzak durmak da güzellik için çok önemli unsurlar.
• Siyah nokta temizliği mutlaka banyo sonrasında yapılmalı. Sıcak su buharı yüzdeki gözenekleri açar, cilt daha kolay temizlenip arınır.
• Pürüzsüz dudaklar için de yine evde çok kolay yapabileceğiniz şeker, bal ve zeytinyağı karışımından oluşan dudak peeling’ini uygulayabilirsiniz. Dudaklarınız nemlenirken kurumuş ölü derilerinden arınır, böylelikle istediğiniz kırmızı ruju rahatlıkla kullanabilirsiniz. Bu peeling’i elleriniz için de kullanabilirsiniz.
• Gün içinde mutlaka parmaklarınızla minik vuruş hareketi ile yüz ve göz çevresine masaj yapın.
• Kırışıklık karşıtı en pratik uygulama yüz yogasını deneyin.
• Tırnak bakımınızı ihmal etmeyin, düzenli kesin ve tırnak bakım kremi ya da yağlarından yararlanın.
• Makyajlı her zaman güzel olunacak diye bir kural yok, özellikle yanlış uygulanmış makyajla güzellikten çok uzak bir görüntüye neden olabilirsiniz.
• Cilt ürünlerinin her zaman yüzümüze uygun renkte olması gerekir.
• Ürünleri kat kat uygulamak yerine doğru teknikle tek kat uygulayın.
• Her makyaj ürünü ya da her far rengi size uygun olmayabilir, bu konuda gereksiz harcamalardan kaçının.
• Her akşam mutlaka yüzünüzü makyajdan arındırın, temizleyin, nemlendirin.
• Bakım özellikli serumları geceleri kullanın.
• Pudrayı tüm yüze uygulamayın, sadece yüzde en yağlı bölgeyi sabitleyin.
• Allığı yanaklara çizgi şeklinde uygulamayın, dağıtarak doğal bir görünüm elde edin.
• Düzgün eyeliner çekmek için evde alıştırmalar yapın.
• Yaşınıza uygun bakım ve makyaj yapmaya özen gösterin.

*Buşluk doldurmaca

Sabah 05.30’da kalkarım.
Yüzümü yıkayıp kahvaltı yapmadan mutlu olamam.
Parfümde kış tercihim Lady Gaga Fame.
Rujum Mac Ruby Woo.
Ojede favori renklerim siyah ve koyu bordolar.
Saçlarımın rengini bu zamana kadar iki kere değiştirdim.
Ayda bir-iki kez kuaföre giderim
, bakım ve nadir olarak fön için…
Yatmadan önce mutlaka makyajımı temizlerim, yüzümü, dudaklarımı ve ellerimi nemlendiririm.
Yanıma makyaj çantamı
almadan evden çıkmam.
Kendimde en beğendiğim kahverengi göz rengim, genelde bütün renklerle makyaj yapmaya uygun.
Ondan da önce tüm hayvanları çok seviyor oluşum…
En önemli güzellik sırrım bol bol su içmek.

Ayşegül Ceylan

3bed1277-e89c-4be1-bd90-8459e86f3e12.jpg

'Saçlar en önemli aksesuarımız'


Güzelliğin sırlarını öğrenmek için sosyal medyadan yardım aldık. Sırlarını bizimle paylaşanlardan biri de Ayşegül Ceylan oldu. 1983 Ankara doğumluyum, ancak Ankara’da uzun yıllarımı geçirdiğim söylenemez, bir süre yurt dışında yaşadıktan sonra İstanbul’a taşındık. Makyaj ve kozmetik ile tanışmam İstanbul’a taşındığım dönemlerde, yani 18 yaşımdayken oldu ve yıllar geçtikçe merakım daha da arttı. Blog yazmaya 4.5 yıl önce başladım. Herkes gibi ilk başlarda ben de blog okuyucusuydum, daha sonra düşüncelerimi bir siteye not alma fikri cazip geldi. Blog’umda saç bakımından makyaja, ürün yorumlarından güzellik ve bakım sırlarına kadar her şeye yer veriyorum, kısacası blog benim bakım ve güzellik günlüğüm. Okuyucularımdan gelen yorumlar ise her zaman günümü güzelleştiriyor, blog sayesinde bir sürü güzel arkadaş kazandım! Blog haricinde, makyajpuan.com isimli kozmetik ürün yorum sitem var. Bu sitede kullanıcılar kozmetik ürünleri yorumlayabiliyor ve satın almadan önce başka üyelerin yorumlarından faydalanabiliyor.


Saç bakımının sırları

‘Saçlar bir kadının en önemli aksesuarıdır’ diye bir söz vardır, ilk duyduğumda çok hoşuma gitmişti, çünkü gerçekten bakımlı saçların bir kadının tüm havasını değiştirme potansiyeline sahip olduğuna inanıyorum. İşte bu nedenle saç bakımı en az cilt bakımı kadar önem taşıyor benim için ve haftalık bir bakım rutini uygulamaya özen gösteriyorum.

• Çoğumuz saçlarımızı yataktan kalktığımız gibi kullanamıyoruz, elbet vardır bunu da yapabilen şanslı bir kesim o ayrı! Hele benim gibi yarı dalgalı, yarı düz saçlarınız varsa; maşa, saç düzleştirici gibi ısı veren işlemler kaçınılmaz. İşte saçlarımızı yıpratan ve uzamalarını engelleyen en önemli şeylerin başında da bu işlemler geliyor. Ben saçlarımı mümkün olduğunca nemli tutmak adına, haftada iki veya üç defa banyodan önce çeşitli maskeler uyguluyorum. Bunlardan favorim muz, organik Hindistan cevizi yağı ve jojoba yağından oluşan bir karışım; bu karışımı yaklaşık 1-2 saat saçlarımda bekletiyorum. Zaman zaman argan yağı da kullandığım oluyor, elimde Fas’tan gelen saf argan yağı var ve inanılmaz faydasını gördüm. Bu tür saç bakım maskelerini ve yağları kullanmaya başladığımdan beri saçlarımın çok daha dolgun, parlak ve canlı göründüğünü fark ettim. Özellikle saçlarınızı boyuyor veya sık sık ısılı işleme maruz bırakıyorsanız mutlaka maske ve yağlar ile nem takviyesi yapmanızı tavsiye ederim. Saçlarıma yağ veya maske sürmek için vaktim olmazsa, saçlarımı yıkamadan önce elma sirkesini biraz su ile karıştırıp saçlarıma sıkıyorum. Bu yöntem saçlarımın daha parlak olmasını sağlıyor.


• Saç diplerim yağlı olduğu için, şampuan seçimimi mümkün olduğunca saçlarımı ağırlaştırmayacak şampuanlardan yana kullanıyorum ve şampuanı saç diplerimden iyice arındırıyorum. Şampuanın saç diplerinden arınması en az 4-5 dakika sürüyor, ayrıca son durulama suyunu mutlaka soğuk akıtıyorum.


• Saçlarımız proteinden oluşuyor, bu nedenle sağlıklı saçlar için protein ağırlıklı beslenmek de önemli. Kısacası benim için bakımlı ve sağlıklı saçların sırrı, saçları hem içten hem dıştan beslemek ve tabii bunu da düzenli bir rutine oturtmak.


Makyaj çantasının olmazsa olmazları

Makyaj yapan çoğu kadın gibi, ben de çantamdan makyaj çantamı eksik etmiyorum. Hele ki önümde uzun ve yorucu bir gün varsa, ara ara tazelenmek kendimi daha iyi hissetmemi sağlıyor. Genellikle büyük çanta taşımak zorunda kaldığım için, makyaj çantam da nispeten büyük oluyor ve içine bir sürü şey sığdırabiliyorum.
• Makyaj çantamın demirbaşları var, mesela o gün sürdüğüm ruju ve dudak kalemini mutlaka yanıma alıyorum, malum bir şeyler yiyip içtikten sonra ruj tazelemek gerekiyor.
• Karma cilde sahip olduğum için cildimde parlama oluşabiliyor, önlem olarak pudramı yanıma alıyorum. Özellikle yaz aylarında sık sık başvurduğum ve yanımda taşıdığım bir diğer ürün ise yağ emici mendiller. Hatta öğrendiğim ufak bir ipucu var ki işime çok yarıyor: Eğer yanımda yağ emici mendil yoksa Starbucks, Nero gibi kahve satan yerlerde kolayca bulabildiğim geri dönüşümlü peçeteleri nazikçe yüzüme bastırıyorum, ciltteki parlamayı anında gideriyor ve tekrar mat bir görünüme kavuşuyorum.
• Gün içinde tazelenmek için yanımda taşıdığım bir diğer makyaj ürünü ise allık. Özellikle son dönemde favorim YSL Baby Doll Kiss&Blush oldu, hem ruj hem de allık olarak kullanılabilen bu ürün, likit formda olduğu için, tazelemek birkaç saniyemi alıyor. En güzel yanı ise fırçaya bile ihtiyaç duymadan ellerimle sürebiliyor olmam.
• Renkli kozmetik olarak yanımda taşıdığım son ürün ise göz kalemi, siyah göz kalemi kullanıyorum ve gün içinde aktığı anda mutlaka tazeliyorum!
• Bütün bunların yanı sıra makyaj çantamda mutlaka minik bir deodorant ve parfüm bulunduruyorum. Eğer kullandığım parfümün şişesi çantama sığmıyorsa minik tester boy parfümleri tercih ediyorum.

Doğal güzellik reçeteleri

İçeriğinde zararlı kimyasallar olmadığını bildiğim için saç ve cilt bakımında mümkün olduğunca doğal ürünlere yer vermeye çalışıyorum. Şanslıyım çünkü özellikle bu konuda annem oldukça bilgili, genelde saç ve cilt bakımında ev yapımı maskeleri tercih ediyor ve aldığı sonuçlar da gayet başarılı. Ben de biraz onun sayesinde ev yapımı doğal maskelere merak sardım.

Siyah noktaları temizlemek için: 6 adet çileği, 3 çorba kaşığı yoğurt ve 1 tatlı kaşığı bal ile karıştırarak sorunlu bölgeye uyguluyorum, 20 dakika kadar bekletmek yeterli. Çilek bulamazsam bu maske ile aynı etkilere sahip karbonat maskesini uyguluyorum: Bir tatlı kaşığı karbonatı su ile karıştırıp macun kıvamına getirip uyguluyorum, yine 20 dakika bekletiyorum. Her iki maske de düzenli kullanım ile gözeneklerin görünümünü küçültüyor.


Cildimi nemlendirmek için: Baldan da faydalanıyorum. Örneğin dudaklarımı ölü hücrelerden arındırmak için bal ve esmer şeker ile doğal bir peeling hazırlıyorum.


Cilt lekeleri için: Bal ve limonu karıştırarak lekeli görünümü hafifletiyorum.


*Boşluk Doldurmaca

• Sabahları genellikle erken kalkarım.
• Her gün kızımı öpmeden mutlu olamam.
• Parfümüm beni asla yarı yolda bırakmamalı, gün boyu kalıcı olmalı. Son birkaç yıldır vazgeçemediğim parfüm Chloe.
• Rujum gün içinde doğal tonlarda, akşam çıkarken ise bordo veya vişne çürüğü gibi iddialı renklerde olmalı!
• Ojede favori renklerim kış aylarında vişneçürüğü ve bordo, yaz aylarında ise pastel tonları... Ancak her mevsim favorim olan renk siyah!
• Saçlarımın rengini şimdiye kadar 3-4 kere değiştirdim.
• Ayda en fazla 2-3 kez kuaföre giderim.
• Yatmadan önce mutlaka cildimi yıkar, serum ve nemlendirici kremimi sürerim.
• Yanıma telefonumu, makyaj çantamı ve cüzdanımı almadan evden çıkmam!
• Kendimde en beğendiğim özellik yıllardır kilomu muhafaza etmeyi başarmış olmam.
• En önemli güzellik sırrım güneş kremi sürmeden evden çıkmıyorum ve yüzümü yıkarken kan dolaşımını hızlandırmak için soğuk su kullanıyorum.
• Benim için güzellik göz ile görülen bir şey değil, bir insan kendisine, hayata ve çevresine karşı pozitif düşüncelere sahipse bütün bu duygular ‘güzellik’ olarak yüzüne yansır.
 

Aysar_

İçim Garip, Sıfır Huşu
Kayıtlı Üye
29 Ağustos 2014
1.196
5.021
Nilüfer Pazvantoğlu

c719c680-6584-4058-ac67-ff89640fc8d0.jpg

“Doğru bakımla yaşlanmayı geciktirebilirsiniz”

Nilüfer Pazvantoğlu'ndan güzelliğe dair tüyolar.

Nilüfer Pazvantoğlu kimdir?
"1969 yılında Almanya’da doğdum, ilkokulu bitirdikten sonra ailemin yanına Berlin’e gittim. Altı yıllık öğrenimimin ardından üniversite için yeniden Türkiye’ye döndüm. Gazetecilik macerası 1987 yılında kazandığım İ.Ü. Basın Yayın Yüksek Okulu Bölümü’ne kaydımı yaptırmadan önce dergicilikle başladı. Hürriyet Dergi Grubu bünyesinde yayınlanmaya başlayan Blue Jean Dergisi için Almanca çeviriler yaparak başladığım dergicilik hayatı giderek form değiştirdi. Oğlumun doğumu için üç yıl ara verdiğim çalışmalarıma Marie Claire’de güzellik editörü, ardından Amica ve Elele dergilerinde yazı işleri müdürü olarak yaklaşık sekiz yıl boyunca devam ettim. Elle Dergisi’nde dört yıl boyunca güzellik ve moda yazarlığı yaptım. Yedi yıldır da Seninle Dergisi’nin Genel Yayın Yönetmenliği’ni yürütüyorum. Hürriyet’in Kelebek ekinde sekiz yıldır Güzellik Halleri sayfasını hazırlıyorum. Ayrıca blog’da hazırlıyorum..."

Cilt temizliğinin altın kuralları
Hepimiz bu kuralı biliyoruz: Sabahları ya da akşamları bakım yapmaya başlamadan önce yüzümüzü iyice temizlememiz gerekiyor. Bu kural duru ve güzel bir tenin de habercisi. Ancak sadece makyajı temizlemek yeterli değil. Cildin gözenekleri tıkayan, sivilce ve siyah noktaların oluşumuna neden olan günün ağırlığından kurtulması gerekiyor. Peki, hangi temizlik hangi cilt tipine en uygun? Sadece su ve sabun yeterli mi? Fazla su ve sabun cildin kurumasına ve cilt yüzeyinde hassasiyet oluşmasına neden oluyor.

Normal ve kuru ciltler: Bu cilt tipi için süt formundaki ürünler öneriliyor. Hassas temizleyiciler cildi makyajdan arındırırken bile bakımını yapıyor ve gerekli yağların yine ciltte kalmasını sağlıyor. Makyaj temizliği sonunda fazla yağın alınması için yine alkolsüz tonikler uygun. Normal ve kuru ciltlerin temizlik sırasında su kullanmaları sakıncalı olabilir. Cildi canlandırmak ve tazelik kazandırmak için soğuk su yerine ferahlatıcı yüz tonikleri kullanılmalı. Derinlemesine temizlik içinse yüzünüze iki haftada bir peeling uygulayın.

Yağlı ve karma ciltler: Bu cilde tipinde asla unutmamanız gereken kurallardan biri temizlik! Jel ya da köpük kullandığınız her ürün suyla temizlendiğinde ciltteki yağ bezlerini harekete geçiriyor, bu da cildin soluk ve mat görünmesine neden oluyor. Temizlik sırasında yapmanız gereken önce tonik uygulayıp ardından bakım yapmak. Yağlı ciltlerde ölü derileri cilt yüzeyinden arındırmak için haftada en az bir kez peeling uygulanmalı.

Cildinize doğru bakım yapıyor musunuz?
Dünyanın en iyi kremi bile cilt temizliği sırasında işlediğimiz günahları affettirecek kudrete sahip değil. Bu yüzden temizlik sırasında en önemli nokta hiçbir detayı atlamamak. Hassas ve kuru ciltlerin ihtiyacı olan temizlik ürünü sadece sütler ve kremler olmalı. Önemli olan ürünlerin bileşiminde nem tutan (örneğin aloe vera) etkili içeriklerin bulunması. Sütlü emülsiyonlar ve köpükler özellikle normal ve yağlı cilt tipleri için ideal. Çok yağlı ciltler ise jel ya da köpük temizleyicileri tercih etmeli. Aynı kural karma ciltler için de geçerli. Sabun kesinlikle yüz ve boyun bölgesinin temizliği için kullanılmamalı.

Temizleme losyonları vazgeçilmez mi, lüks mü?
Losyonlar tüm cilt tiplerinde vazgeçilmez ürünler arasında. Çünkü temizlik sırasında cildin pH değerinin dengesi bozuluyor. İşte, temizleme losyonları cildin bu dengesini yeniden sağlamasına yardımcı oluyor. Hassas ya da kuru cilde sahipseniz, hamamelis, ıhlamur ya da arnika papatyası gibi yatıştırıcı içerikli ürünleri tercih edebilirsiniz. Kesinlikle alkollü yüz tonikleri kullanmayın. Yağlı ciltlere iyi bir alternatif de nemlendirici okaliptus ya da eğrelti otu ekstreli ürünler. Cildi aynı zamanda kirlerden de arındırmaya birebir.

Temizleme sütünü yüzden nasıl arındıralım?
Ilık su bir istisna dışında tüm ciltler için en iyi temizleme metodu. Eğer çok kuru cilde sahipseniz, temizleme ürünlerinin cilt yüzeyindeki fazlalıklarını makyaj pamuğu ya da ıslak mendille alın. Yağlı cildi olanlar duş sonrası kısa süreliğine soğuk suyu üzerlerine tutmalı. Soğuk su gözeneklerin kapanmasını sağlıyor. Eğer kılcal damarlarınız cilt yüzeyine çok yakınsa cildinizi asla sıcak suyla yıkamayın. Sıcak, gözenekleri açarak kılcal damarların yırtılmasına neden olabilir.

Cilt kremi seçerken…
Tüm cilt tipleri için en önemli şey, nemlendirme… Eğer cilt 20’li yaşlarda nemden yeterince nasibini almışsa, kırışıklıkların oluşumu da daha geç ortaya çıkar. Yağlı ciltler için ideal olan yosun bileşenli günlük bakım kremleri kullanmak. Meyve asitli kremler ise kuru ciltlerde etkili. Bitkisel yağlardan oluşan esansiyel yağ asidi bileşenli kremler, hassas ciltleri yatıştırıcı etkileriyle biliniyor. 30 yaşından itibaren cildin hücre yenileme sürecini uzatmak için gece bakım kremi kullanmaya başlamak gerekiyor. Hafif, yağsız emülsiyonlar yağlı ve karma ciltlerde etkiliyken, kuru ciltlerin ihtiyacı zengin içerikli kremler olarak öne çıkıyor. Antiaging bakımı 40 yaş altı ciltler için önerilmiyor. Bu ürünlerin erken yaşlarda kullanımı alerjik reaksiyonların ortaya çıkmasına zemin hazırlıyor.

Peeling’i kimler yapmalı, kimler uzak durmalı?
Ölü hücreler cilt yüzeyini mat gösteriyor. Cilt yüzeyi ne kadar pürüzsüz ise ten de o kadar parlak ve sağlıklı görünüm kazanır. Bu yüzden peeling ürünleri aşağı yukarı tüm cilt tiplerine uygun olarak geliştiriliyor. Yeni nesil peeling ürünlerinin çok hassas ciltlerde kullanımı önerilmiyor. Ayrıca çok kuru ciltler de bu ürünlere karşı olumsuz reaksiyon gösterebiliyor. Eğer ne yapmanız konusunda emin değilseniz, ürün kullanımı öncesinde doktorunuza danışın. Kullanım sonrasında ciltte kızarıklıklar oluşabilir. Cildinizi acil olarak yatıştırmak için hafif içerikli bir nemlendiriciye ihtiyaç duyabilirsiniz. Peeling uygulamaları ve maskeler cilt yüzeyinde birikmiş atıkların temizlenmesi için birebir. Bununla birlikte peeling’ler cildin kan dolaşımını hızlandırıyor ve ten anında parlak bir görünüme kavuşuyor. Cildiniz kuruysa gerekli cilt temizliğinin ardından krem peeling uygulaması yapabilirsiniz. Bu uygulama genellikle zengin bir içeriğe sahiptir ve cildin daha masaj sırasında gerekli yağı ve nemi almasını sağlar. Sentetik granüllerden oluşan peeling küreciklerinin uygulama sonrasında yıkanabilir olması da pratik bir yöntem. Pek çok granülün içinde tamamen yok olana dek cildi temizleyen çekilmiş kiraz çekirdeği de bulunuyor. Vücut peeling’lerini de cildinizin hassasiyetine göre 1-3 hafta ara ile uygulayabilirsiniz. Kuru ve hassas ciltler için önerilen doğal yağ içerikli tuzlu peeling’ler. Duş ya da banyo sonrasında nemli cilde masajla yedirin ve daha sonra durulayın. Bu yöntem, uygulama sonrasında kullandığınız kremin de ciltte çabuk etki göstermesini sağlar.

Her yaşa farklı bakım

20’lerin ilk koşulu, korunma: 20’li yaşlarda cildin kan dolaşımı normal bir düzende sağlıklı bir şekilde devam ediyor. Bu yüzden parlak ve pürüzsüz görünümünü koruyor. 25 yaşla birlikte vücudun yaşlanma saati ilerlemeye başlıyor. Vücudun elastin, kolajen ve ter üretimi azalıyor. 20’lerin son demlerinde cildinizde ince de olsa ilk kırışıklıklarınızla yüzleşme hazır olun. Termal suyla ve nemlendiricilerle yapılan ilk bakımlar cildin mümkün olduğunca uzun süre gençliğini korumada etkilidir. Uyguladığınız bakım E ve C vitaminli ürünlerle desteklendiğinde ise hücrelere zarar veren serbest radikallerin nötralize olmaları çok daha kolay olur.

20’li yaşlar için en ideal bakım ürünleri, hafif içerikli jel kıvamındaki kremler ya da losyonlardır. En az bakımlar kadar önemli olan ise cildin güneş ışınlarından korunması. Derinlemesine temizlik de çok önemli. Uyumadan önce makyajınızı iyice temizleyin. Yoksa cildiniz mat bir görünüm alır. Cilt sorununuz yoksa bile günde bir kez süt, krem ya da köpükle temizleyin. T bölgesi olarak bilinen alın, çene ve yanak bölgesi özellikle temiz tutulmalı. Dolayısıyla cildinizi sadece akşamları değil sabahları da temizlemenizde fayda var.

30’lu yaşlarda güzellik sırları: 30’lu yaşlardan itibaren kadınlar iş-ev arasında gidip gelirken daha fazla enerjiye ihtiyaç duyuyor. Yine de cilt henüz gergin, göğüsler ve kalçalar sıkıdır. Sadece göz ve dudak kenarlarında ilk kırışıklıklar görülmeye başlar. Doğru stratejiyle biyolojik saati yavaşlatmak mümkün. Cilt, kendini yenilemek için 28 gün yerine 40 güne gereksinim duymaya başlıyor. Nem ihtiyacını karşılayamadığı için elastikiyeti de azalıyor.

Gündüz UV korumalı bir nemlendiriciyle kırışıklıkları önleyebilir ve vitaminlerle enerji depolayabilirsiniz. A vitamini hücre yenileyici özelliğiyle öne çıkıyor, C ve E vitaminleri ise serbest radikallerle savaşırken aynı zamanda bağ dokusunu sıkılaştırıyorlar. Geceleri ise enzim bileşenli yenileyici bir gece kreminin yanı sıra yeterli uyku öneriliyor. Bu sayede hücrelerin yenileyici mekanizması en yüksek düzeyde olabiliyor. Küçük gülümsemeler, göz kırpmalar ve yüz buruşturmalar henüz derin kırışıklıklar yaratmıyor. Ancak bu yaşlarda göz bakımı önem kazanıyor. Üstelik düzenli olarak ürün kullanmaya başlamanın tam sırası. Göz çevresindeki hassas cildi tahriş etmemek için kremi gözün etrafına sürün, işaret ve orta parmaklarınızla hafif masajlar yaparak yayın. Kalan kremi dudağınızın çevresine sürün. İnce kırışıklıklarınıza ekstra bakım için gözlerinizi haftada iki kez 15 dakika boyunca bakım ürünü sürdüğünüz göz pedleriyle dinlendirebilirsiniz.

Doğru bakımla yaşlılığın ilk belirtilerini geciktirebilirsiniz. 30’larda üzerinde önemle durulması gereken ilk konu da derin cilt temizliği. Sabahları yüzü sadece soğuk suyla yıkamak yeterli olsa da akşamları yüzdeki makyaj artıklarının temizlenmesi şart. Sabahları yüzünüzü yıkadığınız soğuk su uykuyu açarken kan dolaşımını da harekete geçiriyor. Solgun ciltler soğuk-sıcak kompreslerle renk kazanıyor. Akşamları cildinizi temizlerken normal sabunlardan uzak durun çünkü normal sabun cildin çok fazla kurumasına neden oluyor. İçeriğinde aynı zamanda bakım yapan avokado, jojoba ve Hindistan cevizi yağı içeren temizlik ürünlerini tercih edebilirsiniz.

Işığı yansıtan pigmentler içeren bir fondöten, cilde kazandırdığı pürüzsüz görünümle ince kırışıklıkları bile görünmez kılıyor. 30’lu yaşlarını süren kadınların makyaj çantalarında mutlaka bulundurmaları gereken ürünlerden biri de göz çevresindeki halkalar için kapatıcı. 30’ların sonlarına yaklaşanlar için parıltılı farlar artık ‘tehlikeli ürünler’ kategorisinde. Bu tarz parlak farlar göz kapaklarını düşük gösteriyor. Bu durumda gün içinde mat farları tercih edip, parıltı için geceyi beklemeniz gerek.

40’larda yoğun bakım önem taşıyor

40’lar kadınların zayıflıklarını ya da güçlü yanlarını iyice kavramaya başladıkları dönem. Hayatı duygularından çok mantıklarıyla yaşamayı tercih ediyorlar. Dolayısıyla birçok şeye daha hoşgörülü yaklaşmayı öğreniyorlar. 40’lar aynı zamanda hormonal değişimler sonucu cildin kuru görünmeye başladığı yaşlar. Kırışıklıklar sadece kremlerle ortadan kalkmayacak kadar derinleşiyor. Cilt solgun bir görünüme bürünüyor. Bunun nedenlerinden biri kan dolaşımının artık eskisi kadar olmaması, diğeri de vücudun giderek daha az pigment üretmeye başlaması. Cildin giderek kurumasını önlemek amacıyla yoğun yağ içerikli bakım kremlerini kullanmakta fayda var. En önemli koruyucular arasında vitamin ve lipozom içerikler yer alıyor. 40’lı yaşlarda cilt hücreleri de kendilerini yenileyecek güce sahip olmadıkları için dışarıdan desteğe ihtiyaç duyuyor. Bu dönemde ciltte kırışıklıklar derinlik kazanır, cilt rengi daha solgundur, boyun ve ellerde kırışıklık izleri ve pigment lekeleri yaşlılığın ilk izleri olarak kendini gösterir. Ancak yine de hepsini doğru bakım düzeniyle görünür bir şekilde gizlemek mümkün.

Bu yaşlarda hücre sıvısında bulunan seramid molekülleri önemli ölçüde azalıyor. Ayrıca sigara, uykusuzluk ve stres gibi yaşam tarzı haline gelmiş günahlar, yıllar içinde kolajen liflerine zarar vermeye başlıyor. Sonuçta cilt elastikiyetini kaybediyor, genişleyen kılcal damarlar cilt yüzeyinde görünür hal alıyor, yüz konturu belirginliğini yitiriyor ve ince kırışıklıklar derin izlere dönüşüyor.

Harekete geçirici enzim ya da enerji depolamaya yardımcı retinol içerikli anti-aging etkili gündüz ve gece bakımlarını başımıza tac etmenin tam sırası. Bu arada cilt düzenli bakımların yanı sıra ekstra bakımlara da ihtiyaç duymaya başlıyor. Besleyici maskeler ya da lifting etkili bakımlar yorgun hücreleri yeniden harekete geçiriyor. Boyun ve dekolte bölgesindeki cildin gergin ve elastik kalabilmesini sağlamak için özel bir kremle günlük bakım ritüelini düzenli yapmak gerekiyor. Leke açıcı el bakım kremleri de, eldeki yaşlılık lekelerini giderici etkiye sahipler.

50’ler hayatın en güzel dönemi

Günümüzde kadının en güzel yılları artık 50’li yaşları. Gerçekten de doğru… 50’nin üzerindeki pek çok kadın, kendini 30’larının sonlarındaki kadınlar kadar fit hissediyor. Bu duygunun kalıcılığını sağlamak için yapıcı cilt bakımları, akıllı makyaj seçimleri, güzel ve sağlıkla parlayan saçlar ve ağır olmayan fitness hareketleri gençliğin en önemli kaynakları...

Yağ üretiminin azalmasından dolayı cilt sıkılığını ve elastikiyetini kaybediyor. Kan damarları daralıyor, hücreler besin ve oksijenle beslenemez hale geliyor. Bunun sonucu olarak yüz konturu kendini yerçekimine teslim ediyor. Kadınların yüzde 60’ı bu yaşlarda burun ve ağız bölgesinde keskin kırışıklıklara maruz kalıyor. Pigment üretimi düzenli işlemediği için yaşlılık lekeleri oluşuyor. Hormonal dengesizliği azaltmak, kolajen üretimini yeniden harekete geçirmek, kan dolaşımını düzenlemek ve nem depolarını yeniden doldurmak için cilt yenileyici bakımlara gereksinim var. Göz altlarındaki kırışıklıklar için antiaging etkili göz kremleri kullanmak zorunluluk haline geliyor. Bu da bitkisel ekstreler ve mineral maddelerle mümkün. Günümüzde üretilen neredeyse tüm kozmetik ürünlerinin içeriğinde ‘phyto’ hormonu bulunuyor. Soya, kırmızı yonca ya da Hint yer elması, sahip oldukları kimyasal yapılarıyla östrojene çok benziyorlar. Üstelik daha yumuşak ve yan etkilerden arınmış oldukları için kozmetik ürünlerde kullanımları oldukça kolay. Bu dönemde allık kullanmak bakışları göz çevresindeki kırışıklıklardan uzaklaştırmaya yarıyor ve cildin daha taze görünmesine yardımcı oluyor. Açık tonlarda seçilmiş far ise bakışları daha aydınlık göstermek için ideal.

Saçların renginden sorumlu olan renk pigmentlerinin üretimi artık iyiden iyiye azaldığı için saçlar griye dönük bir renk alıyor. Eğer saçlarınızı boyatmaya karşıysanız, renk veren özel saç bakımlarıyla saçlarınıza parlaklık kazandırabilirsiniz. Saç tasarımcıları 50’lerde saçları en fazla boyun hizasında kullanmak gerektiğinin altını çiziyorlar. Belki de daha genç bir görünüm sunan kahkülü deneyebilirsiniz. Genç gösterirken alın bölgesindeki kırışıklıkları kapamaya yardımcı oluyor.

Bunun dışında:

• Artık haftada bir kez boyun ve dekolte bölgesine özel bir maske uygulamaya başlamalısınız.
• Uykunuz düzenli ve yeterli olmalı. Uzmanlara göre sağlıklı bir uyku en az yedi saat olmalı. Böylelikle hücrelerin yenilenmesi için yeterince zaman kalıyor.
• Her altı haftada bir güzellik merkezinde profesyonel cilt masajı yaptırın. Bu uygulama cildin kan dolaşımını artıracağından ve enerji akışını rahatlatacağından, cildinizin sağlıklı şekilde parlamasını sağlar.
• Stres yaşlandırıyor. Bu yüzden hafta sonları birkaç saat açık havada yürüyüş yapın.
• Ağır yiyeceklerden kaçının.

Öneriler

Yüz temizleyici yerine süt
Sütün içeriğindeki magnezyum, ciltteki fazla yağı nötralize etme gücüne sahip.

Lifting etkili yumurta akı
Yumurtanın akını yüzünüze sürün ve 10 dakika bekletin, yumurta akı kururken sertleşip büzüşür. Böylece yüzünüzdeki ince kırışıklıkları da düzleştirir. Ama yüzde küçük yaralanmalara dikkat! Çiğ yumurta akında bulunan salmonella bakterisi enfeksiyona yol açabilir.

Kuru ciltlere mayonez
Mayonezi yüzünüze sürün, nemli sıcak bir bezi yüzünüze örtün ve maskenin 30 dakika etki etmesini bekleyin.

Avokado kürü
Bir avokadonun etli kısmını çatal yardımıyla ezin. Elde ettiğiniz kürü yıkanmış saçlarınıza sürün ve 10 dakika etki etmesini bekleyin. Avokadonun bileşimindeki E vitamini ve yüksek yağ içeriği saçlarınıza parlaklık kazandırır.

Saç kremi yerine süt
Sütteki yağ ve albümin saçlara özellikle yumuşaklık ve parlaklık sağlar. Sütü boş şampuan şişesine dökün. Yıkanmış nemli saçlara uygulayın ve 15 dakika etki etmesini sağlayın. Ardından soğuk suyla durulayın. Sıcak suyla durularsanız, sütün ekşime riski oluşur.

Parlaklık için limon
Limondaki doğal asit, bakım ürünlerinin kalıntılarını arındırır ve saçların parlamasını sağlar. Bir limonun suyunu sıkın, suyla inceltin ve nemli saçlara uygulayın. 10 dakika sonra saçlarınızı durulayın.

Saç rengini açmak için kahve
Kahve ve kırmızı yaban mersini suyunun özellikle kızıl saçların rengini açıcı etkisi var. Saçlarınızı yıkadıktan sonra durulama suyu olarak uygulayın. Kahverengi saçlarda yarım litre kahve kullanın, saçlarınız sarı ise karışıma 6 adet limonun suyu ve bir çorba kaşığı votka ekleyin.

Portakal ve papatya
3 poşet papatya çayını küvet musluğunun altına tutun, 1 adet soyulmuş portakalı (ya da mandalina) dilimlere ayırın ve küvetin içine atın. Suyun akmasıyla ortaya çıkan rahatlatıcı aromaların keyfini çıkarın. C vitamininin ise enfeksiyon önleyici etkisi bulunuyor.

Kızartma yağının yumuşatıcı etkisi
Sertleşmiş dirsek derisine bir miktar pamuğa döktüğünüz bitkisel yağı yedirin. Bir çift çorabın uçlarını keserek topuk kısımları dirseklere gelecek şekilde kollarınıza geçirin. Bir gece boyunca etki etmesini bekleyin.

Peeling yerine tuz ve yağ
Ağda kıvamında bir yoğunluk oluşana dek tuz ve yağı birbiriyle karıştırın. Bir duş süngerini karışıma batırın ve vücudunuzu fazla bastırmadan ovalayın. Durulandıktan sonra tüm vücudunuzu kremlemeyi ihmal etmeyin.

Dekolte için salatalık
1 adet salatalığı rendeleyin, dekolte kısmına ve göğüslerinize sürün. Nemli ve sıcak bir havluyu dekolte bölgenizin üzerine koyun ve 20 dakika bekletin. Rendelenmiş salatalıkları cildinizden havluyla temizleyin ama durulamayın. Salatalık cildi yatıştırıyor ve yeterince nemlenmesini sağlıyor.

Cilt tahrişlerine sirke ve şarap
1 fincan beyaz ya da kırmızı şarabı banyo suyuna dökün. Bu, cildin pH değerini ve asit dengesini yeniden sağlar. Ekşimiş şarap da aynı görevi görür. Kapalı bir kapta birkaç gün beklettiğiniz maydanoz ve sıcak sirke karışımının ise kokuyu elimine etme etkisi bulunuyor.

Lekelere karşı limon
1 limonun suyunu suyla inceltin ve kaba boşaltın. Parmak uçlarınızı yaklaşık 5 dakika boyunca içinde bekletin. Sarı lekelerin kaybolduğunu göreceksiniz.

Törpü yerine kibrit kutusu
Kibrit kutusunun kibriti yaktığınız kısmı tırnak kırılmalarında size acil törpü görevi görür.

Ellere yulaf ezmesi
½ fincan yulaf ezmesini, ½ fincan suyun içinde 10 dakika çekmesi için bekletin. Daha sonra karışıma 1 yemek kaşığı limon suyu ve 1 çay kaşığı zeytinyağı ekleyin. Karışımla ellerinize masaj yaparak yedirin, kısa bir süre etki etmesi için bekleyin. Ellerinizi duruladıktan sonra kremleyin.

Balla neler yapabilirsiniz?


Saç bakım maskesi: 2 yemek kaşığı çam veya çiçek balını, 1 adet limonun suyuyla karıştırarak elde ettiğiniz maskeyi kuru saçlarınıza sürün. 10 dakika bekletin. Sonra iyice durulayın. Haftada bir kez uygularsanız saçlarınız doğal ve parlak bir görünüm kazanır.
El bakım maskesi: Bu maskeyi uygulamadan önce, ellerinizi zeytinyağı ile karıştırdığınız 1 kaşık balın içinde 5 dakika bekletin. Sonra zeytinyağı ile ellerinize ve parmaklarınıza masaj yaparak yedirin. Ellerinizin yumuşaklığına inanamayacaksınız.
Cilt bakım maskesi: Bir fincan içinde, 1 çay kaşığı balı, 1 çay kaşığı limon suyunu ve kıvamın koyuluğunu bozmayacak miktarda sütü karıştırın. Elde ettiğiniz karışımı yüzünüze ve boynunuza yaydıktan sonra hafifçe kuruyana kadar bekleyin. Maskeyi nemli bir sünger yardımıyla silerek temizleyin. Balın bıraktığı iz, ışıl ışıl bir cilt olacak.

*Boşluk Doldurmaca; Kısa kısa...
Sabah en geç 08.00’de kalkarım.
Her gün duş almadan mutlu olamam.
Parfümüm Balenciaga Florabotanica.
Rujum Mac Matte Lipstick.
Ojede favori renklerim kırmızı, bordo
Saçlarımın rengini uzun yıllardır değiştirmiyorum.
Ayda bir kez kuaföre giderim.
Yatmadan önce mutlaka makyajımı çıkarıyorum ve serum kullanıyorum.
Yanıma makyaj çantamı almadan evden çıkmam!
Kendimde en beğendiğim gözlerim.
En önemli güzellik sırrım doğal olmak.
Benim için güzellik ruhla bütünleştiğinde bir anlam kazanır.
 

Aysar_

İçim Garip, Sıfır Huşu
Kayıtlı Üye
29 Ağustos 2014
1.196
5.021
Yasemin Hopurcuoğlu

88bf38d3-a887-40a4-9678-58df302d1809.jpg
Güzellik önerileri... Saç bakım ve makyaj konusunda taktikler...

1985 doğumluyum. İstanbul Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü mezunuyum. Sosyal medya ve içerik yönetimi üzerine çalışıyorum. 2010’dan bu yana blog yazıyorum. 2012 itibarıyla cruelty free ürün incelemelerinin yer aldığı bir blog olarak yoluna devam ediyor. Kozmetik ürünlere hayli meraklı olduğumu gören bir arkadaşımın “Deneyimlerini bir blog üzerinden paylaşsan” önerisiyle yazmaya başladım. O zamanlar blog kelimesinin bile ne anlama geldiğini bilmediğimi söylesem abartmış sayılmam. Her ne kadar makyaj yapmaya geç başlamış olsam da renk renk farlar, ojeler, rujlar çocukluğumdan beri tutkumdu. Bir maskara hakkında dakikalarca yorum yapabilirim. Blog’da da tam olarak bunu yapıyorum: Dakikalarca sürecek kozmetik yorumlarından sıkılmayacak binlerce kadınla düşüncelerimi paylaşıyorum.

Evet, kozmetik ürünleri çok seviyorum, onlarca ürün deniyorum. Ama iş makyaja geldiğinde abartmamak gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bazen doğru tonda seçilmiş tek bir ruj, on tane farklı makyaj ürününün etkisini yıkıp geçebiliyor.

Saçlarınız kuruysa...
Yapısı oldukça kuru, çabuk kabaran ve her zaman neme ihtiyaç duyan saçlara sahibim. Uzun süre piyasada bulunan yatıştırıcı ürünleri kullandım. Bu tür ürünler kullanım kolaylıkları, verdikleri hızlı sonuçlarla kurtarıcımız olsa da uzun vadede etki edecek doğal yağlara yönelmem uzun sürmedi. Saçlarım için kullanmayı en çok sevdiğim yağ, organik soğuk sıkma Hindistan cevizi yağı. Herhangi bir katkı maddesi içermeyen bu yağ, kişisel bakımda birçok alanda kullanılabildiği gibi saçlarda da tatmin edici sonuçlar sağlıyor. Organik Hindistan cevizi yağını ayda birkaç defa kuru saçlarımın tamamına uyguluyorum, en az bir saat olmak şartıyla saçlarımda bekletiyorum. Sonrasında şampuan ve krem rutinime devam ediyorum. Her duştan sonra az miktarda yağı nemli saç uçlarıma yedirerek saçlarımı kurutuyorum. Bu yöntem elektriklenmenin önüne büyük ölçüde geçiyor. Doğal yağların kullanımında dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta var ki özellikle boyalı saçlara sahip olanları ilgilendiriyor: Kullanılan yağ saçın rengini değiştirebilir, kullanmadan önce kuaförünüze danışmalısınız.

Kuru saçlarımın daha uzun süre nemli kalmalarını sağlayan bir diğer yöntem de, haftada bir kere kullanılması tavsiye edilen saç maskelerini, haftada birkaç kere saç kremi gibi kullanmak. Bu yöntemi işlem görmüş, nemsiz saçlar için tavsiye ediyorum. Saçlarınızda kuruluk sorunu yaşamıyorsanız yoğun maskeler saçlarınızı ağırlaştırabilir.

Yaz aylarında saç bakımı
Cildimizi olduğu gibi saçlarımızı da güneşin kavurucu etkisinden korumamız gerekiyor. Özellikle yaz aylarında saçlarımın güneşi bolca gören kısımlarının daha çok kurumasıyla fark ettiğim bir durum bu. Güneşin zamanla saç tellerine verdiği harika pırıltıları, renk açıklıklarını sevsem de kurumaların önüne geçmek için saçlarımı toplamayı tercih ederek, nemlendirici saç spreyleriyle nemli tutmaya özen gösteriyorum.

Makyaj çantasında olması gerekenler
Hem yanaklarınıza kontur yapabileceğiniz hem de yüzünüze renk verecek bir allık: Birçoğumuz allıklarda pembe ve şeftalilerden şaşmıyor fakat yanınızda bronzer, koyu tonlarda pudra taşımak istemiyorsanız bahsettiğim türde bir allık epey işinize yarar. Pembe tonda bir allıkla yüzünüze kontur yapamazsınız ama içinde hafif kahvelik barındıran soğuk gülkurusu tonlarıyla hem yanaklarınızı boyutlandırabilir hem de yüzünüzü renklendirebilirsiniz.

Bir taşla iki kuş, renkli dudak balmları: Rujları seviyorum ama dudakları nemlendirirken renklendiren dudak balmlarının pratikliği hepimizi cezbediyor. Renkli dudak balmları yüze oldukça genç ve taze bir görünüm veriyor.

Karma ve yağlı ciltlerin kurtarıcısı, transparan pudra: Cildim karma, hal böyle olunca gün içinde T bölgem yağlanıyor. Parlayan bölgeleri sürekli pudrayla kapatmaya çalışmak yüze donuk ve katman katman boyanmış bir görünüm veriyor. Transparan pudralar, ince ve renksiz yapılarıyla fazla yağı emerek daha doğal görünüm sağlıyor.

Hassas gözlerde göz makyajı
Makyaj yapmayı sevip, hassas gözlere sahip olmak kimi zaman can sıkıcı olabiliyor. Kulak temizleme çubukları en yakın dostumuz olarak çantamızda yerini alıyor, sürekli tetikte oluyoruz. Hassas gözlere sahipseniz biraz daha seçici olmanız gerek. Herkesin kullandığı popüler göz kalemi sizin gözlerinizi yakabilir. Benim de sıklıkla karşılaştığım bir durum. İçerik olarak nispeten daha ‘temiz’ kabul edilen ürünlere yönelmekte fayda var. Kimi markalar gözleri çabuk sulanan, batma gibi sorunlar yaşayan tüketicileri de unutmayarak hafif formüllü, gözlerde ağırlık yapmayan ürünler piyasaya sunuyor. Bunların dışında ufak detaylara dikkat ederek, göz makyajımın daha dayanıklı olmasını sağlıyorum. Sert fırçalı, kirpik diplerini rahatsız eden maskaralar kullanmıyorum. Günlük makyajımda gözlerimin içine kalem sürmemeye çalışıyorum. Makyaj fırçalarını belirli aralıklarla yıkamak gerekiyor, biz hassas gözlülerin fırça temizliğini aksatmaması önemli. Acelem yoksa göz makyajımı yaptıktan sonra en az 15-20 dakika bekleyip sonrasında dışarı çıkıyorum, bu sürede ten ve göz makyajı turuyor.

*Boşluk Doldurmaca;

Sabah 09.00’da kalkarım.
Kahve içmeden mutlu olamam.
Rujum Too Faced I Want Candy, doğal tatlı bir pembe.
Ojede favori renklerim siyaha çalan bordolar.
Saçlarımın rengini üç kere değiştirdim.
Ayda bir-iki kez kuaföre giderim.
Yatmadan önce mutlaka göz kremi sürerim.
Yanıma ruj almadan evden çıkmam!
Kendimde en beğendiğim yer maskarayla anında canlanan gözlerim.
En önemli güzellik sırrım göz pınarlarımı hafifçe aydınlatmak.
Benim için güzellik zorlama olmayandır.


Duygu Özaslan ve Serpil Çekin


adbde4f9-e6ba-4aab-a38b-c35fab888acd.jpg
'Kozmetik İyi Hissettirir'

Bizi bu blog’da bir araya getiren iki unsur var: Güzellik tutkumuzla birlikte gelen farklılıklarımız ve benzerliklerimiz. Serpil Çekin çocukluğuna dayanan kozmetik merakının bir gün güzellik editörü olmasına sebep olacağını hiç düşünmemişti. Aşık olduğu dergicilik macerasında kozmetik sayfalarını ayrı bir aşkla hazırladı. Sonra bir gün, Türkiye’nin ilk güzellik sitesini hazırladı. İşte orada Duygu ile yolları keşişti. Duygu ile Two Vanities’de devam edeceği için çok mutlu. Ha bu arada, bol bol Duygu’dan nasıl iyi fotoğraf verilir konusunda tüyolar alıyor. Duygu Özaslan ise güzellik vlogger’ı. Okuduğu bölümün yapmak istediği meslek olmadığına karar vermesiyle, çalışmak istediği dergiye başvurması bir oldu ve işin “güzellik” tarafıyla tanıştı. YouTube’da ‘itsmeduygu’ isimli bir güzellik kanalı açtı ve şu anda 6.5 milyon izlenme sayısına ulaştı. İçimizdeki amatör ruh ile profesyonel bakış açımızı birleştirdiğimiz Two Vanities’de, güzelliğin hız kesmeyen dünyasındaki gelişmeleri, sevdiklerimizi, bildiklerimizi büyük bir aşkla paylaşıyor olmaktan mutluyuz!

Selfie’de nasıl güzel çıkarsınız?


Hangi profilden daha güzel çıktığınıza karar verin. Sağ mı, sol mu? Burnunuzun uzun olduğunu düşünüyorsanız selfie’nizi her zaman hafifçe alttan çekin. Problemli cilt fazla ışıkta belli olmaz: Işığı patlatın! Makyajınız çok soluk çıkıyorsa çeşitli uygulamalarla renkleri belli edebilirsiniz. Bizim tavsiyemiz ‘blur’ etkisi yaratan şu meşhur uygulamaları abartmamanız. Aksi halde selfie’niz balmumu heykeliniz gibi görünebilir. Çok yakından, çok yukarıdan veya aşağıdan çekmek kafanızı büyük, yüzünüzü kilolu gösterebilir. Açıya dikkat! Ekranda nasıl göründüğünüze tabii ki bakın, ama ‘çek’ tuşuna basarken ekrana değil mutlaka kameraya bakın. Selfie’de kolunuzun çok fazla görünmediğinden emin olun, çünkü biraz garip durabilir. Duckface’in modası geçti, bizden söylemesi... Mümkün olduğu kadar doğal olmak en önemlisi, boş bakışlar kesinlikle seksi durmuyor!

Doğal güzellik reçetesi

• Yaş maya ve Türk kahvesi maskesini denemelisiniz. Yaş mayayı sürülebilir maske kıvamına getirecek kadar sütle karıştırıp yaklaşık 20 dakika yüzünüzde bekletin. Bu maskeyi düzenli olarak yaparsanız cildinizdeki etkisini göreceksiniz. Yaş mayanın antiaging etkisi olduğu söyleniyor: Denedik, onaylıyoruz!
• Şekersiz Türk kahvesini içtikten sonra kalan telveyi yüzünüze sürün ve yaklaşık 10 dakika bekleyin. Yıkadıktan sonra kadife gibi bir cildiniz olacak.

Saç bakımının sırları
Saça göre doğru ürün kullanmak, iyi kuaför ve kaliteli ürünlerle saça yatırım yapmak gerek. Fazla kimyasal işlemden kaçınmalısınız. Volüm için ise volüm veren ürünleri kullanmak şart!

*Boşluk Doldurmaca - Serpil Çekin

Sabah 09.00 gibi kalkmaya çalışırım.
Yüzümü temizlemeden, kremlerimi, serumumu sürmeden mutlu olamam.
Parfümüm Tiziana Terenzi Gold Rose Oudh, Francis Kurkdjian APOM, Narciso Rodriguez For Her ve Narciso, Clinique Happy.
Rujda, Mac, Nars, Chanel, YSL, Tom Ford favori markalarım. Kırmızı ve nude favori renklerim.
Ojede favori renklerim kırmızı, nude, siyah.
Saçlarımın rengini birkaç kere değiştirdim. Ama çoğunlukla sarı tonlarında kullanıyorum.
Kuaföre mümkün olduğu kadar az gidiyorum. Ayda bir yeterli... Saçlarımı kendim şekillendiriyorum, kuaförde yapılmış saçları sevmiyorum.
Yatmadan önce mutlaka cildimi temizlerim ve göz kremimi, serumumu, nemlendiricimi sürerim.
Yanıma dudak koruyucusu, el kremi, ruj almadan evden çıkmam!
Kendimde en beğendiğim saçlarım, gözlerim, cildim; biraz da dudaklarım.
En önemli güzellik sırrım günlük bakım rutinini atlamamak, cildimi temizlemek, iyi uyumak, şekerden uzak durmaya çalışmak, güneşe dikkat etmek.
Benim için güzellik motivasyon. Abartılı olmamak.
Saçların güzelse, ışıldayan bir cildin varsa, kendine yakışanı biliyorsan, stil sahibiysen kendini iyi hissedersin. İyi hissedersen enerjin yüksek olur.
Enerjin yüksekse fark edilirsin!

*Boşluk Doldurmaca - Duygu Özaslan

Sabah işim yoksa geç kalkarım.
Yapmam gerekeni içime sinerek yapmadan mutlu olamam.
Parfümüm çiçeksi ve pudralı olan her şey olabilir.
Rujum ya nude ya da kahve tonlarında olmalı.
Ojede favori renklerim bej ve bordo.
Saçlarımın rengini hiç değiştirmedim.
Ayda en fazla bir kez kuaföre giderim.
Yatmadan önce sıcak bir şey içmeden uyuyamam.
Yanıma lipbalm ve el kremi almadan evden çıkmam!
Kendimde en beğendiğim yerim dudaklarım.
En önemli güzellik sırrım temiz olmak.
Benim için güzellik olabildiğim kadar doğal olmak.


Melis İlkkılıç

fe614f4b-2c18-4e1f-8f55-962a849779b0.jpg

' Önce Cilt Güzelliği Sonra Makyaj '

Melis İlkkılıç, iyi makyajın sırlarını anlatıyor.

Ben serbest makyaj sanatçısıyım ve moda sektöründe çalışıyorum. Sektörün önde gelen markalarına ve dergilerine hizmet veriyorum. Aslında Marmara Üniversitesi Bankacılık Bölümü mezunuyum. İki yıl finans sektöründe çalıştıktan sonra, daha yaratıcı bir mesleğim olduğunu düşünerek bıraktım ve bu alanda bir kariyere sahip oldum. Çalıştığım ünlüler, dergiler ve kampanya çekimleri sayesinde haftanın 5-6 günü makyajla iç içeyim ve bu deneyimimi de blog’umda okurlarımla paylaşmaktan büyük keyif alıyorum.

İyi makyajın sırrı ne?
Öncelikle peeling, tonik ve nemlendirici. Makyajın sırrı cildin güzelliğinde saklı. Eğer cildinize bakarsanız, üzerine süreceğiniz her şey çok güzel görünür. Tüm bunlardan sonra sıra ihtiyaçlarda: Nasıl bir fondöten ve malzeme? Eğer yağlı bir cilt yapınız varsa muhakkak mat etkili bir fondöten tavsiye ederim. Günlük makyaj ritüelinizde neler var? Mesela benimkinde muhakkak maskara ve koyu kahve bir far. Maskarasız kendimi berbat hissediyorum. Çantanızda dudak nemlendiricisi, hafif sağlıklı gösterecek bir allık, maskara, ikili far paleti ve koyu renk ruj bulundurun derim. Akşam ne yapacağınız asla belli olmaz!

Cilt lekelerinden korunma yolları
Cilt lekeleri ilerleyen yaş ile birlikte en büyük düşmanımız. Güneş ise en büyük etken. Bunun için kışın bile (hatta bence sadece yüz değil, dekolte bölgesi ve özellikle ellere de) güneş korumalı nemlendirici uygulamalıyız. El kreminizin içine katabilirsiniz. En azından güneşe çıkarken buna dikkat edebilirsiniz. Yazın asla güneş korumasız nemlendirici kullanmayın.

Banyoda uygulanacak bakımlar
Vücut peeling’ini haftada bir kez öneriyorum. Duşta doğal lif ile yapacağınız peeling eklem yerleri, göğüs, sırt ve popo altı kısımlarındaki dokuyu pürüzsüzleştirir.

*Boşluk Doldurmaca; Kısa kısa...

Sabah çok enerjik kalkarım.
Kahve içip duşa girmeden mutlu olamam.
Parfümüm Bvlgari II.
Rujum Mac Cosmetics Hot Tahiti.
Ojede favori renklerim ten rengi, bordo ve kırmızı.
Saçlarımın rengini 10-15 kere değiştirdim.
Kuaföre gitmem, saçımı kendim keser kendim boyarım.
Yatmadan önce Instagram hesabımı kontrol ederim.
Yanıma dudak nemlendiricimi almadan evden çıkmam!
Kendimde en beğendiğim dudaklarım.
En önemli güzellik sırrım temiz ve parlak bir cilt.
Benim için güzellik temiz cilt, mis koku...
 

Aysar_

İçim Garip, Sıfır Huşu
Kayıtlı Üye
29 Ağustos 2014
1.196
5.021
Ebru Şallı

be8d8661-77d4-4ec1-befa-d0bc55108d93.jpg

Ebru Şallı'dan güzellik sırları

Ebru Şallı doğal güzelliğin sırlarını anlattı.
1995 yılında Türkiye güzeli seçildim. Modellik ve podyum dönemi başladı benim için... Sonra televizyona geçerek sunuculuk ve pilates eğitmenliği yapmaya başladım. Sekiz pilates DVD’si yaptım. İki yemek kitabım, bir tane ‘Ebru’nun Güzellik Sırları’ kitabım, bir tane de ‘Hamilelikte Güzel ve Sağlıklı Kalmak’ kitabım var. Son olarak da ‘Pilates’ kitabı çıkardım. Sosyal medyayı seviyorum. Herkesin kendi gücü olduğuna inanıyorum. Herkes kendisini yansıtabiliyor ve yararlı paylaşımlar yapabiliyoruz. Sık sık güzellik ve beslenme sırlarımı paylaşıyorum. Pilates videolarım ise tabii ki takipçilerimin çok ilgisini çekiyor.

Selülitlerden kurtulmak için…
Tabii ki kan dolaşımınızı hızlandırmanız selülit sorunu için çok önemli. Egzersiz yapmak, tempolu yürüyüş ve pilates. Bacak ve kalça çalıştıran egzersizleri tercih etmelisiniz. Özellikle ödem indiren ve yağ yakan pilates egzersizlerini barındıran selülit savar DVD ve skinny jeans egzersizleri öneriyorum. Kısa sürede çok güzel sonuçlar alabilirsiniz. Sporda sonuç odaklı bölgesel pilates çalışmanızı öneriyorum. Ayrıca kan dolaşımını hızlandırmak için beslenmenize de dikkat etmelisiniz. Bol bol doğal mineralli su tüketin. Taze sebze ve meyve ağırlıklı beslenin. Üç beyazdan olabildiğince uzak durun.

Saç tipleri;
Saç biz kadınların en önemli aksesuarı. Sağlıklı saçlara kavuşmak içinse bakım şart. Bunu tabii ki hem çeşitli saç bakım kürleriyle hem de dengeli ve iyi beslenerek sağlayabilirsiniz. Taze sebze ve meyve tüketimini artırın, bol bol renkli, A, E ve C vitaminleri yönünden zengin gıdaları tüketin. Folik asit yine çok önemli. Her sabah aç karnına yenilen meyvenin cildiniz ve saçınız için daha etkili olduğunu unutmayın. Ayrıca özel yağ karışımları ile saçlarınızı güçlendirebilirsiniz.

Normal saç: Canlı, parlak ve sağlıklı saçlara sahip olduğunuz için şanslısınız. Bu tip saç yeni yıkandığında bile kolay şekle girer. Şampuan sonrası sadece uç bölgeleri kremlemeniz yeterli.

Kuru saç: Kafa derinizdeki yağ bezleri, saç gövdesini kaplayacak kadar yağ üretmezse bu, saçların da kuru olmasına neden olur. Saç boyama, perma veya ısıyla saçları şekillendirme uygulamaları da normal saçın kurumasına yol açabiliyor. Güneşte fazla kalmanın ve klorlu suyun da saçlarınızı kuruttuğunu unutmayın. Saç maşası ya da düzleştiricisi saçınıza zarar verebilir. Çok sıcak suyla saçlarınızı yıkamamanızı öneririm. Saç tipinize uygun saç kremi ve serum kullanmayı ihmal etmeyin. Ve tabii ki beslenme! Haftada en az üç defa omega-3’ten zengin bir gıda tüketin; somon ya da soya fasulyesi saçlarınızı güçlendirmek için size yardım edebilir.

İnce saç: İnce saçlar hacimsizdir. Bu tip saçlara sahipseniz kimyasal işlemlerle saçınızı fazla zorlamayın. Bu onların kırılmasına neden olur. Hacim verici şampuanlardan destek alabilirsiniz. Kullandığınız saç şekillendirici ürünlerin fazla yağ içermemesine özen gösterin ve en klasik yöntem; saçlarınızı kuruturken kafanızı öne eğin; bu onların daha hacimli görünmesini sağlar.

Yağlı saç: Bana sorarsanız en zor saç tipi bu. İlk bakışta kendini ele veriyor çünkü. Saçın dolgun görünmemesi de cabası. Hormon faaliyetlerinin yükseldiği (ergenlik, gebelik gibi) dönemlerde harekete geçen aşırı yağ üretimi nedeni ile sorunlar çoğalabiliyor. Mutlaka yağlı saçlar için özel üretilen şampuanlardan kullanın. Bebek şampuanlarının da işe yaradığını söylemem gerek… Saç kremi kullanmamanızda fayda var. Saçlarınızı çok sık taramak da onların çabuk yağlanmasına neden oluyor. Bundan kaçının. Her gün duş alsanız bile şampuanı iki günde bir yapmaya çalışın. Bolca meyve ve sebze yemeyi de unutmayın.

Güzellik tüyoları;

• Günde sekiz saat uyku cildi ve hücreleri yeniler. Mutlaka günde sekiz saat uyuyun.
• Sabahları yüzümü sadece suyla yıkarım. Ardından tonikle ve günlük nemlendiricimle göz altı kremini kullanırım. Siz de öyle yapın.
• Makyajla asla uyumam, hatta evde zaman bile geçirmem. Temizlik benim için çok önemlidir. Cildimin her zaman taze ve temiz olmasını isterim.
• Ayda bir kez cilt bakımı, vücut bakımı ve kese yaptırırım. Siz de ayda bir kez hamama gidin ve kese yaptırın. Vücudun ölü derilerden arındırılması çok önemli. Narlı vücut peeling’i kullanmanızı öneriyorum. Her banyo sonrası düzenli kullanın ki cildiniz kurumasın ve nem oranı yükselsin.
• Cildiniz çok parlıyorsa yanınızda parlamayı alan özel kağıtlardan bulundurun. Parlamaya karşı pudra da kullanabilirsiniz. Ancak pudra kullanımında aşırıya kaçarsanız yüzünüzde kat kat makyaj varmış gibi bir görünüme de bürünebilirsiniz. Bu yüzden pudra sürerken dikkatli ve ölçülü olmalısınız.
• Güneşten korunmak şart. Ben öğle saatlerinde güneşe çıkmıyorum. Çıkarken gözlük ve şapka takıyorum. Ayrıca, 30 SPF güneş korumalı nemlendiriciler kullanıyorum. Hamilelik döneminde ise güneşten daha çok korunmalı. Çünkü bu dönemde cilt lekelenmeleri artıyor.
• Eğer saç tipiniz yağlıysa ve sönük duruyorsa hacim kazandıran şampuan ve saç köpüklerini deneyebilirsiniz.

Yüz ve boyun bakımı
Kabul edin yüzünüze gösterdiğiniz özenin dörtte birini boyun bölgenize gösteriyorsunuz. Bu nedenle boyun bölgesi daha çabuk kırışıyor ve yaşınızı ele veriyor. Eğer kuru bir cildiniz yoksa haftada en az bir defa peeling yapmanızı öneririm. Buna üşeniyorsanız en azından banyo sırasında kese ile boyun bölgenizdeki ölü deriden kurtulun. E vitamininden zengin bir yağ ile cildinize masaj yapmak da iyi gelebilir. Yüzünüz içinse en önemli tavsiyem yaşınıza ve cildinize uygun ürünleri kullanmanız. Akşamları antioksidan özelliği olan ve kırışık karşıtı göz altı kremlerini uygulayın. Fındık büyüklüğünde kremi göz altınıza yedirip 10 dakika bekleyerek göz çevrenize yoğun nem depolamış olacaksınız. Ve tabii bol bol su ve meyve tüketmelisiniz.

Göğüs bakımı
Göğüslerde meydana gelen sarkma, gevşeme, aşırı yumuşaklık gibi deformasyonlar can sıkıcı. Ama ‘yer çekimi’ gerçeğini de unutmamak gerekiyor. Sarkmayı engellemek için yatana kadar sutyen takın. Yüzmek ve duşta göğüslerinizi soğuk suyla durulamak sarkmaya karşı sizi korur. Formları bozulan sutyenlerinizi yenileriyle değiştirmeyi de unutmayın. Güneşe çıkmadan önce, güneş koruyucu bir krem sürmeyi ihmal etmeyin. Masa başı bir iş yapıyorsanız, sırtınızı sandalyeye yaslayarak, dik oturun. Sürekli yüzüstü yatarak uyumamaya özen gösterin ve en önemlisi çok sık kilo alıp vermeyin; şok diyetlerden uzak durun ve düzenli spor yapın!

*Boşluk Doldurmaca; Kısa kısa...

Sabah enerjik kalkarım.
Pilates yapmadan mutlu olamam.
Rujum Chanel no 69.
Saçlarımın rengini iki kere değiştirdim.
Ojede Tom Ford ve Chanel’den vazgeçmem.
Ayda iki kez kuaföre giderim.
Yatmadan önce melisa yada papatya çayı içerim.
Dudak nemlendiricimi ve el kremimi almadan asla çıkmam.
Benim için güzellik önce temizlik, sonra bakımdır.
Kendimde en beğendiğim cildimin ışıltısı.
En önemli güzellik sırrım yediğim taze sebze ve meyveleri yüzüme maske yaparak uygulamak.


Gözde Atakoğlu

bdc624c0-384d-4aad-93ea-ecca90019d5c.jpg

Fazla kozmetik akıl karıştırır!

Gözde Atakoğlu'ndan güzellik ipuçları...
"11 yıldır güzellik editörüyüm. Kariyerime Türkiye’nin ilk alışveriş dergisi olan Süper’de başladım. Ardından InStyle dergisinin güzellik editörlüğüne getirildim. 2008 yılında Türkiye’nin ilk güzellik blog’unu kurdum. Ardından Vogue Türkiye’nin güzellik editörü oldum. 2013 yılında tamamen dijital platforma döndüm. Çünkü her anlamda özgür olmayı seviyorum. Geçtiğimiz yıl video ve makaleler yardımıyla tüm mesleki birikimimi aktardığım, bakım ve güzellik rehberi niteliğindeki web sitesini kurdum" diyen Gözde Atakoğlu, güzellik sırlarını Elele okurlarıyla paylaştı...

Hangi yaşta, hangi bakım yapılmalı?

Cilt bakımına erken başlanmalı, cilt temizliği ve güneş koruma çok erken yaşlarda kazanılması gereken bir alışkanlık. 20’lerden itibaren cildin nemlendirilmesini aksatmamak gerekiyor. Vücut ve yüzdeki ben haritası da bu dönemde çıkarılmalı ve yıllar içinde takip edilmeli. 25 yaş itibarıyla düzenli cilt bakımı yapılabilir. Göz çevresine yine erken 20’lerde, su bazlı ‘balm’ ürünlerle başlanmalı. 30 dönüm noktası, çünkü derinleşmesini istemediğiniz çizgilerin önüne geçmek için ideal zaman. Az ama düzenli yapılan botoks ile ince kırışıklıkların derinleşmesi erkenden engellenir. Sanılanın aksine botoksa ne kadar erken başlarsanız, ileri yaşlarda o istenmeyen ‘şaşırmış efektli’ surattan o kadar uzak olursunuz. İleri yaşlarda derinleşmiş çizgiyi açmak için miktar arttırılır, bu da doğallıktan uzaklaştırır.
30 genelde anne olmaya başladığımız, hormonsal değişimlerin ve yaşlanmanın hız kazandığı dönem. Cilde düzenli vitamin enjeksiyonları, PRP tarzı yenilenme işlemleri, güneş hasarına karşı IPL lazer tedavileri ve cilt dokusunu tazeleyen AHA’lı soyma işlemleri yapılabilir. Aynı zamanda dışarıdan gıda takviyesine de başlanmalı, Omega 3-6 ve C vitamini en önemlileri. Yine 30’lu yaşlardan itibaren günlük cilt bakımında dışarıdan C vitamini kullanılması da faydalı. Özellikle sigara içiyorsanız ve stresli biriyseniz C vitamini vazgeçilmeziniz olmalı. Yüzde 10-15 civarı, kan devranını arttırarak ciltte gün içerisinde oluşan serbest radikallerle savaşmak için ideal. Gece bakımında E vitamini, A vitamini, glutatyon gibi antioksidan içerikli serumlar kullanmak önemli ölçüde cildi kuvvetlendiriyor.
30’ların sonu ve 40’lar çökmeye başlayan bölgeleri doldurmamız gereken dönem. Hyalüronik asit içeren dolgular, minik çizgilerini doldurarak, cildin kaybettiği nemi vererek daha konforlu görünmesini sağlıyor. Bu konforu, doğal içerikli yüz yağları ve aktif içerikleri olan kırışıklık karşıtı kremlerle uzatmak mümkün. Yine bu dönem artık kremlerle toparlanamayan göz altı çöküklükleri de ışık dolgularıyla toparlanabiliyor. Thermage gibi cilt altı kolajenini uyaran radyofrekans tarzı uygulamalar da yaşlanmayı geciktirmek konusunda fayda sağlıyor.

Makyaj çantasının vazgeçilmezleri

Genelde yok denecek kadar az makyaj yaparım, günlük makyajım, Gülsha’ın saf gül yağı ile nemlendirdiğim cildime, moduma göre herhangi renkte bir ruj sürmekten ibaret diyebilirim. Bu kadar az. Makyaj çantamın içerisinde de gereksiz, kullanmadığım hiçbir şey bulundurmam çünkü fazla kozmetik akıl karıştırır, çantamda her an, hızla hazırlanmamı sağlayacak pratik ve konforlu kozmetikler bulunur. İlk sırada kirpik kıvırıcısı geliyor. Hatta maskaradan bile önemli diyebilirim. Çünkü kirpik kıvırıcısı maskarasız bile bakışları değiştirir, açık ve taze bakışlar yaratır. Ayrıca maskarayı kirpik kıvırıcısından sonra uygularsanız gün içerisinde göz altlarına bulaşmadan daha uzun süre dayanır.

Ten makyajı için hafif ve homojen bir cilt tonu yaratan Clinique’in CC kremi ve Chanel’in Vitalumiere Aqua isimli renkli nemlendiricisi çantamın diğer demirbaşları. Fondöteni sadece gece makyajında ve çekimlerde kullanıyorum, fondötende değişmeyen tercihim Armani’nin Luminous Silk’i.

Göz altı kapatıcısı kullanmayı sevmiyorum, sadece o bölgeye biraz ışık toplamak için, YSL’in Touche Eclat isimli aydınlatıcı etkili stick’ini kullanıyorum. Bu stick’i ayrıca kaş kemikleri üzerine ve burun kenarlarına da aynı şekilde kullanabilirsiniz.

Kirpiklerimi daha fazla göstermek için kirpik diplerine Makeup Forever Aqua Eyes’ın kahverengi kalemini sürüyorum, kahverengi gündüz makyajında hem bakışlardaki yorgunluğu hem de gözlerdeki kızarıklığı gizlemek için ideal.

Kemik yapımı ortaya çıkarmak için elmacık kemiklerimin hemen altına Nars’ın The Multiple isimli bronz renkli stick’ini kullanıyorum, güldüğümde şişen yanak elmalarına ise gülkurusu renginde Bobbi Brown’ın Sand Pink isimli allığını sürüyorum.

Maskarada iki favorim var: Doğal bakışlar için kıvırıcı etkisi kuvvetli Eyeko Black Magic’ini, biraz daha büyük bakışlar için kalın fırçalı Makeup Forever’ın Smoky Extravagant’ını tercih ediyorum.

Eyeliner insanı değilim diyordum, Eyeko Eye Do likit eyeliner deneyene kadar, gerçekten özel ve fırçasından dolayı uygulaması çok kolay. Ama yine de dudak insanıyım. Çok fazla rujum var ve ruj sürmediğim gün yok. Genelde tercihim Tom Ford, Bobbi Brown, Nars ve Chanel oluyor ama günlük kullanımda hafif renk ve yoğun nem veren Clinique’in Chubby Stick Baby Tint isimli kalem rujlarının her rengi şu sıralar favorilerim. Kimi zaman sadece kırmızı ruj ve bronz pudra ikilisini seviyorum. Kırmızı ruj için çantamda Nars’in Velvet Matte lipstick’in Dragon Girl’ü veya Bobbi Brown’ın Lip Stick No: 94’ü sabittir, bronz pudrada ise tek tercihim ışıltısız, mat ve dozajında bir bronzluk veren Shiseido Bronzer’dır.

Saç bakımı sırları

• Saçlarım ve sağlığım için yaptığım en doğru şey içerisinde sülfat olmayan şampuanlar kullanmam. Şampuanların köpürmesine yarayan sülfat, sıcak suyla birlikte kafa derisinden direkt kana karışıyor. Şampuanda tercihim Daviness ve Atelier Rebul’un sülfatsız şampuanları.
• Sağlıklı saçlar için sağlıklı kafa derisine sahip olmanın önemli olduğu bir gerçek. Kafa derime 15 günde 1 Saf Argan ve Tayland’dan getirdiğim saf Hindistan cevizi yağı ile masaj yaparım ve öyle yatarım.
• Saçlarımı az yıkarım, fönle kurutmam, sadece havluyla kurularım hatta bu yüzden boynumda kireçlenme başladı. Mevsim geçişlerinde dışarıdan biotin desteği alarak, saç dökülmelerine ayrıca tırnak kırılmalarına karşı da savunmayı içten de kuvvetlendiriyorum
 

Aysar_

İçim Garip, Sıfır Huşu
Kayıtlı Üye
29 Ağustos 2014
1.196
5.021
Zuhal Varol

86987afe-9e71-4df0-bea3-c8d9d2e98406.jpg

'Kaliteli ürünler tercihim'

Zuhal Varol, ''Modanın üç esası olan sadelik, bakım ve zevk satın alınamaz!" diyor.


Zuhal Varol kimdir? "Bursa doğumluyum. Ankara Gazi Üniversitesi Moda Tasarım Bölümü mezunuyum. İstanbul’da yaşıyorum ve 27 yaşındayım. Gezmek görmek ve İngilizce’mi geliştirmek amacıyla yaklaşık sekiz aydır New York’ta yaşıyorum. Kendimi bildim bileli bakımlı olmayı seviyorum, her zaman üzerime yakışanı giymeyi tercih ediyorum, modanın kölesi değilim. Az ama kaliteli makyaj ürünleriyle yüz hatlarımı ortaya çıkarıp, kusurlarımı örtmeye bayılıyorum. Topuklu ayakkabılarım, siyah mini elbiselerim, jean’lerim ve basic tişörtlerimden vazgeçemiyorum ve ojesiz asla diyorum. Sosyal medya tutkunu olduğumu söylememe gerek var mı? Kullandığım, memnun kaldığım makyaj ürünlerini ve kıyafetlerimi takipçilerimle paylaşmaktan zevk alıyorum."

Makyaj çantasının olmazsa olmazları

Benim için makyaj çantamın olmazsa olmazları, kış aylarında lip balmlarım, rujlarım ve BB kremlerim. Her kadının cildiyle aynı tonda olacak kaliteli bir fondöteni mutlaka olmalı. Kirpik yapısına uygun, istediği sonuca ulaşacağı bir maskara şart. Kirpikleri kıvrık değilse mutlaka kirpik kıvırıcısı bulunmalı. Göz kapaklarındaki karanlığı aydınlatacak açık, pastel ya da hafif pigmentli farları kesinlikle tavsiye ediyorum. Göz rengini daha ön plana çıkarıp, kirpiklerinize başrolü verebilirsiniz. Tabii ki concealer denilen göz altı halkalarımızı gizleyecek aydınlatıcı, çoğunlukla kadınların kabusudur ve bu ürün olmazsa olmaz. Kaşlar bir makyajı tamamlayan bölgedir, bu yüzden kaşlar seyrekse mutlaka birebir tonda bir kaş kalemi ya da farıyla boşluklar doldurulmalı ardından şeffaf kaş jeli ile taranıp sabitlenmeli.

Liner ya da göz kalemleri bence günlük ve gece makyajında her zaman kullanabileceğimiz bir ürün. Yeşil, lacivert, mürdüm, kahverengi, gri ve siyah tonlarda kalemlere her zaman ihtiyaç var ve tabii allıklara... Rujları da atlamıyoruz. Islak ve mat görünümlü birkaç ruja ihtiyaç olacaktır ve mutlaka içlerinden biri kırmızı ya da bordo olmalı. Makyaj ürünlerinizi uygularken makyaj fırçaları ya da sünger kullanmanızı tavsiye ediyorum. Nemlendiriciyi de unutmayalım.

Çalışan bir kadının makyaj çantasında neler olmalı diye sorarsanız öncelikle makyaj çantası büyük olmamalı. Günlük kullandığımız çantalarımız bellidir, abartı büyüklükte olmayan, içine malzemelerin sığacağı büyüklükte makyaj çantalarını tercih etmeliyiz. Günün 10 saatini dışarıda geçiriyorsak öğle tatili ve molalarda makyajımızı gözden geçirmemiz gerek. Bunun için ilk önce çantada bir ayna bulundurmalıyız ve ciltteki parlamayı pratik bir şekilde örtmemiz için bir pudra ve fırçamızın olması şart çünkü cilt kuru bile olsa makyajlı ciltte gün içinde T bölgesinde parlama kaçınılmaz.

Gün içerisinde dudaklarımızı nemlendirmek için dudak balmı taşımamız şart çünkü soğuk havalarda çatlamış dudaklarla makyajı kusursuz göstermek imkansızdır. Makyajımıza uygun en az bir tane ruj yanımızda bulundurmalı ve balm sonrası belirli aralıklarla rujumuzu tazelemeliyiz.

Siyah bir göz kalemi ya da likit liner taşımalıyız. İş çıkışı herhangi bir program oluştuğu takdirde bir kadının gece makyajı için siyah bir göz kalemi günlük makyajını geceye dönüştürmekte büyük fayda sağlar.

Gün içinde yüzünüze çok dokunan biriyseniz mutlaka ilerleyen saatlerde allıktan eser kalmaz, allık bulundurmamız ve bir kez tazelememiz makyajımızı canlı göstermeye yeter.

Doğal güzellik için…

Günde en az iki litre su tüketmek gerekiyor. Biliyorum kış aylarında su tüketimi yaza göre düşük fakat vücudumuza yeterli suyu vermezsek ne saçlarımız sağlıkla uzar ne cildimiz berrak olur ne tırnaklarımızda güç kalır ne de aldığımız kilolardan kurtulabiliriz. Açıkçası su her şey. Benim için de bazen su tüketmek zor, suyun içine kattığım bir parça limonun aroması bile suya hoş bir tat katabiliyor. Siz de suyunuza salatalık, maydanoz ve limon ekleyebilirsiniz.

Yediğim her meyvenin kabuğuyla yüzüme peeling yaptığım doğru. Özellikle salatalık kabuğu ile haftada bir gün cildime 10 dakika masaj yapıp bekletip duruluyorum ardından cildim inanılmaz ipeksi ve yumuşak oluyor. Tırnaklarıma manikür ve pedikür yaptığım zaman limon ile mutlaka masaj yaparım. Ojesiz bir günüm olmadığı için, limon tırnaklarımdaki sararmaları gideriyor ve tırnaklarımı güçlendiriyor. Kış aylarında ellerim için nemlendiricime vazelin eklerim. Günde birkaç kere nemlendirmeme gerek kalmıyor, vazelin oldukça nem katıyor. Saçlarıma ayda iki kere yumurtanın sarısını, saf zeytinyağı ve badem yağını karıştırıp dipten uca kadar sürüyorum ve jelatinle saçlarımı örtüp, nemli ıslak havlu ile iyice sarıp en az bir saat bekletiyorum. Yumurtanın kokusundan rahatsız olduğum için maskemin içine birkaç damla limon damlatıyorum böylece kokudan eser kalmıyor ve saçlarım daha parlak görünüyor, daha sağlıklı uzuyor. Saçlarınızı sıcak suyla yıkamanızı önermiyorum mutlaka ılık su kullanın. Sıcak su saçın rengini alıp saçı cansız gösteriyor ve kırılmasına sebep oluyor.

Hangi yaşta hangi bakım?

Ben taze, genç ciltlerin makyaj yapmasından yana değilim. Çok iyi hatırlıyorum 16-17 yaşlarımdayken ablam kullanmam için ruj hediye etmişti mide bulandırdığını söyleyip sürmem ile silmem bir olmuştu, ben asla makyaj yapmam demiştim. 18 yaşından sonra her şey değişti tabi ki! Maalesef benim de genç yaşta takipçilerim var, bizi takip ediyorlar, sosyal medya iştah kabartıyor ve gençleri kozmetik alışverişine itiyor, onları anlayabiliyorum. Ne kadar kullanmayın desek bile karşı koyamıyorlar, en azından doğal içerikli ürünler kullanmalarını, cildi kapatacak, nefes aldırmayacak kozmetiklerden uzak durmalarını tavsiye ediyorum. Ergenlik dönemindeki sivilceler rahatsız ediciyse dermotalog’a gitmelerini ve doğru bakım ürünleri kullanmalarını tavsiye ediyorum ve sivilcelere dokunmayın kızlar!

25 yaşından sonra her kadının gözaltları için doğru ürünü bulup gece ve gündüz kullanması gerektiğini düşünüyorum. Gözaltlarımız ve göz çevremiz hassas ince yapıda ve en çabuk kırışan bölgemiz olduğu için bu durumu ne kadar geciktirirsek o kadar mutlu oluruz. Kuru göz altlarınız varsa 20 yaşından itibaren mutlaka nemlendirici kullanmalısınız. Hangi yaşta olursak olalım makyaj öncesi cildimizi iyi bir temizleyiciyle yıkamalı, nemlendirmeli ve en az 5 dakika bekleyip cilt makyajına başlamalıyız. Cildin nemlendiriciyi emmesine müsaade edelim ve sabah temizlik rutinimizi akşam yatmadan da yapmalıyız, biz uyuduğumuzda cildimiz kendini yeniliyor. Günümüzün kirli hava koşullarında buna destek vermemiz şart.

*Boşluk doldurmaca;


Sabah mutlaka erken kalkarım.
Günlük bakımımı ve sabah kahvemi yapmadan mutlu olamam.
Parfümüm Lancome La Vie Est Belle’den özellikle kış aylarında vazgeçemem.
Rujda nude tonlara bayılırım bu aralar yanımdan ayırmadığım Mac CremeSheen (Cream in Your Coffee).
Ojede favori renklerim kışın siyah ve bordo, yazın beyaz ve açık tonlar.
Saçlarımın rengini üç kere değiştirdim.
Ayda en az iki kez
kuaföre giderim.
Yatmadan önce dişlerimi fırçalarım ve saçlarımı tararım.
Yanıma telefonumu almadan
evden çıkmam!
Kendimde en beğendiğim özellik doğal oluşum.
En önemli güzellik sırrım hayata pozitif bakışım.
Benim için güzellik her zaman gülümseyebilmektir.

Nihal Kanık

65abe325-3b57-4d4a-97eb-f24ce7d6fd5a.jpg

"İşinizi kolaylaştıran ürünler taşıyın!”

Nihal Kanık'tan makyaja dair öneriler

Nihal Kanık kimdir?
"2010 yılında hobi olarak blog yazmaya başladım. Hobi olarak başladığım blog yazarlığı zamanla ikinci işim haline geldi, çeşitli dergilerde güzellik editörlüğü yapıyor, birkaç markanın sosyal medya koordinatörlüğünü yürütüyorum. Yeni ürünler denemeyi, keşfetmeyi ve bunları paylaşmayı çok seviyorum aynı zamanda profesyonel iş hayatıma yoğun bir tempoda devam ediyorum. Tam bir rock müzik tutkunuyum."

Hangi yaşta, hangi bakım yapılmalı?
20’li yaşlarda cildi çok yormadan ve tembelleştirmeden hafif bakımlar yapılmalı. Temel görev cildi nemlendirmek olmalı, 25 yaşından itibarense yavaş yavaş antiaging bakımlara yönelip, ince çizgilerin derinleşmesini önlemek gerekiyor, yine cilde kaybettiği nemi sağlamak öncelikli görevler arasında olmalı. 30 ve sonrası için ise antiaging bakımlar rutin haline gelmeli.

Makyaj çantasının olmazsa olmazları
Yoğun iş/okul temposunda yaşayan kadınlar olarak elimizin altında işimizi kolaylaştıran ürünler olması gerekiyor. Aynı zamanda beklenmedik durumlara da anında müdahale edebilmek için gerekli yardımcıların hep makyaj çantamızda bulunması gerekiyor.

Makyaj çantanızda bulunması gereken ‘olmazsa olmaz’ malzemeler;

Cımbız: Belirginliğini gün ışığında fark ettiğiniz tüyleri hızla ortadan kaldırmak için gerekli.
Pudra: Cildinizde parlama veya yağlanma gibi durumlar yaşanması halinde ilgili bölgeleri sabitleyip, canlı görünmeniz için gerekli.
Ruj: Makyaj çantalarının demirbaşı olan bir ürün. Gün içinde en çok tazelenme gerektiren ürün olduğu için makyaj çantalarında mutlaka bulunmalı.
Dudak kalemi: O gün sürdüğünüz rujunuzla uyumlu dudak kalemi, profesyonel ruj uygulaması için işinizi kolaylaştırır.
Kapatıcı: Lekeler, kızarıklıklar ve göz altı morlukları gibi sorunları gizlemek için çantanızın demirbaşı olmalı.
Allık: Yoğun şehir temposunda matlaşan cilde gün içinde renk katmak için mutlaka çantanızda yer almalı.
Lip balm: Dudaklarınızın kurumasını önlemek için çantanızdan ayırmamanız gereken ürün.
• Makyaj temizleme mendili: Gün içinde makyaj tazelemenizi kolaylaştırması ve bozulan makyajı düzeltmek için birebir!
Maskara: Bakışlarımızı vurgulayıp gözlerimizi ön plana çıkaran bu silahı çantamızdan eksik etmek haksızlık olur.

Selfie’de güzel çıkmak için...

Biz kadınlar her fotoğrafta güzel çıkmak isteriz. Fotoğraflarda güzel çıkmak için zoraki pozlardan ziyade rahat olmak gerek. Daha sonra teknik birkaç ayrıntıya dikkat etmeli. Hangi profilden, açıdan daha iyi göründüğünüzü tespit edip çekimlerinizi ona göre yapmalısınız. Küçük açılı yan duruşlar daha hoş bir görüntü ortaya çıkarıyor. Aslında kolay görünen selfie çalışmalarında başarılı sonuç almak için kompozisyon çok önemli. Orantılı bir arka plan görüntüsü olmazsa olmaz, karmaşadan uzak bir fon seçilmeli, böylece dikkat dağıtıp göz yormazsınız. Profesyonel çekimlerde olduğu gibi selfie çekerken de ışık en önemli faktörler arasında. Gün ışığı etkili sonuçları yaratıyor, gün ışığından yararlanmak doğal görünüm elde etmenizi sağlar. Doğal ışıkta daha canlı ve güzel görünürsünüz. Tepe ışıklandırmalarından kaçının. Gölgelenmeler yapacağı için göz altlarını çökük ve koyu yansıtıp, olduğundan daha yorgun bir ifade verebilir. Kullandığımız akıllı telefonlarla uyumlu programlar sayesinde ufak rötuşlar ve efektlerle selfie’lerinize dinamizm katabilirsiniz. Ancak, her şeyin aşırısı zararlı. Aşırı filtrelemek ve renklerle oynamak fotoğrafın olduğundan çok farklı hatta bazen komik görünmesine neden olabilir. Selfie çekerken kolunuzu fazla uzatmayın, eğer böyle bir gereksiniminiz varsa selfie çubuğu kullanın. Fazla uzatılan kollar fotoğrafta ekstra büyük görünür ve bu da hoş olmayan bir görüntü ortaya çıkarır.

Tırnak bakımı

Tırnak bakımında zeytinyağı-limon karışımı vazgeçemediğim kurtarıcı bir bakım. Sıkılmış yarım limonun içine bir tatlı kaşığı sızma zeytinyağı ekleyip tırnaklarınızı tek tek o dilimin içinde masaj yaparak bekletebilirsiniz. Bu yine sıklıkla kullandığım en etkili yöntemlerden birisi. Jet hızıyla bakım sağlıyor. Bir ay boyunca haftada üç gün yapmalısınız. Bir ay sonunda tırnakların üstündeki çizgilenmeler geçiyor, sararmalar yok oluyor ve tırnak daha sert oluyor. Oje kullanmadan beyaz sağlıklı tırnaklara bu yöntemle kavuşabilirsiniz. Bu işlem sonrası ellerinizi ılık su ile yıkayıp vazelin tarzı yoğun nemlendirici bir krem ile nemlendirmelisiniz. Saçlarınızın ve tırnaklarınızın hızlı uzamasını istiyorsanız günde en az 1.5 litre su içmeyi ve haftada iki kere taze soğan yemeyi alışkanlık haline getirmelisiniz.

*Boşluk Doldurmaca; Kısa kısa...

Sabah 05.00’te kalkarım.
Planladığım işleri yapmadan mutlu olamam.
Parfümüm Chanel Chance Eau Tendre.
Rujum Mac Viva Glam Rihanna.
Ojede favori renklerim bordo ve siyah.
Saçlarımın rengini bir kere değiştirdim. Saç rengim konusunda tutucuyum, modeliyle oynarım ama rengiyle asla!
Ayda iki kez kuaföre giderim.
Yatmadan önce göz çevresi kremi ve lip balm sürüp bir bardak su içerim.
Yanıma makyaj çantamı ve parfümümü almadan evden çıkmam!
Kendimde en beğendiğim gözlerim ve tırnaklarım.
Benim için güzellik doğal, sağlıklı ve temiz görünmektir.
 

Aysar_

İçim Garip, Sıfır Huşu
Kayıtlı Üye
29 Ağustos 2014
1.196
5.021
Nur Bilen Yavuzer

4f6ffe87-eb0a-4352-a158-66522cf75f29.jpg

“Zamanı geriye almak, hem de bunu doğal bir görünüşe sahip olarak yapmak çok da kolay değil”

Nur Bilen Yavuzer'den gençlik sırları

1980 Ankara doğumluyum. Güzel Sanatlar Lisesi Müzik Bölümü’nü bitirdikten sonra Bilkent Üniversitesi Turizm Bölümü’nden mezun oldum. 13 senelik turizm kariyerimden sonra İngiltere’de uluslararası profesyonel makyaj artisti ve eğitmeni diploması ve medikal mikropigmentasyon uzmanı diplomalarını aldım. Uzman estetisyenim, eşim Prof. Dr. Reha Yavuzer ile kurduğumuz klinikte estetik ve güzellik alanında birçok uygulamalar yapıyor, eğitimler veriyoruz. Beautyomelette de kendimi daha özgür anlattığım defterim. Çok eskiden beri yazmayı severim. Amacım takip eden herkese kendi güzellik ve moda anlayışımı en doğru dil ve gerçek tecrübelerimle anlatmak.

Güzel kadın, kusursuz olmaya çalışmayandır.
Güzellik çabasızdır, benzersizdir, kişiye özgüdür ve tarifi yoktur.
Bazen sadece kırmızı bir ruj, bazen özensiz bir kaküldür.
Gözbebeğine yerleşmiş bir aşk, annenin evlilik yüzüğüdür.
En çok ‘mutlu’ olmak, en az ‘simetrik’ olmaktır.
Güzellik, kusursuz olmaya çalışmamaktır.
Son moda, burun hokka olmamaktır.
Çünkü güzellik zorlama değildir.
Güzel olmak, güzel hissetmektir.


Age Management (Yaş Yönetimi) nedir?
Yaşlanma kaçınılmaz, yaşlandıktan sonra da ‘antiaging’ işlemler mümkün. Ama çoğu zaman tüm metotlara rağmen zamanı geriye almak, hem de bunu doğal bir görünüşe sahip olarak yapmak çok da kolay değil. Renée Klinik bünyesinde geliştirdiğimiz dört bacaklı bir değerlendirme ile bugünkü durumunuzu tespit ederek, geleceğe yönelik yapılması gereken işlemleri tamamen kişiye özel bir yaklaşımla belirlemek mümkün. Biz buna ‘age management’ diyoruz.

Genetik analiz: Hastanın DNA örneklemesi ile genetik olarak yaşlanma sürecindeki yaşayacakları ve riskleri ortaya çıkartılıyor. Böylelikle kişide yaşlanma süreci henüz başlamadan olacakları bilimsel olarak öngörmek mümkün oluyor. Geleceğin resmini çekmemizi sağlayan DNA analiziyle ağız içerisinden aldığımız örneği Amerika’da güvenliği kanıtlanmış laboratuvarda inceletiyoruz. Bu DNA analizi ile genetik olarak güneş hasarı, lekelenme, kırışıklık gelişimi, elastikiyet kaybı, serbest oksijen radikalleri açısından gelecekte karşılaşacağımız durumu öngörmek ve skorlamak mümkün.

Bilgisayar analizi: Kişinin bilgisayar yardımlı analizini gerçekleştiriyoruz. Kırışıklık, leke, damar ve kalınlık açısından otomatik olarak gerçekleştirilen bu teknolojik değerlendirme ile güncel durum detaylı olarak ortaya konuyor.

Plastik cerrahi analizi: Her birey yukarıdaki iki değerlendirmeye ek olarak plastik cerrah tarafından deri, deri altı, kas, yumuşak doku ve kemikleri açısından değerlendiriliyor.

Estetik analiz: Kişiler tüm yukarıdaki veri ve analizlere ek olarak güzellik koçu tarafından değerlendiriliyor ve estetik normlar açısından mercek altına alınıyor.

Bu uygulama yirmili yaşların sonundan itibaren herkese uygulanabiliyor. Bu değerlendirme sonrasında yapılması gerekenler ise kişinin durumuna, genetik analizine, yapılan uygulamaların takibinde elde edilen ilerlemelere göre değerlendiriliyor. Güzelliğinize yapılacak bu check-up işlemi ışığında herkese farklı bir program hazırlanıyor. Bu programa erken dönemde başlamak yaş alma sürecinde kontrolü ele almayı, çok daha sağlıklı, yavaş ve güzel bir yaş almayı sağlıyor. Bu yüzden geç kalınmış antiaging işlemler değil zamanında kontrol altına alınmış bir yaş ve yaşlanma planı yapılıyor.

Ameliyatsız gençleşme yöntemleri;

Güzel olmak, güzel hissetmek, güzel görünmek yaşamımızın en doğal parçası halini aldı artık. Bir arkadaşımızın bir estetik cerrahi operasyonu geçirmiş olması günlük doğal bir olay. Özellikle yüz gençleştirme işlemleri son 10 yılda tüm dünyada giderek arttı. Bu işlemlerin başında BBL (Broadband Light) yani geniş spektrumlu ışık teknolojisi günümüzde üçüncü nesle ulaşmıştı. BBL ’de değişik filtrelerle pek çok işlem yapılıyor. Tercih edilen filtreye göre deri ve deri altında sıkılaşma, yüzdeki yaşlılık ve güneş lekelerinin giderilmesi, yüzdeki ve gövdedeki damar genişlemelerinin tedavisi (kırmızı-ince kılcal damarlar), istenmeyen tüylerin yok edilmesi, bacakkalça- kol gibi gevşemeye daha yatkın bölge dokularının sıkılaştırılması yani kısaca BBL değişik filtrelerin kullanılmasıyla estetikte oldukça geniş bir yelpazede tedavi ve düzeltme sağlanıyor. Bu uygulamaların yanı sıra ‘forever young’ modunda gençleşme adına kolajen sentezinin arttırılması amacıyla kullanılabiliyor. BBL teknolojisi deri yüzeyini değiştirmekle kalmıyor, deri üzerindeki renk düzensizliklerini azaltırken, kolajen liflerde termal etkiyle sıkılaşmaya yarıyor ve protein sentezinde artışa neden oluyor. Düzenli kullanıldığı takdirde genetik gençleşmeyi sağlayan yegane teknoloji. Bacak-kalça-kol gibi gevşemeye daha yatkın bölge dokularının sıkılaştırılması gibi uygulamalar da BBL ’in değişik filtreleri ile mümkün. Bu nedenle 18 yaşından 100 yaşına kadar herkese uygulanabiliyor. Stanford Üniversitesi tarafından onaylanmış en iyi genetik gençleşme yöntemi olarak kabul görüyor.

*Boşluk Doldurmaca; Kısa kısa...

Sabah çok mutlu kalkarım.
Üretmeden mutlu olamam.
Parfümüm Dolce Gabbana Light Blue.
Rujum YSL Rouge Pur Couture Lipstick 6.
Ojede favori renklerim nude ve siyahlar, şu an Dior Lady.
Saçlarımın rengini milyon kere değiştirdim.
Ayda çok kez
kuaföre giderim.
Yatmadan önce yüzümü temizler ve nemlendiricimi sürerim.
Yanıma dudak kremi almadan
evden çıkmam!
Kendimde en beğendiğim sonradan kalınlaşan dudaklarım.
En önemli güzellik sırrım cildime yapılan vitamin enjeksiyonları.
Benim için güzellik bakımlı, sağlıklı kiloda ve mutlu olmak.
 

Aysar_

İçim Garip, Sıfır Huşu
Kayıtlı Üye
29 Ağustos 2014
1.196
5.021
Eda Şentürk - Gül Çital - Debora Zakuto

5dcf4057-20ae-4972-bc75-36b65e24522f.jpg

Eda Şentürk


"Şimdilerde güzellik yazıları yazmanın ve araştırmanın hazzını devam ettiriyorum" diyen Eda Şentürk, saç bakım sırlarını bakın nasıl anlatıyor....

*Saç bakım sırları

Saç bakımında bilmemiz gereken en önemli bilgilerden biri saçlarımızın ve saç derimizin nemini korumak. Bunun için de yapmamız gereken saç bakım ürünlerini düzenli ve doğru kullanmak. Örneğin saç maskesini saç kremi sonrasında nemi alınmış saçlara uygulayarak ıslak ve nemli bir havluyla sarmak; 5-10 dakika bekletmek en etkili yöntemlerden biri. Sıcakla birlikte saça işleyen saç maskesi sayesinde saçlar yumuşacık olacak ve beslenecektir. Onun dışında yaz aylarında plaja çıkmadan önce saç bakım yağı ya da saç maskesini kuru saça uygulamak da tüm gün saçlarınızı güneş ışınlarından korur.

*Selülite karşı ne yapılmalı?

Selülitin en kolay tanımı; cilt ve cilt altı yağ dokusundaki yapısal bozulmalar sonucu, ciltte girintili çıkıntılı, portakal kabuğu görüntülerinin meydana gelmesi. Neyse ki bu soruna çözüm olabilecek birçok ürün mevcut. Selülit savaşı devamlılık ve sabır isteyen bir süreç. Beslenmenizden yaşam tarzınıza; ürünleri doğru bir şekilde uygulamaya kadar istikrarlı bir periyot gerektiriyor. Sadece selülit kremleri kullanarak maalesef etkili bir sonuç almak oldukça zor. Kan dolaşımını hızlandıracak masajlar, selülit kremlerini istikrarlı bir şekilde kullanmak, bol su içmek, doğru beslenmek, spor yapmak bu savaşın olmazsa olmazlarından...

Bilinen selülit karşıtı bir diğer içerik ise kafein. Kafein, bağ dokudaki suyu emerek, çukurların ve izlerin görüntüsünü hafifletmeye yardımcı oluyor. Bu yüzden içeriğinde kafein olan selülit ürünleri seçmeye özen gösterin.

Ayrıca doğal yağların onarıcı özelliği de selülit savaşında oldukça etkili. Örneğin, aspir, susam ve defne tohumu yağlarından elde edeceğiniz karışımla selülit karşıtı bir ürün elde edebilirsiniz. Yağların antioksidan özellikleri sayesinde vücutta bulunan serbest radikallerin de temizlemesi söz konusu.

*Makyaj çantasının olmazsa olmazları

"Makyaj, bir değişim için değil daha sağlıklı ve güvenli bir görüntü yaratmak için yapılmalı. Son zamanlarda bu algının Türk kadınlarında çok doğru bir şekilde ilerlediğini izleyebiliyoruz. Sağlıkla parıldayan bir ten, güçlü bakışlar ya da imza gücünde dudaklar kusursuz bir makyaj için yeterli. Benim makyaj çantamda beni hem güne hem de geceye hazırlayabilecek, sakin ama kullanım farklılığıyla etkisi güçlenebilecek ürünler yer alıyor. Şu an çantamda yer alan ürünler arasında Giorgio Armani Luminous Sil foundation, Nars And God Created the Woman far paleti, YSL Kiss and Blush, Bobbi Brown Art Stick Dusty Pink ruj, Estee Lauder Sumptuous Infinite maskara, L’Oreal Super Liner Blackbuster eyeliner, Make Up For Ever Aqua Eyes göz kalemi, YSL Touche Eclat göz altı aydınlatıcısı, Clarins Colours of Brazil bronz pudra var. Bu ürünlerle dilediğim gibi oynayarak hem gündüz hem de gece makyajımı yapabiliyorum."

Gül Çital

"Farklı iş kollarını denedikten sonra bir dekorasyon dergisi için çalışmaya başladım. Ardından güzellik editörlüğü görevi geldi ve yaklaşık 10 yıldır keyifle yapıyorum. Bu işin en sevdiğim yanlarından biri her gün yeni bir şey öğrenmek. Çalıştığım dergilerde öğrendiklerimi güzellik meraklılarına aktarmayı seviyorum" diyen Gül Çital'ın bakım önerilere kulak verin!


Gül Çital'dan bakım önerileri

*Saç bakım sırları

Saçım için yaptığım en iyi şey banyodan sonra fön makinesi yerine kendi halinde kurumaya bırakmak. Saçımı genellikle akşam yıkıyorum ve havluyla nemini aldıktan sonra tarıyorum. Boynuma bir havlu koyup saçımın kurumasını bekliyorum. Böylece saçım kuruyor ama nemini kaybetmiyor ayrıca doğal buklelerim kendini daha güzel gösteriyor.

*Banyoda uygulanacak bakımlar

Banyo ya da duş özellikle sabahları hızlı bir güne hazırlık ritüeli olmak zorunda. Fakat akşam eve geldikten sonra aceleniz yoksa bu ritüele biraz daha fazla vakit ayırarak keyif katmanızı öneriyorum. Haftada iki ya da üç kere yaptığım vücut peeling’i, ardından sürdüğüm mis kokulu vücut yağları, beni uykuya hazırlayan lavantalı duş jelleri kendimi iyi hissettiren detaylardan...

*Yaşlanmayı nasıl geciktirebiliriz?

Temel bazı kuralları hepimiz biliyoruz; sigara ve alkolden vazgeçmek, güneşten korunmak, sağlıklı beslenmek, bol su içmek. Bunların yanı sıra kırışıklıkların mümkün olduğunca geç yaşta ortaya çıkması için cildimizin nem dengesini her daim korumanın önemine inanıyorum. Kuru cilt ne yazık ki hızlı yaşlanıyor. Doğru ürünlerle dışarıdan nem desteği alan ciltler ise çizgilerle daha geç tanışıyor. Hiçbir kremden mucize beklemeyin ama cildinize ihtiyacı olan nemi vererek ona büyük bir yatırım yaptığınızı da unutmayın.

Debora Zakuto

"Moda ve güzelliğe olan merakım sayesinde 18 yaşındayken kendimi stajyer olarak gazete koridorlarında buldum. Hafta sonu eklerine güzellik yazıları ve moda haberlerini yazdıktan sonra dergi dünyasının büyüsüne kapılarak sektör değiştirdim. Şu anda 12 senelik dergiciyim. Bu süre içerisinde birçok kadın dergisinde güzellik editörü olarak görev aldım ve hala devam ediyorum. Ayrıca teknolojiyle güzellik tutkumu bir araya getirerek kurduğumuz heyecan veren işlere imza atıyorum" diyen Debora Zakuto'dan çok işinize yarayacak öneriler!

*Selfie’de güzel çıkma yöntemleri

Selfie çektiğinizde ilk dikkat çeken cildiniz oluyor. Kimsenin kırışıklıklarınız ile gözeneklerinizi yakından görmesini istemiyorsanız, mutlaka cildin parlamasını engelleyen ama aynı zamanda doğal bir görünüm yaratan makyaj bazı ya da kapatıcı kullanmalısınız. Son zamanlarda oldukça popüler ‘blur’ etkili kremler de iyi bir alternatif olabilir. Yüz hatlarınıza derinlik katmak adına elmacık kemiklerinize gölgelendirme yapmak da iyi bir sonuç elde etmenize yardımcı olabilir. Ayrıca mutlaka ruj sürmelisiniz. Renkli bir ruj daha dinç görünmenizi sağlayabilir.

*Debora Zakuto'dan süper öneriler!

-Hangi yaşta, hangi bakım yapılmalı?

Geçtiğimiz aylarda 30 yaşına bastım ve yavaş yavaş güzellik rutinimi değiştirmeye başladım. 20’li yaşlarındayken cilt bakım rutinim sadece temizleme ve nemlendirmeden oluşuyordu. Ayrıca ara sıra cildimi arındırmak adına peeling yapıyordum. 30’lu yaşlarda ise yaşlanmaya karşı önlemler almaya başladım. Bakım rutinime cildimin kendini yenilemesini sağlayan bir gece serumu ekledim. Göz çevrem için de ayrı bir krem kullanmaya başladım. 20’li ve 30’lu yaşlar önlem almamız gereken yaşlarken, 40’lar ve sonrası koruma sağlarken tedavi eden ürünlere yönelmek gerekiyor. Yaşlanmayla birlikte ortaya çıkan temel cilt sorununuza uygun bir ürün seçmeniz burada önemli. Bazı insanlarda leke ön plana çıkarken, bazılarında ise sıkılık temel problem oluyor.

-Makyaj çantamın olmazsa olmazları


Çok temel ürünlerden oluşan ancak birbirinden farklı makyaj fırçalarının yer aldığı bir çantam var. Benim için ten makyajı çok önemli. Aydınlatıcı etkiye sahip Laura Mercier Primer, hafif kapatıcılık sağlayan Mac Mineralise fondöten, Make Up For Ever’ın Contour Kit paleti ve Guerlain Terracota allık olmazsa olmazlarım. Hepsini çok uzun yıllardır kullanıyorum ve kesinlikle vazgeçemiyorum. Göz makyajında ise abartıya kaçmaktan pek hoşlanmıyorum. Eyeliner sürmeden sokağa çıkmam. Ancak bir türlü düzenli kullanabileceğim bir eyeliner bulamadım. Piyasaya çıkan tüm yeni eyeliner’ları deniyorum. Bobbi Brown Gel Eyeliner ise her daim makyaj çantamda bulunuyor.

-the end-
 
Son düzenleme:

BLUEGREENBLUE

Popüler Üye
Pro Üye
26 Ağustos 2015
2.739
6.112
Canım emeğinize sağlık.Çok güzel olmuş.Ben de boşluk doldurmaca yaptım :KK45:
Sabah Çok erken kalkarım
Eşimle kahvaltımı yapmadan mutlu olamam:KK60:
Parfüm olarak Nina ricci ricci kullanırım
Rujda renksiz parlatıcı kullanırım
Ojede favori renklerim Her kıyafetime göre ojemi değiştiririm
Saçlarımın rengini sadece bir kaç kere değişik renge boyadım.
Doğuştan sarışın olduğum için tekrar kendi rengime döndüm

Kuaföre gerektikçe giderim.Genelde kendim yaparım.(her türlü aletim var)
Yatmadan önce dişlerimi fırçalarım,
duşumu alırım,cilt ve vücut bakımımı yaparım,
......geceliğimi giyer yatarım(bunu da siz doldurun)
Dua etmeden
evden çıkmam!
Kendimde en beğendiğim özellik Dürüst olmam ve
Tüm canlılara yardım etmeyi sevmek

En önemli güzellik sırrım Doğal malzemelerle kendime bakım yapmak
Benim için güzellik her zaman Önce temizliğe önem verip ,gece gündüz imkan dahilinde içten ve dıştan bakımlı olmaktır...
 

Aysar_

İçim Garip, Sıfır Huşu
Kayıtlı Üye
29 Ağustos 2014
1.196
5.021
Canım emeğinize sağlık.Çok güzel olmuş.Ben de boşluk doldurmaca yaptım :KK45:

Sabah Çok erken kalkarım
Eşimle kahvaltımı yapmadan mutlu olamam:KK60:
Parfüm olarak Nina ricci ricci kullanırım
Rujda renksiz parlatıcı kullanırım
Ojede favori renklerim Her kıyafetime göre ojemi değiştiririm
Saçlarımın rengini sadece bir kaç kere değişik renge boyadım.
Doğuştan sarışın olduğum için tekrar kendi rengime döndüm
Kuaföre gerektikçe giderim.Genelde kendim yaparım.(her türlü aletim var)
Yatmadan önce dişlerimi fırçalarım,
duşumu alırım,cilt ve vücut bakımımı yaparım,
......geceliğimi giyer yatarım(bunu da siz doldurun)
Dua etmeden evden çıkmam!
Kendimde en beğendiğim özellik Dürüst olmam ve
Tüm canlılara yardım etmeyi sevmek
En önemli güzellik sırrım Doğal malzemelerle kendime bakım yapmak
Benim için güzellik her zaman Önce temizliğe önem verip ,gece gündüz imkan dahilinde içten ve dıştan bakımlı olmaktır...
Ayy beğenmene sevindim. :KK19:
Boşluk doldurmaca benim hiç aklıma gelmemişti bak.
İyi düşünmüşsün.Paylaşmana ayrıca sevindim. :KK39:

Cevaplar süpermiş. :KK9:
Yalnız geceliği yazıp da rengi neden yazmaya çekindiğini anlamadım desem. :p
 

BLUEGREENBLUE

Popüler Üye
Pro Üye
26 Ağustos 2015
2.739
6.112
Ayy beğenmene sevindim. :KK19:
Boşluk doldurmaca benim hiç aklıma gelmemişti bak.
İyi düşünmüşsün.Paylaşmana ayrıca sevindim. :KK39:

Cevaplar süpermiş. :KK9:
Yalnız geceliği yazıp da rengi neden yazmaya çekindiğini anlamadım desem. :p
Canım evet okudum.siz yazarsınız da okumaz mıyım:KK45:
Dedim ya çok süslüyüm ,her renk gecelik var.transparan dahil.
O noktalar rengi için değildi.Anlaşılır zannettim ama fazla merak uyandırmışım galiba:skandal:(bu ifadeyi de nereye kullansam diye bekliyordum iyi oldu) .
Seksi geceliğimi demek istemiştim :KK31::KK73::KK5:
 

Aysar_

İçim Garip, Sıfır Huşu
Kayıtlı Üye
29 Ağustos 2014
1.196
5.021
Canım evet okudum.siz yazarsınız da okumaz mıyım:KK45:
Dedim ya çok süslüyüm ,her renk gecelik var.transparan dahil.
O noktalar rengi için değildi.Anlaşılır zannettim ama fazla merak uyandırmışım galiba:skandal:(bu ifadeyi de nereye kullansam diye bekliyordum iyi oldu) .
Seksi geceliğimi demek istemiştim :KK31::KK73::KK5:
Ayyy ilahiii ben.:KK70::KK70: Demek öyleee. :KK8: ( bende bunu kullanmamıştım hiç :) )
Aklıma direkt renk geldi valla. Bu ara renklere takık vaziyetteyim. Ondan algıda karışıklık olmuş.o_O
Püff anlasaymışım iyi olurmuş ama. :işsiz: Açık açık yazmak durumunda kalmazdın. Afedersin. :KK74:
 
Son düzenleme:

BLUEGREENBLUE

Popüler Üye
Pro Üye
26 Ağustos 2015
2.739
6.112
Ayyy ilahiii ben.:KK70::KK70: Demek öyleee. :KK8: ( bende bunu kullanmamıştım hiç :) )
Aklıma direkt renk geldi valla. Bu ara renklere takık vaziyetteyim. Ondan algıda karışıklık olmuş.o_O
Püff anlasaymışım iyi olurmuş ama. :işsiz: Açık açık yazmak durumunda kalmazdın. Afedersin. :KK74:
Canım kullanmadığımız ifadelere de yer bulalım.çok güzeller.
Evet sizde hemen renk çağrışım uyandırmış.Önemli değil olsun.gizli saklımız yok:sus:
 

İlginizi Çekebilir