Nihat Yücel şiirleri

roxett

Popüler Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
12 Temmuz 2006
Mesajlar
2.286
Emoji Skoru
55
Yaş
42
Ak Topraklar



- Malazgirt utkusunun
900. yıl dönümüne

Bir sevinç kapladı bütün çeriyi
Binyetmişbir Ağustos
Günlerden cuma
Dedi Başbuğ
Ak topraklar Türk'ün olacak
El açtılar erler alkış ettiler Tanrı'ya

Ak topraklarda mutluluk-bolluk
Ak topraklar ışıl ışıl gözlerde
Kişiyi alır götürür
Bır sır var ak topraklı sözlerde

Yerleşip bir görklü yurt kurmak
Ak topraklarda Türk'ün ülküsü
Görünen başı dumanlı dağlar
Ve ozanların ak topraklar türküsü

Bir cenk türküsü yayıldı dudaktan dudağa
Yayıldı türkmen konar göçer evlerinde
Korkunun adı yok bitmeyen bir sevinç var
Demir bilekli koca türkmen devlerinde

Diz vurdular önünde Başbuğun
Dediler buyruk ver vuruşalım doya doya
Buyruk aldılar kutlu bir günde
Dolu dizgin girdiler yağı saflarına

Dedi Başbuğ yağı dört kat olsun ne çıkar
Akan al kanlarımızla boğarız
Biz ellibin türkmen yiğidi
Bin kez ölsek yeniden doğarız

Erce yaşadık şimdiye dek erce ölürüz
Adımız yüszyıllarca erdemle anılır
Bizden söz eder yarın torunlarımız
Bizden onlara altın destanlar kalır

Bir değil çok destan yarattılar
Uçmağa vardılar birer birer
Bize bir kutlu vatan bıraktılar
Demir yumruklu erler

Dokuzyüz yıl geçti o büyük utkudan
Şimdi yurdum yolsuz-okulsuz-susuz
Bir dirilişin sancısı var yüreklerde
Binlerce gencim yarın için uykusuz

O büyük utkudan dokuyüz yıl sonra
Çaşıtlar artık bilinmiş bellenmiştir
Yeniden fethi başlamıştır Türkeli'nin
Ki fikirlerimiz beyinlerde döllenmiştir
 

roxett

Popüler Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
12 Temmuz 2006
Mesajlar
2.286
Emoji Skoru
55
Yaş
42
Bana Beni Anlat Beni



Ey kalemim ey şiir
Bana beni anlat beni
Elinden çektiğim nedir
Bana beni anlat beni

Ne gün ne ay ne de yıldız
Anlayamaz beni bir kız
Beni sen anlarsın yalnız
Bana beni anlat beni

Acı ile inlettiğin
Her gün bir ses dinlettiğin
Yeter yadı anlattığın
Bana beni anlat beni

Öldürecek beni keder
Buna bilmem herkes ne der
Kusurumu söyleyiver
Bana beni anlat beni

****************************
Sevmek Bana Yasaklanır


Zaman saçlarında tutsak
Ellerin bir nar çiçeği
Hangi yöne dönsem ak-pak
Gördüğüm sevda gerçeği

Sevgim avcunda çoklanır
Sevmek bana yasaklanır

Kuşlar kanat çarpar uçar
Acuna sığmaz olurum
Çiçek varsın diye açar
Seni kendimde bulurum

Yeniden düşüm aklanır
Sevmek bana yasaklanır

Saçların bir sudur akadr
Sana ulaşamaz çağrım
Uzatsan elini yakar
Alev-alev yanan bağrım

Bir çok yerden bıçaklanır
Sevmek bana yasaklanır

Salkım saçak bir ışıksın
Seni sevmeye atandım
Yoksa sende mi aşıksın
Sevdim demekten utandım

Acım acıma eklenir
Sevmek bana yasaklanır

Ellerin titrer uzanır
Yüzünü penbeler basar
Kumrular seni kıskanır
Gül dalda kendini asar

Bağrım hedeftir oklanır
Sevmek bana yasaklanır
 

roxett

Popüler Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
12 Temmuz 2006
Mesajlar
2.286
Emoji Skoru
55
Yaş
42
Ipıslak


Ben seni seviyorum
Birde yağmuru
Yağmurla bir yağıyorsun
Düşüncelerime

Yağmurda seni düşünüyorum ıpıslak
Önce kumral saçların savruluyor
Gözlerimin önünden
Sonra kış geceleri gibi karanlık
Kara gözlerini görüyorum
Daha seviyorum karanlıkları
Gözlerin diye
Bakışların sağnak yağışı
Çakınlar çakıyor gözlerinde

Bir yanımdasın bir değil
Belli belirsiz gelip gittiğin
Ellerim ellerine uzanıyor
Ellerin ince uzun ve titrek

Ansızın bölünüyor düşüncelerim
Sıcak iklimleri getiren gülüşünle
Gülüşün nar çiçeği
Gülüşün baharla bir
Beni alır götürür
Bir bilinmez yere

Ben senle varım varsam
Birde yağmurla
Beni seveceksen
Yağmuru da sevmelisin
Bir gün bana geleceksen
Yağmurla gelmelisin
Arayapta bulamadığım
Bulupta sevemediğim

Bir gün seni-İstanbul'u-yağmuru
Bırakıpta kaçacağım
Ardımda bir yığın yarım şiir
Ve anılar kalacak
Göçmen kuşlar bile bilmeyecek
Nereye gittiğimi
Ölene dek seni anacağım

1975

Nihat Yücel

*********************
 

roxett

Popüler Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
12 Temmuz 2006
Mesajlar
2.286
Emoji Skoru
55
Yaş
42
Seni Duyuyorum Tınlayan Seste



- Kasım/97 de yitirdiğim eşime

Seni duyuyorum tınlayan seste
Gök yüzümde yıldız olup gel artık
Yokluğun bellidir her bir nefeste
Sensiz ömür çekilmiyor bil artık
Seni duyuyorum tınlayan seste

Sensiz ömür çekilmiyor bil artık
Ne yapsam ne etsem çile bitmiyor
Her gece düşüme girde gül artık
Gece gündüz gözlerimden gitmiyor
Sensiz ömür çekilmiyor bil artık

Gece gündüz gözlerimden gitmiyor
Bir gelip görüntün birden gidiyor
Bu acılar çekilmekle bitmiyor
Bana en olmadık haller ediyor
Gece gündüz gözlerimden gitmiyor

Bana en olmadık haller ediyor
Ne günler geçirdik kötü ve iyi
Daha kıskançlığı sürüp gidiyor
Ondan özge ben sevmedim kimseyi
Bana en olmadık haller ediyor

Ondan özge ben sevmedim kimseyi
Bunu bilir yine hesap soruyor
Ondan öğrendim ben bu türlü sevmeyi
Karşıma dikilip dimdik duruyor
Ondan özge ben sevmedim kimseyi

Karşıma dikilip dimdik duruyor
Bu acunun giysisini at diyor
Beni alıp yerden yere vuruyor
Çok geç kaldın gel yanıma yat diyor
Karşıma dikilip dimdik duruyor

Çok geç kaldın gel yanıma yat diyor
Birlikteydik gel birlikte olalım
Gel sevgini sevgimize kat diyor
Gel sevgiyi sonsuzlukta bulalım
Çok geç kaldın gel yanıma yat diyor

Gel sevgiyi sonsuzlukta bulalım
Senden özge sevgi bana yok diyor
Gel birlikte sevgi ile dolalım
Burda bahar burda sevgi çok diyor
Gel sevgiyi sonsuzlukta bulalım

Burda bahar burda sevgi çok diyor
Sevinç içindedir kişiler burda
Burda kin-yağılık ve bun yok diyor
Bütün kötülükler çirkinlik orda
Burda bahar burda sevgi çok diyor

Bütün kötülükler çirkinlik orda
O acunun sevgisinden geçte gel
Bensiz ne yaparsın kalırsın darda
İyiliği güzelliği seçte gel
Bütün kötülükler çirkinlik orda

İyiliği güzelliği seçte gel
Bu acunun defterini dürelim
Kendine yeni giysi biçte gel
Sevgiyle dönüyor acun görelim
İyiliği güzelliği seçte gel

Sevgiyle dönüyor acun görelim
Bir ışıktır aydınlatır gökleri
Sevgimizi nakış nakış örelim
Kaplasın o ışık göğü ve yeri
Sevgiyle dönüyor acun görelim

Kaplasın o ışıkgöğü ve yeri
Işıtır gecemi bir ışık seli
Kalmışım inan ki kemik ve deri
Gönlümü yakıyor ayrılık yeli
Kaplasın o ışık göğü ve yeri

Gönlümü yakıyor ayrılık yeli
Kavuşmanın belli bir zamanı yok
Herkes beni zannediyor bir deli
Ondan ayrıldığım zaman anı yok
Gönlümü yakıyor ayrılık yeli

Ondan ayrıldığım zaman anı yok
Herkes beni görüp gülüp geçiyor
Sızlanmanın artık bir gereği yok
Can alıcı her an canlar biçiyor
Ondan ayrıldığım zaman anı yok

Can alıcı her an canlar biçiyor
Al canımı kurtulayım kafesten
Kişilerin sevdiğini seçiyor
Kurtulayım şu aldığım nefesten
Can alıcı her an canlar biçiyor

Kurtulayım şu aldığım nefesten
Şu acun artık bana dar geliyor
Kurtar kulağımda çınlayan sesten
Her an kulağıma sesler geliyor
Kurtulayım şu aldığım nefesten

Her an kulağıma sesler geliyor
Bun'um çoğalıyor dağca artıyor
Halimi görüyor sonra gülüyor
Sevgimi bir kantar ile tartıyor
Her an kulağıma sesler geliyor

Sevgimi bir kantar ile tartıyor
Söyle diyor o acunda ne buldun
Sevgim ile sevgisini tartıyor
O acunda sessiz kimsesiz kaldın
Sevgimi bir kantar ile tartıyor

O acunda sessiz kimsesiz kaldın
Yaşadıkça bun artıyor bitmiyor
Ömrünün her günü acıyla doldun
Çakılmış beynime ordan gitmiyor
O acunda sessiz kimsesiz kaldın

Çakılmış beynime ordan gitmiyor
Neler çekiyorum bilmiyor kimse
Bun'u kaldırmaya gücüm yetmiyor
Akan gözyaşımı silmiyor kimse
Çakılmış beynime ordan gitmiyor
******************************
 

roxett

Popüler Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
12 Temmuz 2006
Mesajlar
2.286
Emoji Skoru
55
Yaş
42
Gülüm beni çağırıyor

Bir düş gördüm düş içinde
Gülüm beni çağırıyor
Gördüm bağçeler içinde
Gülüm beni çağırıyor

Dert sırtıma bindi kat kat
Gövdemde kalmadı rahat
Günler geçti saat saat
Gülüm beni çağırıyor

Düştük çığrık tuzağına
Sesi gelir kulağıma
Bir tek mermi şakağıma
Gülüm beni çağırıyor

Dedim çocuklar nolacak
Hem de yetim kalacak
Üç tek çiçeğim solacak
Gülüm beni çağırıyor

Issıları tanrı dedi
Sen hiç duyma kaygı dedi
Her iş başı sevgi dedi
Gülüm beni çağırıyor

Bekle geleceğim dedim
Kıymet bileceğim dedim
Elbet öleceğim dedim
Gülüm beni çağırıyor

Yanımda can verdi gülüm
Ne kötüymüş ah bu ölüm
Soldu elimde sümbülüm
Gülüm beni çağırıyor

Ölüm beni çağırıyor
***************************
 

roxett

Popüler Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
12 Temmuz 2006
Mesajlar
2.286
Emoji Skoru
55
Yaş
42
Mavilikler



Hiç bir renkte bulamadım
Maviliğin tadını
Sevdiğim seninde ben
Mavilik koydum adını

Bundan sonra maviliklerde
Sürüver saltanatını
Bende dizginlesem mi artık
Maviliklere atımı

Küme-küme yıldızlar
Al yanaklı güzel kızlar
Kırdılar kolumu-kanadımı

Bir yerim-yurdum-yuvam yok
Köyüm-obam-ovam yok
Kimse duymaz feryadımı

Bari siz anlayın
Beni kuşlar
Önüme dikildi yokuşlar
Keklik sekişli
Ceylan bakışlar
Siz anın artık adımı

2001

Nihat Yücel
********************************

Kalkar Gizlinin Örtüsü



Güneşi koynunda saklar
Işıklanır gönül yüzü
Kalkar ortadan yasaklar
Kalkar gizlinin örtüsü
Güneşi koynunda saklar

Kalkar gizlinin örtüsü
Her şey ap-açık olur
Biter benliğin dürtüsü
Her şeyi sevgide bulur
Kalkar gizlinin örtüsü

Her şeyi sevgide bulur
Kişi olduğun anlar
Yeni doğmuş gibi olur
Kişi sevdiği zamanlar
Her şeyi sevgide bulur

Kişi sevdiği zamanlar
Acuna bakış değişir
Gönül sevgiyle yoğrulur
Kişi olgunluğa erişir
Kişi sevdiği zamanlar

Kişi olgunluğa erişir
Gizi daha iyi anlar
İrdelemeye girişir
Soyutlaşır zamanlar
Kişi olgunluğa erişir

Soyutlaşır zamanlar
Geçilir kinin köprüsü
Sevgiyle kuçaklaşınca
Biter kinin törpüsü
Soyutlaşır zamanlar

Biter kinin törpüsü
Her şey sevgide bulunur
Gül gül olur gökyüzü
Sevgiyle mutlu olunur
Biter kinin törpüsü

Şubat 2002

Nihat Yücel
 

roxett

Popüler Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
12 Temmuz 2006
Mesajlar
2.286
Emoji Skoru
55
Yaş
42
Gönlüm Bir Kuş Uçmak Bilmez

Kişi ne çekerse bil ki
Çekiyor kendi elinden
Vaz geçmişim bu dünyanın
Bülbülünden hem gülünden

Kara günüm geçmek bilmez
Gönlüm bir kuş uçmak bilmez
Alışmamış içmek bilmez
Bir doluyu dost elinden

Bir sancıyım dinsem bile
Aşk yolundan dönsem bile
Bir alevim sönsem bile
Ateş çıkacak külümden

Bu dünyaya geldik niçin
Sevgiyi yaşamak için
Sevgiler büyüyünce kin
Yıkılacak temelinden

Dostlarım bu kadar sözüm
Alev alev yanar özüm
Dünyayı görmüyor gözüm
Göz yaşlarımın selinden

Acı çektim şimdiye dek
Bu acıyla ölsem gerek
Nasıl dayanıyor yürek
Bıkmışım tahammülünden
*************************

Yeşil Elbise Yeşil Yüzük Yeşil Küpeler


Yeşilin türküsü başka ondadır bütün mutluluk
Göklerin sonsuzluğu yıldızların ıraklığı ondadır
Ve göllerin, denizlerin yerin göğün yeşili
Yeşil miydi belki bir başka renkti bilmediğimiz
Yeşil giydim dedi ya o öyleyse yeşildir
Ondan sonra daha bir tanıdık daha bir sevdik yeşili
Kime sorduysam yeşil murattır dediler
Yeşil elbise yeşil yüzük yeşil küpeler

Kan uykularında ben çalmıştım düşlerini
Yeşil türküleri vardı düşlerinde insanların
Mutluluk kaynıyordu yeşil türkülerde pırıl pırıl
Oysa ben yeşil türküsüz yapamazdım bunu sizde bilirdiniz
Bilirim türkü çalmak suç değil sevmek gibi
Ama birde üstelik adımız hırsıza çıktı
Bana en güzel tutkuyu anlattı yeşiller
Yeşil elbise yeşil yüzük yeşil küpeler

Bir keman yaln8ızlığında nasıl inlerse
Nasıl çoğalırsa gözlerinde gecenin karanlığı
Nasıl renkler birdenbire kaybolursa yoksa
Nasıl dünya zümrüt yeşili olursa bir an
Her şey kayboldu dünyadan yaln8ız kalan yeşildi
Aslında yeşil demiştik biz belki değildi
Bir sis gibi dağıldı dünyam dağıldı renkler
Yeşil elbise yeşil yüzük yeşil küpeler

Her rengin öyküsü başka yeşil renklerden ayrı
Hiçbir renk yeşil kadar güzel miydi ki
Yeşil konuşmuştun o gece yeşil gülmüştün
Yeşilin kıymetini hiçbir şair anlatamaz şimdi
Bir anlık değil yeşil mutluluğu yıllarcadır
Zeytin gözlüm yeşil bir elbise giymiştin yoksa
Yoksa yeşilin kıymetini dünyada bilmezdiler
Yeşil elbise yeşil yüzük yeşil küpeler

Renkler kaybolmuştu bütün lambalar sönmüştü
Yalnız kaybolmayan bir renk vardı yeşil
O gece baştanbaşa yeşil olmuştun yeşil olmuştum
Çevremde bir yeşil vardı başka renk göremiyordum
Bir sigara dumanında yitirdim bütün renkleri
Yeşilin öyküsü böyle başladı böyle bitmedi
Her gece toplanıp üstüme üstüme gelirler
Yeşil elbise yeşil yüzük yeşil küpeler

Yeşil dedik ya sana ne idin bilmiyorum
Yeşiller arasında yitmiştin yoktun
Baharın yeşilliği bu değil bu yeşil başka
Yeşil bir başka türküdür kimsenin bilmediği
Şimdi bir acı var içimde yeşil bir türkü gibi
Türkülerin adını ben koymadım oysa
Benim oynadı yıllarca renkler ve şekiller
Yeşil elbise yeşil yüzük yeşil küpeler
 

roxett

Popüler Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
12 Temmuz 2006
Mesajlar
2.286
Emoji Skoru
55
Yaş
42
Yalnız Onu Sevdim

İnceydi uzundu
Dal gibi bir boyu vardı
Güzeldi kibardı
Çünkü o sevdiğim yardı

Ömrünce hiç kimse
Ne böyle bir güzel gördü
Ne de onun gibi
Bir güzeli sardı

Alı al moru mor
Çiçekler biterdi
Bastığı yerde
Tuttuğu dallarda
Kuşlar öterdi

Gülse güller açardı
İnce dudaklarında
Gelişiyle bahar
Gidişiyle kış başlardı

Bakışları değişir
Uzak mesafelere
Dalardı gözleri
O garip suskunluğu
Asırlarca uzardı

Saatlerce konuşmazdık
Konuşmazdık ama
Ben onu anlardım
O beni anlardı

Nasıl geçerdi zaman
Bir türlü anlamazdık
Anlamaya kalmadan
Ayrılık vakti
Gelip çatardı

Ne kadar özensem
Anlatamam bu sevgiyi
Ben onunla tanıdım
Bu aşkı bu sevgiyi
Ellerimi göğe açsam
Avuçlarıma yıldızlar dolardı

Bir heyecan dalgası
Dolaşırdı kanımda
Birden telaşlanır
Tedirginliğim artardı
Gönlümü bir alev sarar
Zaman su gibi akardı
Pençe pençe allanırda yüzü
Gözlerine dökülen saçlarını
Omuzlarına atardı

Şimdi benden çok uzaklardadır
Ellerimi uzatsam
Ellerim yetişmez
Türkümü rüzgara katsam
Belki ulaşır sesim
Yalnız onu sevdim
Yalnız onu seveceğim
Çıkana kadar son nefesim
************************
 
S

sagnak

Ziyaretçi
Her biri Ayri Ayri Güzel Lezzetteledi Ellerinize Sağlik Ve Bizle paylaştığınız için Teşekkürlerr
 

roxett

Popüler Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
12 Temmuz 2006
Mesajlar
2.286
Emoji Skoru
55
Yaş
42
Bu Onların Öyküsüdür



Bu onların öyküsüdür
Sanmayın ki yalan
Kimse inanmaz anlattıklarıma
Bana anlatsalar
İnan ki ben de inanmazdım

Onlar kendilerine bile
Her zaman ve her koşulda karşıydılar
Hiç kimseye eğmediler boyun
Aç kaldılar-susuz kaldılar
Parasız-pulsuz kaldılar
Ama hiç kimseye
Vermediler ödün
Dünyanın meteliğine
Vermediler değer
Onlar bu dünyada
Yalnız yaşadılar

İğne atsan yere düşmezdi
O kadar kalabalıktı ki ortalık
Fakat onlar
O kadar kalabalıkta
Bile yalnızdılar

Yalnız kitapları vardı dünyalarında
Kitaplarıyla başbaşaydılar
Eşleri-çocukları
Dünyalık peşindeydi
Onlar yeni dünyalar peşindeydi
Eminim ki bu yüzden
Eşleri-çocukları onlara
O kadar uzak kaldılar

Onlar ölürse bir gün eğer
Çok değer verdikleri kitapları
Miraşçıları tarafından
Zaten boş kalmış kafaları ve odaları
Biraz daha boş kalsın diye
Ya kalorifer kazanlarında yakılacaktır
Ya da siyah poşetler içinde
Çöplüklere atılacaktır

Fakat ben ölmeden önce
Kitaplarımı
Kitap dostlarına bağışlayacağım
Dostlarımın ağrıyan başlarını
Böylece biraz daha ağrıtacağım

Ocak/2001

Nihat Yücel

*********************************
 
Yukarı Alt