Uğur Deniz Ülkegül Şiirleri

I

izlem

Ziyaretçi

Dönüşü olmayan bir yola girdiğinde insan,
(Düş'ü bulunmayan) …uykulara daldığında hani,
Canı yanar da;
Yine de sesini çıkarmaz,
Yalancı gülücükler sunar etrafına bir taraftan,
İdare eder vaziyeti,
Dik durur yürürken
Ve hatta______________________
(Bal damlar dudağından) .......konuşurken,
Kimse fark etmez yüreğinde çektiği eziyeti...

Kendin de saklar hayatın kirini pasını,
(Kendine)yasaklar,Acısını,
Göstermek olasılığını........
Çayın demine katar bazen,
Bazen üst üste yakar sigarasını.....
İdare eder vaziyeti,
Dik durur yürürken
Ve hatta______________________
(Işık saçar) ........Gözleri Konuşurken
Kimse fark etmez alnına vuran sancısını.....

Zor'dur hayat bilir (göründüğünden) ,
(Belki)hep 'stabilize yollarda yürüdüğünden,
Tozlanmıştır umutları,
(Belki)hep bundandır,
Yağmur yağdığı zaman toprak kokar,
Sorguları....
Cevapları çamura bulanır hemen,
Ama paniklemeden
İdare eder vaziyeti,
Dik durur yürürken
Ve hatta_____________________________
(Seçer kelimeleri) ........Konuşurken,
Kimse Fark etmez çırpındıkça,biraz daha battığını...


Dönüşü olmayan bir yola girdiğinde insan,
(Hep aynı terk edilişle sonlanan)
Özleyişlerin hani,
Kuytularında yorulduğu zaman,
Üşür de yüreği,
Bir türlü güneşe dokunamaz hayalleri,
Yalnızlığın kırık buz parçalarıdır ellerinde kalan..
Ama,
İdare eder vaziyeti..
Dik durur yürürken
Ve hatta___________________________
(Görmezden gelir) Yüzünde asılı duran,
Bin parçaya bölünmüş esareti…

Seçenek fazla değilse eğer,
Girer kavgaya an ve an yenilerek,
Der ki;
(Buna değer!)
Zaten nedir ki kaybetmek?
Biraz kan,biraz ölüm
(Cesaret bu değil miydi Gülüm?)
Aşkın dikenine dokunur eğilerek.....
Canı yanar,yüreği kanar,
Ama yine de konuşmaz,susar,
İdare eder vaziyeti....
Dik durur yürürken,
Ve hatta____________________
Uzanır bütün sonsuzluklara,dolaşırken
Kimse fark etmez yeniden doğduğunu,
(Ölüm denen) menzile;
Ulaşırken..........

Uğur Deniz Ülkegül
 

seaBahAR

ΓΝΩΘΙ ΣΑΥΤΟΝ
Yönetici
Editor
Katılım
13 Nisan 2007
Mesajlar
13.637
Emoji Skoru
26.590
Bir şiir doğar bu aşktan, bir şair ölür..

Akşamdır, özlemektir adın
Siyaha boyanır tüm yalnızlıklar
Gülüşün gelir aklıma zamansız
Saçlarıma pervasız dokunuşun
Öylesi yorulurum tenine
Bir sigara yakarım, sustuğum
Gözlerine…

Sabaha çıkmaz korkularım
Çeker vururum bakışlarını
Silerim tenimde kalan dokunuşlarını
Sensizliğe uzanır soğuk bedenim
Düşlerim senden arta kalan kül’dür
Savrulur dört bir yana yüreğim..

Bir kadın doğar içimde vakitsiz
Kimliksiz bir adam ölür….

…..

Akşamdır, sevmektir adın
Bir martı kanat çırpar gökyüzüne
Oltasına nasibini takar yaşlı balıkçı
Deniz kokar öfkesi vuran dalgaların
Sol omzuma değer bir yosmanın bakışı
İçimde müşteri kılıklı şehvetin
Meteliksiz kalışı…

Siren sesleri bölerken geceyi
Avuçlarında kış mevsimi ısıtan çocuk
Kovulur hayatın penceresinden
Ve hastane odasında yankılanır çığlık
Sebebi henüz ismi konmamış bir gül’dür
Hüzün başka mevsimleredir artık..

Bir çocuk doğar kolay, sancısız
Yarınsız bir çocuk ölür….

………

Akşamdır, sevişmektir adın
Sorguların can havli belasında
Zihnimi kurcalar dudakların
Ter içinde kalır yazdığım sözler
Yokluğuna küfrederim umarsız
Çokluğuna yeniktir öfkem
Kuralsız…

Oysa sensiz bir hayattır başladığım
Kavgalarım yengilerim yenilgilerim
Sensizdir onca yorgun sevişmelerim
Şimdi neden bir yanım eksik?
Yüreğimde cam kırığı bir kesik
Sessizce kanar, gömülür…

Bir şiir doğar bu aşk’tan
Bir şair ölür…..

Uğur Deniz Ülkegül

Not : Şiiri, forumumuza kazandıran sevgili üyemiz ewa ya teşekkürler..
 

seaBahAR

ΓΝΩΘΙ ΣΑΥΤΟΝ
Yönetici
Editor
Katılım
13 Nisan 2007
Mesajlar
13.637
Emoji Skoru
26.590
İdamlık aşk..........


En çok gülüşünü özleyeceğim
Bir de Saçına sinen
O leylak kokusunu..

Üzülme sakın
Nereye gidersem gideyim
Nerde olursam olayım..
Seni bekliyeceğim..
Sil düşüncelerinden
Bu ayrılık korkusunu....

yemek geldi az önce
Doyurmadan olmaz dediler
Sıcak kuru fasulye, üç dilim ekmek
Bir bardak da su verdiler..

Belli, emek işi
Cezaevi aşçısı
Söyledi
Benim için
Karşı manavdan yapmış
Alış verişi...

Birde gömlek, ütülü temiz
Kolları fazla uzun, yakasız
Güldüm!
İçinde çok komik duracak cüssemiz...

Beyaz,
Hani kefen misali
Boynumda urgan verdiğim poz
Deniz'in son hali....


Onca gittik ya ölümün üstüne
Pas vermedi namussuz,
Adam gibi ölemedik ona yanarım..

Şimdi en 'sen' zamanımda
Çağırır beni
İrkilerek kalkar yaşamaktan
Seni sevmek yanım.....

Telaş etme
Ölmek kolay iş
Zor olan yaşamaktı sevdiğim
Bir yerden başlamaktı, direnmekti,
Karşı çıkmaktı
Artık zor olan..Sana söylediğim...

En çok...
Bu heyecanı özleyeceğim
Hani kaldırım köşesinden dönüp
Gözlerinle gözlerime baktığın o an var ya
O şaşkınlık an'ı
Sonra beni benden alıp
Sana mıhlayan gülüşün...
Sustum..Sanırım şimdi
Gitmek zamanı.........

Ağlamak yok
Boyun eğmek sakın ha
Arada bir gecenin kuytusunda
Pencerene ismimi yaz..

Bu aklımda son kalışın,
Son duruşun yüreğimde
Ve kirpiklerimde son ıslanışın...

Şimdi
Kaldır başını gökyüzüne
Erdemi yansıtmalı
Direnmeye yaslanmalı
Daha bir ben durmalı görünüşün..

Seç bir yıldız başının üzerinden

Seni...
Seni...
Seni...

Sevdiğimi düşün......

Uğur Deniz Ülkegül

Not : Şiiri, forumumuza kazandıran sevgili üyemiz ewa ya teşekkürler..
 

nur hayat

Aktif Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
7 Nisan 2008
Mesajlar
524
Emoji Skoru
1
Namluya sürdüm gitmeleri...

Katresi yangın
Damlalar düşer gözlerimden
Çamura bulanmış saçlarım
Bir sızımlık çocuk düşüdür sevincim
Büyüdükçe pişman sevdikçe kovgun
Seviştikçe yenik…

Kör olası bir zaman
Namluya sürüldükçe tesadüf
Yüreğim delik deşik….

Söz kestim olmazın sancısına
Eğilip bükülürken kelam
Sevdim göçmen kuşları
Gitmeye sürgün hüzünler sakladım
Koşulsuz mavinin hatırına…

Bilmek değildi muradım
Dokunmaktan öte bulmanın
Görmekten gayrı anlamanın
Sorgun yamaçlarına uzanmak hani
Var kılmak içinde, yitik dağ zirvelerini…

Oysa erken çatlar tohum
Hasatsız mevsimler gelir bazen
Kurur toprağın dudağı, yağmur saklar gözlerin…

Oysa geç kalır yarın, düne saklanır bazen
Durur saatin yelkovanı, beni yasaklar terin….

Yorulamazsın…

Bir suç kalır teninde
Binlerce defa vurulur bakışların
Büyür koynuna aldığın özlem
Yastığa düşen bir saç telinde

Durduramazsın...

Çoğalır kalabalıklar
Her bakış bir sen çalar içimden
Her dokunuş bir sen kanatır yüreğimde..

Düşer aşkın güncesinden adım
Deşer yokluğunun bıçak sırtı öfkesi

Artık ne yeri bellidir sevdamın
Ne adresi

Bir cevaptır bütün sorgularım

Soramazsın…

Uğur Deniz
 

nur hayat

Aktif Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
7 Nisan 2008
Mesajlar
524
Emoji Skoru
1
Netekim, soyduk aşk'ı...

Beterdi aşk kendinden,
Kaybederken
Bir bir sahiplerini…

Biz başımızı eğiyorduk,
Utancımızdan mıydı neydi
(Çocuktuk o zamanlar)
Henüz korkmasını bile bilmiyorduk…

Kimi “gidenler” görmüştük
Gecenin rengine bürünmüştü
Söylem/siz ayak izleri…

Kimi “dönmeyenler” vardı
Dört duvar, (üç) adımlık yol
Mesafesiydi dehlizleri…

Ve kimi “kalanlar” tanımıştık
Koca bir “yalnızlığın” ortasından
Yine de umutla bakıyordu gözleri…

Neydik? Sıcak yuvası olan sahipsiz çocuklar mı?
Kime emanet edilmişti öksüz ve yetim bakışlarımız?
Üstelik vurulup düşmüyordu bizim arkadaşlarımız
Ne kazanmıştık?
Acı gerçekler içinde saklanan yalan/cı dostluklar mı?

Beterdi aşk kendinden…
/Hani demiştik/
Hiç olmazsa biraz “sevgi” mukabilinden
Sözümüz kalabilsin…

Çoğumuz,
Onur’unu satmaya gitmişti “ucuz iş”çiydiler
/Hani demiştik/
Yok kılacak kendimizi bu kendinden gitmeler,
Azımız kalabilsin..

Ama susmuştu türküler
Üç beş soytarının ar’sız sözünde
Kendinden utanırken nağmeler…
Dokunursak arada bir bam teline,maksat
Sazımız çalabilsin….

Ve soyundu ülkem elbisesini
Emperyal bakışlı iğfal düşüncelere…
Nam/ussuzlar sevinsin! ....

Uğur Deniz Ülkegül
 

nur hayat

Aktif Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
7 Nisan 2008
Mesajlar
524
Emoji Skoru
1
Ooooof of! ! ! !

Yosma hayaller sakla koynunda
Belki dönerim bir gün

Sana el bana bir ömre bedel şehrin
Bela kokan kuytusunda
Sen bana mahpus ben sana sürgün…

Hatırla sana verdiğim gül’ü
Nasıl da nemlenmişti gözün
Solduğu gün nasıl da ağlamıştın
Dalından düşen son yaprağında
Avuçlarına battıkça hüzün…..

Bekle beni zamansız sorgularında
Belli olmaz bakarsın gelirim
Bir serserinin bıçak sırtı öfkesi
Hani bulmaz beni kör bir kurşun adresi
Sağ kalırsa sen yanım, belki dönebilirim…

Sevemedim senden başkasını
Ne yardan ne serden geçebilirim
Kavline sadık suçlu bileşkem
Yüreğimde saklı duran kelepçem
Kırıp zincirlerini bir gün, sökebilirim….

Üzülme iklimler soğudu diye
Hazan mevsimlerine aldanma sakın
Geçer bunlar kapanır en derin yara
Savur sen saçlarını deli rüzgara
Kopan bir yaprak gibi avuçlarına, düşebilirim…

Yosma hayaller sakla koynunda
En serseri halimle gelebilirim….

Açarsın kapıyı korkulu ürkek
Titrek bir merhabaya dolar yüreğin
Sensizliğin yüzüne küfrederek

O gün gözlerine, gülebilirim....

Uğur Deniz Ülkegül
 

nur hayat

Aktif Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
7 Nisan 2008
Mesajlar
524
Emoji Skoru
1
Yıkık Duvarlar-I

Çıplak sırtına aktığım
Tuz tadında bir an'dı gece
Şimdi dudaklarımda kuruyan
Sensizliğin kasvetli hükmünce
Yıkılır duvarlarım...

Gel-git zamanlarda
Kasıklarıma vuran dalgaların
Islak, hırçın, sancılı öfkesinde
Teninde bıraktığım yakamozlar
En yalancı arsızlığım...

Ben ki bu yalnız iklimde
Seni sevmenin
Seni istemenin
Seni bilmenin yorgunuyum...

Tutkunuyum
Günahı boynuma bir sevişmenin...

Yarısı aşk
Yarısı öfke

Ruhumda hep aynı bileşke
Kalmak...Gitmek arası...

Budur kararsızlığım
 

nur hayat

Aktif Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
7 Nisan 2008
Mesajlar
524
Emoji Skoru
1
Yıkık Duvarlar-II

Anatomik bir aşkın
Otopsi güncesinde
Sana duyduğum hazzın
-En ölüsünden-
Yitik bir anlam bıraktım
Boynuna...

Bana ördüğün duvarlar
Betonarme isyanlar çoğaltırken
Hayatımdan kovulmuş bir mavinin
Bulutsuz penceresinde
Tek düze
Tek bir dize yazdım buğulu cama...

/Yenmek, yenilmek...Aynı şeydir aslında.../

Hüznü baz alan
Çoğalan, büyüyen, yetişen, olgunlaşan
Yalancı bir tebessümdür aşk...

Sende beni bilmek
Senin toprağına gömülmektir...
Sende beni bulmak
Sensizliğin sokağında yürümektir...
Sende beni sevmek
Sende doğmak, sende büyümek, sende ölmektir....

/Susmak, konuşmak...Aynı şeydir aslında.../


..........

Bana ördüğün duvarlar
Betonarme korkular çoğaltırken
Şimdi -dizleri kanayan- cesaretin
Çocuksu bakışında
Eksilmeyi
Eksiltmeyi öğreniyor senliğim...

/Büyümek, yanılmak...Aynı şeydir aslında.../

Bir deniz kıyısında
Eriyen, karışan, dönüşen, doluşan
Saklı bir ağız tadıdır aşk...
Ve dünsüz, yarınsız bir şehirde
Çıkmaz sokakların
Enkaz bakışlı duvarlarından
Bir zindan kurabilmektir gözlerinde...

Sende beni sarmak
Issız bir gecede üşümektir...
Sende beni sormak
Bir bilinmezi düşünmektir...
Sende beni sürmek
Yüreğinde sakladığın bir sırrı
Avuçlarından kayıp düşürmektir...

/Kalmak, gitmek...Aynı şeydir aslında.../

Uğur Deniz Ülkegül
 

nur hayat

Aktif Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
7 Nisan 2008
Mesajlar
524
Emoji Skoru
1
Yüreksiz Mevsimler-I

Bu akşam,
Bir ben daha öldü içimde

/Sen yaşayabilesin diye,
Kurşuna dizdim bütün yalanları/

Eğilip dudağından öptüm sessizce
Yüreğime gömdüm bende kalanları...


Biraz daha eksildin hayatımdan
Gülen bakışlarının yerini göz yaşı aldı
Hüzün biçtin nadasa bıraktığın akşamlarda
Hasat mevsiminde aşk, sonraya kaldı...


Biliyorum, -bir şeyim yok, iyiyim- desen de,
Bu günlerde, iki soru bir cevap etmiyor sende...


Benim de aklım başımda değil
Bir nefes çekmeden bitiyor sigaram
Çayım bardakta soğuyor
Maviye ıslanmak iyi de, şu sırılsıklam özgürlük,
Esaretime dokunuyor...


Ay ışığı vurdukça denize
Hüzünbaz yakamozlar çarpıyor yüzüme
Paltomun cebinde üşüyor sensizlik
Ayyaş sorgularda yıkılıp düşüyorum
Tenim yandıkça tenine
Gözlerine üşüyorum...


Çok oldu yolumu kaybedeli
Yersiz yurtsuzluğuma tutsak şehir
Turuncu öfkeler sızıyor yumruklarımdan
Yalnızlığıma fiyat biçiyor kaldırım yosması
Benimse dağlayıp geçiyor yüreğimi
Saçına bir yüreksizin dokunması...


En çok özlemek oldun kadın
Çekip gitmelerden döndükçe geri
Kurşuna gelesi bir yaşamaktı adın
Şimdi bu yangının izini neyle sileceksin
Tensizlik, sensizlik mi olur sanıyorsun
Aldanıyorsun...Yandıkça bileceksin.......


Şimdi soysuz aşklar zamanı
Koynunda sancılar büyütürsün
Kahkahaya karışır yorgun sevişmeler
Bir gülüşte güzellik, söyle bana
Sen,
Kaç göz yaşı öldürürsün?


Artık sazın bam teline vurur gam
Ve kendine yenilir en kudretli ihtişam
Ağlar içinde sakladığın o masum çocuk
Eskiyen yüzünde bir 'an' olurum

Kırılır aynalarda geç kalan vuslat
Düşerim gözlerinden kaldırımlara
Bir yağmur mevsiminde, kaybolurum.........

Uğur Deniz
 

nur hayat

Aktif Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
7 Nisan 2008
Mesajlar
524
Emoji Skoru
1
Yüreksiz Mevsimler-II

Dizleri kanayan bir çocuk telaşında
Avuçlarımda saklayıp sana duyduğum özlemi
Biraz daha sensizlik biriktirdim koynumda....

Elim varmadı perdeleri açmaya
Bu sabah demlemedim ocakta çayı
Kızıyorsun biliyorum ama
Yine aç karnımla yaktım sigarayı...

Kapıya geldi Osman
Abi dolaşalım biraz dedi
Merak etmiş kahvedeki çocuklar
Üç beş kuruş toplamışlar akıllarınca
Şöyle gözlerine kızar gibi bakınca
Sıktı avuçlarındakini, bir türlü veremedi...

Gazete getirmiş bana
Beyaz peynir koymuş torbaya
Bir de sıcak ekmek, çay, şeker
Abi diyor 'sence bu hafta Fener kaç çeker? '
Yorma kafanı alırsınız maçı dedim,
Öyle deyince başladı önümde oynamaya...

............

Nicedir fazla yorulmuyor dışardakiler
Sesimi de duymaz oldular telefonda
Açmıyorum ki...
Niyedir bunca zahmet hiç anlamadım
İsteseler giderim çağırdıkları zaman
Kaçmıyorum ki...

Dün uyuyuya kalmış ikisi
Birinin başı diğerinin omzuna düşmüş
Paltosunu kafasına kadar çekmiş direksiyondaki
Serindi akşam, belli ki çok üşümüş...
Bakkal hüsnüye gittim, baktım çay demlemiş
Gülesim geldi önce, iki bardak çay koydurdum
Yaklaştım arabanın yanına, usulca cama vurdum

İrikilerek uyandı bizimkiler
Günaydın beyler dedim, hayırlı nöbetler! !
Uzattım bardakları, gülümsedim
Şaşkın bakışlarla açtılar camı
Şüpheli gözlerle süzdüler
Her gün tutanaklarda ismini yazdıkları adamı...

Sakın ola dedim,
Bunları da yazmayın hesaba
Çaylar şirketten! !
Hani şu gönülden ikramlarda olmasa
Hayır gelmez bu memleketten....

....................................

Özledim seni
Yokluğunda kaldırım üstü sancılar molası
Yokluğunda sensizliğin en deli fırtınası
Saçlarıma değip geçtiği zaman
Tenimde çoğalan sen..sen...sen...

Yokluğunda militan kavgaların
Yokluğunda en çetrefil korkuların
Geç kalan sorgusuna yenildiğim zaman
Yüreğimde sırra kadem basan sen.....

Seni nasıl özlüyorum bilsen................

--------------

Hadi git artık
Sensizliğimle yalnız bırak beni
Vazgeç artık uykularıma girmekten
Sabahıma aykırı aykırı doğmaktan
Sürgün vakitlerde yitirdim gözlerini...

En sensiz sokaklarda üşür ellerim
Ve yazılmamış bir mektupta
Satır başlarında yarım kalır sevişmelerim...

Dudaklarım sustu
Ben artık, yüreğimde saklarım sözlerini...

Uğur Deniz Ülkegül
 
Yukarı Alt