Yeşil Sapli Kirmizi Bir çiçek

hatic65

Aktif Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
28 Ocak 2007
Mesajlar
40
Emoji Skoru
0
Bir küçük çocuk bir gün okula başlamış
Pek mi pek akıllıymış.
Okulu da pek büyükmüş.
Ama akıllı çocuk sınıfına dışarıdan
Kestirme bir yol bulmuş.
buna çok sevinmiş.
artık okul ona kocaman görünmüyormuş.

Bir zaman sonra sabah
Öğretmen demiş ki:
'Bugün resim yapacağız.'
'Ne güzel' demiş çocuk.
Resim yapmasını çok severmiş.
Her türlüsünü de yaparmış:
Aslanlar, kaplanlar
Tavuklar, inekler,
Trenler, gemiler,
Mum boyalarını çıkarmış
Ve çizmeye başlamış.
Ama Öğretmen 'Durun' demiş.
'Henüz Başlamayın'
ve herkes hazır olana kadar beklemiş.

'Şimdi' demiş öğretmen
'Çiçek çizmesini öğreneceğiz.'
'iyi' demiş çocuk.
Çiçek çizmeyi çok severmiş.
Ve pek güzellerini yapmaya başlamış
Pembe, mavi, portakal mum boyalarıyla.
Ama öğretmen 'Durun' demiş
'Size nasıl yapılcağını göstereceğim.'
Yeşil saplı kırmızı bir çiçek çizmiş.
'işte' demiş öğretmen.
'Şimdi başlayabilirsiniz.'

Küçük çocuk bir öğretmeninin resmine bakmış.
Bir de kendininkine.
Kendininkini daha bir sevmiş.
Ama bunu söyleyememiş.
Kağıdını çevirip
Öğretmenininki gibi
Yeşil saplı kırmızı bir çiçek çizmiş.

Bir başka gün küçük çocuk sınıfına dışarıdan açılan kapıyı
Becerdiğinde tek başına açmayı
Şöyle demiş öğretmen:
'Bugün çamurdan bir şey yapacağız.'
'Ne iyi' demiş çocuk.
Çamurla oynamayı çok severmiş.
Her şeyi yapabilirmiş onunla:
Yılanlar, kardan adamlar,
filler, fareler,
arabalar, kamyonlar.
Başlamış çamuru yoğurup sıkıştırmaya.

Ama öğretmen demiş:
'durun. Daha başlamayın'
Ve beklemiş hazır olmasını herkesin.
'Şimdi' demiş öğretmen.
'Bir çanak yapacağız.'
'Güzel' demiş çocuk.
ve başlamış yapmaya
boy boy, şekil şekil çanakları.
Ama öğretmen 'Durun' demiş
'Size nasıl yapılacağını göstereceğim.'
Ve de göstermiş herkese
Bir büyük çanağın nasıl yapılacağını.
'İşte' demiş öğretmen
'Artık başlayabilirsiniz.'
Küçük çocuk bir öğretmenin çanağına bakmış.
Bir de kendininkine.
Kendininkini daha bir sevmiş
Ama bunu söyleyememiş.
Topağını yuvarlayıp yeniden
Yapmış öğretmeninki gibi
Derin bir çanak.

Ve çok geçmeden
Küçük çocuk öğrenmiş beklemeyi
İzlemeyi
Ve her şeyi öğretmen gibi yapmayı.
Ve çok geçmeden
Başlamış kendiliğinden bir şey yapmamaya

Ama birden bire
Taşınıvermişler başka bir eve,
başka bir şehire
Ve çocuk gitmiş başka bir okula.
Bu okul daha da büyükmüş öbüründen.
Kestirme yolu da yokmuş dışarıdan.
Büyük basamakları çıkmak
Ve uzun koridorlardan geçmek gerekmiş sınıfa kadar.

ve daha ilk gün
Demiş ki öğretmen:
'Şimdi resim yapacağız.'
'Güzel' demiş çocuk.
Ve beklemiş öğretmenin
Ne yapacağını söylemesini,
Ancak öğretmen bir şey söylemeden
Başlamış dolaşmaya.

Küçük çocuğa gelince durmuş.
Sormuş 'Resim yapmak istemiyor musun?'
'İstiyorum' demiş çocuk.
'Ne yapacağız?'
'Ne istersen' demiş öğretmen
'İstediğim renk mi?' diye sormuş çocuk.
'İstediğin renk' demiş öğretmen.
'Herkes aynı renkmi yaparsa
ve aynı renkleri kullanırsa
kimin neyi yaptığını
ve neyin ne olduğunu nasıl anlarım ben?'
'Bilmem' demiş çocuk.
ve başlamış çizmeğe
YEŞİL SAPLI KIRMIZI BİR ÇİÇEĞİ.
Helen BUCKLEY

 
Yukarı Alt