Yokluğun Buz Gibi Soğuk

xsxulem

Aktif Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
12 Temmuz 2006
Mesajlar
695
Emoji Skoru
14
Yaş
46
------------------------------

Uzaklardan bir ses olmanı isterdim, bir selam, bir nefes... "Üşüme"
diye
seslenmeni isterdim... Bir el olmanı isterdim, bir kol... "Özledim"
deyip
sarılmanı... En karanlık yerinde düşlerimin çıkıp gelmeni isterdim.
Kınalı
bir bahar gibi, umut ışığı olmanı isterdim hayatıma... Gelseydin ve
yaslasaydım başımı omuzuna, ağlasaydım doya doya ... Geçerdi üşümesi
yüreğimin, geçerdi üşümesi içimin, kirpiklerimde yağmurlar
dumanlanmazdı
biliyorum...

Seninle suları yeşil bir ırmağın kıyısında buluşmak, saçlarının
kokusundan
öpmek, içime çekmek ve serin soluğundan içmek, sana sarılmak,
kucaklamak,
uçmak isterdim

Ama nafile, aramızdaki bütün yollar kapalı... Bütün dallar kesik...
Yokluğun
buz gibi soğuk... Üşüyorum... Yüreğim de donmuş sanki. Gözlerimde...
Ateşler içinde bedenim... Öyle bir üşüme ki, hiç bir şey ısıtmıyor
artık.
Bütün uzuvlarım uyuşmuş. Ezip geçiyor ruhumu acılar...

Yoksun işte, kalbimin kuyusu en hazin sesle inliyor şimdi. Kirpikleri
kırılan bir zamanın teninde, ağrılı şiirler topluyorum gecelere
şimdi...
Bilirim, sevmek ve özlemek bir ateşe dokunmaktır; yakmaktır yüreğini
yangınlarda. Ama ben üşüyorum. Yokluğun buz gibi soğuk. Yakacak bir
şeyimde
yok
Ağlıyorum, buza dönüşüyor gözyaşlarım Ağlıyorum, akıp gidiyor
gözyaşlarım
çağlayanlara Bakakalıyorum ardından çaresiz

Ah! bir el olsan dokunsan alnıma, okşasan saçlarımı bir anne
şefkatiyle..
Geçerdi ağrısı başımın, geçerdi biliyorum... Bir gül olsaydın bahçemde,
koklasaydım nefes nefes, çekseydim içime derin derin... Bir göz olup
baksaydın gözlerime, çekip alsaydın içindeki hüznü... Ah! bir bilsen
nasıl
sevinirdi yüreğim, nasıl sevinirdi dudağımdaki gelincik, kapımdaki
akasya...

Susuyorum artık derin derin... Ve sessizce soluyorum bir hazan yaprağı
gibi... Oysa ne kadar çok hasretim konuşmaya, anlatmaya anlaşılmaya...
Oysa
ne çok istiyorum, tüm bedenimden söküp almanı yalnızlığımı, hicranımı
bir
tılsımla...
Yüreğim kanrevan, dikenler acımasız, ayaklarım kırık koşamıyorum artık
doruklara, menzil uzak...

Gel. Yüreğim ol seher gülüm, her ölümümde bana yeniden hayat ver. Elim
ol,
ayağım ol, canım ol... Gecem - gündüzüm ol... Ağlayan gözlerim ol her
damlada yeniden doğur beni, yeniden doğur umudumu. Her öldüğümde
yeniden
yarat ki, seni ne kadar özlediğimi anlatayım yeryüzündeki bütün canlı
cansız
varlıklara, ne kadar çok sevdiğimi ...

Önce sen gel sevgilim solmadan resimler, şiirler sislenmeden...
İslenmeden
geceler ... Sonra ölüm gelsin...

Yoksun işte, kalbimin kuyusu en hazin sesle inliyor şimdi.



suskunluğum yanlış anlaşılmasın fırtınadan öncede böyleyim
 
Yukarı Alt