Çok hoşlanıyorum ama ne yapmaya çalışıyor fikir verir misiniz? Üzülüyorum.

KudrAlobar

Ayak feministi
Kayıtlı Üye
11 Aralık 2018
23.641
144.383
Şimdi bakın, o hafta sonu kasabaya gitme teklifini yaptığında daha sadece iki defa görüşmüştük. Ve laf arasında "orada otelde kalırız" gibisinden bir laf etmişti. Sadece iki kez görüştüğüm bir adamla o adamın arabasına atlayarak yabancı bir ülkenin ıssız kasabasının ıssız otelinde kalmak için çok erken olduğunu düşündüm açıkçası. Tamam adam yakışıklı, tamam adam eğitimli, tamam adam kafa dengi ve esprili, ama işte bir anda "tastamam" bir güven oluşturmaya yeter mi? Yaa ben mi çok şüpheciyim? Bir cinayet işlenmişti birkaç ay önce ve gencecik bir kız evine gittiği yüksek mühendis bir adam tarafından öldürülmüştü. Yine mesela Avustralya'ya giden 21 yaşında bir turist kız orda tanışıp çıktığı erkek tarafından otel odasında öldürüldü. Yahu bunun gibi ne olaylar yaşanıyor. Nasıl tamamen güvenebilirim???
Bir sürü insan da en yakınları, kocası, karısı, sevgilisi, babası, kardeşi tarafından öldürülüyor. Bir insanı çok iyi tanımanız öldürülmenize engel değil.
 

Cerez87

Üye
Kayıtlı Üye
6 Ocak 2021
249
605
Şimdi bakın, o hafta sonu kasabaya gitme teklifini yaptığında daha sadece iki defa görüşmüştük. Ve laf arasında "orada otelde kalırız" gibisinden bir laf etmişti. Sadece iki kez görüştüğüm bir adamla o adamın arabasına atlayarak yabancı bir ülkenin ıssız kasabasının ıssız otelinde kalmak için çok erken olduğunu düşündüm açıkçası. Tamam adam yakışıklı, tamam adam eğitimli, tamam adam kafa dengi ve esprili, ama işte bir anda "tastamam" bir güven oluşturmaya yeter mi? Hayat filmlerdeki gibi mi? Yaa ben mi çok şüpheciyim? Bir cinayet işlenmişti birkaç ay önce ve gencecik bir kız evine gittiği bir adam tarafından öldürülmüştü. Yine mesela Avustralya'ya giden 21 yaşında bir turist kız orda tanışıp çıktığı erkek tarafından otel odasında öldürüldü. Bu adamlar son derece eğitimliydi üstelik! Yahu bunun gibi ne olaylar yaşanıyor. Nasıl tamamen güvenebilirim???
Çok haklısın. Yabancı bir ülkede, aileniz
arkadaşınızın olmadığı bir ortamda sadece 2 kere gördüğünüz bir adamla ilk defa gideceğiniz bir kasabada aynı otelde kalmamakta çok çok haklısın.

Hoşlandınız diye adamı kaçırmamak için burdaki bazı insanlar gibi düşüncesiz davranmadığınız için tebrik ediyorum. Bazıları da niye baska iliski yasamadinız diye elestirmis. Olmayinca olmuyor işte. Bazılarının hayatı aşkta kötüdür bazılarının işte bazılarınin aileden yana kötüdür. Bazılarının her yönden mükemmel hayatı vardır ne yapalım yani.

Bu adama uzun sure duygusal durumlar yasamadiginiz icin ve etkilendiginiz için çok bağlanmışsınız. Ama olmaz yani beklentileriniz çok farklı o da sizden hoşlanmış. Hoşlanmasa 1 yıldır ara ara mesaj atmazdı. Ama bi aşık olmamış ya da evlenecek kadar şans tanımamış size.
Önünüze bakın inş. Daha iyi biri çıkar karşınıza. Zaten çıksa bu adamın ismini bile hatırlamazsınız. Boşluktan bunlar hep
 

Chelzy

İkiz oğlan anası
Pro Üye
20 Ocak 2008
14.027
28.634
Şimdi bakın, o hafta sonu kasabaya gitme teklifini yaptığında daha sadece iki defa görüşmüştük. Ve laf arasında "orada otelde kalırız" gibisinden bir laf etmişti. Sadece iki kez görüştüğüm bir adamla o adamın arabasına atlayarak yabancı bir ülkenin ıssız kasabasının ıssız otelinde kalmak için çok erken olduğunu düşündüm açıkçası. Tamam adam yakışıklı, tamam adam eğitimli, tamam adam kafa dengi ve esprili, ama işte bir anda "tastamam" bir güven oluşturmaya yeter mi? Hayat filmlerdeki gibi mi? Yaa ben mi çok şüpheciyim? Bir cinayet işlenmişti birkaç ay önce ve gencecik bir kız evine gittiği bir adam tarafından öldürülmüştü. Yine mesela Avustralya'ya giden 21 yaşında bir turist kız orda tanışıp çıktığı erkek tarafından otel odasında öldürüldü. Bu adamlar son derece eğitimliydi üstelik! Yahu bunun gibi ne olaylar yaşanıyor. Nasıl tamamen güvenebilirim???
Kafanda onunla ilgili dolduramadigin bosluklar kalmis ondan bu guvensizlik.Yoksa o bosluklar,soru isaretleri dolmus olsaydi giderdin.Ben giderdim valla.Avrupada minik bir sehir kasabasinda romantik sonbahar kacamagi.Muthis bi firsat tepmissin sonrasi domino tasi gibi olmus.
 

Biaaaaa

Popüler Üye
Kayıtlı Üye
18 Haziran 2019
1.967
11.409
36
Bence sizin hayata bakışınızda sorun var.
Öncelikle kimse size git adamın koynuna gir falan demedi. Cinsellik tercihtir ancak böyle bir tercihin varsa seçtiğin adamda senin dünya görüşünden olmalı. Bırak elin Fransızını bizim memlekette bile 35 yaş üstü , doktoralı kariyer ve gelir sahibi bir adam eğer ciddi dini bir bağı ya da mutahassıp bir yapısı yoksa büyük ihtimalle ilişkisinde daha başından cinsellik arıyor zaten. Bizim konu sahibini eleştirdiğimiz yer adamla yatmaması değil, istediği ilişki türüne uygun adam seçmemesi.
Benim konu sahibine tek tavsiyem iyi bir kariyeriniz olabilir ancak anladığım kadarı ile sosyal hayat, ilişkiler ve erkekler konusunda bir ergen kadar bilgisiz ve tecrübesizsiniz. Bence bu konuda biran önce uzman bir psikologdan yardım alın. Zira kariyer sahibi kocaman kadının bir iki sefer görüştüğü adam onu unutamasın diye meditasyonla evrene mesaj göndermeye çalışması biraz bunu gösteriyor. 30 yaş üstü kariyer sahibi beğendiğinize göre eli yüzü düzgün ve anlattığınıza göre sosyal çevresi geniş Allah'ın Fransızı zaten bulunduğu konumda tek derdi cinsellik olsa zaten sizden daha genç ve güzel ve böyle konulara takılmayan kendi kültürüne yakın bir sürü kadın bulabilir bunu kabullenin. Adamın tek derdi cinsellik değil ancak onların alıştığı ilişki yapısında ve kültürlerinde karşı cinsi tanımanın ve ilişki uyumu görmenin bir yoluda cinsellik, yani öyle bir adam sizinle park bahçe gezip el ele tutuşup yeşilçam aşkı yaşamaz. Hani siz diyorsunuz ya iyi tanımadığım adamla nasıl yaşayacağım diye onlar tanımak için cinsellik yaşıyorlar zaten. Bu kültür yapısı ve ilişki şeklibu şekilde. İşinize gelmiyorsa böyle adamlardan uzak duracaksınız ki karşınızdaki insan sizin tutumunuzdan sonra öyle yapmış. O kültürden bir adamın sizi bu ruh haliniz ve ilişki anlayışınızla sizi kabul etme şansı yok zaten.
Ayrıca ilişkilerde mutlak denklik diye birşey yoktur. İnsanın kalitesi aldığı diploma ile ölçülmez. Yani doktora sahibi illa doktoralı biri ile beraber olacak siye birşey yok. Bence önceki ilişkinizden kalma ve arkadaşlarınızında katkısı ile oluşan bir eziklik ve kullanılma hissiniz ve tranvanız var. Geçmişteki erkek arkadaşınızın sizinle birşeyler yaşadıktan sonra başka bir kızla evlenmek için sizi bırakması sizde bu ruh halini oluşturmuş. Sağlıklı bir kadının daha önce bir ilişkiside olmuşsa 14 sene başka bir insanla kadın erkek ilişkisi kurmaması da zaten pek sağlıklı bir durum değil. Bu yüzden erkekle yaşanılan cinselliği kullanılmak olarak görüyorsunuz. Ben o fransıza da aşık olduğunuzu sanmıyorum. Aşık olan insan sizin yaşınızda ve konumunuzda bu kadar hesap kitap yapamaz. Siz o tranvanızdan kaynaklı öncelikle aklınızca eski erkek arkadaşınızdan daha iyi ve güzel bir kariyer için hayatınızı ertelemişsiniz, şimdi de sıra evliliğe gelmiş ve içten içe kendinize denk gördüğünüz yakışıklı, kariyerli bir fransızı gözünüze kestirerek onunla ciddi ilişki yaşamaya evlenmeye kitlenmişsiniz. Böyle yaparak geçmişteki tranvanızı aşacağınızı ve hem kendinize hem çevrenize bak o beni bıraktı ama ben hem ondan daha iyi konuma geldim hem de daha iyisini buldum mesajı vereceğinizi düşünüyorsunuz zira bu kadar basit bir ilişkiye bu kadar asılmanızın mantıklı bir açıklaması yok. Dediğim gibi bence karşınızdaki insanı suçlamadan önce uzman bir kişiden yardım alarak geçmiş tranvanızı atlatmanız lazım.
 

Papatya016

Aktif Üye
Kayıtlı Üye
19 Haziran 2021
1.895
3.987
Kusura bakmayın sonlara doğru bitiremedim, bıraktım.

Belki linçleneceğim ama, bence bu hikaye pek doğru değil. Aşırı saçma kısımlar var.

Tuvalette erotik film oynatılmış? Bizim çocuğumuz muhabbeti açılmış.

“Google” dan araştırıp ne hikmetse kadınlarla haşır neşir birisi olduğunu öğrendiniz falan..

Neyse konu gerçek diyelim, adam 2 kez adım atmış kendinizi çekmişsiniz. Bu “paul” yabancı sonuçta, herkes türkler gibi naz trip çekmez. Ağırdan alıyor demez. Flört davetinde bulunmuş reddetmişsiniz gibi olmuş.

Biraz saçma bir ilişkiniz olmuş. Bence unutun gitsin. 💆🏻‍♀️
O kadar çok katıldım ki size okurken düşüncelerime tercüman olmuşsunuz
 

cilek4233

Üye
Kayıtlı Üye
13 Ekim 2021
312
177
33
Merhaba kadınlar kulübünün güzel hanımları. Burayı yeni keşfettim keşke daha önce keşfetseydim diyorum. Konu biraz uzun olacak elimden geldiğince okunur yazmaya çalışacağım. Nolur bana fikir verin hanımlar özellikle kadın-erkek ilişkilerinde deneyimli hanımlar fikir versin bana. Ben bu konularda iyi değilim zira, en son sevgilim olduğunda üniversitede okuyordum 21 yaşındaydım. Ondan sonra sevgilim olmadı ve şu an 35 yaşındayım. Hayatımda sevdiğim sevildiğim bir ilişkim ve hayat arkadaşım olmasını tabi ki istiyorum. Yıllar sonra ilk defa çok ama çok hoşlandığım biri var ancak yaklaşık bir yıla yaklaştı mazimiz ve sonuç yok. Anlatmaya başlıyorum hanımlar: Ben bir süre önce kısa süreli bir projede çalışmak üzere yurtdışında küçük bir ülkeye geldim. Kariyerimde deneyim için iyi olacaktı sevinmişti. Ama bendeki şans, yurtdışına geldikten iki hafta sonra pandemi patlak verdi . Evden çalışmaya başladık. Dilini bilmediğim Yabancı bir ülkede yalnızdım, sosyal çevre yapamıyor arkadaş edinemiyordum hiç ortamım yoktu. Bu durum psikolojimi bozmaya başladı zamanla. Dayanamıyordum. Bu duygular içindeyken internetten biriyle tanıştım. Bu arada flört sitesi değil, sosyal etkinlik sitesiydi ama internet sonuçta. Normalde netten tanışmalara karşı önyargım vardır ama açık alanda bir kahve içmekten birşey olmaz diye düşündüm. 2020 yılının Ekim ayında bir kafede buluştuk. Ben "netten tanışılan erkek düzgün olmaz, abazadır kesin, uzun durmam hemen kalkarım" gibi düşüncelerle gittim. Neyse tanıştık, çocuğun adı Paul'dü, Fransızdı ve o da bu ülkede yabancıydı, bir şirkette finans uzmanı olarak çalışıyordu. Abaza davranışları da yoktu, hatta gözlerime bakarken benden etkilendiğini hissettim. Hoş biri diye düşündüm. Eve gidince google'dan araştırdım, eğitimi ve kariyeri iyiydi, hobileri vardı. Buluşmaya giderken böyle bir profil aklıma gelmemişti. Hanımlar üstelik Paul benden 1 yaş büyüktü de yaşımız da uyuyordu yani.

Sonra Paul bana whatsapp'tan yemeğe gidelim dedi, oldukça ısrarcı davrandı. Ben ilk buluşmada gayet rahattım ama çocuktan hoşlandım ya, bu sefer kastım kendimi. Çünkü google'da onun hakkında yaptığım araştırmalarda kızlarla arasının oldukça iyi olduğuna dair birçok emare görmüştüm. Bir de çok arkadaşı vardı sosyal çevresi genişti benim aksime. Kafamda takıntılı düşünceler oluştu "acaba çapkın mı, ya ciddi düşüncesi yoksa, ya amacı kullanmaksa, ben güzel miyim ki niye beni beğensin 21 yaşımdan 35'e kadar sevgilim olmamış" tarzı düşünceler doldu taştı. Neyse yemekte çok rahat değildim ama yine muhabbet ettim. Ama canımı sıkan ufak şeyler oldu o da şuydu: Paul bir bara gitmiş geçmişte barın tuvaletinde erotik film oynatılıyormuş falan. Bunu anlatması hoşuma gitmedi. Bir de yemekte aniden bağıran bir çocuk sesinden ben rahatsız oldum o da "bizim çocuğumuz değil angleangle rahatsız olma" deyip güldü. Bu noktalar canımı sıktı ama kültür farkı heralde deyip geçiştirmeye çalıştım zihnimde. Bu yemekten bir hafta sonra ben bir kasabaya gittim iş amaçlı bir ziyaretti Cuma günüydü. Paul bana yazınca whatsaptta bunu söyledim, o da " ben o kasabayı görmek istiyordum arabamla geleyim, haftasonu orda kalırız senle birlikte " falan dedi. Bu benim aklıma yatmadı yani sonuçta ben iş için ordaydım yalnız değildim, ikincisi de evet Paul'den hoşlanıyordum ama 2 defa görüştüğüm bir erkekle bir kasabada haftasonu kalmak fikri de içime sinmedi "iyi olurdu ama çalışıyorum" dedim. O konu öylece havada kaldı. Dananın kuyruğu galiba burda koptu. Ben o kasabadan döndükten sonra Paul çok seyrek yazmaya başladı, mesajlarıma saatler sonra cevap veriyodu. Hanımlar burda parantez açacağım, bütün mesajlarımızda ilk mesajı yazan hep Paul oldu ama ben de hiçbir mesajını cevapsız bırakmıyordum.

Sonra mesajlaşırken Paul " ne zaman görüşücez" deyince ben de "pazar günü parkta oturalım istersen" dedim tamam dedi. Sonra Pazar oldu. Ben bütün gün mesaj bekledim ondan mesaj akşam 5'te geldi Paul'den gayet lakayt bir şekilde: "offf kalkamadım yaa çok tembelim geç kalktım ormanda koştum sen naptın?" Ben de yiğitliğe birşey sürdürmedim "İsveçli bir meslektaşımla bruncha gittim" dedim ama sinirim bozuldu. Ağladım sinirden. O zamanlar burayı bilmiyordum hanımlar sosyal mecralarda forumlarda sordum bu ne şimdi diye. Hep erkek ağırlıklı forumlardı. Bana "sen kezbansın, hep çocuk yazmış bir kere de sen yazsaydın aktif olsaydın, türk erkekleri sizin g...ü kaldırıyor fransız erkeği iyi yapmış sana" tarzı yorumlar.. Ben de bir şans vereyim diye düşündüm bir kere de ben yazayım şu çouğa. Madem kezbanlık yapmayayaım. 1 hafta sonra Paul'e yürüyüş teklif ettim, Paul tamam dedi ve "benim eve de gidebiliriz yürüyüşten sonra" dedi ben de yok yürüsek yeterli dedim. O gün de Paul'e etkinliği hatırlattım "ben sana döncem işim var" yazdı bana. Saat akşam 5 oldu Paul "merkezdeyim yakındaysan gel" dedi. Bu tavır bana lakayt geldi ben yrüyüş derken gündüzü kastetmiştim. Yine sinirlenmiştim. Gittim ama bu sefer ilk 2 buluşmadaki gibi yok makyaj yok topuklu uğraşmadım içimden hiç gelmedi çocuğun tavırlar yüzünden. 2020 yılı Kasım ayıydı zaten hava soğuktu ama güneşliydi. Maskem ve güneş gözlüğümü taktım. Bu beni öyle görünce şaşırdı. Yürümeye başladık somut birşey olmadı ama bir gerilim vardı aramızda somut birşey olmadı ama gerilim vardı olumsuz bir enerji oldu. Bu arada o zamanlar covid vakaları ciddi artışta ben de dikkat ediyorum falan. Bu Paul de öyle pek önem vermeyen biri. Yürürken Paul "covid abartılıyor. gençleri etkilemiyor. açık havada maske takmaya insanları zorlamak aptalca" falan dedi ben de açık havada da maske takılması gerektiğini savundum falan. Sonra ayrılırken Paul görüşürüz dedi ama ben artık bu flörtümsü şeyin bittiğini hissediyordum. Eve geldim üzüntüden ağladım çok hoşlanmıştım. Uzun bir zamandan sonra hoşlandığım ilk erkekti. Bir de 30 yaş üstü hayatında biri olmayan hanımlar beni anlar bu yaşlara gelince insanın psikolojisi başka oluyor sanki son şansımdı gibi. Hep kendimi suçladım.

Paul artık yazmıyordu. Ben bu Paul'ü unutamadım öyle hemen. Beni sosyal medyada takip ettiğinden kuşkulandım ben online olunca o da oluyordu. Bunu yine forumlara yazınca "haaa kezban emin ol seni takip edidodur. umrunda bile deilsin çocuğun." tarzı yorumlar aldım. Dedim ben üstüme alınıyorum herhalde yapmayayım. Facebook hesabımı dondurdum. Dondurduğum gün hemen mesaj yazdı whatsaptan "nerdesin napıyorsun" tarzı. Christmas tatili zamanıydı. Ben de sorunca Paul "ben Paris'teyim ama haftaya oraya döneceğim" yazdı ben de iyi dedim. Bir görüşme teklifi gelmedi. 2021 yılbaşısında iyi yıllar mesajı attım, bana "sana da, umarım iyisindir" yazdı. O ara aynı odada çalıştığım kişi covid'e yakalanmıştı bunu yazdım buna rağmen iyi olmaya çalışıyorum diye yazdım. Devamını getirmedi inşallah sen covid olmazsın demedi. Sonra yine kendimi suçladım "zaten covid konusunu konuşmayı sevmiyrdou tekrar gündeme getirmeseydim" diye kendimi suçladım. Sonra aylar boyunca ondan hiç mesaj gelmedi. Ben takıntı yapmıştım üzülüyorum. Duygularım çok yoğundu ve üzüntü vardı. Facebooktan sildim onu. Bu arada ben bir aptallık yaptım evet, internetteki tarot açılımlarına bakmaya, "sevdiğin geri arasın" meditasyonlarını yapmaya falan başladım. Evet salakça ama yaptım bunları. Ümitsizdim birdaha yazmaz diyordum. 2021 yılı Mayıs ayında onun numarasını whatsapp'tan sildim. O gün bana anında mesaj attı "nerdesin napıyorsun" tarzı klasik bir mesajlaşma oldu aramızda. Bana "burada kaç yıl kalacaksın" diye sordu ben uzun bir süre söyledim bilerek. Yalnız olduğum canımın sıkıldığı mesajını verdim ":KK66:" tarzı emoji kullandım. Yani anlayacağınız doğrudan söylemeden ışık yakmaya çalıştım. Ama buluşma teklif etmedi. Bu arada beni facebook'tan tekrar ekledi kabul ettim. Storilerime bakıyordu bazı gönderilerimi beğeniyordu. Hoşuma gidiyordu bu heralde ilgisi var diyordum. Temmuz ayında ben bir foto paylaştım sonra Paul bana yazdı "Nasılsın? Burda mısın" diye evet dedim. Paul bana "haftasonu ne yapacaksın" diye sordu heyecanlandım görşmek isteyecek diye. Tenise gidebilirim dedim. Nereye gittiğimi sordu. Sonra ben ona sordum ve konu kapandı. Büyük hayalkırıklığına uğramıştım. Ama hala içimdeki ümit ölmemişti ölmüyordu. İntermette seçtiğim tarot kartları "o sizi aslında seviyor ama aklında bazı sorular var bla bla" tarzı yorumlar beni gaza getiriyordu galiba. Neyse.

Kızlar son olarak noldu anlatayım. Ben çalıştığım proje kapsamında 2 haftalığına farklı bir ülkeye geldim. Buradaki işim bitince asıl çalıştığım ve oturduğum ülkeye döneceğim. Neyse değişiklik bana iyi geldi ferahladım gezdim. Paul meselesini düşündüm ve "bende de suç var hemen sevgililik düşündüm halbuki arkadaş olarak yaklaşmam gerekirdi hemen kasıldım" tarzı düşüncelerle ben bu Paul'e geçen hafta Cuma günü mesaj attım nasılsın diye. Paul anında döndü "iyiyim angleangle, çaışıyorum ve hayatın tadını çıkarıyorum ya sen?" yazınca ben de geçici süreyle başka bir ülkede olacağımı haftasonu döneceğimi söyledim. Paul "seni tekrar burada görmek hoş olacak" yazınca da "bence de. bir kahve içebiliriz mesela" yazdım. Sonra cevap yazmadı hanımlar. Cumartesi oldu cevap yazmadı. Pazar oldu cevap yazmadı. Ve bu sabah cevap yazmış ben cevabı görünce dağıldım. Paul'ün mesajının meali şu şekilde: "Ya angleangle, ben bu ara oldukça yoğunum. hatta bu ara buralarda değildim. İnşallah görüşürüz yakında" Ben dağıldım resmen sepetlenmiş hissettim kendimi. Ağladım. Demin ailemle görüntülü arama yaptık onlar da farketti ağladığımı bahane bulmaya çalıştım. Onları üzdüğüme ayrı üzüldüm. Ama bugünüm mahvoldu resmen. Hanımlar bana tavsiyede bulunmanızı istiyorum siz olsanız napardınız bu durumda. Yanu 1 sene geçti ben bu adamı tanıyalı. Oluru yok değil mi ? Ben mental olarak sağlıklı düşünemiyorum ve dışardan objektif gözler olarak yorumlarınızı bekliyorum hanımlar.
Bana sağlantılı geldi. Üzgünüm belki sert olacak ama bilmeniz gerekir. Kültür farkı evet ama sizin tavırlarınız hiçbi küştürde normal değil: Relax olmayabilirsiniz ama adamın hiçbi isteğini karşılamıyorsunuz. O da sizi istemiyor: ama sizi tek bırakınca kendinizde hata buluyorsunız. Demk ki sınırınız yok. Bu özdeğer meselesi. Pauş, John, Ahmet farketmez önce sizin bazı değişim ve desteklere ihtiyacınız var bu adama gelince de her yazdığında orda hazır bekleyen kaçınca kovalayan kız demiş ve ilgisi kaybolmuş unutun gitsin.
Siz o dakika yaşı uyup ilişkisi olmayan kim olsa eğilim gösterirdiniz. Bu adamı tanımamış arkadaş olmamış vakit geçirmemişsiniz ki.
 

cilek.yagmuru

Nirvana
Pro Üye
31 Temmuz 2009
8.583
39.230
Paul Bey 35 yaşında, kariyerli, özgür bir kadınla tanışıyor ve kendisinden talep edilen tek şey liseli aşıklar gibi parkta dolaşmak. Adamcağız hayatının şokunu yaşamıştır herhalde.

İlişki anlayışlarınız örtüşmüyor. O da bunu görmüş ve çekilmiş.
Sizin de adama çok bayıldığınızı sanmıyorum. Son şans, hayırlı kısmet, dengi dengine diye diye takıntı yapmışsınız adamı.

Kaç tane mesajınızı gördüm, kendinizi kariyerinizi bol bol övmüşsünüz. Övün de tabii ki, hakkınız. Güçlü kadınlar görmek burada kimseyi mutsuz etmez sanırım.
Ama şunun farkında değilsiniz, bu saydıklarınızın hiçbirinin aşk hayatınızla bir ilgisi yok.
İnsanlar hem ilişki sürdürüp hem okuyup hem kariyer yapabiliyorlar ve bunun için sandığınız gibi mükemmel olmaya gerek yok.

Ha siz tercih etmemişsinizdir, ona bir şey diyemeyiz. Ama 14 senelik bir boşluğu bile bile tercih eden insan 35'ine gelince 2 defa gördüğü adama köprüden önceki son çıkış muamelesi yapmaz.

Şimdi benim bildiğim Paul tarzı birkaç 35 yaş üstü erkek var, kimi tanıdık kimi akraba kimi iş vesilesiyle tanıdığım. Bu erkekler de hep eğlenme, çapkınlık ve farklı farklı kadınlarla ilişkiye girme peşindeydiler ama bu şekilde takılırken anlaşabilecekleri kızlarla rastladıklarında hepsi de yuvasını kurdu.

Farklı farklı kadınlarla ilişki yaşayan, eğlenmeyi seven adamlar çoğunlukla yine kendileri gibi kadınlarla evleniyorlar yalnız.
"Ana bana köyden gözü açılmamış bi kız bul da eve kapatalım, etinden sütünden faydalanalım" demiyorlar. Eğlendikleri kadınlarla evlenip eğlenmeye devam ediyorlar.

Paul de belki bir gün ciddi bir ilişki yaşar ya da evlenir kim bilir?
Ama bunun ilk buluşmalardan birinde seviştiği bir kadınla olacağına emin olabilirsiniz.

Siz de ya kendinize göre biriyle olmalısınız ya da ilişkilere bakışınızı 21 yaşınızdan öteye taşımalısınız artık.
 

stonecold

Aktif Üye
Kayıtlı Üye
9 Temmuz 2016
82
70
24
Biz ayrı dünyaların insanıyız denen kavram tam olarak paul ve sizin için geçerli. Onun size karşı sergilediği flörtöz tavırlardan siz bir kere geri adım atınca hevesi kaçtı bence. Ve bana kalırsa hafta sonu birlikte kalsaydınız sizinle cinsel ilişki yaşamak isteyecekti. Tabi ben sizin bu tür konulara olan yaklaşımınızı bilemem ama bu tür insanlar fuckbody denen kavramı çok rahat yaşarlar. Oldu bitti olurdu geçer giderdi. Her işte vardır bir hayır çok üzülmeyin derim. Bence siz uzun süreli bir yalnızlıktan ötürü böylesiniz. Fakat benim size tavsiyem kendi kültürünüze yatkın ve sizi taşıyabilecek birini bulun. Çünkü paul bana ciddi ilişki erkeği gibi gelmedi.
 

Zeha1

Geçici Olarak Hesap Pasiftir !
ÜZGÜN
Kayıtlı Üye
29 Aralık 2020
559
547
Paul Bey 35 yaşında, kariyerli, özgür bir kadınla tanışıyor ve kendisinden talep edilen tek şey liseli aşıklar gibi parkta dolaşmak. Adamcağız hayatının şokunu yaşamıştır herhalde.

İlişki anlayışlarınız örtüşmüyor. O da bunu görmüş ve çekilmiş.
Sizin de adama çok bayıldığınızı sanmıyorum. Son şans, hayırlı kısmet, dengi dengine diye diye takıntı yapmışsınız adamı.

Kaç tane mesajınızı gördüm, kendinizi kariyerinizi bol bol övmüşsünüz. Övün de tabii ki, hakkınız. Güçlü kadınlar görmek burada kimseyi mutsuz etmez sanırım.
Ama şunun farkında değilsiniz, bu saydıklarınızın hiçbirinin aşk hayatınızla bir ilgisi yok.
İnsanlar hem ilişki sürdürüp hem okuyup hem kariyer yapabiliyorlar ve bunun için sandığınız gibi mükemmel olmaya gerek yok.

Ha siz tercih etmemişsinizdir, ona bir şey diyemeyiz. Ama 14 senelik bir boşluğu bile bile tercih eden insan 35'ine gelince 2 defa gördüğü adama köprüden önceki son çıkış muamelesi yapmaz.



Farklı farklı kadınlarla ilişki yaşayan, eğlenmeyi seven adamlar çoğunlukla yine kendileri gibi kadınlarla evleniyorlar yalnız.
"Ana bana köyden gözü açılmamış bi kız bul da eve kapatalım, etinden sütünden faydalanalım" demiyorlar. Eğlendikleri kadınlarla evlenip eğlenmeye devam ediyorlar.

Paul de belki bir gün ciddi bir ilişki yaşar ya da evlenir kim bilir?
Ama bunun ilk buluşmalardan birinde seviştiği bir kadınla olacağına emin olabilirsiniz.

Siz de ya kendinize göre biriyle olmalısınız ya da ilişkilere bakışınızı 21 yaşınızdan öteye taşımalısınız artık.
İlk buluşmalarında birinde seviştiği bir kadınla olacağına emin olabilirsiniz.
Bu sözünüzle ne demek istiyorsunuz sanki türklerde seviştiği kadınla evlenme yokmuş gibi biraz ırkçılık gibi geldi belki kültür farkı olabilir ama bu ilişkilerde karakter meselesi illa dini farklı diye yapmayın ya insan gözüyle bakalım
 

pisekar

Aktif Üye
Kayıtlı Üye
12 Ocak 2018
1.275
2.088
Merhaba kadınlar kulübünün güzel hanımları. Burayı yeni keşfettim keşke daha önce keşfetseydim diyorum. Konu biraz uzun olacak elimden geldiğince okunur yazmaya çalışacağım. Nolur bana fikir verin hanımlar özellikle kadın-erkek ilişkilerinde deneyimli hanımlar fikir versin bana. Ben bu konularda iyi değilim zira, en son sevgilim olduğunda üniversitede okuyordum 21 yaşındaydım. Ondan sonra sevgilim olmadı ve şu an 35 yaşındayım. Hayatımda sevdiğim sevildiğim bir ilişkim ve hayat arkadaşım olmasını tabi ki istiyorum. Yıllar sonra ilk defa çok ama çok hoşlandığım biri var ancak yaklaşık bir yıla yaklaştı mazimiz ve sonuç yok. Anlatmaya başlıyorum hanımlar: Ben bir süre önce kısa süreli bir projede çalışmak üzere yurtdışında küçük bir ülkeye geldim. Kariyerimde deneyim için iyi olacaktı sevinmişti. Ama bendeki şans, yurtdışına geldikten iki hafta sonra pandemi patlak verdi . Evden çalışmaya başladık. Dilini bilmediğim Yabancı bir ülkede yalnızdım, sosyal çevre yapamıyor arkadaş edinemiyordum hiç ortamım yoktu. Bu durum psikolojimi bozmaya başladı zamanla. Dayanamıyordum. Bu duygular içindeyken internetten biriyle tanıştım. Bu arada flört sitesi değil, sosyal etkinlik sitesiydi ama internet sonuçta. Normalde netten tanışmalara karşı önyargım vardır ama açık alanda bir kahve içmekten birşey olmaz diye düşündüm. 2020 yılının Ekim ayında bir kafede buluştuk. Ben "netten tanışılan erkek düzgün olmaz, abazadır kesin, uzun durmam hemen kalkarım" gibi düşüncelerle gittim. Neyse tanıştık, çocuğun adı Paul'dü, Fransızdı ve o da bu ülkede yabancıydı, bir şirkette finans uzmanı olarak çalışıyordu. Abaza davranışları da yoktu, hatta gözlerime bakarken benden etkilendiğini hissettim. Hoş biri diye düşündüm. Eve gidince google'dan araştırdım, eğitimi ve kariyeri iyiydi, hobileri vardı. Buluşmaya giderken böyle bir profil aklıma gelmemişti. Hanımlar üstelik Paul benden 1 yaş büyüktü de yaşımız da uyuyordu yani.

Sonra Paul bana whatsapp'tan yemeğe gidelim dedi, oldukça ısrarcı davrandı. Ben ilk buluşmada gayet rahattım ama çocuktan hoşlandım ya, bu sefer kastım kendimi. Çünkü google'da onun hakkında yaptığım araştırmalarda kızlarla arasının oldukça iyi olduğuna dair birçok emare görmüştüm. Bir de çok arkadaşı vardı sosyal çevresi genişti benim aksime. Kafamda takıntılı düşünceler oluştu "acaba çapkın mı, ya ciddi düşüncesi yoksa, ya amacı kullanmaksa, ben güzel miyim ki niye beni beğensin 21 yaşımdan 35'e kadar sevgilim olmamış" tarzı düşünceler doldu taştı. Neyse yemekte çok rahat değildim ama yine muhabbet ettim. Ama canımı sıkan ufak şeyler oldu o da şuydu: Paul bir bara gitmiş geçmişte barın tuvaletinde erotik film oynatılıyormuş falan. Bunu anlatması hoşuma gitmedi. Bir de yemekte aniden bağıran bir çocuk sesinden ben rahatsız oldum o da "bizim çocuğumuz değil angleangle rahatsız olma" deyip güldü. Bu noktalar canımı sıktı ama kültür farkı heralde deyip geçiştirmeye çalıştım zihnimde. Bu yemekten bir hafta sonra ben bir kasabaya gittim iş amaçlı bir ziyaretti Cuma günüydü. Paul bana yazınca whatsaptta bunu söyledim, o da " ben o kasabayı görmek istiyordum arabamla geleyim, haftasonu orda kalırız senle birlikte " falan dedi. Bu benim aklıma yatmadı yani sonuçta ben iş için ordaydım yalnız değildim, ikincisi de evet Paul'den hoşlanıyordum ama 2 defa görüştüğüm bir erkekle bir kasabada haftasonu kalmak fikri de içime sinmedi "iyi olurdu ama çalışıyorum" dedim. O konu öylece havada kaldı. Dananın kuyruğu galiba burda koptu. Ben o kasabadan döndükten sonra Paul çok seyrek yazmaya başladı, mesajlarıma saatler sonra cevap veriyodu. Hanımlar burda parantez açacağım, bütün mesajlarımızda ilk mesajı yazan hep Paul oldu ama ben de hiçbir mesajını cevapsız bırakmıyordum.

Sonra mesajlaşırken Paul " ne zaman görüşücez" deyince ben de "pazar günü parkta oturalım istersen" dedim tamam dedi. Sonra Pazar oldu. Ben bütün gün mesaj bekledim ondan mesaj akşam 5'te geldi Paul'den gayet lakayt bir şekilde: "offf kalkamadım yaa çok tembelim geç kalktım ormanda koştum sen naptın?" Ben de yiğitliğe birşey sürdürmedim "İsveçli bir meslektaşımla bruncha gittim" dedim ama sinirim bozuldu. Ağladım sinirden. O zamanlar burayı bilmiyordum hanımlar sosyal mecralarda forumlarda sordum bu ne şimdi diye. Hep erkek ağırlıklı forumlardı. Bana "sen kezbansın, hep çocuk yazmış bir kere de sen yazsaydın aktif olsaydın, türk erkekleri sizin g...ü kaldırıyor fransız erkeği iyi yapmış sana" tarzı yorumlar.. Ben de bir şans vereyim diye düşündüm bir kere de ben yazayım şu çouğa. Madem kezbanlık yapmayayaım. 1 hafta sonra Paul'e yürüyüş teklif ettim, Paul tamam dedi ve "benim eve de gidebiliriz yürüyüşten sonra" dedi ben de yok yürüsek yeterli dedim. O gün de Paul'e etkinliği hatırlattım "ben sana döncem işim var" yazdı bana. Saat akşam 5 oldu Paul "merkezdeyim yakındaysan gel" dedi. Bu tavır bana lakayt geldi ben yrüyüş derken gündüzü kastetmiştim. Yine sinirlenmiştim. Gittim ama bu sefer ilk 2 buluşmadaki gibi yok makyaj yok topuklu uğraşmadım içimden hiç gelmedi çocuğun tavırlar yüzünden. 2020 yılı Kasım ayıydı zaten hava soğuktu ama güneşliydi. Maskem ve güneş gözlüğümü taktım. Bu beni öyle görünce şaşırdı. Yürümeye başladık somut birşey olmadı ama bir gerilim vardı aramızda somut birşey olmadı ama gerilim vardı olumsuz bir enerji oldu. Bu arada o zamanlar covid vakaları ciddi artışta ben de dikkat ediyorum falan. Bu Paul de öyle pek önem vermeyen biri. Yürürken Paul "covid abartılıyor. gençleri etkilemiyor. açık havada maske takmaya insanları zorlamak aptalca" falan dedi ben de açık havada da maske takılması gerektiğini savundum falan. Sonra ayrılırken Paul görüşürüz dedi ama ben artık bu flörtümsü şeyin bittiğini hissediyordum. Eve geldim üzüntüden ağladım çok hoşlanmıştım. Uzun bir zamandan sonra hoşlandığım ilk erkekti. Bir de 30 yaş üstü hayatında biri olmayan hanımlar beni anlar bu yaşlara gelince insanın psikolojisi başka oluyor sanki son şansımdı gibi. Hep kendimi suçladım.

Paul artık yazmıyordu. Ben bu Paul'ü unutamadım öyle hemen. Beni sosyal medyada takip ettiğinden kuşkulandım ben online olunca o da oluyordu. Bunu yine forumlara yazınca "haaa kezban emin ol seni takip edidodur. umrunda bile deilsin çocuğun." tarzı yorumlar aldım. Dedim ben üstüme alınıyorum herhalde yapmayayım. Facebook hesabımı dondurdum. Dondurduğum gün hemen mesaj yazdı whatsaptan "nerdesin napıyorsun" tarzı. Christmas tatili zamanıydı. Ben de sorunca Paul "ben Paris'teyim ama haftaya oraya döneceğim" yazdı ben de iyi dedim. Bir görüşme teklifi gelmedi. 2021 yılbaşısında iyi yıllar mesajı attım, bana "sana da, umarım iyisindir" yazdı. O ara aynı odada çalıştığım kişi covid'e yakalanmıştı bunu yazdım buna rağmen iyi olmaya çalışıyorum diye yazdım. Devamını getirmedi inşallah sen covid olmazsın demedi. Sonra yine kendimi suçladım "zaten covid konusunu konuşmayı sevmiyrdou tekrar gündeme getirmeseydim" diye kendimi suçladım. Sonra aylar boyunca ondan hiç mesaj gelmedi. Ben takıntı yapmıştım üzülüyorum. Duygularım çok yoğundu ve üzüntü vardı. Facebooktan sildim onu. Bu arada ben bir aptallık yaptım evet, internetteki tarot açılımlarına bakmaya, "sevdiğin geri arasın" meditasyonlarını yapmaya falan başladım. Evet salakça ama yaptım bunları. Ümitsizdim birdaha yazmaz diyordum. 2021 yılı Mayıs ayında onun numarasını whatsapp'tan sildim. O gün bana anında mesaj attı "nerdesin napıyorsun" tarzı klasik bir mesajlaşma oldu aramızda. Bana "burada kaç yıl kalacaksın" diye sordu ben uzun bir süre söyledim bilerek. Yalnız olduğum canımın sıkıldığı mesajını verdim ":KK66:" tarzı emoji kullandım. Yani anlayacağınız doğrudan söylemeden ışık yakmaya çalıştım. Ama buluşma teklif etmedi. Bu arada beni facebook'tan tekrar ekledi kabul ettim. Storilerime bakıyordu bazı gönderilerimi beğeniyordu. Hoşuma gidiyordu bu heralde ilgisi var diyordum. Temmuz ayında ben bir foto paylaştım sonra Paul bana yazdı "Nasılsın? Burda mısın" diye evet dedim. Paul bana "haftasonu ne yapacaksın" diye sordu heyecanlandım görşmek isteyecek diye. Tenise gidebilirim dedim. Nereye gittiğimi sordu. Sonra ben ona sordum ve konu kapandı. Büyük hayalkırıklığına uğramıştım. Ama hala içimdeki ümit ölmemişti ölmüyordu. İntermette seçtiğim tarot kartları "o sizi aslında seviyor ama aklında bazı sorular var bla bla" tarzı yorumlar beni gaza getiriyordu galiba. Neyse.

Kızlar son olarak noldu anlatayım. Ben çalıştığım proje kapsamında 2 haftalığına farklı bir ülkeye geldim. Buradaki işim bitince asıl çalıştığım ve oturduğum ülkeye döneceğim. Neyse değişiklik bana iyi geldi ferahladım gezdim. Paul meselesini düşündüm ve "bende de suç var hemen sevgililik düşündüm halbuki arkadaş olarak yaklaşmam gerekirdi hemen kasıldım" tarzı düşüncelerle ben bu Paul'e geçen hafta Cuma günü mesaj attım nasılsın diye. Paul anında döndü "iyiyim angleangle, çaışıyorum ve hayatın tadını çıkarıyorum ya sen?" yazınca ben de geçici süreyle başka bir ülkede olacağımı haftasonu döneceğimi söyledim. Paul "seni tekrar burada görmek hoş olacak" yazınca da "bence de. bir kahve içebiliriz mesela" yazdım. Sonra cevap yazmadı hanımlar. Cumartesi oldu cevap yazmadı. Pazar oldu cevap yazmadı. Ve bu sabah cevap yazmış ben cevabı görünce dağıldım. Paul'ün mesajının meali şu şekilde: "Ya angleangle, ben bu ara oldukça yoğunum. hatta bu ara buralarda değildim. İnşallah görüşürüz yakında" Ben dağıldım resmen sepetlenmiş hissettim kendimi. Ağladım. Demin ailemle görüntülü arama yaptık onlar da farketti ağladığımı bahane bulmaya çalıştım. Onları üzdüğüme ayrı üzüldüm. Ama bugünüm mahvoldu resmen. Hanımlar bana tavsiyede bulunmanızı istiyorum siz olsanız napardınız bu durumda. Yanu 1 sene geçti ben bu adamı tanıyalı. Oluru yok değil mi ? Ben mental olarak sağlıklı düşünemiyorum ve dışardan objektif gözler olarak yorumlarınızı bekliyorum hanımlar.
ya saf misin bacim, adam kac kere eve gidelim demis, sen yok park yok yuruyus. adam sevismek istiyor sen evlenmek istiyorsun. ben cok cok iyi tanimadikca yabancilarla evlilige sicak bakmiyorum, nedeni de su: mesela bir turkle tanissan, ailesinden, memleketinden, konusmasindan, hobilerinden az bucuk adami anlayabiliyorsun, profilleme yapabiliyorsun, cunku tr insani hakkinda tecruben var. ama yabanci boyle degil, o yuzden tarzini ailesini vs vs coooook iyi taniman gerek.
 


Vücut Kitle İndeksim (VKI) tavsiye edilen VKI değer aralığının üstünde.
Boyuma göre tavsiye edilen VKI aralığında olmam için ağırlığımın 46 Kg. ile 62 Kg. arasında olması gerekir.
Boyum : 158 cm. Başlangıç Kilom :68 Kg. Şimdiki Kilom :67 Kg.

cilek.yagmuru

Nirvana
Pro Üye
31 Temmuz 2009
8.583
39.230
İlk buluşmalarında birinde seviştiği bir kadınla olacağına emin olabilirsiniz.
Bu sözünüzle ne demek istiyorsunuz sanki türklerde seviştiği kadınla evlenme yokmuş gibi biraz ırkçılık gibi geldi belki kültür farkı olabilir ama bu ilişkilerde karakter meselesi illa dini farklı diye yapmayın ya insan gözüyle bakalım

O cümleden evlilik öncesi cinsel ilişkiye kötü baktığım, bu konuda ırklarla ilgili önyargılarım olduğu ve hatta bunu dini inanca bağladığım sonucuna nasıl vardınız acaba?
 

Zeha1

Geçici Olarak Hesap Pasiftir !
ÜZGÜN
Kayıtlı Üye
29 Aralık 2020
559
547
O cümleden evlilik öncesi cinsel ilişkiye kötü baktığım, bu konuda ırklarla ilgili önyargılarım olduğu ve hatta bunu dini inanca bağladığım sonucuna nasıl vardınız acaba?
Niye öyle dedinizki benmi yanlış anladım diye soruyorum
 

Zeha1

Geçici Olarak Hesap Pasiftir !
ÜZGÜN
Kayıtlı Üye
29 Aralık 2020
559
547
ya saf misin bacim, adam kac kere eve gidelim demis, sen yok park yok yuruyus. adam sevismek istiyor sen evlenmek istiyorsun. ben cok cok iyi tanimadikca yabancilarla evlilige sicak bakmiyorum, nedeni de su: mesela bir turkle tanissan, ailesinden, memleketinden, konusmasindan, hobilerinden az bucuk adami anlayabiliyorsun, profilleme yapabiliyorsun, cunku tr insani hakkinda tecruben var. ama yabanci boyle degil, o yuzden tarzini ailesini vs vs coooook iyi taniman gerek.
Kültürü farklı diye niye evlenmesin ki eşimin en yakın arkadaşı yabancı yabancı kökenli biriyle evlendi ve son derece ciddi biri biraz gözlerinizi açın ya insan gözüyle bak önyargılar yanlış dini kültürünü yargılıyorsun evet belki daha rahatlar ama bunu genelleme çok yanlış.Onlarda doğru yanlışı ayırt edebiliyor.İnsanda akıl var çalıştıran bilene!
 

cilek.yagmuru

Nirvana
Pro Üye
31 Temmuz 2009
8.583
39.230
Niye öyle dedinizki benmi yanlış anladım diye soruyorum

Evet çok yanlış anlamışsınız.
Konudaki adamın yaşı 40'a yakın. "Bir gün evlenirse ilişkinin başında çoktaaan sevişmiş olduğu biriyle evlenir" diyorum. Bu yaştan sonra liseli aşıklar gibi park köşelerinde el ele tutuşup gezmek istemiyor doğal olarak. Konu sahibiyle beklentileri uyuşmuyor.
O cümleden Türklerin evlilik öncesinde sevişmediklerini düşündüğüm ve Paul Müslüman değil diye önyargılı ve ırkçı yaklaşarak adamın bu beklentisini yargıladığım sonucuna nasıl vardınız gerçekten anlamadım.

Evlilik öncesi cinselliği normal buluyorum, ırkçı değilim, müslüman da değilim.
Adama kötü bir şey dediğim yok yani 😁