Eş ile iş paylaşımı

Eşniizin bu kadar iş yapmasına bile şükredin bence. Gelince ana yemek yapıp masayı hazırlıyormuş, çamaşırları asıyormuş, benim bile kadın halimle canım hiç ama hiç istemiyor iş yapmak bazen, onu da arada hoş görebilirsiniz. Sizin yanınıza gelmiş öpmeye kalkmış, okul işine yardım etmek istemiş geri itmişsiniz. Gönlünüzü almaya çalışmış yine de. Siz çok öfkelisiniz bana kalırsa, ben eşinizde çok bir hata göremedim sadece bu olaya bakarsak
 
Dayak yiyyorum boşamamam diyen var, küfür ediyor boşanamam diyen var, 🤔
Aldatılıp boşanamayan var çamaşır asmadı boşanmayı düşündüm diyen var :110: nekadar değişik bir dünya :işsiz::KK42:
Aynen öyle yaa. Ben de onları okuyup şoka giriyorum şuan.

Mesela biz çamaşır yüzünden kavga ettik, konuşmuyoruz. Benim içimde öküz oturuyor. O dayağı yiyen ne yapıyor da hala boşanmıyor anlayamıyorum ben de.

Ama sana bir sır vereyim mi, ben de çamaşır asmıyor diye boşanmayı düşünmüyorum. Genel olarak sorumsuz, gamsız, ilgisiz, gevşek olduğu için, bana değer vermediği için, çocukları ile bile ilgilenmediği için boşanmayı düşünüyorum.
 
Eşniizin bu kadar iş yapmasına bile şükredin bence. Gelince ana yemek yapıp masayı hazırlıyormuş, çamaşırları asıyormuş, benim bile kadın halimle canım hiç ama hiç istemiyor iş yapmak bazen, onu da arada hoş görebilirsiniz. Sizin yanınıza gelmiş öpmeye kalkmış, okul işine yardım etmek istemiş geri itmişsiniz. Gönlünüzü almaya çalışmış yine de. Siz çok öfkelisiniz bana kalırsa, ben eşinizde çok bir hata göremedim sadece bu olaya bakarsak
Eveeet, aynen sizin gibi düşünüyorum, o akşam için hatalı olan aşırı tepki veren bendim.
Onu yazmaya çalıştım aslında. Dizinin de etkisiyle uç tepki verdim.

Ama o da bir hışımla kalktı anahtarı alıp dışarı gitti. Kaç gün oldu barışma adımlarıma karşılık vermiyor. Ben insan değil miyim, hata yapamaz mıyım? Günlerce şişinmek ne? Kadın olarak azıcık trip atma hakkım yok muydu. Benim en ufak tribimde cezam bu kadar ağır mı olacak.

Ben anlıyorum ki sevildiğim falan yok benim. Hizmetçiyim ben. Duygusal beklentim olmamalı.
 
Enerjiniz emilir bu gidişle. "Sen de yapma" demekle olmuyor bu iş. İnsanın düzenli bir çevrede yaşama hakkı var. Psikoloji üzerinde etkisi büyük. Eşinizin ilk savsaklaması ise sakince "Çamaşırları alabilir misin dedim, sanırım duymadın, yoksa canın yapmak istemiyor mu, neden? Benim de istemiyor ama zorundayız" gibi konuşabilirdiniz. Ya da haftada bir yardımcı alın.
 
Aynen öyle yaa. Ben de onları okuyup şoka giriyorum şuan.

Mesela biz çamaşır yüzünden kavga ettik, konuşmuyoruz. Benim içimde öküz oturuyor. O dayağı yiyen ne yapıyor da hala boşanmıyor anlayamıyorum ben de.

Ama sana bir sır vereyim mi, ben de çamaşır asmıyor diye boşanmayı düşünmüyorum. Genel olarak sorumsuz, gamsız, ilgisiz, gevşek olduğu için, bana değer vermediği için, çocukları ile bile ilgilenmediği için boşanmayı düşünüyorum.
Az önce bir konuya yorum yaptım 1 aylık evliyim eşim dövdü Sk.tr git dedi sizce napsam diye sormuş. 1 aylık evlilikte şiddet varsa kopsun gitsin ya 😢
 
Şurdaki yorumlarla kafayı yiyeceğim.
Işini hafiflet diyen var.
Ah yorulur paşazade, nasıl düşünemezsiniz?
Siz ise bir kadın ve annesiniz, süper güçleriniz yorulmanıza müsade etmez.

Siz konuşmaya çalışırken küs, ama kahve isterken ve boşunu uzatırken iletişime geçen adam için yapıcı olamayacağım.
Yoksa ben de isterdim şükret, en azından fincanı uzatmış, yere de atabilirdi gibi süper yorumlar yapmayı.
 
Bu arada, annemim "iştahlı onlar yerler" demesinin altındaki sebep de bizim iştahımızdan çektikleri sanıyorum. Küçük oğlumu bakıyordu. Akşam iş çıkışı oğlanı almaya diye gidiyor, oturup karnımızı da doyuruyorduk. Ne çektiyse, nasıl bıktıysa artık kadın, resmen bize aşçı edindirmişti bir şekilde işte :)

Sonra ben verdiğimiz rahatsızlığın farkına vardım işte. Taşınmaya karar verdik. Sonuç: gitmiyor mu, gidiyor. Annemlerin çevresinde olmaktansa kendi içimizde hepsini yaşamaya razıyım ben. Gerekirse gece uyku uyumam yaparım yetiştiririm. Ama eşim de çocuğum değil, sakat değil. Ben de onun hizmetçisi değilim.

Maddi(hayatın maddi yükünü, iş yükünü paylaşmak) manevi(sevgi saygı) bana katkı sağlamıyorsa neden benim hayatımda olsun. Evli ve mutsuz olmaktansa, yalnız ve mutsuz olurum işime bakarım.
Kendinizi ne kadar güzel ifade ediyorsunuz,sizi inatla anlamayanlar utansın👏🏻
 
Ya arkadaşım bizim evde de is paylasimi var. Ama bunu dille söylemiyoruz. Yeri geliyor ben tüm gun keyif yapiyorum eşim tum isleri yapiyor yemekde dahil. Ama oturmusuz ikimizde tv izlerken hadi kalk camasiri as demem, oda demez. Burda anlatmaya çalıştığım gorduyse yapsin nolcak? Orasi ev askeriye veya is yeri değil. Kimsenin evini bilip bilmeden sacma sapan konuşmayın.
İyi ama sizin eşiniz söylemeden yapıyormuş,konu sahibinin eşi illa bi dürtülme gereksinimi içinde.Ne yapsın kadın iş yükü çocuk yükü bir de evin yükü yazık değil mi canına el insaf.
 
"Saat akşamın 6 buçuğu. Çocuklar yemek bekliyor. Bir gözünüz çocuklarda, diğeri ocakta. Kocanızın eve geliş saati. Geliyor eve, çantasını yere atıyor, çocukları şöyle bir seviyor sonra başlıyor anlatmaya.

Siz de ara ara dinliyorsunuz ama bir yandan da “Şunu dolaba koyar mısın?” “Bebeğin ağzını bir siler misin?” “Yemeğin kalanını kaldırır mısın?” gibi direktifler vermek zorunda kalıyorsunuz.

Yemekte de devam ediyor bu böyle…

“Ya çok güzel söylüyorsun da, tut şimdi bunu aklında da ben çocuğu bir banyo ettireyim, bu arada sen de aşılar için yarına randevu alır mısın? Şampuan bitmiş bak, alışveriş listesine şampuanı eklemeyi unutma ben iki gündür bebek şampuanıyla duş alıyorum. Biraz geç çıkarım banyodan çünkü hazır girmişken makineye çamaşır da atacağım, sen de kedilerin mamalarını hazırla. Ay, kedi demişken bir de onların aşıları var, veterinere götürülecekler, onun için de randevu al. -Ayy!- Çantana takıldım da, az daha yuvarlanıyordum yere!”

Tanıdık geldi mi?
Eve ait zihin yükü -yani yapılacak işler, alınacak randevular, yetişmesi gereken acil durumlar…- sanki yapılacak pek bir şey yokmuşcasına hep kadının üzerinde. Ev işine ara verebilirsiniz, bulaşık yıkamam belki bugün diyebilirsiniz ama bu zihin yükü denilen şeye ara da verilmiyor. Yani kadın, aslına o an kocasına sarılmış televizyonda dizi izliyor gibi olabilir ama aslında zihninde yarın çamaşır yıkayacağı, yağmur yağıp yağmayacağı, eşinin çekmecede kaç çorabı kaldığı gibi şeyleri düşünüyor ve planlıyor olabilir.

Şöyle düşünelim; ev, farklı süreçlerde farklı projelerin (yemek, çamaşır, bulaşık, faturalar, bebek bakımı, temizlik… ) sürekli devam ettiği bir şirket olsun, kadın da bu projelerin idarecisi- hepsinin ama.

Eşitsizliğin bir sürü halinde de görülebildiği gibi, bu adaletsiz düzende de, bundan asıl faydayı sağlayan kişi, gerçek yükün kimde olduğunun yine farkında değil. Sosyolog Dr. Leah Ruppanner “Kadınla erkek bir arada yaşamaya başladığında, sosyal statüleri ve çalışma durumları ne olursa olsun, kadının ev işi oranı artarken erkeğin ev işi oranı düşüyor.” diyor. (İlginçtir ki bir çalışmasında Ruppanner, erkekler ev işlerine eşit şekilde yardım etmediğinde, bu erkeklerin genelde evliliklerinin boşanmayla sonuçlandığını ortaya koyuyor.)

“Kadınlar her şeyi tek başına yapabilir!” düşüncesi ne zaman “Hadi her şeyi kadın yapsın o zaman”a dönüştü?

Kabul etmek lazım ki, bugünün erkeği dünün erkeğine göre ev işine daha fazla girişiyor. Girişiyor da, hala eve gelince “rahatlık” on “düşünmek” off moduna girebilmeyi kendilerine esas alabiliyorlar. Kadın işten eve geldiğinde daha devam etmekte olan 5 saatlik mesaisinin tamamen farkında olarak geliyor eve. Yarı zamanlı çalışan kadın evde daha çok zaman geçirebildiği için evde daha çok iş yapabiliyor; hem daha az kazanıyor, hem daha çok çalışıyor. Dışarıda çalışsa daha karlı olacak aslında ama farkına da varamıyor.

Bu hale nasıl geldik yahu? Aslında temel sebep hala ev denilen yeri “kadının alanı” olarak görmemiz. Reklamlarda falan da bu durum hala şişirilmeye devam ediliyor. Aynı reklam senelerdir dönüyor farklı markalar için, erkek çocuklarla birlikte yemek yapmaya çalışıyor, un bir tarafta yumurta bir tarafta, çocuğun da kendisinin de üstü başı batmış, yetmemiş yerler batmış. Pisletmedikleri tabak çanak bırakmamışlar mutfakta… Sonra içeriye kadın giriyor, kahramanca her şeyi hallediyor, yemeği de yapıyor, mutlu aile afiyetle yemek yiyor falan. Komik mi şimdi bu? Haydi hep birlikte bir erkeğin koca koca firmalarda CEO’luk falan yapabilirken evde iki yumurta kıramamasına, bir kıyafet katlayamamasına gülelim, o CEO olurken biz de evimizin kahramanı olalım, olsun bitsin.

Sadece eşler değil, erkek çocuklar da aynı mesajlarla büyüyor. Babaları dışarıda maceradan maceraya koşar ama kaç temiz çorap kaldığını yalnızca anneleri bilir. Anneleri onların zeki, şefkatli meleğidir, ne zaman lazım olsa hep evde ve arkalarındadır. Ay ne kadar romantik, ne kadar güzel!

Anne olunca bu zihin yükü ikiye katlanır, işe döner kadın, işteki yük ayrı evdeki yük ayrı katlanır. Üstelik de bu tamamen kalıcı bir yük. Daha fenası, görülmez. Kadının kendisinden başka kimse görmüyor.

Hafiften isyan edelim de yapmayalım dese kadın, bu sefer her şey parça parça eline dökülecek. Faturalar ödenmemiş, akşam yemeğinde kaç gündür çocuklar buz gibi pizzaları yiyor, arabanın vizesi geçmiş, banyo havlusu küf tutmuş… Neler olmuş neler!

Peki ne yapalım?

  1. Zihin yükünün akıllıca dağılımı: Eğer ev işlerini zamanlara ve mekanlara böler, düşünmenizi de planlarsanız, her şeyi aynı anda yapmak zorunda kalmayabilirsiniz.
  2. Sorumluluk alanları için başkalarını görevlendirin ve mutlaka o sorumluluk alanının adını koyun: Mesela “Bugün ben çocuklarla ve kedilerle ilgilenirken sen de öğle yemeklerinden sorumlusun.” deyip geçin.
  3. Bırakın standartlar da azıcık düşsün: Ne kadar kaosa katlanabiliyorsanız o kadarına katlanın ve birazcık da standartların düşmesine izin verin. Unutmayın, bu devran böyle dönmez, siz kendinizi çekmeyi başarırsanız, birileri de sorumluluk almaya kendini mecbur hissedecektir.
  4. Başkalarının hayatı daha konforlu olsun diye kendinizinkinden feragat etmeyin artık: Eğer yapmadığınız o şey sizi ya da çocuğunuzu doğrudan negatif bir etki altında bırakmıyorsa o şeyi yapmasanız da olur. Her şeyi hatırlayıp organize etmek yerine bırakın herkes kendi lüksü olan şey yapılmadığında nasıl hissediyor, bunu gözleriyle görsün. Siz de birazcık rahatsızlık duyduklarını anlayın, belki rahatsızlık duyarlarsa bundan sonra o şeyi kendileri yaparlar.

Son olarak, eğer ki eşiniz bir sorumluluk alanını idare etmeye başladıysa, onu kendisi çözümleyene kadar onu rahat bırakın. Onlar debelenirken siz de güzel bir kitaba başlayın, efendim bir dizi izleyin, talimat dahi vermeyin, bırakın çözsün meseleyi. Zihninizi “off” moduna alın, zamanın keyfini çıkarın. Ve bu yaptığınız şeyi düzenli aralıklarla tekrar edin
 
Yukarıdaki iki alıntı ile İnşallah derdinizin ne olduğu artık anlaşılır. Yaşadığınız tartışma sonrası eşiniz size şu anda resmen psikolojik şiddet uyguluyor. Satın almayın.
 
Niye yanında yatayım beni sevmeyen adamın? Sarılmadan yatacaksam başka yerde yatarım. Tırs tırs yatağına gidip bana sarılmasını beklemek en çok zoruma giden şey. Çünkü o biliyor ki beni en çok kızdıran şey o yatakta sırtını dönüp yatması. Bu kadar kızdığımı bile bile sırtını dönüp yatacak.
Ben duygusal biriyim. 15 senedir yatakta sırtını dönmeme konusunda birbirimizi anladık. Benim hassasiyetimi anladı. Şimdi kızdığında sırtını dönüyor, yani hassasiyetimi bana karşı silah olarak kullanıyor. Bu koşullarda yani sırt sırta yatacaksak ben o yatakta yatmayacağım.

Tabi bilmiyorum o sizin içinizdeki bir mesaj imiş. Ben de hep şöyle düşünüyorum. Ben mekanı terk etmem mekan benim canı istemeyen gitsin diğer odada yatsın diye. Bir de insanın ayağı kolu değer küskğnlükşer daha çabuk biter diye düşünüyorum
 
Ben yorumları saçma buldum. Çamaşır asmadığı icin ayrılınır mı diyenler var. Ayrılınır tabi. Ev islerine de yardim edecek. Hayat paylasiyorsunuz sonuçta. Konu sahibi arkadasim da bence hic küslük yapmayın çamaşırları asmadıysa siz de asmayın. İlgisizse siz de ilgisiz olun.
 
Ben kadın halimle üşeniyorum
Benim ki bunu yapsa ben şükrederim
Fazla iş yüklemişsiniz.
Vs
Evde paşa beslemiyorsunuz. Ev isleri kadinin görevi değildir. Çalışan kadıniñ asla değildir. Ev arkadaşınız yatsa sürekli siz temizlik yapsanız,bütün ev sorumlulukları sizin üzerinizde olsa sorun olmaz mı? Burada bakış açısı ne yazik ki hala erkil olan hanım arkadaşlarımız var. Kendi kocanız buradaki olması gereken için bir kıstas oluşturmuyor. Sizin eşleriniz hiç yapmıyor diye burda azıcık yapan adama elhamdülillah yarabbi şükür diyecek halimiz yok. Konu sahibi eğer sorumlulukları sırtlanırsan bir süre sonra onlar senin görevin olur. Karşındaki insan da hiç aman sırtındaki yükü azaltayım demez. Bu arada en son girişiminizin eşiniz tarafından karşılıksız kalmasına üzüldüm.ben olsaydım başka bir adım atmazdım .
 
Bunun için boşanacaksanız keşke evlenmeyip kurutma makinesi alsaydiniz.Senelerce aileler cocuklara bakınca rahata alistirmislar sizi ki bu duruma gelmissiniz.Adam yemek bile pişirmiş daha ne yapmalı. Hayati kendine zehir etme sımarikligi..
 
X