Evlilik, Aşk ve Kadın-Erkek İlişkileri Üzerine Film Önerileri

Hangi filmlerin analizini yapmamı istersiniz?

  • Lars and the Real Girl (Gerçek Sevgili)

    Toplam Oy: 4 18,2%
  • Amour (Aşk)

    Toplam Oy: 0 0,0%
  • 45 Years (45 Yıl)

    Toplam Oy: 2 9,1%
  • Blue Valentine (Aşk ve Küller)

    Toplam Oy: 3 13,6%
  • Her (Aşk)

    Toplam Oy: 2 9,1%
  • American Beauty (Amerikan Güzeli)

    Toplam Oy: 3 13,6%
  • Jodaeiye Nader Az Simin (Bir Ayrılık)

    Toplam Oy: 3 13,6%
  • The Glass Castle (Camdan Kale)

    Toplam Oy: 1 4,5%
  • Juste La Fin Du Monde (Alt Tarafı Dünyanın Sonu)

    Toplam Oy: 0 0,0%
  • Precious (Acı Bir Hayat Öyküsü)

    Toplam Oy: 0 0,0%
  • Gone Girl (Kayıp Kız)

    Toplam Oy: 7 31,8%
  • Vicky Cristina Barcelona (Barselona Barselona)

    Toplam Oy: 3 13,6%
  • Anna Karenina

    Toplam Oy: 6 27,3%
  • Little Children (Tutku Oyunları)

    Toplam Oy: 1 4,5%
  • Match Point (Maç Sayısı)

    Toplam Oy: 1 4,5%
  • Issız Adam

    Toplam Oy: 3 13,6%
  • Nocturnal Animals (Gece Hayvanları)

    Toplam Oy: 1 4,5%
  • The Light Between Oceans (Hayat Işığım)

    Toplam Oy: 1 4,5%
  • La La Land (Aşıklar Şehri)

    Toplam Oy: 10 45,5%
  • 500 Days of Summer (Aşkın 500 Günü)

    Toplam Oy: 5 22,7%
  • The Beguiled (Kadın Affetmez)

    Toplam Oy: 2 9,1%
  • Lady Macbeth (Leydi Macbeth)

    Toplam Oy: 1 4,5%
  • Annie Hall

    Toplam Oy: 0 0,0%
  • Irrational Man (Mantıksız Adam)

    Toplam Oy: 0 0,0%
  • A Bigger Splash (Sen Benimsin)

    Toplam Oy: 0 0,0%

  • Ankete Katılan
    22

Astoria

for whom the bell tolls... time marches on.
Doğa Severler Kulübü
Kayıtlı Üye
15 Kasım 2016
16.422
51.450
28
Astoria Astoria incelemeni okudum çok güzel ve bilgilendirici bir yazı olmuş bir psikolog gözünden incelemişsin sen ama ben normal bir vatandaş :KK53: olarak filmin son kısmına kadar "Helal kız Amy çok iyi yaptın ablam be!" modundaydım, çok saygı duydum planına "Öyle adama böyle ceza, emsal olacak cinsten!" diye düşündüm ki böyle düşünmemin tek sebebi aldatılma değildi kocası kadını her anlamda yok sayıyordu maddi ve manevi anlamda sömürüyordu. O kadar sinir bozucu bir adam ki zaten o televizyona çıkıp Amy dönsün diye onu keklemek için yaptığı konuşmada ne mal olduğunu açıkça anlatmıştı. :işsiz: Ama son kısımlara doğru Amy iyice zıvanadan çıkınca "İlla b.kunu çıkaracaksın yani ööehhh artık," dedim. (Sonuna kadar desteklemedim yani ben psikopat değilim dimi :110:)

Filmde senin de bahsettiğin Amazing Amy - gerçek Amy vurgusu da bence güzel ve önemli bir ayrıntıydı.

Mesela ben küçükken bana hep "Prenses Truman" derlerdi. Bana hep "Dünyanın en güzel kızı kim?" derlerdi "Ben!" diye atlardım. Sonra ben de hep "Dünyanın en güzel prensesi kim?" derdim annem, teyzelerim "Tabii ki Truman!" derlerdi. Ben de ciddi ciddi çok güzelim, prensesim diye düşünürdüm taa ki okula başlayıp gösteri zamanı geldiğinde prenses rolünü başka bir kıza kaptırana kadar :KK70: şaka maka ama bu durumdan ciddi bir hayalkırıklığı yaşamıştım. :bicak:

Ehehe hayır tabi ki de değilsin. :) Şimdi Amy'nin bu hale gelmesine herkes hak verdi özellikle kadınlar. Amy'nin psikopatolojik olarak değerlendirilme sebebi biraz küçüklükten geliyor. Amy'i sırf anne babası da değil yani belli bir kesim dahi Amazing Amy olarak bildi o çocuk kitaplarıyla. Bak sen bile birkaç kişi çocukken seni prenses diye sevdiği için gerçek hayata adım attığında bunun seni ne kadar etkilediğinden bahsediyorsun, aradan yıllar geçmiş olmasına rağmen. Amy için çok daha ağır bir travma bu, nasıl hayatı mükemmel olmaz hani o mükemmel bir kızdı? Mükemmel kızlar aldatılır mı, mükemmelse nasıl bu kadar yok sayılabilir? Olay biraz buradan kaynaklı gelen bir intikam dürtüsü.
 

kedimvekahvem

she believed she could so she fucked it all up
Kayıtlı Üye
14 Ağustos 2016
1.938
3.434
kafamın boş olduğu bir anda hepsini okuyacağım, eminim çok iyi tespitler vardır. emeğinize sağlık.
 

lioneth

Popüler Üye
Kayıtlı Üye
11 Nisan 2011
1.180
872
buraya WICKED PARK kesinlikle eklenmeli :)
 

Hamilelik günlüğü : Doğumdan bu güne 248 gün geçti.

GangstaWalk

Are you disko?
Pro Üye
3 Mart 2016
17.705
74.259
Astoria Astoria yeni keşfettim burayı ve hoşuma gitti baya. Listedeki filmlerin bir kısmını izledim, her ne kadar bu tarz filmler izlemek öncelikli tercihim olmasa da (Ağlıyorum çünkü illa bi) Her hakkındaki yorumunu merak ediyorum. O film baya etkileyici bir filmdi benim için. Gören göze parmak gibi bir şeydi. :)
 

Astoria

for whom the bell tolls... time marches on.
Doğa Severler Kulübü
Kayıtlı Üye
15 Kasım 2016
16.422
51.450
28
Astoria Astoria yeni keşfettim burayı ve hoşuma gitti baya. Listedeki filmlerin bir kısmını izledim, her ne kadar bu tarz filmler izlemek öncelikli tercihim olmasa da (Ağlıyorum çünkü illa bi) Her hakkındaki yorumunu merak ediyorum. O film baya etkileyici bir filmdi benim için. Gören göze parmak gibi bir şeydi. :)

Evet cidden öyleydi özellikle Siri'ye kaba konuşan birinin telefonunda Siri'nin çalışmaması üzerine teknik servis Siri'den özür dileyip ona güzel sözler söylemesini istediğini ve bu şekilde yeniden çalıştığını duyduktan sonra. :) Sanırım en çok oyu alan La La Land olmuş, ona bir analiz yazacağım bugün. Her için de yazarım madem siz özel rica ettiniz. :)
 

lioneth

Popüler Üye
Kayıtlı Üye
11 Nisan 2011
1.180
872
Ekleriz neden olmasın. :) Önce ben bir izleyim de eheheh, listeme aldım.
pişman olmazsınız , aşk için yapılanlar ve yapılamayanlar:) hiç sıkmadan anlatılmış çok güzel bir film. Kimseye de kızamıyorsunuz sonunda :)
 

Hamilelik günlüğü : Doğumdan bu güne 248 gün geçti.

Astoria

for whom the bell tolls... time marches on.
Doğa Severler Kulübü
Kayıtlı Üye
15 Kasım 2016
16.422
51.450
28
pişman olmazsınız , aşk için yapılanlar ve yapılamayanlar:) hiç sıkmadan anlatılmış çok güzel bir film. Kimseye de kızamıyorsunuz sonunda :)

Josh Harnett ve Diane Kruger başrolde değil mi 2004 filmi? Doğru filmi eklemiş olayım da. :)
 

Astoria

for whom the bell tolls... time marches on.
Doğa Severler Kulübü
Kayıtlı Üye
15 Kasım 2016
16.422
51.450
28
İkinci film analizimle anket sonuçlarına göre devam ediyorum. :) Yazıyı okumayı kolaylaştırmak için araya fotoğraflar da ekleyeceğim. Yazıyı ödevim için yazıyorum herkese açık ancak herhangi bir bloga vs. kopyalamak isterseniz benden "izin alarak" ve kaynak göstererek kopyalayabilirsiniz.

La La Land (Aşıklar Şehri): Mia ve Sebastian'ın İlişkisinin Gottman'ın Evliliği Sürdürmenin 7 İlkesine Göre Yorumlanması

Yazı spoiler (film hakkında önemli olabilecek detaylı bilgiler) içermektedir. Lütfen yazıyı bunu dikkate alarak okuyunuz.



2016'nın en çarpıcı filmlerinden biri olan, 6 Oscar ödüllü La La Land (Aşıklar Şehri) son yılların en masalsı anlatılarından birisine sahip. Tıpkı her aşk gibi masalsı başlayan ancak bizi o masalsı dünyadan çekip çıkararak hayatın acı gerçekleriyle yüzleştirerek yüreklerimizi burkan bu film, bir yandan bazı hayat dersleri almamızı sağlarken bir yandan da Mia ve Sebastian'ın ilişkisinde neyin ya da nelerin eksik olduğunu bize sorgulatıyor. Bu kadar masalsı başlayan, aşklarını buram buram hissettiğimiz bu çiftin ilişkisi neden sonuna kadar gidememiş olabilir? Bunu ünlü çift terapisti John Gottman'ın çeşitli sorunları olan evli çiftleri detaylıca analiz ederek ortaya koyduğu 7 temel ilke (bkz. Evliliği Sürdürmenin Yedi İlkesi, John Gottman & Nan Silver) üzerinden giderek incelemeye çalışacağım. :)

Kısaca film konusuna değinecek olursam, geleneksel bir jazz kulübü açma hayalinde olan müzisyen Sebastian (Ryan Gosling tarafından canlandırılıyor) ve küçük bir kafede çalışan ama aslında Hollywood'ta oyuncu olma hayaliyle yanıp tutuşan Mia'nın (Emma Stone tarafından canlandırılıyor) bir tesadüf sonucu bir araya gelmesi ile aralarında oluşan duygusal ilişkiye odaklanıyor. Mia ve Sebastian'ın ilişkisini aşamalar halinde görüyoruz filmde, bir tür giriş-gelişme-sonuç gibi. İlk aşama cicim ayları gibi, tanıştıktan sonra gerçekleşen aşırı romantik, izlerken yüzümüzde bir gülümseme oluşturan sahneler var. Ancak film ilerledikçe sonraki aşamalara geçiyoruz ve Mia'nın da Sebastian'ın da artık cicim aylarını bırakarak daha dünyevi dertlerine, kariyerleri şu anki işleri, nereye varmak istedikleri ile alakalı endişelerine odaklandıklarını görüyoruz. En sonunda ise ikisinin arasında bir "çatışma" oluştuğunu, yani özel hayatları ve profesyonel hayatlarının (bir bakıma hayallerinin, amaçlarının) birbirleriyle çatışmasından ötürü bir yol ayrımında durduklarını görüyoruz. Yani bu çatışmanın ortadan kalkması için içlerinden birinin fedakarlık etmesi, edebilmesi gerekiyor.



Eşi Julia ile birlikte geliştirdikleri "Gottman Çift Terapisi" ile ünlü olan psikolog ve akademisyen John Gottman, daha çok evlilikler üzerine odaklı çalışmalar yapıyor ve evliliklerin nasıl yürüdüğü, çiftlerin nasıl birbirine bağlandığı, çiftler arası mutluluk ve doyumun nasıl arttırılabileceği üzerine 7 temel ilke geliştirmiş. Bu ilkeler kısaca şunlar:

  • Eşinize yeniden saygı ve şefkat gösterebilmek için "sevgi haritalarınızı" genişletin.
  • Aşık olma nedeninizi kendinize hatırlatmak için birbirinize karşı sevgi ve hayranlığınızı geliştirin.
  • Sorunlarınız olduğunda kaçmak yerine birbirinize yakınlaşın.
  • Eşinizin sizi etkilemesine izin verin.
  • Çözülebilir sorunlarınızı çözün.
  • Tıkanıklığın üstesinden gelin.
  • Ortak anlam yaratın.

Hatırlarsanız Mia jazz müzikten hiç hoşlanmıyordu ancak Sebastian'ın tutkusu o kadar fazlaydı ki Mia onun sayesinde jazz müziği sevebildi. Sebastian aynı zamanda Mia'nın kendi tiyatro oyununu yazabilmesi için ona epey destek olmuştu. Mia Hollywood'ta rol kapabilmenin ne kadar zor olduğundan bahsettiğinde Sebastian'ın ona söylediği şey "Madem rol kapmak bu kadar zor; kendi rolünü kendin yaz" idi ve Mia'yı kendi oyununu yazması için teşvik etti. Mia'nın da Sebastian'dan istediği şey daha düzenli, 9-5 çalışabileceği bir iş bulmasıydı, çünkü Sebastian'ın düzgün bir kariyeri yoktu. Sebastian da aslında onun istediğini yaptı, epey yükselebileceği bir müzik grubunda çalmaya başladı ve epey yoğun bir programı vardı. İkisinin de kariyerleri için yoğun çaba sarf etmesi gerekiyordu ancak filmde de görüldüğü üzere bu ikisinin arasında bir çatışma yarattı, ikisini de mecburi bir seçim yapmak zorunda bıraktı. Çünkü Sebastian çıktığı yolda ünlü olacakken Mia için işler yolunda gitmiyordu ve doğal olarak karakterlerin bakış açıları da değişmeye başladı.

Burada kimi suçlayabiliriz, ilişkiyi kim batırdı derseniz, aslında ikisi de değil. Mia'nın da Sebastian'ın da ortak hayallerle çıktığı bir yol vardı ama hayat böyledir, her şey toz pembe değildir, her şey her zaman yolunda gitmez. Mia da Sebastian da birbirlerini ne kadar sevseler de gittikleri yolun önünde sonunda onları farklı yollara göndereceğinin bilincindeydiler. Bu yüzden birbirlerini yıpratmadan mantığı ön plana koyarak ayrılmaya karar verdiler. Çünkü bir ilişki yaşamak "aynı anda bir olmak" demek değildir. Filmin en sonunda birbirlerine gülümseyen Mia ve Sebastian, aslında sevginin farklı şekillerde de kendini gösterebileceğinin kanıtıdır.



Bu uzuuunn yazının sonuna gelebildiyseniz, sizlerin de yorumlarını bekliyorum. :)
 

byebyeblackbird

Bilmem bizi ne civara yazmışlar.
Doğa Severler Kulübü
Kayıtlı Üye
18 Ocak 2018
2.060
4.726
29
Elinize sağlık güzel bir liste olmuş. Ben bu kategorideki filmleri pek sevmiyorum ama "Jodaeiye Nader az Simin" filmi efsane kesinlikle. Peyman Moadi olduğu için izlemiştim ve bu filmde muhtesem bir performans sergilemiş.
 

Astoria

for whom the bell tolls... time marches on.
Doğa Severler Kulübü
Kayıtlı Üye
15 Kasım 2016
16.422
51.450
28
Elinize sağlık güzel bir liste olmuş. Ben bu kategorideki filmleri pek sevmiyorum ama "Jodaeiye Nader az Simin" filmi efsane kesinlikle. Peyman Moadi olduğu için izlemiştim ve bu filmde muhtesem bir performans sergilemiş.

Çok duygulanmıştım ben izlerken ya. Ondan sonra Asghar Farhadi'nin diğer filmlerini de izledim ama Jodaeiye Nader az Simin'in verdiği tadı vermedi hiçbiri.