Evlilik, Aşk ve Kadın-Erkek İlişkileri Üzerine Film Önerileri

Hangi filmlerin analizini yapmamı istersiniz?

  • Lars and the Real Girl (Gerçek Sevgili)

    OY: 6 24,0%
  • Amour (Aşk)

    OY: 0 0,0%
  • 45 Years (45 Yıl)

    OY: 2 8,0%
  • Blue Valentine (Aşk ve Küller)

    OY: 3 12,0%
  • Her (Aşk)

    OY: 2 8,0%
  • American Beauty (Amerikan Güzeli)

    OY: 3 12,0%
  • Jodaeiye Nader Az Simin (Bir Ayrılık)

    OY: 3 12,0%
  • The Glass Castle (Camdan Kale)

    OY: 1 4,0%
  • Juste La Fin Du Monde (Alt Tarafı Dünyanın Sonu)

    OY: 0 0,0%
  • Precious (Acı Bir Hayat Öyküsü)

    OY: 0 0,0%
  • Gone Girl (Kayıp Kız)

    OY: 8 32,0%
  • Vicky Cristina Barcelona (Barselona Barselona)

    OY: 3 12,0%
  • Anna Karenina

    OY: 7 28,0%
  • Little Children (Tutku Oyunları)

    OY: 1 4,0%
  • Match Point (Maç Sayısı)

    OY: 2 8,0%
  • Issız Adam

    OY: 3 12,0%
  • Nocturnal Animals (Gece Hayvanları)

    OY: 1 4,0%
  • The Light Between Oceans (Hayat Işığım)

    OY: 1 4,0%
  • La La Land (Aşıklar Şehri)

    OY: 10 40,0%
  • 500 Days of Summer (Aşkın 500 Günü)

    OY: 5 20,0%
  • The Beguiled (Kadın Affetmez)

    OY: 2 8,0%
  • Lady Macbeth (Leydi Macbeth)

    OY: 1 4,0%
  • Annie Hall

    OY: 0 0,0%
  • Irrational Man (Mantıksız Adam)

    OY: 1 4,0%
  • A Bigger Splash (Sen Benimsin)

    OY: 0 0,0%

  • Ankete Katılan
    25
Astoria Astoria yeni keşfettim burayı ve hoşuma gitti baya. Listedeki filmlerin bir kısmını izledim, her ne kadar bu tarz filmler izlemek öncelikli tercihim olmasa da (Ağlıyorum çünkü illa bi) Her hakkındaki yorumunu merak ediyorum. O film baya etkileyici bir filmdi benim için. Gören göze parmak gibi bir şeydi. :)
 
Astoria Astoria yeni keşfettim burayı ve hoşuma gitti baya. Listedeki filmlerin bir kısmını izledim, her ne kadar bu tarz filmler izlemek öncelikli tercihim olmasa da (Ağlıyorum çünkü illa bi) Her hakkındaki yorumunu merak ediyorum. O film baya etkileyici bir filmdi benim için. Gören göze parmak gibi bir şeydi. :)

Evet cidden öyleydi özellikle Siri'ye kaba konuşan birinin telefonunda Siri'nin çalışmaması üzerine teknik servis Siri'den özür dileyip ona güzel sözler söylemesini istediğini ve bu şekilde yeniden çalıştığını duyduktan sonra. :) Sanırım en çok oyu alan La La Land olmuş, ona bir analiz yazacağım bugün. Her için de yazarım madem siz özel rica ettiniz. :)
 
pişman olmazsınız , aşk için yapılanlar ve yapılamayanlar:) hiç sıkmadan anlatılmış çok güzel bir film. Kimseye de kızamıyorsunuz sonunda :)

Josh Harnett ve Diane Kruger başrolde değil mi 2004 filmi? Doğru filmi eklemiş olayım da. :)
 
İkinci film analizimle anket sonuçlarına göre devam ediyorum. :) Yazıyı okumayı kolaylaştırmak için araya fotoğraflar da ekleyeceğim. Yazıyı ödevim için yazıyorum herkese açık ancak herhangi bir bloga vs. kopyalamak isterseniz benden "izin alarak" ve kaynak göstererek kopyalayabilirsiniz.

La La Land (Aşıklar Şehri): Mia ve Sebastian'ın İlişkisinin Gottman'ın Evliliği Sürdürmenin 7 İlkesine Göre Yorumlanması

Yazı spoiler (film hakkında önemli olabilecek detaylı bilgiler) içermektedir. Lütfen yazıyı bunu dikkate alarak okuyunuz.

la-la-land-poster.jpg


2016'nın en çarpıcı filmlerinden biri olan, 6 Oscar ödüllü La La Land (Aşıklar Şehri) son yılların en masalsı anlatılarından birisine sahip. Tıpkı her aşk gibi masalsı başlayan ancak bizi o masalsı dünyadan çekip çıkararak hayatın acı gerçekleriyle yüzleştirerek yüreklerimizi burkan bu film, bir yandan bazı hayat dersleri almamızı sağlarken bir yandan da Mia ve Sebastian'ın ilişkisinde neyin ya da nelerin eksik olduğunu bize sorgulatıyor. Bu kadar masalsı başlayan, aşklarını buram buram hissettiğimiz bu çiftin ilişkisi neden sonuna kadar gidememiş olabilir? Bunu ünlü çift terapisti John Gottman'ın çeşitli sorunları olan evli çiftleri detaylıca analiz ederek ortaya koyduğu 7 temel ilke (bkz. Evliliği Sürdürmenin Yedi İlkesi, John Gottman & Nan Silver) üzerinden giderek incelemeye çalışacağım. :)

Kısaca film konusuna değinecek olursam, geleneksel bir jazz kulübü açma hayalinde olan müzisyen Sebastian (Ryan Gosling tarafından canlandırılıyor) ve küçük bir kafede çalışan ama aslında Hollywood'ta oyuncu olma hayaliyle yanıp tutuşan Mia'nın (Emma Stone tarafından canlandırılıyor) bir tesadüf sonucu bir araya gelmesi ile aralarında oluşan duygusal ilişkiye odaklanıyor. Mia ve Sebastian'ın ilişkisini aşamalar halinde görüyoruz filmde, bir tür giriş-gelişme-sonuç gibi. İlk aşama cicim ayları gibi, tanıştıktan sonra gerçekleşen aşırı romantik, izlerken yüzümüzde bir gülümseme oluşturan sahneler var. Ancak film ilerledikçe sonraki aşamalara geçiyoruz ve Mia'nın da Sebastian'ın da artık cicim aylarını bırakarak daha dünyevi dertlerine, kariyerleri şu anki işleri, nereye varmak istedikleri ile alakalı endişelerine odaklandıklarını görüyoruz. En sonunda ise ikisinin arasında bir "çatışma" oluştuğunu, yani özel hayatları ve profesyonel hayatlarının (bir bakıma hayallerinin, amaçlarının) birbirleriyle çatışmasından ötürü bir yol ayrımında durduklarını görüyoruz. Yani bu çatışmanın ortadan kalkması için içlerinden birinin fedakarlık etmesi, edebilmesi gerekiyor.

435f2cd83ff1abe10c92b945aab7be68


Eşi Julia ile birlikte geliştirdikleri "Gottman Çift Terapisi" ile ünlü olan psikolog ve akademisyen John Gottman, daha çok evlilikler üzerine odaklı çalışmalar yapıyor ve evliliklerin nasıl yürüdüğü, çiftlerin nasıl birbirine bağlandığı, çiftler arası mutluluk ve doyumun nasıl arttırılabileceği üzerine 7 temel ilke geliştirmiş. Bu ilkeler kısaca şunlar:

  • Eşinize yeniden saygı ve şefkat gösterebilmek için "sevgi haritalarınızı" genişletin.
  • Aşık olma nedeninizi kendinize hatırlatmak için birbirinize karşı sevgi ve hayranlığınızı geliştirin.
  • Sorunlarınız olduğunda kaçmak yerine birbirinize yakınlaşın.
  • Eşinizin sizi etkilemesine izin verin.
  • Çözülebilir sorunlarınızı çözün.
  • Tıkanıklığın üstesinden gelin.
  • Ortak anlam yaratın.

Hatırlarsanız Mia jazz müzikten hiç hoşlanmıyordu ancak Sebastian'ın tutkusu o kadar fazlaydı ki Mia onun sayesinde jazz müziği sevebildi. Sebastian aynı zamanda Mia'nın kendi tiyatro oyununu yazabilmesi için ona epey destek olmuştu. Mia Hollywood'ta rol kapabilmenin ne kadar zor olduğundan bahsettiğinde Sebastian'ın ona söylediği şey "Madem rol kapmak bu kadar zor; kendi rolünü kendin yaz" idi ve Mia'yı kendi oyununu yazması için teşvik etti. Mia'nın da Sebastian'dan istediği şey daha düzenli, 9-5 çalışabileceği bir iş bulmasıydı, çünkü Sebastian'ın düzgün bir kariyeri yoktu. Sebastian da aslında onun istediğini yaptı, epey yükselebileceği bir müzik grubunda çalmaya başladı ve epey yoğun bir programı vardı. İkisinin de kariyerleri için yoğun çaba sarf etmesi gerekiyordu ancak filmde de görüldüğü üzere bu ikisinin arasında bir çatışma yarattı, ikisini de mecburi bir seçim yapmak zorunda bıraktı. Çünkü Sebastian çıktığı yolda ünlü olacakken Mia için işler yolunda gitmiyordu ve doğal olarak karakterlerin bakış açıları da değişmeye başladı.

Burada kimi suçlayabiliriz, ilişkiyi kim batırdı derseniz, aslında ikisi de değil. Mia'nın da Sebastian'ın da ortak hayallerle çıktığı bir yol vardı ama hayat böyledir, her şey toz pembe değildir, her şey her zaman yolunda gitmez. Mia da Sebastian da birbirlerini ne kadar sevseler de gittikleri yolun önünde sonunda onları farklı yollara göndereceğinin bilincindeydiler. Bu yüzden birbirlerini yıpratmadan mantığı ön plana koyarak ayrılmaya karar verdiler. Çünkü bir ilişki yaşamak "aynı anda bir olmak" demek değildir. Filmin en sonunda birbirlerine gülümseyen Mia ve Sebastian, aslında sevginin farklı şekillerde de kendini gösterebileceğinin kanıtıdır.

main-qimg-760d8619557df24ca6d82f88a36ad403-c


Bu uzuuunn yazının sonuna gelebildiyseniz, sizlerin de yorumlarını bekliyorum. :)
 
Elinize sağlık güzel bir liste olmuş. Ben bu kategorideki filmleri pek sevmiyorum ama "Jodaeiye Nader az Simin" filmi efsane kesinlikle. Peyman Moadi olduğu için izlemiştim ve bu filmde muhtesem bir performans sergilemiş.
 
Elinize sağlık güzel bir liste olmuş. Ben bu kategorideki filmleri pek sevmiyorum ama "Jodaeiye Nader az Simin" filmi efsane kesinlikle. Peyman Moadi olduğu için izlemiştim ve bu filmde muhtesem bir performans sergilemiş.

Çok duygulanmıştım ben izlerken ya. Ondan sonra Asghar Farhadi'nin diğer filmlerini de izledim ama Jodaeiye Nader az Simin'in verdiği tadı vermedi hiçbiri.
 
Çok duygulanmıştım ben izlerken ya. Ondan sonra Asghar Farhadi'nin diğer filmlerini de izledim ama Jodaeiye Nader az Simin'in verdiği tadı vermedi hiçbiri.
Aynen ben de ondan sonra yönetmenin başka filmlerini izledim. Bu filmin kamera arkasını izlemiştim bı sahneyi çekerken ekiptekiler de ağlıyordu.
 
X