Ben de aynı sizin gibiyimdir. Karakter mi bilmiyorum ama aynı evin içinde gidip anneme sarılsam , annem şaşırır vayy sen bize sarılır mıydın diye. Eski sevgilime karşı da oyleydim , hiç opmez sarilmazdim. Hatta bazen elimi bile tutmuyorsun dediği olurdu. Şimdi ayrıldık bitti, doya doya sarılıp opemeden gitti elimden diye, içimde kaldı resmen.
Özür dileme olayına gelince ben de hiç beceremem. Karşındaki insanı üzdüm diye oturur hüngür hüngür ağlarim ama gidip de diyemem ağzımdan çıkmaz o sözler. Keşke bana bakıp , içimi görse anlasa karşıdaki derim.
Kalbim her zaman çok kırılgan olmasına rağmen, hep ben çok güçlü biriyim diye gözükmeye çalıştım. Hatta yakın bir erkek arkadaşım , bır kere gözümden yaş geldiğini görünce ' vayy sen ağlar mıydın ya' demişti. Ne zaman ağlayacak olsam hep kimsenin goremeyecegi yerlere giderim,uzuldugum bir olay olsa aglamamak için karşımdakine öfke kusarım. Karşıya dediğim şeyler aslında beni daha çok yaralar , bir de oturur dediklerime üzülür ağlarım.
Ben neden böyleyim yıllardır çözemedim, ama sorsan dışardan hiçbir şeye uzulmeyen, taş kalpli, kimseyi sevmeyen biriyim. Aslında içimde ne fırtınalar kopuyor, ne kadar çok seviyorum kimse bilmiyor. Gosteremiyorum , düzeltmeyi denedim olmadı. Dışarıya güçlü görünme çabası icerisindeyim galiba, bir olay karşısında yıkılsam bile tepki vermem, sadece karsiya ofke kusarim. Kendimle baş başa kalınca salya sümük ağlarım kalbim kırıldı diye. Oysa olay anında karşındakine desene ben sana kırıldım diye , öfke kusup sonra kendi kendime, hep kırıldım hem de onu kırdım diye ağlamaya ne gerek var. Ama yok böyleyim işte.
Size pek yardımcı olmadı, resmen kendimi anlattım ama kusura bakmayın. Çok dert yandığım bir durum kendi açımdan.. Düzeltmeyi denedim ama pek duzeltemedim ben, umarım siz başarırsiniz.