İdrar kaçırma tanısı ve tiplendirilmesi nasıl yapılır? Tedavi seçenekleri nelerdir?

OpDrEsraCabukComert

Yeni Üye
Editor
3 Kasım 2020
90
32
38
İdrar kaçırma tanısı hasta öyküsü ile başlar. Semptomların ne zaman başladığı, kaçırmanın ne kadar olduğu, arttırıcı ve azaltıcı faktörlerin neler olduğunun irdelenmesi ile hangi tip idrar kaçırmanın kişide bulunduğuna dair değerlendirme yapılır. Doktor tarafından gerçekleştirilen fizik muayene ile birlikte idrar kaçırmanın sebebi olabilecek nörolojik hastalıklar ve anatomik anormalliklerin değerlendirilmesi tanı aşamasında önemli bir yere sahiptir.

  • İdrar torbanızın ne kadar iyi boşaldığını görmek için bir takım testler isteyen doktorunuz idrar yolu enfeksiyonu düşüncesi ile idrar tetkiki de isteyebilir. İdrar kaçırma şikâyeti için alternatif testler ise şöyle;
  • İdrar torbanız dolu iken birkaç kez öksürmenizi doktorunuz rica edebilir. Bu nedenle, doktor muayenesine giderken mutlaka yedek iç çamaşırı götürmeyi unutmayın.
  • İdrar torbanıza verilen zararsız bir boya sonrasında pet kullanmanız istenir. Pette boyanır ise idrar kaçırma net olarak tespit edilebilir.
  • İdrar torbasının içini görmeye yarayan sistoskopi ile kesin tanı da koyulabilir.

09042018045758569-U3@335x335.jpg

• Tanı için kullanılan yöntemlerden biri de işeme günlüğüdür. İdrar kaçırmanın hangi durumlar ve hangi sıklıkta meydana geldiği bir çizelge üzerine kaydedilir.
• İdrar tetkiki ve biyokimyasal analizler enfeksiyon varlığı ve böbreklerin kapasitesi ile ilgili bilgi veren laboratuvar analizleri yapılabilir.
• Ultrasonogrofi (USG) görüntülemesi ile mesane ve idrar yollarında tümör ve taş gibi tıkayıcı durumların varlığı incelenir. USG aynı zamanda PVR (post voiding rezidü) olarak adlandırılan, kişinin idrarını boşaltmasını takiben birkaç dakika içinde yapılan testte de kullanılır. PVR testi kişinin idrarını yaptıktan sonra ne kadar idrarın mesanede kaldığını ölçer.
• Mesanenin basıncını ölçen ürodinamik testler ve mesanenin endoskopik incelenmesini sağlayan üretrosistoskopi, idrar kaçırmaya eşlik eden çeşitli problemler varlığında başvurulabilecek diğer tanı yöntemlerindendir.

İdrar kaçırma için tedavi yöntemleri nelerdir?

İdrar kaçırma tedavisi temel olarak davranışsal, farmakolojik (ilaç tedavisi) ve cerrahi olmak üzere 3 kategoriye ayrılır.
• Davranışsal tedavilerde obez kişilerin kilo vermesi ve geceleri sıvı alımının kısıtlanması gibi basit yaşam tarzı değişiklikleri önerilir. Mesane eğitimi olarak adlandırılan davranışsal tedavi yönteminde kişinin sadece belirli zaman aralıklarında idrar yapması ve mesanesini mümkün olduğunca boşaltması istenir. Böylelikle işeme reflekslerinin kontrolünün sağlanması amaçlanır. Pelvik taban kaslarının eğitimi diğer bir davranışsal tedavi yöntemidir. Kegel egzersizi olarak adlandırılan uygulamalar ile idrarın kontrol edilmesini sağlayan kasların güçlendirilmesi hedeflenir.
• Mesanenin kasılması, kolin olarak bilinen maddenin sinir hücrelerinden salgılanması ile gerçekleşir. Bu nedenle sıkışma tipi idrar kaçırmanın tedavisinde bu maddeyi bloke ederek sıkışmayı azaltıp mesane kapasitesini arttırıcı yönde etkili ilaçlar kullanılır. Stres tipi üriner inkontinansın tedavisinde ise idrar yollarının kasılmasını sağlayarak idrar kaçırılmasını önleyen ilaçlar tercih edilmektedir.
• Mesane kaslarına botilinum toksini (botox) uygulaması cerrahi uygulamalar içerisinde yer alır. Özellikle mesanenin aşırı aktif olduğu durumlarda kas aktivitesini durdurarak fayda gösterir.
• Cerrahi uygulamalara ek olarak cerrahi operasyonlara da idrar kaçırmanın tedavisinde gerekli durumlarda başvurulabilir. Askı ameliyatları idrar kaçırma tedavisinde uygulanan cerrahi girişimlerin başında gelir. Askı ameliyatlarında amaç, stres esnasında idrarın kaçmasını engelleyecek ancak herhangi bir tıkanıklığa yol açmayacak şekilde mesane boynu ve mesaneyi vücut dışına bağlayan idrar yolu üretranın desteklenmesidir.

Günümüzde cerrahi tekniklerin ilerlemesi ve sentetik mesh teknolojisinin ilerlemesine parelel olarak, cerrahi tedavi en yaygın ve en efektif tedavidir. Ancak hasta seçimi ve uygun cerrahinin seçimi son derece önemlidir. Cerrahi abdominal (karından), laparoskopik veya vajinal yolla uygulanabilmektedir. Günümüzde uygulan en efektif yöntem vajinal yolla gerçekleştirilen cerrahi tekniklerdir. Hasta operasyondan bir gün sonra taburcu edilebilmekte ve hemen günlük yaşamına dönebilmektedir. Günümüzde ensık kullanılan cerrahi prosedürler, Sling (Askı) operasyonlarıdır. Sentetik veya biomateryal kullanılarak pelvik askı oluşturulması, mesane boynu ve üretranın desteklenmesi esasına dayanan operasyonlardır. TVT, TOT ve mini-sling teknikleri popüler olarak uygulan operasyonlardır. Ameliyathane şartlarında, yaklaşık 15 dakikada, genel veya spinal anestezi altında uygulanabilir. Hasta hemen ertesi gün taburcu edilmektedit. Başarı oranları % 90' nın üzerindedir ve uzun dönem sonuçları son derece başarılıdır. Dünyada en sık uygulanan jinekolojik operasyonlardandır. Komplikasyon oranları son derece düşüktür. Özellikle en sık görülen inkontinans tipi olan stres inkontinans ve mixt tip inkontinansda sonuçlar ve hastanın yaşam kalitesine etkileri yüzgüldürücüdür.

Laparoskopik olarak BURCH operasyonları da vajinal cerrahiye eşdeğer başarı oranlarına sahiptir. Uygun hastalarda güvenle uygulanmaktadır. Açık abdominal cerrahi ise, sadece inkontinans için nadiren uygulanmaktadır.

AMELİYATTAN SONRA NELER YAPILMALI?

Ameliyat sonrası hasta 2-3 günde normal rutin yaşamına dönebilir ama ameliyatın başarısı için bazı kısıtlamalar yapılması gereklidir. Öncelikle batın içi basıncı artıran ağır işlerden kaçınmalıdır. Ayrıca kilo alınmamalı ve kabız kalınmamalıdır. Beslenmede posalı besinler ağırlıklı olmalıdır. Cinsel yaşama ise 2 ay sonra başlanabilir.