İlk anneler gününde şiddete uğradım.

Ben sizi çok iyi anlıyorum.damdan düşeni damdan düşen anlar. Bebeğim yok ama şiddet küfür ve hakareti bende yaşadım. 3 yıl sonra anlaşmalı ve resmi olarak boşandım ve aynı sizin gibi hep kötü birşey olmasın iyi ayrılalımdı derdim. Çünkü ilk defa şiddeti yaşayan birisi önce şoka giriyor benim dilim tutulmuştu mesela ve ne olduğunu anlayamamıştım bile.40 yaşında kadınım anne anne diye ağladım. Ama ertesi gün hemen kendime gelip gidip darp ve uzaklaştırma kararı aldırmıştım bunu mutlaka ama mutlaka yapmalısın.
Uzaklaştırma karakoldan alınıyor eğer ona gücün yoksa hastaneden mutlaka darp raporu al lütfen elinde bulunsun. Şimdi kullanmasan bile yarın öbürgün ne olacağı belli olmaz.
Bunu neden söylüyorum ben aynı olayı yaşadığım esnada rahmetli annem koah hastasıydı ve yoğun bakımda yatıyordu karakola çektiler bunu bende annemin yanına gittim inanın yan odada yatan tanımadığım hastanın refakatçisine anlatıp ağladım.sonra babam geldi sordular malum bende bişey diyemedim birazdan gelir dedim bunu aradım 5 dakikalığına gelirmisin görün git diye. Ne dedi biliyomusun bana mesaj at gel dediğin mesaj elimde olsun.düşündüğü şeye bakarmısın ve ayrıca sonradan karakola verdiği ifadeyi okudum eşimin annesi yoğun bakımda olduğu için sinir krizi geçirdi bende onu sakinleştirirken oluştu vücudundaki morluklar demiş.
Bak kimseyi tanıyamıyosun yarın öbürgün yalan söylüyor der fln fln. İyi olsanızda darp raporunu mutlaka al hiç zor değil herhangi bir hastaneden alabiliyosun
 
Yorumları ve ne karar aldığınızı okumadım ama şunu söylemek istiyorum lütfen çoçuğunuzun azıcık hatırı varsa gidip darp raporu alın ve hemen davanızı açın. Biliyorum belki şu an bu çok zor ama ben de benzer şeyler yaşadım şu an çekişmeli boşanma davam var. Dövdüğünü inkar ediyor ispatlamak için her gün bir şey düşünüyorum. Eşinizin bu sadece başlangıcı. Gitmediğinizi gördükten sonra şiddet artacak. Nolur kulak verin. Ben daha önce boşanmadığım için çok pişmanım. Burada bir sürü konu açtım. Kimi sert kimi tatlılıkla söyledi boşanmam gerektiğini ama çocuğum babasız büyümesin diye fedakarlık yapıp durdum. Sonunda çocuğumun öyle bir babadan uzak büyümesinin daha iyi olacağına karar verdim geç de olsa. Siz de şu an nihayeti belli olan bir evliliği sürdürmek için kendinizden feda ediyorsunuz. Öz güveniniz yerle bir biliyorum. İnsan kolay kolay gidemiyor biliyorum. Dava açmak boşanmak çok ciddi bir karar biliyorum. Korktuğunuzu çok iyi biliyorum. Ama bu evlilik içinde daha çok korkmanız gerektiğini unutmayın. Kimse yüzde yüz kararla boşanmıyor, önce adım atıyor gerisi çorap söküğü gibi geliyor...
 
Merhabalar, söze nasıl başlasam bilemiyorum. Eşim ile 4 sene sevgililik 3 senedirde evliyiz. Toplamda 7senelik bir birlikteliğimiz var. Başlarda her şey çok güzeldi. Sevgililik dönemi çok keyifliydi. Evliliğin ilk bir buçuk senesi de çok güzeldi. Ben ilk kez hamile kaldım. Fakat sekiz haftalıkken düşük yaptım. Bu bizi yıktı. Sonra bı kez daha hamile kaldım. Hamilelik surecim berbattı. Her gün bebeğimi kaybetme korkusu ile yaşıyordum. Gitmedigin doktor kalmadı. Her gittiğimde farklı bı sorun soyluyorlardi. Psikolojik olarak hamilelikte geçirdiğim kaybetme korkusu beni mahfetti. Üzerine 60 kilodan 95e çıktım. Bu süreçte eşim bana hep ilgiliydi her şeye yardım ediyor, her gün karnımı seviyor adeta bir melekmisim gibi davranıyordu. Bir dediğim iki olmazdı. Asla kavga etmezdim. Doğumum çok zor geçti yapayalnız bir doğum odasında suni sancı ile 12 saatlik acı iciinde yerleri öpe öpe geçen bir doğum. Doğumdan sonra 12gunluk bir yoğun bakım sürecimiz oldu. Oglumuzun kanında enfeksiyon vardı 12 gün boyunca tek başıma anne otelinde kaldım çocuğu olan bilir asla uyuyamıyorsun uz 7/24 annelik yapıyorsunuz sürekli emziriyorsunuz olmuşsunuz 95 kilo kendinizi bile taşıyamıyor ken... Sonrasında eve geldik işim hemen desteğini çekti tabii ki. Ev işleri yemek çocuk bakımı ve diğer her şey benim üzeri.deydi. annem 65 yaşında olmasına rağmen ve kanser hastası olmasına rağmen hamileliğimde ve doğum sonrasında hep yanimdaydi. Eşim desteklememeye başladı. Bizim tuvaletlerimiz farklı onun tuvaletine girmiyoruz hiçbirimiz ama o konuda bile (görmediğim için unutmuşum temizlemeyi) onun tuvaletini temizlemenin gerektiğini bana asla yardım etmeyeceğini kılını bile kipirdatmayacagini söyledi. Yani evde annem ve eşim yorulmasin diye her şey benim üzerime kaldi. Bu dönem aylarca böyle devam etti. Şuan bebeğim 1 yaşına geldi. 12 ay boyunca bizde durum şu; eşim işten gelir, işte uyumuş olur ama yine de uyur. Kanepeye uzanıp eline telefon alır. Saatlerce borsaya bakar. Ve saatlerce başka bir dünyada takılır. Asla ilgilenmez. Hatta cinsel hayatımız bile kötüydü. Yataklar ayrılmış durumdayi,. Korona döneminden hemen önce (bu arada öğretmenim) çalışıyordum ve artık okullar tatil olunca annemi evine gonderdik. Kaldık eşim ile baş başa. Herhangi bir sosyalligimiz iki senedir yok. Birlikte yürüyüş bile yapmayız yani. Ben bunaldım arkadaşlar. Ev işi temizlik yemek hepsi bende. Çocuk bakımı oynaması eylemesi bende. Uykusuzluk hepsi bende... Eşim yine aynı kanepeye uzanır asla konuşmaz. Konuşunca da hep asaglar. Eleştirir. Ben de üzülüp kiriliyorum haliyle. Sürekli kavga etmeye başladık. En son ki olay beni dehşete düşürdü.

Orucuz. Hafta sonu anneler günü. Kayınvalidem e bir siteden Cicek sipariş ettim. İki dal orkide klasik. Sonra eşime söyledim. Bana iyiki bana sormamışsın bune böyle saksı mi bu maketmi diye söyledi. Ses tonu yüksekti her zamanki gibi eleştirir asagilar tavrı vardı. Bende neden küçümsediğini sordum. Ben kucumsemiyorum dedi. Suratında ki ifade ve bağırması öyle değildi. Bana uyduruyorsun diye bağırmaya başladı. Bebek uyuyordu. Bende kırıldım gücendim başka odaya gittim sakinleşmek için. Çocuk uyanmış o sırada sırf çocuğa bakmamak için geldi. Bende o odadan çıkıp salona gittim. İçimden kızgın kirgindim. Sesim çıkmadı bebeğimin karnını doyurup uyuttum geri. Bana sesini yükseltti ona ifttira attigimi. Söyledi. Bende ağlamaya başladım. Gozyaslarimin timsah gözyaşları olduğunu söyledi. Bende daha kötü oldum. Bebeğin yanında bağırması zaten bebeği de benide bitiriyor. Siparişi iptal ettim. Bu sefer iptal etmek için sipariş verdin dedi. Kafayı yemek üzereyim bende saçmalama diye bağırdım. Sesler yükseldi. İlk kez beni öyle bir dövdü ki... Ugundum kaldım yerde. Kendimi öyle kötü hissettim ki. Defol dedim git dedim. Bitti dedim. Bağırıyorum. İçine ettin her şeyin dedim. Silahını getirdi kafasına dayadı tehdit etti. (Hamileliğimin 4.ayinda en yakın arkadaşı silahla kafasına sıkıp intihar etmişti) onun ismini söyleyerek beni onun gibi yapacaksın dedi. Şarjörü düştü o esnada alıp sakladım sıkmasın diye. Hem dayak yedim hem ölmesinden öldürmesi sen korktum. Neyse bu elini yere vurmuş. Eli kırıldı. Ertesi gün işten geldiğinde (eve gelme demiştim) anahtar arkada olmadığı için geldi. Bana vurduğu için özür diledi ama belirtti sadece vurduğu için... sebebi de bebeğin önünde ona bağırmış olmam iyi de ben bagirdiysam o tatlı tonla soylemediki oda bağırdı bebeğin önünde de dövdü. İlk anneler günüm böyle geçti benim. Ne yapacağımı bilmez bir haldeyim. Tikandik kaldık. Kavgalarının hep bağırış cagiris... Yoruldum bunaldım. Konuşsam anlamıyor beni. Değer vermiyor. ,Zaten ev işi çocuk iyice saldı kendini her şeyi benim bu evin. Üstelik kiriktan rapor alıp evde oturcak. Şimdi iyice birbirimize gireriz diye korkuyorum. Ne yapmalıyım nasıl bir yol izlemeliyim bilmiyorum. Ama içim acıyor. İlk anneler günümun dayakla geçmesi.. tehditlerle geçmesi... Hepsi bir yana bu şekilde devam edersek bebeğimizin psikolojisi ne olacak... Halen şoktayım. Daha önce olmayan şeyler oluyor. Akıl istiyorum sizden...yapayalnızim kimseye derdimi anlatamadım... Ne yapmalıyım?? Siz bunları yasasaniz ne yapardiniz?
Hic siddet gormedim bilemiyorum zor bir durum ya tedavi ya bosanma bu boyle gitmez diye dusunuyorum aradab gecen aylar boyunca bir duzelme var mi esinizde ?
 
X