İstanbul Kırmızısı

Elif

Onur Üyesi
Pro Üye
12 Temmuz 2006
34.173
27.394
57
Vizyon tarihi 3 Mart 2017 (2s 0dk)

Yönetmen Ferzan Özpetek

Oyuncular: Halit Ergenç, Tuba Büyüküstün, Selim Bayraktar devamı

Tür Dram

Ülke Türkiye, İtalya

Özet ve Detaylar
Ferzan Özpetek'in kendi kitabından sinemaya uyarlayacağı filmin başrollerinde Nejat İşler, Mehmet Günsür, Tuba Büyüküstün gibi oyuncular yer alacak.
Orhan travmatik bir kayıptan sonra her şeyini kaybetmiş ve vahşi bir yaşama yönelmiş eski bir yazardır. Her şeyi bırakarak Londra’ya yerleşir ve editör olarak çalışmaya başlar. Yıllar sonra İstanbul’a geri döner. Bu geri dönüşün nedeni zamanını Paris, Londra ve Berlin’de geçirmiş ünlü yönetmen Deniz Soysal ile tanışmaktır. Deniz hem tarihi aile köşkünden annesini taşımak hem de yeni filmi için hazırlık yapmak için İstanbul’dadır. Deniz doğup büyüdüğü şehirdeki çocukluk anıların anlattığı bir kitap yazmıştır. Orhan’ın İstanbul’daki işi, yayınlanmadan önce kitaba son dokunuşları yapmaktır. Uzun yazışmalardan sonra İstanbul’da buluşurlar. Ancak ertesi sabah Deniz ortadan kaybolur. Orhan’ın gelişi ve Deniz’in ortadan kayboluşu ilginç bir rastlantıya işarettir. Gizli bir soruşturma başlatılır. Herkes Deniz’in bir daha geri dönmeyeceğinden endişelidir. Bu sırada, Orhan, Deniz’in kitabında anlatılanların gerçeğin gösterişli bir kopyası olduğunu fark eder. Görünen odur ki Deniz’in gizemli yaşamı ortadan kayboluşuyla birlikte aydınlatılmanın eşiğindedir
beyazperde.com
 

lakeoftears

Omnesvulnerantultimanecat
Kayıtlı Üye
1 Nisan 2011
5.121
2.029
Sağda solda tuhaf yorumlar okuyorum bu filmle ilgili. Filmle ilgili anladığımı yazacağım şimdi dikkat spoiler veriyorum
-
-
-
-
-
-
-
-

Bence filmde yazar olan orhan, filmdeki iki kişi gerçek orhan ve ablası, diğerleri deniz de dahil orhanın yazmakta olduğu kitabın karakterleri. Filmi dikkatli izleyenler deniz kitaptan bahsederken tek birinin gerçek olması için neler vermezdim diyor aslında kendi ailesi arkadaşlarından bahsediyor. Çünkü deniz de onlar da aslında yok. Orhan yusufla konuşurken esrar olayında ben alasını içtim bunun diyor ve yine filmin biryerinde tüm karakterlerine kendinden birşey veriyorsun diyor denize. Fakat daha sonra farkediyoruz ki aslında kendisi denize birşeyler vermiş, arabada kilitli kalma olayı vs.
Yani bence bu film tamamen orhanın yazdığı kitapta bulunan karakterleri yaratma çabasıydı. Sonunda kitabını yazmaya başlıyor zaten. Bence yönetmen filmin sonuna doğru artık anlamayan da anlasın diye nevalin gözden kayboluvermesini falan koymuş. Ama çoğu kişi anlamamış hala sağda solda bomboş film ne bu böyle gibi şeyler okuyorum.