Son kullanma tarihi geçmiş, bayatlamış bir tarayıcı kullanıyorsanız. Mercedes kullanmak yerine tosbaya binmek gibi... Websiteleri düzgün görüntüleyemiyorsanız eh, bi zahmet tarayıcınızı güncelleyiniz. Modern Web standartlarını karşılayan bir tarayıcı alternatifine göz atın.
İstanbul’da erguvan peşine düşmek aynı zamanda kentin tarihinin ve doğasının içine girmek demek. Bu fırsatı kaçırmayın. Mayısın ikinici haftasına kadar sürecek olan erguvan şöleni başladı. Bu sene kış uzun sürdü ama bu hafta sonu İstanbul erguvanlar içinde. İki kıtayı birbirine bağlayan Boğaz’a erguvan çok yakışıyor. Şehrin çiçeği lale ise Boğaz’ın ağacı kesinlikle erguvan.
Erguvana batı dillerinde Judas ağacı diyorlar. Efsaneye göre Havari Yahuda İskaryot, Hz. İsa’nın yerini Romalılara bildirip çarmıha gerilmesine sebep olmuş. Önce ihanet etmiş ama sonra pişmanlığından ötürü kendini erguvan ağacına asmış. Boğaz’da erguvanları seyredebileceğiniz çok sayıda yer var. Biz on ikisine yer verdiğimiz bu yazıda tarihi yeşille harmanlamak istedik radikal.com
Muhteşem bir Marmara Denizi ve Boğaz manzarası sunan Fenerbahçe Parkı laleleri ve erguvan ağaçlarını seyretmekten keyif alanlar için bir vaha. Parkta yabani çiçekler için de bir bahçe ayrılmış, burada genellikle çimlerle kaplanmış alanlarda gelincikler, peygamber çiçekleri ve daha birçok narin çiçeğin hep birlikte çizdiği rengarenk tabloyu görmek mümkün.
262 metre yüksekliğindeki Büyük Çamlıca, ve Küçük Çamlıca geniş bir alanda erguvan görmeye olanak tanıyor. Büyük Çamlıca tepesinde Osmanlı tarzında bir kahve, restoran ve piknik yapabileceğiniz yerler var. Küçük Çamlıca’dan baktığınızda ise sol tarafta Prens Adaları’na kadar uzanan bölgeyi, Fenerbahçe ve Haydarpaşa’yı, sağda ise Sarayburnu’nu görebilirsiniz.
Kuzguncuk’ta ana yolun hemen üst kısmında yeralan Fethi Ahmet Paşa Korusu’na Üsküdar’dan kolayca ulaşabilirsiniz. Koru bir zamanlar önünde bulunan ve aynı adı taşıyan yalının arka bahçesiymiş. Koruda olduğu gibi yalının bahçesinde de muhteşem erguvanlar var.
Anadolu yakasının en yeşil yerlerinden birindesiniz. Kanlıca’nın yukarısında, yürüyüş yolları olan bu park size çay ve nargile içebileceğiniz, aynı zamanda Boğaz ve her iki köprüyü içine alan manzarayı görebileceğiniz hoş bir mekan sunuyor. Manzaranın tadını çıkarıp çay keyfinizi tamamladıktan sonra erguvanların arasından gezine gezine aşağı inebilirsiniz.
Anadolu Hisarı TEMA-Vehbi Koç Doğal Kültür Merkezi
TEMA Vakfına ait Anadolu Hisarı tepelerine kurulmuş Doğal Kültür Merkezi birçok çiçekli bitki türüne ev sahipliği yapıyor. Ortaya çıkan görüntüler ise insanın aklını başından alacak güzellikte. Hele erguvan mevsiminde giderseniz olağanüstü manzara daha da keyifli hale geliyor.
Paşabahçe ve Beykoz arasındaki yoğun ağaçlık bu alan Abraham Paşa Korusu olarak da biliniyor. Burada, kafeler, çocuk oyun alanları ve küçük tiyatrosuyla bir dinlenme alanı bulunuyor. Burada erguvanlar Boğaz manzarasını daha da muhteşem hale getiriyorlar. Daha çok erguvan görmek için yolunuzu Beykoz Korusu’nun biraz ilerisindeki Yuşa Tepesi’ne de düşürmeniz gerekir.
Topkapı Sarayı’nın has bahçelerinden biri olan Gülhane Parkı, temiz hava, ağaç gölgesi ve rengârenk çiçek özlemini gidermek isteyenlerin koştuğu bir yer.Burada güzel manzaralı çay bahçeleri bulunuyor. Çevrenizde rengarenk bir tablo oluşturan erguvan dalları, çiçekler, yuva yapan balıkçıl ve muhabbet kuşları var. Erguvanları görmek için hazır buraya kadar gelmişken geçtiğimiz yıllarda açılan İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi’ni gezmeyi de ihmal etmeyin.
Barbaros Bulvarı’ndan yukarı doğru çıkarken sol kolda kalan yamaçta bulunuyor. Park, Beşiktaş Çarşısı’nda dolaştıktan sonra erguvanları görmek için kısa bir mola verebileceğiniz bir yer.
Ağaçlı bir tepede yer alan park aynı zamanda trafik gürültüsünden kaçmak isteyenler için de ideal bir sığınak. Park, aynı zamanda kendinizi şımartıp, gerçek anlamda hiçbir şey yapmadan günü geçirebileceğiniz, erguvanların seyrine kendinizi kaptırabileceğiniz mükemmel bir mekan. Üstelik içeri girmenin bir bedeli de yok.
Burası, küçük ama hoş bir park. Erguvanlardan biri Bebek Camii ile sarmaş dolaş ve her baharda daha da bir çiçeklenip yeşilleniyor. Geçirdiğiniz güzel zamanı mutlu sona erdirmek istiyorsanız semtteki onlarca kahveden birinde soluklanın. Ardından da Rumeli Hisarı’na doğru yürüyün. İstanbul’un en sıra dışı evlerinden olan Yılanlı Yalı’nın önündeki erguvan ağacı bir başka güzel.
Boğaziçi’nde, Rumeli Hisarı sırtlarına başınızı nefes kesici manzaradan kaldırdığınızda Tevfik Fikret’in imzasını taşıyan “Aşiyan” yani “Kuş Yuvası” köşkünü göreceksiniz. Burası Tevfik Fikret’in evi. Üç katlı bu binanın dışarısı erguvana boyanmış ve arkası ise Boğaz’ın olağanüstü manzarasına bakıyor.
Her sene yüz binlerce lalenin ekildiği park, çiçek açan erguvan ağaçlarının keyfini sürmeye gidenlerin gözde mekanı. Tam da bugünlerde, rengarenk laleler ve erguvan ağaçlarıyla dolan park, İstanbul’un tartışmasız en güzel ve en huzur veren mekanlarından biri.