Kendimi değersiz ve yalnız hissediyorum

yazdıklarını içimde hissederek okudum ilk defa birine yorum yazıyorum. kaosta dine çökmüşsün. dişli çarkının dewamı gibi süregelmiş herşey . her sonraki hamlelerin bir öncekinin eseri. bu kronık hastalıklı durumdan cıkmak uzun wade iş. ben esnaflık yaparak 5 yıl gibi bir süreçle kendimdeki farkı görmeye basladım çünkü kat be kat bu yazdıgın herşeyi dibine kadar yasadım. kendıne yatırım yap. ilaç kullanmanı sadece şu yolla tawsiye ederim kendine werdigin değeri bişekilde yükseltip görmen lazım. yani eksikliğini we guwensizliğini kolundan tutup senı kaldırması için dış hayta biraz daha gardını aldıgını görebilmen için tawsiye ederim. destekle yeneceksin .insanlarla iletişim kurdukça yenebileceksin. kendıne saygı duymaya başladıkça dış dünya sana saygı gösterecek. iç dünyanı düzeltmeden dışarıya hoş görünemessin güzel dostum benım. bana ayna tuttun geçmişimi hatırlattın . ayaga kalktıgında ise hiçbi insanla yasadıgın problemleri dert etmemeye baslayacaksın emin ol sıralama bu.
Çoook teşekkür ederim desteğiniz için. Konu eski diyenler olmuş ama eski değil birkaç ay önce açmıştım.

Bu birkaç ay içerisinde ufak tefek de olsa bazı değişiklikler oldu hayatımda. Mesela özel ders vermeye başladım. O kadar yoğunum ki bazı şeyleri düşünmeye vaktim bile kalmıyor. Onun dışında çalışıyorum zaten. Akşamları da özel ders vs derken vakit geçiyor. Bir de organizasyon işi yapıyorum ek iş olarak. Anlayacağınız hiç boş vaktim yok. Dinlenmeye bile vaktim kalmıyor ama yine de şikayetçi değilim.

tabi ki bazı şeyleri atlatamadım hala. Mesela her şeyi kafama takma huyumdan bir türlü kurtulamıyorum. Örneğin kayınvalidem her dakika bana misafir getirmek istiyor ya da bizi davet ediyor ve bu beni sinir ediyor. Kendisine hayır dediğimde ise tavır yapıyor ve bunu bile kafama takıyorum. Kayınpederimle de hiçbir şey değişmedi sağolsun beni hala istemiyor. İsmimi bildiğinden bile emin değilim :) asla iletişimimiz yok nasılsın bile demiyorum. Çok kaba bir davranış belki ama artık hiç kimse için bir şey yapmak istemiyorum canım nasıl isterse öyle davranmak istiyorum.

eşimle bir şeyleri biraz daha düzelttik gibi. Hiç değilse ailesine karşı olan sorunlarda hep yanımda ve bana destek. Hep nasıl istersen öyle yap kimseyi takma diyor.

Mesela karşı komşumu çaya davet ettik bir akşam. Sonra bir akşam da biz onlara gittik. Yavaş yavaş bir şeyleri aşmaya çalışıyorum işte. Ama hala ağlama krizlerim bitmedi. Minicik bir şeyden moralim bozuluyor ve kendimi tutamıyorum. Saatlerce ağlıyorum. Hala bir destek almadım bu arada. Çok niyet ettim ama olmadı bir türlü. Şimdilik durumlar böyle. Desteğiniz için tekrardan teşekkür ederim🌸
 
Son zamanlarda bu duygu o kadar yoğun ki. Bazı problemlerim var ve kimseye anlatmak istemiyorum. Bu nedenle de kendimi çok yalnız hissediyorum. Yeni evliyim aslında şu an mutluluktan havalara uçmam gerekirken her gün ağlıyorum. Dün de buraya konu açmıştım eşimle ilgili. Beni artık sevmediğini düşünüyorum.

yine çok uzun olacak ama burdan başka içimi dökeceğim kimse yok lütfen hakaret edip kırmadan sadece yardımcı olabilecekler yazarsa sevinirim. Çünkü gerçekten iyi hissetmiyorum kendimi. Belki de yardım almam gerekiyordur onu da düşüneceğim zaten.

konuya dönersek sevgililik dönemimizden beri hep sorunlu bir ilişkimiz oldu aslında. İlk önce yaşıyla ilgili yalan söyleyerek hayatıma girdi. Benden küçük olduğunu gizledi. Bir şeyler gizlediğini hissettiğim için sürekli üzerine gidiyordum o da beni takıntılı olmakla suçluyordu. İlk yarı böyle geçti. Askere gidip geldikten sonra tekrar barıştık ve sanırım sadece o zaman kısa bir süre ilişkimiz güzel gitti. Aramızda yalan kalmadığını sanıyordum çünkü. Artık işsizlik problemi vardı iş arıyordu aileler tanışacaktı. Sonra bu da gerçekleşti derken nişan oldu. Ama bir tuhaflık vardı ki ben bunu hala hissediyorum. Sanki bir şeyler oturmuyor yani oyuncak gibi geliyor bazen. Babası beni istemiyor mesela bunu biliyorum. Annesi ise çok yakın ve iyi davranıyor ama onun da samimiyetinden emin değilim. Bu benim hayatımda çok önemli bir sorun teşkil eder mi? Eğer eşimle mutlu olsam sanırım etmezdi ama şu an her şeye takıyorum. Zaten asıl sorunum da eşimle.

Nişanlıyken nikahı erken yapıp vize başvurusu yapmaya karar verdik. Güya balayı için yurt dışına gidecektik. Nikah yaptık ama ailelerimizle yaşamaya devam ediyorduk. Bu süreçte aslında okulunun denkliği olmadığını öğrendim. Yurt dışında mühendislik okumuştu. Burada iş başvuruları yapıyordu ama hiç mühendis olarak görüşmeye çağırılmıyordu. Zaten çalıştığı yerde de çok alakasız bir iş yapıyor. Dikkatimi çekiyordu şüpheleniyordum. Bir gün dayanamadım sordum ilk önce inkar etti hatta üste çıkmaya çalıştı ama sonra denkliğim yok işte o süreçte annem hastaydı ilgilenemedim dedi. Düğünden sonra halledeceğim dedi. Düğün oldu bitti ama biz bu süreçte çok yıprandık. Sebebi benim bir şeyleri fazla takmam da olabilir tabi. Babasının beni istemediğini yine gözüme soktuğu bir gün çok kötü hissettim kendimi. O gün öyle geçti ama ertesi sabah uyandığımda ağlamaya başladım yatakta. Artık gerçekten çok üzülüyordum bazı şeylere. Eşim de ne olduğunu şaşırdı tabi. Anlattım o da üzüldü falan derken ben artık ailesiyle ilgili en ufak bir şey olduğunda kendimi tutamayıp ağlamaya başlıyordum hatta kriz geçiriyordum belki. Gerçekten neye ağladığımı unutup nefesim kesilene kadar ağlıyordum. Eşim de kötü oluyordu artık bıkmıştı belki de. Sakin zamanlarda mutlu musun pişman mısın vs şeklinde bazen soruyordum evlilikle ilgili konuşurken. Çok yorulduk biraz zamana ihtiyacımız var diyordu hep.

Sonra bu arada ben yine hissettim ve aslında okulu bile bitirmedin dimi diye sordum bir gün. Nasıl oluyor bilmiyorum ama gerçekten aklıma gelen başıma geliyor. yine ilk önce konuyu kapatmaya çalıştı derken sonunda itiraf etti. Son sınıftan 2 dersi kaldığı için mezun olmamış. O süreçte annesi kanser tedavisi görüyormuş ve maddi durumları da kötüye gitmiş tedavi masrafları falan. 2 dersten sınava girmesi için biraz ödeme yapması gerekiyormuş ailesine bunu söyleyememiş para da bulamayınca bırakıp dönmüş ama herkes bitirdi sanıyor. Bu bana bir darbe daha oldu. Çünkü ben de diyorum ki bölümüyle ilgili bir iş bulunca geliri de düzelir, ben de çalışıyorum. Her şey daha iyi olur diye hayal kuruyorum. Meğer lise mezunu şu an okulu bile bitmemiş çünkü. Kötü şartlarda çalışıyor ve maddi sorunlar yaşıyoruz.

bu kadar yalan bu kadar olumsuzluk ailesi şu bu derken bazen diyorum ki boşan ne duruyorsun. Sonra düşünüyorum kötü biri değil ve bence içine kapanık biri olduğu için kimseye derdini anlatamayıp bu duruma gelmiş. Çünkü okulun bitmediğini anlatırken çok ağladı. İlk defa bu kadar açıkça her şeyi anlattı. Okurken de maddi anlamda sıkıntılar yaşadığını ve okulla ilgili bir şey hatırlamak istemediğini vs. Ve şu an çalıştığı yerden kendisi de memnun değil. Okuma yazmayı zor öğrenen insanlar bile gelip beni azarlıyor çok üzülüyorum ve ben de mesleğimi yapmak istiyorum ama benim şu an okulu bitirmek gibi bir şansım yok diyor. Bir gün durumlar düzelirse tekrar okul için bir şey yaparım ama şu an yapamam diyor. Ona da kızamıyorum üzülüyorum hatta bu durumuna. Çünkü iyi biri aslında gerçekten buna inanıyorum.

gelin görün ki bu kadar yalan ve diğer taraftan ailesiyle ilgili durumlar bizi çok yıprattı. Benim takıntılı tavırlarım da onu benden soğuttu bence. Gerçekten hiçbir olumsuzluğu yok. Elinden geldiğince evde her işe yardım ediyor. Neredeyse her şeyi birlikte yapıyoruz, ben yemek yapıyorsam o hemen gelip masayı hazırlıyor. Ben mutfağı topluyorsam o makinayı boşaltıyor ve kendisi yapıyor bunları. Sesini yükseltmez, anlayışlıdır, merhametlidir, dışarı çıkayım takılayım demez ki bence bu olumsuz bir şey değil çıkıp arkadaşlarıyla da vakit geçirmeli ama bence o da çok mutsuz o yüzden evden çıkmak içinden gelmiyor diye düşünüyorum bazen. Birlikte çıkıyoruz bir yerlere gidiyoruz ama onun dışında çıkmıyor hiç. Bana söylediği yalanlar hariç bir tane olumsuz bir yönünü bulamam ama beni sevdiğini de hissedemiyorum artık. Yani insan sevilse onu hisseder bence. Kendini dünyanın en güzel kadını hisseder. Mutlu hisseder. Ben bunların hiçbirini hissedemiyorum. Benden küçük diye yaşı takıntı yaptım bir süre. Ama yaş değil bence. Belki beni beğenmiyor. Çünkü bir kere bile bana güzel olduğumu söylemedi hiç iltifat etmedi. Güzel biri de sayılmam zaten.

bunu belki tuhaf bulacaksınız ama yakınımızdaki yeni evli çiftlere imrenip ağladığım çok oldu. Bazı ilişkilerde erkeğin ilgisi sevgisi o kadar belli oluyor ki. Bu kadının davranışlarına özgüvenine her şeyine yansıyor. Mesela kuzeni de 2 senelik evli. Eşini o kadar el üstünde tutuyor ki. Kızın her halinden belli çok mutlu. Kıza bakışı, dokunuşu. Fotoğraflarda bile o kadar belli ki mutlulukları gözlerinden okunuyor. Ben hiç öyle hissedemedim. Artık ben de çok sevilmek mutlu olmak istiyorum. Beni gözünden sakınsın hatta bazen kıskansın bazen güzel sözler söylesin istiyorum. Ben herhangi bir şeyi sorun etmesem kavga bile etmeyiz. Ama böyle şeylere üzülünce bu da benim yüzüme davranışlarıma yansıyor ne yazık ki. Özgüvenimi kaybettim. Eskisi gibi olamıyorum. Kendim de farkındayım ama eskiden böyle değildim.

mesela bugün öğretmenler günü. Bir sürü eski arkadaşım çiçek yolladı, aradı sordu. Eşim not kağıdına günün kutlu olsun öğretmenim yazıp buzdolabına yapıştırmış. Ama sanırım onu da eve çiçekler gelince mecbur hissedip yaptı. Çünkü sabah yoktu orda. Hani geceden falan yapsa yine hoşuma giderdi. Ama insan bir çiçek bekliyor bir incelik bekliyor. Her çiçek gelişinde heyecanla açıp baktım hiçbiri o değil o kadar üzüldüm ki.

Dün buraya konu açmıştım beni arkadaşının nikahına götürmek istemiyor diye. Hiçbir arkadaşıyla da tanışmadım. Çünkü ilk başlarda tanışalım dediğinde burnum kemerliydi ve kendimi hiç beğenmiyordum. Benimle ilgili olumsuz şeyler söylerler diye tanışmak istemedim. Biliyorum bu çok kötü bir şey ama son birkaç senedir her şeyi kompleks haline getirdim lütfen yargılamayın. Sonra da bi daha tanışma konusu olmadı derken pandemi süreci araya girdi ve şimdi bu durumdayız.

dün akşam sordum neden hiç arkadaşlarını tanımıyorum diye. Ben söyledim sen istemedin dedi. Ben de o ilişkinin başlarındaydı nişanlandıktan sonra hiç demedin dedim. Pandemi oldu dedi. Ben düğünden sonra arkadaşlarımı yemeğe davet etmek çok isterdim ama sen misafir sevmiyorsun dedi. Aslında misafir sevmemek değil ama gerçekten insanlarla ne yapacağımı bilmiyorum. Yani ne konuşayım nasıl sohbet edeyim nasıl davranayım. Samimi mi mesafeli mi olayım ne yapayım gerçekten bilemiyorum artık. Çünkü ben ilk izlenim olarak hep soğuk ve kasıntı geliyorum insanlara. Ve bana gıcık oluyorlar. Uzun bir süre aynı ortamda bulunduktan sonra çok sağlam arkadaşlıklarım oluyor ve hepsi de aynı şeyi söylüyor. İlk başta sana gıcık oluyordum diyorlar. Gerçekten bu da bende takıntı oldu artık yeni biriyle tanışamıyorum. İnsanlara nasıl bir izlenim bırakmalıyım ne yapmalıyım bilmiyorum. Mesela evlenip bir siteye yerleştik. Kapıdan çıkarken karşı komşu dışardaysa gitmesini bekliyorum karşılaşmamak için. Çünkü birkaç kez karşılaştık aslında çok tatlı bir kadın ve çok sıcak kanlı görünüyor ama sonraki karşılaşmalarda sanki benden hoşlanmışmış gibi geldi. O yüzden şimdi nasıl davranacağımı bilmiyorum. Mesela eşi eşimle karşılaştığında bir akşam bekleriz Falan diyormuş ama kadın bana hiç öğle bir şey demiyor. Bunu bile takıntı yaptım kendime. Birileri evime gelip gitsin istiyorum ama komşuluk ilişkisi bile kuramıyorum. İnanın ben böyle biri değildim. Gerçekten bir sürü arkadaşım vardı o kadar sosyal bir insandım ki. Ama son birkaç yıldır hiç öyle olamıyorum. Hiç kimseye gerçek sorunlarımı anlatamıyorum. Herkese çok mutluymuşum gibi rol yapıyorum aileme bile. Kimseyle iletişim kurmak istemeyen bir hale geldim. Arkadaş Whatsapp gruplarında şu an öğretmenler gününü kutluyorlar mesela. Herkes yazıyor ama ben yazmak istemiyorum. Çünkü bana söz gelir de nasılsın evlilik nasıl gidiyor falan diyecekler diye hep görünmez olmaya çalışıyorum. Neden böyleyim bilmiyorum ama artık bu durumdan kurtulmak istiyorum.

evet psikolojik destek almayı düşünüyorum bunu şimdiden söyleyeyim. Ama hemen randevu bulunmuyor devlet hastanelerinden. Bir de sadece buna bağlı kalmak istemiyorum artık kendim de bir adım atmak düzelmek için bir şeyler yapmak istiyorum. neler yapabilirim bana yardımcı olur musunuz? Birkaç tavsiye, belki biraz motive edici şeyler. İnanın güzel şeyler duymaya çok ihtiyacım var...
Benimki de ayni oyleydi yasi isi hayati karakteri hersey yalan 24 yasinda olan adamin yasi birden 35 e yukseldi...
Tedavi alin
 
Aslına bakarsan yeni evlendiginde biraz bile sorunun varsa çok daha büyüyor çünkü farklı bir hayata başlıyorsun ve bu ister istemez psikolojiyi etkiliyor ki bence emin olmadan evlenmişsin ve yeteri kadar eşinden sevgi anlamında destek görmemişsin bunları yaşaman normal aslında kendine itiraf edemiyorsun yanlış bir evlilik yaptığını .pismansin ama yigitlige b.k surdurmuyorsun bu duyguların bir kısmını bende yaşadım hatta beni beğenmediğini düşünüp burun ameliyatı bile oldum destek de aldım ama o zaman sorunu onda görmüyordum şimdi şimdi aslında sevgisiz birakmasıymıs şimdi 4,5 yıl oldu ve birde 2,5 yaşında bir çocukla bosansam mi bosanmasam mi diye gidip geliyorum .sonunuda görmüyorum biliyorum çok sürmeyecek insanlar asla düzelmiyor .sen çok sanslisin evliliğin başındasın ve kendi ayakları üzerinde duruyorsun asla kendinde kusur bulma ama kesinlikle destek al bu desteği aldıktan sonra emin ol daha doğru kararlar vericeksin ve kendi yolunu çizeceksin. Sağlıcakla kal...
 
Son zamanlarda bu duygu o kadar yoğun ki. Bazı problemlerim var ve kimseye anlatmak istemiyorum. Bu nedenle de kendimi çok yalnız hissediyorum. Yeni evliyim aslında şu an mutluluktan havalara uçmam gerekirken her gün ağlıyorum. Dün de buraya konu açmıştım eşimle ilgili. Beni artık sevmediğini düşünüyorum.

yine çok uzun olacak ama burdan başka içimi dökeceğim kimse yok lütfen hakaret edip kırmadan sadece yardımcı olabilecekler yazarsa sevinirim. Çünkü gerçekten iyi hissetmiyorum kendimi. Belki de yardım almam gerekiyordur onu da düşüneceğim zaten.

konuya dönersek sevgililik dönemimizden beri hep sorunlu bir ilişkimiz oldu aslında. İlk önce yaşıyla ilgili yalan söyleyerek hayatıma girdi. Benden küçük olduğunu gizledi. Bir şeyler gizlediğini hissettiğim için sürekli üzerine gidiyordum o da beni takıntılı olmakla suçluyordu. İlk yarı böyle geçti. Askere gidip geldikten sonra tekrar barıştık ve sanırım sadece o zaman kısa bir süre ilişkimiz güzel gitti. Aramızda yalan kalmadığını sanıyordum çünkü. Artık işsizlik problemi vardı iş arıyordu aileler tanışacaktı. Sonra bu da gerçekleşti derken nişan oldu. Ama bir tuhaflık vardı ki ben bunu hala hissediyorum. Sanki bir şeyler oturmuyor yani oyuncak gibi geliyor bazen. Babası beni istemiyor mesela bunu biliyorum. Annesi ise çok yakın ve iyi davranıyor ama onun da samimiyetinden emin değilim. Bu benim hayatımda çok önemli bir sorun teşkil eder mi? Eğer eşimle mutlu olsam sanırım etmezdi ama şu an her şeye takıyorum. Zaten asıl sorunum da eşimle.

Nişanlıyken nikahı erken yapıp vize başvurusu yapmaya karar verdik. Güya balayı için yurt dışına gidecektik. Nikah yaptık ama ailelerimizle yaşamaya devam ediyorduk. Bu süreçte aslında okulunun denkliği olmadığını öğrendim. Yurt dışında mühendislik okumuştu. Burada iş başvuruları yapıyordu ama hiç mühendis olarak görüşmeye çağırılmıyordu. Zaten çalıştığı yerde de çok alakasız bir iş yapıyor. Dikkatimi çekiyordu şüpheleniyordum. Bir gün dayanamadım sordum ilk önce inkar etti hatta üste çıkmaya çalıştı ama sonra denkliğim yok işte o süreçte annem hastaydı ilgilenemedim dedi. Düğünden sonra halledeceğim dedi. Düğün oldu bitti ama biz bu süreçte çok yıprandık. Sebebi benim bir şeyleri fazla takmam da olabilir tabi. Babasının beni istemediğini yine gözüme soktuğu bir gün çok kötü hissettim kendimi. O gün öyle geçti ama ertesi sabah uyandığımda ağlamaya başladım yatakta. Artık gerçekten çok üzülüyordum bazı şeylere. Eşim de ne olduğunu şaşırdı tabi. Anlattım o da üzüldü falan derken ben artık ailesiyle ilgili en ufak bir şey olduğunda kendimi tutamayıp ağlamaya başlıyordum hatta kriz geçiriyordum belki. Gerçekten neye ağladığımı unutup nefesim kesilene kadar ağlıyordum. Eşim de kötü oluyordu artık bıkmıştı belki de. Sakin zamanlarda mutlu musun pişman mısın vs şeklinde bazen soruyordum evlilikle ilgili konuşurken. Çok yorulduk biraz zamana ihtiyacımız var diyordu hep.

Sonra bu arada ben yine hissettim ve aslında okulu bile bitirmedin dimi diye sordum bir gün. Nasıl oluyor bilmiyorum ama gerçekten aklıma gelen başıma geliyor. yine ilk önce konuyu kapatmaya çalıştı derken sonunda itiraf etti. Son sınıftan 2 dersi kaldığı için mezun olmamış. O süreçte annesi kanser tedavisi görüyormuş ve maddi durumları da kötüye gitmiş tedavi masrafları falan. 2 dersten sınava girmesi için biraz ödeme yapması gerekiyormuş ailesine bunu söyleyememiş para da bulamayınca bırakıp dönmüş ama herkes bitirdi sanıyor. Bu bana bir darbe daha oldu. Çünkü ben de diyorum ki bölümüyle ilgili bir iş bulunca geliri de düzelir, ben de çalışıyorum. Her şey daha iyi olur diye hayal kuruyorum. Meğer lise mezunu şu an okulu bile bitmemiş çünkü. Kötü şartlarda çalışıyor ve maddi sorunlar yaşıyoruz.

bu kadar yalan bu kadar olumsuzluk ailesi şu bu derken bazen diyorum ki boşan ne duruyorsun. Sonra düşünüyorum kötü biri değil ve bence içine kapanık biri olduğu için kimseye derdini anlatamayıp bu duruma gelmiş. Çünkü okulun bitmediğini anlatırken çok ağladı. İlk defa bu kadar açıkça her şeyi anlattı. Okurken de maddi anlamda sıkıntılar yaşadığını ve okulla ilgili bir şey hatırlamak istemediğini vs. Ve şu an çalıştığı yerden kendisi de memnun değil. Okuma yazmayı zor öğrenen insanlar bile gelip beni azarlıyor çok üzülüyorum ve ben de mesleğimi yapmak istiyorum ama benim şu an okulu bitirmek gibi bir şansım yok diyor. Bir gün durumlar düzelirse tekrar okul için bir şey yaparım ama şu an yapamam diyor. Ona da kızamıyorum üzülüyorum hatta bu durumuna. Çünkü iyi biri aslında gerçekten buna inanıyorum.

gelin görün ki bu kadar yalan ve diğer taraftan ailesiyle ilgili durumlar bizi çok yıprattı. Benim takıntılı tavırlarım da onu benden soğuttu bence. Gerçekten hiçbir olumsuzluğu yok. Elinden geldiğince evde her işe yardım ediyor. Neredeyse her şeyi birlikte yapıyoruz, ben yemek yapıyorsam o hemen gelip masayı hazırlıyor. Ben mutfağı topluyorsam o makinayı boşaltıyor ve kendisi yapıyor bunları. Sesini yükseltmez, anlayışlıdır, merhametlidir, dışarı çıkayım takılayım demez ki bence bu olumsuz bir şey değil çıkıp arkadaşlarıyla da vakit geçirmeli ama bence o da çok mutsuz o yüzden evden çıkmak içinden gelmiyor diye düşünüyorum bazen. Birlikte çıkıyoruz bir yerlere gidiyoruz ama onun dışında çıkmıyor hiç. Bana söylediği yalanlar hariç bir tane olumsuz bir yönünü bulamam ama beni sevdiğini de hissedemiyorum artık. Yani insan sevilse onu hisseder bence. Kendini dünyanın en güzel kadını hisseder. Mutlu hisseder. Ben bunların hiçbirini hissedemiyorum. Benden küçük diye yaşı takıntı yaptım bir süre. Ama yaş değil bence. Belki beni beğenmiyor. Çünkü bir kere bile bana güzel olduğumu söylemedi hiç iltifat etmedi. Güzel biri de sayılmam zaten.

bunu belki tuhaf bulacaksınız ama yakınımızdaki yeni evli çiftlere imrenip ağladığım çok oldu. Bazı ilişkilerde erkeğin ilgisi sevgisi o kadar belli oluyor ki. Bu kadının davranışlarına özgüvenine her şeyine yansıyor. Mesela kuzeni de 2 senelik evli. Eşini o kadar el üstünde tutuyor ki. Kızın her halinden belli çok mutlu. Kıza bakışı, dokunuşu. Fotoğraflarda bile o kadar belli ki mutlulukları gözlerinden okunuyor. Ben hiç öyle hissedemedim. Artık ben de çok sevilmek mutlu olmak istiyorum. Beni gözünden sakınsın hatta bazen kıskansın bazen güzel sözler söylesin istiyorum. Ben herhangi bir şeyi sorun etmesem kavga bile etmeyiz. Ama böyle şeylere üzülünce bu da benim yüzüme davranışlarıma yansıyor ne yazık ki. Özgüvenimi kaybettim. Eskisi gibi olamıyorum. Kendim de farkındayım ama eskiden böyle değildim.

mesela bugün öğretmenler günü. Bir sürü eski arkadaşım çiçek yolladı, aradı sordu. Eşim not kağıdına günün kutlu olsun öğretmenim yazıp buzdolabına yapıştırmış. Ama sanırım onu da eve çiçekler gelince mecbur hissedip yaptı. Çünkü sabah yoktu orda. Hani geceden falan yapsa yine hoşuma giderdi. Ama insan bir çiçek bekliyor bir incelik bekliyor. Her çiçek gelişinde heyecanla açıp baktım hiçbiri o değil o kadar üzüldüm ki.

Dün buraya konu açmıştım beni arkadaşının nikahına götürmek istemiyor diye. Hiçbir arkadaşıyla da tanışmadım. Çünkü ilk başlarda tanışalım dediğinde burnum kemerliydi ve kendimi hiç beğenmiyordum. Benimle ilgili olumsuz şeyler söylerler diye tanışmak istemedim. Biliyorum bu çok kötü bir şey ama son birkaç senedir her şeyi kompleks haline getirdim lütfen yargılamayın. Sonra da bi daha tanışma konusu olmadı derken pandemi süreci araya girdi ve şimdi bu durumdayız.

dün akşam sordum neden hiç arkadaşlarını tanımıyorum diye. Ben söyledim sen istemedin dedi. Ben de o ilişkinin başlarındaydı nişanlandıktan sonra hiç demedin dedim. Pandemi oldu dedi. Ben düğünden sonra arkadaşlarımı yemeğe davet etmek çok isterdim ama sen misafir sevmiyorsun dedi. Aslında misafir sevmemek değil ama gerçekten insanlarla ne yapacağımı bilmiyorum. Yani ne konuşayım nasıl sohbet edeyim nasıl davranayım. Samimi mi mesafeli mi olayım ne yapayım gerçekten bilemiyorum artık. Çünkü ben ilk izlenim olarak hep soğuk ve kasıntı geliyorum insanlara. Ve bana gıcık oluyorlar. Uzun bir süre aynı ortamda bulunduktan sonra çok sağlam arkadaşlıklarım oluyor ve hepsi de aynı şeyi söylüyor. İlk başta sana gıcık oluyordum diyorlar. Gerçekten bu da bende takıntı oldu artık yeni biriyle tanışamıyorum. İnsanlara nasıl bir izlenim bırakmalıyım ne yapmalıyım bilmiyorum. Mesela evlenip bir siteye yerleştik. Kapıdan çıkarken karşı komşu dışardaysa gitmesini bekliyorum karşılaşmamak için. Çünkü birkaç kez karşılaştık aslında çok tatlı bir kadın ve çok sıcak kanlı görünüyor ama sonraki karşılaşmalarda sanki benden hoşlanmışmış gibi geldi. O yüzden şimdi nasıl davranacağımı bilmiyorum. Mesela eşi eşimle karşılaştığında bir akşam bekleriz Falan diyormuş ama kadın bana hiç öğle bir şey demiyor. Bunu bile takıntı yaptım kendime. Birileri evime gelip gitsin istiyorum ama komşuluk ilişkisi bile kuramıyorum. İnanın ben böyle biri değildim. Gerçekten bir sürü arkadaşım vardı o kadar sosyal bir insandım ki. Ama son birkaç yıldır hiç öyle olamıyorum. Hiç kimseye gerçek sorunlarımı anlatamıyorum. Herkese çok mutluymuşum gibi rol yapıyorum aileme bile. Kimseyle iletişim kurmak istemeyen bir hale geldim. Arkadaş Whatsapp gruplarında şu an öğretmenler gününü kutluyorlar mesela. Herkes yazıyor ama ben yazmak istemiyorum. Çünkü bana söz gelir de nasılsın evlilik nasıl gidiyor falan diyecekler diye hep görünmez olmaya çalışıyorum. Neden böyleyim bilmiyorum ama artık bu durumdan kurtulmak istiyorum.

evet psikolojik destek almayı düşünüyorum bunu şimdiden söyleyeyim. Ama hemen randevu bulunmuyor devlet hastanelerinden. Bir de sadece buna bağlı kalmak istemiyorum artık kendim de bir adım atmak düzelmek için bir şeyler yapmak istiyorum. neler yapabilirim bana yardımcı olur musunuz? Birkaç tavsiye, belki biraz motive edici şeyler. İnanın güzel şeyler duymaya çok ihtiyacım var...
Konuyu tam okuyamadım ancak değersizlik hissi için EMDR tedavisi gördüm. Etkili oldu. Bu konuda eğitim almış Psikologlar yapıyor. İşe yarıyor kesinlikle öneririm.
 
Son zamanlarda bu duygu o kadar yoğun ki. Bazı problemlerim var ve kimseye anlatmak istemiyorum. Bu nedenle de kendimi çok yalnız hissediyorum. Yeni evliyim aslında şu an mutluluktan havalara uçmam gerekirken her gün ağlıyorum. Dün de buraya konu açmıştım eşimle ilgili. Beni artık sevmediğini düşünüyorum.
yine çok uzun olacak ama burdan başka içimi dökeceğim kimse yok lütfen hakaret edip kırmadan sadece yardımcı olabilecekler yazarsa sevinirim. Çünkü gerçekten iyi hissetmiyorum kendimi. Belki de yardım almam gerekiyordur onu da düşüneceğim zaten.
konuya dönersek sevgililik dönemimizden beri hep sorunlu bir ilişkimiz oldu aslında. İlk önce yaşıyla ilgili yalan söyleyerek hayatıma girdi. Benden küçük olduğunu gizledi. Bir şeyler gizlediğini hissettiğim için sürekli üzerine gidiyordum o da beni takıntılı olmakla suçluyordu. İlk yarı böyle geçti. Askere gidip geldikten sonra tekrar barıştık ve sanırım sadece o zaman kısa bir süre ilişkimiz güzel gitti. Aramızda yalan kalmadığını sanıyordum çünkü. Artık işsizlik problemi vardı iş arıyordu aileler tanışacaktı. Sonra bu da gerçekleşti derken nişan oldu. Ama bir tuhaflık vardı ki ben bunu hala hissediyorum. Sanki bir şeyler oturmuyor yani oyuncak gibi geliyor bazen. Babası beni istemiyor mesela bunu biliyorum. Annesi ise çok yakın ve iyi davranıyor ama onun da samimiyetinden emin değilim. Bu benim hayatımda çok önemli bir sorun teşkil eder mi? Eğer eşimle mutlu olsam sanırım etmezdi ama şu an her şeye takıyorum. Zaten asıl sorunum da eşimle.
Nişanlıyken nikahı erken yapıp vize başvurusu yapmaya karar verdik. Güya balayı için yurt dışına gidecektik. Nikah yaptık ama ailelerimizle yaşamaya devam ediyorduk. Bu süreçte aslında okulunun denkliği olmadığını öğrendim. Yurt dışında mühendislik okumuştu. Burada iş başvuruları yapıyordu ama hiç mühendis olarak görüşmeye çağırılmıyordu. Zaten çalıştığı yerde de çok alakasız bir iş yapıyor. Dikkatimi çekiyordu şüpheleniyordum. Bir gün dayanamadım sordum ilk önce inkar etti hatta üste çıkmaya çalıştı ama sonra denkliğim yok işte o süreçte annem hastaydı ilgilenemedim dedi. Düğünden sonra halledeceğim dedi. Düğün oldu bitti ama biz bu süreçte çok yıprandık. Sebebi benim bir şeyleri fazla takmam da olabilir tabi. Babasının beni istemediğini yine gözüme soktuğu bir gün çok kötü hissettim kendimi. O gün öyle geçti ama ertesi sabah uyandığımda ağlamaya başladım yatakta. Artık gerçekten çok üzülüyordum bazı şeylere. Eşim de ne olduğunu şaşırdı tabi. Anlattım o da üzüldü falan derken ben artık ailesiyle ilgili en ufak bir şey olduğunda kendimi tutamayıp ağlamaya başlıyordum hatta kriz geçiriyordum belki. Gerçekten neye ağladığımı unutup nefesim kesilene kadar ağlıyordum. Eşim de kötü oluyordu artık bıkmıştı belki de. Sakin zamanlarda mutlu musun pişman mısın vs şeklinde bazen soruyordum evlilikle ilgili konuşurken. Çok yorulduk biraz zamana ihtiyacımız var diyordu hep.
Sonra bu arada ben yine hissettim ve aslında okulu bile bitirmedin dimi diye sordum bir gün. Nasıl oluyor bilmiyorum ama gerçekten aklıma gelen başıma geliyor. yine ilk önce konuyu kapatmaya çalıştı derken sonunda itiraf etti. Son sınıftan 2 dersi kaldığı için mezun olmamış. O süreçte annesi kanser tedavisi görüyormuş ve maddi durumları da kötüye gitmiş tedavi masrafları falan. 2 dersten sınava girmesi için biraz ödeme yapması gerekiyormuş ailesine bunu söyleyememiş para da bulamayınca bırakıp dönmüş ama herkes bitirdi sanıyor. Bu bana bir darbe daha oldu. Çünkü ben de diyorum ki bölümüyle ilgili bir iş bulunca geliri de düzelir, ben de çalışıyorum. Her şey daha iyi olur diye hayal kuruyorum. Meğer lise mezunu şu an okulu bile bitmemiş çünkü. Kötü şartlarda çalışıyor ve maddi sorunlar yaşıyoruz.
bu kadar yalan bu kadar olumsuzluk ailesi şu bu derken bazen diyorum ki boşan ne duruyorsun. Sonra düşünüyorum kötü biri değil ve bence içine kapanık biri olduğu için kimseye derdini anlatamayıp bu duruma gelmiş. Çünkü okulun bitmediğini anlatırken çok ağladı. İlk defa bu kadar açıkça her şeyi anlattı. Okurken de maddi anlamda sıkıntılar yaşadığını ve okulla ilgili bir şey hatırlamak istemediğini vs. Ve şu an çalıştığı yerden kendisi de memnun değil. Okuma yazmayı zor öğrenen insanlar bile gelip beni azarlıyor çok üzülüyorum ve ben de mesleğimi yapmak istiyorum ama benim şu an okulu bitirmek gibi bir şansım yok diyor. Bir gün durumlar düzelirse tekrar okul için bir şey yaparım ama şu an yapamam diyor. Ona da kızamıyorum üzülüyorum hatta bu durumuna. Çünkü iyi biri aslında gerçekten buna inanıyorum.
gelin görün ki bu kadar yalan ve diğer taraftan ailesiyle ilgili durumlar bizi çok yıprattı. Benim takıntılı tavırlarım da onu benden soğuttu bence. Gerçekten hiçbir olumsuzluğu yok. Elinden geldiğince evde her işe yardım ediyor. Neredeyse her şeyi birlikte yapıyoruz, ben yemek yapıyorsam o hemen gelip masayı hazırlıyor. Ben mutfağı topluyorsam o makinayı boşaltıyor ve kendisi yapıyor bunları. Sesini yükseltmez, anlayışlıdır, merhametlidir, dışarı çıkayım takılayım demez ki bence bu olumsuz bir şey değil çıkıp arkadaşlarıyla da vakit geçirmeli ama bence o da çok mutsuz o yüzden evden çıkmak içinden gelmiyor diye düşünüyorum bazen. Birlikte çıkıyoruz bir yerlere gidiyoruz ama onun dışında çıkmıyor hiç. Bana söylediği yalanlar hariç bir tane olumsuz bir yönünü bulamam ama beni sevdiğini de hissedemiyorum artık. Yani insan sevilse onu hisseder bence. Kendini dünyanın en güzel kadını hisseder. Mutlu hisseder. Ben bunların hiçbirini hissedemiyorum. Benden küçük diye yaşı takıntı yaptım bir süre. Ama yaş değil bence. Belki beni beğenmiyor. Çünkü bir kere bile bana güzel olduğumu söylemedi hiç iltifat etmedi. Güzel biri de sayılmam zaten.
bunu belki tuhaf bulacaksınız ama yakınımızdaki yeni evli çiftlere imrenip ağladığım çok oldu. Bazı ilişkilerde erkeğin ilgisi sevgisi o kadar belli oluyor ki. Bu kadının davranışlarına özgüvenine her şeyine yansıyor. Mesela kuzeni de 2 senelik evli. Eşini o kadar el üstünde tutuyor ki. Kızın her halinden belli çok mutlu. Kıza bakışı, dokunuşu. Fotoğraflarda bile o kadar belli ki mutlulukları gözlerinden okunuyor. Ben hiç öyle hissedemedim. Artık ben de çok sevilmek mutlu olmak istiyorum. Beni gözünden sakınsın hatta bazen kıskansın bazen güzel sözler söylesin istiyorum. Ben herhangi bir şeyi sorun etmesem kavga bile etmeyiz. Ama böyle şeylere üzülünce bu da benim yüzüme davranışlarıma yansıyor ne yazık ki. Özgüvenimi kaybettim. Eskisi gibi olamıyorum. Kendim de farkındayım ama eskiden böyle değildim.
mesela bugün öğretmenler günü. Bir sürü eski arkadaşım çiçek yolladı, aradı sordu. Eşim not kağıdına günün kutlu olsun öğretmenim yazıp buzdolabına yapıştırmış. Ama sanırım onu da eve çiçekler gelince mecbur hissedip yaptı. Çünkü sabah yoktu orda. Hani geceden falan yapsa yine hoşuma giderdi. Ama insan bir çiçek bekliyor bir incelik bekliyor. Her çiçek gelişinde heyecanla açıp baktım hiçbiri o değil o kadar üzüldüm ki.
Dün buraya konu açmıştım beni arkadaşının nikahına götürmek istemiyor diye. Hiçbir arkadaşıyla da tanışmadım. Çünkü ilk başlarda tanışalım dediğinde burnum kemerliydi ve kendimi hiç beğenmiyordum. Benimle ilgili olumsuz şeyler söylerler diye tanışmak istemedim. Biliyorum bu çok kötü bir şey ama son birkaç senedir her şeyi kompleks haline getirdim lütfen yargılamayın. Sonra da bi daha tanışma konusu olmadı derken pandemi süreci araya girdi ve şimdi bu durumdayız.
dün akşam sordum neden hiç arkadaşlarını tanımıyorum diye. Ben söyledim sen istemedin dedi. Ben de o ilişkinin başlarındaydı nişanlandıktan sonra hiç demedin dedim. Pandemi oldu dedi. Ben düğünden sonra arkadaşlarımı yemeğe davet etmek çok isterdim ama sen misafir sevmiyorsun dedi. Aslında misafir sevmemek değil ama gerçekten insanlarla ne yapacağımı bilmiyorum. Yani ne konuşayım nasıl sohbet edeyim nasıl davranayım. Samimi mi mesafeli mi olayım ne yapayım gerçekten bilemiyorum artık. Çünkü ben ilk izlenim olarak hep soğuk ve kasıntı geliyorum insanlara. Ve bana gıcık oluyorlar. Uzun bir süre aynı ortamda bulunduktan sonra çok sağlam arkadaşlıklarım oluyor ve hepsi de aynı şeyi söylüyor. İlk başta sana gıcık oluyordum diyorlar. Gerçekten bu da bende takıntı oldu artık yeni biriyle tanışamıyorum. İnsanlara nasıl bir izlenim bırakmalıyım ne yapmalıyım bilmiyorum. Mesela evlenip bir siteye yerleştik. Kapıdan çıkarken karşı komşu dışardaysa gitmesini bekliyorum karşılaşmamak için. Çünkü birkaç kez karşılaştık aslında çok tatlı bir kadın ve çok sıcak kanlı görünüyor ama sonraki karşılaşmalarda sanki benden hoşlanmışmış gibi geldi. O yüzden şimdi nasıl davranacağımı bilmiyorum. Mesela eşi eşimle karşılaştığında bir akşam bekleriz Falan diyormuş ama kadın bana hiç öğle bir şey demiyor. Bunu bile takıntı yaptım kendime. Birileri evime gelip gitsin istiyorum ama komşuluk ilişkisi bile kuramıyorum. İnanın ben böyle biri değildim. Gerçekten bir sürü arkadaşım vardı o kadar sosyal bir insandım ki. Ama son birkaç yıldır hiç öyle olamıyorum. Hiç kimseye gerçek sorunlarımı anlatamıyorum. Herkese çok mutluymuşum gibi rol yapıyorum aileme bile. Kimseyle iletişim kurmak istemeyen bir hale geldim. Arkadaş Whatsapp gruplarında şu an öğretmenler gününü kutluyorlar mesela. Herkes yazıyor ama ben yazmak istemiyorum. Çünkü bana söz gelir de nasılsın evlilik nasıl gidiyor falan diyecekler diye hep görünmez olmaya çalışıyorum. Neden böyleyim bilmiyorum ama artık bu durumdan kurtulmak istiyorum.
evet psikolojik destek almayı düşünüyorum bunu şimdiden söyleyeyim. Ama hemen randevu bulunmuyor devlet hastanelerinden. Bir de sadece buna bağlı kalmak istemiyorum artık kendim de bir adım atmak düzelmek için bir şeyler yapmak istiyorum. neler yapabilirim bana yardımcı olur musunuz? Birkaç tavsiye, belki biraz motive edici şeyler. İnanın güzel şeyler duymaya çok ihtiyacım var...
Sürekli kendinizi suçluyorsunuz farkında mısınız? Sürekli eksiklerinizi arıyorsunuz? Karşinızdaki kişiler özgüveninizi zedeliyor siz hala iyimsersiniz. Yalan söylemenin kaybetmekten korkmakla bir ilgisi olduğunu yada sevgisinden dolayı olduğunu düşünmüyorum tamamen kendisini eksik gördüğü için. Sizi o kadar aşağı çekiyolar ki kendinizden şüphe eder duruma gelmişsiniz.
 
Son zamanlarda bu duygu o kadar yoğun ki. Bazı problemlerim var ve kimseye anlatmak istemiyorum. Bu nedenle de kendimi çok yalnız hissediyorum. Yeni evliyim aslında şu an mutluluktan havalara uçmam gerekirken her gün ağlıyorum. Dün de buraya konu açmıştım eşimle ilgili. Beni artık sevmediğini düşünüyorum.
yine çok uzun olacak ama burdan başka içimi dökeceğim kimse yok lütfen hakaret edip kırmadan sadece yardımcı olabilecekler yazarsa sevinirim. Çünkü gerçekten iyi hissetmiyorum kendimi. Belki de yardım almam gerekiyordur onu da düşüneceğim zaten.
konuya dönersek sevgililik dönemimizden beri hep sorunlu bir ilişkimiz oldu aslında. İlk önce yaşıyla ilgili yalan söyleyerek hayatıma girdi. Benden küçük olduğunu gizledi. Bir şeyler gizlediğini hissettiğim için sürekli üzerine gidiyordum o da beni takıntılı olmakla suçluyordu. İlk yarı böyle geçti. Askere gidip geldikten sonra tekrar barıştık ve sanırım sadece o zaman kısa bir süre ilişkimiz güzel gitti. Aramızda yalan kalmadığını sanıyordum çünkü. Artık işsizlik problemi vardı iş arıyordu aileler tanışacaktı. Sonra bu da gerçekleşti derken nişan oldu. Ama bir tuhaflık vardı ki ben bunu hala hissediyorum. Sanki bir şeyler oturmuyor yani oyuncak gibi geliyor bazen. Babası beni istemiyor mesela bunu biliyorum. Annesi ise çok yakın ve iyi davranıyor ama onun da samimiyetinden emin değilim. Bu benim hayatımda çok önemli bir sorun teşkil eder mi? Eğer eşimle mutlu olsam sanırım etmezdi ama şu an her şeye takıyorum. Zaten asıl sorunum da eşimle.
Nişanlıyken nikahı erken yapıp vize başvurusu yapmaya karar verdik. Güya balayı için yurt dışına gidecektik. Nikah yaptık ama ailelerimizle yaşamaya devam ediyorduk. Bu süreçte aslında okulunun denkliği olmadığını öğrendim. Yurt dışında mühendislik okumuştu. Burada iş başvuruları yapıyordu ama hiç mühendis olarak görüşmeye çağırılmıyordu. Zaten çalıştığı yerde de çok alakasız bir iş yapıyor. Dikkatimi çekiyordu şüpheleniyordum. Bir gün dayanamadım sordum ilk önce inkar etti hatta üste çıkmaya çalıştı ama sonra denkliğim yok işte o süreçte annem hastaydı ilgilenemedim dedi. Düğünden sonra halledeceğim dedi. Düğün oldu bitti ama biz bu süreçte çok yıprandık. Sebebi benim bir şeyleri fazla takmam da olabilir tabi. Babasının beni istemediğini yine gözüme soktuğu bir gün çok kötü hissettim kendimi. O gün öyle geçti ama ertesi sabah uyandığımda ağlamaya başladım yatakta. Artık gerçekten çok üzülüyordum bazı şeylere. Eşim de ne olduğunu şaşırdı tabi. Anlattım o da üzüldü falan derken ben artık ailesiyle ilgili en ufak bir şey olduğunda kendimi tutamayıp ağlamaya başlıyordum hatta kriz geçiriyordum belki. Gerçekten neye ağladığımı unutup nefesim kesilene kadar ağlıyordum. Eşim de kötü oluyordu artık bıkmıştı belki de. Sakin zamanlarda mutlu musun pişman mısın vs şeklinde bazen soruyordum evlilikle ilgili konuşurken. Çok yorulduk biraz zamana ihtiyacımız var diyordu hep.
Sonra bu arada ben yine hissettim ve aslında okulu bile bitirmedin dimi diye sordum bir gün. Nasıl oluyor bilmiyorum ama gerçekten aklıma gelen başıma geliyor. yine ilk önce konuyu kapatmaya çalıştı derken sonunda itiraf etti. Son sınıftan 2 dersi kaldığı için mezun olmamış. O süreçte annesi kanser tedavisi görüyormuş ve maddi durumları da kötüye gitmiş tedavi masrafları falan. 2 dersten sınava girmesi için biraz ödeme yapması gerekiyormuş ailesine bunu söyleyememiş para da bulamayınca bırakıp dönmüş ama herkes bitirdi sanıyor. Bu bana bir darbe daha oldu. Çünkü ben de diyorum ki bölümüyle ilgili bir iş bulunca geliri de düzelir, ben de çalışıyorum. Her şey daha iyi olur diye hayal kuruyorum. Meğer lise mezunu şu an okulu bile bitmemiş çünkü. Kötü şartlarda çalışıyor ve maddi sorunlar yaşıyoruz.
bu kadar yalan bu kadar olumsuzluk ailesi şu bu derken bazen diyorum ki boşan ne duruyorsun. Sonra düşünüyorum kötü biri değil ve bence içine kapanık biri olduğu için kimseye derdini anlatamayıp bu duruma gelmiş. Çünkü okulun bitmediğini anlatırken çok ağladı. İlk defa bu kadar açıkça her şeyi anlattı. Okurken de maddi anlamda sıkıntılar yaşadığını ve okulla ilgili bir şey hatırlamak istemediğini vs. Ve şu an çalıştığı yerden kendisi de memnun değil. Okuma yazmayı zor öğrenen insanlar bile gelip beni azarlıyor çok üzülüyorum ve ben de mesleğimi yapmak istiyorum ama benim şu an okulu bitirmek gibi bir şansım yok diyor. Bir gün durumlar düzelirse tekrar okul için bir şey yaparım ama şu an yapamam diyor. Ona da kızamıyorum üzülüyorum hatta bu durumuna. Çünkü iyi biri aslında gerçekten buna inanıyorum.
gelin görün ki bu kadar yalan ve diğer taraftan ailesiyle ilgili durumlar bizi çok yıprattı. Benim takıntılı tavırlarım da onu benden soğuttu bence. Gerçekten hiçbir olumsuzluğu yok. Elinden geldiğince evde her işe yardım ediyor. Neredeyse her şeyi birlikte yapıyoruz, ben yemek yapıyorsam o hemen gelip masayı hazırlıyor. Ben mutfağı topluyorsam o makinayı boşaltıyor ve kendisi yapıyor bunları. Sesini yükseltmez, anlayışlıdır, merhametlidir, dışarı çıkayım takılayım demez ki bence bu olumsuz bir şey değil çıkıp arkadaşlarıyla da vakit geçirmeli ama bence o da çok mutsuz o yüzden evden çıkmak içinden gelmiyor diye düşünüyorum bazen. Birlikte çıkıyoruz bir yerlere gidiyoruz ama onun dışında çıkmıyor hiç. Bana söylediği yalanlar hariç bir tane olumsuz bir yönünü bulamam ama beni sevdiğini de hissedemiyorum artık. Yani insan sevilse onu hisseder bence. Kendini dünyanın en güzel kadını hisseder. Mutlu hisseder. Ben bunların hiçbirini hissedemiyorum. Benden küçük diye yaşı takıntı yaptım bir süre. Ama yaş değil bence. Belki beni beğenmiyor. Çünkü bir kere bile bana güzel olduğumu söylemedi hiç iltifat etmedi. Güzel biri de sayılmam zaten.
bunu belki tuhaf bulacaksınız ama yakınımızdaki yeni evli çiftlere imrenip ağladığım çok oldu. Bazı ilişkilerde erkeğin ilgisi sevgisi o kadar belli oluyor ki. Bu kadının davranışlarına özgüvenine her şeyine yansıyor. Mesela kuzeni de 2 senelik evli. Eşini o kadar el üstünde tutuyor ki. Kızın her halinden belli çok mutlu. Kıza bakışı, dokunuşu. Fotoğraflarda bile o kadar belli ki mutlulukları gözlerinden okunuyor. Ben hiç öyle hissedemedim. Artık ben de çok sevilmek mutlu olmak istiyorum. Beni gözünden sakınsın hatta bazen kıskansın bazen güzel sözler söylesin istiyorum. Ben herhangi bir şeyi sorun etmesem kavga bile etmeyiz. Ama böyle şeylere üzülünce bu da benim yüzüme davranışlarıma yansıyor ne yazık ki. Özgüvenimi kaybettim. Eskisi gibi olamıyorum. Kendim de farkındayım ama eskiden böyle değildim.
mesela bugün öğretmenler günü. Bir sürü eski arkadaşım çiçek yolladı, aradı sordu. Eşim not kağıdına günün kutlu olsun öğretmenim yazıp buzdolabına yapıştırmış. Ama sanırım onu da eve çiçekler gelince mecbur hissedip yaptı. Çünkü sabah yoktu orda. Hani geceden falan yapsa yine hoşuma giderdi. Ama insan bir çiçek bekliyor bir incelik bekliyor. Her çiçek gelişinde heyecanla açıp baktım hiçbiri o değil o kadar üzüldüm ki.
Dün buraya konu açmıştım beni arkadaşının nikahına götürmek istemiyor diye. Hiçbir arkadaşıyla da tanışmadım. Çünkü ilk başlarda tanışalım dediğinde burnum kemerliydi ve kendimi hiç beğenmiyordum. Benimle ilgili olumsuz şeyler söylerler diye tanışmak istemedim. Biliyorum bu çok kötü bir şey ama son birkaç senedir her şeyi kompleks haline getirdim lütfen yargılamayın. Sonra da bi daha tanışma konusu olmadı derken pandemi süreci araya girdi ve şimdi bu durumdayız.
dün akşam sordum neden hiç arkadaşlarını tanımıyorum diye. Ben söyledim sen istemedin dedi. Ben de o ilişkinin başlarındaydı nişanlandıktan sonra hiç demedin dedim. Pandemi oldu dedi. Ben düğünden sonra arkadaşlarımı yemeğe davet etmek çok isterdim ama sen misafir sevmiyorsun dedi. Aslında misafir sevmemek değil ama gerçekten insanlarla ne yapacağımı bilmiyorum. Yani ne konuşayım nasıl sohbet edeyim nasıl davranayım. Samimi mi mesafeli mi olayım ne yapayım gerçekten bilemiyorum artık. Çünkü ben ilk izlenim olarak hep soğuk ve kasıntı geliyorum insanlara. Ve bana gıcık oluyorlar. Uzun bir süre aynı ortamda bulunduktan sonra çok sağlam arkadaşlıklarım oluyor ve hepsi de aynı şeyi söylüyor. İlk başta sana gıcık oluyordum diyorlar. Gerçekten bu da bende takıntı oldu artık yeni biriyle tanışamıyorum. İnsanlara nasıl bir izlenim bırakmalıyım ne yapmalıyım bilmiyorum. Mesela evlenip bir siteye yerleştik. Kapıdan çıkarken karşı komşu dışardaysa gitmesini bekliyorum karşılaşmamak için. Çünkü birkaç kez karşılaştık aslında çok tatlı bir kadın ve çok sıcak kanlı görünüyor ama sonraki karşılaşmalarda sanki benden hoşlanmışmış gibi geldi. O yüzden şimdi nasıl davranacağımı bilmiyorum. Mesela eşi eşimle karşılaştığında bir akşam bekleriz Falan diyormuş ama kadın bana hiç öğle bir şey demiyor. Bunu bile takıntı yaptım kendime. Birileri evime gelip gitsin istiyorum ama komşuluk ilişkisi bile kuramıyorum. İnanın ben böyle biri değildim. Gerçekten bir sürü arkadaşım vardı o kadar sosyal bir insandım ki. Ama son birkaç yıldır hiç öyle olamıyorum. Hiç kimseye gerçek sorunlarımı anlatamıyorum. Herkese çok mutluymuşum gibi rol yapıyorum aileme bile. Kimseyle iletişim kurmak istemeyen bir hale geldim. Arkadaş Whatsapp gruplarında şu an öğretmenler gününü kutluyorlar mesela. Herkes yazıyor ama ben yazmak istemiyorum. Çünkü bana söz gelir de nasılsın evlilik nasıl gidiyor falan diyecekler diye hep görünmez olmaya çalışıyorum. Neden böyleyim bilmiyorum ama artık bu durumdan kurtulmak istiyorum.
evet psikolojik destek almayı düşünüyorum bunu şimdiden söyleyeyim. Ama hemen randevu bulunmuyor devlet hastanelerinden. Bir de sadece buna bağlı kalmak istemiyorum artık kendim de bir adım atmak düzelmek için bir şeyler yapmak istiyorum. neler yapabilirim bana yardımcı olur musunuz? Birkaç tavsiye, belki biraz motive edici şeyler. İnanın güzel şeyler duymaya çok ihtiyacım var...
Sürekli kendinizi suçluyorsunuz farkında mısınız? Sürekli eksiklerinizi arıyorsunuz? Karşinızdaki kişiler özgüveninizi zedeliyor siz hala iyimsersiniz. Yalan söylemenin kaybetmekten korkmakla bir ilgisi olduğunu yada sevgisinden dolayı olduğunu düşünmüyorum tamamen kendisini eksik gördüğü için. Sizi o kadar aşağı çekiyolar ki kendinizden şüphe eder duruma gelmişsiniz. Bile bile evlenmişsiniz ama artık kendinizi suçlamayın.
 
tedavi görün.
ve sosyal medyadaki çift fotoğraflarına özenmeyin.
kuzenim eşiyle aşk dolu bi paylaşım yaptıktan bir hafta sonra boşandı. bazı şeyler gerçeği yansıtmayabilir.
 
Öncelikle kendine olan saygıyı ve sevgiyi artırmalısın, kendini sev, takdir et. Güzel şeyler yaptığıda kendi kendini ödüllendir şımart, kendi hoşuna giden şeyler yap ve mutlu et kendini. Sen kendini mutlu etmeyi başaramazsan ne olursa olsun asla mutlu olamazsın. Mesela, bi tatil gününü kendine ayır, kendine kahve ısmarla ve sevdiğin bir aktiviteyi yap, alışveriş yap, kendin için yap, kendi mutluluğun için. Bu bile iyi gelecek eminim. Herkesten çnce sen kendini sevmelisin tatlım. 😘 Güzel günlerin olacağına inan, halledebilirsin eminim, kendi ayakları üstünde durabilen ekonomik gücü olan başarılı bir kadınsın 💪
 
Son zamanlarda bu duygu o kadar yoğun ki. Bazı problemlerim var ve kimseye anlatmak istemiyorum. Bu nedenle de kendimi çok yalnız hissediyorum. Yeni evliyim aslında şu an mutluluktan havalara uçmam gerekirken her gün ağlıyorum. Dün de buraya konu açmıştım eşimle ilgili. Beni artık sevmediğini düşünüyorum.

yine çok uzun olacak ama burdan başka içimi dökeceğim kimse yok lütfen hakaret edip kırmadan sadece yardımcı olabilecekler yazarsa sevinirim. Çünkü gerçekten iyi hissetmiyorum kendimi. Belki de yardım almam gerekiyordur onu da düşüneceğim zaten.

konuya dönersek sevgililik dönemimizden beri hep sorunlu bir ilişkimiz oldu aslında. İlk önce yaşıyla ilgili yalan söyleyerek hayatıma girdi. Benden küçük olduğunu gizledi. Bir şeyler gizlediğini hissettiğim için sürekli üzerine gidiyordum o da beni takıntılı olmakla suçluyordu. İlk yarı böyle geçti. Askere gidip geldikten sonra tekrar barıştık ve sanırım sadece o zaman kısa bir süre ilişkimiz güzel gitti. Aramızda yalan kalmadığını sanıyordum çünkü. Artık işsizlik problemi vardı iş arıyordu aileler tanışacaktı. Sonra bu da gerçekleşti derken nişan oldu. Ama bir tuhaflık vardı ki ben bunu hala hissediyorum. Sanki bir şeyler oturmuyor yani oyuncak gibi geliyor bazen. Babası beni istemiyor mesela bunu biliyorum. Annesi ise çok yakın ve iyi davranıyor ama onun da samimiyetinden emin değilim. Bu benim hayatımda çok önemli bir sorun teşkil eder mi? Eğer eşimle mutlu olsam sanırım etmezdi ama şu an her şeye takıyorum. Zaten asıl sorunum da eşimle.

Nişanlıyken nikahı erken yapıp vize başvurusu yapmaya karar verdik. Güya balayı için yurt dışına gidecektik. Nikah yaptık ama ailelerimizle yaşamaya devam ediyorduk. Bu süreçte aslında okulunun denkliği olmadığını öğrendim. Yurt dışında mühendislik okumuştu. Burada iş başvuruları yapıyordu ama hiç mühendis olarak görüşmeye çağırılmıyordu. Zaten çalıştığı yerde de çok alakasız bir iş yapıyor. Dikkatimi çekiyordu şüpheleniyordum. Bir gün dayanamadım sordum ilk önce inkar etti hatta üste çıkmaya çalıştı ama sonra denkliğim yok işte o süreçte annem hastaydı ilgilenemedim dedi. Düğünden sonra halledeceğim dedi. Düğün oldu bitti ama biz bu süreçte çok yıprandık. Sebebi benim bir şeyleri fazla takmam da olabilir tabi. Babasının beni istemediğini yine gözüme soktuğu bir gün çok kötü hissettim kendimi. O gün öyle geçti ama ertesi sabah uyandığımda ağlamaya başladım yatakta. Artık gerçekten çok üzülüyordum bazı şeylere. Eşim de ne olduğunu şaşırdı tabi. Anlattım o da üzüldü falan derken ben artık ailesiyle ilgili en ufak bir şey olduğunda kendimi tutamayıp ağlamaya başlıyordum hatta kriz geçiriyordum belki. Gerçekten neye ağladığımı unutup nefesim kesilene kadar ağlıyordum. Eşim de kötü oluyordu artık bıkmıştı belki de. Sakin zamanlarda mutlu musun pişman mısın vs şeklinde bazen soruyordum evlilikle ilgili konuşurken. Çok yorulduk biraz zamana ihtiyacımız var diyordu hep.

Sonra bu arada ben yine hissettim ve aslında okulu bile bitirmedin dimi diye sordum bir gün. Nasıl oluyor bilmiyorum ama gerçekten aklıma gelen başıma geliyor. yine ilk önce konuyu kapatmaya çalıştı derken sonunda itiraf etti. Son sınıftan 2 dersi kaldığı için mezun olmamış. O süreçte annesi kanser tedavisi görüyormuş ve maddi durumları da kötüye gitmiş tedavi masrafları falan. 2 dersten sınava girmesi için biraz ödeme yapması gerekiyormuş ailesine bunu söyleyememiş para da bulamayınca bırakıp dönmüş ama herkes bitirdi sanıyor. Bu bana bir darbe daha oldu. Çünkü ben de diyorum ki bölümüyle ilgili bir iş bulunca geliri de düzelir, ben de çalışıyorum. Her şey daha iyi olur diye hayal kuruyorum. Meğer lise mezunu şu an okulu bile bitmemiş çünkü. Kötü şartlarda çalışıyor ve maddi sorunlar yaşıyoruz.

bu kadar yalan bu kadar olumsuzluk ailesi şu bu derken bazen diyorum ki boşan ne duruyorsun. Sonra düşünüyorum kötü biri değil ve bence içine kapanık biri olduğu için kimseye derdini anlatamayıp bu duruma gelmiş. Çünkü okulun bitmediğini anlatırken çok ağladı. İlk defa bu kadar açıkça her şeyi anlattı. Okurken de maddi anlamda sıkıntılar yaşadığını ve okulla ilgili bir şey hatırlamak istemediğini vs. Ve şu an çalıştığı yerden kendisi de memnun değil. Okuma yazmayı zor öğrenen insanlar bile gelip beni azarlıyor çok üzülüyorum ve ben de mesleğimi yapmak istiyorum ama benim şu an okulu bitirmek gibi bir şansım yok diyor. Bir gün durumlar düzelirse tekrar okul için bir şey yaparım ama şu an yapamam diyor. Ona da kızamıyorum üzülüyorum hatta bu durumuna. Çünkü iyi biri aslında gerçekten buna inanıyorum.

gelin görün ki bu kadar yalan ve diğer taraftan ailesiyle ilgili durumlar bizi çok yıprattı. Benim takıntılı tavırlarım da onu benden soğuttu bence. Gerçekten hiçbir olumsuzluğu yok. Elinden geldiğince evde her işe yardım ediyor. Neredeyse her şeyi birlikte yapıyoruz, ben yemek yapıyorsam o hemen gelip masayı hazırlıyor. Ben mutfağı topluyorsam o makinayı boşaltıyor ve kendisi yapıyor bunları. Sesini yükseltmez, anlayışlıdır, merhametlidir, dışarı çıkayım takılayım demez ki bence bu olumsuz bir şey değil çıkıp arkadaşlarıyla da vakit geçirmeli ama bence o da çok mutsuz o yüzden evden çıkmak içinden gelmiyor diye düşünüyorum bazen. Birlikte çıkıyoruz bir yerlere gidiyoruz ama onun dışında çıkmıyor hiç. Bana söylediği yalanlar hariç bir tane olumsuz bir yönünü bulamam ama beni sevdiğini de hissedemiyorum artık. Yani insan sevilse onu hisseder bence. Kendini dünyanın en güzel kadını hisseder. Mutlu hisseder. Ben bunların hiçbirini hissedemiyorum. Benden küçük diye yaşı takıntı yaptım bir süre. Ama yaş değil bence. Belki beni beğenmiyor. Çünkü bir kere bile bana güzel olduğumu söylemedi hiç iltifat etmedi. Güzel biri de sayılmam zaten.

bunu belki tuhaf bulacaksınız ama yakınımızdaki yeni evli çiftlere imrenip ağladığım çok oldu. Bazı ilişkilerde erkeğin ilgisi sevgisi o kadar belli oluyor ki. Bu kadının davranışlarına özgüvenine her şeyine yansıyor. Mesela kuzeni de 2 senelik evli. Eşini o kadar el üstünde tutuyor ki. Kızın her halinden belli çok mutlu. Kıza bakışı, dokunuşu. Fotoğraflarda bile o kadar belli ki mutlulukları gözlerinden okunuyor. Ben hiç öyle hissedemedim. Artık ben de çok sevilmek mutlu olmak istiyorum. Beni gözünden sakınsın hatta bazen kıskansın bazen güzel sözler söylesin istiyorum. Ben herhangi bir şeyi sorun etmesem kavga bile etmeyiz. Ama böyle şeylere üzülünce bu da benim yüzüme davranışlarıma yansıyor ne yazık ki. Özgüvenimi kaybettim. Eskisi gibi olamıyorum. Kendim de farkındayım ama eskiden böyle değildim.

mesela bugün öğretmenler günü. Bir sürü eski arkadaşım çiçek yolladı, aradı sordu. Eşim not kağıdına günün kutlu olsun öğretmenim yazıp buzdolabına yapıştırmış. Ama sanırım onu da eve çiçekler gelince mecbur hissedip yaptı. Çünkü sabah yoktu orda. Hani geceden falan yapsa yine hoşuma giderdi. Ama insan bir çiçek bekliyor bir incelik bekliyor. Her çiçek gelişinde heyecanla açıp baktım hiçbiri o değil o kadar üzüldüm ki.

Dün buraya konu açmıştım beni arkadaşının nikahına götürmek istemiyor diye. Hiçbir arkadaşıyla da tanışmadım. Çünkü ilk başlarda tanışalım dediğinde burnum kemerliydi ve kendimi hiç beğenmiyordum. Benimle ilgili olumsuz şeyler söylerler diye tanışmak istemedim. Biliyorum bu çok kötü bir şey ama son birkaç senedir her şeyi kompleks haline getirdim lütfen yargılamayın. Sonra da bi daha tanışma konusu olmadı derken pandemi süreci araya girdi ve şimdi bu durumdayız.

dün akşam sordum neden hiç arkadaşlarını tanımıyorum diye. Ben söyledim sen istemedin dedi. Ben de o ilişkinin başlarındaydı nişanlandıktan sonra hiç demedin dedim. Pandemi oldu dedi. Ben düğünden sonra arkadaşlarımı yemeğe davet etmek çok isterdim ama sen misafir sevmiyorsun dedi. Aslında misafir sevmemek değil ama gerçekten insanlarla ne yapacağımı bilmiyorum. Yani ne konuşayım nasıl sohbet edeyim nasıl davranayım. Samimi mi mesafeli mi olayım ne yapayım gerçekten bilemiyorum artık. Çünkü ben ilk izlenim olarak hep soğuk ve kasıntı geliyorum insanlara. Ve bana gıcık oluyorlar. Uzun bir süre aynı ortamda bulunduktan sonra çok sağlam arkadaşlıklarım oluyor ve hepsi de aynı şeyi söylüyor. İlk başta sana gıcık oluyordum diyorlar. Gerçekten bu da bende takıntı oldu artık yeni biriyle tanışamıyorum. İnsanlara nasıl bir izlenim bırakmalıyım ne yapmalıyım bilmiyorum. Mesela evlenip bir siteye yerleştik. Kapıdan çıkarken karşı komşu dışardaysa gitmesini bekliyorum karşılaşmamak için. Çünkü birkaç kez karşılaştık aslında çok tatlı bir kadın ve çok sıcak kanlı görünüyor ama sonraki karşılaşmalarda sanki benden hoşlanmışmış gibi geldi. O yüzden şimdi nasıl davranacağımı bilmiyorum. Mesela eşi eşimle karşılaştığında bir akşam bekleriz Falan diyormuş ama kadın bana hiç öğle bir şey demiyor. Bunu bile takıntı yaptım kendime. Birileri evime gelip gitsin istiyorum ama komşuluk ilişkisi bile kuramıyorum. İnanın ben böyle biri değildim. Gerçekten bir sürü arkadaşım vardı o kadar sosyal bir insandım ki. Ama son birkaç yıldır hiç öyle olamıyorum. Hiç kimseye gerçek sorunlarımı anlatamıyorum. Herkese çok mutluymuşum gibi rol yapıyorum aileme bile. Kimseyle iletişim kurmak istemeyen bir hale geldim. Arkadaş Whatsapp gruplarında şu an öğretmenler gününü kutluyorlar mesela. Herkes yazıyor ama ben yazmak istemiyorum. Çünkü bana söz gelir de nasılsın evlilik nasıl gidiyor falan diyecekler diye hep görünmez olmaya çalışıyorum. Neden böyleyim bilmiyorum ama artık bu durumdan kurtulmak istiyorum.

evet psikolojik destek almayı düşünüyorum bunu şimdiden söyleyeyim. Ama hemen randevu bulunmuyor devlet hastanelerinden. Bir de sadece buna bağlı kalmak istemiyorum artık kendim de bir adım atmak düzelmek için bir şeyler yapmak istiyorum. neler yapabilirim bana yardımcı olur musunuz? Birkaç tavsiye, belki biraz motive edici şeyler. İnanın güzel şeyler duymaya çok ihtiyacım var...
Kesinlikle sizde sorun var. Esinizin mutsuz davranmasinin sebebi belli yani. Surekli karsimda takinili negatif biri olsa ben cildiridim.burnun kemerli diye misafir kabul etmemek ne demek. Biraz ozguvenli olun yahu. Cekin saclariniza bir fon hafif makyaj hos kiyafet tamam. millet geldihindede merhaba hosgeldiniz sizleri daha once agirlamak isteerdik malum pandemi var. Nasil rahat geldinizmi. Konu konuyi acar yani. Sen nerelisin neresindensin sizin sunlar meshur yermisiniz memlekete gidermisiniz. Bu ulkenin hali ne olacak su takim ne yapacak. Bunlar konusulir ben milletin beyaz esyasini nerden aldigina kadar sorular sorarim muhabbeti severim yani😂 esiniz bence iyi insan kendinizi degistrin
 
Son zamanlarda bu duygu o kadar yoğun ki. Bazı problemlerim var ve kimseye anlatmak istemiyorum. Bu nedenle de kendimi çok yalnız hissediyorum. Yeni evliyim aslında şu an mutluluktan havalara uçmam gerekirken her gün ağlıyorum. Dün de buraya konu açmıştım eşimle ilgili. Beni artık sevmediğini düşünüyorum.

yine çok uzun olacak ama burdan başka içimi dökeceğim kimse yok lütfen hakaret edip kırmadan sadece yardımcı olabilecekler yazarsa sevinirim. Çünkü gerçekten iyi hissetmiyorum kendimi. Belki de yardım almam gerekiyordur onu da düşüneceğim zaten.

konuya dönersek sevgililik dönemimizden beri hep sorunlu bir ilişkimiz oldu aslında. İlk önce yaşıyla ilgili yalan söyleyerek hayatıma girdi. Benden küçük olduğunu gizledi. Bir şeyler gizlediğini hissettiğim için sürekli üzerine gidiyordum o da beni takıntılı olmakla suçluyordu. İlk yarı böyle geçti. Askere gidip geldikten sonra tekrar barıştık ve sanırım sadece o zaman kısa bir süre ilişkimiz güzel gitti. Aramızda yalan kalmadığını sanıyordum çünkü. Artık işsizlik problemi vardı iş arıyordu aileler tanışacaktı. Sonra bu da gerçekleşti derken nişan oldu. Ama bir tuhaflık vardı ki ben bunu hala hissediyorum. Sanki bir şeyler oturmuyor yani oyuncak gibi geliyor bazen. Babası beni istemiyor mesela bunu biliyorum. Annesi ise çok yakın ve iyi davranıyor ama onun da samimiyetinden emin değilim. Bu benim hayatımda çok önemli bir sorun teşkil eder mi? Eğer eşimle mutlu olsam sanırım etmezdi ama şu an her şeye takıyorum. Zaten asıl sorunum da eşimle.

Nişanlıyken nikahı erken yapıp vize başvurusu yapmaya karar verdik. Güya balayı için yurt dışına gidecektik. Nikah yaptık ama ailelerimizle yaşamaya devam ediyorduk. Bu süreçte aslında okulunun denkliği olmadığını öğrendim. Yurt dışında mühendislik okumuştu. Burada iş başvuruları yapıyordu ama hiç mühendis olarak görüşmeye çağırılmıyordu. Zaten çalıştığı yerde de çok alakasız bir iş yapıyor. Dikkatimi çekiyordu şüpheleniyordum. Bir gün dayanamadım sordum ilk önce inkar etti hatta üste çıkmaya çalıştı ama sonra denkliğim yok işte o süreçte annem hastaydı ilgilenemedim dedi. Düğünden sonra halledeceğim dedi. Düğün oldu bitti ama biz bu süreçte çok yıprandık. Sebebi benim bir şeyleri fazla takmam da olabilir tabi. Babasının beni istemediğini yine gözüme soktuğu bir gün çok kötü hissettim kendimi. O gün öyle geçti ama ertesi sabah uyandığımda ağlamaya başladım yatakta. Artık gerçekten çok üzülüyordum bazı şeylere. Eşim de ne olduğunu şaşırdı tabi. Anlattım o da üzüldü falan derken ben artık ailesiyle ilgili en ufak bir şey olduğunda kendimi tutamayıp ağlamaya başlıyordum hatta kriz geçiriyordum belki. Gerçekten neye ağladığımı unutup nefesim kesilene kadar ağlıyordum. Eşim de kötü oluyordu artık bıkmıştı belki de. Sakin zamanlarda mutlu musun pişman mısın vs şeklinde bazen soruyordum evlilikle ilgili konuşurken. Çok yorulduk biraz zamana ihtiyacımız var diyordu hep.

Sonra bu arada ben yine hissettim ve aslında okulu bile bitirmedin dimi diye sordum bir gün. Nasıl oluyor bilmiyorum ama gerçekten aklıma gelen başıma geliyor. yine ilk önce konuyu kapatmaya çalıştı derken sonunda itiraf etti. Son sınıftan 2 dersi kaldığı için mezun olmamış. O süreçte annesi kanser tedavisi görüyormuş ve maddi durumları da kötüye gitmiş tedavi masrafları falan. 2 dersten sınava girmesi için biraz ödeme yapması gerekiyormuş ailesine bunu söyleyememiş para da bulamayınca bırakıp dönmüş ama herkes bitirdi sanıyor. Bu bana bir darbe daha oldu. Çünkü ben de diyorum ki bölümüyle ilgili bir iş bulunca geliri de düzelir, ben de çalışıyorum. Her şey daha iyi olur diye hayal kuruyorum. Meğer lise mezunu şu an okulu bile bitmemiş çünkü. Kötü şartlarda çalışıyor ve maddi sorunlar yaşıyoruz.

bu kadar yalan bu kadar olumsuzluk ailesi şu bu derken bazen diyorum ki boşan ne duruyorsun. Sonra düşünüyorum kötü biri değil ve bence içine kapanık biri olduğu için kimseye derdini anlatamayıp bu duruma gelmiş. Çünkü okulun bitmediğini anlatırken çok ağladı. İlk defa bu kadar açıkça her şeyi anlattı. Okurken de maddi anlamda sıkıntılar yaşadığını ve okulla ilgili bir şey hatırlamak istemediğini vs. Ve şu an çalıştığı yerden kendisi de memnun değil. Okuma yazmayı zor öğrenen insanlar bile gelip beni azarlıyor çok üzülüyorum ve ben de mesleğimi yapmak istiyorum ama benim şu an okulu bitirmek gibi bir şansım yok diyor. Bir gün durumlar düzelirse tekrar okul için bir şey yaparım ama şu an yapamam diyor. Ona da kızamıyorum üzülüyorum hatta bu durumuna. Çünkü iyi biri aslında gerçekten buna inanıyorum.

gelin görün ki bu kadar yalan ve diğer taraftan ailesiyle ilgili durumlar bizi çok yıprattı. Benim takıntılı tavırlarım da onu benden soğuttu bence. Gerçekten hiçbir olumsuzluğu yok. Elinden geldiğince evde her işe yardım ediyor. Neredeyse her şeyi birlikte yapıyoruz, ben yemek yapıyorsam o hemen gelip masayı hazırlıyor. Ben mutfağı topluyorsam o makinayı boşaltıyor ve kendisi yapıyor bunları. Sesini yükseltmez, anlayışlıdır, merhametlidir, dışarı çıkayım takılayım demez ki bence bu olumsuz bir şey değil çıkıp arkadaşlarıyla da vakit geçirmeli ama bence o da çok mutsuz o yüzden evden çıkmak içinden gelmiyor diye düşünüyorum bazen. Birlikte çıkıyoruz bir yerlere gidiyoruz ama onun dışında çıkmıyor hiç. Bana söylediği yalanlar hariç bir tane olumsuz bir yönünü bulamam ama beni sevdiğini de hissedemiyorum artık. Yani insan sevilse onu hisseder bence. Kendini dünyanın en güzel kadını hisseder. Mutlu hisseder. Ben bunların hiçbirini hissedemiyorum. Benden küçük diye yaşı takıntı yaptım bir süre. Ama yaş değil bence. Belki beni beğenmiyor. Çünkü bir kere bile bana güzel olduğumu söylemedi hiç iltifat etmedi. Güzel biri de sayılmam zaten.

bunu belki tuhaf bulacaksınız ama yakınımızdaki yeni evli çiftlere imrenip ağladığım çok oldu. Bazı ilişkilerde erkeğin ilgisi sevgisi o kadar belli oluyor ki. Bu kadının davranışlarına özgüvenine her şeyine yansıyor. Mesela kuzeni de 2 senelik evli. Eşini o kadar el üstünde tutuyor ki. Kızın her halinden belli çok mutlu. Kıza bakışı, dokunuşu. Fotoğraflarda bile o kadar belli ki mutlulukları gözlerinden okunuyor. Ben hiç öyle hissedemedim. Artık ben de çok sevilmek mutlu olmak istiyorum. Beni gözünden sakınsın hatta bazen kıskansın bazen güzel sözler söylesin istiyorum. Ben herhangi bir şeyi sorun etmesem kavga bile etmeyiz. Ama böyle şeylere üzülünce bu da benim yüzüme davranışlarıma yansıyor ne yazık ki. Özgüvenimi kaybettim. Eskisi gibi olamıyorum. Kendim de farkındayım ama eskiden böyle değildim.

mesela bugün öğretmenler günü. Bir sürü eski arkadaşım çiçek yolladı, aradı sordu. Eşim not kağıdına günün kutlu olsun öğretmenim yazıp buzdolabına yapıştırmış. Ama sanırım onu da eve çiçekler gelince mecbur hissedip yaptı. Çünkü sabah yoktu orda. Hani geceden falan yapsa yine hoşuma giderdi. Ama insan bir çiçek bekliyor bir incelik bekliyor. Her çiçek gelişinde heyecanla açıp baktım hiçbiri o değil o kadar üzüldüm ki.

Dün buraya konu açmıştım beni arkadaşının nikahına götürmek istemiyor diye. Hiçbir arkadaşıyla da tanışmadım. Çünkü ilk başlarda tanışalım dediğinde burnum kemerliydi ve kendimi hiç beğenmiyordum. Benimle ilgili olumsuz şeyler söylerler diye tanışmak istemedim. Biliyorum bu çok kötü bir şey ama son birkaç senedir her şeyi kompleks haline getirdim lütfen yargılamayın. Sonra da bi daha tanışma konusu olmadı derken pandemi süreci araya girdi ve şimdi bu durumdayız.

dün akşam sordum neden hiç arkadaşlarını tanımıyorum diye. Ben söyledim sen istemedin dedi. Ben de o ilişkinin başlarındaydı nişanlandıktan sonra hiç demedin dedim. Pandemi oldu dedi. Ben düğünden sonra arkadaşlarımı yemeğe davet etmek çok isterdim ama sen misafir sevmiyorsun dedi. Aslında misafir sevmemek değil ama gerçekten insanlarla ne yapacağımı bilmiyorum. Yani ne konuşayım nasıl sohbet edeyim nasıl davranayım. Samimi mi mesafeli mi olayım ne yapayım gerçekten bilemiyorum artık. Çünkü ben ilk izlenim olarak hep soğuk ve kasıntı geliyorum insanlara. Ve bana gıcık oluyorlar. Uzun bir süre aynı ortamda bulunduktan sonra çok sağlam arkadaşlıklarım oluyor ve hepsi de aynı şeyi söylüyor. İlk başta sana gıcık oluyordum diyorlar. Gerçekten bu da bende takıntı oldu artık yeni biriyle tanışamıyorum. İnsanlara nasıl bir izlenim bırakmalıyım ne yapmalıyım bilmiyorum. Mesela evlenip bir siteye yerleştik. Kapıdan çıkarken karşı komşu dışardaysa gitmesini bekliyorum karşılaşmamak için. Çünkü birkaç kez karşılaştık aslında çok tatlı bir kadın ve çok sıcak kanlı görünüyor ama sonraki karşılaşmalarda sanki benden hoşlanmışmış gibi geldi. O yüzden şimdi nasıl davranacağımı bilmiyorum. Mesela eşi eşimle karşılaştığında bir akşam bekleriz Falan diyormuş ama kadın bana hiç öğle bir şey demiyor. Bunu bile takıntı yaptım kendime. Birileri evime gelip gitsin istiyorum ama komşuluk ilişkisi bile kuramıyorum. İnanın ben böyle biri değildim. Gerçekten bir sürü arkadaşım vardı o kadar sosyal bir insandım ki. Ama son birkaç yıldır hiç öyle olamıyorum. Hiç kimseye gerçek sorunlarımı anlatamıyorum. Herkese çok mutluymuşum gibi rol yapıyorum aileme bile. Kimseyle iletişim kurmak istemeyen bir hale geldim. Arkadaş Whatsapp gruplarında şu an öğretmenler gününü kutluyorlar mesela. Herkes yazıyor ama ben yazmak istemiyorum. Çünkü bana söz gelir de nasılsın evlilik nasıl gidiyor falan diyecekler diye hep görünmez olmaya çalışıyorum. Neden böyleyim bilmiyorum ama artık bu durumdan kurtulmak istiyorum.

evet psikolojik destek almayı düşünüyorum bunu şimdiden söyleyeyim. Ama hemen randevu bulunmuyor devlet hastanelerinden. Bir de sadece buna bağlı kalmak istemiyorum artık kendim de bir adım atmak düzelmek için bir şeyler yapmak istiyorum. neler yapabilirim bana yardımcı olur musunuz? Birkaç tavsiye, belki biraz motive edici şeyler. İnanın güzel şeyler duymaya çok ihtiyacım var...
 
Mrb güzel kardeşim yazını baştan sona okudum eşinizin yurtdışı denkliğinden çok sizinle denk düşmeyi istemesi fakat o süreçte annesinin hastalığı için verdiği mücadele eşinizin eğitimine yansımış sizi kaybetmemek için içinde yaşamış bazı şeyleri bu yalan sayılmaz eşinize destek verin eğitimini tamamlaması için,rahat olun takıntı yapacak bir durum yok babası istememiş olabilir sonuçta o sizi seçti önemli olanda bu sağlıcakla kalın🙋‍♀️
 
Canım benim sen değişirsen hayatın değişir. Eşinin kötü bi insan olduğuna inanmıyorum ve seni de sevdiğinden eminim. Umarım aranız düzelir ancak şunları söylemek istiyorum öncelikle kendine değer vermeyene kimse değer vermez kendini sevmeyeni kimse sevmez önce kendine değer ver ve kendini çok çok sev. Eşini de sev çünkü o seni kaybetmemek için yalan söylemiş olma ihtimali çok yüksek tabi bu onu haklı yapmaz. Sonra kimseyle kendini kıyaslama herkes eşsizdir sizden birtane daha yok. Hem onun kuzeni ve eşiyle siz aynı değilsiniz sizin yerinizde onlar olsa belki yuvaları bile olmayacak ya da siz onların yerinde olsanız daha iyi olabilirsiniz ya da daha kötü bilmiyoruz. Kimseyle kıyas içerisine girme. Ağlama konusu anneannemin bi lafı var ağlama ağlak getirir diye. Yani ne kadar çok ağlarsana daha fazla ağlamak için bir sebep çıkar karşına. Onun ailesinin isteyip istememesi çok önemli mi eşin seni istemiş yerinde olsam onlara inanılmaz iyi davranırdım çünkü yaaa biz demiştik dememeleri için. Bakış açını değiş evliliğinin tadını çıkar eşini affet ve onu affettiğini ona söyle. O o evin babası bu özgüveni ona ver neler yaşamış olursa olsun dürüst olduktan sonra onun yanında olacağını ona söyle. Başını yerden kaldırsın. Açık ararsan zaten açık bulursun olan olmuş ayrılmak istersen ayrıl kimseye acımak zorunda da değilsin ama az da olsa bi oluru varsa (senin için) eşinin yalanlardan dolayı kaybettiği dürüstlüğü ve yalanlarının açığa çıkmasıyla giden özgüvenini ona ver. Sevgiyle kal🙋🏻‍♀️
Ne güzel yazmışsınız. İyi niyetiniz her kelimenizden öyle belli ki. Ben bile dışardan okuyan biri olarak yazdıklarınızdan cok etkilendim ve bana bile iyi geldi. Sizinle dertleşmek istedim..
 
Şu an üzüntülü bir haldeyken boşanma durumunu daha sakin bir kafayla düşünmenizi öneririm. Şu an sabit bir şekilde kalmanız daha iyi olacaktır. Acele alınan kararların pişmanlığı uzun sürebiliyor malesef.

Beraber dışarı çıkmanızı dolaşmanızı öylesine yürüyüşler yapmanızı öneririm. Özellikle korona dönemi bizleri eve kapattı insan göremez olduk. dışarıda dolaştığım zaman kalabalığın arasından geçmek dolaşmak insan görmek bile enerjimi değiştiriyor. Zorla da olsa bir kere zorlayın kendinizi. Akşam geldiğinizde hissettiğiniz enerji farklı olacaksa bu yöntem işe yarıyor demektir.

Ayrıca lütfen fotoğraflara kanmayın. Herkesin kendine göre illaki sıkıntısı vardır. Burası imtihan dünyası. Hepimizin başında başka başka dertler var.
 
Sevildiğinizi hissetmemenize çok üzüldüm hissettiklerinizi çok iyi anlayabiliyorum, bu hislerin olduğu yerde mutlaka bir şey vardır diye düşünüyorum. Ayrıca Adam tam bir sahtekar üçkağıtçı. Ne güzel mesleğiniz de varmış kendi ayaklarınız üzerinde durabilirsiniz böyle bir adama ihtiyacınız yok. Güvenin olmadığı yerde hiçbir şey olmaz.
 
Malesef sevginin bir koşulu, nedeni olmadığı için onu kuramazsınız, ilişki kurulur, iletişim kurulur ama bunun çaresi yok. Siz de söylediğiniz gibi alternatifsiz gördüğünüz için kendinizi seçtiyseniz aslında sizin de sevginizde bir muhtaçlık söz konusu, karşınızdaki de bir sürü hata yapmasına rağmen bırakmamanızla da bu durumu perçinliyorsunuz ve onun da öyle görmesini sağlıyorsunuz.
İnsanlarla iletişim kuramıyorum, beni soğuk buluyorlar diyorsunuz, siz kendi hissinizle hiç ilgilenmemişsiniz ki? Siz birilerinden hoşlanmamayı hak bile görmüyorsunuz kendinizde. Soğuk bulsunlar, tuhaf bulsunlar, mükemmel olmak zorunda aynı olmak zorunda değilsiniz. Neden sevilmemeyi de kabullenmiyorsunuz.
 
X