lk Gece + Kzlk zar + Diktirme

**SU**

çocukta yaparım kariyerde
Kayıtlı Üye
12 Temmuz 2006
643
9
47
Kızlık zarı tamiri (diktirme)

Evet. Kızlık zarı tamir edilebilir ve bu işleme himenoplasti (hymenoplasty) ya da hymenorraphy adı verilir. Bunun için ne zaman ya da kaç defa ilişki olduğu önemli değildir. Doğum yapmış kadınlarda bile kızlık zarı tamir edilebilir. Kızlık zarı`nın tamir edildiği ancak jinekolog ya da adli tabip tarafından anlaşılabilir. Ancak kızlık zarı tamiri`nde kanama olması %100 garanti edilemez. Gerçekte bozulmuş olan zarın tamamen tamir edilmesi ve eski haline getirilmesi olanaksızdır.Son derece ince yapıda olan bu doku genelde dikiş tutmaz. Ortamda bulunan fazla sayıdaki mikroorganizma nedeni ile yara yeri kolayca enfekte olabilir. Buna karşılık vajina duvarından alınan parçalar ile yeni bir hymen yapılabilir. Bu durumun hukuksal ve ahlaki boyutu tartışmalı olmakla beraber bizim toplumumuz gibi bekaret nedeni ile cinayetlerin bile yaygın olarak görüldüğü toplumlarda zaman zaman hayat kurtarıcı olabilmektedir.

Kızlık zarı tamiri ile ilgili olarak tüm dünyada tartışmalar sürmektedir. Ancak bu yapay bekaretin ne kadar gerekli olduğu konusunda fikir birliği yoktur. Özellikle batılı yazarlar bunun son derece gereksiz bir işlem olduğunu düşünürken bazıları işlemin etik açıdan estetik ameliyattan farklı olmadığı fikrindedirler. Açıkçası hymen onarımı talep eden kadınlar buna yaşadıkları toplumsal çevreye bağlı olarak sosyal statülerini, mutluluklarını hatta yaşamlarını devam ettirebilmek için gerek duyduklarını belirtmektedirler. Gerçekten de 1996 yılında Lancet dergisinde yayınlanan bir makelede kızlık zarı tamiri`nin Mısır'da ilk gece cinayetlerini %80 oranında azalttığı ileri sürülmektedir.

Yeniden elde edilen bekaretin bedeli çok da düşük değildir. Berkeley Tıp Dergisinde yayınlanan bir araştırmada Mısır'da kadınların bu işlem için 100-600 Amerikan doları ödedikleri, Türkiye'de ise ücretlerin 140-1500 Amerikan Doları arasında değiştiği belirtilmektedir.

Her doktor bu ameliyatı yapabilir mi?
Hayır. Pekçok jinekolog bu ameliyatı prensip olarak yapmaz. Ancak Amerika Birleşik Devletleri de dahil olmak üzere dünyanın hemen her ülkesinde bu ameliyatı yapan doktor ve klinikler mevcuttur.

Ameliyat ne zaman yapılmalıdır ?
Bu yapılacak olan ameliyatın türüne bağlıdır. Bazı ameliyatlar ilişkiden bağımsızken bazı tür dikişler evlenmeden 3 gün önce yapılmalıdır. İşlem genelde 30 dakika kadar süren, genel ya da lokal anestezi altında yapılabilen nispeten basit bir operasyondur
 

**SU**

çocukta yaparım kariyerde
Kayıtlı Üye
12 Temmuz 2006
643
9
47
İlk cinsel ilişkide nasıl davranmalı? Neler yapmalı?

Kadın için cinsellikte en önemli şey kendini güvende hissetmektir. Hele hele yıllarca bir tabu olarak kadının gözünde büyümüş olan ilk gece, ilk cinsel ilişki korkusu ve o gece yaşanılacaklar kadının ilerideki bütün cinsel hayatını etkileyebilir.

Kadın kendini güvende hissederse, sevildiğini ve sayıldığını hissederse ancak cinsel istek duymaya başlar. İlk ilişki sırasında her iki tarafta birbirlerinin bedenlerini yeni tanıyacaklarından ve nasıl tepki vereceklerini bilmediklerinden yumuşak ve anlayış ile yaklaşılmalıdır.

Özellikle bekaretini kaybedecek olan hanımlarımız için eşlerinin çok anlayışla yaklaşmaları önemlidir, çünkü kadın o güne kadar hiç bilmediği bir duyguyu yaşayacaktır ve belki de canının çok yanacağını düşünmektedir.

Kadın sevgiyle ve güvenle cinselliği hissedeceği için cinsel ilişkiye girmeden önce ne kadar uzun süre bir yaklaşım yaşanırsa yani ön sevişme yaşanırsa bu kadını o kadar rahat hale getirecektir.

İlk ilişkide yaşayabileceklerinizi anlatmadan önce isterseniz bekaret – kızlık zarı (hymen) nedir kısaca açıklayalım.

Kızlık zarı, vajina (hazne) girişinde kadınlarımızın adet görünceye kadar ve de cinsel hayatları başlayıncaya kadar vajeni dışardan gelebilecek mikroplardan ve hastalıklardan korumak üzere doğal olarak oluşmuş bir yapıdır.

Çok çeşitli tipleri vardır. Bazı kadınlarımızda hiç olmayabilir, bazılarında yarım olabilir, bazılarında ise halk arasında elastik zar olarak isimlendirilen ve ancak doğumda yırtılabilen türdendir.

Elastik zar esasında ortasındaki deliği cinsel ilişkiye mani olmayacak büyüklükte olan bu nedenle de kanamaya neden olmayan zardır. Zarın kalınlığı da çok değişken olup, bazı hanımlarımızda çok ince yapıda ve erkeğin en ufak hareketi ile yırtılabilen yapıdadır. Bazıları ise daha kalındır ve zor yırtılır. Zor yırtılan zarlarda kanama miktarı fazlaca olabilir, eğer panik yaratacak veya bedensel rahatsızlık yaratacak boyuttaysalar hemen bir kadın doğum uzmanına başvurularak, kanama durdurtulmalıdır.

Bazıları ise ilişkide yırtılmayacak kadar kalın olup bunlar ancak bir hekim tarafından uyuşturularak, acı vermeden açılmaktadır.
 

yaren_76

mareşal
Kayıtlı Üye
12 Temmuz 2006
2.069
55
"İlk gece"nin çiftler üzerindeki önemi hala çok büyük. Öyle ki sırf bu ilk gece baskısı yüzünden cinsel ilişki başarısızlıkla sonuçlanabiliyor. "İlk gece" sendromuyla ilgili sorunların en yaygın olanı ise "Balayı empotansı" olarak adlandırılıyor. Balayı empotansı, gerdek gecesinde ya da erkeğin genel olarak sonraki cinsel yaşamında ortaya çıkabiliyor. Neden ilk gece? İlk gece başarısızlığının temel nedeni genelde erkeğe bağlı olmakla birlikte kadının korkuları da başarısızlığı şekillendiriyor. Ancak genelde ilişkiyi sürdüremediği için erkek
suçlu olarak görülüyor. Çünkü kadın çoğu kez ilişkiye izin vermiyor, korkuyor. Sürekli birtakım beklentiler içinde olması da problemi başlatabiliyor.
Efsane hikayeler...
Kadınlar arasında hep ilk gece hikayeleri anlatılır. "Çok canım yanacak, çok kan gelecek" gibi düşünceler vardır. Bu hikayelerden dolayı kadınlar cinsel ilişkiyi çok kötü bir şey zannederler. Bu nedenle istemdışı kasılmalar meydana gelir. Bu kasılmalar yüzünden cinsel ilişki engellenebilir. Hatta bu vajinismusa kadar ilerleyebilir.

Olumsuz faktörler
Cinsel ilişkinin gerçekleşmesini önleyen faktörler psikolojik nedenlere dayanıyor. Bu nedenle balayı empotansı, erektil disfonksiyon olarak adlandırılan ve halk arasında iktidarsızlık olarak bilinen hastalıktan farklı. İktidarsızlık, devam eden üç ay içinde erkekte istek olduğu halde ereksiyonu sağlamada, sürdürmede ve sonlandırmada problem olması anlamına geliyor. Balayı empotansında da aynı belirtiler var. Ancak bu iki sorunu birbirinden ayıran en önemli şey, iktidarsızlığın organik nedenleri de olabileceği.... Oysa balayı empotansı tamamen psikolojik nedenlere dayanıyor. Bu soruna neden olan psikolojik faktörler şöyle:

Beklenti
Toplumda yaygın olarak ilk gece için büyük bir beklenti var. Sadece erkek ve kadının değil, ailelerin de üstelik. Ailenin en büyük beklentisi gelinin kız çıkması. Damada yüklenen görev de performans göstermesi. Belki bu durum artık kentlerde yaşanmıyor, ama kırsal kesimlerde hala aile, beklentilerinin gerçekleştiğine dair kanıt bekliyor.

Cinsel bilgisizlik
Balayı empotansını etkileyen faktörlerden biri de kadının cinsel bilgisizliği. Evlenene kadar cinsel konularda konuşmayan kadın, vücudunu da keşfetmediği için cinsel konularda cahil oluyor. Erkek ise eşinin, magazinel deyimle "geyşa" olmasını, hatta her türlü oyunu ve cilveyi bilmesini istiyor. Bu çelişki ve bilgisizlik içinde ilk gece beklentisi şekilleniyor.

Erkeğin deneyimi yok
Bu sorunu yaşayan erkeklerin çoğu cinsel bilgilerini ya genelevden sağlıyor ya da pornografik yayınlardan alıyorlar. Birçoğu da evlenene kadar cinsel deneyim yaşamıyor. Erkeğin daha önce hiç cinsel deneyimi yoksa, gerdek gecesi onun için büyük anlam ifade ediyor.

Tedavi
Balayı empotansını yaşayan çiftlere "evcilik oyunu" oynamaları öneriliyor. Bu aslında çiftler için bir tür terapi. Bu terapiyle çiftlere cinsel ilişki olmaksızın sadece birbirlerine yakınlaşmaları tavsiye ediliyor. Böylece ön sevişme öğreniliyor. Birbirlerinin vücutlarını keşfeden kadın ve erkek, baskılardan arınmış olarak sevişmenin hazzına ulaşabiliyorlar kısa sürede.
 

Yelizz

Aktif Üye
Kayıtlı Üye
19 Aralık 2006
444
5
Bir kadın için ilk cinsel ilişki deneyimi oldukça önemlidir. Cinsel ilişkiyle ilgili problemler yaşayan çiftlerin tıbbi değerlendirilmelerinde, özellikle kadının uyarılamama, çok geç uyarılma, anorgazmi (orgazm olamama), ya da çok geç orgazm olma gibi sorunlar yaşadığı durumlarda özgeçmişte sıklıkla travmatik bir ilk cinsel ilişki deneyimi bulunmaktadır. Bunda şaşılacak bir şey yok, zira kadın açısından bakıldığında ilk deneyim, anatomik bir bariyer olan kızlık zarının aşılması nedeniyle kanama ve beraberinde çoğu durumda az da olsa ağrının yaşandığı bir durumdur. Hazırlıksız ve uygun olmayan koşullarda ve özellikle de bu konudaki sorumluluğunu ihmal eden bir erkek ile beraber yaşanan ilk deneyimin kalıcı psikolojik etkiler yaratması imkan dahilindedir.

İlk ilişki mutlaka ağrılımıdır?

Kızlık zarı kadınların %90'ından fazlasında nispeten ince ve esnek bir mukoza parçası yapısındadır. Kadının kendini tümüyle hazır hissettiği durumlarda, "ön sevişmeyle" bölgede yeterli ıslaklık sağlandığında, erkeğin de yumuşak davranması ve zorlayıcı hareketlerden kaçınması durumunda kadın kızlık zarının yırtılması esnasında ağrı hissetmez, ya da az bir ağrı hisseder. Cinsel ilişkiden alınan hazzın ön planda olduğu bir durumda bu ağrının beynin üst merkezlerinde bilinçli olarak algılanması ve sonradan "hoş olmayan bir anı" olarak hatırlanma olasılığı düşüktür.

İlk ilişkide mutlaka kanama olur mu?

İlk cinsel ilişkide kanamanın olmaması, kültürümüzde ve diğer bazı kültürlerde kadının bakire olmadığının bir kanıtı olarak kabul edilmektedir. Bu çok büyük bir yanlıştır zira her kadının anatomik yapısı birbirinden farklıdır. Kızlık zarı bazı kadınlarda o kadar esnektir ki, penis içeriye girdiğinde, ve özellikle de vajina giriş bölgesi yeterince "ıslanmış" ve "kayganlaşmışsa" kızlık zarı yırtılmadan kalır. Bu duruma her 100 genç kızdan birinde rastlanabilir. Bazı kadınlarda da kızlık zarının damarlanması zayıf olduğundan zar yırtılmasına rağmen kanama gerçekleşmeyebilir.

Kızlık zarının çok kalın olması nedeniyle ilişkinin gerçekleşememesi mümkün müdür?

Bazı durumlarda ilk cinsel birleşme birinci denemede ve sonraki birkaç denemede gerçekleştirilemeyebilir. Bunun en sık görülen nedeni sanıldığı gibi kızlık zarının kalın olması değildir. En sık görülen neden, genç kadının kendini cinsel ilişkiye hazır hissetmemesidir. Bu durumda kadın kendini gevşetemeyecek, vajinanın girişinde yer alan güçlü kaslar kasılı kalacak ve vajina giriş bölgesinde yeterince "ıslanma" ve "kayganlaşma" olmayacağından penisin vajinanın girişinde yer alan kas ve kızlık zarı engelini aşması zor olacaktır. Erkek böyle bir durumda genç kadının canının yandığını hissettiğinde belli bir süre sonra girişimden vazgeçecektir.

Ender görülen bir neden de kızlık zarının gerçekten kalın olmasıdır. Jinekoloji kliniğine "ilk ilişkiyi başaramama" nedeniyle başvuran kadınların bir kısmının özgeçmişinde arka arkaya yapılan ilişki girişimleri sonuçsuz kalmıştır ve muayenesinde de gerçekten kızlık zarı kalındır. Bu durumlarda bazen ufak bir cerrahi müdahale ile kızlık zarının doktor tarafından açılması gerekebilir.

Kızlık zarı yırtılmasına bağlı oluşan kanama ne kadar sürer?

Kızlık zarının yırtılması esnasında bazen yırtık kızlık zarından vajinaya doğru genişleyebilir. "Deflorasyon (deflorasyon kızlık zarının yırtılması anlamına gelen bir kelimedir) kanaması olarak adlandırılan bu durum genellikle ön sevişmenin yetersiz olmasına rağmen yapılan girişimden kaynaklanmaktadır. Çoğu durumda erkek kadının ağrı duymasına duyarsız bir şekilde girişimi sürdürmüş ve yırtık olması gerekenden daha büyük olmuştur. Normalde kızlık zarı bozulduğunda kanama en geç yarım saatte durur. Geniş bir yırtık oluştuğunda ise ya hemen başlayan şiddetli bir kanama, ya da ilişki bitmesine rağmen uzun bir süre devam eden bir kanama söz konusudur. Yapılan jinekolojik muayenede yırtığın yeri tespit edildikten sonra lokal anestezi, ya da geniş yırtıklarda genel anesteziyle yırtık onarılarak kanama durdurulur.

Görüldüğü gibi tamamen doğal bir olay olması gereken "ilk gece" bazı durumlarda aynı gece ya da takibenden günlerde Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanına başvurulmasını gerektirebilmektedir. Kalın kızlık zarı gibi çiftlerin elinde olmayan nedenlere bağlı normal dışı durumlar için erkeğin ve kadının yapabileceği bir şey elbette yoktur.

Ancak başarılı bir "ilk gece" için kadının yapması gereken eşine hazır olduğu ya da henüz hazır olmadığı mesajını net olarak verebilmesi, ön sevişme aşamasının kontrolünü kendi eline almasıdır. Erkek ise kadının kendisinden farklı doğasını kabul etmeli, bir kadının cinsel ilişkiye hazır olmasının erkekten daha uzun sürdüğü gerçeğini göz önünde bulundurmalıdır. Daha sonraki ilişkilerin aynası olabilecek bu ilk ilişkide erkek, kadının gevşemesi ve rahatlaması için elinden geleni yapmalı, sabırlı olmalıdır. İlk ilişkide erkek aşırı zorlayıcı hareketlerden kaçınmalıdır
 

yaren_76

mareşal
Kayıtlı Üye
12 Temmuz 2006
2.069
55
Cinsel organlar bölgesindeki temizlik

Ergenlik döneminde, kız ve erkek çocukların cinsel organları bölgesinde cinse özgü biçimde kıllar çıkar. Bu bölgedeki kılların temizliğinin, bedenimizin diğer bölgelerindeki saç, sakal, koltuk altı kılları gibi başka tüylerden bir farkı yoktur. Cinsel organ bölgesinin idrar ve dışkı çıkışı ile yakın komşuluğu düşünüldüğünde, bu bölgenin sık sık temizlenmesi gereği açıktır. Bu kılların her hangi bir yöntemle yok edilip edilmemesi, aynen saç boyumuz, sakal bıyık bırakıp bırakmamamız gibi kişisel bir seçim sorunudur. Sağlık açısından kılların temiz tutulması, eğer yok edilecekse, bu işlemin mikropsuz koşullarda yapılmasının önemi vardır. Cinsellik açısından ise kimi insan cinsel organlar bölgesinin kıllı, kimileri ise kılsız olmasını yeğleyebilir.
 

superisi22

hayat herşeye rağmen güzel
Kayıtlı Üye
1 Şubat 2007
5.384
1.548

Konunun anlaşılabilirliği açısından gerdek gecesini çağrıştıran "İlk Gece" deyimi yerine "İlk Cinsel İlişki" deyimini kullanmak daha doğru olacaktır. Zira, bu konuda elimizde gerçekçi istatistikler bulunmamasına karşın, kadınlarımızın belli bir yüzdesi, evlenmeden önceki bir dönemde ilk cinsel deneyimlerini yaşamaktadırlar.
İlk Deneyimin Önemi..
Bir kadın için ilk cinsel ilişki deneyimi oldukça önemlidir. Cinsel ilişkiyle ilgili problemler yaşayan çiftlerin tıbbi değerlendirilmelerinde, özellikle kadının uyarılamama, çok geç uyarılma, orgazm olamama, veya çok geç orgazm olma gibi sorunlar yaşadığı durumlarda özgeçmişte sıklıkla travmatik (sorunlu) bir ilk cinsel ilişki deneyimi bulunmaktadır. Bu beklenen bir sonuçtur, zira kadın tarafından bakıldığında ilk deneyim, anatomik bir bariyer olan kızlık zarının aşılma zorunluluğu nedeniyle kanama ve beraberinde çoğu durumda az da olsa ağrının yaşandığı bir durumdur. Netice itibarıyla hazırlıksız, uygun olmayan koşullarda ve özellikle de bu konudaki sorumluluğunu ihmal eden bir erkek ile beraber yaşanan ilk deneyimin kalıcı psikolojik etkiler yaratması imkan dahilindedir.
İlk İlişki Mutlaka Ağrılı Mıdır?
Kızlık zarı kadınların %90'ından fazlasında nispeten ince ve esnek bir mukoza parçası yapısındadır. Kadının kendini tümüyle hazır hissettiği durumlarda, "ön sevişmeyle" bölgede yeterli kayganlık sağlandığında, erkeğin de yumuşak davranması ve zorlayıcı hareketlerden kaçınması durumunda, kadın kızlık zarının yırtılması esnasında ağrı hissetmez, veya az bir ağrı hisseder. Cinsel ilişkiden alınan hazzın ön planda olduğu bir durumda bu kadar düşük şiddette bir ağrı uyaranının beynin üst merkezlerinde bilinçli olarak algılanma ve sonradan "hoş olmayan bir anı" olarak hatırlanma olasılığı düşüktür.
İlk İlişkide Mutlaka Kanama Olur Mu?
İlk cinsel ilişkide kanamanın olmaması, kültürümüzde ve diğer bazı kültürlerde kadının bakire olmadığının bir kanıtı olarak kabul edilmektedir. Bu çok büyük bir yanılgıdır. Her kadının anatomik yapısı birbirinden farklıdır ve kızlık zarı bazı kadınlarda o kadar esnektir ki, penis içeriye girdiğinde, ve özellikle de vajina giriş bölgesi yeterince kayganlaşmışsa kızlık zarı yırtılmadan kalır. Bu duruma her 100 genç kızdan birinde ve belki daha fazlasında rastlanabilir. Bazı kadınlarda da kızlık zarının üzerinde yer alan damar yapıları çok az olduğundan, zar yırtılmasına rağmen gözle görülebilen bir kanama gerçekleşmeyebilir.
Kızlık Zarının Çok Kalın Olması Nedeniyle İlişkinin Gerçekleşememesi Mümkün Olabilir Mi?
Bazı durumlarda ilk cinsel birleşme birinci denemede ve sonraki birkaç denemede gerçekleştirilemeyebilir. Bunun en sık görülen nedeni sanıldığı gibi kızlık zarının kalın olması değildir. En sık görülen neden, genç kadının kendini cinsel ilişkiye hazır hissetmemesidir. Bu durumda kadın kendini gevşetemeyecek, vajinanın girişinde yer alan güçlü kaslar kasılı kalacak ve vajina giriş bölgesinde yeterince kayganlık sağlanamayacağından penisin vajinanın girişinde yer alan kas ve kızlık zarı engelini aşması zor olacaktır. Erkek böyle bir durumda genç kadının canının yandığını hissettiğinde belli bir süre sonra girişimden vazgeçecektir.
Ender görülen bir neden de kızlık zarının gerçekten kalın olmasıdır. Jinekoloji kliniğine "ilk ilişkiyi başaramama" nedeniyle başvuran kadınların bir kısmının özgeçmişinde arka arkaya yapılan ilişki girişimleri sonuçsuz kalmıştır ve muayenesinde de gerçekten kızlık zarı kalındır. Bu durumlarda bazen ufak bir cerrahi müdahale ile kızlık zarının doktor tarafından açılması gerekebilir.
Kızlık Zarı Yırtılmasına Bağlı Oluşan Kanama Ne Kadar Sürer?
Kızlık zarının yırtılması esnasında bazen yırtık kızlık zarından vajinaya doğru genişleyebilir. "Deflorasyon kanaması" (deflorasyon kızlık zarının yırtılması anlamına gelen bir kelimedir) olarak adlandırılan bu durum hemen her zaman ön sevişmenin yetersiz olduğu, kadının kendini yeterince hazır hissetmediği bir zamanda, erkeğin "sert hareketlerle" cinsel ilişki denemesinde bulunmasından kaynaklanır. Çoğu durumda erkek kadının ağrı duymasına duyarsız bir şekilde girişimi sürdürmüş ve "yırtık" olması gerekenden daha büyük olmuştur.
Normalde kızlık zarı bozulduğunda kanama en geç yarım saatte durur. Geniş bir yırtık oluştuğunda ise ya hemen başlayan şiddetli bir kanama, veya ilişki bitmesine rağmen uzun bir süre devam eden bir kanama söz konusudur. Yapılan jinekolojik muayenede yırtığın yeri tespit edildikten sonra lokal anestezi, veya geniş yırtıklarda genel anesteziyle yırtık onarılarak kanama durdurulur.
Görüldüğü gibi tamamen doğal bir olay olması gereken "İlk Gece" bazı durumlarda aynı gece veya takip eden günlerde Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanına başvurulmasını gerektirebilmektedir.
Yapılması Gerekenler..
Kalın kızlık zarı gibi çiftlerin elinde olmayan nedenlere bağlı normaldışı durumlar için erkeğin ve kadının yapabileceği bir şey elbette yoktur.
Başarılı bir "İlk Gece" için kadının yapması gereken, eşine hazır olduğu veya henüz hazır olmadığı mesajını net olarak verebilmesi, ön sevişme aşamasının kontrolünü kendi eline almasıdır. Erkek ise kadının kendisinden farklı olan doğasını kabul etmeli, bir kadının cinsel ilişkiye hazır olmasının erkekten daha uzun sürdüğü gerçeğini göz önünde bulundurmalıdır. Daha sonraki ilişkilerin aynası olabilecek bu ilk ilişkide erkek, kadının gevşemesi ve rahatlaması için elinden geleni yapmalı, sabırlı olmalıdır.
İlk ilişkide erkek aşırı zorlayıcı hareketlerden kaçınmalıdır.

ilk gece fiyaskosunun nedenleri...
İlk gece"nin çiftler üzerindeki önemi hala çok büyük. Öyle ki sırf bu ilk gece baskısı yüzünden cinsel ilişki başarısızlıkla sonuçlanabiliyor. "İlk gece" sendromuyla ilgili sorunların en yaygın olanı ise "Balayı empotansı" olarak adlandırılıyor. Balayı empotansı, gerdek gecesinde ya da erkeğin genel olarak sonraki cinsel yaşamında ortaya çıkabiliyor.

Neden ilk gece?
İlk gece başarısızlığının temel nedeni genelde erkeğe bağlı olmakla birlikte kadının korkuları da başarısızlığı şekillendiriyor. Ancak genelde ilişkiyi sürdüremediği için erkek suçlu olarak görülüyor. Çünkü kadın çoğu kez ilişkiye izin vermiyor, korkuyor. Sürekli birtakım beklentiler içinde olması da problemi başlatabiliyor.

Efsane hikayeler...
Kadınlar arasında hep ilk gece hikayeleri anlatılır. "Çok canım yanacak, çok kan gelecek" gibi düşünceler vardır. Bu hikayelerden dolayı kadınlar cinsel ilişkiyi çok kötü bir şey zannederler. Bu nedenle istemdışı kasılmalar meydana gelir. Bu kasılmalar yüzünden cinsel ilişki engellenebilir. Hatta bu vajinismusa kadar ilerleyebilir.

Olumsuz faktörler..
Cinsel ilişkinin gerçekleşmesini önleyen faktörler psikolojik nedenlere dayanıyor. Bu nedenle balayı empotansı, erektil disfonksiyon olarak adlandırılan ve halk arasında iktidarsızlık olarak bilinen hastalıktan farklı. İktidarsızlık, devam eden üç ay içinde erkekte istek olduğu halde ereksiyonu sağlamada, sürdürmede ve sonlandırmada problem olması anlamına geliyor. Balayı empotansında da aynı belirtiler var. Ancak bu iki sorunu birbirinden ayıran en önemli şey, iktidarsızlığın organik nedenleri de olabileceği.... Oysa balayı empotansı tamamen psikolojik nedenlere dayanıyor. Bu soruna neden olan psikolojik faktörler şöyle:

Beklenti..
Toplumda yaygın olarak ilk gece için büyük bir beklenti var. Sadece erkek ve kadının değil, ailelerin de üstelik. Ailenin en büyük beklentisi gelinin kız çıkması. Damada yüklenen görev de performans göstermesi. Belki bu durum artık kentlerde yaşanmıyor, ama kırsal kesimlerde hala aile, beklentilerinin gerçekleştiğine dair kanıt bekliyor.

Cinsel bilgisizlik..
Balayı empotansını etkileyen faktörlerden biri de kadının cinsel bilgisizliği. Evlenene kadar cinsel konularda konuşmayan kadın, vücudunu da keşfetmediği için cinsel konularda cahil oluyor. Erkek ise eşinin, magazinel deyimle "geyşa" olmasını, hatta her türlü oyunu ve cilveyi bilmesini istiyor. Bu çelişki ve bilgisizlik içinde ilk gece beklentisi şekilleniyor.

Erkeğin deneyimi yok..
Bu sorunu yaşayan erkeklerin çoğu cinsel bilgilerini ya genelevden sağlıyor ya da pornografik yayınlardan alıyorlar. Birçoğu da evlenene kadar cinsel deneyim yaşamıyor. Erkeğin daha önce hiç cinsel deneyimi yoksa, gerdek gecesi onun için büyük anlam ifade ediyor.

Tedavi
Balayı empotansını yaşayan çiftlere "evcilik oyunu" oynamaları öneriliyor. Bu aslında çiftler için bir tür terapi. Bu terapiyle çiftlere cinsel ilişki olmaksızın sadece birbirlerine yakınlaşmaları tavsiye ediliyor. Böylece ön sevişme öğreniliyor. Birbirlerinin vücutlarını keşfeden kadın ve erkek, baskılardan arınmış olarak sevişmenin hazzına ulaşabiliyorlar kısa sürede.


not alıntıdır
 

Fahriye

Guru
Kayıtlı Üye
15 Mart 2007
285
23
İlk Gece, İlk Deneyim
Zifaf Veya Gerdek


İlk gece veya gerdek gecesi yeni evlenen çiftin evlendikleri ilk akşam (Zifaf gecesi) yalnız kaldıkları yatak odasına Anadolu'da verilen addır. Gerdeğe girmek, gelinle güveyin ilk gece baş başa kalmalarını tanımlar.Toplumumuzda cinsel konulardaki baskı ve kısıtlamalar yeni evli çiftler arasında gerdek gecesinde çeşitli sorunlara yol açabilmektedir.
Çiftler, bir yandan gelinin çekingenliği ve tutukluğu, öte yandan erkeğin heyecanı altında ezilebilir, ilk birleşmede başarıya ulaşmak için bütün bu güçlükleri aşmak zorundadır.
Erkeğin eşinde cinsel istek uyanıp olgunlaşıncaya kadar beklemesi gerekir. İlk ilişkide aceleci davranma, zor kullanma gibi durumlar olumsuz sonuçlara yol açar. Bazı durumlarda da erkeğe kadının yardımcı olması gerekir. Eşe yardımcı olmak, her iki eşin de görevidir.

İlk İlişkide Kızlık Zarı Bozulması Ve Ağrı
İlk cinsel birleşmede, kadın ve erkekleri ürküten etkenlerden biri de kızlık zarının durumudur. Genç kız acı duyacağını kaygılanırken, aynı durum azda olsa bazen erkekler için de söz konusu olabilir. Evlilikte "gerdek" yada "zifaf" adı verilen ilk gecenin büyük bir önemi vardır. Çünkü eşler arasında ilk cinsel birleşme genellikle bu gecede olur. Bu ilk ilişki sırasında eşlerin tutumu, cinsel uyum sağlamaları yönünden olumlu yada olumsuz etkiler doğurur. Kadında cinsel soğukluğun yada erkekte iktidarsızlığın oluşmasında bazen ilk gecedeki olayların etkisi olduğuna da rastlanmaktadır. Bunun için evlilik yaşamının bu ilk aşamasının nasıl geçirilmesi gerektiği konusunda doğru bilgiler edinmek gereklidir. Genç kızlar, genellikle ilk birleşmeyi korkulacak bir olay olarak görürler. Erkek de çeşitli nedenlerden heyecanlanabilir. Oysa zar yırtılırken genellikle hafif bir acı verir. Ancak zar kalınsa yırtılması daha güç ve ağrılı olabilir. Bu duruma çok az kadında rastlanır. Böyle bir durumla karşılandığında birleşmeyi ertelemek yerinde olur. Evlenmeden önce bir hekime görünmek yararlı olabilir. Kızlık zarının yırtılması sırasında kanama da olur. Bazen ilişki sırasında zardaki yırtılma damarsal bölgeden olabilir veya yırtığın ucu vajinanın derinliklerine dek uzayabilir. Bu gibi durumlarda beklenenden fazla olabilir, doğum hekimine başvurmak gereklidir. Ancak bazı zarlar kanama olmadan da yırtılabilir. Bu nedenle kanama olmaması, kadının daha önce cinsel ilişkide bulunduğunun kesin kanıtı sayılamaz.
İlkgece Ve İlk İlişkiden Kadın Zarar Görebilir Mi?

İlk gecede sinir gerginliğinden doğan güçlüklerde ortaya çıkabilir. Korku ve sinir gerginliğinden bazen vajenin (haznenin) içi kurur. Kayganlaşma olmadığı için erkek cinsel organının içeri girmesi güçleşir. Bu durumda vajende kayganlaşmayı sağlamak için yapay kayganlaştırıcılar kullanılabilir. Aksi takdirde vajinada oluşabilecek yırtıklar kısmen ciddi kanamalara yol açabilir, hatta acil doktor müdahalesi ile yırtık dikilmesi gerekebilmektedir.

İlk Gece Deneyimi Heyecanı Erkekte Ne Gibi sorunlara Yol Açabilir?

İlk cinsel birleşme heyecanı nedeniyle, bazen erkekte geçici iktidarsızlık görülebilir. Erkek bu durumdan büyük sıkıntıya düşer. Bu nedenle kadın anlayışlı ve dikkatli davranmalıdır. Kadının bilgisiz ve anlayışsız tutumla erkeğe ağır, alaycı sözler söylemesi bu geçici iktidarsızlığın kalıcı olmasına yol açar. Erkeğe, bunun geçici bir tutukluktan doğduğunu ve önemsiz olduğunu belirterek, onun kendisine güvenini yeniden sağlamasına yardımcı olmalıdır. Kadının bilgisiz ve anlayışsız olduğu durumlardaysa, erkek kadına uygun bir dille durumunu açıklamalıdır. Evliliğin ilk gecesinde önemli olan mümkün olduğunca sıkıntı ve üzüntü verebilecek şeylerden kaçınmaktır.
İlk Deneyim Ve Gebelikten Korunma;


Evlenmeden önce çiftlerin,özellikle kadınların en büyük endişesi gebe kalma korkusu olmaktadır. Ülkemizde pek yapılmayan , fakat doğrusu evlilik veya ilk ilişki öncesi kadınların bir jinekoloğa gidip muayene olmaları , hem gebelikten korunma hem de genital hijyen ve ilk ilişki hakkında danışma almaları gerekmektedir. Önerilen korunma yöntemi ,ilk ilişki öncesindeki adetin ilk günü doktorun önerdiği doğum kontrol hapına başlamak, hap kullanılmasında sakınca var ise ilk dönem doğal yöntemler ile korunmak, evlilik gerçekleştikten ve balayı dönemi bittikten sonra muayene olup bir yöntem seçmektir.
 

sude06

Aktif Üye
Kayıtlı Üye
30 Mart 2007
39
1
38
--------------------------------------------------------------------------------

Aman aceleye getirme!" uyarısı, yüzde doksan dokuz kulak ardı edilecektir. Nice zamandır hayalini kurup dört gözle beklediğiniz bu işi gerçekleştirmek için acele etmenizden doğal bir şey olamaz. Sizi kaygılandıran noktaları bir an önce çözümleyip geride bırakmayı istemek de doğaldır. Kaç zamandır kafanızı kurcalayan "acaba"lara bir an önce çözüm bulmak için sabırsızlanmaktan daha doğal bir şey de olamaz. Kısacası, ağırdan almak konusundaki tüm uyarı ve kararlara karşın duyduğunuz kaygı, merak ve heyecan büyük bir olasılıkla sizi evliliğin ilk cinsel birleşmesinde aceleci olmaya itecektir.

Sonucun nasıl çıkacağı önceden kestirilemez. Belki hiç pürüz çıkmadan doyuma ulaşacaksınız, belki de çeşitli pürüzlerle karşılaşacaksınız.

Kadının ilk cinsel birleşmeye (koitus) karşı duyduğu tipik, yaygın tepki bir düş kırıklığıdır: "Bunca lafını duyduğum şeyin olup olacağı bu muymuş?" Bu kadın ilk cinsel birleşmesinde büyük bir olasılıkla orgazm olmayacaktır. Erkeğin tipik tepkisi,çok çabuk orgazm olarak erken boşalmaktır (zamansız eja-külasyon). Gene tipik olarak, hem kadın hem de erkek büyük bir ihtimalle, kendilerinde bir eksiklik olduğuna inanarak suçluluk duygusuna kapılacaklardır ki bu tamamen yersizdir.

Ne var ki burada bir ayrıma parmak basmak gerek: aynı sorunlar evlilik ilerlediği halde düzelmiyor, sürüp gidiyorsa o zaman eşlerin cinsel yaşantısında gerçek bir aksaklık var demektir. Yürümeye yeni başlamış bir çocuğu ele alalım. Adımları sarsaktır, sendeler, düşer, kalkar gene sendeler, üzülür, gene dener. Ve sonunda yürümeyi başarır. Gelgelelim aynı çocuk üç, dört yaşında hâlâ bir yaşındaki gibi "sendeliyorsa", durum değişir.


Yeni evlenen çiftlerin çoğunluğu birbirlerine alışmamışlardır, alışmaları gerekir. Birbirlerinin neyi sevip sevmediklerini, vücutlarının ritmini öğrenmeleri gerekir. Dans etmeye de benzer iki vücudun birbirine uymayı öğrenmesi, ilk birleşmede eşlerin ikisinin de güvensiz olması doğaldır. Bu güvensizliğin doğal olduğunu bilirseniz gerginliğiniz, korkularınız azalabilir ki bu da çok önemlidir. Çünkü bir kez, "Eyvah, bir bozukluk var," diye korkuya kapıldınız mı gerçek bozuklukların baş göstereceğinden emin olabilirsiniz.

Kadın bundan önce hiç cinsel birleşmede bulunmamışsa, onun bakireliğinin sona erecek olması nedeniyle hem kendinin hem de eşinin kaygı duymaları ve gerilim içinde olmaları da olağandır. Kadının gerginliği çoğunlukla vajina girişindeki kasları büsbütün sıkıp büzer. Sinirlerimiz gerilince boyun, boğaz, omuz kaslarımız sıkışmaz mı? Bu da böyle bir sıkışmadır işte. Kimi zaman gerginliğimizi fark edebilirsek kaslarımızı kendi kendimize, bilinçli olarak gevşetebiliriz. Kimi zaman da kaslarımıza söz geçiremeyiz.

"İlk gece"de cinsel birleşme sırasında gelinin geleneksel olarak çektiği can acısının başlıca nedeni vajina girişindeki kasların aşırı sıkışıp gerilmesidir. Vajinaya giriş (penetrasyon) yapmaya çalışan erkek cinsel organı penis bu işi gerçekleştirebilmek için vajina girişini zorladıkça kadın can acısı duyacaktır, işte bu kasları kadın bilinçli olarak, bir dereceye kadar gevşetip gevşek tutabilir. Başarılı bir ilk gece yaşamak isteyen kadınlar, evlenmeden önce bu kasları büzüp gevşeterek alıştırma yapmalıdırlar, ilk birleşmenin heyecanı sırasında bu alıştırmaları hatırlayıp uygulayabilirlerse ilk penetrasyon sırasında daha az can acısı duyacaklardır.
Kadının aşırı gerginliğini önlemek için yapılabilecek olan başka bir şey de kızlık zarı (himen) konusundaki masalları açıklığa kavuşturmaktır.


Gerçekte kızlık zarı vajina girişini ancak kısmen kapayan, oldukça ince bir zardır. Tümden kapalı olması imkânsızdır, hiç değilse âdet kanı oradan akacaktır. Kızlık zarı aralığı kiminde çok küçük, kiminde nispeten geniş olur. Kimi kızlık zarı oldukça kalın, kimisi ipinceciktir. Ne var ki kızlık zarı elastik bir dokuda olduğu için zardaki aralık, kas gevşetmesi ile ya da penisin zorlamasıyla genişleyebilir. Aralık, penisin zorlamasıyla genişlerse, bu durum biraz kanamaya ve geçici bir ağrıya neden olur, ama vajinanın kendisi herhangi bir zarar görmez.

Âdet sırasında tampon kullanan genç kızlarda zar gevşemeye alışmıştır.

Buna rağmen genç kız, ilk birleşmede çocukluktan kalan "iyi bir kız" olma isteği nedeniyle kendini bilinçsiz olarak gerebilir. Biz dönelim ilk geceye. Kaslarını kendi kontrol etmeyen kadının ilk birleşme sırasındaki heyecan arasında iyice gerginleşmesi doğaldır. Üstelik normal olarak cinsel heyecanlanma sırasında vajinanın iç duvarlarının sızdırdığı kayganlaştırıcı, nemlendirici salgılar da bu gerginlik yüzünden iyice kıtlaşacaktır. Bu yüzden kızlık zarı, normalde olduğundan çok daha kalın ve gergin duracaktır.

Bu da erkeğin penetrasyonu gerçekleştirebilmek için aşırı güç ve baskı kullanmasını gerektirecektir. Böyle bir durum eşlerin ikisi için de ürkütücü bir durumdur! Kadın saldırıya uğramış gibi olurken erkek üstüne düşeni başarabilmek uğruna sevdiği kadına ıstırap vermek zorunda kalarak dehşete kapılabilir.

Birleşmeye biraz ara vermek, konuşmak, dinlenmek, birbirinizi yüreklendirmek kimi durumlarda başarıyı kolaylaştırabilir. Biraz krem kullanmak da yarar sağlayabilir. Bu arada erkeğin kaygı ve sinir gerinliği yüzünden tam erekslyon (penisin dikleşip sertleşmesi) olmaması ilk gecelerde sık sık rastlanan bir durumdur. Bu erkeği müthiş sıkar ve üzer, çünkü bu konu güven ve gururunun kökeni olan erkekliğiyle ilgilidir. Erkekliğinin sıfıra indiğini hisseder. Ama paniğe ve iktidarsızlık duygusuna kapılmamak için bilinçli çaba harcaması şarttır. Yoksa duygusal ve cinsel yönden soğuklaşıp uzaklaşabilir.

Eşlerin ilk birleşmeler sırasında düşebilecekleri en ciddi yanılgı herhangi bir nedenle soğukluğa kapılıp duygusal yönden birbirlerinden uzaklaşmaktır. Böyle bir tutum, kişinin kendi kendini ve karşısındakini suçlamasına yol açar. Gerginliği artınr ve yeni başarısızlıklara yol hazırlar. Böyle bir durumda kişinin kendi kabuğuna çekilmesi de yanlıştır. Sevgi, anlayış ve hoşgörüye her zamandan çok ihtiyaç vardır.

Sımsıkı sarılışmak. Öpüşmek. Okşamak. Sevmek. Tatlı, yüreklendirici, umutlandırıcı sözler fısıldamak, yapılması gerekenler bunlardır. Sizin kişisel olarak yapmanız gereken ilk ve başlıca şey de şunu hatırlamaktır: Bu ilk sevişme yalnızca bir başlangıçtır ve önsözdür, asıl öykü daha sonra gelecektir.
 
Son düzenleyen: Moderatör:

selda71

Aktif Üye
Kayıtlı Üye
27 Haziran 2007
66
2
Evlilik, kadının ve erkeğin beraber yaşamak üzere karşılıklı anlaşma ile oluşturdukları sosyal bir kurumdur. Bu kurum sevgiyi, saygıyı, cinselliği, mutluluğu ve üzüntüyü dahi paylaşmayı içerir...

Evlilik kadının ve erkeğin sahip olduğu temel haklardan bir tanesidir. Evliliğin toplum tarafından kabul görmesi içinde yasalar çerçevesinde onaylanması gerekir. Gelenek ve göreneklerde evliliğin oluşmasını ve yapısını etkilemektedir.

Kadının ve erkeğin sosyal yaşamdaki rolleri daha doğar doğmaz yetiştirilme tarzları ile başlar. Bu roller toplumsal ve kültürel farklara göre bazı değişikliklere uğrasalar da temelde aynı esaslardadırlar. Kadının yapısı itibarı ile daha duygusal olması kolay incinip kolay sevinmesi hormonları ile ilgili olup bu onun annelik yapabilmesi için gereklidir. Kadın adet gördüğü zaman veya gebe kaldığı zaman veya doğum yaptıktan sonra fiziksel olarak eskisine nazaran daha güçsüz düşer. Bunun sonucunda da erkek koruyucu ve kollayıcı olmak zorundadır.

Kadın ve erkek ilişkisindeki en önemli şey kadını kadın ,erkeği erkek olarak kabul etmek ve karşı tarafın istek ve arzularına saygı duymaktır. Çünkü daha evvelde söylediğimiz gibi daha bebeklikten itibaren farklı yetiştirilir ve farklı hissetmeye başlarız. Bir kadının bir erkeğin nasıl düşündüğünü veya bir erkeğin bir kadının niçin farklı davrandığını anlamasına imkan yoktur.

Çünkü farklı hormonlar etkisi altında olunca karşı cinsin bilemediği ve anlayamadığı duygular gelişir. Mesela kadınlar erkeklerin niçin seks isteklerini kontrol edemediklerini ve devamlı seks istediklerini (daha doğrusu duygusuzca seks yapabilmelerini)pek anlayamazlar. Kısaca açıklayacak olursak erkeklerde devamlı sperm ( meni ) üretimi vardır ve bunun depolandığı kesenin kapasitesi eğer hiç boşalma olmazsa yaklaşık dördüncü günden sonra dolar ve sanki idrar torbanız dolduğunda nasıl işeme arzusu duyuyorsanız ve bu ilerledikçe rahatsızlık yaratıyorsa, erkekte eğer boşalmadığı süre dört gün veya daha fazla olursa devamlı kontrolsüzce seks arzusu duyacak sonuçta belki de saldırganlaşacak ve hatta istenmeyen olaylarla karşılaşılacaktır.

Bazen ise doğanın bir savunma sistemi olarak ilişki kuramayan veya masturbasyon yapamayan erkek uykusunda boşalacaktır. Bu gerçeği göz önüne alarak hanımlarımızın eşlerine olan yaklaşımlarına daha iyi değerlendirmelerini istiyoruz ve aralarında olabilecek bazı problemleri cinsellikten uzak durarak onları istedikleri şekilde yönlendirebileceklerini düşünürlerse en yanlış şeyi yapmış olacaklardır.

Erkeklerde kadınları oldukları gibi kabul etmeli ,onların yaşam tarzlarına ve duygusallıklarına saygı göstermelidirler, çünkü bu kadının doğasının bir gereğidir ve duygusal olmayan bir kadın ne erkeğini mutlu edebilir ne de iyi bir anne olabilir.

O zaman karşılıklı sevgi ve saygı ,birbirinin isteklerini anlama ve destekleme evliliğin temel şartlarındadır. Farklı iki cinsin arasındaki diğer insanlardan farklı olan iletişim cinselliktir ve özel olmalıdır.



Evlilikte iki farklı cins arasında geliştiği için en önemli iletişim aracı, paylaşım cinselliktir. Uyumlu bir cinsellik her iki tarafında olaylara bakış açısını yumuşatacak ve töleransın artmasına sebep olacaktır. Cinsellik eşler arasında bir iletişim biçimi olup birbirlerine karşı olan duygularının sözle ve bedenle ifadesidir. Birçok kişi için özellikle kadınlar için evlilik cinselliğin başlangıcıdır. Kişiler o güne kadar toplumdaki cinsiyet rollerini öğrenmişlerdir. Ama bu konuda konuşmak değer yargıları ve ön yargılar tarafından zorlaştırılmıştır. Birbirleri ile konuşmaktan kaygı ve isteklerini dile getirmekte güçlük çekerler. Bunu yok etmek içinde sevgi ,saygı ve anlayışla birbirlerini anlamaya çalışmalıdırlar. Evlilikte sağlıklı bir cinsel yaşantı için kadının ve erkeğin kendi vücudunu ve eşinin vücudunu tanımaya çalışması gerekir.

Karşı tarafın nelerden çekindiğini ve ya nelerden hoşlandığını dikkate almak,rahatsız olduğu şeyleri yapmamak veya bunun kötü bir şey olmadığını izah etmek çok önemlidir. Kadın için cinsellikte en önemli şey kendini güvende hissetmektir hele hele yıllarca bir tabu olarak büyütülmüş olan ilk gece,ilk cinsel ilişki korkusu ve o gece yaşayacakları kadının ilerdeki bütün cinsel hayatını etkiliyebilir. Kadın kendini güvende hissederse, sevildiğini ve sayıldığını hissederse ancak cinsel istek duymaya başlar .

İlk ilişki sırasında her iki tarafta birbirlerinin bedenlerini yeni tanıyacaklarından ve nasıl tepki vereceklerini bilmediklerinden yumuşak ve anlayış ile yaklaşılmalıdır. Özellikle bekaretini kaybedecek olan hanımlarımız için eşlerinin çok anlayışla yaklaşmaları önemlidir, çünkü kadın o güne kadar hiç bilmediği bir duyguyu yaşayacaktır ve belki de canının çok yanacağını düşünmektedir ama biz erkekler olarak eşimize gerekli güveni verebilirsek, yavaş hareket edeceğimize onun canını acıtmayacağımıza rahatsız olduğu yerde veya acı duyduğu yerde duracağımıza inandırırsak, kadında şüphe ve tereddütlerini atacak ,ilişkiye hazır hale gelecektir. Kadın sevgiyle ve güvenle cinselliği hissedeceği için cinsel ilişkiye girmeden önce ne kadar uzun süre bir yaklaşım yaşanırsa yani ön sevişme yaşanırsa bu kadını o kadar rahat hale getirecektir. İlk ilişkide yaşayabileceklerinizi anlatmadan önce isterseniz bekaret – kızlık zarı ( hymen ) nedir kısaca açıklayalım.

Kızlık zarı, vajina ( hazne ) girişinde kadınlarımızın adet görünceye kadar ve de cinsel hayatları başlayıncaya kadar vajeni dışardan gelebilecek mikroplardan ve hastalıklardan korumak üzere doğal olarak oluşmuş bir yapıdır. Çok çeşitli tipleri vardır. Bazı kadınlarımızda hiç olmayabilir, bazılarında yarım olabilir , bazılarında ise halk arasında elastik zar olarak isimlendirilen ve ancak doğumda yırtılabilen türdendir. Elastik zar esasında ortasındaki deliği cinsel ilişkiye mani olmayacak büyüklükte olan bu nedenlede kanamaya neden olmayan zardır.

Zarın kalınlığı da çok değişken olup, bazı hanımlarımızda çok ince yapıda ve erkeğin en ufak hareketi ile yırtılabilen yapıdadır. Bazıları ise daha kalındır ve zor yırtılır. Zor yırtılan zarlarda kanama miktarı fazlaca olabilir ,eğer panik yaratacak veya bedensel rahatsızlık yaratacak boyuttaysalar hemen bir kadın doğum uzmanına başvurularak , kanama durdurtulmalıdır. Bazıları ise ilişkide yırtılmayacak kadar kalın olup bunlar ancak bir hekim tarafından uyuşturularak,acıvermeden açılmaktadır.



İlk Gece Hissedilenler ve Yaşanan Sorunlar

Kadın hiç yaşamadığı bir duyguyu yaşayacağı için heyecan duymakta ve aynı zamanda korkmaktadır .Erkek ise belki ilk beraberliğini yaşayacak veya hayatını birleştireceği kadınla ilk deneyimi olacaktır. Bu yüzden onda da başarılı olma duygusu ve korkusu hakimdir. Kızlık zarının yırtılması abartıldığı gibi acı veren bir olay değildir. İlk ilişki sırasında kadın belki bir iğne batması ve ya sinek ısırığı tarzında bir acı duyabilir ve ya duymayabilir ve az miktarda pembemsi bir kanaması olabilir,daha sonra ise daha evvel bilmediği bir dolgunluk ve bası hissi duyacak zaman ilerledikçe ve güven arttıkça bu dolgunluk hissi zevke dönüşecektir.

İlişkinin ilk ayında her ilişkide belki başlangıçta çok hafif bir sızlama veya rahatsızlık duyulacak ama bu kısa sürede kaybolacaktır. Cinsel hayatınızı daha kolaylaştırmak ve vajendeki dolgunluk hissine alışabilmek için ilk hafta belirli aralıklarla beş - on dakika vajeninize bir tampon koyabilirsiniz. Bu hem kızlık zarındaki hem de vajen deki genişlemeye alışmanızı sağlayacak, rahatsızlık duymanızı engelleyecektir.

Kızlık zarının bozulmasından sonra kadınlarımızın ilk gece yaşadığı sıkıntıların ikinciside vajinismus dediğimiz vajen çevresini saran kasların spazmı sonucu cinsel ilişkinin imkansız yada çok ağrılı hale gelmesidir. Bu sıklıkla baskılayıcı cinsel yetiştirme sonucu yani aile ve sosyal çevre olarak cinselliğin kötü, yanlış bir şey olduğuna inanılarak yetiştirilen veya çok acı duyacaklarına inanan kadınların cinsel ilişki yaşayacakları sırada bilinçaltının koruma dürtüsü ile vajen girişindeki kasları kasması sonucu oluşur. Yapılması gereken sakinleşmek, belki belli bir süre ilişki denemesine ara vermek veya birkaç gün ertelemektir. Bu arada kadını rahatlatmak ona yaşanacakların evli çiftler arasında hak olduğunu, ayıp olmadığını ve ona zarar vermeyeceğini anlatmaktır. Eğer tekrar denememizde gene aynı sorunla karşılaşıyorsak yapmamız gereken şey profesyonel yardım almak yani bir hekime başvurmaktır. Hekiminiz sizin hem bedensel hem psikolojik olarak rahatlamanızı sağlayacaktır.

Cinsel ilişki sırasında kadını tedirgin eden olaylardan bir tanesi de gebe kalma korkusudur. Çocuk sahibi olmak istenmediği bir sırada gebe kalmak, bunun sorumluluğu veya kürtaj olmanın korku ve baskısı kadını cinsellikten uzaklaştıracak ve soğutacaktır. Evlenmek üzere olan çiftler hemen çocuk sahibi olmak istemiyorlarsa ilk cinsel ilişkiden itibaren gebelikten korunmalıdırlar. Korunmak için bazı yöntemlere evlenmeden önce başlanılmalıdır. Gebeliği önleyici haplar doktor kontrolünde alınmalıdır. Uygun zamanda başlandığında ilk cinsel ilişkiden itibaren gebelikten korurlar . İlk cinsel ilişkide gebelikten korunmak için kondom –prezervatif kullanılması da önerilebilirse de uygulamada pek rahat olmadığı görülmektedir.




Sağlıklı Cinsel Yaşam Için Neler Yapmalıyız ?

İdeal olanı cinsel hayatınız başlamadan önce bir hekime muayene olmak ,cinsel ilişkiye engel bir halinizin bulunup bulunmadığı veya cinsel ilişkide size rahatsızlık yaratabilecek bir sorununuz olup olmadığını öğrenmektir . Ayrıca ilk cinsel deneyiminiz için hekiminizden uyarı ve öneriler almak hem sağlık bir cinsel başlangıç yapmanızı hem de bundan sonraki cinsel hayatınızı mutlu sürdürmenizi sağlayacaktır. Hekiminizden size uygun gebelikten korunma yöntemini istemeniz ve uygulamanızda gebe kalma korkunuzu ortadan kaldıracaktır.

Düzenli hekim kontrolünde olmak yaşam kalitenizi arttıracak ve sağlıklı bir cinsel hayat sürmenizi sağlayacaktır. Bundan dolayı şikayetiniz olsun olmasın her altı ayda bir doktor kontrolünden geçmeyi ihmal etmeyiniz.

Sağlıklı kadın = mutlu kadın
 

ertesigxuxn

doğa'nın annesi
Kayıtlı Üye
27 Eylül 2007
916
2

Kızlık zarının latince adı hymendir ve HYMEN Yunan mitolojisinde Evlilik Tanrısının ismidir. Kızlık zarı ülkemizde ve dünyanın belli bölgelerine halen sosyal ve kültürel önemini korumaktadır. Kızlık zarının henüz bozulmamış olması hatalı olarak kadının bekaretinin, yani bir erkekle birlikte olmadığının sembolü ve yine hatalı olarak ilk ilişkide kanama olmaması kadının daha önceden bir erkekle cinsel ilişkide bulunmuş olduğunun kanıtı olarak görülmekte ve birçok masum genç kız bu yüzden tüm yaşamlarını etkileyecek olaylarla karşılaşabilmektedir. Bu durum yalnız bizde değil, birçok kültürde geçerlidir.

Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanları ne yazık ki genç kadınların "kızlık zarı muayenesi" için kliniğe getirilmelerine ve böylece bazen küçük düşürülmeye varacak kadar aşağılanmalarına tanık olmaktadırlar.

Bu yazı kızlık zarı hakkındaki bazı yanlış bilinenleri düzeltmek veya bilinmeyenleri açıklığa kavuşturmak için basitliği korumak açısından soru-cevap şeklinde hazırlanmıştır.

Kızlık zarı tam olarak nerededir?

Kızlık zarı, vajina girişinin 1-1.5 santimetre iç kısmında yer alan ince bir yapıdır.

Neden böyle bir yapı var?

Anatomik ve fizyolojik açıdan kızlık zarının bilinen bir işlevi yoktur. Genital sistem enfeksiyonlarına karşı koruyucu bir işlevi olduğu düşünülmesine karşın, ortada delik olan bir yapının nasıl olup da enfeksiyonlara karşı koruyucu olacağı tartışma konusu olduğundan bu görüş tam olarak geçerli değildir. Aslında enfeksiyonların bakire olanlarda daha ender oluşmasının nedeni bu kızların cinsel yolla bulaşan hastalıklara maruz kalmamış olmalarıdır. PID (pelvik enfeksiyon) ve vajinit gibi enfeksiyon hastalıkları aktif cinsel yaşam başladığında, önemli bir kısmı cinsel yolla bulaşan bakterilerle başlatılan enfeksiyonlardır.

Kızlık zarları yapısal olarak farklılıklar gösterebilir mi?

Anatomik olarak kızlık zarı vajinanın hemen giriş kısmında yerleşmiş, en sık görülen şekliyle ortasında adet kanının ve vajinal salgıların akmasına yarayan ufak bir delik bulunan yarı esnek, ince bir yapıdır. Bazı kadınlarda bu yapı çok sert veya çok esnek olabilir. Bazı kadınlarda ortada bir yerine iki veya daha fazla sayıda delik bulunabilir. Ender durumlarda zarın ortasındaki delik o kadar büyüktür ki, muayenede neredeyse zar hiç yok sanılabilir. Bazı çok ender durumlarda ise zarda hiç delik yoktur (imperfore himen). Bu durumda adet kanaması genç kızlıkta görülen ilk kanamadan itibaren sürekli genital kanal içinde birikir ve her adet döneminde kız "adet olamamaktan, ancak aşırı ağrı duymaktan" yakınır. Kanama öyle ileri boyutlarda birikebilir ki, tüm rahim ve tüm vajina kanla dolmuş ve genç kızda halen ilk adet kanaması gerçekleşmemiş olabilir. Bu ciddi bir durumdur ve kadının genital sisteminin zarar görmemesi için ameliyatla kızlık zarına delik açılarak içerideki kanın boşalması sağlanmalıdır.


Kızlık zarı cinsel ilişkide mutlaka kanar mı?

Kızlık zarı nispeten esnek olmasına karşın, vajinanın içine girme denemelerinde (cinsel ilişkiyle, parmaklarla veya muayene aletleriyle) kolaylıkla yırtılan ve kanayan bir anatomik yapıdır. Ancak kişiler arası önemli yapısal farklılıklar nedeniyle kızlık zarı aşırı esnek olanlarda veya zar üzerinde yapısal olarak az sayıda damar bulunması durumunda ilk cinsel ilişkide kanama gerçekleşmeyebilir. Bunun sıklığını belirleyen bir çalışma olmamakla beraber deneyimler kadınların muhtemelen %1-2'sinde kızlık zarının ya aşırı esnek olması, veya damarlanmasının az olması nedeniyle ilk cinsel ilişkide kanamadığını göstermektedir.

Bakire bir kadının jinekolojik muayene olması mümkün müdür?

Jinekolojik muayenenin en önemli aşamalarından biri vajinanın ve rahim ağzının gözlenmesi için yapılan spekulum muayenesidir. Günlük tıp uygulamalarında bakire olanların muayenesinde çoğunlukla bu işlem uygulanmamakta ve elle muayene makattan yapılmaktadır.

Doktorlar arasında yaygın olan diğer bir eğilim de bakire birinin yalnızca ultrasonografiyle değerlendirilmesidir. Bu yaygın eğilimin nedeni, halk arasında "muayenenin ultrasonografiye göre daha az gelişmiş bir yöntem olduğu" şeklindeki yaygın görüş nedeniyle kadınların doktorlarını "yalnızca ultrasonografiyle tanı koyan doktor"lar arasından seçme eğilimleridir.

Bakire bir kadının değerlendirmesinde yalızca karından yapılan ultrasonografi yeterli değildir. Akıntı, kasık ağrısı gibi şikayetlerin değerlendirmesinde kızlık zarına hiç bir zarar vermeden makattan muayene yapılması mümkündür ve ihmal edilmemelidir.

"İlk gecede" nelere dikkat etmek gerekir?

İlk gecede veya daha geniş anlamıyla ilk cinsel ilişkide hem kadına hem erkeğe düşen önemli görevler vardır. Bu ilk deneyimin güzel ve hatırlandığında iyi duygular uyandıran bir deneyim olması için kadının kendini bu ilk deneyime psikolojik olarak hazır hissetmesi gerekir. Ön sevişmeyle vajinada yeterli kayganlaşma sağlanmalı, eğer bu sağlanamazsa kayganlaştırıcı jel şeklinde eczanede satılan ve reçetesiz alınabilen ilaçlar kullanılmalıdır

İlk cinsel deneyimin mutlaka ağrılı olması gerekmez. Kadın kendini yeterince gevşettiğinde, erkek de yumuşak davrandığında ağrısız bir ilk deneyim gerçekleşmesi çok muhtemeldir.

Kadınların ilk deneyimlerinde en önemli korkularından biri gebe kalmaktır. Bu yüzden erkeğin prezervatif kullanması veya kadının doktoruna danışarak uygun bir korunma yöntemini kullanmaya başladıktan sonra ilişkide bulunması en idealidir.

İlk cinsel ilişkide zar aşırı kanayabilir mi?

Özellikle erkeğin çok aceleci ve sert davranması durumunda ufak yapılı kadınlarda zarla birlikte vajina dokusu da yırtılabilir. Bu durum çok aşırı kanamayla seyreden ve büyük olasılıkla dikiş atılarak tedavi edilmesi gereken bir durumdur. Kızlık zarının çok aşırı sert yapısı olması da bu duruma katkıda bulunabilir.

Normalde ilk ilişkide oluşan kanama birkaç dakika içinde en geç yarım saatte durur. Eğer kanama çok şiddetli olursa veya uzun süreler geçmesine rağmen durmazsa böyle bir durum söz konusu olabileceğinden doktora başvurmak gerekir.

Bazı durumlarda ilk ilişkide kanama olur, yırtık yeri iyileşir, daha sonraki ilişkilerde tekrar kanar. Bu da kızlık zarının aşırı sert veya fazla "damarlı" olmasından kaynaklanır. Kanama miktarı fazla değilse, her ilişkide oluşan kanama kısa süreliyse endişelenecek bir durum yoktur.

Kızlık zarı ilişki dışında ne zaman yırtılır?

İlişki dışında nadir olarak bazen uzak doğu sporu, jimnastik gibi aktif ve normalin dışında bacak açma hareketi yapanlarda, kaza ve bazen düşmelerde yırtılabilir.

Kızlık zarının ne tarafından yırtıldığı bilinebilir mi?

Yırtılmış bir kızlık zarının ne tarafından ve nasıl yırtıldığı bilinemez,ilişkide penis ile mi, parmak veya başka bir nesne ile mi veya düşme veya başka bir nedenle mi yırtıldığı bilinemez.

Ne zaman yırtıldığı bilinebilinir mi?

Yırtılmış olan bir kızlık zarının ne zaman yırtıldığı da bilinemez ancak yeni yani yırtılmadan sonraki yaklaşık ilk 7-10 gün içerisinde muayene edilirse yeni olduğu söylenebilir,yoksa ister bir ay ister 10 yıl önce olmuş olsun fikir yürütülemez,ne zaman yırtıldığı bilinemez.

Yırtılan kızlık zarı sonra tekrar iyileşir mi? Kapanır mı?

Hayır,farklı bir yapıya sahip olan kızlık zarının yırtılan kısımları hiç bir zaman kendiliğinden tekrar birleşmez.

Mastürbasyon yaparken yırtılabilir mi?

Eğer içinize bir şey sokmadan sadece sürtünme yoluyla mastürbasyon yapıyorsanız yırtılmaz.


Dikilen bir kızlık zarı yüzde yüz kanar mı?

Evet,eğer bu işin uzmanı tarafından dikilmişse dikilen bir zar yüzde yüz kanar.

Dikilen bir kızlık zarının dikildiği ilişkiye gireceğim kişi tarafından anlaşılır mı?

Kesinlikle hayır, sadece kadın doğum uzmanları veya adli tıp uzmanları bunu anlayabilir.

Kızlık zarı dikilmesi için ilişki sayısının veya ne kadar süredir ilişkiye girildiğinin önemi var mıdır?

Hayır yoktur, çocuk doğurmuş kadınlarda dahi bu kızlık zarı tamir edilir.

Kızlık zarım yırtılmıştı, diktirmiştim, tekrar diktirebilir miyim?

Evet ,defalarca dahi tamir edile bilinir

Kızlık zarı dikişi acıtır mı? ne kadar sürer? nasıl bir ameliyattır?

Hayır acımaz, siz uyutularak veya o bölge uyuşturularak yapılır,10 ila 30 dakika arasında sürer,operasyondan sonra rahatlıkla yürüyebilir veya çalışabilirsiniz.Hiç kimse sizin böyle bir operasyon geçirdiğinizi anlamaz.

Kızlık zarı ilişkiden ne kadar zaman önce dikilmelidir?

Bu kızlık zarınızın tipine ve hekiminizin yapacağı ameliyata bağlıdır, bazen bir kaç ay evvel, bazen bir kaç gün evvel bazen de bir yıl önce dikmek gerekir.

Dikildikten sonra nelere dikkat etmek gerekir? Duş ve saire gibi şeyler zararlı mıdır?

Özel bir şey gerektirmez ilk bir kaç gün hekiminizin önerilerine uymak gerekir, rahatlıkla bir kaç gün sonra duş alabilirsiniz.

Kızlık zarı bozulmadan gebelik oluşabilir mi?

Evet. Gebelik oluşması için kızlık zarının bozulması şart değildir. Yukarıda anlatıldığı gibi esnek olan bir zar tam bir cinsel ilişkide bozulmamış olmasına karşın gebelik oluşabilir. Diğer bir yol da yine ender görülmesine karşın erkeğin kızlık zarına çok yakın bir yere boşalmasıdır. Spermler oldukça hareketli hücreler olduklarından vajinanın girişinden rahim ağzına ve buradan da iç genital sisteme geçerek gebeliği başlatabilirler.

Muayenede kızlık zarının sağlam olup olmadığı anlaşılabilir mi?

Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanının yaptığı bir muayenede kızlık zarının yırtılmış olup olmadığı, yırtılmışsa bunun eski bir yırtık mı, yeni bir yırtık mı olduğu anlaşılabilir. Ancak Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanları resmi bir kurumda adli tabip olarak görevli olmadıkları sürece bu muayeneyi yapmamayı tercih etme veya muayene sonucunda rapor vermeyi reddetme özgürlüğüne sahiptirler. Dahası Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanları hastanın kendisi dışındaki birine muayene sonucunu bildirmek zorunda da değildirler.
 

ertesigxuxn

doğa'nın annesi
Kayıtlı Üye
27 Eylül 2007
916
2
İlk Gece Hissedilenler ve Yaşanan Sorunlar

Kadın hiç yaşamadığı bir duyguyu yaşayacağı için heyecan duymakta ve aynı zamanda korkmaktadır. Erkek ise belki ilk beraberliğini yaşayacak veya hayatını birleştireceği kadınla ilk deneyimi olacaktır. Bu yüzden onda da başarılı olma duygusu ve korkusu hakimdir. Kızlık zarının yırtılması abartıldığı gibi acı veren bir olay değildir. İlk ilişki sırasında kadın belki bir iğne batması ve ya sinek ısırığı tarzında bir acı duyabilir ve ya duymayabilir ve az miktarda pembemsi bir kanaması olabilir,daha sonra ise daha evvel bilmediği bir dolgunluk ve bası hissi duyacak zaman ilerledikçe ve güven arttıkça bu dolgunluk hissi zevke dönüşecektir. İlişkinin ilk ayında her ilişkide belki başlangıçta çok hafif bir sızlama veya rahatsızlık duyulacak ama bu kısa sürede kaybolacaktır. Cinsel hayatınızı daha kolaylaştırmak ve vajendeki dolgunluk hissine alışabilmek için ilk hafta belirli aralıklarla beş - on dakika vajeninize bir tampon koyabilirsiniz. Bu hem kızlık zarındaki hem de vajen deki genişlemeye alışmanızı sağlayacak, rahatsızlık duymanızı engelleyecektir.

Kızlık zarının bozulmasından sonra kadınlarımızın ilk gece yaşadığı sıkıntıların ikincisi de vajinismus dediğimiz vajen çevresini saran kasların spazmı sonucu cinsel ilişkinin imkansız yada çok ağrılı hale gelmesidir. Bu sıklıkla baskılayıcı cinsel yetiştirme sonucu yani aile ve sosyal çevre olarak cinselliğin kötü, yanlış bir şey olduğuna inanılarak yetiştirilen veya çok acı duyacaklarına inanan kadınların cinsel ilişki yaşayacakları sırada bilinçaltının koruma dürtüsü ile vajen girişindeki kasları kasması sonucu oluşur. Yapılması gereken sakinleşmek, belki belli bir süre ilişki denemesine ara vermek veya birkaç gün ertelemektir. Bu arada kadını rahatlatmak ona yaşanacakların evli çiftler arasında hak olduğunu, ayıp olmadığını ve ona zarar vermeyeceğini anlatmaktır. Eğer tekrar denememizde gene aynı sorunla karşılaşıyorsak yapmamız gereken şey profesyonel yardım almak yani bir hekime başvurmaktır. Hekiminiz sizin hem bedensel hem psikolojik olarak rahatlamanızı sağlayacaktır.

Cinsel ilişki sırasında kadını tedirgin eden olaylardan bir tanesi de gebe kalma korkusudur. Çocuk sahibi olmak istenmediği bir sırada gebe kalmak, bunun sorumluluğu veya kürtaj olmanın korku ve baskısı kadını cinsellikten uzaklaştıracak ve soğutacaktır. Evlenmek üzere olan çiftler hemen çocuk sahibi olmak istemiyorlarsa ilk cinsel ilişkiden itibaren gebelikten korunmalıdırlar. Korunmak için bazı yöntemlere evlenmeden önce başlanılmalıdır. Gebeliği önleyici haplar doktor kontrolünde alınmalıdır. Uygun zamanda başlandığında ilk cinsel ilişkiden itibaren gebelikten korurlar . İlk cinsel ilişkide gebelikten korunmak için kondom –prezervatif kullanılması da önerilebilirse de uygulamada pek rahat olmadığı görülmektedir.
 

yesilim

Popüler Üye
Kayıtlı Üye
25 Kasım 2006
8.868
18
İlk ilişkide kanama olmaması normaldir
DR. CEM KEÇE
31.01.2008
Ülkemizde kızlık zarına gereğinden fazla önem verilir ve kanama olması bekaretin kanıtı olarak görülür. Oysa, normal şartlarda kızlık zarı delinmez, yırtılmaz ve kanamaz!..


ilk birlikteliğimde kan gelmedi fakat erkek arkadaşım bana inanmadı. Ne yapmam lazım? Onu nasıl ikna edebilirim? Kızlık zarım bozulmamış olabilir mi? Semahat D./Kocaeli

Vajina esneyebilen, genişleyebilen ve uzayabilen bir organdır. Normal şartlar altında normal bir kızlık zarı kanamaz, delinmez, patlamaz, yırtılmaz, bozulmaz! Cinsel ilişkide ağrı ve acı yapmaz. Yani ilişki sırasında rahatsanız, kendinizi kasmazsanız ilk gece de yüzüncü gece de ağrı, acı ve kanama olmaz.

ANORMAL OLMADIĞINI ANLATIN
Çünkü vajinanın görevi, penisi içine almak ve neslin devamını sağlamaktır. Vajina bu görevini yaparken neden sorun yaşansın? Kızlık zarı vajina girişinin kenarında doğuştan delik olan esnek bir yapıdır. İlişki sırasında kızlık zarında hafif bir açılma olur. Aslında kanama olmaması normalde beklenen bir durumdur. Ancak ne yazık ki ülkemizde kızlık zarına gereğinden fazla önem verilmekte ve yanlış bir şekilde kanama olması bekaretin bir kanıtı olarak görülmektedir. Kanama olmamasının normal olduğunu erkek arkadaşınıza anlatın. Yine de size inanmıyorsa o zaman ilişkinizi gözden geçirmenizde fayda var.

alıntı sabah günaydın
 

zxuxhallll

Aktif Üye
Kayıtlı Üye
3 Şubat 2008
41
1
Kızlık zarı nedir?

Kızlık zarı doğa tarafından vajenin giriş kısmına yerleştirilmiş olan ve kesin görevi bilinmeyen bir dokudur,bazı bilim adamları adet görünceye kadar vajeni ve rahmi dışarıdan gelebilecek mikroplara karşı koruyan bir oluşum olarak,bazılarıda sadece bir doku kalıntısı olarak değerlendirirler.

Yapısı nedir?

Kızlık zarı ,mukoza dediğimiz ağız içi yapısına benzeyen bir yapıya sahiptir.

Herkesde kızlık zarı varmıdır?

Bazı kadınlarımızda doğuştan bulunmayabilir.
yorumlarınızı bekliyorum
Kızlık zarı nerededir?

Kızlık zarı vajina (dölyolu) girişinde yaklaşık 1-2 cm. içeridedir.

Herkesin kızlık zarı aynı mıdır?

Hayır, kadından kadına çok büyük farklılıklar gösterebilmekle beraber belli başlı altı-yedi çeşide ayırabiliriz. Bunlar;

Kızlık zarı ilişki dışında ne zaman yırtılır?

-İlişki dışında nadir olarak bazen uzakdoğu sporu ,jimnastik gibi aktif ve normalin dışında bacak açma hareketi yapanlarda,kaza ve bazen düşmelerde yırtılabilir.

Yırtılan kızlık zarı sonra tekrar iyileşirmi?Kapanırmı?

-Hayır,farklı bir yapıya sahip olan kızlık zarının yırtılan kısımları hiç bir zaman kendiliğinden tekrar birleşmez.

Masturbasyon yaparken yırtılabilirmi?

-Eğer içinize bir şey sokmadan sadece sürtünme yoluyla masturbasyon yapıyorsanız yırtılmaz.

Kızlık zarı parmak girmesinden zarar görür mü?

-Bu kızlık zarının tipine bağlıdır,bazı kızlık zarına hiç bir şey olmayacağı gibi,bazıları da yırtılabilir.

İlk ilişkide çok acı verirmi?

-Genelde bu sizin partnerinizle ne kadar uyum içinde olduğunuza ve kızlık zarının tipinede bağlı olmakla beraber yavaş hareket edilecek olursa fazla bir acı vermez.

Ya yırtılmazsa?

-Yırtılmazsa bir jinekolog tarafından uyuşturularak size hiç bir acı verilmeden açılabilir.

İlk ilişkide kızlık zarının acısından çok korkuyorum,ne yapabilirim?

-Eşinizle anlaşarak bir jinekoloğa giderseniz, o kızlık zarınızı uyuştururarak size hiç bir şey hissettirmeden açabilir.

Çok kanarmı ?

-Hayır,pembe renkli (vajen salgıları ile karıştığı için kanın rengi açılır) bir kaç damla kan gelebilir.

Ya kanama durmazsa?

-Çok kalın kızlık zarlarında bazen olabilmektedir, doktora müracaat ederseniz o gerekli müdahaleyi yaparak kanamayı durduracaktır.

Kızlık zarı tamir edilir mi ? dikilir mi?

-Evet,kızlık zarı dikilir.

Kızlık zarını kim diker veya dikebilir ?

-Kızlık zarını sadece bir kadın doğum uzmanı diker.

Dikilen bir kızlık zarı yüzde yüz kanarmı?

-Evet,eğer bu işin uzmanıtarafından dikilmişse dikilen bir zar yüzde yüz kanar.

Dikilen bir kızlık zarının dikildiği ilişkiye gireceğim kişi tarafından anlaşılırmı?

-Kesinlikle hayır,sadece kadın doğum uzmanları veya adli tıp uzmanları bunu anlayabilir

Kızlık zarı dikilmesi için ilişki sayısının veya ne kadar süredir ilişkiye girildiğinin önemi varmıdır?

-Hayır yoktur,çocuk doğurmuş kadınlarda dahi bu kızlık zarı tamir edilir.

Kızlık zarı dikişi acırmı? ne kadar sürer?nasıl bir ameliyattır?

-Hayır acımaz, siz uyutularak veya o bölge uyuşturularak yapılır,10 ila 30 dakika arasında sürer,operasyondan sonra rahatlıkla yürüyebilir veya çalışabilirsiniz.Hiç kimse sizin böyle bir operasyon geçirdiğinizi anlamaz.

Kızlık zarı ilişkiden ne kadar zaman önce dikilmelidir?

Bu kızlık zarınızın tipine ve hekiminizin yapacağı ameliyata bağlıdır, bazen bir kaç ay evvel,bazen bir kaç gün evvel bazende bir yıl önce dikmek gerekir.

Dikildikten sonra nelere dikkat etmek gerekir? Duş vesaire gibi şeyler zararlımıdır?

Özel bir şey gerektirmez ilk bir kaç gün hekiminizin önerilerine uymak gerekir, rahatlıkla bir kaç gün sonra duş alabilirsiniz.

Kızlık zarımı kendim kontrol edebilirmiyim?

-Hayır ,uygun pozisyonu aldığınızda ayna yardımı ile sadece görebilirsiniz fakat tıbbi bilginiz yetersiz olduğu için hiçbir yorum yapamazsınız.

Kim kontrol edebilir?

-Sadece bir kadın doğum uzmanı bu konuda size yardımcı olacabilecektir.

Kontrol sırasında acırmı? veya zarar gelebilirmi?

-Hiç bir acı hissetmeyeceğiniz gibi, hiç bir zararda gelmeyecektir. Bu konuda bir şüpheniz veya sıkıntınız varsa muayeneye gidiniz.Kimse bu konuda muayene olmanızı garip karşılamayacaktır.


cribriformis kızlık zarı,

yani DELİKLİ veya ELEK TARZINDA KIZLIK ZARI,

bu tip kızlık zarlarının ilişki esnasında yırtılması biraz daha fazla acılı ve zordur.



semilunar kızlık zarı,

yani YARIM HALKA veya ESNEK ZAR olarak bilinen bilinen kızlık zarı.

Zarın dıştan içe kalınlığı fazla olmadığı için genelde ilişki sırasında yırtılmaz.

Ancak doğum sırasında yırtılır.





annuler kızlık zarı

yani HALKA ŞEKLİNDE KIZLIKZARI...en sık rastlananıdır.



septalı kızlık zarı,

yani PERDELİ veya BÖLMELİ KIZLIK ZARI


fimbriatus kızlık zarı,

yani SAÇAKLI AÇIKLIĞI OLAN KIZLIK ZARI


carnosus kızlık zarı,

yani ETLİ KIZLIK ZARI ( kalınlığı fazla olan)

bu kızlık zarı da ilişkide kolay kolay yırtılmayan ,bazen bizim ufak bir cerrahi müdehale

yapmamızı gerektiren ,bazende kanaması çok fazla olabilen tipte kızlık zarıdır



imperfore kızlık zarı,

yani KAPALI KIZLIK ZARI,

bu zarda hiç bir açıklık bulunmamaktadır.
 

mnla

Popüler Üye
Kayıtlı Üye
22 Kasım 2008
1.293
9
acikcasi bu konunun bu kadar msj almis olmasi hic sasirtmadi beni. ben de uzun yillar boyu sunni bir bekaret korkusuyla buyudum. bir gun bisikletin demirine dustum hafif bir kanamam oldu ama bu vajina sadece kizlik zarindan olusan bir meret deilmis. degilmis de ben o zaman adet bile olmamistim daha nerden bileceksin iste... dusmenin etkisiyle dudkalardan birinde ufak bir kanama yasamisim.. herneyse coooook uzun bir sure bu korkuyu yasadim bir suru arastirma yaptim hepsinde de icine kalin bir cisim girmedigi surece zarin zarar gormeyecegini ogrendim ama yine beni tatmin etmedi. cunku bu korku icimize islenmis.

arkadaslar mesele aslinda bir et parcasi degil. o et parcasina yuklenen anlamlar. yani kizlik zari tamamen sembolik bir gosterge olarak islev gorur bizim toplumumuzda.. peki neyin gostergesi diye sorarsaniz; bir genc "kizin" namus ve iffetinin!!!! ( bunlar toplumun bakis acisidir benim deil yanlis anlasilmasin) bunun kontrolu de ilk gece gelecek kan ile yapilir. ancak o kadar dar gorusluyuz ki bazi tur kizlik zarinin hic kanama yapmayacagini o yuzden bircok genc kizin yok yere suclandigini goz ardi edebilioruz. ayrica is namus ve iffet ise ve bunun olcusu de cinsel yasamdan uzak durmak ise bu dar goruslu insanlara cinselligin sadece penisin vajinanin icine girmesi demek olmadigi da hatirlatilmalidir. ornegin son zamanlar da bircok genc cift kizlik zarini korumak adina farkli yollar secmeye basladilar; anal vs.. peki bu durumda bu yolu secen genc kizlarimiz kizlik zarini diktirmis bayanlar kadar (bazilarinin deyimiyle) "sahtekar " olmuyorlar mi?? yani bir erkekle gidebilecegi son noktaya kadar gitmis sadece kizlik zarini bisekilde korumus bir kizla, bir iliski yasayip kizlik zarini tamir ettirmis bir kisi arasindaki fark nedir????

bu durum bizleri iki yuzluluge ve onur kirici yontemlere iten toplumsal tabularimizin dogal sonucudur.. Benim icin kizlik zari deil ama ilk iliski cok onemlidir. ilk ask gibidir ve hic unutulmamasi ve her zaman mutlulukla anilmasi gereken bir deneyimdir. Ancak bu deneyimi bayanlar icin "kocaya" saklanicak bir olguya indirgemek ve boylesi ozel birseyin icini bosaltmak bircok kadinin cinsel hayatini collestirmektedir ne yazikki. ben kisisel olarak tabiri caizse kizligin "kocaya" deil hakedene verilmesi gerektigine inaniyorum. ha o hakedenle evlenirsen ne ala, cifte mutluluk! ama kimsenin inkar edemeyecegi bir durum da ten uyumudur ki esler icin cok onemlidir. bizler evlenecegimiz insanla hic bir cinsel dneyim olmadan evlenip ne cikarsa bahtimiza deyip isi hersy olup imza atildiktan sonrasina birakioruz. peki noluor yatakodasinda mutsuz dolayisla hayatinda mutsuz esler kayniyor heryer. ben bunu en yakindan, kendi anne ve babamdan biliyorum. yillardir ayri yatiyorlar. biz annemle arkadas gibiyiz bana anlattigina gore hic bir zaman tatmin olamamis bir kadin kendisi. peki buna deger mi?? simdi herkes evlilik yatak odasindan ibaret deildir diycek ama cogunlukla budur. bir bakin kisisel iliskileri kotu ama cinsel yasami iyi olan ciftler evlilikerini yuruturken birbirlerini tatmin edemeyen cifler icin o evlilik cekilmez olur. ayrica cinsel problemler baska sorunlari da yaninda getirir. bazi fonksiyonel sorunlar doktor yardimiyla cozulebilir ama esinizle ten uyumunuz yoksa buna kimse care bulamaz. cinsel tatmin vucudun en onemli gereksinimlerinden biridir ve onemi goz ardi edilemez. toplumumuzda tecavuzlerin sapikliklarin cok olmasi bu kadar namusa onem verilen bir ulkede bunlarin siklikla yasanmasi da ayrica bir ironi konusudur...

neyse ben cok konustum ancak bunlar benim yillardir uzerine kafa yordugum konular.. umarim sikici bir anlatim olmamistir.. sevgiler..
 
X