Mahvedilen bir İftar yemeği

Merhaba.6 aylık evliyim Pandemi sebebiyle hayat koşulları istediğimiz gibi ilerlemedi.Yurtdışında çalışma yaşama planı yaparken Tr de kaldık.Vize işlemlerinin neticelenmesini beklediğimiz için işe girmedim.Kayınvalidemlerle yan yana binalarda oturuyoruz.Zaten vize çıkınca gideceğiz diye Evimizi pansiyon gibi kurduk.Annemler başka şehirde.
Aslında herşey bu planlanmayan gelişmeler neticesinde başladı.
Eşimin ailesi 65 yaş üzeri ve onların kültürüne göre ailenin oğulları ve gelinler bütün yemekleri baba evinde yer.Kendi ailemde böyle görmediğim ve içinde bulunduğumuz zamanın şartları bunu gerektirmediği için hayrete düşürdü beni.Eşimle evlenmenin heyecanını yaşayamadan neyin içine düştüğümü anlayamadım.Her gün sabah 8:30 akşam 10 mesai saati gibi hep kayınvalidemlerin evindeydik.Yurtdışında Mesleğimi geliştirme hayali kurarken bi mutfak önlüğü ile kendime hiç zaman ayırmadan hizmet ederken buldum kendimi.
Büyüklerimize hizmet elbette vazifemiz ama kendimizi ezip geçerek değil.Girdiğim yeni bir ortam ve bitanesi bile beni ilgilendirmeyen ortada dönüp duran muhabbetler eşimin bütün enerjisini kayınvalidemlere sarfedip eve enerjisinin kalmaması beni soldurmaya başladı.
Arada çok yaşanan var da neticeye geçmek istiyorum.İkimizin karı koca olarak başbaşa bi yere gitmesi bile can sıkıntısı oldu.
Ramazan’ı Şerif’te de hep kayınvalidemlerleydik.Sadece bir gün akşam iftarı başbaşa yapalım dedim normal çiftler gibi.Tamam dedi eşim dün çok güzel vakit geçirdik evde herşey yolundaydı.Evdekilere inip bi Selam verelim hem de yemek götürelim diye indik.Eşim inmeyelim dedi ama hiç inmezsek de ne olacağını bildiğimden inip bi selam verip çıkalım dedim.
Kv buralara hiç dolaşmadan evde nasıl zaman geçirdin oğlum dedi?
Babaannesi “Gelip de beni bi dolaştırsaydın evinize çıkarsaydın dedi”
Abisi “Neden hiç inip dükkana yardım etmedin dedi”
Gerginlik çıkmasın diye tamam bu akşam burda yiyelim yarın evimizde yaparız iftarı dedim.
iftarı yaptık ortada dönen muhabbetten eşimin de sinirleri bozuldu. Bi hışımla kalk gidelim dedi eve geldik
“Noluyor ya “ dedim. Duvarı yumrukladı, yatağı tekmeledi, bütün eşyaları yere saçtı.
”Sana inmeyelim dedim.Gördün mü nolduğunu? Yedin mi yemeğini.....” bütün öfkesini bana sarfettiği sözlerle çıkardı.
Donup kaldım öylece Boğazımda koca bir düğüm, gözümden tutmaya çalıştığım ama kaçırdığım yaşlar..
Eşim beni farketti, duraksadı oturup ağladık ikimizde bi köşede.
Beni inciten şey başbaşa yiyemediğim akşam yemeği değildi.Olaylar karşısındaki tavrıydı.
Babamla annemin de mükemmel geçindiği söylenemezdi ama babamın öfke anında bir kere bi eşyayı alıp bi yere fırlattığını, duvarı yumrukladığını görmedim.Hayat arkadaşımdan bunu görmek incitti.
Aslında iki kişiyken mutlu olduğumuz evimizde dışarıda kalan insanların düşüncelerinin neticesinde mutsuz olmak beni incitti.
İç karartmak oldu biraz benimkisi ama bi yerde anlatmam lazımdı.Galiba en doğrusu rüzgarda savrulan yaprak gibi neden böyle demeden savrulup gitmek.heyecansız anlamsız....

Hata tamamen sizde. Ne istediğinizi bilmiyorsunuz. Evde kalalım bugün dediniz, eşiniz kabul etti. Sonra yok gitmeyelim demesine rağmen gittiniz.

Biraz daha ne istediğini bilen , emin bir şekilde hayata karşı durabilirseniz bu anları asla yaşamazsınız.
 
Yanlış anlamadıysam okumuş etmiş, iş güç sahibi insanlarsınız. Aileye bu kadar söz hakkı vermek ve birbirinizi incitmek neden?
Hep derim şunu unutmayın. Herkes geçip gidecek hayatınızdan. Anne, baba, kardeş hatta çocuklar bile. Siz eşinizle birbirinize kalacaksınız en sonunda. Birbirinizi tükettiğinizden yaşlılıkta size kalan birbirinden nefret eden iki insan oluyor. Onuda ailelerimizde tecrübe ediyoruz çoğumuz zaten. Ve ben hiç bir zaman başkası için ne eşimi kırarım nede o beni kırar. Sizde oturun konuşun. Bu bilinçle evlilik çok daha güzel oluyor 💕
 
Yanlış anlamadıysam okumuş etmiş, iş güç sahibi insanlarsınız. Aileye bu kadar söz hakkı vermek ve birbirinizi incitmek neden?
Hep derim şunu unutmayın. Herkes geçip gidecek hayatınızdan. Anne, baba, kardeş hatta çocuklar bile. Siz eşinizle birbirinize kalacaksınız en sonunda. Birbirinizi tükettiğinizden yaşlılıkta size kalan birbirinden nefret eden iki insan oluyor. Onuda ailelerimizde tecrübe ediyoruz çoğumuz zaten. Ve ben hiç bir zaman başkası için ne eşimi kırarım nede o beni kırar. Sizde oturun konuşun. Bu bilinçle evlilik çok daha güzel oluyor 💕
Çok haklısınız söyledikleriniz de.Nazikane yaklaşımınız için teşekkür ederim 🌹
 
Yanlış anlamadıysam okumuş etmiş, iş güç sahibi insanlarsınız. Aileye bu kadar söz hakkı vermek ve birbirinizi incitmek neden?
Hep derim şunu unutmayın. Herkes geçip gidecek hayatınızdan. Anne, baba, kardeş hatta çocuklar bile. Siz eşinizle birbirinize kalacaksınız en sonunda. Birbirinizi tükettiğinizden yaşlılıkta size kalan birbirinden nefret eden iki insan oluyor. Onuda ailelerimizde tecrübe ediyoruz çoğumuz zaten. Ve ben hiç bir zaman başkası için ne eşimi kırarım nede o beni kırar. Sizde oturun konuşun. Bu bilinçle evlilik çok daha güzel oluyor 💕
Çok haklısınız söyledikleriniz de.Nazikane yaklaşımınız için teşekkür ederim
 
Doktora mezunu olup İngiltereye büyükelçi olarak gidecek olsan bile bu tavırlarınla kesinlikle saygı görmezsin 😏 Kayınvalidenin evinde yaşamak neden asli görevinizmiş gibi davranıyorsunuz ki hiç anlamadım. Beğenilme arzusu mu, kabullenilme isteği mi nedir cidden yani. On yıllık evliyim daha bir gün sizin gibi davranmadım/davranmadık. Ben böyle hizmetçi gibi davranacak olsam eşim bi dur der heralde. Herşey çok saçma.
 
Merhaba.6 aylık evliyim Pandemi sebebiyle hayat koşulları istediğimiz gibi ilerlemedi.Yurtdışında çalışma yaşama planı yaparken Tr de kaldık.Vize işlemlerinin neticelenmesini beklediğimiz için işe girmedim.Kayınvalidemlerle yan yana binalarda oturuyoruz.Zaten vize çıkınca gideceğiz diye Evimizi pansiyon gibi kurduk.Annemler başka şehirde.
Aslında herşey bu planlanmayan gelişmeler neticesinde başladı.
Eşimin ailesi 65 yaş üzeri ve onların kültürüne göre ailenin oğulları ve gelinler bütün yemekleri baba evinde yer.Kendi ailemde böyle görmediğim ve içinde bulunduğumuz zamanın şartları bunu gerektirmediği için hayrete düşürdü beni.Eşimle evlenmenin heyecanını yaşayamadan neyin içine düştüğümü anlayamadım.Her gün sabah 8:30 akşam 10 mesai saati gibi hep kayınvalidemlerin evindeydik.Yurtdışında Mesleğimi geliştirme hayali kurarken bi mutfak önlüğü ile kendime hiç zaman ayırmadan hizmet ederken buldum kendimi.
Büyüklerimize hizmet elbette vazifemiz ama kendimizi ezip geçerek değil.Girdiğim yeni bir ortam ve bitanesi bile beni ilgilendirmeyen ortada dönüp duran muhabbetler eşimin bütün enerjisini kayınvalidemlere sarfedip eve enerjisinin kalmaması beni soldurmaya başladı.
Arada çok yaşanan var da neticeye geçmek istiyorum.İkimizin karı koca olarak başbaşa bi yere gitmesi bile can sıkıntısı oldu.
Ramazan’ı Şerif’te de hep kayınvalidemlerleydik.Sadece bir gün akşam iftarı başbaşa yapalım dedim normal çiftler gibi.Tamam dedi eşim dün çok güzel vakit geçirdik evde herşey yolundaydı.Evdekilere inip bi Selam verelim hem de yemek götürelim diye indik.Eşim inmeyelim dedi ama hiç inmezsek de ne olacağını bildiğimden inip bi selam verip çıkalım dedim.
Kv buralara hiç dolaşmadan evde nasıl zaman geçirdin oğlum dedi?
Babaannesi “Gelip de beni bi dolaştırsaydın evinize çıkarsaydın dedi”
Abisi “Neden hiç inip dükkana yardım etmedin dedi”
Gerginlik çıkmasın diye tamam bu akşam burda yiyelim yarın evimizde yaparız iftarı dedim.
iftarı yaptık ortada dönen muhabbetten eşimin de sinirleri bozuldu. Bi hışımla kalk gidelim dedi eve geldik
“Noluyor ya “ dedim. Duvarı yumrukladı, yatağı tekmeledi, bütün eşyaları yere saçtı.
”Sana inmeyelim dedim.Gördün mü nolduğunu? Yedin mi yemeğini.....” bütün öfkesini bana sarfettiği sözlerle çıkardı.
Donup kaldım öylece Boğazımda koca bir düğüm, gözümden tutmaya çalıştığım ama kaçırdığım yaşlar..
Eşim beni farketti, duraksadı oturup ağladık ikimizde bi köşede.
Beni inciten şey başbaşa yiyemediğim akşam yemeği değildi.Olaylar karşısındaki tavrıydı.
Babamla annemin de mükemmel geçindiği söylenemezdi ama babamın öfke anında bir kere bi eşyayı alıp bi yere fırlattığını, duvarı yumrukladığını görmedim.Hayat arkadaşımdan bunu görmek incitti.
Aslında iki kişiyken mutlu olduğumuz evimizde dışarıda kalan insanların düşüncelerinin neticesinde mutsuz olmak beni incitti.
İç karartmak oldu biraz benimkisi ama bi yerde anlatmam lazımdı.Galiba en doğrusu rüzgarda savrulan yaprak gibi neden böyle demeden savrulup gitmek.heyecansız anlamsız....
Bak bu olay iyi olmuş bir daha gitme evinde ye iç, böyle hayat olmaz..
 
okumak bile bu hayatı yaşamak kadar yordu beni, siz neden ve nasıl katlanıyorsunuz?
bırakın kim ne diyecekse desin, evde duralım demiş ve evde durmuşsunuz. selam vermeye inmek neden? bir de üstüne üstlük sanki evlenmemiş gibi, bu kadar evde nasıl durabildin nasıl bir sorudur. o zaman evlendirmeselermiş cağnım oğullarını. bu kadar da ses etmeden yaşamayın, siz evlenmiş olabilirsiniz ama eş ailesiyle aynı fikirde olmak zorunda değilsiniz ve ya onlar kızmasın diye bir şey yapmak, onlara göre yaşamak. benim annemle de kayınvalidemle de aramda 10 dk var. kayınvalidemi ayda bir gördüğüm de oluyor ve ya arayıp çağırdığında gidemiyorsam gidemeyeceğimi söylüyorum. evlendikten sonra siz siz olmaktan çıkmıyorsunuz ki herkesi memnun etmeye çalışıyorsunuz. eşiniz de aileye sesini çıkaramadığı için öfkesini sizden çıkarıyor. bence mesafe koymanın tam vakti, kendi hayatınızı kendi fikrinize göre yaşayın.. hizmet bekliyorlar diye hizmet ederek gelmenizi bekliyorlar diye her gün giderek değil
 
Evlilikte İlk zamanlar erkekler ailerinin tepkilerini az çok bildiği için atacaklari adımda eşine ne için böyle yaptığını söylemeye biliyorlar

Mesela bende sizin gibi illa inelim derdim ilk zaman olsa ...

Ama şimdi onun açıklama yapmasi ile neden inmemeiz gerektihini bildiğimden gitmezdim bende...


Bu baskıyı kırana kadar çok laf duyar eşin daha ailesinden ...

Bende bu yaklaşımda bir aileye evlendigim için biliyorum ...herkesin tavrı her duruma farklı keşke hiç gitmeseydiniz o gün gerçekten ...

1 gunu iki güne

İki günü bir haftaya derken anca normale donebilirsiniz ozaman a kadar da arada böyle sorunlar çıkacaktır ama mecbur alışacak eşin ailesi
 
Merhaba.6 aylık evliyim Pandemi sebebiyle hayat koşulları istediğimiz gibi ilerlemedi.Yurtdışında çalışma yaşama planı yaparken Tr de kaldık.Vize işlemlerinin neticelenmesini beklediğimiz için işe girmedim.Kayınvalidemlerle yan yana binalarda oturuyoruz.Zaten vize çıkınca gideceğiz diye Evimizi pansiyon gibi kurduk.Annemler başka şehirde.
Aslında herşey bu planlanmayan gelişmeler neticesinde başladı.
Eşimin ailesi 65 yaş üzeri ve onların kültürüne göre ailenin oğulları ve gelinler bütün yemekleri baba evinde yer.Kendi ailemde böyle görmediğim ve içinde bulunduğumuz zamanın şartları bunu gerektirmediği için hayrete düşürdü beni.Eşimle evlenmenin heyecanını yaşayamadan neyin içine düştüğümü anlayamadım.Her gün sabah 8:30 akşam 10 mesai saati gibi hep kayınvalidemlerin evindeydik.Yurtdışında Mesleğimi geliştirme hayali kurarken bi mutfak önlüğü ile kendime hiç zaman ayırmadan hizmet ederken buldum kendimi.
Büyüklerimize hizmet elbette vazifemiz ama kendimizi ezip geçerek değil.Girdiğim yeni bir ortam ve bitanesi bile beni ilgilendirmeyen ortada dönüp duran muhabbetler eşimin bütün enerjisini kayınvalidemlere sarfedip eve enerjisinin kalmaması beni soldurmaya başladı.
Arada çok yaşanan var da neticeye geçmek istiyorum.İkimizin karı koca olarak başbaşa bi yere gitmesi bile can sıkıntısı oldu.
Ramazan’ı Şerif’te de hep kayınvalidemlerleydik.Sadece bir gün akşam iftarı başbaşa yapalım dedim normal çiftler gibi.Tamam dedi eşim dün çok güzel vakit geçirdik evde herşey yolundaydı.Evdekilere inip bi Selam verelim hem de yemek götürelim diye indik.Eşim inmeyelim dedi ama hiç inmezsek de ne olacağını bildiğimden inip bi selam verip çıkalım dedim.
Kv buralara hiç dolaşmadan evde nasıl zaman geçirdin oğlum dedi?
Babaannesi “Gelip de beni bi dolaştırsaydın evinize çıkarsaydın dedi”
Abisi “Neden hiç inip dükkana yardım etmedin dedi”
Gerginlik çıkmasın diye tamam bu akşam burda yiyelim yarın evimizde yaparız iftarı dedim.
iftarı yaptık ortada dönen muhabbetten eşimin de sinirleri bozuldu. Bi hışımla kalk gidelim dedi eve geldik
“Noluyor ya “ dedim. Duvarı yumrukladı, yatağı tekmeledi, bütün eşyaları yere saçtı.
”Sana inmeyelim dedim.Gördün mü nolduğunu? Yedin mi yemeğini.....” bütün öfkesini bana sarfettiği sözlerle çıkardı.
Donup kaldım öylece Boğazımda koca bir düğüm, gözümden tutmaya çalıştığım ama kaçırdığım yaşlar..
Eşim beni farketti, duraksadı oturup ağladık ikimizde bi köşede.
Beni inciten şey başbaşa yiyemediğim akşam yemeği değildi.Olaylar karşısındaki tavrıydı.
Babamla annemin de mükemmel geçindiği söylenemezdi ama babamın öfke anında bir kere bi eşyayı alıp bi yere fırlattığını, duvarı yumrukladığını görmedim.Hayat arkadaşımdan bunu görmek incitti.
Aslında iki kişiyken mutlu olduğumuz evimizde dışarıda kalan insanların düşüncelerinin neticesinde mutsuz olmak beni incitti.
İç karartmak oldu biraz benimkisi ama bi yerde anlatmam lazımdı.Galiba en doğrusu rüzgarda savrulan yaprak gibi neden böyle demeden savrulup gitmek.heyecansız anlamsız....
Ayol okurken kitap olur gibi oldum ne kadar güzel ve naif anlatmissiniz. Esiniz ailesine karsilik veremeyip karisina yükselen birisi anlasilan babaaneyede kil oldum ne gezmesi otur ayol aaaa . Mesafe koyma vaktin geldi geçiyor krizi fırsatta cevir alttan alirsan sirf buyugumuz ailemiz diye ezilirsin.
 
Eşimle evde çok güzel vakit geçirdik dediniz ya ne yaptınız mesela çok merak ettim. Fikir olması açısından soruyorum🙈

her yemeği birlikte yemek zorunda değilsiniz. Eşinizde evinde yemek istiyor belliki bu konuda şanslısınız şansınızı zorlamayın
 
Merhaba.6 aylık evliyim Pandemi sebebiyle hayat koşulları istediğimiz gibi ilerlemedi.Yurtdışında çalışma yaşama planı yaparken Tr de kaldık.Vize işlemlerinin neticelenmesini beklediğimiz için işe girmedim.Kayınvalidemlerle yan yana binalarda oturuyoruz.Zaten vize çıkınca gideceğiz diye Evimizi pansiyon gibi kurduk.Annemler başka şehirde.
Aslında herşey bu planlanmayan gelişmeler neticesinde başladı.
Eşimin ailesi 65 yaş üzeri ve onların kültürüne göre ailenin oğulları ve gelinler bütün yemekleri baba evinde yer.Kendi ailemde böyle görmediğim ve içinde bulunduğumuz zamanın şartları bunu gerektirmediği için hayrete düşürdü beni.Eşimle evlenmenin heyecanını yaşayamadan neyin içine düştüğümü anlayamadım.Her gün sabah 8:30 akşam 10 mesai saati gibi hep kayınvalidemlerin evindeydik.Yurtdışında Mesleğimi geliştirme hayali kurarken bi mutfak önlüğü ile kendime hiç zaman ayırmadan hizmet ederken buldum kendimi.
Büyüklerimize hizmet elbette vazifemiz ama kendimizi ezip geçerek değil.Girdiğim yeni bir ortam ve bitanesi bile beni ilgilendirmeyen ortada dönüp duran muhabbetler eşimin bütün enerjisini kayınvalidemlere sarfedip eve enerjisinin kalmaması beni soldurmaya başladı.
Arada çok yaşanan var da neticeye geçmek istiyorum.İkimizin karı koca olarak başbaşa bi yere gitmesi bile can sıkıntısı oldu.
Ramazan’ı Şerif’te de hep kayınvalidemlerleydik.Sadece bir gün akşam iftarı başbaşa yapalım dedim normal çiftler gibi.Tamam dedi eşim dün çok güzel vakit geçirdik evde herşey yolundaydı.Evdekilere inip bi Selam verelim hem de yemek götürelim diye indik.Eşim inmeyelim dedi ama hiç inmezsek de ne olacağını bildiğimden inip bi selam verip çıkalım dedim.
Kv buralara hiç dolaşmadan evde nasıl zaman geçirdin oğlum dedi?
Babaannesi “Gelip de beni bi dolaştırsaydın evinize çıkarsaydın dedi”
Abisi “Neden hiç inip dükkana yardım etmedin dedi”
Gerginlik çıkmasın diye tamam bu akşam burda yiyelim yarın evimizde yaparız iftarı dedim.
iftarı yaptık ortada dönen muhabbetten eşimin de sinirleri bozuldu. Bi hışımla kalk gidelim dedi eve geldik
“Noluyor ya “ dedim. Duvarı yumrukladı, yatağı tekmeledi, bütün eşyaları yere saçtı.
”Sana inmeyelim dedim.Gördün mü nolduğunu? Yedin mi yemeğini.....” bütün öfkesini bana sarfettiği sözlerle çıkardı.
Donup kaldım öylece Boğazımda koca bir düğüm, gözümden tutmaya çalıştığım ama kaçırdığım yaşlar..
Eşim beni farketti, duraksadı oturup ağladık ikimizde bi köşede.
Beni inciten şey başbaşa yiyemediğim akşam yemeği değildi.Olaylar karşısındaki tavrıydı.
Babamla annemin de mükemmel geçindiği söylenemezdi ama babamın öfke anında bir kere bi eşyayı alıp bi yere fırlattığını, duvarı yumrukladığını görmedim.Hayat arkadaşımdan bunu görmek incitti.
Aslında iki kişiyken mutlu olduğumuz evimizde dışarıda kalan insanların düşüncelerinin neticesinde mutsuz olmak beni incitti.
İç karartmak oldu biraz benimkisi ama bi yerde anlatmam lazımdı.Galiba en doğrusu rüzgarda savrulan yaprak gibi neden böyle demeden savrulup gitmek.heyecansız anlamsız....
Sen daha fazla mutsuzluk olmasın diye uğramak istemişsin. Ama bu inceliği eşler görmeyebiliyor. Biz kadınlar ailemize karşı eşlerimizden daha cesuruz. Onlar ailelerinin nedensiz triplerine karşılık veremiyor ben de eşimde bunu görüyorım. Be sonunda bize patlıyorlar.
 
Selam vermeye gitmek ne ya? Aile ilişkilerinizde devamsızlıktan kalma gibi bir durum mu var da yoklamaya gidiyorsunuz? İmza atıp çıkalım hoca yok yazmasın.

Öncelikle hayır demeyi ve bir aile kurduğunuzu, her günü başkasının evinde geçirmenin ilişkinize zarar vereceğini öğrenin. Böyle giderse adam bir karısı olduğunu unutacak. Sonra burada yine böyle konu açacaksınız.
 
Merhaba.6 aylık evliyim Pandemi sebebiyle hayat koşulları istediğimiz gibi ilerlemedi.Yurtdışında çalışma yaşama planı yaparken Tr de kaldık.Vize işlemlerinin neticelenmesini beklediğimiz için işe girmedim.Kayınvalidemlerle yan yana binalarda oturuyoruz.Zaten vize çıkınca gideceğiz diye Evimizi pansiyon gibi kurduk.Annemler başka şehirde.
Aslında herşey bu planlanmayan gelişmeler neticesinde başladı.
Eşimin ailesi 65 yaş üzeri ve onların kültürüne göre ailenin oğulları ve gelinler bütün yemekleri baba evinde yer.Kendi ailemde böyle görmediğim ve içinde bulunduğumuz zamanın şartları bunu gerektirmediği için hayrete düşürdü beni.Eşimle evlenmenin heyecanını yaşayamadan neyin içine düştüğümü anlayamadım.Her gün sabah 8:30 akşam 10 mesai saati gibi hep kayınvalidemlerin evindeydik.Yurtdışında Mesleğimi geliştirme hayali kurarken bi mutfak önlüğü ile kendime hiç zaman ayırmadan hizmet ederken buldum kendimi.
Büyüklerimize hizmet elbette vazifemiz ama kendimizi ezip geçerek değil.Girdiğim yeni bir ortam ve bitanesi bile beni ilgilendirmeyen ortada dönüp duran muhabbetler eşimin bütün enerjisini kayınvalidemlere sarfedip eve enerjisinin kalmaması beni soldurmaya başladı.
Arada çok yaşanan var da neticeye geçmek istiyorum.İkimizin karı koca olarak başbaşa bi yere gitmesi bile can sıkıntısı oldu.
Ramazan’ı Şerif’te de hep kayınvalidemlerleydik.Sadece bir gün akşam iftarı başbaşa yapalım dedim normal çiftler gibi.Tamam dedi eşim dün çok güzel vakit geçirdik evde herşey yolundaydı.Evdekilere inip bi Selam verelim hem de yemek götürelim diye indik.Eşim inmeyelim dedi ama hiç inmezsek de ne olacağını bildiğimden inip bi selam verip çıkalım dedim.
Kv buralara hiç dolaşmadan evde nasıl zaman geçirdin oğlum dedi?
Babaannesi “Gelip de beni bi dolaştırsaydın evinize çıkarsaydın dedi”
Abisi “Neden hiç inip dükkana yardım etmedin dedi”
Gerginlik çıkmasın diye tamam bu akşam burda yiyelim yarın evimizde yaparız iftarı dedim.
iftarı yaptık ortada dönen muhabbetten eşimin de sinirleri bozuldu. Bi hışımla kalk gidelim dedi eve geldik
“Noluyor ya “ dedim. Duvarı yumrukladı, yatağı tekmeledi, bütün eşyaları yere saçtı.
”Sana inmeyelim dedim.Gördün mü nolduğunu? Yedin mi yemeğini.....” bütün öfkesini bana sarfettiği sözlerle çıkardı.
Donup kaldım öylece Boğazımda koca bir düğüm, gözümden tutmaya çalıştığım ama kaçırdığım yaşlar..
Eşim beni farketti, duraksadı oturup ağladık ikimizde bi köşede.
Beni inciten şey başbaşa yiyemediğim akşam yemeği değildi.Olaylar karşısındaki tavrıydı.
Babamla annemin de mükemmel geçindiği söylenemezdi ama babamın öfke anında bir kere bi eşyayı alıp bi yere fırlattığını, duvarı yumrukladığını görmedim.Hayat arkadaşımdan bunu görmek incitti.
Aslında iki kişiyken mutlu olduğumuz evimizde dışarıda kalan insanların düşüncelerinin neticesinde mutsuz olmak beni incitti.
İç karartmak oldu biraz benimkisi ama bi yerde anlatmam lazımdı.Galiba en doğrusu rüzgarda savrulan yaprak gibi neden böyle demeden savrulup gitmek.heyecansız anlamsız....
Ne garip adetmis umarim biran once yurtdisina cikarsiniz.Eskiden evler birmis evet ama artik mutsuzluktan baska bisey getirmiyor.Cok muhabbet samimiyetsizliklere yol aciyor evin yapisi bozuluyor aslinda esinizde size bunu yapmak istemez ama hepimizin sinir ani var.
 
Siz ve eşiniz hayır diyemiyor musunuz? Baştan tavrınız net olacaktı.bir de evde yiyeceğiniz gün niye iniyorsunuz eşiniz o konuda haklı. Yurt dışı işi olmazsa uzağa taşının ama taşınsanız da sizi ciddi sorunlar bekliyor bu aileyle.bir an önce çözüm üretin derim.
 
Ne sinir bozucu bir aile. Benim de dayımlar gelinlerine aynısını yaptılar. Kız sadece yatmadan yatmaya evine gidebiliyordu sonunda boşandı. Bence siz nasılsa gidicez diye düşünüp eşinizin ailesini idare etmişsiniz belki eşiniz bile aynı şekilde düşündü. Ama artık biraz biraz evinize çekilip alıştırın derim. Malum ne zaman gideceksiniz belli değil. Kendinizi ve evliliğinizi yıpratmayın. Sonra izi kalır gittiğiniz yerde bile mutlu olamazsınız. İnşallah bir an önce vize işini halledip gidersiniz. Allah kurtarsın ne diyim.
 
Ben sizi hatalı buldum adam söylemiş sonuçta inmeyelim diye bi bildiği var demek ki. Anladığım kadarıyla baş başa kalalım isteklerinizi geri çevirmiyor eşiniz, sanki siz şikayet ettiğiniz bu kadar şeyi hiç sesli dillendirmemis, eşinize "hergun annemlere gitmek zorunda mıyız" dememiş gibisiniz. Baş başa vakit geçirelim diye kvye inmemissiniz, eşiniz bunun yüzünden laf yemiş e bi de siz hadi iftarı burda yapalım demişsiniz. E o zaman bu adam bu kadar lafı neden yedi? Eşinizin tepkisine laf etmeye hakkıniz yok bence şu durumda.
 
X