Bebeğime....
Bu ay tam 5 ay oldu yolunu gözleyeli, Allah'tan seni dileyeli 5 ay oldu bebeğim... Ne zaman geleceğini bilmediğin o en değerli varlığın hasreti ne büyükmüş meğer. Bunu daha önce bilmiyordum. Gerçekten birgün gelecek misin? Gelir misin? Bunu bile bilmiyorum henüz, sadece deliler gibi istiyorum. Ne yüce bir duyguymuş anne olmayı istemek, bir o kadarda zor bazen...
Bu isteğin en büyük sebebi ne biliyor musun meleğim? Babana duyduğum sonsuz aşk... Onu öylesine seviyorumki, ondan ve benden mucizevi bir parçayı içimde taşıyacak olduğumu düşünmek kalbimin deli gibi çarpmasına neden oluyor. Aslında 3 senedir var bu şiddetli istek içimde. Nasıl olur henüz 6 ay oldu evleneli dersen dur hemen anlatayım bebeğim.
Tam 3 sene önceydi, babanın aşkı düşmüştü yüreğime. O gün, ona aşık olduğum yerde, birlikte tiyatro eğitimi aldığımız Müjdat Gezen Sanat Okulunun kapısındaydık. Bale eğitimi alan ufacık bi kız çocuğu vardı, pembe tüllü elbisesinin içinde prensesler gibiydi... Gördüğüm her çocuğu sevdiğim gibi hemen yanına gittim, baban vardı yanında o prensesin. Öyle şefkatle seviyorduki onu, 'ne tatlı bişeysin sen' diyordu durmadan. O an kalakaldım. Babanla göz göze geldik. Zaten aramızdaki elektrik kilometrelerce uzaktan bile fark edilebilir türdendi. Elimde olmayan , tutamadığım, durduramadığım bi şekilde içimden 'Allah'ım ben bu adamla evlenmeliyim ondan bebeğim olmalı' dedim... Tam o gün o saatte diledim gelmeni. 3 sene geçti. Evlendik, tutku dolu, mükemmel bi aşkla. Hemen seni çağırdık bebeğim. Gel istedik. Neyi bekleyecektikki? Zaten etrafımız senelerce bebek isteyip hala bekleyen çiftlerle doluydu. Engellemedik hiç. Baban bak gör ilk aydan hamile kalırsın dedi hep. Olmadı. Durumu bilen kişiler 'oo dur bakalım daha çok erken, bir sene dolsun hele bi benim iki sene sonra oldu' , 'aman canım sende 5 ay çok kısa olur elbet', dese bile bana çoktu... Ben hep gelmeni istedim, olabildiğince erken....
Neler yapmadımki gelmen için... Belkide bunlardı gelmeyişinin sebebi, çokmu taktım kafaya?... Kürler, rahim filmleri, testler... Tamam bu ay düşünmeyeceğim desemde, 4 gün sonra başladım belirti yolu gözlemeye... Ah meleğim, insan deliler gibi istediği birşeyi aklından çıkaramıyormuş...
Sonra baban... Benim dünyamın merkezi, hayat ışığım, evet meleğim o benim. Kanatlarını birtek benim görebildiğim bir melek. Nasıl istiyor gelmeni bebeğim. Yüzümde arıyor hergün hamilelik izlerini, işin komiği hep ay şüphe duymuyor hamile olduğuma! Aaa aşkım tırnağım kırılmış desem, aaa karıcığım yoksa hamile misin diyor. Şimdiden senin konforunu düşünmekle meşgul. Şuan boş odamız yok evimizde bu yüzden baban misafir odasındaki yatağı kaldırıp oranın senin odan olmasını istiyor. Sonra senin televizyonun üzerinde duran patiklerini seviyor hergün, onlarla konuşuyor. Baban kolay ağlamaz bebeğim, ama ağlamak bile öyle yakışırki ona, deniz mavisi gözleri iyiden iyiye parlar. Hergün işe giderken 'söz ver evde kendini yormayacağına' der bana, 'bebeğimiz tutunmaya çalışıyorsa bişi olmasın'... Geçen gün bunları söylerken gözleri doldu bebeğim, 'gelse artık' dedi sesi kısık, yorgun... Gelsen artık...