Sevilmek için randevu alan çocuk !!!

inxsxirah

Guru
Kayıtlı Üye
25 Eylül 2006
278
3
45
Kapıdan içeri girer girmez neşeyle bağırdı:
'Anne biliyor musun bugün yuvada ne oldu? '
'Görmüyor musun? Telefonla konuşuyorum.'
Hiç kimsenin sevdiği şey birbirine benzemiyordu. Annesi telefonu, babası arabayı seviyordu. Herşey erteleniyordu telefon ve araba söz konusu olduğunda.
Bir de eve misafir gelecek oldu mu kendisine hiç yer kalmıyordu. Nerelere gitsindi?
Annesi kapattı telefonu. Mutfaktan tencere kaşık sesleri geliyordu. Koşarak yanına gitti.
'Sana yardım edeyim mi? ' dedi en sevimli halini takınarak.
Annesi manalı manalı baktı.
'Hayırdır. Bir yaramazlık filan. Bak bir de seninle uğraşmayayım. Çok yorgunum zaten.'
Yorgunluk nasıl bir şeydi. Bazen elinde oyuncağıyla uykuya daldığında anneannesi oyuncağı yavaşça elinden alır
'Nasıl yorulmuş yavrucak. Uykunun gül kokulu kolları sarsın seni' diyerek alnına bir öpücük konduruverirdi.
Yorgunluk gül kokulu bir uykuya dalmaksa eğer, ne diye annesi kendisiyle böyle kızgın kızgın konuşuyordu.
'Anneciğim yorulduğun zaman gül kokulu uykulara dalarsın. Anneannem öyle söylüyor.'
'Uykuya dalayım da gül kokuları kusur kalsın. Yorgunluktan ölüyorum.'
Bu kelimeden nefret ediyordu. Yorgunum. Yorgun olduğumdan. Böyle yorgun yorgunken...
'Anneciğim sen yorulma diye...'
'Yemekte konuşuruz çocuğum. Bankada işler yetişmedi. Baban gelene kadar bunları bitirmem lazım. Hadi sen oyna biraz.'
'Hani siz yoruluyorsunuz ya...'
'Eeee....'
'Ben de oynamaktan yoruluyorum.'
'Ne yapayım? '
'Bilmem...'
Yapılmaması gerekenleri biliyordu da büyükler, yapılması gerekenleri hiç bilmiyorlardı.
Işıklar söndü birden.
Annesi öfkeyle söylenmeye başladı.
'Mum da yok' diye diye karıştırdı dolapları el yordamı.
Çocuk sırtüstü yatıp, anneannesinin köyünü düşündü. Gaz lambasının ışığında deli tavşan masalını anlatışını. Deli tavşanın duvardaki aksini getirdi gözlerinin önüne. Anneannesi gibi iki elini birleştirip işaret parmaklarını yukarı kaldırarak tavşan kafası yaptı.
'bak deli tavşan' diyerek parmaklarını oynattı.
Yoldan geçen arabaların farları duvardaki tavşana yol açtı. Tavşan alabildiğine hür dolaştı sağda solda. Otlarla kuşlarla konuştu. Sonra yorgun düştü. Duvardaki görüntü o minik avuçların açılmasıyla kayboldu. Kolu yavaşça kanepeden aşağı sarktı.
Neden sonra ışıklar geldi. Kadın çocuğun hiç konuşmadığını akıl etti birden.
Kanepeye koştu. Küçücük dizlerini karnına doğru çekerek uykuya dalmıştı.
Masanın üstündeki dosyalara baktı iğrenerek. Dindirilmez bir pişmanlık doldurdu içini.
Uyandırmaktan korka korka küçük alnına bir öpücük kondurdu.
Çocuk sanki bu öpücüğü bekliyormuşçasına
'Işin bitince beni sever misin anne? ' dedi.
Kadın, sevilmek için randevu alan çocuğuna bakarak sabaha kadar ağladı.



Alıntıdır
 
Son düzenleme:
çok duygulandım
çalışan anneler iyice bir düşünmeliler bebeklerine gerçekten istedikleri şefkati verebileceklermi diye.
Çalışan bir anne olmakta onun çocuğu olmakta çok zor.
Yoksa her anne bebeğini çok sever, maalesef bazen sevgisini gösterecek zamanıda, enerjiyide kendisinde bulamaz.
Elifay paylaşımın için teşekkür ederim.
 
ay çok güzel ya inanki çok duygulandım bizlerde çalışıyoruz bizdemi çocuğumuzu sevmeye bile zaman bulamıcaz acaba...
 
Rica ederim,zaman ayırıp okuduğunuz için ben teşekkür ederim arkadaşlar.

CANIM BENİM SEN BÖYLE GÜZEL YAZILAR GÖNDER. BİZ HEP OKURUZ.
GÖNDER Kİ BİZLERDE HAYATTA ISKALADIĞIMIZ,ERTELEDİĞİMİZ NE VARSA DEĞERİNİ çok GEÇ OLMADAN ANLAYALIM.
 
evet yaaa çok acı bişey inanın ben mümkün mertepe kızıma vakit ayırıyorum hatta bazen hiçbişeyle uğraşmayıp sırf onla oluyorum ama yinede içimde hep yeteri kadar onunla ilgilenemiyorum endişesi var.kızım çok seviyorum ona doyamıyorum allahım acısını göstermesin.bebeğim aşkım biricik kuşum benim sen benim en değerlimsin.
 
çok güzeldi ya...Çalışan annelerin çocuklarının ortak problemi heralde bu.Bazen bende kızıma aynı şekilde davranıyorum.Sonra da pişman oluyorum tabi
 
Bu benim içimi çok acıttı.Ben öğretmenim yarım gün demeyin arkadaşlar.7:30 tan 13:00 kadar sıkıştırılmış bir tam gün.60 kişilik sınıflara girip çıkıyorsun.Kafa falan kalmıyor yani gürültü ve kalabalıktan.5 yaşında oğlum var ilgileniyorum ilgilenmesine hayatım onun ama yinede buna benzer durumlar yaşadığımda oluyor.Mesleğimi çok seviyorum ama annelik ve çalışma bir arada zor oluyor.Kaliteli zaman geçirmek diyor çalışan anneler.....Çocuğun dingin bir yaşama ihtiyacı var anne telaş halindeyken bu o kadar güç oluyor ki ilk fırsatta bırakacağım işi inşallah.Yazının kahramanı kadın o durumda öyle davranmak durumunda kalıyor ister istemez.....Of yarama fena dokundu ne diyim....
 
X