Blog

  • Erkeklerin sevmediği davranışlar

    Erkeklerin sevmediği davranışlar

    Erkeklerin beğenmedikleri davranışlar hakkında birkaç tüyo…

    Tartışmaya ve kavgaya her daim açık olmak

    İğneleyici laflar, bazı söylenmemesi gereken hassas kelimeler ve beklenmedik şımarıklık nöbetleri erkekleri uzun vadede tahmin edilenin ötesinde oldukça fazla etkiliyor aslında. Böylesine, kendini sürekli dış dünyaya ispat etme yarışında olan ve etrafındaki kimseyi kolay kolay beğenmeyen kadınlar, partnerlerinin de öfkeli ve hatta bazen saldırgan davranışlar sergilemesine neden olabilir.

    Annelik

    Erkekler, kendilerine anne şefkatiyle yaklaşılmasından hoşlanır, evet doğru. Fakat bir ‘çocuk’ gibi davranılmasından nefret ederler! Yanınızdaki erkeği sakın ama sakın annelik içgüdünüzle adeta ‘şekle sokmaya’ , biçimlendirmeye kalkışmayın. Unutmayın, her ne kadar karşınızdaki adam hâlâ çocuksu davranışlara sahip de olsa ‘bir adam’ gibi davranılmak isteyecektir.

    Meraklılık

    Bazı kadınlar gerçekten CIA’de ya da Milli İstihbarat Teşkilatı’nda çalışmayı hak ediyor. Her şeyi sorgulayan, erkeğinin ceket ceplerinden cep telefonundaki kısa mesajlara, tüm detayları takip eden ve hatta en ufak ayrıntıları bile not eden kadınlar inanın yok değil. Erkekler de kadınlar gibi ‘güvenilmek’ ister ve bu tarz davranışlardan artık gerçekten bıkma noktasına gelip çılgına dönebilir. Merak etmeyin ve iç güdülerinize güvenin. Eğer bir erkek sizi aldatıyorsa ( ilişki, para, iş, vs. anlamlarında) foyası er ya da geç ortaya çıkacaktır. Üstüne gereğinden fazla gitmemeye özen gösterin.

    Sahiplenmek

    Hiç kimse, özellikle erkekler sahiplenilmek istemez. Bir erkeğe adeta kendi oyuncağınız, mal varlığınız ve hatta vücudunuzun bir parçasıymış gibi davranmanız biraz sakıncalı. Topluluk içinde yanındaki erkeğin konuşurken araya girip sözlerini düzelten kadınlar dahi var. Onları kendinizden uzaklaştırmamak için kişisel alanlarına müdahale etmemeye gayret gösterin. Paranoya, sağlıklı bir ilişkide ‘zehir’ etkisi yapabilir.

    Yapışkanlık ve muhtaçlık

    Kadınlar erkeklerini yanlarında görmek, varlıklarını sürekli hissetmek ister ki bu durum çok da sağlıksız bir durum değil. Yalnız; mutluluklarının, hüzünlerinin, kıskançlıklarının ve heyecanlarının kaynağını sadece yanındaki erkek olarak görmeleri sağlıksız. Yanında erkeği olmadığı zaman hayatı sıkıcı ve anlamsız olarak niteleyen kadınlardansanız biraz dikkatli olmanızda fayda var. Her yere yanınızdaki erkekle gitmek ve olumlu ya da olumsuz her şeyi yanınızdaki erkekle yaşamak zorunda değilsiniz! Yoksa, yanınızdaki erkek artık yokladığınızda yerinde olmayabilir. Sizden ayrı yapmak isteyecekleri o kadar çok şey varken üstelik…

    Bağımlı olma durumu

    Hayatınızdaki en ufak kararları dahi ona sormanızdan hoşlanmayabilirler. Saç stilinizi önemseyebilirler ama telefonda saçınızla ilgili kendisinden onay almanız için zaman harcamak istemeyebilirler. Süpermarketten peynir satın alırken dahi önemli bir iş toplantısı esnasında kocasını arayıp fikrini ve onayını almak isteyen kadınlar yok değil doğrusu. Erkekler fikirlerinin alınmasını severler fakat sürekli bir onay verme duygusu ile yaşamaktan kaçınırlar. Yanınızdaki erkeğe tam anlamıyla bağımlı hissetmek zorunda değilsiniz, unutmayın.

    Kişisel alana müdahale

    Paralel hattan ne konuştuğunu dinlemeniz, gizlice Facebook hesabını kontrol etmeniz ya da içeriye girdiğinde telefonunu kurcalanırken görmesi onu ciddi anlamda rahatsız edecektir. Erkekler özgürlüklerini kaybediyor olduklarını hissederse size kötü davranabilir, kalbinizi kolaylıkla kırabilirler.

    Yüksek sesle konuşmak

    Çok önemsiz bir detay gibi gözükse de duygularını abartılı bir şekilde dile getiren, yüksek sesle konuşan kadınlar birer dezavantaj sahibi olabilir. Erkekler ister maço olsun ister bir beyefendi, karşısındaki kadını daima ‘bir hanımefendi’ olarak görmek ister. Erkeğinizin yanında kız arkadaşlarınızın yanındaymışçasına anlık ve abartılı tepkiler vermekten kaçınmaya özen gösterin deriz.

  • Limonlu Tart

    Limonlu Tart

    Limonlu tatlıların damağınızda bıraktığı ekşimsi lezzetten hoşlanıyorsanız, şeker ve limonun bu muhteşem birleşimine hayran olacaksınız.

    Malzemeler:

    – 2+ ¼ su bardağı un
    – 1 paket vanilya
    – 150 gr tereyağı (oda ısısında yumuşatılmış)
    – Yarım su bardağı toz şeker
    – Yarım çay bardağı süt
    – 1 yumurta sarısı
    – Limonlu krema için
    – 2 yumurta
    – 1 su bardağı mısır nişastası
    – 3.5 su bardağı süt
    – 1.5 çay bardağı toz şeker
    – 2 limonun suyu ve rendelenmiş kabuğu

    Hazırlanışı:

    – Derin bir kapta un ve vanilyayı karıştırın.
    – Tereyağı, şeker, süt ve yumurta sarısını ekleyip iyice yoğurun.
    – Streç filme sarıp buzdolabında 30 dakika dinlendirin.
    – Limonlu krema için tencereye süt ve şekeri ekleyip kaynatın.
    – Ayrı bir yerde yumurtaları çırpın.
    – Üzerine nişastayı ekleyip karıştırın.
    – Kaynayan şekerli süte nişastalı yumurtayı yavaş yavaş ilave edip hızlı bir şekilde karıştırın.
    – Son olarak limon suyunu ve rendelenmiş kabukları ekleyip karıştırın ve ocaktan alın.
    – Mikser ile 3-4 dakika çırpıp soğumaya bırakın.
    – Tart kalıbını tereyağı ile yağlayıp unlayın.
    – Hamurun üzerine un serperek tart kalıbı büyüklüğünde açıp kalıba yerleştirin.
    – Limonlu krema soğuduktan sonra tekrar mikser ile çırpın ve tart hamurunun üzerine dökün.
    – Önceden ısıtılmış 160 dereceye ayarlı fırında 25-35 dakika pişirin.
    – Soğuduktan sonra buzdolabında 1 gece dinlendirin.
    – Üzerini süsleyip servis yapın.

    Afiyet olsun!

    İlgili Konular ;
    Fransız mutfağının vazgeçilmez tatlısı sufle
    Vezir Parmağı Tatlısı Tarifi
    Etimek Tatlısı Nasıl yapılır?
    Portakallı Zencefilli Kurabiye Tarifi
    Bayatlamayan kek tarifi
    Ev Baklavası Nasıl Yapılır?

  • Koton BeachWear 2012

    Koton BeachWear 2012

    Yazın yaklaşması ile tatil hazırlıkları da başladı sayılır. Tatil için harika öneriler verecek bir koleksiyon var sırada : Koton BeachWear Collection. Bikini modellerinin yer aldığı koleksiyonda çiçek desenler, puantiyeler, leopar desenler, fırfırlar, canlı renkler koleksiyonda ön plana çıkıyor. Büyük boy bileklikler, kolyeler dikkat çeken diğer detaylar.

    İlgili Konular ;
    Paradizia 2012 bikini modelleri
    Bu Yaz Moda Olacak Elbiseler
    Babet Modelleri 2012
    Gucci Wild Ones 2012
    Çiçek Elbise Yeni Yaz Modelleri 2012

  • Zayıflamanın Tüyoları

    Zayıflamanın Tüyoları

    Sağlıklı bir yaşam için bünyenize göre uygun kiloda olabilmek için zayıflama amaçlı bazı yöntemlere başvurabilirsiniz.

    Kolay ve sağlıklı kilo vermek için;

    Çok yenen yemekler az tüketilen kalori miktarları bunlar bunlar hep fazla kiloların yardımcısıdır. Fazla kilolar nedeniyle fiziğiniz ve sağlığınız bozulabilir. Hızlı kilo vermek istiyorsunuz fakat sağlık durumunuzuda bu nedenle tehlikeye atmak istemiyorsunuz. Peki bu durumda ne yapmak gerekir. İşte kolay ve sağlıklı bir şekilde zayıflama yöntemleri:

    Vücuda alınan besinler kişiden kişiye ve besinlerin içeriğine göre farklı özellik gösterir. Yemek yenildikten 4-5 saat sonra yenilen yemeklerin verdiği tokluk hissi giderek azalır ve kan şekerinin düşmesine yol açar. Bu sayede tekrar yemek yememiz açlığımızı gidermemiz için gereklidir.Aşırı derecede aç kalmak daha çok yemek yemeyi gerektirir. Açlıktan sonra yenilen yemek yorgunluk hissi vererek metabolizmanın çalışma hızını düşürür ve bu da fazla kilo oluşumuna neden olur. Kalorilerin bir kısmı yakılır,bir kısmıda yağlarla birlikte kilo problemini ortaya çıkarır.

    Bol bol su tüketmek gereklidir. Yaz aylarında vücudun sıvıya olan ihtiyacını su ile karşılamak en sağlıklı ve yararlı olanıdır. Su içmeyi ihmal etmemek gerekir. Sadece susayınca su içmek yerine ,su içmeyi alışkanlık haline getirmelisiniz.

    Kısa sürede kilo verme çabaları vücudun direncini etkili derecede düşürerek sağlık problemlerine yol açar. Kilo vermek amacı ile kullanılan ilaçlarda sağlığı olumsuz yönde etkileyebilir. Diyet kurallarına uygun bir şekilde az ve sık olarak öğünler tüketilirse istenilen sonuca daha kısa sürede ulaşılabilir.

    Sağlıklı ve hızlı zayıflamak için;

    Kilolarınızdan bir an evvel kurtulmak, aynı zamanda sağlıklı zayıflamak istiyorsanız şu önerilere kulak verilmelidir.

    1) Akşam yemeğine dikkat: Akşam yemeğini erken vakitte yemelisiniz. Akşam yemeğiniz hafif olmalıdır. Tok karna yatmaktan kesinlikle kaçınılmalıdır.

    2) Tatlı ve şekerli meyvelerden uzak durun: Yemeklerden sonra tatlı yemek adettir. Yemeklerden sonra tok karnımıza, şekerli meyveler ve tatlı yememeliyiz. Dikkat edelim, sadece tatlılardan kaçınılmıyor, şekerli meyvelerden de uzak durulmalıdır.

    3) Alkolden uzak durun: Alkolden, gazlı, soğuk içeceklerden kaçınmalısınız. Çünkü alkol besinlerdeki yağın emilimini arttırır.

    4) Ilık su ve yeşil çay: Öğün aralarında mümkün olduğunca ılık su ve yeşil çay içilmesi gerekir.

    5) Erken kalkmak ve egzersiz: Erken kalkmak, zayıflamanız için çok önemlidir. Sabah erken kalkmalı ve egzersiz yapılmalıdır. 15 dakikalık bir harekete ihtiyacınız var. Sabah yapacağınız yürüyüş, dans etmek gibi bir egzersiz ile vücut ısınızı hafif yükseltmenizde fayda var.

    Zayıflatan meyveler

    Meyve ve sebzelerin faydaları saymakla bitmez. Yapılan araştırmalara göre bazı meyvelerin kilo verdirip zayıflattığı gözlenmiştir.

    Zayıflatan meyvelerin ilk sırasında greyfurt yer almaktadır. Bu mucize meyve iştah azaltarak zayıflamaya yardımcı olmaktadır. İçerisinde bulunan C vitamini sayesinde yaraların da çabuk iyileşmesine yardımcı olmaktadır. Ayrıca aç karnına yendiğinde kandaki yağı yakıp atmaktadır. Çok yemek yendiğinde ya da fazla yağlı yemek yendikten sonra içilen bir bardak greyfurt suyu vücuttaki ağırlığı alarak rahatlama sağlar. Ayrıca hazmı kolaylaştırır. Beden ve zihin yorgunluğunun giderilmesinde yardımcıdır. Greyfurt meyvesinin tadı hafif acımsı ve ekşi olduğundan dolayı çoğu kişi greyfurt suyu içmeyi tercih ediyor. Greyfurt cildin güzelleşmesine de yardımcıdır.

    Zayıflatan meyvelerin ikinci sırasında nar yer almaktadır. Nar estetik görünümü ve tadı ile oldukça güzel bir meyvedir. Greyfurt da bulunduğu gibi narda da bol miktarda C vitamini bulunur. Nar hazımsızlığı önler ve vücudun yağ depolamasını engeller. Ayrıca narın zayıflatan etkisinin yanında yorgunluk giderici, vücudun dinç ve enerjik olması gibi etkileri de vardır. Greyfurt kalori bakımından düşükken, nar biraz kalori bakımından yüksektir. Bu nedenle yeteri kadar tüketilmesi tavsiye olunur. Nar meyve olarak yenebilirken, suyu ve nar ekşisi şeklinde de tüketilebilir. Antioksidan bakımından oldukça zengin bir meyvedir.

    Kayısı da zayıflamaya yardımcı bir meyvedir. Bağırsak hareketlerinin düzensizliği sonucunda oluşan kabızlığı gidermeye yardımcıdır. Bağırsak hareketlerini hızlandırır, sindirim sorunlarını çözer. Kilo vermeye yardımcıdır. Cildin yenilenmesini sağlar. Yazın bol miktarda tüketebileceğiniz bu meyve bronzlaşmaya da yardımcıdır. Tatil yaparken yenilen kayısı kalıcı bronzluk sağlamaktadır. Zayıflatan altın meyvelerden biri de yaban mersinidir. Bol miktarda kanserden koruyan antioksidan içeren bu meyve hafızayı güçlendirmektedir. Ayrıca lif bakımından da zengindir.

    Yaz aylarının vazgeçilmez meyvesi karpuz bol miktarda tüketilmelidir. Bir kâse karpuz 70 kaloridir. C vitamini ve su bakımından zengindir. Karpuz tek başına yendiğinde kilo aldırabilir. Bu nedenle diyet listemize eklemeli ve bu şekilde ek besinlerle tüketmeliyiz. Tek bir besin tüketerek zayıflama yanlıştır. Bunun yerine dengeli biçimde beslenmek sağlıklı kilo vermekte altın kurallardan birisidir. Tatlıyı çok sevenler ve diyet yaptıklarından dolayı tatlıya hasret kalanlar kırmızı üzüm yiyerek tatlı krizini önleyebilir. Bir kâsede ortalama 80 kalori vardır. Zayıflamaya yardımcı bir meyvedir. Zayıflatan meyvelerin sonuncusu elmadır. Elma kemikleri güçlendirir, astım ve diyabet gibi hastalıklar karşısında kişiyi korur. Yemeklerden önce yenilen elma iştahınızı bastırır ve az yemek yemenizi sağlar. Yemeklerden sonra yendiğinde ise hazımsızlığı giderir.

    İlgili Konular ;
    Yaza Zayıf ve Sağlıklı Girmenin Yolları
    Yazın Hangi Estetikler İsteniyor
    Yaza Hazırlık Diyeti İle Yaza Zayıf Girin
    Kararlıyım Yaza Zayıf Gircem
    Kilo Vermenin 50 Sırrı
    Ailece diyet yapmanın yolları

  • Maya ile gelenn pürüszüz görüntü

    Maya ile gelenn pürüszüz görüntü

    Sivilceler için etkili ve pratik bir maskeye mi ihtiyaç duyuyorsunuz?

    Maya ile gelen pürüzsüz görünüş.

    Size önerimiz; içeriğindeki mineral ve vitaminlerle cildi besleyip, sivilcelerin hızla iyileşmesini sağlayacak maya maskesi! Marketlerden oldukça uygun fiyata satın alabileceğiniz yaş maya; 1 hafta boyunca her gün, düzenli olarak uyguladığında sivilcelerin yok olmasına yardımcı oluyor ve yeni sivilcelerin çıkmasını önlüyor.

    Malzemeler, 1 tatlı kaşığı yaş maya 1 çay kaşığı ılık su

    Hazırlanışı ve Uygulanışı,Maya ve suyu iyice karıştırın.

    Yüz ve boyun bölgenize masaj yaparak sürün. Sırt üstü uzanıp 15 dakika boyunca maskeyi, cildinizde bekletin. Sürenin sonunda ılık suyla durulayın. Yağsız nemlendirici krem sürüp cildinizi nemlendirin.

  • Revizyon burun estetiği ameliyatı

    Revizyon burun estetiği ameliyatı

    Revizyon burun estetiği ameliyatı hakkında sık sorulan sorular

    Geçirdiğiniz başarısız burun ameliyatları sonrasında mutsuz, umutsuz olmanıza veya korkmanıza gerek yok. İyi yetişmiş, yapısal rinoplasti konseptini benimsemiş ve sanatsal yönü kuvvetli bir cerrah seçimi ile burnunuz hem estetik yönden düzeltilebilir hem de fonksiyonel olarak çok daha iyi olması sağlanabilir. Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Emre İlhan, yapısal rinoplasti yöntemiyle burnun nasıl yeniden inşa edildiğini anlatıyor…

    Revizyon burun ameliyatı ne demektir? Kısaca açıklar mısınız?

    Revizyon tıp dilinde olduğu gibi diğer tüm bilim dallarında da ‘tekrar yapılandırma’ ‘düzeltme’anlamına gelir. Revizyon burun ameliyatı ise daha önceden estetik amaçlı veya fonksiyonel amaçlı olarak başarısız sayılabilecek bir ameliyat geçirmiş olan hastaların tekrar ameliyat edilerek burnun estetik ve fonksiyon açısından düzeltilmesidir
    .
    Revizyon burun estetiği ameliyatını kim yapmalıdır?

    Revizyon burun ameliyatını bence eğer mümkünse ilk ameliyatı yapan doktor yapmalıdır. Çünkü hiç bir doktor hastası için kötüyü istemez, eğer kötü bir sonuç elde edilmişse bile bu doktorun elinde olmayan nedenlerden meydana gelmiştir ve bu gibi durumlarda benim hastalara tavsiyem doktorlarıyla iletişimi iyi tutmaları ve kesinlikle kaba davranışta bulunmamaları yolunda olmaktadır.

    Düzeltme (Revizyon) Estetik Burun Ameliyatları bir veya daha fazla defa başarısız burun ameliyatı geçirmiş olan hastalara uyguladığımız ameliyattır. Bunun içi hasta ve hekim ameliyat öncesinde birlikte yeterli zamanı geçirmelidir. Tüm ayrıntılar konuşulmalıdır, hastanın revizyon ameliyatının nasıl yapılacağını ameliyat ile nelerin yapılabileceği ve nelerin yapılamayacağını tam olarak anlaması gereklidir.

    Revizyon estetik burun ameliyatında da estetik burun ameliyatında olduğu gibi “doktor ile hasta arasındaki iletişimin iyi oması ,kişiye özel analiz ve planlama yapılması” başarılı bir sonucun en önemli temel taşıdır.

    Revizyon estetik burun ameliyatında sonuç garanti midir?

    Tüm estetik ameliyatlarda olduğu gibi, revizyon estetik burun ameliyatlarında da garanti sonuç diye bir şeyden söz edilemese de mutlaka gelişme olmalıdır. Gelişme ile kastedilen şey özellikle burnun ön tarafı düşmüşse bunun düzeltilmesi veya nefes problemi varsa burnun içinin yeniden yapılandırılmasıdır.

    Revizyon burun ameliyatı için size başvuran hastalarda gözlemlediğiniz en sık estetik şikayetleri kısaca sıralar mısınız?

    Revizyon burun ameliyatları her geçen gün daha fazla olarak karşımıza çıkıyor. Estetik olarak en sık karşılaştığım şikayetler genellikle ‘Sadece ucunu yapalım’ veya ‘İçini yapmışken dışını da biraz düzeltelim’ diyerek iyi niyetle ancak yarım olarak yapılan ameliyatlar sonucuna oluşmuş deformiteler. Kendi pratiğimde en sık gözlemlediğim estetik şikayetler:

    -Burun sırtındaki kemik kemerin alınması ancak kıkırdak kemerin alınmamasına bağlı olarak gelişen,burun ucunun kemeli olduğu ‘Kuş Gagası (Polly Beak) deformitesi’.

    -Burun ucunu destekleyen kıkırdakların burun ucunu inceltmek için aşırı çıkarılması sonucu burun ucu ve burun kanatlarında ‘Sıkılmış Görünümlü (Pinched Nose) Burun’.

    -Burun kanatlarının aşırı geride olması ‘Kanat çekilmesi-Alar Retraksyon’ veya iki burun kanadının önden asimetrik görünmesi.

    -Burun kemerinin,hem kemik hemde kıkırdak kısmından aşırı çıkarma sonucunda ,burun sırtının aşırı oyulduğu ve burun ucunun aşırı kaldırıldığı,burun deliklerinin önden bakışta görüldüğü ‘Aşırı ameliyat kokan burun ‘ olarak adlandırdığımız ‘Domuz Burnu ‘ görünümü.

    -Burun ucunun destek kaybı sonucu oluşan ‘Burun ucunda düşüklük olması -Tip ptozu’.

    -Burun üstündeki kemer alındıktan sonra açık kalan burun çatısının burun kemiğinin yüzle birleştiği yerlerden kesilerek daraltılmaması sonucunda burunda önden bakıldığında fark edilen ‘ters v deformitesi’.

    -Burun estetiğindeki son gelişmeler sonucunda farkedilen deformitelerden biri de burun ucu dikişlerle daraltıldığı zaman,burun kanatlarında oluşan yayılmanın ameliyatta farkedilmeyip düzeltilmemesi sonucu oluşan,ucu top gibi ve kanatları çökmüş görünümlü ‘top uçlu’ burun.

    Estetik burun ameliyatı olmuş olan bir arkadaşım var ve burun tıkanıklığı şikayeti geçmedi hatta nefesi eskisinden de kötü bunun nedeni nedir?

    Burun estetiği ameliyatı öncesinde burun içinde burun tıkanıklığı yaratabilecek nedenler mutlaka araştırılmalı ve ameliyat sırasında bunlar mutlaka düzeltilmelidir.Eğer ameliyat sonrasında 6 ay geçtiği halde,burun tıkanıklığı şikayeti varsa, bu hastalar mutlaka burun tıkanıklığı nedenleri açısından araştırılmalı ve burun içine gereken müdahale yapılmalıdır.

    Ameliyat sonrasında burun tıkanıklığı şikayeti ile bana başvuran hastalarda sıklıkla gördüğüm burun tıkanıklığı nedenleri:

    -İlk ameliyat sırasında hastanın orta burun direği olan septumdaki ‘Deviasyonlara’dokunulmaması .Yani burnun sadece dışının yapılması.

    -İlk ameliyatta hastanın büyümüş olan burun etlerine yönelik bir girişimde bulunulmaması.

    -Ameliyat öncesinde hastada var olan burun allerjisi ve kronik sinüzit gibi burun problemlerin atlanması.

    -Ameliyatta burun solunumunun en önemli kısmı olan Valv bölgesi ne yani burun orta çatısı ve yan duvarlara güçlendirme yapılmamış olması.Hatta bu bölgeden aşırı kıkırdak çıkarılması.

    Siz ameliyatlarınızda burun fonksiyonlarını iyileştirmek için neler yapıyorsunuz?

    Her şeyden önce hastamı ameliyattan önce tam bir endoskopik burun muayenesinden geçiriyorum.Burun içinde hastada burun tıkanıklığı yaratacak tüm nedenleri tespit ediyorum.Hastanın allejik bir yapısı olup olmadığını mutlaka sorguluyorum ve eğer allerji problemi var ise bununla ilgi tedavilerine ameliyattan bir süre önce başlıyorum.Ameliyat sırasında burun tıkanıklığı yaratacak burun içi ve burun dışı nedenleri tek tek düzeltmeye çalışıyorum.Burun etleri büyük olan hastalarda Radyofrekans yöntemi ile burun etlerini kesmeden küçültyorum.Hastada kronik sinüzit problemi de varsa hastaya ek olarak endoskopik sinüs cerrahisi uyguluyorum ve hastalıklı olan sinüsleri açıyorum.

    Revizyon burun ameliyatı ile ne tür problemleri çözebiliyorsunuz? Bu ameliyat zor mudur?Birinci ameliyattan sonra en erken ne zaman revizyon ameliyatı olabilirim?

    Revizyon burun ameliyatları ile estetik veya fonksiyonel sorun ne kadar büyük olursa olsun ikinci ameliyatta bu sorunlar çözülebilir.Bu ameliyat sizin için birinci ameliyattan daha zor değildir,ancak yapan cerrah için ikinci ve üçüncü ameliyatlar her zaman daha zordur ve daha uzun sürer.Bu yüzden düzeltme ameliyatı için seçeceğiniz cerrah burun konusunda tecrübeli ve burun içini ve dışını aynı seansta düzeltebilecek özellikte olmalıdır.Birinci ameliyattan 6 ay sonra revizyon ameliyatı yapılabilir.

    Revizyon burun ameliyatında buruna şekli nasıl veriyorsunuz?

    Estetik burun ameliyatında burun içindeki kıkırdakları kullanarak ve yerlerini değiştirerek burna şekil verdiğimize daha önce değinmiştim.Revizyon ameliyatlarında da ilk tercihimiz eğer burun içi septum kıkırdağına ilk ameliyatta dokunulmamışsa bu kıkırdağı kullanarak burnu yeniden yapılandırmak.Ancak ikinci ameliyatta burun içinde kullanmak için her zaman yeterli kıkırdak bulamıyoruz.Ameliyat öncesinde burun içine bakarak,yeterli kıkırdak olup olmadığını anlıyor ve eğer burun içinde yeterli kıkırdak yok ise vücudun başka yerlerinden kıkırdak alıyor ve bunları kullanıyoruz.Bu yedek kıkırdak için en sık tercih ettiğimiz bölgeler kulak kepçesinin orta kısmı ve kaburga kıkırdağı oluyor.

    Kulağın neresinden kıkırdak alıyorsunuz, bunun kulağa herhangi bir zararı var mı? Ameliyattan sonra kulağımda iz kalır mı?

    Bu üç soru revizyon ameliyatı planladığımız hastaların bana sıklıkla sorduğu sorular.Çünkü bu hastalar ilk ameliyatta yaşadıkları olumsuz deneyimler nedeniyle haklı olarak zor güveniyorlar ve söylediğiniz şeylere karşı kuşkuyla yaklaşıyorlar.Bu yüzden kulaktan kıkırdak almak deyimi yerine kulak kepçesinden kıkırdak alma deyimi bu hastaları rahatlatıyor.Kıkırdağı kulak kepçesinin orta kısmından alıyoruz ve kulak kepçesinin çerçevesini koruyoruz ,bu yüzden ameliyat sonrası kulakta herhangi bir görüntü bozukluğu olmuyor.Kulak kepçesinin şekli bozulmadığı için bu işlemin işitmeye de herhangi bir negatif etkisi olmuyor.Bu işlemi kulak arkasından yaptığımız için görünen bir iz de olmuyor.

    Kaburgadan ne zaman kıkırdak alıyorsunuz?Kaburgayı alırken diğer organlara zarar gelmiyor mu? Bu işlemin riski nedir?

    İlk ameliyatta burundan çok fazla miktarda kıkırdak ve kemik çıkarılmış ise burun sırtında’semer burun’ dediğimiz bozukluk mevcut ise, her iki kulak ortasından da kıkırdak alsak yeterli olmuyor.Bu durumda sağ 6.-7. kaburgalardan biri veya her ikisinin kıkırdak bölümlerinden ihtiyaç kadar kıkırdak dokusu çıkarıyoruz.Tabii ki hasta için normal bir burun ameliyatından daha zor oluyor.Ancak bazı durumlarda başka çaremiz kalmayabiliyor.Bu işlemin riski ise iyi ve tecrübeli ellerde çok nadir olarak görülse de akciğer zarında yırtık oluşması.Bu durumda hastaya çok nadir olarak göğüs tüpü takılması gerekebilir.Yine burun sırtına konan kıkırdak zamanla yanlardan köşe verebilir.

    Revizyon burun ameliyatlarında silikon ve medpor denilen sentetik materyaller kullanıldığını duydum , siz de ameliyatlarınızda bu tür malzemeler kullanıyor musunuz?

    Özellikle burunda bu tür sentetik maddelerin kullanılması çok tartışmalı bir konu.Literatürde bu tür materyallerin özellikle burunda,vücut tarafından kabul görmeyerek atıldığı ve sık olarak enfeksiyona neden olabildiğine dair bir çok yayın mevcut.Bu yüzden ben revizyon ameliyatlarımda bu materyalleri hiç kullanmıyorum.Hastanın kendi dokusunu kullanmayı tercih ediyorum.

    Son olarak başarısız bir burun ameliyatı geçirdiğini düşünenlere tavsiyeniz nedir?

    Bir kez estetik burun ameliyatı olmuşsanız ve estetik açıdan veya nefes alma probleminiz varsa benim tavsiyem öncelikle sabırlı olup doktorunuza başvurarak bu sorun için çözüm istemenizdir. Çünkü doktorunuz bu konuyu çözüme kavuşturmayı en az sizin kadar isteyecektir.Doktorunuzun size önereceği çözümleri uygulamanızı eğer yine tatmin olmazsanız başka doktorlara başvurmanızı öneririm.

    ilgili konular ;

    Estetik ve Estetik Cerrahi
    Burun için revizyon (düzeltme) ameliyatı olan varmı?

  • Boşanmaların en popüler sebebi Facebook

    Boşanmaların en popüler sebebi Facebook

    Teknolojik gelişmelerle birlikte son yıllarda artan bilgisayar ve internet kullanımının bazı kişilerde zamanla bağımlılığa dönüştüğü, bu durumun gençlerde asosyalliğe, evli çiftlerde ise boşanmaya neden olabildiği bildirildi.

    Yeşilay Rize temsilcisi Bayram Ali Kavalcı, Yeşilay olarak madde bağımlılığı ve sigaranın yanı sıra televizyon ve internet bağımlılığı ile de mücadelelerini sürdürdüklerini belirtti.

    İnternet bağımlılığının diğer madde bağımlılık türleri kadar tehlikeli olduğunu, zararlarının kişinin kendisinden başlayıp çevresine yayıldığını vurgulayan Kavalcı, “Bu durum gençlerde asosyalliğe, evli çiftlerde ise boşanmaya neden olabiliyor. İnternet bağımlılığı, özellikle genç ve orta yaş evlilerde boşanma sebebi olabiliyor” dedi.

    Bilim insanlarınca en tehlikeli rahatsızlıklardan kabul edilen teknoloji bağımlılığının son yıllarda daha çok internet aracılığı ile paylaşım sitelerini kullananlar arasında “sanal” bağımlılık olarak ortaya çıktığını dile getiren Kavalcı, “Son yıllarda ’sanal’ bağımlılık nedeniyle boşanma olaylarında önemli artışlar yaşanıyor.

    ABD’de 2009 yılı sonlarında hazırlanan her 6 boşanma dilekçesinden birinde ’facebook’ adının geçtiği belirlenmiş. Yeni arkadaşlar, yeni çevre ve eski arkadaşları buluşturan bu tür siteler, evlilikleri tehlikeye sokuyor. Bu siteler, evliliklerdeki sorunların daha da büyümesine neden olabiliyor. Uzmanlar, teknoloji bağımlılığı nedeniyle eşlerin birbirlerine olan sorumluluklarını yerine getirmemeye başladıklarını da belirtiyor” diye konuştu.

    “Sanal bağımlılık, madde bağımlılığı kadar tehlikeli”

    Türk aile yapısı açısından üzücü ve düşündürücü bir gerçek olan internet bağımlılığının, diğer madde bağımlılık türleri kadar tehlikeli olduğuna dikkat çeken Kavalcı, “Masum bir şekilde başlayan internet kullanımında kötü niyetli, maddi ve haz tatmini taşıyan binlerce tuzağın bulunduğu, bu tuzaklara karşı dikkatli olunması gerektiği unutulmamalıdır. Aksi takdirde sonu hüsran ve pişmanlık ile biten olaylar yaşanması muhtemel olmaktadır” diye konuştu.

    Bayram Ali Kavalcı, internet bağımlılığı nedeniyle aynı evi paylaşan bireylerin birbiriyle konuşmaya, hatta yan yana gelmeye dahi fırsat bulamayabileceğine işaret ederek, şöyle dedi: “Öyle ki zamanın nasıl geçtiğini fark edemeyen bağımlılar, ekran karşısında sabahlamakta, ailesine ayırması gereken vakti bu şekilde harcayabilmektedir. Bağımlılar, gündelik iş ve sorumluluklarını bile yerine getiremeyerek hem maddi hem manevi dünyasından ve performansından önemli değerler kaybedebiliyor. Ailevi sorunlar, iş ve başarı veriminin düşmesi, ilerleyen zamanlarda ise gerçek ve sanal dünyanın ayırt edilemeyecek boyutlara varması gibi sebeplerle kişi, kendisini psikolojik sorunların içerisinde bulabiliyor. Bu büyük tehlikenin farkına varmak ve bir tür hastalık olduğunu çok iyi kavramak gerekiyor.”

    Eş ya da uzman desteği şart

    Hızla yayılan internet bağımlılığının kötü etkilerinden kurtulmak için en önemli görevin yine eşlere düştüğünü dile getiren Kavalcı, “Bu bağımlılık türünün de diğer hastalıklar gibi bir hastalık olduğunu bilmeleri, buna göre karşılıklı saygı ve hoşgörü ortamında aradaki bağı kuvvetlendirmeleri gerekiyor” diye konuştu.

    Büyüdüğü ve müdahale edilmediği taktirde tehlikeli ve kalıcı sorunlara sebep olabilecek internet bağımlılığını önemsemek gerektiğini vurgulayan Kavalcı,”Atılması gereken ilk adım bir psikiyatri uzmanına başvurmaktır. Psikiyatri uzmanı, kişide internet bağımlılığına etken olan sebepleri ortaya koyup sorunun çözümünde yardımcı olabilir. İleri derecede bir ruhsal sorun varsa ilaç tedavisi de gerekebilir” ifadelerini kullandı.

    İlgili Konular ;
    Hayatın İçinden
    Kendi ailesiyle ilgili sorun yaşayanlar

  • Genital Enfeksiyonlardan Korunmanın 10 Altın Kuralı

    Genital Enfeksiyonlardan Korunmanın 10 Altın Kuralı

    Doktor aksini önermedikçe vajinanın içini yıkamaya yönelik üretilen hijyen ürünlerini kullanmamalısınız.
    Tuvalet sonrası temizlik önden arkaya (vajinadan anüse) doğru yapılmalıdır.

    Genital bölgenin kuru tutulmalıdır. Mantar ve diğer bakterilerin nemli ve sıcak ortamlarda daha kolay üremesi nedeniyle genital bölgenin kuru kalması önemlidir. İç çamaşırı günlük değiştirilmeli, naylon yerine pamuklu iç çamaşırları tercih edilmeli, dar pantolon, çorap ve iç çamaşırı kullanmamalıdır.

    İlişki sonrasında ve diğer tüm zamanlarda idrar yapma ihtiyacı ortaya çıktığında asla ertelenmemelidir.
    Tam hazır olunmadan (yeterli kayganlık oluşmadan) ilişkiye başlanmamalıdır. Bu önlem mekanik tahrişe meydan vermemek açısından çok önemlidir. Gerekirse doktor tavsiyesi ile kayganlaştırıcı ilaçlar kullanılabilir.

    Adet kanaması döneminde olan kadına iş yaşamında, sosyal aktivitelerinde hareket serbestliği sağlaması, denize girebilme imkânı vermesi için üretilen vajinal tamponların kullanımında dikkat edilmesi gereken en önemli nokta tamponun sık sık değiştirilmesinin ihmal edilmemesidir. Vajinal tamponu yerleştirdiğiniz andan itibaren kanla temas sonrasında bakteriler hızla çoğalmaya başlar.

    Cinsel yolla bulaşan hastalık riski altında olan biriyle cinsel ilişkiye girileceğinde partnerden kesinlikle prezervatif kullanması istenmelidir. Unutulmamalıdır ki cinsel yolla bulaşan hastalıklar erkekten kadına daha kolay bulaşırlar.

    Ağda ve jilet, genital kılların giderilmesinde oldukça etkilidir. Ancak bu iki yöntem kıl köklerinin enfeksiyonunu kolaylaştırır ve genital bölgenin daha kolay tahriş olmasına neden olur. Genital bölge için geliştirilmiş aletlerden faydalanmak veya makas kullanmak özellikle genital bölgeleri enfeksiyona ve tahrişe duyarlı kadınlarda daha iyi bir seçenek olabilir.
    Klozet kapağının üzerine serilen tek kullanımlık kâğıtlar ülkemizde de giderek yaygınlaşmakta ve hatta büyük marketlerde bu kâğıtlar herkesin cebinde taşıması için uygun bir şekilde paketlenmiş olarak satılmaktadır. Bu kâğıtları mutlaka kullanmalı.

    Düzenli olarak jinekolojik muayeneden geçilmelidir.

    İlgili Konular ;
    Vajinal Temizlik İçin Numismed mi, Sebamed mi?
    Vajinal Temizlik!
    Kadın Hastalıkları

  • Mide Gribi

    Mide Gribi

    Artık her yıl yeni bir grip çeşidi ortaya çıkıyor. Kuş gribi ile başlayan sonrasında keçi gribi, domuz gribi gibi farklı grip virüslerini atlattık. 2012 yılında da mide gribi yaygın olarak görülüyor. Belkide çoğumuzun ilk kez duyduğu mide gribi nedir, mide gribi nasıl anlaşılır, mide gribi belirtileri nelerdir, mide gribi tedavisi nasıl yapılır açıklayallım.

    Mide Gribi Nedir:

    Mide gribine Norovirus adında bir virus yol açıyor. Mide gribinde virüsün alımından 24 ile 48 saat sonra belirtiler ortaya çıkıyor. Mide gribi belirtileri ise 1 – 2 gün sürüyor. Mide gribi, daha önce sıkça konuştuğumuz domuz gribi ve kuş gribine göre daha hafif seyrediyor.

    Mide Gribinin Belirtileri:

    Mide gribine yakalan kişilerinde, halsizlik görülüyor. Bulantı ve kusma da sık görülen bir belirtiler. Mide gribi diğer griplerin aksine ciddi komplikasyon ve problemlere yol açmıyor. Mide gribine yakalanan hastalar, hastalığın başlangıç sürecinde ve 3 gün sonrasına kadar bulaştırıcı olabilirler. 2 haftaya kadar taşıyıcılığı bulunan vakalar da görülebilmektedir. Mide gribi kısa süre içinde etkisini kaybettiğinde hafif şekilde etkisini gösteriyor.

    Mide Gribinin Tedavisi:

    Kusmanın sık olması nedeniyle ve hastalar çok su içemediklerinden, susuz kalabiliyorlar. Bu nedenle özellikle sıvı ve elektrolit dengesi bozulan hastalar hastanede tedavi görebiliyorlar. Özellikle küçük çocuklar, yaşlılar ve bağışıklık sistemi zayıf kişiler bu tür problemleri daha sık yaşıyorlar. Mide gribine karşı özel bir ilaç bulunmuyor. Ancak hastalık sırasında sıvı kaybı olduğundan, kaybedilen sıvının yerine konması ve mineral içeren gıdaların alınması önemlidir. Mide gribine neden olan Noroviruse karşı bir aşı bulunmamaktadır. Korunmanın en iyi yolu temizlik ve hijyendir.

    Mide Gribi Nasıl Bulaşır:

    Mide gribinde diğer griplerden farklı olarak, Norovirus adı verilen virus insanların gaita (dışkı) ya da kusmuklarında bulunabiliyor. Virüsun bulaşması da kirli sular, gıda ve içeceklerin bulaştığı yüzey veya cisimlere dokunup, elleri ağza sürerek yada hastalığa yakalanmış kişilerle doğrudan temas ederek olabilir. Mide gribi olan kişilerle aynı ortamda yemek yemek de bulaşma nedeni olabiliyor. Mide gribine yol açan norovirusler çeşitli gıdalara da bulaşabilir. Özellikle salatalar, donmuş meyveler, bazı su ürünlerinde virüs bulanabilir. Norovirus,insan vücudu dışında çoğalmamaktadır. Hastalıktan korunmanın en kolay ve pratik yolu ise,el yıkamaya önem verilmesi ve özellikle gıda üretim alanlarında temizlik kurallarına uyulmasıdır.Bunun yanısıra özellikle tuvalet sonrası ellerin çok iyi yıkanması, çiğ olarak tüketilecek sebze ve meyvelerin uygun şekilde yıkanması son derece önemlidir.Hastalığın bulaşabileceği ve temas edilebilecek yüzey ve cisimlerin temizliği de önemlidir. Mutfak tezgahları, telefonlar, kapı kolları ve mobilyalar temizlenmelidir. Temizliğinden emin olunmayan içme suları, mümkünse kaynatılmalıdır.

  • Çiçek Elbise Yeni Yaz Modelleri 2012

    Çiçek Elbise Yeni Yaz Modelleri 2012

    Hava, su, toprak, moda… Nereye bakarsak baharın izleriyle karşılaşıyoruz. Çiçek desenli kıyafetler, doğanın uyanışına eşlik ediyor ve aynadaki görüntümüzden ilkbahar sabahı ruhunu almamızı sağlıyor.

    İlgili Konular ;
    Paradizia 2012 bikini modelleri
    Bu Yaz Moda Olacak Elbiseler
    Babet Modelleri 2012
    Gucci Wild Ones 2012
    Koton BeachWear 2012