bir erkek neden zengin aile kızıyla evlenmek ister?

Durum
Mesaj gönderimine kapalı.
Aynen.
Gururlu insan babasından,ablasından(o da kart çıkartmış kabul etmemis )ister yine de adamın sağdan soldan para istemesini beklemez. Adamda da yokmuş yani o da istemiş babasından burası aşırı saçma. O isteyene kadar sen iste yani birde 500tl veririm demiş vermeyince konu sahibi borcun 300tl olmuş demiş onu da vermeyeceğini anlayınca borcunu sildim demis adam. Gururlu insan bu muhabbeti kendine yaptırır mı ki? Yerin dibine girmelik mevzu bu yani.
gurur aileye yapılmaz zaten. Sevgilimden para isteyeceğime annemden babamdan isterim. Kanım canım.
Ki babam yada annem hastane için elin adamından para istediğimi duysa çok üzülür kızar.
Oturmayan çok şey var konuda.
Hani kızın babası zengindir, altında üst segment araba vardır, güzel sitede oturuyordur, lüks mekanda para harcıyordur adam da para mevzusu yapar. Evet şüphelen. Parama mı geldi de.
Yahu sen daha üç kuruş taksi parasını denkleştiremiyorsun kim senin parana gelsin.
Çok saçma
 
gurur aileye yapılmaz zaten. Sevgilimden para isteyeceğime annemden babamdan isterim. Kanım canım.
Ki babam yada annem hastane için elin adamından para istediğimi duysa çok üzülür kızar.
Oturmayan çok şey var konuda.
Hani kızın babası zengindir, altında üst segment araba vardır, güzel sitede oturuyordur, lüks mekanda para harcıyordur adam da para mevzusu yapar. Evet şüphelen. Parama mı geldi de.
Yahu sen daha üç kuruş taksi parasını denkleştiremiyorsun kim senin parana gelsin.
Çok saçma
Aileden istenir zaten en normali bu. Anne/baba belki kizar sitem eder ama sonuçta kendi ailen sineye çekersin ama elin adamı borcun şu kadar oldu,bu kadar oldu,hadi iyisin sildim borcunu deyince daha çok bozulur insan. Al paranı paran kadar konuş dersin hatta böyle konuşana,tamamını verir susturursun.
Anlattıklarına göre adam daha zengin zaten. En basitinden kendi konforunu düsünup taksiye binen o.
Konu sahibi bence cimri, ailesi de varyemez. Yada ailesi tüm parasını mama,tedavi vb şeylere harcadığı için kısmişlar belki de çalışsın artık diyorlar yada tamamı hayal ürünü.
Ben bir anne olarak kızıma harçlık vermeyi unutup okula gönderirsem kahroluyorum ki okulda yemek yiyor kaldi ki kızım böyle yasayacak kabul edip görmezden gelecegim.
muhakkak geçerli bir sebebim olur.
 
Hastaneye gitmesi gereken kişinin ben olduğumu ve ona borcum olduğunu nereden çıkardınız? Çok açık şekilde kaç kez anlattım olayı. Cidden sıkıldım okuduğunu anlayamayan insanlara laf anlatmaya çalışmaktan, konunun kilitlenmesini bekliyorum sadece.
 
takıntı mı? emin olun ki maddi manevi tüm kaynaklarımı oraya akıtmaya bayılmıyorum. yavrulama sezonunda sorumluluğum çok artıyor çünkü sizin gibi insanlar sokağımdaki bir hayvanı kısırlaştırayım da yavruları heba olmasın diye düşünemeyecek kadar bencil olduğu için her yer araba motorunda parçalanan, araba motoruna girip caddede arabadan düşerek ezilen ya da güçsüz düşen yavru dolu oluyor. bunları görebilmek için de bakmak gerekiyor. gördüğüm zaman da emin olun ki çevredeki insanları sorumluluk almaya ikna etmeye çalışıyorum, ama o kedinin yanına gelip vah vah yapacak kadar ilgili insanlar bile iş sorumluluk almaya gelince ya alerjileri olduğundan ya da evdeki british -kedileri hep cins olmak zorunda- sorun çıkarır diye asla ellerini taşın altına sokmuyorlar. bir yerde hasta, yaralı hayvan görünce ya da caddede arabaların altında koşturan yavru kedi görünce vah vah, diyip geçememek takıntılı olmaksa keşke hepiniz takıntılı olsanız. çünkü yardımınıza muhtaç hayvan gördüğünüzde "ilgilenen biri çıkar" diyorsunuz muhtemelen, ama herkes böyle düşündüğü için genelde ilgilenen biri olmuyor eğer ordan "takıntılı" biri şans eseri geçmemişse.
umarım çocuklarınızın yanında da böyle empati yoksunu laflar etmiyorsunuzdur.
Akıtma o zaman bu senin işin değil ki. Düzgün bir hayat yaşayacak paran yok sevgiline taksi ısmarlatıp kedi köpeğe para döküyosun. Üstelik onlara kaynak aktarmak için çalışıyosun bi de takıntı olan kısmı bu. Bunun sonu yok ki sokakta milyonlarca kedi köpek var. 2-3 kedi köpek besler geçersin yani ne bu abartı. Duygusal bir ilişki kurduğun adamın dıdısının dıdısını sorgulayıp kendi saçmalıklarını sorgulamıyosun.
 
Hastaneye gitmesi gereken kişinin ben olduğumu ve ona borcum olduğunu nereden çıkardınız? Çok açık şekilde kaç kez anlattım olayı. Cidden sıkıldım okuduğunu anlayamayan insanlara laf anlatmaya çalışmaktan, konunun kilitlenmesini bekliyorum sadece.
Hastaneye adam gittiyse neden kendi ödediği parayı size borç gibi yazıyor.
Hiç mantığa uymayan şeyleri defalarca anlattım dediğinizde mantıklı olmuyor
 
Valla maddi durumu iyi birini istemek hiç ayıp değil. İnsanların kendi standartlarında veya üstünde insanlarla evlenmeye çalışması sadece niyetin para olmasının bir sonucu değil. Ki kaldı ki sizin elinizdeki avucunuzdaki tüm parayı hayvanlarınıza harcamanız, şu ana kadar ilişkide maddi olarak verenin nerdeyse hep karşı taraf olması da zaten adamın aşagı yukarı sizle nasıl bir hayat geçireceğini tahmin ettiriyor. Üstelik çalışmıyor çalışmayı düşünmüyor harçlıkla yaşıyorsunuz. Yani kısaca bence adam gerçekten bir yuvam olsun, annem görsün, beğendiğim insan gibi düşündü muhtemelen. Ama bence adamla barısmayın bir şansı olsun. Siz kendi hayatınızı kurmuşsunuz umarım o da gönlünden geçen birini bulur
 
selam herkese.
sizce durumu iyi olan bir erkek neden zengin aile kızıyla evlenmek ister? yakın zamanda 1,5 yıllık ilişkim biten eski erkek arkadaşımla ilgili bu kafamı karıştıran bu konuyu netliğe ulaştırmaya çalışıyorum da. ilişkiyle alakalı çok fazla problem vardı, hatta öyle problemler vardı ki şu an buna mı takılıyorsun diyebilirsiniz, onlara sonra belki başka bi başlıkta değinirim. şimdi kısaca bu konu özelindeki şüphe duyma nedenlerimi anlatayım. çünkü üzerine düşündükçe benimle olma nedeni başından beri evlilikmiş gibi gelmeye başladı.

eski erkek arkadaşımla -ismine İ. diyelim- 2 yıl önce internet üzerinden tanıştık ve daha buluşmadan yakınlaştık ve buluşur buluşmaz da sevgili olduk, kısa sürede de ilişki ciddiye evrildi. kısa sürede (birkaç hafta) aşık olduğunu söyledi ve daha ilk aydan hayatında en çok aşık olduğu sevgilisi olduğumu söyledi (sonradan bunun gerçek olmadığı ortaya çıktı), evlilikten bahsetmeye başladı. ilk aylarda lovebombing yaptığını düşündüm açıkçası ve daha 1. aydan evlilikten bahsetmesi samimiyetsizce geldiği için ilişki süresince temkinli yaklaştım bana söylediği bu tarz şeylere, ama lovebombing 1 yıl da sürmez herhalde diye düşünüp %100 olmasa da güvenmeye başladım zaman geçtikçe.

Tanıştığımızda o 28 yaşındaydı, ben de 31 yaşındaydım. bana sürekli benimle evleniceğini söylüyordu, ben evlenmeyi düşünmüyorum ve bunu da biliyordu, buna rağmen beni ikna ediceğine inanıyordu. zamanla ona karşı duygularım yoğunlaşmaya başladıkça ona bu konuda fikirlerim olmasa da hislerimin biraz değiştiğini gösteren bazı şeyler söylediğim oldu. sadece kalbimle hareket etseydim onunla evlenmeyi çok istiyceğimi, ama asla öyle bi hata yapmıycağımı söyledim. çünkü evliliğin benim yapıma uygun olacağı bir senaryoda bile onunla olmazdı. sürekli kavga ediyorduk, çok toksik bi ilişkiydi ve aşırı mutsuz olurduk. bir gün birlikte sarhoş olmuştuk, biraz üzülerek "keşke seninle evlenicek kişi ben olabilseydim" demiştim. "e ol o zaman, ne kadar salaksın ya" demişti gülerek.

en geç 1-2 yıl içinde evlenmek istediğini söylüyordu ilişkinin başından beri. annesinin ağır bir hastalığı var ve uzun yaşamayacağını düşünüyor. eğer annemi düğün yapıp torun vermeden kaybedersem kendimi asla affetmem diyordu. evlenmeye karar verdiğinde benden ayrılabilirsin diyordum. 1 yıl kadar sonra evlilik konusunda pek ısrar etmemeye başladı. sadece kavga ettiğimizde 3-4 defa "ben seninle olabilmek için evlenmekten bile vazgeçtim" diyerek beni suçluyordu. ben de "benimle olmak senin seçimin. demek ki sen şu anda annenin mutluluğundansa kendi mutluluğunu daha çok önemsiyorsun, evlenmeyi daha çok istediğinde zaten başkasıyla evlenirsin, ben seni zorla yanımda tutmuyorum" diyerek suçlamalarını savuşturuyordum. bende kaldığı bir gece annesi ona ulaşamayınca "bu şekilde olmaz, evlensin o zaman ve evlendikten sonra ne yaparsa yapsın" gibi bir şey de yazmıştı. bunu ona söylediğimde annesine kızıp ben onunla konuşurum demişti.

aşağı yukarı son 6 aylık süreçte de çok toksik olduğumu iddia ederek benimle evlenmeyi artık o da istemiyor gibi konuşuyordu. ve benden ayrılmadan önceki son birkaç görüşmemizde de benden soğuduğunu tahammülsüz tavırlarından görebiliyordum (ben ilişkinin son aylarında çok iyi bir durumda değildim, kendi hayatımda aşırı sıkıcı ve rutin bir noktaya sıkışıp kaldığım için ilişki de kötü etkileniyordu. ve ilişkinin ortalarından sonra 10 kilo filan aldım, çok bakımsızlaştım. ilk zamanlarda bu konuda beni hiç kötü hissettirmiyodu, kilo alınca eskisinden de güzel oldun vs diyordu. hatta ben biraz gaza geliyim diye kötü şeyler söylemesini istiyordum ve söylediğinde gülüyorduk. ama zamanla gerçek düşünceleriymiş gibi gelmeye başlamıştı, söylediği şeylerden rahatsız oluyordum. ve ilişkinin başından beri beni çok güzel bulduğunu ve dış görünüşün onun için çok önemli olduğunu söylüyordu, kavga ettiğimizde şakayla karışık keşke biraz çirkinleşsen de seni bırakabilsem filan diyordu. yani ilişkinin sonlarında benden soğumuş görünmesinde tüm bunların da etkisi vardır diye düşünüyorum). yine de ayrılık konuşması yapmadan önceki hafta birkaç defa evlilik konusunda son bir kez bastırdı, red cevabı aldı yine.

şubat ayında benden ayrılmak istediğini söyledi. tamam dedim. nisan başlarında yeniden görüşmeye başlayana kadar da bir yandan tüm dünyaya yürüdü, bir yandan beni geri almaya çalıştı. o süreçte saçma sapan şeyler yaşattı ama hala duygularım olduğu için gurursuzluk yaparak yeniden görüşmeye başladım, tabi bir daha asla sevgili olmıycağımızı, şartlarıma uyarsa sadece takılabiliceğimizi (arkadaşlık-cinsellik) söyledim. bunu kabul etti ama hem şartlarımı tam olarak yerine getirmediği hem de yeniden sevgiliymişiz gibi davranmaya başladığı için aramızdaki şeyi yaklaşık 1 ay önce tamamen bitirdim. şu an yine sosyal medyadan kızları takip ediyor ama bir yandan tanıştığımız uygulamada aradığı şey kısmında "sadece arkadaşlık" yazısını tutarak bir yandan beni kenarda tutmaya çalışıyor.

nisan başından itibarenki o 1 aylık son görüşmelerimizde de yine evlilikten bahsetmeye başlamıştı yaşattığı her şeyden sonra dalga geçer gibi. beni arkadaşlarıyla tanıştırmamasına gerekçe olarak da "senin gibi evlilik düşünmeyen zırtapozu nasıl arkadaşlarımla tanıştırayım ki" gibi bir şey demişti. arkadaşları öyle muhafazakar tipler değil, yani söylediği çok saçma. (beni tanıştırmama nedenlerine dair farklı teorilerim var, bunlar da başka bir başlığın konusu olur belki) kısacası annesinin hastalığını öne sürerek yaptığı psikolojik baskıdan sonra arkadaşlarıyla tanıştırmamasına bahane olarak bile onunla evlenmememi gerekçe göstermesi bana evlilik konusunda yaptığı baskıya son örnek oldu. ama bir süredir akımdaki soru: neden?

onun ailesinin durumu benimkilerinki kadar olmasa da iyi. istanbulda 2 evleri var. birinde oturuyorlar, bir kirada. şehir dışında bir yazlıkları ve bir devremülkleri var. lüks sayılabilecek bir arabaları ve kendisine ait orta kalite bir motoru var. benim babamın kaç tane evi olduğunu bilmiyorum bile, 5-6 tane evi vardır ve İ. ile konuştuğumuzda benim şu an oturduğum evin onların evinden çok daha fazla para ettiğini söylemişti. bir keresinde biz kavga ederken "ah seni şu evden (benim evimden bahşediyor) bi atabilsem" diyip gülmüştü. evlendiğimizde kiradaki evlerinde yaşayabileceğimizi söylüyordu, hatta benim üstüme yapmaktan da bahsetmişti sanırım. kiradaki evlerini onun evlendiğinde yaşayacağı ev olarak düşünüyorlarmış. epey merkezi bir yerde rezidans tarzı bi ev ama mahallesi kötüydü diye hatırlıyorum.
mal-mülk konularından çok hoşlandığını söylemişti, bu konuları konuşmaktan hoşlanan bi arkadaşıyla kendisine miras kalacak payı hesaplamayı çok sevdiklerini de. ben de annen onun ölümünden sonra konuşulacak bu konuları böyle hevesle konuştuğunu bilse çok üzülürdü dediğimde "asıl annem bana biz öldükten sonra şu-şu evi sen al, ablana bırakma vs diyor" demişti (onunla ve ailesiyle görüşmeyen üvey ablasından bahsediyorlar). ailesi emekli ve hala çok yoğun şekilde çalışıyorlar, eski kafalı insanlar çalışmadan duramıyorlar işte demişti bana. biz tanıştığımızdaysa ikimiz de tam olarak çalışmıyorduk, onun ne yaptığını bilmesem de hep parası oluyordu. arkadaşlarına ve babasına web sitesinde yardım ettiğini vs söylüyordu. çok zengin olmak istediğini söylediğinde "çalışmadan nasıl zengin olmayı planlıyorsun?" diye sormuştum. 1 ay kadar sonra kendi web sitesini kurdu, senin için kurdum demişti. benim ailemle tanışmasından da kısa bir süre sonraya geliyor bu. ama ne kadar teşvik etmeye çalışsam da sitesiyle de pek ilgilenmedi. sitenin durduğu yerde asgari ücret yakın bir miktar kazandırdığını söylüyordu. ne şekilde para kazandığını hala bilmiyorum, arkadaşlarıyla arasında sürekli bi para geçişi olduğundan bahsetmişti borç-vs ya da birbirlerinin işlerini yaptıkları için sanırım. bir gün de babasının da nasıl para kazandığını bilmediği için "k... mı satıyorsun" diyerek kızdığından bahsetmişti :S bu konulara bu başlıkta girmeyecektim aslında ama sürekli bahis oynuyordu ve önceki ilişkilerinde es..rt olayları olduğunu da biliyorum. geçmişte yaptığı işlerden çok yoğun ve iyi bir şekilde çalışabildiğini ve bunlarda başarılı da olduğunu biliyorum ama genel olarak çalışmak istemeyen ve kolay para kazanıp lüks yaşamak isteyen biriydi maalesef.

ben de maalesef hala babasından para alan ve küçük küçük işlerle kendisine harçlık çıkarmaya çalışan biriyim. babamın beni ben ölene dek finanse edebilicek kadar parası var ve bundan mutluluk da duyacağını söylemişti. sadece sevdiğim işi yapmamı istiyor ama İ. ile tanıştığımızdan beri o kurduğum ve pek de para kazandırmayan küçük işimi bile tamamen savsaklamıştım. (daha ilk aydan annesiyle tanıştırmıştı ve annesi kadınların bağımsızlığını çok önemsediğini söyleyip okulumu bitirmem için öğütte bulunmuştu). babamdan aldığım parayla da kendi ihtiyaçlarımı minimum şekilde karşılayabiliyorum, paramın çoğu evde ve sokakta baktığım hayvanlara gidiyor. keyfi olarak harcama yapmaya kalktığımda ay ortasına gelmeden param bitiyor. genelde hep aynı giysileri giyiyorum vs yani kısacası lüks bir yaşantım yok.

İ. ile birlikteyken de harcamaları (yemek-kahve hesap ödeme) %80 o yapıyordu. benden ilişki süresince 5-10 kez 500-1000 tl civarı forma-protein tozu gibi şeyler almamı istemişti (kız arkadaşının ona forma-krampon alması gibi hayalleri vardı, bu erkekler arasında olan bi durum mu bilmiyorum). ilişkinin başlarındayken ona aldığım 300 lira civarı bi şeyi önceden flört ettiği bi kıza atıp benim ona aldığımı söylediği için de bunları almak hiç içimden gelmemişti ve almadım. o da bana pek hediye almadı, ama mesela taksi ayarlamasını istediğimde severek yapıyordu hatta son aylarda her buluşmamızda evime taksi yollamak gibi bi alışkanlık geliştirmişti. tabi bunda bana topuklu ayakkabı giyip gel dediği bi akşam o sırada ayağımın uzun süre yürüyemiyceğim şekilde sakatlanmış olmasının, rahatsız ayakkabıyla bi ton yokuş çıkıp otobüsle bi saat yol gittikten sonra onunla bu konuda kavga etmemin de payı olabilir. çünkü o genelde taksi kullanıyordu, ben de toplu taşıma kullanıyordum taksiye verecek param olmadığı için. benden topuklu ayakkabı giymemi istiyorsan eve taksi yollayabilirdin demiştim.
ayrılmadan 1-2 hafta önce onun da ayağı sakatlanmıştı, birlikte hastaneye giittiğimizde röntgen tarihini çok uzak bir zamana verdikleri için özel hastanede mi çektirsem diye düşünmüştü. çok tutar diye çekiniyodu ama babası bu konuda destek vericeğini söylemiş, ben de hadi gidelim demiştim ve özelde 1500 lira istediler. telefonda annesinden para isteyecekti, o sırada ay başı olduğu için ben öderim dedim ama kabul etmedi. ısrar edince "tamamını kabul etmem, 500 lirasını ödeyebilirsin eve gidince" demişti. sonra gün içinde "senden alıcağım parayı 300 liraya düşürdüm" dedi. daha sonra onu da istemedi sanırım ama senin yolladığın parayı bahise basıcaktım demişti sonradan. "ben kadın parası yemek istiyorum artık ya" diye şaka yapmıştı bikaç defa, o yüzden bunu da anlatmak istedim. ona çok para harcattığımla ilgili yakınıyordu sürekli, hatta hastane parasını teklif ederken kabul etmesi için bunu da hatırlatmıştım ama yine de ona para vermemi kabul etmedi.

daha önceki sevgililerinin ya da takıldığı kızların da çoğunun zengin olduğunu söylemişti önceden, neden peki diye sorunca da daha bakımlı ve güzel oluyorlar demişti. ama ben çok bakımlı olmamama rağmen ailemin bana aldığı bir şeyden bahsedince "zengin olman çok hoşuma gidiyor" diyip gülüyordu. benden sonra evleniceği zaman kafasında oluşturduğu evlenilecek kız profilinin de zengin bi kız olduğunu anlamıştım bu konuda söylediği şeylerden.

peki neden olabilir sizce? kumar borcu vs olursa arkasında bi güvence olucağını mı düşünüyo acaba diyorum, aklıma başka bir şey de gelmiyor. mal-mülk çok sevse de aileden miras kalan şeylerde eşin bi hakkı olmuyo diye biliyorum çünkü. şu erkeklerin nafaka korkusuya mı alakalı, fakir bi kızla evlenirse sonradan başı ağrır diye mi düşünüyor? evliliğinin uzun sürmeyeceğini kendisi de biliyordur çünkü çok toksik biri olduğu için. birkaç yıl sonra boşanmayı da göze alarak sevdiğim biriyle evlenmek istiyorum demişti bir keresinde. bilmiyorum gerçekten.

çok uzun oldu, umarım okumuşsunuzdur ve kusura bakmazsınız ama tanıdığım birilerine danışmak için biraz fazla utanç verici bi konu :KK70:
Asla okuyamadım, o kadar uzun ki, hava da çok sıcak, insan okuyacak bunu insan, az kısa kesin :KK53:
 
Ay konuya yazan üyelerde adam senin paranı yiyecek adam evini görmüş gelmiş falan yapmış arkadaşlar Allah aşkınıza adam erkek diye duyuyor tüm şu lafları, kadın olsa kayınbabamın şu kadar mal varlığı var evlenirken bize bir ev almadı, eşyamızı bize aldırdı, yok şunu ödemedi deniliyor bdv nin tüm konularında. Bu konuda gariban adam henüz hiçbirşey yememiş elindeki avucundakini kediye veren çalışmayan masrafları sevgilisine ödeten biri var karşınızda ne para yemesinden bahsediyorsunuz. 😂 şu parazit diyenleri konu sahibi gibi CEO babası olan koca adayı bulunca görelim. Konu sahibi herkes şartları iyi olan biri ile evlenmek ister bu da hiç anormal değil adamın sizle olmasının tek sebebini asla bu düşünmüyorum. Sebeplerinden biri olabilir ama tek sebebi değil
 
takıntı mı? emin olun ki maddi manevi tüm kaynaklarımı oraya akıtmaya bayılmıyorum. yavrulama sezonunda sorumluluğum çok artıyor çünkü sizin gibi insanlar sokağımdaki bir hayvanı kısırlaştırayım da yavruları heba olmasın diye düşünemeyecek kadar bencil olduğu için her yer araba motorunda parçalanan, araba motoruna girip caddede arabadan düşerek ezilen ya da güçsüz düşen yavru dolu oluyor. bunları görebilmek için de bakmak gerekiyor. gördüğüm zaman da emin olun ki çevredeki insanları sorumluluk almaya ikna etmeye çalışıyorum, ama o kedinin yanına gelip vah vah yapacak kadar ilgili insanlar bile iş sorumluluk almaya gelince ya alerjileri olduğundan ya da evdeki british -kedileri hep cins olmak zorunda- sorun çıkarır diye asla ellerini taşın altına sokmuyorlar. bir yerde hasta, yaralı hayvan görünce ya da caddede arabaların altında koşturan yavru kedi görünce vah vah, diyip geçememek takıntılı olmaksa keşke hepiniz takıntılı olsanız. çünkü yardımınıza muhtaç hayvan gördüğünüzde "ilgilenen biri çıkar" diyorsunuz muhtemelen, ama herkes böyle düşündüğü için genelde ilgilenen biri olmuyor eğer ordan "takıntılı" biri şans eseri geçmemişse.
umarım çocuklarınızın yanında da böyle empati yoksunu laflar etmiyorsunuzdur.

Ara ara sokak hayvanlarının klinikteki tedavi ucretlerini ödeyip düzenli olarak ortalama 20 kedi filan besliyoruz.
Mama fiyatları ortada, yedikleri biraz olsun yarasın diye de markette satılan ucuz kuru mamalardan almıyoruz azıcık daha iyisini alıyoruz. Elimizden gelen bu. Evde de kedimiz var sokaktan evlat edindik.
Cins değil

Tutup elimizde avucumuzda para kalmayacak kadar sifiri tuketerek yapilmaz bu işler, bütün hayat akışını ve ihtiyaçları durdurup sadece hiç sonu olmayan hayvan beslemeye ayırmak ne kadar sağlıklı. Bir işiniz bile yok, devamlı kedi peşindesiniz normal mi?
En azından işiniz olsa hem kendinize hem hayvanlara daha rahat harcama yaparsınız sizin de ruh haliniz değişir.

Bence ailenizin bilinclii o kadar imkan içinde sizin bütçeniz bu denli kısıtlı. Yoksa ölene kadar yetecek mal varlığıyla bu durumda olmazdınız bütün yerin kedilerine baksanız da.
 
Ay konuya yazan üyelerde adam senin paranı yiyecek adam evini görmüş gelmiş falan yapmış arkadaşlar Allah aşkınıza adam erkek diye duyuyor tüm şu lafları, kadın olsa kayınbabamın şu kadar mal varlığı var evlenirken bize bir ev almadı, eşyamızı bize aldırdı, yok şunu ödemedi deniliyor bdv nin tüm konularında. Bu konuda gariban adam henüz hiçbirşey yememiş elindeki avucundakini kediye veren çalışmayan masrafları sevgilisine ödeten biri var karşınızda ne para yemesinden bahsediyorsunuz. 😂 şu parazit diyenleri konu sahibi gibi CEO babası olan koca adayı bulunca görelim. Konu sahibi herkes şartları iyi olan biri ile evlenmek ister bu da hiç anormal değil adamın sizle olmasının tek sebebini asla bu düşünmüyorum. Sebeplerinden biri olabilir ama tek sebebi değil
Konu sahibi bi değişik ama adam da masum değil ki. Adamın ailesinin de hali vakti yerindeymiş ama ona da sunulan imkan kısıtlı. Kumar alışkanlığı gibi mantıklı bir açıklaması var bunun da. Biri yukarıda demiş çok beğendim "Zengin değilsiniz, üçün beşin peşinde garip insanlarsınız." diye. Kendi ağzıyla birkaç defa demiş zengin olman hoşuma gidiyor diye adam. Aile eninde sonunda açar kesenin ağzını diye düşünüyor sanırım. Ağzında çok para pul muhabbeti var. İnsan kendi dengi birini tabi isteyebilir, zengin adam gidip mahalle kızı alsın demiyoruz, ama bu adam çok paracı. Her yerde banknot görüyor bu. Konu sahibi de diyor ki 1500 TL verdim almadı shdhfh hey yavrum o parayı her yerden bulur o. 1500 tlne mi kaldı ?
 
Durum
Mesaj gönderimine kapalı.
X