açıkçası ben herhangi bir dizi izlerken etkilenmiyorum, oradaki aşklara imrenip aldatasım gelmiyor veya aldatanı normalestirmiyorum.
boyle seyler izleyip canı çeken varsa da bu yaptıgı, bahane gostermekten öte olamaz bence. kendi deger yargılarını yetiskin bir birey olarak olusturamamıssa sokakta karsılasabilecegi bir suru kotu seye karsı da onlemini alamaz ki.
yani ozetle demek istedigim şu ki, birseyi izlerken direkt açık mesaj vermesine gerek yok, siz kendi dogrularınıza gore karsıtlıgını koyarsınız zaten.
ayrıca aşk, cinsellik insanın hangi tarihsel donemde olursun olsun yasadıgı gerceklige dahilse, romanlarda edebiyatta yer verildigi gibi sahne sanatlarına veya dizi/filmlere konu olmasını yadırgamıyorum, onlar da icinde bulundugumuz yasadıgımız hayattan besleniyorlar sonucta.
belki cocukların gelisimini etkilememesi, dogru yanlısı ayırt etmesi icin prim time yayınlanmayabilir... nitekim bu koda cok bilgili olmadıgım icin cocuk gelisimi uzmanı birinin yorumu daha detaylı ve bilimsel olur.
fakat benim rahatsızlıgım bu tip seylerin gercekliginden ziyade insanların merak duygularına hitap ettiginden ötürü tum yapımların benzer iceriklere sahip olmaya baslaması ve seksist bir bakış açısıyla bunları sunuyor olmaları.
ve sizin dediginiz gibi kimlik olusturma, bir alt mesaj verme durumu varsa; kadın bedeninin ve/veya duygularının manipule edilebilecegi, bir yandan da aynı cinsiyetin seytan rolune bürünüp fitne fucur katan canlılar oldugu, erkegin ise istedigi sekilde kullanan ve tum bunlar yaşanırken de etki altında canlılarmıs gibi gosterilmesi beni de rahatsız ediyor.