Doğuma Hazırlık PERNS'im ilk göz agrıma isimm fıkrılerınıze ıhtıyacım var..

Bebeklerimize aldığımız eşyalar, hastane çantası, ürünler için tavsiye ve öneriler....

hanimeliii

SABRET-ŞÜKRET-DUA ET 🧿Gerisi Gelir...
Kayıtlı Üye
13 Ocak 2013
141
66
98
İstanbul
merhaba kk uyelerıııı canmmm arkadaşlarımm çok sevıyorum bu sıteyııı ve paylaşımcıların sıcak samımı eleştırılerını oyuzden aklıma takılan herseyde aklıma ılk gelen yer dıyebılırım:)
neyse konuyu uzatmayımm şimdi arkadaşlar benım allahım izin verırse 6 ay sonra oğluşumu kucagıma alcam ...

daha çok var ama ben bıan oncve karar verıp ismi ile sesleneyım konuşayım dıyorum hep bebegım dıye sevıyorum olmuyor ,
aklımda ıkı ısım var sızın fıkırlerınızı ıstıyorum

1. GÖRKEM : göz alıcılık,göşterişlilik anlamında ama unusex bır ısım tabı bu sorun yaratırmı oğluma düşündürüo benı?
2. EYMEN : uğurlu,çok talihli,hayırlı,kutlu ayrıca sahabemızın ısmı


bunlardan bırıne karar vermek ıstıyoruz tek ısım koyacagız ama farklı önerılere açıgım arkadaşlar ..

eleştırılerı beklıorum kızlar ( buarada rabbım ısteyen herkezın kucagını dolsursun hayırlı zamanda hayırlı evlatlar nasıp etsın)
 
hmm:( peki fikir verebılırmısın canm bana

aslında pek fikrim yok kız isimleri çok güzel ama malesef erkek isimlerinde çok güzel bir isim yok, benim de oğlum var adını emir koydum, inan bende zorlandım. oysa kız çocuklarına o kadar güzel isimler var ki, ama erkeklerde sınırlı , beğenemiyorsun , yardımcı olamayacağım, biraz daha araştır istersen
 
Merhaba canim benimde oglusum olucak:16:


bende 2 isim hatta 3 isim dusunuyorum..

Eymen
Ege
Kuzey

Babamiz eymeni begenmedi heymen gibi fln dedi ama benim icin guzel ama begenmedi iste ege yi cok istiyo ben kararsizim :26:
 
bence iki isimde çok güzel ben eymeni daha çok beğendim bunun yanında
kıvanç
yekta
kutsal
egemen
danyal gibi isimleride düşünebilirsin:34:
 
Merhaba canim benimde oglusum olucak:16:


bende 2 isim hatta 3 isim dusunuyorum..

Eymen
Ege
Kuzey

Babamiz eymeni begenmedi heymen gibi fln dedi ama benim icin guzel ama begenmedi iste ege yi cok istiyo ben kararsizim :26:

ben ege yıde çok begenıyorumm canm ama kuzenler falan var aılede ege ismi olunca düşünmedık tabı
ama kuzeyde hoş gelıo kulaga ama canm anlamıda önemlı bende bı anlam ıfade etmelı çunku bebişlerımız anlamlarını taşıyacaklar bır ömür allahın ıznıyle... boyle yanı canm fikirlerim bunlar bırde benım eşim buarda YAĞIZ ismine takılmış bızde çok kararsızız.bakalım araştırmaya da devam tabıkı hala hazırana kadar belırlemek ıstıyorum bende
 
merhaba kk uyelerıııı canmmm arkadaşlarımm çok sevıyorum bu sıteyııı ve paylaşımcıların sıcak samımı eleştırılerını oyuzden aklıma takılan herseyde aklıma ılk gelen yer dıyebılırım:)
neyse konuyu uzatmayımm şimdi arkadaşlar benım allahım izin verırse 6 ay sonra oğluşumu kucagıma alcam ...

daha çok var ama ben bıan oncve karar verıp ismi ile sesleneyım konuşayım dıyorum hep bebegım dıye sevıyorum olmuyor ,
aklımda ıkı ısım var sızın fıkırlerınızı ıstıyorum

1. GÖRKEM : göz alıcılık,göşterişlilik anlamında ama unusex bır ısım tabı bu sorun yaratırmı oğluma düşündürüo benı?
2. EYMEN : uğurlu,çok talihli,hayırlı,kutlu ayrıca sahabemızın ısmı


bunlardan bırıne karar vermek ıstıyoruz tek ısım koyacagız ama farklı önerılere açıgım arkadaşlar ..

eleştırılerı beklıorum kızlar ( buarada rabbım ısteyen herkezın kucagını dolsursun hayırlı zamanda hayırlı evlatlar nasıp etsın)

seçtiğin isimler çok güzel ama EYMEN bu ara çok moda olmuş herkesde var...BENIM TERCIHIM GÖRKEM :) hatta benım kuzenım koydu koymsaydı ben de secebılırdım ama biz erkek olursa TOPRAK-ILGAZ-UZAY bu isimler arasında kaldık bakalım:)
 
Ben eymen i pek sevmiyorum, ikisi arasında görkem daha güzel bence !! Bn oğlumun ismini alp koydum, bir tane daha oğlum olursa ateş... Ege, burak, berk de sevdiğim isimler.. Ve evet bence de tek isim tek ve net :) sağlkla gelsin inşallah
 
valla bende cok kararsızım kızlar benımde oglum olcak nasipse ben ayaz istiyorum esim ruzgar diyo artık okadar varkı rüzgar gına geldı ben bır lıste cıkardım valllaa bakalım ne secıcez


giray,gurur,ares, ayaz,seza,sarp,kaya,sağanak,sina,pars,pamir,korel,arel,ediz,enis,ayberk
 
benim oğlum olsaydı aras atlas yada inanç isimlerinden birini koyardım başına Ahmet ismini ekleyerek
 
:) benimçocuğum yok henüz ama isim koyma hallerini ve fikir vermeyi çok seviyorum...:) Görkem bence daha uygun eşinin dediği gibi eymen bana da Heymen i hatırlatıyor :)

benim isim önerilerim HEYSEM (eymen'e ithafen:),
TURAP yada TOPRAK ikisi aynı alamda TURAP toprağın arapçası...
RENAN
EREN
ASİL
YAĞIZ
 
zekeriyya (şaka yapmıyorum )
o kadar güzel ki şu zamanda bile ...
bide Haktan.
 
Son düzenleme:
Hikayesini herdefasında hayranlıkla okuduğum sahabelerdendir Mus'ab musab ismii
Mirzanın anlamıda güzeldir ama Musab derim ben..
Medine'de müslümanlara cemaatla ilk defa namazı kıldırandır.ayrıca müslüman olma hikayesi insanın tüylerini diken diken edecek kadar etkileyici olan sahabedir*

Ashab-ı kirâm'ın ileri gelenlerinden Künyesi Ebâ Muhammed'tir. Mekke'nin zengin ailelerinden olup, yakışıklı ve güzel giyinen bir gençti. Anne ve babası onun üzerine titrerdi. Özellikle, Mekke'nin en zenginlerinden sayılan annesi, oğluna güzel elbiseler giydirir ve güzel kokular sürerdi. Mekkeliler de onu hayranlıkla seyrederlerdi. Bir defasında Hz. Peygamber de onun hakkında şöyle buyurmuştu: "Mekke'de Mus'ab b. Umeyr'den daha güzel giyinen, daha yakışıklı ve nimetler içinde yüzen başka bir genç görmedim" (ibn Sa'd, et-Tabakâtü'l-Kübrâ, Beyrut 1960, III, 116).

Mus'ab, Mekke'de o günün şartlarına göre zenginlik ve ihtişam içinde yaşarken, Hz. Peygamber(s.a.s)'in insanları islâm'a davet ettiğini öğrendi. Fazla vakit kaybetmeden Hz. Peygamber'e giderek iman edip müslüman oldu. O sırada Mekkeliler, müslümanlara yoğun bir baskı uyguladığından, Hz. Mus'ab müslüman olduğunu ailesinden gizlemek zorunda kalmıştı. Ama o, Peygamberimizi gizlice ziyaret etmeyi de ihmal etmezdi. Ne var ki Osman b. Talha, Mus'ab'ın namaz kıldığını görüp durumu annesi ile akrabalarına bildirmişti. Bunun üzerine akrabaları yakalayıp hapsettiler. Mekke'nin bu nazlı ve zengin genci için artık çile dolu zor günler başlamıştı.

Habeşistan'a hicret eden ilk kafileye katılıncaya kadar hapiste tutulan Hz. Mus'ab, hicret imkanı çıkınca, dinini daha rahat bir şekilde yaşayabilmek için Habeşistan'a hicret etti. Habeşistan dönüşünde Hz. Mus'ab'ın durumu tamamen değişmiş ve bu nazlı delikanlının yerini, kalbi islam ve imanla dopdolu iradesi güçlü kuvvetli, metin bir genç almıştı. Annesi ondaki bu kararlılık ve metaneti görünce, üzerindeki baskısını biraz hafifletmek zorunda kaldı.

Bu sırada Birinci Akabe Beyatı olmuş ve Medinelilerden bir grup islâm'ı kabullenmişti. Kendilerine islâm'ı anlatmak ve diğerlerine de tebliğ yapmak için Rasulullah'tan bir öğretici istediler. Hz. Peygamber de bu önemli görev için Hz. Mus'ab b. Umeyr'i görevlendirdi. Hz. Mus'ab onlara hem namaz kıldıracak, hem Kur'an öğretecek, hem de diğer insanlara islâm'ı anlatacaktı ve yeni kimseleri islâm'a davet edecekti.

Böylece Medine'ye ilk hicret eden sahabi Mus'ab b. Umeyr oluyordu. Medine'de ilk cuma namazını da Mus'ab b. Umeyr kıldırdığı kaynaklarda ifade edilir (ibn Sa'd, a.g.e., III, 118).

Bir yıl sonra Mekke'ye, hac mevsiminde yanında yetmiş kişi ile gelen Mus'ab b. Umeyr, Hz. Peygamber (s.a.s)'e islâm'ın Medine'deki hızlı yayılışının müjdesini verirken şöyle demişti: "islâm'ın girmediği ve konuşulmadığı ev kalmadı." Başta Hz. Peygamber olmak üzere bütün müslümanlar bu habere çok sevindiler. Oğlunun Mekke'ye döndüğünü haber alan annesi onu tekrar hapsetmek istedi. Ancak Mus'ab bütün bunlara karşı olgun bir müslüman tavrını takınarak imanında direndi ve annesini bundan vazgeçirdi. Onun annesini islâm'a daveti bir sonuç vermediği gibi annesi de Mus'ab'ı yolundan döndürememişti.

Hz. Peygamber (s.a.s)'in yanında iki ay kadar kalan Mus'ab b. Umeyr, Hicretten on iki gün önce Medine'ye vardı. Hz. Peygamber (s.a.s) onu Sa'd b. Ebî Vakkas (r.a) ve Ebû Eyyûb el-Ensârî (r.a) ile kardeş ilan etmişti (ibn Sa'd a.g.e., III, 120).

Bedir savaşında muhacirlerin sancağı onun elindeydi. "Rasûlullah'ın bayraktarı" olarak ün yapmıştı. Uhud savaşında da sancak yine onun elindeydi. Savaş esnasında müslümanların gerilediğini gören Mus'ab b. Umeyr, atını sağa sola doğru sürüyor ve yüksek sesle şu ayeti okuyordu: "Muhammed ancak bir peygamberdir. Ondan önce birçok peygamberler gelip geçmiştir" (Alu imrân, 3/144). Bu ayetin Uhud gününe kadar nazil olmadığı ve o gün giderildiği rivayeti, Hz. Mus'ab'ın Allah katındaki değerini ifade eder (ibn Sa'd, a.g.e., III,120,121). Uhud Gazvesinde islâm ordusunun sancağını taşıyan Mus'ab b. Umeyr'in önce sağ kolu kesildi. Hemen sancağı sol eline alarak savaşa devam etti. Fakat ardından sol eli de kesildi. Bu defa vücuduyla sancağa sımsıkı sarıldı ve yukarıdaki ayeti okumaya devam etti. Sonunda müşriklerin bir mızrak darbesiyle şehid oldu. Sancağı hemen Suveybit b. Sa'd ve Ebû'r-Rûm b. Umeyr adlı sahabiler aldılar.

Hz. Mus'ab şehid olarak yerde yatarken, günün sonlarına doğru, Hz. Peygamber (s.a.s) Mus'ab'ı elinde sancakla gördü ve "ileriye git ey Mus'ab!" diye emretti. Fakat o kişi geri dönerek "Ben Mus'ab değilim" deyince Hz. Peygamber onun Mus'ab kılığında savaşan Allah'ın meleklerinden biri olduğunu anladı (ibn Sa'd, a.g.e., II, 121).

Uhud savaşında Ashab-ı kiram'ın ileri gelenlerinden birçok kimse şehid oldu. Hz. Mus'ab b. Umeyr de şehidler arasındaydı. Hz. Peygamber (s.a.s)'in ne kadar üzüntülü olduğu yüzünden okunuyordu. Mus'ab'ın mübarek na'şının başucunda oturarak, Uhud şehidleri hakkında nazil olduğu bildirilen şu ayeti okudu: "Mü'minlerden öyle er kişiler vardır ki, Allah'a verdikleri sözde sadakat ettiler. Kimi adağını ödedi şehid oldu. Kimi de (şehid olmayı) bekliyor. Onlar verdikleri sözü asla değiştirmediler" *(el-Ahzab 33/23). Sonra Hz. Peygamber diğer sahabilere, şehidlere yaklaşıp selam vermelerini söyledi ve verilen selamların şehidler tarafından alınacağını ifade etti (ibn Sa'd, a.g.e., III, 121).

Hz. Mus'ab şehid edildiğinde kırk yaşlarında idi. Bir zamanlar zenginlik ve refah içinde yaşayan bu değerli insanı kefenleyecek bir örtü dahi bulunamamıştı. Hz. Peygamber, yanına geldiğinde Mus'ab b. Umeyr eski bir hırkanın içinde saçları dağılmış, vücudu ise kılıç ve mızrak darbeleriyle parçalanmış bir durumda yatıyordu. Hz. Peygamber üzüntülü bir halde şunları söyledi: "Seni Mekke'de gördüğümde, senden daha güzel giyinen, senden daha yakışıklı kimse yoktu. Şimdi ise, kefen olarak sarılmış hırkadan başın dışarıda kalıyor." Sonra onun için de bir kabir açtılar ve o mübarek sahabiyi de Uhud şehidleri arasına defnettiler.

Allah yolunda canını feda eden bu aziz şehid sahabi için Ashab-ı Kiram'dan Habbab (r.a) şunları anlatıyor: "Biz Hz. Peygamberle birlikte Medine'ye yalnız Allah rızası için hicret ettik. Artık mükâfatını Allah'tan bekleriz. Arkadaşlarımız arasında bu nimetlerden tatmadan âhirete gidenler vardır ki Mus'ab b. Umeyr bunlardan biridir. O Uhud günü şehid olmuştu da, kendisini saracak bir kefen dahi bulamamıştık. Yalnız şehidin bir kaftanını bulmuş ve bu aziz şehidi ona sarmaya çalışmıştık. Ancak başını örterken ayakları açılıyor, ayaklarını kapatırken de başı açığa çıkıyordu. Bu yoksulluk karşısında Hz. Peygamber bize şehidin başını örtmemizi ve ayaklarının üstüne de izhîr denilen kokulu ottan koymamızı emretti" (Buharî, Cenâiz 27; ibn Sa'd, a.g.e., III, 121).
 
Back
X