Zayıflama Haplarının Zararları Hangileridir?

aaaaa

Popüler Üye
Kayıtlı Üye
25 Ocak 2010
265
65
Zayıflama haplarının zararları nelerdir.?

- Zayıflama haplarını kullanma başladığınızda 2 hafta içeresinde size 7 kiloya yakın kilo verdirir. Bu ilacı bıraktıktan sonra daha fazla kilo almaya başlarsanız.

- Zayıflama ilaçları vücudunuzun denge yapısını bozar ve size iştahsızlık hissi verir. Bununla beraber tansiyon problemide çıkar. İç hastalıklara ve kalp yetmezliğine kadar giden bir sorun olur.

- Zayıflama haplarını bıraktıktan sonra kendinize olan güveni kayıp eder psikolojik sorunlar oluşur.

- Kalpte ciddi sorunlar görülür. Kalp atışlarınız değişir.

- Cildinizde yaşlanma hissi uyandırır.

- Bilinç kaybı, panik atak ve baş dönmeleri gibi sorunlarda olur.

Önemli Uyarı: Zayıflama haplarını uzman doktorlara başvurmadan kullanmayınız. Hamile olan bayanlarda bu tarz ilaçlardan uzak dursunlar.


Zayıflamak uzun yıllardır bir uğraş haline gelmiş, bu konuda yüzlerce fikir sunulmuş ve ilaç üretilmiştir. Özellikle bayanların fazlasıyla üzerinde durduğu zayıflama konusu, çeşitli ilaç firmalarına yaramıştır. Bitkisel, doğal, zararsız gibi reklam ve tanıtımlarla kilo sorunu yaşayanların ilgisi çekmeyi başarmış olan şirketler, bazı insanların ölümüne bile neden olan ilaçları piyasaya sürmüştür.

Birçok örneğine rastladığımız bu ilaçlar, devlet kontrolüne girmiş, izinsiz ve kaçak malların ve ilaçların önüne geçilmiştir. Zaman zaman adını duymadığımız birçok ilacın hala internet sitelerinde satıldığını görebiliyoruz. Sık sık uyarı yapılsa da, sadece eczanelerden almaları gerektiği söylense de, bazıları hala cazip fiyatlarda satılan bu ürünleri kullanıyor.

Şuan da eczanalerde doktor tavsiyesi ve reçetesi üzerine satılan zayıflama hapları 2 adettir. Yani bakanlık onayını almış 2 adet zayıflama hapları satılmaktadır. Bu ilaçlar ve isimlerini eczanelerden ve internet sitelerinden yapacağınız araştırma sonucu öğrenebilirsiniz. Yine doktor reçetesi ile satılan zayıflama ilaçlarının tokluk hissi verdiği ve yağ yakma özelliğinin bulunduğu söyleniyor.

Zayıflama hapları, kullanılmaya başlandığından itibaren mide ve beyin arasında açlık duygusunu kaldırıp, tokluk hissi veriyor. Bir başka etkisi ise, vücuda yemek yeme sonucu alınan yağı sindirmeden atma işlevini görüyor. Böylelikle yemek yeseniz bile, yediğiniz besilerin yağını kullandığınız ilaç sayesinde sindirmeden dışarı atıyorsunuz. Kullananlar var. İşe yarayıp yaramadığı konusu ise tartışılır.

Ne kadar zararsız gibi gösterilse de, iyi bir amaca hizmet ettiği belirtilse de ilaç kullanımına her durumda dikkat etmek gerekir. Bu tür ilaçları kullanmanın da kuralları var elbette. Mesela, 3 kilo ve altı fazlalıkları olanlar bu ilaçları kullanamıyor. Bölgesel zayıflama diyetine girmek isteyenler de bu ilaçtan kullanamaz. Zaten bölgesel zayıflama konusu ayrı bir olaydır ve tamamen spora ve kaloriye yöneliktir. Gereksiz yere ilaç kullanımı yapmaları sağlık sorunlarına yol açabilir.

Zayıflama hapları 18 yaşından küçük kişilerde kullanılmıyor. Yine 60 yaş ve üzeri kişilerin de bu tarz zayıflama ilaçları kullanmaları tehlike arz ediyor. Gebelik ve emzirme döneminde olan bayanların asla kullanmaması gerekiyor. Bunun dışında, alerjik rahatsızlıkları olan, kalp ve damar hastalıkları bulunan kişiler için de uygun değil.

Bu tarz zayıflama haplarının yan etkileri var. Her ne kadar bakanlık onayı almış olsa da kimyasal olan her ilacı insanlar üzerinde yan etkileri bulunabilir. Nelerdir bunlar? Baş dönmesi, mide bulantısı, uykusuzluk, kabızlık ve ağız kuruluğu. İlaç kullanmaya başladığınızdan itibaren, alkol ve kafein tüketimini de bırakmak zorundasınız. Bol bol su içmeli, kahve ve benzeri içeceklerden uzak durmalısınız.

Her ne kadar onaylı bir ilaç olsa da doktor tavsiyesi olmadan kullanılmamalıdır. Arkadaş, komşu yada aile arasında kullanan kişilerin durumuna göre hareket edilmemeli, tavsiye üzerine ilaç kullanılmamalıdır.Zayıflama hapları adı altında satılan her ürün aynı kalitede değildir. Mümkün olduğu kadar sağlık kuruluşlarından edinmeye özen gösterin. İnternet ve benzeri yollarla satışı yapılan ilaçları kullanmayın. Ölümle sonuçlanacak kadar ciddi sağlık problemleri oluşabilir. Büyük bir dikkat ve özen gerektiren bu konularda uzman yardımı almanızda fayda var. Kulaktan dolma ilaç ve haplarla zayıflamaya çalışmayın. Kilolarınız sağlığınızdan hatta hayatınızdan edebilir.
İlaçla kilo vererek uzun süreli başarıya ulaşmak olanaksız. Kaldı ki birçoğunun ciddi yan etkileri var. İlaç tedavisi ancak kapsamlı bir zayıflama stratejisinin parçası olarak kullanılabilir. Doktor gözetimi dışında ilaç kullanmak, hele ne idüğü belirsiz “süper zayıflama hapı”nı içmek hapı yutmak demektir



Birkaç hafta önce gazetelerde yeni bir “süper zayıflama hapı” haberi vardı. Yaşamın her alanında olduğu gibi karmaşık sağlık sorunlarımıza da basit, kolay uygulanabilir çözümler vaat eden haberler haklı olarak ilgi çekiyor. Medyadaki haber, Lorcaserin maddesi içeren bir ilaçla ilgiliydi. Daha önce piyasaya sürülmüş zayıflama haplarının bazılarının ciddi yan etkiler nedeniyle yasaklanmış olması yeni ilaçları özel bir dikkatle incelememizi gerektiriyor.
Zayıflama ilaçları, alınan kalorilerin tüketilenlerden daha az olması için çeşitli yollardan etkili olmayı amaçlar. Diyet ve egzersizde olduğu gibi, kilo vermek için ya alınan kalorilerin azaltılması ya da harcananların artırılması gerekir. Zayıflama ilaçlarının çoğu düşük kalorili beslenmeyi sağlamak için ya iştahı azaltır ya da bağırsaklardan yağ emilimini azaltarak alınan kaloriyi sınırlar.
İştah azaltan ilaçlar
Bu ilaçların hemen hepsi beynimize doyduğumuz hissini vermeye çalışır. Bu amaçla beyni kandırmaktır işleri. Doyurucu bir yemekten sonra beyne “Karnım doydu, bir lokma daha yiyemem” mesajı gider. İlaçlar bu mesajın iletilmesinde görev yapan habercileri taklit eder veya değiştirirler. Böylece, küçük bir porsiyondan sonra da “Acaba karnım doydu mu?”diye haber bekleyen merkeze “Evet doydu, hem de çok doydu” mesajının gitmesini sağlamaya çalışırlar.





Sinirler birbiriyle ve beyindeki merkezlerle salgıladıkları çeşitli maddelerle haberleşir. Haberi verenin gönderdiği madde, haberi alan yerde özel bir kabul bölümünde karşılanır. Beynin ortasındaki merkez, doyup doymadığımıza gelen birçok haberci maddeye bakarak karar verir. Zayıflama ilacı ya doğal habercilerin işini kolaylaştırıp etkisini artırır ya da onların özel kabul yerlerine doğrudan gidip çok daha güçlü şekilde haber verir. Teorik olarak çok çekici görünen bu yaklaşımda karşılaşılan ve aşılması güç bir engel vardır. Taklit edilen veya değiştirilen haberci maddeler, beyindeki doyum merkezinden başka merkezlerde, hatta beyin dışında birçok organda da etkilidir. Örneğin, doyum merkezine haber götüren noradrenalin denilen madde artırıldığı zaman kalp hızı ve tansiyon da yükselir. Çünkü, aynı madde beyinden kalbe gönderilen bazı emirlerin iletilmesi görevini de yüklenmiştir. Zayıflama ilaçlarının bazılarında görülen kalp hastalıkları ve psikiyatrik bozukluklar böyle oluşuyor.


Büyük bir gazetemizin baş sayfasında “Obezite hastalarına müjde” başlığıyla duyurulan Lorcaserin adlı hap etkin bir zayıflama ilacı. Düzenli şekilde kullananların yarısına yakını, vücut ağırlıklarının en az yüzde 5’i kadar kilo kaybediyor. Buna rağmen ABD’nin ilaç ve gıda idaresi (FDA), 2011 Şubat’ında Lorcaserin ve iki başka zayıflama ilacına onay vermedi. Bunun nedeni, ilaçların etkinliklerinin yetersiz olması değil, uzun vadede güvenli olduklarını gösteren kanıtların az olması. FDA için, “Sütten ağzı yandığı için yoğurdu üfleyerek yiyor” desek yanlış olmaz. Bizim de “süper zayıflama haplarını” yutmaya başlamadan önce konuya biraz aşina olmamızda yarar var. Beyni kandırıp iştah azaltan ilaçların pek parlak olmayan bir tarihi var. 1990’larda kısa adı Fen-Fen olan bir ilaç büyük bir reklam kampanyasıyla süper zayıflama hapı olarak piyasaya sürüldü. Bir süre sonra daha önce bilinen hastalığı olmayan kişilerde kalp kapak hastalıkları ortaya çıktı, bazılarının ameliyat olması gerekti. Cerrahlar kapakların görünümünden şüphelendiler. Sonunda Fen-Fen’in kalp kapaklarını bozduğu anlaşıldı, ilaç piyasadan çekildi.
Birkaç yıl önce, etkisi uzun sürdüğü için Sibutramine adlı ilaca büyük ümitler bağlandı. Diyet ve egzersizle beraber kullanılınca 10 kilodan fazla kilo verilebiliyordu. Kullanımı yaygınlaştıkça problemler çıkmaya başladı. Zayıflamaya en çok ihtiyacı olan kalp ve tansiyon hastalarında kalp krizi ve inmeleri artırdığı ortaya çıktı. Geçen sene, dünyanın birçok ülkesinde ve Türkiye’de piyasadan çekildi. Yukarıda sözünü ettiğim Lorcaserin’in sadece beyinde doyma merkezindeki hücrelere gelen habercileri etkilemeye yönelik olduğu, bu nedenle güvenli olduğu söylense de geçmişteki acı tecrübeleri unutmamak gerekiyor. Uzun dönemde, özellikle kalp damar ve tansiyon hastalarında tehlikeli yan etkileri olmadığını kanıtlayan araştırmalar sonuçlanıncaya kadar beklemek en güvenli yol.

Ya doğal zayıflama hapları
Piyasada, en çok da internet üzerinden pazarlanan birçok “zayıflama hapı” var. Bunların hemen hiçbirinin etkinliği kanıtlanmış değil. Bazılarının sağlığa zararlı olduğu biliniyor. Ölüme yol açanlar bile var. Doğal dense de birçoğunun içinde denenip zararlı olduğu kanıtlanmış ilaçlar var. “süper zayıflama ilacı” veya “Bir haftada 5 kilo zayıflatan doğal madde”, “Garantili zayıflama” ifadeleriyle reklamı yapılan bu maddelerin zayıflatacağı iki yer var: cüzdanınız ve sağlığınız.



Yağ emilimini azaltan ilaçlar




Bir başka zayıflama ilacı da yağ emilimini azaltarak kilo verdirir. Yediğimiz yağda küçük yağ kümeleri, her kümede yapı taşları (yağ molekülü) vardır. Yağ midede parçalanmaya başlar, sonra pankreasımızın salgıladığı yağ eritici maddelerle moleküllerine ayrıştırılıp bağırsaktan emilip kana geçer (üstte).
Orlistat adlı ilaç yağ eritici maddelerin işlerini yapmalarını engeller. Böylece yenilen yağların bir kısmı emilmeden atılır. Yapılan araştırmalar bu ilaçla vücut ağırlığının en az yüzde 5’inin kaybedilebileceğini gösterdi. Bu ilaç oldukça güvenli olsa da gaz ve karında şişkinlik gibi yan etkileri vardır.





Lorcaserin adlı zayıflama ilacı 3 bin kişi üstünde denendi. Denekler rasgele 2 gruba ayrıldı, hepsi diyet ve egzersiz yapmaya teşvik edildi. Bir gruba ek olarak lorcaserin, diğer gruba görünüşü aynı ama içi boş ilaç (plasebo) verildi. Kimse aldığı ilacın gerçek mi yoksa boş mu olduğunu bilmiyordu. 100 kilo olan bir kişi bir yıl sonra diyet ve egzersizle 4 kilo, ek olarak ilaç alan 8 kilo verdi. Lorcaserin alanlar tekrar rasgele ilaca devam veya boş ilaç grubuna ayrıldı. Bir yıl sonra lorcaserin alanlar daha az, plasebo alanlar daha fazla kilo aldı. 2010’da New England Journal of Medicine dergisinde yayımlanan bu araştırma, Lorcaserin’le kilo verildiğini, uzun vadede verilen kiloları geri almamak için ilacın işe yaradığını ama yeterli olmadığını gösterdi.


İlaç ne kadar zayıflatır?

Bir ilacı başarılı saymak için ne kadar kilo kaybettirmesi gerek? Bu konuda genel kabul gören görüş, ilacın etkin olduğunu söyleyebilmek için vücut ağırlığını en az yüzde 5 azaltması gerektiği. Yüzde 10’dan fazla kilo kaybı çok iyi, yüzde 15’ten fazlası harika sayılır. Zayıflatıcı olduğu ileri sürülen ilaçların çoğu vücut ağırlığını yüzde 5-10 arasında azaltır.
Zayıflatıcı ilaçlarla ilgili sorunlardan bir diğeri de kilo kaybettirici etkilerinin sürekli olmaması. Bir süre sonra zayıflama yavaşlıyor ve duruyor. İlaç bırakılırsa verilen kilolar geri geliyor. Bunun en güzel örneklerinden biri, yazının başında sözünün ettiğim, Lorcaserin adlı “zayıflama ilacı”. İlacı alanlarda zayıflama boş hap (plasebo) alanlara göre daha fazlaydı ama etki ilaç alındığı süreyle sınırlıydı. Ne yazık ki elimizde hiçbir ilaç için 2 yıldan uzun takip içeren büyük araştırmalar yok.

Ne yapmalı?
Karmaşık ve çoğu zaman hayat boyu süren şişmanlık sorunuyla kısa dönem etkili tedavilerle mücadele etmek mümkün değil. Tek başına ilaçla fazla kilolardan ilelebet kurtulmayı düşünmek hayal kurmaya eşdeğer. Lakin, bu demek değil ki ilaçlar hiçbir işe yaramaz. İlaç tedavisi, uzman bir doktorun gözetiminde, kapsamlı bir zayıflama stratejisinin bir parçası olarak kullanılabilir. Doktor gözetimi dışında zayıflama ilacı kullanmak, hele hele ne idüğü belirsiz “süper ilaçları” içmek ateşle oynamaya benzer.

Zayıflama haplarının neden olduğu sağlık sorunları;

  • Bazı haplar piyasada daha bilinmemiş maddeler içerebilir. Bunlardan bir tanesi yüksek tansiyon, hızlı kalp atışları, inme gibi sonuçlar doğurabilen Sibütramin’dir. Ayrıca, Rimonabant denilen aktif içerik ise depresyona neden olabilir.
  • Karaciğere de yüklenebildiği düşünülen zayıflama haplarını alırken koyu renk idrar, sarı göz beyazı, kaşınma gibi karaciğer zararıyla doğan semptomlar görülebilir. Böyle bir durumda ilacı bırakıp doktora başvurulması gerekir.
 
Bu siteyi kullanmak için çerezler gereklidir. Siteyi kullanmaya devam etmek için onları kabul etmelisiniz. Daha Fazlasını Öğren.…