- Katılım
- 5 Aralık 2025
- Mesajlar
- 75
- Emoji Skoru
- 70
- Puanlar
- 3
- Yaş
- 20
- Konu Sahibi aglayanpastaa
- #1
Aile içi huzursuzluk yaşadığım için yazıyorum. Anlatacaklarım aynı zamana ait değil; farklı zamanlarda yaşadığım ama artık biriken olaylar.
Son zamanlarda aile içinde inanılmaz bir tutarsızlık ve ikiyüzlülük yaşıyorum. Dün söylenenle bugün söylenen asla tutmuyor ve ben bunun altında eziliyorum.
Örneğin, teyzemin kınası için kardeşim bir elbise beğendi. Bana attı, ben beğendim. Anneme attı, annem de beğendi. Dün oturup “çok güzel” diye konuşuldu. Ertesi gün sofrada babam “açık mı?” dedi annem de açık dedi Düne kadar sorun olmayan bir şey bir anda sorun oldu. Annemin de dün başka, bugün başka konuşması beni çok sinirlendirdi.
Başka zamanlar “sen kardeşin için anne yarısısın, şunu yap buna yardım et” denilirken; işlerine gelmediği anda “anne babası varken sen ne karışıyorsun” denmesi beni değersiz hissettiriyor. Ne zaman lazım olsam varım ama bir anda dışlanabiliyorum.
Annemin sürekli millete ayak uydurmaya çalışması da ayrı bir stres. Muhafazakâr bir aileye gidileceği zaman, normalde hiç giymediği şeyleri giyip bambaşka birine dönüşmesi çok yapmacık geliyor ve beni geriyor.
Annemin doğum günüyle ilgili de bir olay var. Annemin ayın 4’ünde doğum günüydü. Kardeşimle hediye almaya çıktık; fiyonklu ikili fincan takımı aldık (300 küsür), yanına fiyonklu çikolatalık/çerezlik tabaklardan da aldık (tanesi 70 TL). Babam bizi almaya geldi, aldıklarımızı gösterdik. Fiyatını öğrenince “o paraya daha ucuzunu alırdık” diye laf etmeye başladı, küçümsedi. Madem daha ucuzunu buluyordun, gelip kendin alsaydın. Buna rağmen konuştu durdu. Kendisi ise şaka olsun diye sırt kaşıma aleti, tuvalet pompası gibi şeyler almayı düşünüyormuş. Buna gerçekten inanamadım, çok sinirlendim.
Başka bir zamanda kitaplarım eksikti, almaya gitmek istedim. Zaten çok dışarı çıkan biri değilim; biraz hava almak istedim. Babamdan yol parası istedim, “şimdi nereye gidiyorsun, boşa masraf” diye söylendi, para vermedi. Sinirlenip çıktım; bankadaki gümüşümü bozdurup işimi kendim hallettim. En basit ihtiyacım bile sorun oluyor.
Sağlık konusunda da aynı duyarsızlık var. Regl dönemlerim çok ağır geçiyor; ağrıdan kıvrandığım, tansiyonumun düştüğü oluyor. Sınav günüme denk geldiği için anneme hastaneye gitmem gerektiğini söyledim. Randevu yoktu; annem iş yerindeki doktora sorabileceğini ya da eczaneye danışabileceğimizi söyledi. Babamın cevabı “dayansın, ne olacak” oldu. Oysa geçen ay ağrıdan kıvrandığımı gözünün önünde gördü.
Bir de memlekete gittiğimizde yaşanan bir olay var. Babannemde kalıyorduk. Ben, kardeşim ve bir arkadaşım dışarı çıktık; çimlerde küçük bir piknik yaptık. Oradayken kardeşim bir şeyin kapağını açmak için anahtardan yardım aldı. Eve döndüğümüzde anahtarın olmadığını fark ettik, orada unutmuşuz. Bunu söylediğim anda babam, yanımda babannem de varken bağırmaya başladı: “Nasıl unutursunuz, nasıl bu kadar sorumsuz olursunuz” diye üstüme geldi. “Bağırma, gidip alırım” dedim ama daha da sinirlendi, resmen üstüme yürüdü. Bunun üzerine yola çıktım; otobüse binip anahtarı almaya gidecektim. Yolda babamın arabayla anahtarı almaya gittiğini gördüm. O an kaldırıma çöktüm ve ağladım. Kendimi çok çaresiz hissettim. O gece eve dönmedim, arkadaşımda kaldım.
Bütün bunlar üst üste gelince kendimi inanılmaz sıkışmış, öfkeli ve değersiz hissediyorum. Ne söylesem abartı gibi görülüyor ama gerçekten artık dayanacak gücüm kalmadı.
Son zamanlarda aile içinde inanılmaz bir tutarsızlık ve ikiyüzlülük yaşıyorum. Dün söylenenle bugün söylenen asla tutmuyor ve ben bunun altında eziliyorum.
Örneğin, teyzemin kınası için kardeşim bir elbise beğendi. Bana attı, ben beğendim. Anneme attı, annem de beğendi. Dün oturup “çok güzel” diye konuşuldu. Ertesi gün sofrada babam “açık mı?” dedi annem de açık dedi Düne kadar sorun olmayan bir şey bir anda sorun oldu. Annemin de dün başka, bugün başka konuşması beni çok sinirlendirdi.
Başka zamanlar “sen kardeşin için anne yarısısın, şunu yap buna yardım et” denilirken; işlerine gelmediği anda “anne babası varken sen ne karışıyorsun” denmesi beni değersiz hissettiriyor. Ne zaman lazım olsam varım ama bir anda dışlanabiliyorum.
Annemin sürekli millete ayak uydurmaya çalışması da ayrı bir stres. Muhafazakâr bir aileye gidileceği zaman, normalde hiç giymediği şeyleri giyip bambaşka birine dönüşmesi çok yapmacık geliyor ve beni geriyor.
Annemin doğum günüyle ilgili de bir olay var. Annemin ayın 4’ünde doğum günüydü. Kardeşimle hediye almaya çıktık; fiyonklu ikili fincan takımı aldık (300 küsür), yanına fiyonklu çikolatalık/çerezlik tabaklardan da aldık (tanesi 70 TL). Babam bizi almaya geldi, aldıklarımızı gösterdik. Fiyatını öğrenince “o paraya daha ucuzunu alırdık” diye laf etmeye başladı, küçümsedi. Madem daha ucuzunu buluyordun, gelip kendin alsaydın. Buna rağmen konuştu durdu. Kendisi ise şaka olsun diye sırt kaşıma aleti, tuvalet pompası gibi şeyler almayı düşünüyormuş. Buna gerçekten inanamadım, çok sinirlendim.
Başka bir zamanda kitaplarım eksikti, almaya gitmek istedim. Zaten çok dışarı çıkan biri değilim; biraz hava almak istedim. Babamdan yol parası istedim, “şimdi nereye gidiyorsun, boşa masraf” diye söylendi, para vermedi. Sinirlenip çıktım; bankadaki gümüşümü bozdurup işimi kendim hallettim. En basit ihtiyacım bile sorun oluyor.
Sağlık konusunda da aynı duyarsızlık var. Regl dönemlerim çok ağır geçiyor; ağrıdan kıvrandığım, tansiyonumun düştüğü oluyor. Sınav günüme denk geldiği için anneme hastaneye gitmem gerektiğini söyledim. Randevu yoktu; annem iş yerindeki doktora sorabileceğini ya da eczaneye danışabileceğimizi söyledi. Babamın cevabı “dayansın, ne olacak” oldu. Oysa geçen ay ağrıdan kıvrandığımı gözünün önünde gördü.
Bir de memlekete gittiğimizde yaşanan bir olay var. Babannemde kalıyorduk. Ben, kardeşim ve bir arkadaşım dışarı çıktık; çimlerde küçük bir piknik yaptık. Oradayken kardeşim bir şeyin kapağını açmak için anahtardan yardım aldı. Eve döndüğümüzde anahtarın olmadığını fark ettik, orada unutmuşuz. Bunu söylediğim anda babam, yanımda babannem de varken bağırmaya başladı: “Nasıl unutursunuz, nasıl bu kadar sorumsuz olursunuz” diye üstüme geldi. “Bağırma, gidip alırım” dedim ama daha da sinirlendi, resmen üstüme yürüdü. Bunun üzerine yola çıktım; otobüse binip anahtarı almaya gidecektim. Yolda babamın arabayla anahtarı almaya gittiğini gördüm. O an kaldırıma çöktüm ve ağladım. Kendimi çok çaresiz hissettim. O gece eve dönmedim, arkadaşımda kaldım.
Bütün bunlar üst üste gelince kendimi inanılmaz sıkışmış, öfkeli ve değersiz hissediyorum. Ne söylesem abartı gibi görülüyor ama gerçekten artık dayanacak gücüm kalmadı.