Tek kendimi düşünmedim ki ben. İstanbul üniversitesi 12 binle alıyor mesela devlet üniversitelerinin çoğu öyle. O insanlar açısından çok daha kötü bir durum. Düşünsene 10 bin yapıyorsun giriyorsun bölüme sonra sınavsız giren biri diyor ki bende psikoloğum o öyle değil böyle falan.
Aslında tam da bu noktada siz örgünde aldığınız eğitimin size kattıklarını daha net ortaya koyabilirsiniz.
Ben örgün de okudum aöf de okudum, hatta örgün 2. üniversiteydi benim icin, aofle eş zamanlı okudum.
Kardesim de ayni sekilde mühendis, örgünde okurken iki yıllık web kodlama okuyor çünkü bilgisayar mühendisliği istemisti olmadı, şimdi ise sevdiği bölümle ilgili okumanın hazzini yasiyor. Onunkisi daha cok kisisel tatmin ama is imkani olarak da farklı bir kapi acabilir.
Önemli olan kisinin bitirdigi bölümle ilgili yeteneginin olmasi ve üstüne de ek egitim ve seminer gibi desteklerle kendini gelistirebilmesi.
Yani o kisi ben de psikologum diyerek zaten sizinle yarisa girmeye çalışacak ama siz de farkınızı bilgi ve becerinizle ortaya koyacaksınız.
Ayrıca mesleki olarak sizi zora sokan sadece aöf de degil.
YÖK denkligi olmayan ama yurtdışı menşeili online üniversiteler de var ve psikoloji/davranış bilimleri bölümleri yıllardır bu sekilde öğrenci mezun ediyor. Bir çok insan bu bölümleri bitirip özelde hali hazirda terapi ya da danismanlik veriyor zaten. Tam olarak sahte psikolog da diyemiyoruz, sonuçta denkligi olmasa da bir diploması var!
Yani aöfte psikoloji acilacak diye endiselenmek yerine bu tür diploma alanlara bir kota getirilmeli, bu kisiler tespit edilip önüne gecilmeli diye düşünüyorum.